Bir Yazın Tarihi — Halit Ziya Uşaklıgil

Bir Yazın Tarihi
Halit Ziya UşaklıgilEverest Yayınları
Bir Yazın Tarihi
Halit Ziya UşaklıgilGündüz gelinim hatır sormak için odama geldi iki saat kadar beni güldürmeye çalışarak başımı kolonya ile ovarak yanımda kaldı Ama hâlinden Süreyya nın sabahleyin geçen olayı anlatmış olduğunu anlıyordum Şimdi Süreyya ile aramızda bir yabancı kalp daha var gelinimin terbiyesinden emin olmasam birçok yabancı kalp var diyeceğim Fakat hiç sanmıyorum ki o burada geçen şeyleri annesine anlatsın Bununla birlikte kim bilir Süreyya bu akşam odama gelmek istedi kapıyı açmadım Gelin mutlaka bu yüz vermeyişimin nedenini sormuş olmalı İhtimal şimdi ben burada şu satırları yazarken onlar orada kahkahalarını duyurmamak için mendillerini ağızlarına kapayarak benden söz ediyorlardır Ah Ellerimden ateşler çıkıyor Halit Ziya Uşaklıgil in şair olarak da tanımlandığı gözden kaçmamıştır Bu tanımlama onun şiirsel anlatımının kaçınılmaz bir sonucudur Oysa gerek 1941 de yapılan sadeleştirilmiş ilk baskıda gerekse bu baskıdan yola çıkılarak yapılan sonraki baskılarda hikâyelerin en çok bu sözü edilen şiirsel anlatımı kayba uğramıştır Bu nedenle biz çalışmamızda 1900 de yapılan özgün baskıyı temel aldık ve metnin bu özelliğini mümkün olabildiğince koruyarak güncellemeye çalıştık Bununla birlikte zaman zaman 1941 baskısında yapılan kimi değişiklikleri yeğledik Elinizdeki yayımla önceki dil ve anlatım sorunlarının önemli ölçüde aşıldığını bu nedenle her türden okurun Bir Yazın Tarihi nin içerdiği hikâyeleri zevk ve heyecan duyarak okuyabileceğini modern Türk hikâyesinin daha ilk adımında nasıl bir yetkinlik ve başarıyı temsil ettiğini açıkça ve biraz da hayretle görebileceğini söyleyebiliriz N Ahmet ÖzalpSon derece şair ve son derece sanatkârdır Onun kadar şiir ve sanata meclup olan pek az bulunur Birinci maksadı meftun olduğu şiirleri güzel yazmaktır bir şeyi söylemekten ziyade o şeyi güzel söylemek için uğraşır Mehmet Rauf

Everest Yayınları
Gündüz gelinim hatır sormak için odama geldi iki saat kadar beni güldürmeye çalışarak başımı kolonya ile ovarak yanımda kaldı Ama hâlinden Süreyya nın sabahleyin geçen olayı anlatmış olduğunu anlıyordum Şimdi Süreyya ile aramızda bir yabancı kalp daha var gelinimin terbiyesinden emin olmasam birçok yabancı kalp var diyeceğim Fakat hiç sanmıyorum ki o burada geçen şeyleri annesine anlatsın Bununla birlikte kim bilir Süreyya bu akşam odama gelmek istedi kapıyı açmadım Gelin mutlaka bu yüz vermeyişimin nedenini sormuş olmalı İhtimal şimdi ben burada şu satırları yazarken onlar orada kahkahalarını duyurmamak için mendillerini ağızlarına kapayarak benden söz ediyorlardır Ah Ellerimden ateşler çıkıyor Halit Ziya Uşaklıgil in şair olarak da tanımlandığı gözden kaçmamıştır Bu tanımlama onun şiirsel anlatımının kaçınılmaz bir sonucudur Oysa gerek 1941 de yapılan sadeleştirilmiş ilk baskıda gerekse bu baskıdan yola çıkılarak yapılan sonraki baskılarda hikâyelerin en çok bu sözü edilen şiirsel anlatımı kayba uğramıştır Bu nedenle biz çalışmamızda 1900 de yapılan özgün baskıyı temel aldık ve metnin bu özelliğini mümkün olabildiğince koruyarak güncellemeye çalıştık Bununla birlikte zaman zaman 1941 baskısında yapılan kimi değişiklikleri yeğledik Elinizdeki yayımla önceki dil ve anlatım sorunlarının önemli ölçüde aşıldığını bu nedenle her türden okurun Bir Yazın Tarihi nin içerdiği hikâyeleri zevk ve heyecan duyarak okuyabileceğini modern Türk hikâyesinin daha ilk adımında nasıl bir yetkinlik ve başarıyı temsil ettiğini açıkça ve biraz da hayretle görebileceğini söyleyebiliriz N AHMET ÖZALP Son derece şair ve son derece sanatkârdır Onun kadar şiir ve sanata meclup olan pek az bulunur Birinci maksadı meftun olduğu şiirleri güzel yazmaktır bir şeyi söylemekten ziyade o şeyi güzel söylemek için uğraşır MEHMET RAUF

Everest Yayınları
Gündüz gelinim hatır sormak için odama geldi iki saat kadar beni güldürmeye çalışarak başımı kolonya ile ovarak yanımda kaldı Ama hâlinden Süreyya nın sabahleyin geçen olayı anlatmış olduğunu anlıyordum Şimdi Süreyya ile aramızda bir yabancı kalp daha var gelinimin terbiyesinden emin olmasam birçok yabancı kalp var diyeceğim Fakat hiç sanmıyorum ki o burada geçen şeyleri annesine anlatsın Bununla birlikte kim bilir Süreyya bu akşam odama gelmek istedi kapıyı açmadım Gelin mutlaka bu yüz vermeyişimin nedenini sormuş olmalı İhtimal şimdi ben burada şu satırları yazarken onlar orada kahkahalarını duyurmamak için mendillerini ağızlarına kapayarak benden söz ediyorlardır Ah Ellerimden ateşler çıkıyor Halit Ziya Uşaklıgil in şair olarak da tanımlandığı gözden kaçmamıştır Bu tanımlama onun şiirsel anlatımının kaçınılmaz bir sonucudur Oysa gerek 1941 de yapılan sadeleştirilmiş ilk baskıda gerekse bu baskıdan yola çıkılarak yapılan sonraki baskılarda hikâyelerin en çok bu sözü edilen şiirsel anlatımı kayba uğramıştır Bu nedenle biz çalışmamızda 1900 de yapılan özgün baskıyı temel aldık ve metnin bu özelliğini mümkün olabildiğince koruyarak güncellemeye çalıştık Bununla birlikte zaman zaman 1941 baskısında yapılan kimi değişiklikleri yeğledik Elinizdeki yayımla önceki dil ve anlatım sorunlarının önemli ölçüde aşıldığını bu nedenle her türden okurun Bir Yazın Tarihi nin içerdiği hikâyeleri zevk ve heyecan duyarak okuyabileceğini modern Türk hikâyesinin daha ilk adımında nasıl bir yetkinlik ve başarıyı temsil ettiğini açıkça ve biraz da hayretle görebileceğini söyleyebiliriz N AHMET ÖZALP Son derece şair ve son derece sanatkârdır Onun kadar şiir ve sanata meclup olan pek az bulunur Birinci maksadı meftun olduğu şiirleri güzel yazmaktır bir şeyi söylemekten ziyade o şeyi güzel söylemek için uğraşır MEHMET RAUF

