MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Biyokapital — Kolektif

Biyokapital
244,80
GenelSağlık Başvuru KitaplarıAraştırma İnceleme Kuram

Biyokapital

Kolektif

Nika Yayınevi

2026232 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Biyokapital

Kolektif

Bedenimiz bize ait olan son kale mi yoksa küresel piyasaların yeni hammadde sahası mı Sanayi kapitalizmi yüzyıllar boyunca insan emeğini dönüştürdü sömürdü ve metalaştırdı Ancak 21 yüzyıla adım attığımızda kapitalizmin iştahı fabrikanın duvarlarını aşarak yaşamın en mahrem alanına biyolojik varoluşumuza yöneldi Artık karşımızda sadece emeği değil canı geni dokuyu ve yaşam süresini birikim modeline dönüştüren yeni bir güç var Biyokapital Elinizdeki bu çalışma bedenin kutsallığından sıyrılıp parçalanabilir patentlenebilir ve satılabilir bir mülkiyet nesnesine dönüşümünü sarsıcı bir dille ele alıyor Tıbbi teknolojilerin sınır tanımaz ilerleyişi ve neoliberal politikaların kesişim noktasında sağlıklı yaşam arzusunun nasıl devasa bir endüstriye ölümün ise yönetilmesi gereken bir risk faktörüne evrildiğini gözler önüne seriyor Genetik veri bankalarından organ ticaretinin karanlık ağlarına taşıyıcı annelikten yaşamın uzatılmasına dair ütopik vaatlere kadar geniş bir spektrumu inceleyen BİYOKAPİTAL Beden Mülkiyet Yaşam Ölüm modern insanın karşı karşıya olduğu ontolojik krizi mercek altına alıyor Biyolojik sınırlarımız piyasa kuralları tarafından yeniden çizilirken şu can alıcı sorunun peşine düşüyor Bedenin mülkiyeti yaşamın denetimi ve ölümün zamanlaması piyasanın eline geçtiğinde insan onuruna ne olur Sosyoloji ekonomi politik ve biyoetik disiplinlerinin kavşağında duran bu eser sadece akademik bir inceleme değil aynı zamanda kendi bedeni ve geleceği üzerine düşünen herkes için bir yol haritası niteliğinde Yaşamın ve ölümün ekonomi politiğini anlamak bugünün dünyasında insan kalabilmenin koşullarını anlamaktır

Yaykoop
252,00

Nika Yayınevi

2026232 sf.
Karton Kapak13,5 * 21TÜRKÇE
Yaykoop

Bedenimiz bize ait olan son kale mi yoksa küresel piyasaların yeni hammadde sahası mı Sanayi kapitalizmi yüzyıllar boyunca insan emeğini dönüştürdü sömürdü ve metalaştırdı Ancak 21 yüzyıla adım attığımızda kapitalizmin iştahı fabrikanın duvarlarını aşarak yaşamın en mahrem alanına biyolojik varoluşumuza yöneldi Artık karşımızda sadece emeği değil canı geni dokuyu ve yaşam süresini birikim modeline dönüştüren yeni bir güç var Biyokapital Elinizdeki bu çalışma bedenin kutsallığından sıyrılıp parçalanabilir patentlenebilir ve satılabilir bir mülkiyet nesnesine dönüşümünü sarsıcı bir dille ele alıyor Tıbbi teknolojilerin sınır tanımaz ilerleyişi ve neoliberal politikaların kesişim noktasında sağlıklı yaşam arzusunun nasıl devasa bir endüstriye ölümün ise yönetilmesi gereken bir risk faktörüne evrildiğini gözler önüne seriyor Genetik veri bankalarından organ ticaretinin karanlık ağlarına taşıyıcı annelikten yaşamın uzatılmasına dair ütopik vaatlere kadar geniş bir spektrumu inceleyen BİYOKAPİTAL Beden Mülkiyet Yaşam Ölüm modern insanın karşı karşıya olduğu ontolojik krizi mercek altına alıyor Biyolojik sınırlarımız piyasa kuralları tarafından yeniden çizilirken şu can alıcı sorunun peşine düşüyor Bedenin mülkiyeti yaşamın denetimi ve ölümün zamanlaması piyasanın eline geçtiğinde insan onuruna ne olur Sosyoloji ekonomi politik ve biyoetik disiplinlerinin kavşağında duran bu eser sadece akademik bir inceleme değil aynı zamanda kendi bedeni ve geleceği üzerine düşünen herkes için bir yol haritası niteliğinde Yaşamın ve ölümün ekonomi politiğini anlamak bugünün dünyasında insan kalabilmenin koşullarını anlamaktır

