MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Bizi Bize Vurdurttular — Bilal Bütün

Bizi Bize Vurdurttular
306,00
RomanRoman ÖyküROMAN ÖYKÜ

Bizi Bize Vurdurttular

Bilal Bütün

Gülnar Yayınları

2026464 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Bizi Bize Vurdurttular

Bilal Bütün

Bu kitap yakın tarihimizin en gürültülü yıllarına dışarıdan bakma cesaretini gösteren bir anlatıdır Yetmişli yıllar hâlâ adını andığımızda sesini yükselttiğimiz ama üzerine sakinlikle düşünmekten kaçındığımız bir zaman dilimi olarak belleğimizde durur O yıllar hakkında çok şey söylendi sloganlar üretildi taraflar belirlendi suçlular ve kahramanlar hızla paylaştırıldı Ne var ki yaşananların bütünüyle anlaşılması için gürültünün değil suskunluğun içinden konuşan metinlere ihtiyaç vardı Bu kitap tam da bu ihtiyacın içinden doğmuştur Belgesel anı roman türünün sunduğu imkânla metin ne salt bir kurmaca ne de kuru bir tarih anlatısıdır Yaşanmışlıkların izini sürerken tanıklığı esas alıyor fakat tanıklığı kutsamayıp sorguluyor Okuru bir tarafın yanına çağırmayıp aksine onu yıllar boyunca doğru kabul edilerek benimsetilen düşünce kalıplarını yeniden gözden geçirmeye davet ediyor Bu yönüyle metin bir hesaplaşmadan çok bir yüzleşme teklifidir

Kitap Yurdu
321,75

GÜLNAR YAYINLARI

30.01.2026464 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Bu kitap yakın tarihimizin en gürültülü yıllarına dışarıdan bakma cesaretini gösteren bir anlatıdır Yetmişli yıllar hâlâ adını andığımızda sesini yükselttiğimiz ama üzerine sakinlikle düşünmekten kaçındığımız bir zaman dilimi olarak belleğimizde durur O yıllar hakkında çok şey söylendi sloganlar üretildi taraflar belirlendi suçlular ve kahramanlar hızla paylaştırıldı Ne var ki yaşananların bütünüyle anlaşılması için gürültünün değil suskunluğun içinden konuşan metinlere ihtiyaç vardı Bu kitap tam da bu ihtiyacın içinden doğmuştur Belgesel anı roman türünün sunduğu imkânla metin ne salt bir kurmaca ne de kuru bir tarih anlatısıdır Yaşanmışlıkların izini sürerken tanıklığı esas alıyor fakat tanıklığı kutsamayıp sorguluyor Okuru bir tarafın yanına çağırmayıp aksine onu yıllar boyunca doğru kabul edilerek benimsetilen düşünce kalıplarını yeniden gözden geçirmeye davet ediyor Bu yönüyle metin bir hesaplaşmadan çok bir yüzleşme teklifidir Romanda dikkat çeken en önemli unsur çatışmanın merkezinde görünen aktörlerden ziyade çatışmanın zeminini hazırlayan kabullerin ısrarla sorgulanmasıdır İdeolojilerin örgütlerin sloganların ardında kalan insan hâli düşünmenin yerini itaate bıraktığı anlar birey olmanın neden ve nasıl ertelendiği sorusu metnin omurgasını oluşturuyor Anlatı kim haklıydı sorusundan bilinçli olarak uzak durup onun yerine neden bu kadar kolay yönlendirildik sorusunu diri tutmakta Bu kitap yetmişli yılları yaşamış olanlar için bir hatırlama yaşamamış olanlar için ise bir anlama imkânı sunuyor Okur anlatılanları kabul etmek zorunda değildir hatta bazı bölümlerde itiraz etmesi kaçınılmazdır Ancak bu itiraz bile metnin amaçladığı düşünsel hareketin bir parçasıdır Çünkü bu romanın asıl derdi ikna etmek değil düşündürmektir Bugün hâlâ geçmişin yüküyle konuşuyor geçmişin diliyle tartışıyorsak bu tür metinlere kulak vermek bir tercih değil bir zorunluluktur Elinizdeki eser kolay okunan ama kolay hazmedilen bir metin değildir Zaman ister durup düşünmeyi gerektirir Belki de en çok bu yüzden değerlidir Bu kitabın okurunu hazır cevaplarla değil zor sorularla baş başa bırakması dileğiyle Prof Dr Selcen Köse Çiftçi

