MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Bir Uzun Gece — Erdal Atıcı

Bir Uzun Gece
14,20
RomanROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

Bir Uzun Gece

Erdal Atıcı

Ürün Yayınları

2024192 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Bir Uzun Gece

Erdal Atıcı

Güllü çok acılar çekti bu yaşlı bedenimçoook Acılardan büyük kanlı bir duvar örüldü içime Dokununca kanıyor irinakıyor bu duvar Bu yüzden yollara düştüm ben Yaralarım yürüdükçe kapanır yürüdükçe iyileşir dedim kendi kendime Yıllardır yürüyorum Dünyanın birucundan bir ucuna de sen buna İklimler geçtim kentler kasabalar köyler Çokbüyük olayların içinden geliyorum ben binlerce yaralı insan gördüm içindeyaraları büyüyen binlerce insan elleri gökyüzünde anneler çaresi olmayan hastalıklar yaşlılar gördüm gencecik toprağa verilen aslan parçaları gördüm Gittiğimyerlere ölüm götürüyorum ben diye kendimi suçladım Oturduğun yerden bilemezsindünyayı göremezsin Güllü Dünya âşık olduktan sonra yenidenbiçimlenmiş zamanın ruhu denilen uzun karanlık ve rutubetli kuyuları görmeyebaşlamıştı Duvarları seviyordu artık yalnızlığı yalnız kalıp yabancıyıdüşünmeyi seviyordu Duyguları yerle bir olduğu zamanlarda acı çektiğidönemlerde bile dünyayı kuşları böcekleri seviyordu Kâinatın sırrına ermiştiaşkla birlikte önceleri kurdun kuşun halinden anlayamıyordu Şimdi onları daanlayabiliyordu Onlarla konuşabiliyordu Sözcükler kaynıyordu yüreğinin tamortasında ve dudaklarından nedensiz dökülüyorlardı Kurdun kuşun bileceğisözcüklerdi bunlar Onlara döküyordu çoğu zaman içini Kimi zaman yıldızlardaha parlaktı gözlerinde kimi zaman daha mat Onların sırrına da ermişti Artık her birinin adını sayabiliyordu Gece avluda her yeri dolaşıyor her yeriadımlıyor bitkin düşüyor ve yatağına dönüyordu O geceyi o düğün gecesiniyıllar sonra anımsadıkça tanrım ne uzun bir geceydi diyecekti

Şehadet Kitap
49,70

Ürün Yayınları

20231 sf.
Şehadet Kitap

Güllü çok acılar çekti bu yaşlı bedenim çoook Acılardan büyük kanlı bir duvar örüldü içime Dokununca kanıyor irin akıyor bu duvar Bu yüzden yollara düştüm ben Yaralarım yürüdükçe kapanır yürüdükçe iyileşir dedim kendi kendime Yıllardır yürüyorum Dünyanın bir ucundan bir ucuna de sen buna İklimler geçtim kentler kasabalar köyler Çok büyük olayların içinden geliyorum ben binlerce yaralı insan gördüm içinde yaraları büyüyen binlerce insan elleri gökyüzünde anneler çaresi olmayan hastalıklar yaşlılar gördüm gencecik toprağa verilen aslan parçaları gördüm Gittiğim yerlere ölüm götürüyorum ben diye kendimi suçladım Oturduğun yerden bilemezsin dünyayı göremezsin Güllü Dünya âşık olduktan sonra yeniden biçimlenmiş zamanın ruhu denilen uzun karanlık ve rutubetli kuyuları görmeye başlamıştı Duvarları seviyordu artık yalnızlığı yalnız kalıp yabancıyı düşünmeyi seviyordu Duyguları yerle bir olduğu zamanlarda acı çektiği dönemlerde bile dünyayı kuşları böcekleri seviyordu Kâinatın sırrına ermişti aşkla birlikte önceleri kurdun kuşun halinden anlayamıyordu Şimdi onları da anlayabiliyordu Onlarla konuşabiliyordu Sözcükler kaynıyordu yüreğinin tam ortasında ve dudaklarından nedensiz dökülüyorlardı Kurdun kuşun bileceği sözcüklerdi bunlar Onlara döküyordu çoğu zaman içini Kimi zaman yıldızlar daha parlaktı gözlerinde kimi zaman daha mat Onların sırrına da ermişti Artık her birinin adını sayabiliyordu Gece avluda her yeri dolaşıyor her yeri adımlıyor bitkin düşüyor ve yatağına dönüyordu O geceyi o düğün gecesini yıllar sonra anımsadıkça tanrım ne uzun bir geceydi diyecekti

