Bir Yaman Türkü Çanakkale — Osman Koç

Bir Yaman Türkü Çanakkale
Osman KoçÇanakkale Kitaplığı
Bir Yaman Türkü Çanakkale
Osman KoçBu güne kadar Çanakkale Savaşlarıyla ilgili duyduklarınızı ve okuduklarınızı bir kenara koyunuz ve dedelerinizin tarihe sığmayan destanını bir de bu kitaptan okuyunuz Çünkü bu kitap Çanakkale Savaşlarını kronolojik sıraya göre bütün yönleriyle anlatan anlatımını belgelerle fotoğraf larla mektuplarla anılarla günlüklerle haritalarla ve menkı belerle destekleyen okunası eserlerden biridir Daha önce duymadığınız pek çok konuya yer veren ve okuyana İyi ki okumuşum dedirten bir başucu kitabı bir Çanakkale rehberidir

Divit Kitabevi
Gelişlerinde bereketli Nisan yağmurlarıyla karşılanmışlardı Bahar demet demet çiçekler sunmuştu her birine 25 Nisan da esmeye başlayan hoyrat rüzgar ve misketten dolu taneleri bir felaket gibi inmişti üzerlerine Kurşun yemeyen ot bile kalmamıştı buralarda Kuşlar sessizce terk etmişti Gelibolu yu Toprak kanamış mezarlıklar bıkıp usanmıştı genç fidanları bağrına basmaktan Daha bıyıkları terlememiş gençliğini yaşamamış ağabeyliği tatmamış baba olmaya fırsat bulamamış on binlerce vatan evladı Balkanlarda Sarıkamış ta şehit düşen kardeşlerinin kanları kurumadan etleri kemiklerinden ayrılmadan bir kutlu sevda bir milli dava için Çanakkale ye koşmuş Gelibolu Yarımadası nın rüzgârlı tepelerinde bir gelincik olup kalıvermişlerdi Şimdi Gelibolu Yarımadası na düşen kar taneleri alabildiğine uzanan siperleri mezarlıkları ve savaşın acılarını bir kefen gibi sarıp sarmalıyor sinelere gömüyordu Dört bir yanda hüzün kol geziyor içleri yakıp kavuran yaman bir türkünün nağmeleri mırıldanıyordu

Çanakkale Kitaplığı
Bu güne kadar Çanakkale Savaşlarıyla ilgili duyduklarınızı ve okuduklarınızı bir kenara koyunuz ve dedelerinizin tarihe sığmayan destanını bir de bu kitaptan okuyunuz Çünkü bu kitap Çanakkale Savaşlarını kronolojik sıraya göre bütün yönleriyle anlatan anlatımını belgelerle fotoğraf larla mektuplarla anılarla günlüklerle haritalarla ve menkı belerle destekleyen okunası eserlerden biridir Daha önce duymadığınız pek çok konuya yer veren ve okuyana İyi ki okumuşum dedirten bir başucu kitabı bir Çanakkale rehberidir
Bir Yaman Türkü Çanakkale
Osman Koç
Divit Kitabevi
Gelişlerinde bereketli Nisan yağmurlarıyla karşılanmışlardı Bahar demet demet çiçekler sunmuştu her birine 25 Nisan da esmeye başlayan hoyrat rüzgar ve misketten dolu taneleri bir felaket gibi inmişti üzerlerine Kurşun yemeyen ot bile kalmamıştı buralarda Kuşlar sessizce terk etmişti Gelibolu yu Toprak kanamış mezarlıklar bıkıp usanmıştı genç fidanları bağrına basmaktan Daha bıyıkları terlememiş gençliğini yaşamamış ağabeyliği tatmamış baba olmaya fırsat bulamamış on binlerce vatan evladı Balkanlarda Sarıkamış ta şehit düşen kardeşlerinin kanları kurumadan etleri kemiklerinden ayrılmadan bir kutlu sevda bir milli dava için Çanakkale ye koşmuş Gelibolu Yarımadası nın rüzgârlı tepelerinde bir gelincik olup kalıvermişlerdi Şimdi Gelibolu Yarımadası na düşen kar taneleri alabildiğine uzanan siperleri mezarlıkları ve savaşın acılarını bir kefen gibi sarıp sarmalıyor sinelere gömüyordu Dört bir yanda hüzün kol geziyor içleri yakıp kavuran yaman bir türkünün nağmeleri mırıldanıyordu

Divit Kitabevi
Gelişlerinde bereketli Nisan yağmurlarıyla karşılanmışlardı Bahar demet demet çiçekler sunmuştu her birine 25 Nisan da esmeye başlayan hoyrat rüzgar ve misketten dolu taneleri bir felaket gibi inmişti üzerlerine Kurşun yemeyen ot bile kalmamıştı buralarda Kuşlar sessizce terk etmişti Gelibolu yu Toprak kanamış mezarlıklar bıkıp usanmıştı genç fidanları bağrına basmaktan Daha bıyıkları terlememiş gençliğini yaşamamış ağabeyliği tatmamış baba olmaya fırsat bulamamış on binlerce vatan evladı Balkanlarda Sarıkamış ta şehit düşen kardeşlerinin kanları kurumadan etleri kemiklerinden ayrılmadan bir kutlu sevda bir milli dava için Çanakkale ye koşmuş Gelibolu Yarımadası nın rüzgârlı tepelerinde bir gelincik olup kalıvermişlerdi Şimdi Gelibolu Yarımadası na düşen kar taneleri alabildiğine uzanan siperleri mezarlıkları ve savaşın acılarını bir kefen gibi sarıp sarmalıyor sinelere gömüyordu Dört bir yanda hüzün kol geziyor içleri yakıp kavuran yaman bir türkünün nağmeleri mırıldanıyordu

ÇANAKKALE KİTAPLIĞI
Gelişlerinde bereketli Nisan yağmurlarıyla karşılanmışlardı Bahar demet demet çiçekler sunmuştu her birine 25 Nisan da esmeye başlayan hoyrat rüzgâr ve misketten dolu taneleri bir felaket gibi inmişti üzerlerine Kurşun yemeyen ot bile kalmamıştı buralarda Kuşlar sessizce terk etmişti Gelibolu yu Toprak kanamış mezarlıklar bıkıp usanmıştı genç fidanları bağrına basmaktan Daha bıyıkları terlememiş gençliğini yaşamamış ağabeyliği tatmamış baba olmaya fırsat bulamamış on binlerce vatan evladı Balkanlarda Sarıkamış ta şehit düşen kardeşlerinin kanları kurumadan etleri kemiklerinden ayrılmadan bir kutlu sevda bir milli dava için Çanakkale ye koşmuş Gelibolu Yarımadası nın rüzgârlı tepelerinde bir gelincik olup kalıvermişlerdi Şimdi Gelibolu Yarımadası na düşen kar taneleri alabildiğine uzanan siperleri mezarlıkları ve savaşın acılarını bir kefen gibi sarıp sarmalıyor sinelere gömüyordu Dört bir yanda hüzün kol geziyor içleri yakıp kavuran yaman bir türkünün nağmeleri mırıldanıyordu