Kitap Sepeti
328,50

Gülnar Yayınları

2026464 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Bu kitap yakın tarihimizin en gürültülü yıllarına dışarıdan bakma cesaretini gösteren bir anlatıdır Yetmişli yıllar hâlâ adını andığımızda sesini yükselttiğimiz ama üzerine sakinlikle düşünmekten kaçındığımız bir zaman dilimi olarak belleğimizde durur O yıllar hakkında çok şey söylendi sloganlar üretildi taraflar belirlendi suçlular ve kahramanlar hızla paylaştırıldı Ne var ki yaşananların bütünüyle anlaşılması için gürültünün değil suskunluğun içinden konuşan metinlere ihtiyaç vardı Bu kitap tam da bu ihtiyacın içinden doğmuştur Belgesel anı roman türünün sunduğu imkânla metin ne salt bir kurmaca ne de kuru bir tarih anlatısıdır Yaşanmışlıkların izini sürerken tanıklığı esas alıyor fakat tanıklığı kutsamayıp sorguluyor Okuru bir tarafın yanına çağırmayıp aksine onu yıllar boyunca doğru kabul edilerek benimsetilen düşünce kalıplarını yeniden gözden geçirmeye davet ediyor Bu yönüyle metin bir hesaplaşmadan çok bir yüzleşme teklifidir Romanda dikkat çeken en önemli unsur çatışmanın merkezinde görünen aktörlerden ziyade çatışmanın zeminini hazırlayan kabullerin ısrarla sorgulanmasıdır İdeolojilerin örgütlerin sloganların ardında kalan insan hâli düşünmenin yerini itaate bıraktığı anlar birey olmanın neden ve nasıl ertelendiği sorusu metnin omurgasını oluşturuyor Anlatı kim haklıydı sorusundan bilinçli olarak uzak durup onun yerine neden bu kadar kolay yönlendirildik sorusunu diri tutmakta Bu kitap yetmişli yılları yaşamış olanlar için bir hatırlama yaşamamış olanlar için ise bir anlama imkânı sunuyor Okur anlatılanları kabul etmek zorunda değildir hatta bazı bölümlerde itiraz etmesi kaçınılmazdır Ancak bu itiraz bile metnin amaçladığı düşünsel hareketin bir parçasıdır Çünkü bu romanın asıl derdi ikna etmek değil düşündürmektir Bugün hâlâ geçmişin yüküyle konuşuyor geçmişin diliyle tartışıyorsak bu tür metinlere kulak vermek bir tercih değil bir zorunluluktur Elinizdeki eser kolay okunan ama kolay hazmedilen bir metin değildir Zaman ister durup düşünmeyi gerektirir Belki de en çok bu yüzden değerlidir Bu kitabın okurunu hazır cevaplarla değil zor sorularla baş başa bırakması dileğiyle Prof Dr Selcen Köse Çiftçi