Everest Yayınları
Gündüz gelinim hatır sormak için odama geldi iki saat kadar beni güldürmeye çalışarak başımı kolonya ile ovarak yanımda kaldı Ama hâlinden Süreyya nın sabahleyin geçen olayı anlatmış olduğunu anlıyordum Şimdi Süreyya ile aramızda bir yabancı kalp daha var gelinimin terbiyesinden emin olmasam birçok yabancı kalp var diyeceğim Fakat hiç sanmıyorum ki o burada geçen şeyleri annesine anlatsın Bununla birlikte kim bilir Süreyya bu akşam odama gelmek istedi kapıyı açmadım Gelin mutlaka bu yüz vermeyişimin nedenini sormuş olmalı İhtimal şimdi ben burada şu satırları yazarken onlar orada kahkahalarını duyurmamak için mendillerini ağızlarına kapayarak benden söz ediyorlardır Ah Ellerimden ateşler çıkıyor Halit Ziya Uşaklıgil in şair olarak da tanımlandığı gözden kaçmamıştır Bu tanımlama onun şiirsel anlatımının kaçınılmaz bir sonucudur Oysa gerek 1941 de yapılan sadeleştirilmiş ilk baskıda gerekse bu baskıdan yola çıkılarak yapılan sonraki baskılarda hikâyelerin en çok bu sözü edilen şiirsel anlatımı kayba uğramıştır Bu nedenle biz çalışmamızda 1900 de yapılan özgün baskıyı temel aldık ve metnin bu özelliğini mümkün olabildiğince koruyarak güncellemeye çalıştık Bununla birlikte zaman zaman 1941 baskısında yapılan kimi değişiklikleri yeğledik Elinizdeki yayımla önceki dil ve anlatım sorunlarının önemli ölçüde aşıldığını bu nedenle her türden okurun Bir Yazın Tarihi nin içerdiği hikâyeleri zevk ve heyecan duyarak okuyabileceğini modern Türk hikâyesinin daha ilk adımında nasıl bir yetkinlik ve başarıyı temsil ettiğini açıkça ve biraz da hayretle görebileceğini söyleyebiliriz N AHMET ÖZALP Son derece şair ve son derece sanatkârdır Onun kadar şiir ve sanata meclup olan pek az bulunur Birinci maksadı meftun olduğu şiirleri güzel yazmaktır bir şeyi söylemekten ziyade o şeyi güzel söylemek için uğraşır MEHMET RAUF

Everest Yayınları
Gündüz gelinim hatır sormak için odama geldi iki saat kadar beni güldürmeye çalışarak başımı kolonya ile ovarak yanımda kaldı Ama hâlinden Süreyya nın sabahleyin geçen olayı anlatmış olduğunu anlıyordum Şimdi Süreyya ile aramızda bir yabancı kalp daha var gelinimin terbiyesinden emin olmasam birçok yabancı kalp var diyeceğim Fakat hiç sanmıyorum ki o burada geçen şeyleri annesine anlatsın Bununla birlikte kim bilir Süreyya bu akşam odama gelmek istedi kapıyı açmadım Gelin mutlaka bu yüz vermeyişimin nedenini sormuş olmalı İhtimal şimdi ben burada şu satırları yazarken onlar orada kahkahalarını duyurmamak için mendillerini ağızlarına kapayarak benden söz ediyorlardır Ah Ellerimden ateşler çıkıyor Halit Ziya Uşaklıgil in şair olarak da tanımlandığı gözden kaçmamıştır Bu tanımlama onun şiirsel anlatımının kaçınılmaz bir sonucudur Oysa gerek 1941 de yapılan sadeleştirilmiş ilk baskıda gerekse bu baskıdan yola çıkılarak yapılan sonraki baskılarda hikâyelerin en çok bu sözü edilen şiirsel anlatımı kayba uğramıştır Bu nedenle biz çalışmamızda 1900 de yapılan özgün baskıyı temel aldık ve metnin bu özelliğini mümkün olabildiğince koruyarak güncellemeye çalıştık Bununla birlikte zaman zaman 1941 baskısında yapılan kimi değişiklikleri yeğledik Elinizdeki yayımla önceki dil ve anlatım sorunlarının önemli ölçüde aşıldığını bu nedenle her türden okurun Bir Yazın Tarihi nin içerdiği hikâyeleri zevk ve heyecan duyarak okuyabileceğini modern Türk hikâyesinin daha ilk adımında nasıl bir yetkinlik ve başarıyı temsil ettiğini açıkça ve biraz da hayretle görebileceğini söyleyebiliriz N Ahmet Özalp Son derece şair ve son derece sanatkârdır Onun kadar şiir ve sanata meclup olan pek az bulunur Birinci maksadı meftun olduğu şiirleri güzel yazmaktır bir şeyi söylemekten ziyade o şeyi güzel söylemek için uğraşır Mehmet Rauf Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
Gündüz gelinim hatır sormak için odama geldi iki saat kadar beni güldürmeye çalışarak başımı kolonya ile ovarak yanımda kaldı Ama hâlinden Süreyya nın sabahleyin geçen olayı anlatmış olduğunu anlıyordum Şimdi Süreyya ile aramızda bir yabancı kalp daha var gelinimin terbiyesinden emin olmasam birçok yabancı kalp var diyeceğim Fakat hiç sanmıyorum ki o burada geçen şeyleri annesine anlatsın Bununla birlikte kim bilir Süreyya bu akşam odama gelmek istedi kapıyı açmadım Gelin mutlaka bu yüz vermeyişimin nedenini sormuş olmalı İhtimal şimdi ben burada şu satırları yazarken onlar orada kahkahalarını duyurmamak için mendillerini ağızlarına kapayarak benden söz ediyorlardır Ah Ellerimden ateşler çıkıyor Halit Ziya Uşaklıgil in şair olarak da tanımlandığı gözden kaçmamıştır Bu tanımlama onun şiirsel anlatımının kaçınılmaz bir sonucudur Oysa gerek 1941 de yapılan sadeleştirilmiş ilk baskıda gerekse bu baskıdan yola çıkılarak yapılan sonraki baskılarda hikâyelerin en çok bu sözü edilen şiirsel anlatımı kayba uğramıştır Bu nedenle biz çalışmamızda 1900 de yapılan özgün baskıyı temel aldık ve metnin bu özelliğini mümkün olabildiğince koruyarak güncellemeye çalıştık Bununla birlikte zaman zaman 1941 baskısında yapılan kimi değişiklikleri yeğledik Elinizdeki yayımla önceki dil ve anlatım sorunlarının önemli ölçüde aşıldığını bu nedenle her türden okurun Bir Yazın Tarihi nin içerdiği hikâyeleri zevk ve heyecan duyarak okuyabileceğini modern Türk hikâyesinin daha ilk adımında nasıl bir yetkinlik ve başarıyı temsil ettiğini açıkça ve biraz da hayretle görebileceğini söyleyebiliriz N Ahmet Özalp Son derece şair ve son derece sanatkârdır Onun kadar şiir ve sanata meclup olan pek az bulunur Birinci maksadı meftun olduğu şiirleri güzel yazmaktır bir şeyi söylemekten ziyade o şeyi güzel söylemek için uğraşır