Kitap Ambarı
262,80

Nika Yayınevi

2026232 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Bedenimiz bize ait olan son kale mi yoksa küresel piyasaların yeni hammadde sahası mı Sanayi kapitalizmi yüzyıllar boyunca insan emeğini dönüştürdü sömürdü ve metalaştırdı Ancak 21 yüzyıla adım attığımızda kapitalizmin iştahı fabrikanın duvarlarını aşarak yaşamın en mahrem alanına biyolojik varoluşumuza yöneldi Artık karşımızda sadece emeği değil canı geni dokuyu ve yaşam süresini birikim modeline dönüştüren yeni bir güç var Biyokapital Elinizdeki bu çalışma bedenin kutsallığından sıyrılıp parçalanabilir patentlenebilir ve satılabilir bir mülkiyet nesnesine dönüşümünü sarsıcı bir dille ele alıyor Tıbbi teknolojilerin sınır tanımaz ilerleyişi ve neoliberal politikaların kesişim noktasında sağlıklı yaşam arzusunun nasıl devasa bir endüstriye ölümün ise yönetilmesi gereken bir risk faktörüne evrildiğini gözler önüne seriyor Genetik veri bankalarından organ ticaretinin karanlık ağlarına taşıyıcı annelikten yaşamın uzatılmasına dair ütopik vaatlere kadar geniş bir spektrumu inceleyen BİYOKAPİTAL Beden Mülkiyet Yaşam Ölüm modern insanın karşı karşıya olduğu ontolojik krizi mercek altına alıyor Biyolojik sınırlarımız piyasa kuralları tarafından yeniden çizilirken şu can alıcı sorunun peşine düşüyor Bedenin mülkiyeti yaşamın denetimi ve ölümün zamanlaması piyasanın eline geçtiğinde insan onuruna ne olur Sosyoloji ekonomi politik ve biyoetik disiplinlerinin kavşağında duran bu eser sadece akademik bir inceleme değil aynı zamanda kendi bedeni ve geleceği üzerine düşünen herkes için bir yol haritası niteliğinde Yaşamın ve ölümün ekonomi politiğini anlamak bugünün dünyasında insan kalabilmenin koşullarını anlamaktır Tanıtım Bülteninden

Ekin Kitap
277,20

Nika Yayınevi

Nisan 2026232 sf.
Ekin Kitap

Bedenimiz bize ait olan son kale mi yoksa küresel piyasaların yeni hammadde sahası mı Sanayi kapitalizmi yüzyıllar boyunca insan emeğini dönüştürdü sömürdü ve metalaştırdı Ancak 21 yüzyıla adım attığımızda kapitalizmin iştahı fabrikanın duvarlarını aşarak yaşamın en mahrem alanına biyolojik varoluşumuza yöneldi Artık karşımızda sadece emeği değil canı geni dokuyu ve yaşam süresini birikim modeline dönüştüren yeni bir güç var Biyokapital Elinizdeki bu çalışma bedenin kutsallığından sıyrılıp parçalanabilir patentlenebilir ve satılabilir bir mülkiyet nesnesine dönüşümünü sarsıcı bir dille ele alıyor Tıbbi teknolojilerin sınır tanımaz ilerleyişi ve neoliberal politikaların kesişim noktasında sağlıklı yaşam arzusunun nasıl devasa bir endüstriye ölümün ise yönetilmesi gereken bir risk faktörüne evrildiğini gözler önüne seriyor Genetik veri bankalarından organ ticaretinin karanlık ağlarına taşıyıcı annelikten yaşamın uzatılmasına dair ütopik vaatlere kadar geniş bir spektrumu inceleyen BİYOKAPİTAL Beden Mülkiyet Yaşam Ölüm modern insanın karşı karşıya olduğu ontolojik krizi mercek altına alıyor Biyolojik sınırlarımız piyasa kuralları tarafından yeniden çizilirken şu can alıcı sorunun peşine düşüyor Bedenin mülkiyeti yaşamın denetimi ve ölümün zamanlaması piyasanın eline geçtiğinde insan onuruna ne olur Sosyoloji ekonomi politik ve biyoetik disiplinlerinin kavşağında duran bu eser sadece akademik bir inceleme değil aynı zamanda kendi bedeni ve geleceği üzerine düşünen herkes için bir yol haritası niteliğinde Yaşamın ve ölümün ekonomi politiğini anlamak bugünün dünyasında insan kalabilmenin koşullarını anlamaktır