Kitap Ambarı
360,00

Gülnar Yayınları

2026464 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Bu kitap yakın tarihimizin en gürültülü yıllarına dışarıdan bakma cesaretini gösteren bir anlatıdır Yetmişli yıllar hâlâ adını andığımızda sesini yükselttiğimiz ama üzerine sakinlikle düşünmekten kaçındığımız bir zaman dilimi olarak belleğimizde durur O yıllar hakkında çok şey söylendi sloganlar üretildi taraflar belirlendi suçlular ve kahramanlar hızla paylaştırıldı Ne var ki yaşananların bütünüyle anlaşılması için gürültünün değil suskunluğun içinden konuşan metinlere ihtiyaç vardı Bu kitap tam da bu ihtiyacın içinden doğmuştur Belgesel anı roman türünün sunduğu imkânla metin ne salt bir kurmaca ne de kuru bir tarih anlatısıdır Yaşanmışlıkların izini sürerken tanıklığı esas alıyor fakat tanıklığı kutsamayıp sorguluyor Okuru bir tarafın yanına çağırmayıp aksine onu yıllar boyunca doğru kabul edilerek benimsetilen düşünce kalıplarını yeniden gözden geçirmeye davet ediyor Bu yönüyle metin bir hesaplaşmadan çok bir yüzleşme teklifidir Romanda dikkat çeken en önemli unsur çatışmanın merkezinde görünen aktörlerden ziyade çatışmanın zeminini hazırlayan kabullerin ısrarla sorgulanmasıdır İdeolojilerin örgütlerin sloganların ardında kalan insan hâli düşünmenin yerini itaate bıraktığı anlar birey olmanın neden ve nasıl ertelendiği sorusu metnin omurgasını oluşturuyor Anlatı kim haklıydı sorusundan bilinçli olarak uzak durup onun yerine neden bu kadar kolay yönlendirildik sorusunu diri tutmakta Bu kitap yetmişli yılları yaşamış olanlar için bir hatırlama yaşamamış olanlar için ise bir anlama imkânı sunuyor Okur anlatılanları kabul etmek zorunda değildir hatta bazı bölümlerde itiraz etmesi kaçınılmazdır Ancak bu itiraz bile metnin amaçladığı düşünsel hareketin bir parçasıdır Çünkü bu romanın asıl derdi ikna etmek değil düşündürmektir Bugün hâlâ geçmişin yüküyle konuşuyor geçmişin diliyle tartışıyorsak bu tür metinlere kulak vermek bir tercih değil bir zorunluluktur Elinizdeki eser kolay okunan ama kolay hazmedilen bir metin değildir Zaman ister durup düşünmeyi gerektirir Belki de en çok bu yüzden değerlidir Bu kitabın okurunu hazır cevaplarla değil zor sorularla baş başa bırakması dileğiyle Prof Dr Selcen Köse Çiftçi Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
369,00

Gülnar Yayınları

2026464 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Bu kitap yakın tarihimizin en gürültülü yıllarına dışarıdan bakma cesaretini gösteren bir anlatıdır Yetmişli yıllar hâlâ adını andığımızda sesini yükselttiğimiz ama üzerine sakinlikle düşünmekten kaçındığımız bir zaman dilimi olarak belleğimizde durur O yıllar hakkında çok şey söylendi sloganlar üretildi taraflar belirlendi suçlular ve kahramanlar hızla paylaştırıldı Ne var ki yaşananların bütünüyle anlaşılması için gürültünün değil suskunluğun içinden konuşan metinlere ihtiyaç vardı Bu kitap tam da bu ihtiyacın içinden doğmuştur Belgesel anı roman türünün sunduğu imkânla metin ne salt bir kurmaca ne de kuru bir tarih anlatısıdır Yaşanmışlıkların izini sürerken tanıklığı esas alıyor fakat tanıklığı kutsamayıp sorguluyor Okuru bir tarafın yanına çağırmayıp aksine onu yıllar boyunca doğru kabul edilerek benimsetilen düşünce kalıplarını yeniden gözden geçirmeye davet ediyor Bu yönüyle metin bir hesaplaşmadan çok bir yüzleşme teklifidir Romanda dikkat çeken en önemli unsur çatışmanın merkezinde görünen aktörlerden ziyade çatışmanın zeminini hazırlayan kabullerin ısrarla sorgulanmasıdır İdeolojilerin örgütlerin sloganların ardında kalan insan hâli düşünmenin yerini itaate bıraktığı anlar birey olmanın neden ve nasıl ertelendiği sorusu metnin omurgasını oluşturuyor Anlatı kim haklıydı sorusundan bilinçli olarak uzak durup onun yerine neden bu kadar kolay yönlendirildik sorusunu diri tutmakta Bu kitap yetmişli yılları yaşamış olanlar için bir hatırlama yaşamamış olanlar için ise bir anlama imkânı sunuyor Okur anlatılanları kabul etmek zorunda değildir hatta bazı bölümlerde itiraz etmesi kaçınılmazdır Ancak bu itiraz bile metnin amaçladığı düşünsel hareketin bir parçasıdır Çünkü bu romanın asıl derdi ikna etmek değil düşündürmektir Bugün hâlâ geçmişin yüküyle konuşuyor geçmişin diliyle tartışıyorsak bu tür metinlere kulak vermek bir tercih değil bir zorunluluktur Elinizdeki eser kolay okunan ama kolay hazmedilen bir metin değildir Zaman ister durup düşünmeyi gerektirir Belki de en çok bu yüzden değerlidir Bu kitabın okurunu hazır cevaplarla değil zor sorularla baş başa bırakması dileğiyle Prof Dr Selcen Köse Çiftçi