Everest Yayınları
Bugün her kapı çalınışta kulak veriyordum bunda biraz merakın da dahli var Süreyya nın ikide birde tutan baş ağrısını düşünüyorum Acaba başka bir hissin dahli yok mu diye kalbimi tahlil etmekten de hâli değilim Pek sarih bir suretle göremiyorum fakat ben şu satırları yazarken Süreyya ya başka bir kadının Oğlum demekte olması beni biraz İşte müşkilu l ifade hislerden biri daha Buna kıskanmak denemez Hayır kıskanmak değil fakat bir şey ki beni o kadar memnun etmiyor Modern hikâyenin ilk örneklerini içeren Küçük Şeyler eseriyle Halit Ziya yı 1866 1945 derinden etkileyerek hikâye yazmaya yönelten Samipaşazade Sezai 1860 1936 Bir Yazın Tarihi ni okuduktan sonra haftalık Musavver Malumat dergisinde bir değerlendirme yazısı yazar Halit Ziya dan okuduğu ilk kitaptır Bir Yazın Tarihi Sezai Bey kitaptaki hikâyeleri tek tek ele almadan önce genel bir değerlendirme yapar eser hakkında Aşağıdaki satırları bu değerlendirme bölümünden aktarıyoruz Bir sabah uyanır uyanmaz kendi kavminden kendi cinsinden yanı başında gökten düşmüş gibi bir şair Gayet hayalî amik istiğrak perver bir şair Güzel bir kusur Yanı başında insanın haberi olmadan senelerin biriktirdiği kendi lisanında bir hizane i nev gu şade i şiir Bazı şairlerin mu lhem olmak için zamanları vardır Eşya yı hariciyenin tesiratını bekler Bir çiçeğin bir tebessu mu n inkişafına bir ziyanın bir nağmenin bir ruhun pervazına muntazırdır Kış yağmurlarının tesiriyle baharda başlayan çağlayanlar gibi Halid Ziya Bey in iktidar ı şairanesi ise derin bir nehr i daimîu l cereyan gibi her dem huruşan Kitabı karşımda Bir Yazın Tarihi Bu tu n bir ru ya Hoş bir ru ya Başka söze gerek var mı Öyleyse ilk baskıdaki 1900 özgu n biçimiyle hikâyeleri okumaya başlayabiliriz N AHMET ÖZALP

Everest Yayınları
Bugün her kapı çalınışta kulak veriyordum bunda biraz merakın da dahli var Süreyya nın ikide birde tutan baş ağrısını düşünüyorum Acaba başka bir hissin dahli yok mu diye kalbimi tahlil etmekten de hâli değilim Pek sarih bir suretle göremiyorum fakat ben şu satırları yazarken Süreyya ya başka bir kadının Oğlum demekte olması beni biraz İşte müşkilu l ifade hislerden biri daha Buna kıskanmak denemez Hayır kıskanmak değil fakat bir şey ki beni o kadar memnun etmiyor Modern hikâyenin ilk örneklerini içeren Küçük Şeyler eseriyle Halit Ziya yı 1866 1945 derinden etkileyerek hikâye yazmaya yönelten Samipaşazade Sezai 1860 1936 Bir Yazın Tarihi ni okuduktan sonra haftalık Musavver Malumat dergisinde bir değerlendirme yazısı yazar Halit Ziya dan okuduğu ilk kitaptır Bir Yazın Tarihi Sezai Bey kitaptaki hikâyeleri tek tek ele almadan önce genel bir değerlendirme yapar eser hakkında Aşağıdaki satırları bu değerlendirme bölümünden aktarıyoruz Bir sabah uyanır uyanmaz kendi kavminden kendi cinsinden yanı başında gökten düşmüş gibi bir şair Gayet hayalî amik istiğrak perver bir şair Güzel bir kusur Yanı başında insanın haberi olmadan senelerin biriktirdiği kendi lisanında bir hizane i nev gu şade i şiir Bazı şairlerin mu lhem olmak için zamanları vardır Eşya yı hariciyenin tesiratını bekler Bir çiçeğin bir tebessu mu n inkişafına bir ziyanın bir nağmenin bir ruhun pervazına muntazırdır Kış yağmurlarının tesiriyle baharda başlayan çağlayanlar gibi Halid Ziya Bey in iktidar ı şairanesi ise derin bir nehr i daimîu l cereyan gibi her dem huruşan Kitabı karşımda Bir Yazın Tarihi Bu tu n bir ru ya Hoş bir ru ya Başka söze gerek var mı Öyleyse ilk baskıdaki 1900 özgu n biçimiyle hikâyeleri okumaya başlayabiliriz N Ahmet Özalp

Everest Yayınları
Bugün her kapı çalınışta kulak veriyordum bunda biraz merakın da dahli var Süreyya nın ikide birde tutan baş ağrısını düşünüyorum Acaba başka bir hissin dahli yok mu diye kalbimi tahlil etmekten de hâli değilim Pek sarih bir suretle göremiyorum fakat ben şu satırları yazarken Süreyya ya başka bir kadının Oğlum demekte olması beni biraz İşte müşkilu l ifade hislerden biri daha Buna kıskanmak denemez Hayır kıskanmak değil fakat bir şey ki beni o kadar memnun etmiyor Modern hikâyenin ilk örneklerini içeren Küçük Şeyler eseriyle Halit Ziya yı 1866 1945 derinden etkileyerek hikâye yazmaya yönelten Samipaşazade Sezai 1860 1936 Bir Yazın Tarihi ni okuduktan sonra haftalık Musavver Malumat dergisinde bir değerlendirme yazısı yazar Halit Ziya dan okuduğu ilk kitaptır Bir Yazın Tarihi Sezai Bey kitaptaki hikâyeleri tek tek ele almadan önce genel bir değerlendirme yapar eser hakkında Aşağıdaki satırları bu değerlendirme bölümünden aktarıyoruz Bir sabah uyanır uyanmaz kendi kavminden kendi cinsinden yanı başında gökten düşmüş gibi bir şair Gayet hayalî amik istiğrak perver bir şair Güzel bir kusur Yanı başında insanın haberi olmadan senelerin biriktirdiği kendi lisanında bir hizane i nev gu şade i şiir Bazı şairlerin mu lhem olmak için zamanları vardır Eşya yı hariciyenin tesiratını bekler Bir çiçeğin bir tebessu mu n inkişafına bir ziyanın bir nağmenin bir ruhun pervazına muntazırdır Kış yağmurlarının tesiriyle baharda başlayan çağlayanlar gibi Halid Ziya Bey in iktidar ı şairanesi ise derin bir nehr i daimîu l cereyan gibi her dem huruşan Kitabı karşımda Bir Yazın Tarihi Bu tu n bir ru ya Hoş bir ru ya Başka söze gerek var mı Öyleyse ilk baskıdaki 1900 özgu n biçimiyle hikâyeleri okumaya başlayabiliriz N AHMET ÖZALP