Kitap Sepeti
78,00

Ürün Yayınları

2019219 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Güllü çok acılar çekti bu yaşlı bedenimçoook Acılardan büyük kanlı bir duvar örüldü içime Dokununca kanıyor irinakıyor bu duvar Bu yüzden yollara düştüm ben Yaralarım yürüdükçe kapanır yürüdükçe iyileşir dedim kendi kendime Yıllardır yürüyorum Dünyanın birucundan bir ucuna de sen buna İklimler geçtim kentler kasabalar köyler Çokbüyük olayların içinden geliyorum ben binlerce yaralı insan gördüm içindeyaraları büyüyen binlerce insan elleri gökyüzünde anneler çaresi olmayan hastalıklar yaşlılar gördüm gencecik toprağa verilen aslan parçaları gördüm Gittiğimyerlere ölüm götürüyorum ben diye kendimi suçladım Oturduğun yerden bilemezsindünyayı göremezsin Güllü Dünya âşık olduktan sonra yenidenbiçimlenmiş zamanın ruhu denilen uzun karanlık ve rutubetli kuyuları görmeyebaşlamıştı Duvarları seviyordu artık yalnızlığı yalnız kalıp yabancıyıdüşünmeyi seviyordu Duyguları yerle bir olduğu zamanlarda acı çektiğidönemlerde bile dünyayı kuşları böcekleri seviyordu Kâinatın sırrına ermiştiaşkla birlikte önceleri kurdun kuşun halinden anlayamıyordu Şimdi onları daanlayabiliyordu Onlarla konuşabiliyordu Sözcükler kaynıyordu yüreğinin tamortasında ve dudaklarından nedensiz dökülüyorlardı Kurdun kuşun bileceğisözcüklerdi bunlar Onlara döküyordu çoğu zaman içini Kimi zaman yıldızlardaha parlaktı gözlerinde kimi zaman daha mat Onların sırrına da ermişti Artık her birinin adını sayabiliyordu Gece avluda her yeri dolaşıyor her yeriadımlıyor bitkin düşüyor ve yatağına dönüyordu O geceyi o düğün gecesiniyıllar sonra anımsadıkça tanrım ne uzun bir geceydi diyecekti

Nobel Kitap
87,00

Ürün Yayınları

2019219 sf.
14x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Güllü çok acılar çekti bu yaşlı bedenimçoook Acılardan büyük kanlı bir duvar örüldü içime Dokununca kanıyor irinakıyor bu duvar Bu yüzden yollara düştüm ben Yaralarım yürüdükçe kapanır yürüdükçe iyileşir dedim kendi kendime Yıllardır yürüyorum Dünyanın birucundan bir ucuna de sen buna İklimler geçtim kentler kasabalar köyler Çokbüyük olayların içinden geliyorum ben binlerce yaralı insan gördüm içindeyaraları büyüyen binlerce insan elleri gökyüzünde anneler çaresi olmayan hastalıklar yaşlılar gördüm gencecik toprağa verilen aslan parçaları gördüm Gittiğimyerlere ölüm götürüyorum ben diye kendimi suçladım Oturduğun yerden bilemezsindünyayı göremezsin Güllü Dünya âşık olduktan sonra yenidenbiçimlenmiş zamanın ruhu denilen uzun karanlık ve rutubetli kuyuları görmeyebaşlamıştı Duvarları seviyordu artık yalnızlığı yalnız kalıp yabancıyıdüşünmeyi seviyordu Duyguları yerle bir olduğu zamanlarda acı çektiğidönemlerde bile dünyayı kuşları böcekleri seviyordu Kâinatın sırrına ermiştiaşkla birlikte önceleri kurdun kuşun halinden anlayamıyordu Şimdi onları daanlayabiliyordu Onlarla konuşabiliyordu Sözcükler kaynıyordu yüreğinin tamortasında ve dudaklarından nedensiz dökülüyorlardı Kurdun kuşun bileceğisözcüklerdi bunlar Onlara döküyordu çoğu zaman içini Kimi zaman yıldızlardaha parlaktı gözlerinde kimi zaman daha mat Onların sırrına da ermişti Artık her birinin adını sayabiliyordu Gece avluda her yeri dolaşıyor her yeriadımlıyor bitkin düşüyor ve yatağına dönüyordu O geceyi o düğün gecesiniyıllar sonra anımsadıkça tanrım ne uzun bir geceydi diyecekti

Pandora
95,00

Ürün Yayınları

2019219 sf.
Pandora

Güllü çok acılar çekti bu yaşlı bedenim çoook Acılardan büyük kanlı bir duvar örüldü içime Dokununca kanıyor irin akıyor bu duvar Bu yüzden yollara düştüm ben Yaralarım yürüdükçe kapanır yürüdükçe iyileşir dedim kendi kendime Yıllardır yürüyorum Dünyanın bir ucundan bir ucuna de sen buna İklimler geçtim kentler kasabalar köyler Çok büyük olayların içinden geliyorum ben binlerce yaralı insan gördüm içinde yaraları büyüyen binlerce insan elleri gökyüzünde anneler çaresi olmayan hastalıklar yaşlılar gördüm gencecik toprağa verilen aslan parçaları gördüm Gittiğim yerlere ölüm götürüyorum ben diye kendimi suçladım Oturduğun yerden bilemezsin dünyayı göremezsin Güllü Dünya âşık olduktan sonra yeniden biçimlenmiş zamanın ruhu denilen uzun karanlık ve rutubetli kuyuları görmeye başlamıştı Duvarları seviyordu artık yalnızlığı yalnız kalıp yabancıyı düşünmeyi seviyordu Duyguları yerle bir olduğu zamanlarda acı çektiği dönemlerde bile dünyayı kuşları böcekleri seviyordu Kâinatın sırrına ermişti aşkla birlikte önceleri kurdun kuşun halinden anlayamıyordu Şimdi onları da anlayabiliyordu Onlarla konuşabiliyordu Sözcükler kaynıyordu yüreğinin tam ortasında ve dudaklarından nedensiz dökülüyorlardı Kurdun kuşun bileceği sözcüklerdi bunlar Onlara döküyordu çoğu zaman içini Kimi zaman yıldızlar daha parlaktı gözlerinde kimi zaman daha mat Onların sırrına da ermişti Artık her birinin adını sayabiliyordu Gece avluda her yeri dolaşıyor her yeri adımlıyor bitkin düşüyor ve yatağına dönüyordu O geceyi o düğün gecesini yıllar sonra anımsadıkça tanrım ne uzun bir geceydi diyecekti