Kita Kitap
450,00

Gülnar Yayınları

Ocak 20261. baskı464 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Bu kitap yakın tarihimizin en gürültülü yıllarına dışarıdan bakma cesaretini gösteren bir anlatıdır Yetmişli yıllar hâlâ adını andığımızda sesini yükselttiğimiz ama üzerine sakinlikle düşünmekten kaçındığımız bir zaman dilimi olarak belleğimizde durur O yıllar hakkında çok şey söylendi sloganlar üretildi taraflar belirlendi suçlular ve kahramanlar hızla paylaştırıldı Ne var ki yaşananların bütünüyle anlaşılması için gürültünün değil suskunluğun içinden konuşan metinlere ihtiyaç vardı Bu kitap tam da bu ihtiyacın içinden doğmuştur Belgesel anı roman türünün sunduğu imkânla metin ne salt bir kurmaca ne de kuru bir tarih anlatısıdır Yaşanmışlıkların izini sürerken tanıklığı esas alıyor fakat tanıklığı kutsamayıp sorguluyor Okuru bir tarafın yanına çağırmayıp aksine onu yıllar boyunca doğru kabul edilerek benimsetilen düşünce kalıplarını yeniden gözden geçirmeye davet ediyor Bu yönüyle metin bir hesaplaşmadan çok bir yüzleşme teklifidir Romanda dikkat çeken en önemli unsur çatışmanın merkezinde görünen aktörlerden ziyade çatışmanın zeminini hazırlayan kabullerin ısrarla sorgulanmasıdır İdeolojilerin örgütlerin sloganların ardında kalan insan hâli düşünmenin yerini itaate bıraktığı anlar birey olmanın neden ve nasıl ertelendiği sorusu metnin omurgasını oluşturuyor Anlatı kim haklıydı sorusundan bilinçli olarak uzak durup onun yerine neden bu kadar kolay yönlendirildik sorusunu diri tutmakta Bu kitap yetmişli yılları yaşamış olanlar için bir hatırlama yaşamamış olanlar için ise bir anlama imkânı sunuyor Okur anlatılanları kabul etmek zorunda değildir hatta bazı bölümlerde itiraz etmesi kaçınılmazdır Ancak bu itiraz bile metnin amaçladığı düşünsel hareketin bir parçasıdır Çünkü bu romanın asıl derdi ikna etmek değil düşündürmektir Bugün hâlâ geçmişin yüküyle konuşuyor geçmişin diliyle tartışıyorsak bu tür metinlere kulak vermek bir tercih değil bir zorunluluktur Elinizdeki eser kolay okunan ama kolay hazmedilen bir metin değildir Zaman ister durup düşünmeyi gerektirir Belki de en çok bu yüzden değerlidir Bu kitabın okurunu hazır cevaplarla değil zor sorularla baş başa bırakması dileğiyle Prof Dr Selcen Köse Çiftçi

Pandora

Gülnar

2026464 sf.
Pandora

Bu kitap yakın tarihimizin en gürültülü yıllarına dışarıdan bakma cesaretini gösteren bir anlatıdır Yetmişli yıllar hâlâ adını andığımızda sesini yükselttiğimiz ama üzerine sakinlikle düşünmekten kaçındığımız bir zaman dilimi olarak belleğimizde durur O yıllar hakkında çok şey söylendi sloganlar üretildi taraflar belirlendi suçlular ve kahramanlar hızla paylaştırıldı Ne var ki yaşananların bütünüyle anlaşılması için gürültünün değil suskunluğun içinden konuşan metinlere ihtiyaç vardı Bu kitap tam da bu ihtiyacın içinden doğmuştur Belgesel anı roman türünün sunduğu imkânla metin ne salt bir kurmaca ne de kuru bir tarih anlatısıdır Yaşanmışlıkların izini sürerken tanıklığı esas alıyor fakat tanıklığı kutsamayıp sorguluyor Okuru bir tarafın yanına çağırmayıp aksine onu yıllar boyunca doğru kabul edilerek benimsetilen düşünce kalıplarını yeniden gözden geçirmeye davet ediyor Bu yönüyle metin bir hesaplaşmadan çok bir yüzleşme teklifidir