Everest Yayınları
Bugün her kapı çalınışta kulak veriyordum bunda biraz merakın da dahli var Süreyya nın ikide birde tutan baş ağrısını düşünüyorum Acaba başka bir hissin dahli yok mu diye kalbimi tahlil etmekten de hâli değilim Pek sarih bir suretle göremiyorum fakat ben şu satırları yazarken Süreyya ya başka bir kadının Oğlum demekte olması beni biraz İşte müşkilu l ifade hislerden biri daha Buna kıskanmak denemez Hayır kıskanmak değil fakat bir şey ki beni o kadar memnun etmiyor Modern hikâyenin ilk örneklerini içeren Küçük Şeyler eseriyle Halit Ziya yı 1866 1945 derinden etkileyerek hikâye yazmaya yönelten Samipaşazade Sezai 1860 1936 Bir Yazın Tarihi ni okuduktan sonra haftalık Musavver Malumat dergisinde bir değerlendirme yazısı yazar Halit Ziya dan okuduğu ilk kitaptır Bir Yazın Tarihi Sezai Bey kitaptaki hikâyeleri tek tek ele almadan önce genel bir değerlendirme yapar eser hakkında Aşağıdaki satırları bu değerlendirme bölümünden aktarıyoruz Bir sabah uyanır uyanmaz kendi kavminden kendi cinsinden yanı başında gökten düşmüş gibi bir şair Gayet hayalî amik istiğrak perver bir şair Güzel bir kusur Yanı başında insanın haberi olmadan senelerin biriktirdiği kendi lisanında bir hizane i nev gu şade i şiir Bazı şairlerin mu lhem olmak için zamanları vardır Eşya yı hariciyenin tesiratını bekler Bir çiçeğin bir tebessu mu n inkişafına bir ziyanın bir nağmenin bir ruhun pervazına muntazırdır Kış yağmurlarının tesiriyle baharda başlayan çağlayanlar gibi Halid Ziya Bey in iktidar ı şairanesi ise derin bir nehr i daimîu l cereyan gibi her dem huruşan Kitabı karşımda Bir Yazın Tarihi Bu tu n bir ru ya Hoş bir ru ya Başka söze gerek var mı Öyleyse ilk baskıdaki 1900 özgu n biçimiyle hikâyeleri okumaya başlayabiliriz N AHMET ÖZALP

Everest Yayınları
Bugün her kapı çalınışta kulak veriyordum bunda biraz merakın da dahli var Süreyya nın ikide birde tutan baş ağrısını düşünüyorum Acaba başka bir hissin dahli yok mu diye kalbimi tahlil etmekten de hâli değilim Pek sarih bir suretle göremiyorum fakat ben şu satırları yazarken Süreyya ya başka bir kadının Oğlum demekte olması beni biraz İşte müşkilu l ifade hislerden biri daha Buna kıskanmak denemez Hayır kıskanmak değil fakat bir şey ki beni o kadar memnun etmiyor Modern hikâyenin ilk örneklerini içeren Küçük Şeyler eseriyle Halit Ziya yı 1866 1945 derinden etkileyerek hikâye yazmaya yönelten Samipaşazade Sezai 1860 1936 Bir Yazın Tarihi ni okuduktan sonra haftalık Musavver Malumat dergisinde bir değerlendirme yazısı yazar Halit Ziya dan okuduğu ilk kitaptır Bir Yazın Tarihi Sezai Bey kitaptaki hikâyeleri tek tek ele almadan önce genel bir değerlendirme yapar eser hakkında Aşağıdaki satırları bu değerlendirme bölümünden aktarıyoruz Bir sabah uyanır uyanmaz kendi kavminden kendi cinsinden yanı başında gökten düşmüş gibi bir şair Gayet hayalî amik istiğrak perver bir şair Güzel bir kusur Yanı başında insanın haberi olmadan senelerin biriktirdiği kendi lisanında bir hizane i nev gu şade i şiir Bazı şairlerin mu lhem olmak için zamanları vardır Eşya yı hariciyenin tesiratını bekler Bir çiçeğin bir tebessu mu n inkişafına bir ziyanın bir nağmenin bir ruhun pervazına muntazırdır Kış yağmurlarının tesiriyle baharda başlayan çağlayanlar gibi Halid Ziya Bey in iktidar ı şairanesi ise derin bir nehr i daimîu l cereyan gibi her dem huruşan Kitabı karşımda Bir Yazın Tarihi Bu tu n bir ru ya Hoş bir ru ya Başka söze gerek var mı Öyleyse ilk baskıdaki 1900 özgu n biçimiyle hikâyeleri okumaya başlayabiliriz N AHMET ÖZALP

Everest Yayınları
Bugün her kapı çalınışta kulak veriyordum bunda biraz merakın da dahli var Süreyya nın ikide birde tutan baş ağrısını düşünüyorum Acaba başka bir hissin dahli yok mu diye kalbimi tahlil etmekten de hâli değilim Pek sarih bir suretle göremiyorum fakat ben şu satırları yazarken Süreyya ya başka bir kadının Oğlum demekte olması beni biraz İşte müşkilu l ifade hislerden biri daha Buna kıskanmak denemez Hayır kıskanmak değil fakat bir şey ki beni o kadar memnun etmiyor Modern hikâyenin ilk örneklerini içeren Küçük Şeyler eseriyle Halit Ziya yı 1866 1945 derinden etkileyerek hikâye yazmaya yönelten Samipaşazade Sezai 1860 1936 Bir Yazın Tarihi ni okuduktan sonra haftalık Musavver Malumat dergisinde bir değerlendirme yazısı yazar Halit Ziya dan okuduğu ilk kitaptır Bir Yazın Tarihi Sezai Bey kitaptaki hikâyeleri tek tek ele almadan önce genel bir değerlendirme yapar eser hakkında Aşağıdaki satırları bu değerlendirme bölümünden aktarıyoruz Bir sabah uyanır uyanmaz kendi kavminden kendi cinsinden yanı başında gökten düşmüş gibi bir şair Gayet hayalî amik istiğrak perver bir şair Güzel bir kusur Yanı başında insanın haberi olmadan senelerin biriktirdiği kendi lisanında bir hizane i nev gu şade i şiir Bazı şairlerin mu lhem olmak için zamanları vardır Eşya yı hariciyenin tesiratını bekler Bir çiçeğin bir tebessu mu n inkişafına bir ziyanın bir nağmenin bir ruhun pervazına muntazırdır Kış yağmurlarının tesiriyle baharda başlayan çağlayanlar gibi Halid Ziya Bey in iktidar ı şairanesi ise derin bir nehr i daimîu l cereyan gibi her dem huruşan Kitabı karşımda Bir Yazın Tarihi Bu tu n bir ru ya Hoş bir ru ya Başka söze gerek var mı Öyleyse ilk baskıdaki 1900 özgu n biçimiyle hikâyeleri okumaya başlayabiliriz