Kitap Yurdu
285,48

NİKA YAYINEVİ

03.04.2026232 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Bedenimiz bize ait olan son kale mi yoksa küresel piyasaların yeni hammadde sahası mı Sanayi kapitalizmi yüzyıllar boyunca insan emeğini dönüştürdü sömürdü ve metalaştırdı Ancak 21 yüzyıla adım attığımızda kapitalizmin iştahı fabrikanın duvarlarını aşarak yaşamın en mahrem alanına biyolojik varoluşumuza yöneldi Artık karşımızda sadece emeği değil canı geni dokuyu ve yaşam süresini birikim modeline dönüştüren yeni bir güç var Biyokapital Elinizdeki bu çalışma bedenin kutsallığından sıyrılıp parçalanabilir patentlenebilir ve satılabilir bir mülkiyet nesnesine dönüşümünü sarsıcı bir dille ele alıyor Tıbbi teknolojilerin sınır tanımaz ilerleyişi ve neoliberal politikaların kesişim noktasında sağlıklı yaşam arzusunun nasıl devasa bir endüstriye ölümün ise yönetilmesi gereken bir risk faktörüne evrildiğini gözler önüne seriyor Genetik veri bankalarından organ ticaretinin karanlık ağlarına taşıyıcı annelikten yaşamın uzatılmasına dair ütopik vaatlere kadar geniş bir spektrumu inceleyen BİYOKAPİTAL Beden Mülkiyet Yaşam Ölüm modern insanın karşı karşıya olduğu ontolojik krizi mercek altına alıyor Biyolojik sınırlarımız piyasa kuralları tarafından yeniden çizilirken şu can alıcı sorunun peşine düşüyor Bedenin mülkiyeti yaşamın denetimi ve ölümün zamanlaması piyasanın eline geçtiğinde insan onuruna ne olur Sosyoloji ekonomi politik ve biyoetik disiplinlerinin kavşağında duran bu eser sadece akademik bir inceleme değil aynı zamanda kendi bedeni ve geleceği üzerine düşünen herkes için bir yol haritası niteliğinde Yaşamın ve ölümün ekonomi politiğini anlamak bugünün dünyasında insan kalabilmenin koşullarını anlamaktır

D&R
287,64

Nika Yayınevi

20261. baskı232 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Bedenimiz bize ait olan son kale mi yoksa küresel piyasaların yeni hammadde sahası mı Sanayi kapitalizmi yüzyıllar boyunca insan emeğini dönüştürdü sömürdü ve metalaştırdı Ancak 21 yüzyıla adım attığımızda kapitalizmin iştahı fabrikanın duvarlarını aşarak yaşamın en mahrem alanına biyolojik varoluşumuza yöneldi Artık karşımızda sadece emeği değil canı geni dokuyu ve yaşam süresini birikim modeline dönüştüren yeni bir güç var Biyokapital Elinizdeki bu çalışma bedenin kutsallığından sıyrılıp parçalanabilir patentlenebilir ve satılabilir bir mülkiyet nesnesine dönüşümünü sarsıcı bir dille ele alıyor Tıbbi teknolojilerin sınır tanımaz ilerleyişi ve neoliberal politikaların kesişim noktasında sağlıklı yaşam arzusunun nasıl devasa bir endüstriye ölümün ise yönetilmesi gereken bir risk faktörüne evrildiğini gözler önüne seriyor Genetik veri bankalarından organ ticaretinin karanlık ağlarına taşıyıcı annelikten yaşamın uzatılmasına dair ütopik vaatlere kadar geniş bir spektrumu inceleyen BİYOKAPİTAL Beden Mülkiyet Yaşam Ölüm modern insanın karşı karşıya olduğu ontolojik krizi mercek altına alıyor Biyolojik sınırlarımız piyasa kuralları tarafından yeniden çizilirken şu can alıcı sorunun peşine düşüyor Bedenin mülkiyeti yaşamın denetimi ve ölümün zamanlaması piyasanın eline geçtiğinde insan onuruna ne olur Sosyoloji ekonomi politik ve biyoetik disiplinlerinin kavşağında duran bu eser sadece akademik bir inceleme değil aynı zamanda kendi bedeni ve geleceği üzerine düşünen herkes için bir yol haritası niteliğinde Yaşamın ve ölümün ekonomi politiğini anlamak bugünün dünyasında insan kalabilmenin koşullarını anlamaktır Tanıtım Bülteninden

