Bizim Diyar — Sevinç Çokum

Bizim Diyar
Sevinç ÇokumKapı Yayınları
Bizim Diyar
Sevinç ÇokumSevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk

Kapı Yayınları
Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk

Kapı Yayınları
Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal 39 in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı 39 nın kaybettiği Balkanlar 39 dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul 39 da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk

Kapı Yayınları
Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk Sayfa Sayısı 274 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Kapı Yayınları

Kapı Yayınları
Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk

Bizim Diyar Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk Yazar Sevinç Çokum Sayfa Sayısı 274 Çeviri Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Haziran 2022 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Kapı Yayınları
Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk

Kapı Yayınları
Bizim Diyar Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk

KAPI YAYINLARI
Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk

KAPI YAYINLARI
Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk Yayınevi KAPI YAYINLARI Yazar SEVİNÇ ÇOKUM Sayfa Sayısı 280 SAYFA Yıl 2016

Kapı Yayınları
Sevinç Çokum tarafından kaleme alınan Bizim Diyar Kapı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Bizim Diyar Sevinç Çokum Kitap Özeti Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemalin imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlının kaybettiği Balkanlardan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbulda son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk Yayınevi Kapı Yayınları Yazar Sevinç Çokum Sayfa 274 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Haziran 2022 Barkod 9786055257057 Kategori Tarihsel Romanlar Türk Edebiyatı

Kapı
Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk

Kapı Yayınları
Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk

Kapı Yayınları
Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk

Kapı Yayınları
Sevinç Çokum Balkan coğrafyasına Yahya Kemal in imlediği gibi bakıyor Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum bir göç hikâyesi anlatıyor Bu göç bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç Sürgün elbette Osmanlı nın kaybettiği Balkanlar dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna o büyük hüzne varıyor Bir yanda ölümler bitmeyen zorlu yolculuklar kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü öte yanda dirayet kenetlenme öfke ve yan yanalık Bizim Diyarın en belirgin duygusu bu kenetlenme olmalıdır İstanbul da son bulan bu göçü herkes başka yerlerde başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir Ama hep o inatla Ve elbette geçse de hiç unutulmayacak bir hafızayla Hangi birini anlatayım Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor Patlamalar alevler açılan gedikler sessizce ölen askerler İnleyen yaralılar Bu bir imtihandır ana Burada kendimizi öğreniyoruz Yaşamaya hakkımız olduğunu düşmanımızı öğreniyoruz Telefonlar Tayyarelerin gelip geçişi Sudaki günün parıltılarına gece yıldızlara bakmaya zaman yok Otlar nemli böcekler kuşlar öter durur Siperler dikenli hatlar Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş Geceleri türkü okuyorlar Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk Yeniden toparlandık Yeniden doğduk img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Bizim Diyar Sevinç Çokum un ikinci romanı Yazar bu romanıyla yakın tarihimizden önemli bir kesiti günümüze etirmektedir Osmanlı imparatorluğunun çöküş yıllarını Balkan Savaşı ve Rumeli göçlerini ele alan yazar bu kopuşu derinden yaşamış olan yakınlarının hikâyesini o çevreden seçtiği canlı karakterlerle romanlaştırmıştır Bizim Diyar ın bir özelliği de kaybedilen Rumeli ye ait kültür mirasının İstanbul a uzanmış çizgilerini yansıtmaktadır