EVEREST YAYINLARI
Bugün her kapı çalınışta kulak veriyordum bunda biraz merakın da dahli var Süreyya nın ikide birde tutan baş ağrısını düşünüyorum Acaba başka bir hissin dahli yok mu diye kalbimi tahlil etmekten de hâli değilim Pek sarih bir suretle göremiyorum fakat ben şu satırları yazarken Süreyya ya başka bir kadının Oğlum demekte olması beni biraz İşte müşkilu l ifade hislerden biri daha Buna kıskanmak denemez Hayır kıskanmak değil fakat bir şey ki beni o kadar memnun etmiyor Modern hikâyenin ilk örneklerini içeren Küçük Şeyler eseriyle Halit Ziya yı 1866 1945 derinden etkileyerek hikâye yazmaya yönelten Samipaşazade Sezai 1860 1936 Bir Yazın Tarihi ni okuduktan sonra haftalık Musavver Malumat dergisinde bir değerlendirme yazısı yazar Halit Ziya dan okuduğu ilk kitaptır Bir Yazın Tarihi Sezai Bey kitaptaki hikâyeleri tek tek ele almadan önce genel bir değerlendirme yapar eser hakkında Aşağıdaki satırları bu değerlendirme bölümünden aktarıyoruz Bir sabah uyanır uyanmaz kendi kavminden kendi cinsinden yanı başında gökten düşmüş gibi bir şair Gayet hayalî amik istiğrak perver bir şair Güzel bir kusur Yanı başında insanın haberi olmadan senelerin biriktirdiği kendi lisanında bir hizane i nev gu şade i şiir Bazı şairlerin mu lhem olmak için zamanları vardır Eşya yı hariciyenin tesiratını bekler Bir çiçeğin bir tebessu mu n inkişafına bir ziyanın bir nağmenin bir ruhun pervazına muntazırdır Kış yağmurlarının tesiriyle baharda başlayan çağlayanlar gibi Halid Ziya Bey in iktidar ı şairanesi ise derin bir nehr i daimîu l cereyan gibi her dem huruşan Kitabı karşımda Bir Yazın Tarihi Bu tu n bir ru ya Hoş bir ru ya Başka söze gerek var mı Öyleyse ilk baskıdaki 1900 özgu n biçimiyle hikâyeleri okumaya başlayabiliriz N AHMET ÖZALP

Everest
Gündüz gelinim hatır sormak için odama geldi iki saat kadar beni güldürmeye çalışarak başımı kolonya ile ovarak yanımda kaldı Ama hâlinden Süreyya nın sabahleyin geçen olayı anlatmış olduğunu anlıyordum Şimdi Süreyya ile aramızda bir yabancı kalp daha var gelinimin terbiyesinden emin olmasam birçok yabancı kalp var diyeceğim Fakat hiç sanmıyorum ki o burada geçen şeyleri annesine anlatsın Bununla birlikte kim bilir Süreyya bu akşam odama gelmek istedi kapıyı açmadım Gelin mutlaka bu yüz vermeyişimin nedenini sormuş olmalı İhtimal şimdi ben burada şu satırları yazarken onlar orada kahkahalarını duyurmamak için mendillerini ağızlarına kapayarak benden söz ediyorlardır Ah Ellerimden ateşler çıkıyor Halit Ziya Uşaklıgil in şair olarak da tanımlandığı gözden kaçmamıştır Bu tanımlama onun şiirsel anlatımının kaçınılmaz bir sonucudur Oysa gerek 1941 de yapılan sadeleştirilmiş ilk baskıda gerekse bu baskıdan yola çıkılarak yapılan sonraki baskılarda hikâyelerin en çok bu sözü edilen şiirsel anlatımı kayba uğramıştır Bu nedenle biz çalışmamızda 1900 de yapılan özgün baskıyı temel aldık ve metnin bu özelliğini mümkün olabildiğince koruyarak güncellemeye çalıştık Bununla birlikte zaman zaman 1941 baskısında yapılan kimi değişiklikleri yeğledik Elinizdeki yayımla önceki dil ve anlatım sorunlarının önemli ölçüde aşıldığını bu nedenle her türden okurun Bir Yazın Tarihi nin içerdiği hikâyeleri zevk ve heyecan duyarak okuyabileceğini modern Türk hikâyesinin daha ilk adımında nasıl bir yetkinlik ve başarıyı temsil ettiğini açıkça ve biraz da hayretle görebileceğini söyleyebiliriz N AHMET ÖZALP Son derece şair ve son derece sanatkârdır Onun kadar şiir ve sanata meclup olan pek az bulunur Birinci maksadı meftun olduğu şiirleri güzel yazmaktır bir şeyi söylemekten ziyade o şeyi güzel söylemek için uğraşır

EVEREST YAYINLARI
Bugün her kapı çalınışta kulak veriyordum bunda biraz merakın da dahli var Süreyya nın ikide birde tutan baş ağrısını düşünüyorum Acaba başka bir hissin dahli yok mu diye kalbimi tahlil etmekten de hâli değilim Pek sarih bir suretle göremiyorum fakat ben şu satırları yazarken Süreyya ya başka bir kadının Oğlum demekte olması beni biraz İşte müşkilu l ifade hislerden biri daha Buna kıskanmak denemez Hayır kıskanmak değil fakat bir şey ki beni o kadar memnun etmiyor Modern hikâyenin ilk örneklerini içeren Küçük Şeyler eseriyle Halit Ziya yı 1866 1945 derinden etkileyerek hikâye yazmaya yönelten Samipaşazade Sezai 1860 1936 Bir Yazın Tarihi ni okuduktan sonra haftalık Musavver Malumat dergisinde bir değerlendirme yazısı yazar Halit Ziya dan okuduğu ilk kitaptır Bir Yazın Tarihi Sezai Bey kitaptaki hikâyeleri tek tek ele almadan önce genel bir değerlendirme yapar eser hakkında Aşağıdaki satırları bu değerlendirme bölümünden aktarıyoruz Bir sabah uyanır uyanmaz kendi kavminden kendi cinsinden yanı başında gökten düşmüş gibi bir şair Gayet hayalî amik istiğrak perver bir şair Güzel bir kusur Yanı başında insanın haberi olmadan senelerin biriktirdiği kendi lisanında bir hizane i nev gu şade i şiir Bazı şairlerin mu lhem olmak için zamanları vardır Eşya yı hariciyenin tesiratını bekler Bir çiçeğin bir tebessu mu n inkişafına bir ziyanın bir nağmenin bir ruhun pervazına muntazırdır Kış yağmurlarının tesiriyle baharda başlayan çağlayanlar gibi Halid Ziya Bey in iktidar ı şairanesi ise derin bir nehr i daimîu l cereyan gibi her dem huruşan Kitabı karşımda Bir Yazın Tarihi Bu tu n bir ru ya Hoş bir ru ya Başka söze gerek var mı Öyleyse ilk baskıdaki 1900 özgu n biçimiyle hikâyeleri okumaya başlayabiliriz N AHMET ÖZALP Yayınevi EVEREST YAYINLARI Yazar HALİT ZİYA UŞAKLIGİL Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 229 SAYFA Yıl 2017