BKM Kitap
295,20

Nika Yayınevi

232 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Bedenimiz bize ait olan son kale mi yoksa küresel piyasaların yeni hammadde sahası mı Sanayi kapitalizmi yüzyıllar boyunca insan emeğini dönüştürdü sömürdü ve metalaştırdı Ancak 21 yüzyıla adım attığımızda kapitalizmin iştahı fabrikanın duvarlarını aşarak yaşamın en mahrem alanına biyolojik varoluşumuza yöneldi Artık karşımızda sadece emeği değil canı geni dokuyu ve yaşam süresini birikim modeline dönüştüren yeni bir güç var Biyokapital Elinizdeki bu çalışma bedenin kutsallığından sıyrılıp parçalanabilir patentlenebilir ve satılabilir bir mülkiyet nesnesine dönüşümünü sarsıcı bir dille ele alıyor Tıbbi teknolojilerin sınır tanımaz ilerleyişi ve neoliberal politikaların kesişim noktasında sağlıklı yaşam arzusunun nasıl devasa bir endüstriye ölümün ise yönetilmesi gereken bir risk faktörüne evrildiğini gözler önüne seriyor Genetik veri bankalarından organ ticaretinin karanlık ağlarına taşıyıcı annelikten yaşamın uzatılmasına dair ütopik vaatlere kadar geniş bir spektrumu inceleyen BİYOKAPİTAL Beden Mülkiyet Yaşam Ölüm modern insanın karşı karşıya olduğu ontolojik krizi mercek altına alıyor Biyolojik sınırlarımız piyasa kuralları tarafından yeniden çizilirken şu can alıcı sorunun peşine düşüyor Bedenin mülkiyeti yaşamın denetimi ve ölümün zamanlaması piyasanın eline geçtiğinde insan onuruna ne olur Sosyoloji ekonomi politik ve biyoetik disiplinlerinin kavşağında duran bu eser sadece akademik bir inceleme değil aynı zamanda kendi bedeni ve geleceği üzerine düşünen herkes için bir yol haritası niteliğinde Yaşamın ve ölümün ekonomi politiğini anlamak bugünün dünyasında insan kalabilmenin koşullarını anlamaktır

Kitap Sepeti
298,80

Nika Yayınevi

2026232 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Bedenimiz bize ait olan son kale mi yoksa küresel piyasaların yeni hammadde sahası mı Sanayi kapitalizmi yüzyıllar boyunca insan emeğini dönüştürdü sömürdü ve metalaştırdı Ancak 21 yüzyıla adım attığımızda kapitalizmin iştahı fabrikanın duvarlarını aşarak yaşamın en mahrem alanına biyolojik varoluşumuza yöneldi Artık karşımızda sadece emeği değil canı geni dokuyu ve yaşam süresini birikim modeline dönüştüren yeni bir güç var Biyokapital Elinizdeki bu çalışma bedenin kutsallığından sıyrılıp parçalanabilir patentlenebilir ve satılabilir bir mülkiyet nesnesine dönüşümünü sarsıcı bir dille ele alıyor Tıbbi teknolojilerin sınır tanımaz ilerleyişi ve neoliberal politikaların kesişim noktasında sağlıklı yaşam arzusunun nasıl devasa bir endüstriye ölümün ise yönetilmesi gereken bir risk faktörüne evrildiğini gözler önüne seriyor Genetik veri bankalarından organ ticaretinin karanlık ağlarına taşıyıcı annelikten yaşamın uzatılmasına dair ütopik vaatlere kadar geniş bir spektrumu inceleyen BİYOKAPİTAL Beden Mülkiyet Yaşam Ölüm modern insanın karşı karşıya olduğu ontolojik krizi mercek altına alıyor Biyolojik sınırlarımız piyasa kuralları tarafından yeniden çizilirken şu can alıcı sorunun peşine düşüyor Bedenin mülkiyeti yaşamın denetimi ve ölümün zamanlaması piyasanın eline geçtiğinde insan onuruna ne olur Sosyoloji ekonomi politik ve biyoetik disiplinlerinin kavşağında duran bu eser sadece akademik bir inceleme değil aynı zamanda kendi bedeni ve geleceği üzerine düşünen herkes için bir yol haritası niteliğinde Yaşamın ve ölümün ekonomi politiğini anlamak bugünün dünyasında insan kalabilmenin koşullarını anlamaktır