Everest Yayınları
Gündüz gelinim hatır sormak için odama geldi iki saat kadar beni güldürmeye çalışarak başımı kolonya ile ovarak yanımda kaldı Ama hâlinden Süreyya nın sabahleyin geçen olayı anlatmış olduğunu anlıyordum Şimdi Süreyya ile aramızda bir yabancı kalp daha var gelinimin terbiyesinden emin olmasam birçok yabancı kalp var diyeceğim Fakat hiç sanmıyorum ki o burada geçen şeyleri annesine anlatsın Bununla birlikte kim bilir Süreyya bu akşam odama gelmek istedi kapıyı açmadım Gelin mutlaka bu yüz vermeyişimin nedenini sormuş olmalı İhtimal şimdi ben burada şu satırları yazarken onlar orada kahkahalarını duyurmamak için mendillerini ağızlarına kapayarak benden söz ediyorlardır Ah Ellerimden ateşler çıkıyor Halit Ziya Uşaklıgil in şair olarak da tanımlandığı gözden kaçmamıştır Bu tanımlama onun şiirsel anlatımının kaçınılmaz bir sonucudur Oysa gerek 1941 de yapılan sadeleştirilmiş ilk baskıda gerekse bu baskıdan yola çıkılarak yapılan sonraki baskılarda hikâyelerin en çok bu sözü edilen şiirsel anlatımı kayba uğramıştır Bu nedenle biz çalışmamızda 1900 de yapılan özgün baskıyı temel aldık ve metnin bu özelliğini mümkün olabildiğince koruyarak güncellemeye çalıştık Bununla birlikte zaman zaman 1941 baskısında yapılan kimi değişiklikleri yeğledik Elinizdeki yayımla önceki dil ve anlatım sorunlarının önemli ölçüde aşıldığını bu nedenle her türden okurun Bir Yazın Tarihi nin içerdiği hikâyeleri zevk ve heyecan duyarak okuyabileceğini modern Türk hikâyesinin daha ilk adımında nasıl bir yetkinlik ve başarıyı temsil ettiğini açıkça ve biraz da hayretle görebileceğini söyleyebiliriz N Ahmet ÖzalpSon derece şair ve son derece sanatkârdır Onun kadar şiir ve sanata meclup olan pek az bulunur Birinci maksadı meftun olduğu şiirleri güzel yazmaktır bir şeyi söylemekten ziyade o şeyi güzel söylemek için uğraşır Mehmet Rauf

Everest
Bugün her kapı çalınışta kulak veriyordum bunda biraz merakın da dahli var Süreyya nın ikide birde tutan baş ağrısını düşünüyorum Acaba başka bir hissin dahli yok mu diye kalbimi tahlil etmekten de hâli değilim Pek sarih bir suretle göremiyorum fakat ben şu satırları yazarken Süreyya ya başka bir kadının Oğlum demekte olması beni biraz İşte müşkilu l ifade hislerden biri daha Buna kıskanmak denemez Hayır kıskanmak değil fakat bir şey ki beni o kadar memnun etmiyor Modern hikâyenin ilk örneklerini içeren Küçük Şeyler eseriyle Halit Ziya yı 1866 1945 derinden etkileyerek hikâye yazmaya yönelten Samipaşazade Sezai 1860 1936 Bir Yazın Tarihi ni okuduktan sonra haftalık Musavver Malumat dergisinde bir değerlendirme yazısı yazar Halit Ziya dan okuduğu ilk kitaptır Bir Yazın Tarihi Sezai Bey kitaptaki hikâyeleri tek tek ele almadan önce genel bir değerlendirme yapar eser hakkında Aşağıdaki satırları bu değerlendirme bölümünden aktarıyoruz Bir sabah uyanır uyanmaz kendi kavminden kendi cinsinden yanı başında gökten düşmüş gibi bir şair Gayet hayalî amik istiğrak perver bir şair Güzel bir kusur Yanı başında insanın haberi olmadan senelerin biriktirdiği kendi lisanında bir hizane i nev gu şade i şiir Bazı şairlerin mu lhem olmak için zamanları vardır Eşya yı hariciyenin tesiratını bekler Bir çiçeğin bir tebessu mu n inkişafına bir ziyanın bir nağmenin bir ruhun pervazına muntazırdır Kış yağmurlarının tesiriyle baharda başlayan çağlayanlar gibi Halid Ziya Bey in iktidar ı şairanesi ise derin bir nehr i daimîu l cereyan gibi her dem huruşan Kitabı karşımda Bir Yazın Tarihi Bu tu n bir ru ya Hoş bir ru ya Başka söze gerek var mı Öyleyse ilk baskıdaki 1900 özgu n biçimiyle hikâyeleri okumaya başlayabiliriz N AHMET ÖZALP

Everest Yayınları
Bugün her kapı çalınışta kulak veriyordum bunda biraz merakın da dahli var Süreyya nın ikide birde tutan baş ağrısını düşünüyorum Acaba başka bir hissin dahli yok mu diye kalbimi tahlil etmekten de hâli değilim Pek sarih bir suretle göremiyorum fakat ben şu satırları yazarken Süreyya ya başka bir kadının Oğlum demekte olması beni biraz İşte müşkilu l ifade hislerden biri daha Buna kıskanmak denemez Hayır kıskanmak değil fakat bir şey ki beni o kadar memnun etmiyor Modern hikâyenin ilk örneklerini içeren Küçük Şeyler eseriyle Halit Ziya yı 1866 1945 derinden etkileyerek hikâye yazmaya yönelten Samipaşazade Sezai 1860 1936 Bir Yazın Tarihi ni okuduktan sonra haftalık Musavver Malumat dergisinde bir değerlendirme yazısı yazar Halit Ziya dan okuduğu ilk kitaptır Bir Yazın Tarihi Sezai Bey kitaptaki hikâyeleri tek tek ele almadan önce genel bir değerlendirme yapar eser hakkında Aşağıdaki satırları bu değerlendirme bölümünden aktarıyoruz Bir sabah uyanır uyanmaz kendi kavminden kendi cinsinden yanı başında gökten düşmüş gibi bir şair Gayet hayalî amik istiğrak perver bir şair Güzel bir kusur Yanı başında insanın haberi olmadan senelerin biriktirdiği kendi lisanında bir hizane i nev gu şade i şiir Bazı şairlerin mu lhem olmak için zamanları vardır Eşya yı hariciyenin tesiratını bekler Bir çiçeğin bir tebessu mu n inkişafına bir ziyanın bir nağmenin bir ruhun pervazına muntazırdır Kış yağmurlarının tesiriyle baharda başlayan çağlayanlar gibi Halid Ziya Bey in iktidar ı şairanesi ise derin bir nehr i daimîu l cereyan gibi her dem huruşan Kitabı karşımda Bir Yazın Tarihi Bu tu n bir ru ya Hoş bir ru ya Başka söze gerek var mı Öyleyse ilk baskıdaki 1900 özgu n biçimiyle hikâyeleri okumaya başlayabiliriz N Ahmet Özalp