Nobel Kitap
334,80

Nika Yayınevi

2026232 sf.
Ciltsiz13x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Bedenimiz bize ait olan son kale mi yoksa küresel piyasaların yeni hammadde sahası mı Sanayi kapitalizmi yüzyıllar boyunca insan emeğini dönüştürdü sömürdü ve metalaştırdı Ancak 21 yüzyıla adım attığımızda kapitalizmin iştahı fabrikanın duvarlarını aşarak yaşamın en mahrem alanına biyolojik varoluşumuza yöneldi Artık karşımızda sadece emeği değil canı geni dokuyu ve yaşam süresini birikim modeline dönüştüren yeni bir güç var Biyokapital Elinizdeki bu çalışma bedenin kutsallığından sıyrılıp parçalanabilir patentlenebilir ve satılabilir bir mülkiyet nesnesine dönüşümünü sarsıcı bir dille ele alıyor Tıbbi teknolojilerin sınır tanımaz ilerleyişi ve neoliberal politikaların kesişim noktasında sağlıklı yaşam arzusunun nasıl devasa bir endüstriye ölümün ise yönetilmesi gereken bir risk faktörüne evrildiğini gözler önüne seriyor Genetik veri bankalarından organ ticaretinin karanlık ağlarına taşıyıcı annelikten yaşamın uzatılmasına dair ütopik vaatlere kadar geniş bir spektrumu inceleyen BİYOKAPİTAL Beden Mülkiyet Yaşam Ölüm modern insanın karşı karşıya olduğu ontolojik krizi mercek altına alıyor Biyolojik sınırlarımız piyasa kuralları tarafından yeniden çizilirken şu can alıcı sorunun peşine düşüyor Bedenin mülkiyeti yaşamın denetimi ve ölümün zamanlaması piyasanın eline geçtiğinde insan onuruna ne olur Sosyoloji ekonomi politik ve biyoetik disiplinlerinin kavşağında duran bu eser sadece akademik bir inceleme değil aynı zamanda kendi bedeni ve geleceği üzerine düşünen herkes için bir yol haritası niteliğinde Yaşamın ve ölümün ekonomi politiğini anlamak bugünün dünyasında insan kalabilmenin koşullarını anlamaktır

Kita Kitap
360,00

Nika Yayınevi

Nisan 20261. baskı232 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,00 cm2.HamurTürkçe
Kita Kitap

Bedenimiz bize ait olan son kale mi yoksa küresel piyasaların yeni hammadde sahası mı Sanayi kapitalizmi yüzyıllar boyunca insan emeğini dönüştürdü sömürdü ve metalaştırdı Ancak 21 yüzyıla adım attığımızda kapitalizmin iştahı fabrikanın duvarlarını aşarak yaşamın en mahrem alanına biyolojik varoluşumuza yöneldi Artık karşımızda sadece emeği değil canı geni dokuyu ve yaşam süresini birikim modeline dönüştüren yeni bir güç var Biyokapital Elinizdeki bu çalışma bedenin kutsallığından sıyrılıp parçalanabilir patentlenebilir ve satılabilir bir mülkiyet nesnesine dönüşümünü sarsıcı bir dille ele alıyor Tıbbi teknolojilerin sınır tanımaz ilerleyişi ve neoliberal politikaların kesişim noktasında sağlıklı yaşam arzusunun nasıl devasa bir endüstriye ölümün ise yönetilmesi gereken bir risk faktörüne evrildiğini gözler önüne seriyor Genetik veri bankalarından organ ticaretinin karanlık ağlarına taşıyıcı annelikten yaşamın uzatılmasına dair ütopik vaatlere kadar geniş bir spektrumu inceleyen BİYOKAPİTAL Beden Mülkiyet Yaşam Ölüm modern insanın karşı karşıya olduğu ontolojik krizi mercek altına alıyor Biyolojik sınırlarımız piyasa kuralları tarafından yeniden çizilirken şu can alıcı sorunun peşine düşüyor Bedenin mülkiyeti yaşamın denetimi ve ölümün zamanlaması piyasanın eline geçtiğinde insan onuruna ne olur Sosyoloji ekonomi politik ve biyoetik disiplinlerinin kavşağında duran bu eser sadece akademik bir inceleme değil aynı zamanda kendi bedeni ve geleceği üzerine düşünen herkes için bir yol haritası niteliğinde Yaşamın ve ölümün ekonomi politiğini anlamak bugünün dünyasında insan kalabilmenin koşullarını anlamaktır