Everest Yayınları
Gündüz gelinim hatır sormak için odama geldi iki saat kadar beni güldürmeye çalışarak başımı kolonya ile ovarak yanımda kaldı Ama hâlinden Süreyya nın sabahleyin geçen olayı anlatmış olduğunu anlıyordum Şimdi Süreyya ile aramızda bir yabancı kalp daha var gelinimin terbiyesinden emin olmasam birçok yabancı kalp var diyeceğim Fakat hiç sanmıyorum ki o burada geçen şeyleri annesine anlatsın Bununla birlikte kim bilir Süreyya bu akşam odama gelmek istedi kapıyı açmadım Gelin mutlaka bu yüz vermeyişimin nedenini sormuş olmalı İhtimal şimdi ben burada şu satırları yazarken onlar orada kahkahalarını duyurmamak için mendillerini ağızlarına kapayarak benden söz ediyorlardır Ah Ellerimden ateşler çıkıyor Halit Ziya Uşaklıgil in şair olarak da tanımlandığı gözden kaçmamıştır Bu tanımlama onun şiirsel anlatımının kaçınılmaz bir sonucudur Oysa gerek 1941 de yapılan sadeleştirilmiş ilk baskıda gerekse bu baskıdan yola çıkılarak yapılan sonraki baskılarda hikâyelerin en çok bu sözü edilen şiirsel anlatımı kayba uğramıştır Bu nedenle biz çalışmamızda 1900 de yapılan özgün baskıyı temel aldık ve metnin bu özelliğini mümkün olabildiğince koruyarak güncellemeye çalıştık Bununla birlikte zaman zaman 1941 baskısında yapılan kimi değişiklikleri yeğledik Elinizdeki yayımla önceki dil ve anlatım sorunlarının önemli ölçüde aşıldığını bu nedenle her türden okurun Bir Yazın Tarihi nin içerdiği hikâyeleri zevk ve heyecan duyarak okuyabileceğini modern Türk hikâyesinin daha ilk adımında nasıl bir yetkinlik ve başarıyı temsil ettiğini açıkça ve biraz da hayretle görebileceğini söyleyebiliriz N Ahmet Özalp Son derece şair ve son derece sanatkârdır Onun kadar şiir ve sanata meclup olan pek az bulunur Birinci maksadı meftun olduğu şiirleri güzel yazmaktır bir şeyi söylemekten ziyade o şeyi güzel söylemek için uğraşır Mehmet Rauf img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Dorlion Yayınları
Gelin Hanım gülerek doğacak bebek namına Değil mi Ferhunde bacısı diyordu Evet artık bu ünvanı yeniden almaya az bir zaman kalmış birkaç ay sonra bebek çıkacak ve Ferhunde artık gelin olmaya ikna edilen Ferhunde bu bebeğin bacısı olacaktı Düğün günü bütün ev halkının ısrarına karşı direnemeyerek Ferhunde süslendi köşeye oturtuldu işte gelin olmuştu Fakat saçlarını sarı sapsarı sırma gibi yapamamış yapmak istememiş idi çünkü onlar artık siyah değil beyaz bembeyaz ipek gibi beyaz idi Ah Bu mektuplar Herkesten gelip herkese giden şeyler O bunlara yabancı idi ona daha hayatında hiçbir mektup gelmemiş idi O yalnız başkalarının mektuplarına memur idi hiçbir kimsesi yok idi ki ondan beklenecek mektubu olsun Öyle hissediyorum ki ben meşhur manasıyla bir kaynana olamayacağım Gelinimi çıldırasıya seviyorum

Everest Yayınları
Bugün her kapı çalınışta kulak veriyordum bunda biraz merakın da dahli var Süreyya nın ikide birde tutan baş ağrısını düşünüyorum Acaba başka bir hissin dahli yok mu diye kalbimi tahlil etmekten de hâli değilim Pek sarih bir suretle göremiyorum fakat ben şu satırları yazarken Süreyya ya başka bir kadının Oğlum demekte olması beni biraz İşte müşkilu l ifade hislerden biri daha Buna kıskanmak denemez Hayır kıskanmak değil fakat bir şey ki beni o kadar memnun etmiyor Modern hikâyenin ilk örneklerini içeren Küçük Şeyler eseriyle Halit Ziya yı 1866 1945 derinden etkileyerek hikâye yazmaya yönelten Samipaşazade Sezai 1860 1936 Bir Yazın Tarihi ni okuduktan sonra haftalıkMusavver Malumat dergisinde bir değerlendirme yazısı yazar Halit Ziya dan okuduğu ilk kitaptır Bir Yazın Tarihi Sezai Bey kitaptaki hikâyeleri tek tek ele almadan önce genel bir değerlendirme yapar eser hakkında Aşağıdaki satırları bu değerlendirme bölümünden aktarıyoruz Bir sabah uyanır uyanmaz kendi kavminden kendi cinsinden yanı başında gökten düşmüş gibi bir şair Gayet hayalî amik istiğrak perver bir şair Güzel bir kusur Yanı başında insanın haberi olmadan senelerin biriktirdiği kendi lisanında bir hizane i nev gu şade i şiir Bazı şairlerin mu lhem olmak için zamanları vardır Eşya yı hariciyenin tesiratını bekler Bir çiçeğin bir tebessu mu n inkişafına bir ziyanın bir nağmenin bir ruhun pervazına muntazırdır Kış yağmurlarının tesiriyle baharda başlayan çağlayanlar gibi Halid Ziya Bey in iktidar ı şairanesi ise derin bir nehr i daimîu l cereyan gibi her dem huruşan Kitabı karşımda Bir Yazın Tarihi Bu tu n bir ru ya Hoş bir ru ya Başka söze gerek var mı Öyleyse ilk baskıdaki 1900 özgu n biçimiyle hikâyeleri okumaya başlayabiliriz N AHMET ÖZALP img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Dorlion Yayınevi
Gelin Hanım gülerek doğacak bebek namına Değil mi Ferhunde bacısı diyordu Evet artık bu ünvanı yeniden almaya az bir zaman kalmış birkaç ay sonra bebek çıkacak ve Ferhunde artık gelin olmaya ikna edilen Ferhunde bu bebeğin bacısı olacaktı Düğün günü bütün ev halkının ısrarına karşı direnemeyerek Ferhunde süslendi köşeye oturtuldu işte gelin olmuştu Fakat saçlarını sarı sapsarı sırma gibi yapamamış yapmak istememiş idi çünkü onlar artık siyah değil beyaz bembeyaz ipek gibi beyaz idi Ah Bu mektuplar Herkesten gelip herkese giden şeyler O bunlara yabancı idi ona daha hayatında hiçbir mektup gelmemiş idi O yalnız başkalarının mektuplarına memur idi hiçbir kimsesi yok idi ki ondan beklenecek mektubu olsun Öyle hissediyorum ki ben meşhur manasıyla bir kaynana olamayacağım Gelinimi çıldırasıya seviyorum

Dorlion Yayınları
Gelin Hanım gülerek doğacak bebek namına Değil mi Ferhunde bacısı diyordu Evet artık bu ünvanı yeniden almaya az bir zaman kalmış birkaç ay sonra bebek çıkacak ve Ferhunde artık gelin olmaya ikna edilen Ferhunde bu bebeğin bacısı olacaktı Düğün günü bütün ev halkının ısrarına karşı direnemeyerek Ferhunde süslendi köşeye oturtuldu işte gelin olmuştu Fakat saçlarını sarı sapsarı sırma gibi yapamamış yapmak istememiş idi çünkü onlar artık siyah değil beyaz bembeyaz ipek gibi beyaz idi Ah Bu mektuplar Herkesten gelip herkese giden şeyler O bunlara yabancı idi ona daha hayatında hiçbir mektup gelmemiş idi O yalnız başkalarının mektuplarına memur idi hiçbir kimsesi yok idi ki ondan beklenecek mektubu olsun Öyle hissediyorum ki ben meşhur manasıyla bir kaynana olamayacağım Gelinimi çıldırasıya seviyorum

Dorlion Yayınları
Gelin Hanım gülerek doğacak bebek namına Değil mi Ferhunde bacısı diyordu Evet artık bu ünvanı yeniden almaya az bir zaman kalmış birkaç ay sonra bebek çıkacak ve Ferhunde artık gelin olmaya ikna edilen Ferhunde bu bebeğin bacısı olacaktı Düğün günü bütün ev halkının ısrarına karşı direnemeyerek Ferhunde süslendi köşeye oturtuldu işte gelin olmuştu Fakat saçlarını sarı sapsarı sırma gibi yapamamış yapmak istememiş idi çünkü onlar artık siyah değil beyaz bembeyaz ipek gibi beyaz idi Ah Bu mektuplar Herkesten gelip herkese giden şeyler O bunlara yabancı idi ona daha hayatında hiçbir mektup gelmemiş idi O yalnız başkalarının mektuplarına memur idi hiçbir kimsesi yok idi ki ondan beklenecek mektubu olsun Öyle hissediyorum ki ben meşhur manasıyla bir kaynana olamayacağım Gelinimi çıldırasıya seviyorum

DORLİON YAYINLARI
Gelin Hanım gülerek doğacak bebek namına Değil mi Ferhunde bacısı diyordu Evet artık bu ünvanı yeniden almaya az bir zaman kalmış birkaç ay sonra bebek çıkacak ve Ferhunde artık gelin olmaya ikna edilen Ferhunde bu bebeğin bacısı olacaktı Düğün günü bütün ev halkının ısrarına karşı direnemeyerek Ferhunde süslendi köşeye oturtuldu işte gelin olmuştu Fakat saçlarını sarı sapsarı sırma gibi yapamamış yapmak istememiş idi çünkü onlar artık siyah değil beyaz bembeyaz ipek gibi beyaz idi Ah Bu mektuplar Herkesten gelip herkese giden şeyler O bunlara yabancı idi ona daha hayatında hiçbir mektup gelmemiş idi O yalnız başkalarının mektuplarına memur idi hiçbir kimsesi yok idi ki ondan beklenecek mektubu olsun Öyle hissediyorum ki ben meşhur manasıyla bir kaynana olamayacağım Gelinimi çıldırasıya seviyorum

Dorlion Yayınevi
Gelin Hanım gülerek doğacak bebek namına Değil mi Ferhunde bacısı diyordu Evet artık bu ünvanı yeniden almaya az bir zaman kalmış birkaç ay sonra bebek çıkacak ve Ferhunde artık gelin olmaya ikna edilen Ferhunde bu bebeğin bacısı olacaktı Düğün günü bütün ev halkının ısrarına karşı direnemeyerek Ferhunde süslendi köşeye oturtuldu işte gelin olmuştu Fakat saçlarını sarı sapsarı sırma gibi yapamamış yapmak istememiş idi çünkü onlar artık siyah değil beyaz bembeyaz ipek gibi beyaz idi Ah Bu mektuplar Herkesten gelip herkese giden şeyler O bunlara yabancı idi ona daha hayatında hiçbir mektup gelmemiş idi O yalnız başkalarının mektuplarına memur idi hiçbir kimsesi yok idi ki ondan beklenecek mektubu olsun Öyle hissediyorum ki ben meşhur manasıyla bir kaynana olamayacağım Gelinimi çıldırasıya seviyorum Yayınevi Dorlion Yayınevi Yazar Halit Ziya Uşaklıgil Sayfa 192 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2025 Barkod 9786253832223 Kategori Öykü

Dorlion
Gelin Hanım gülerek doğacak bebek namına Değil mi Ferhunde bacısı diyordu Evet artık bu ünvanı yeniden almaya az bir zaman kalmış birkaç ay sonra bebek çıkacak ve Ferhunde artık gelin olmaya ikna edilen Ferhunde bu bebeğin bacısı olacaktı Düğün günü bütün ev halkının ısrarına karşı direnemeyerek Ferhunde süslendi köşeye oturtuldu işte gelin olmuştu Fakat saçlarını sarı sapsarı sırma gibi yapamamış yapmak istememiş idi çünkü onlar artık siyah değil beyaz bembeyaz ipek gibi beyaz idi Ah Bu mektuplar Herkesten gelip herkese giden şeyler O bunlara yabancı idi ona daha hayatında hiçbir mektup gelmemiş idi O yalnız başkalarının mektuplarına memur idi hiçbir kimsesi yok idi ki ondan beklenecek mektubu olsun Öyle hissediyorum ki ben meşhur manasıyla bir kaynana olamayacağım Gelinimi çıldırasıya seviyorum

Dorlion Yayınları
Gelin Hanım gülerek doğacak bebek namına Değil mi Ferhunde bacısı diyordu Evet artık bu ünvanı yeniden almaya az bir zaman kalmış birkaç ay sonra bebek çıkacak ve Ferhunde artık gelin olmaya ikna edilen Ferhunde bu bebeğin bacısı olacaktı Düğün günü bütün ev halkının ısrarına karşı direnemeyerek Ferhunde süslendi köşeye oturtuldu işte gelin olmuştu Fakat saçlarını sarı sapsarı sırma gibi yapamamış yapmak istememiş idi çünkü onlar artık siyah değil beyaz bembeyaz ipek gibi beyaz idi Ah Bu mektuplar Herkesten gelip herkese giden şeyler O bunlara yabancı idi ona daha hayatında hiçbir mektup gelmemiş idi O yalnız başkalarının mektuplarına memur idi hiçbir kimsesi yok idi ki ondan beklenecek mektubu olsun Öyle hissediyorum ki ben meşhur manasıyla bir kaynana olamayacağım Gelinimi çıldırasıya seviyorum