Boğaziçi Yalıları — Abdülhak Şinasi Hisar

Boğaziçi Yalıları
Abdülhak Şinasi HisarEverest Yayınları
Boğaziçi Yalıları
Abdülhak Şinasi HisarAbdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar ın edebiyat ve sanatı fanilik ilham deha gibi kavramlarla birlikte yorumladığı okumanın ve yazmanın felsefesi üzerine düşündüğü sanatçının buhranını da unutmayarak muharrirler bilhassa genç edipler için nasihatlerini ortaya koyduğu yazılarını içeriyor Bu ciltte yer alan metinler Hisar ın 1921 ile 1955 yılları arasında Ağaç Varlık Yarın Aile İleri Türk Yurdu Yeni İstanbul İstanbul Dergâh ve Milliyet te yayımlanan yazıları arasından seçilip bir araya getirildi Yazmak bilmeyen bir adam ancak bir şey söylemek isterse onu yazar ve yazısından da maksadı az çok anlaşılır Bir şey söylememek için yazabilmek ve yazarken de maksadını gizleyebilmek denilebilir ki yazmayı bilenlerin kârıdır

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar ın edebiyat ve sanatı fanilik ilham deha gibi kavramlarla birlikte yorumladığı okumanın ve yazmanın felsefesi üzerine düşündüğü sanatçının buhranını da unutmayarak muharrirler bilhassa genç edipler için nasihatlerini ortaya koyduğu yazılarını içeriyor Bu ciltte yer alan metinler Hisar ın 1921 ile 1955 yılları arasında Ağaç Varlık Yarın Aile İleri Türk Yurdu Yeni İstanbul İstanbul Dergâh ve Milliyet te yayımlanan yazıları arasından seçilip bir araya getirildi Yazmak bilmeyen bir adam ancak bir şey söylemek isterse onu yazar ve yazısından da maksadı az çok anlaşılır Bir şey söylememek için yazabilmek ve yazarken de maksadını gizleyebilmek denilebilir ki yazmayı bilenlerin kârıdır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar ın edebiyat ve sanatı fanilik ilham deha gibi kavramlarla birlikte yorumladığı okumanın ve yazmanın felsefesi üzerine düşündüğü sanatçının buhranını da unutmayarak muharrirler bilhassa genç edipler için nasihatlerini ortaya koyduğu yazılarını içeriyor Bu ciltte yer alan metinler Hisar ın 1921 ile 1955 yılları arasında Ağaç Varlık Yarın Aile İleri Türk Yurdu Yeni İstanbul İstanbul Dergâh ve Milliyet te yayımlanan yazıları arasından seçilip bir araya getirildi Yazmak bilmeyen bir adam ancak bir şey söylemek isterse onu yazar ve yazısından da maksadı az çok anlaşılır Bir şey söylememek için yazabilmek ve yazarken de maksadını gizleyebilmek denilebilir ki yazmayı bilenlerin kârıdır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar ın edebiyat ve sanatı fanilik ilham deha gibi kavramlarla birlikte yorumladığı okumanın ve yazmanın felsefesi üzerine düşündüğü sanatçının buhranını da unutmayarak muharrirler bilhassa genç edipler için nasihatlerini ortaya koyduğu yazılarını içeriyor Bu ciltte yer alan metinler Hisar ın 1921 ile 1955 yılları arasında Ağaç Varlık Yarın Aile İleri Türk Yurdu Yeni İstanbul İstanbul Dergâh ve Milliyet te yayımlanan yazıları arasından seçilip bir araya getirildi Yazmak bilmeyen bir adam ancak bir şey söylemek isterse onu yazar ve yazısından da maksadı az çok anlaşılır Bir şey söylememek için yazabilmek ve yazarken de maksadını gizleyebilmek denilebilir ki yazmayı bilenlerin kârıdır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar ın edebiyat ve sanatı fanilik ilham deha gibi kavramlarla birlikte yorumladığı okumanın ve yazmanın felsefesi üzerine düşündüğü sanatçının buhranını da unutmayarak muharrirler bilhassa genç edipler için nasihatlerini ortaya koyduğu yazılarını içeriyor Bu ciltte yer alan metinler Hisar ın 1921 ile 1955 yılları arasında Ağaç Varlık Yarın Aile İleri Türk Yurdu Yeni İstanbul İstanbul Dergâh ve Milliyet te yayımlanan yazıları arasından seçilip bir araya getirildi Yazmak bilmeyen bir adam ancak bir şey söylemek isterse onu yazar ve yazısından da maksadı az çok anlaşılır Bir şey söylememek için yazabilmek ve yazarken de maksadını gizleyebilmek denilebilir ki yazmayı bilenlerin kârıdır

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar ın edebiyat ve sanatı fanilik ilham deha gibi kavramlarla birlikte yorumladığı okumanın ve yazmanın felsefesi üzerine düşündüğü sanatçının buhranını da unutmayarak muharrirler bilhassa genç edipler için nasihatlerini ortaya koyduğu yazılarını içeriyor Bu ciltte yer alan metinler Hisar ın 1921 ile 1955 yılları arasında Ağaç Varlık Yarın Aile İleri Türk Yurdu Yeni İstanbul İstanbul Dergâh ve Milliyet te yayımlanan yazıları arasından seçilip bir araya getirildi Yazmak bilmeyen bir adam ancak bir şey söylemek isterse onu yazar ve yazısından da maksadı az çok anlaşılır Bir şey söylememek için yazabilmek ve yazarken de maksadını gizleyebilmek denilebilir ki yazmayı bilenlerin kârıdır Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar ın edebiyat ve sanatı fanilik ilham deha gibi kavramlarla birlikte yorumladığı okumanın ve yazmanın felsefesi üzerine düşündüğü sanatçının buhranını da unutmayarak muharrirler bilhassa genç edipler için nasihatlerini ortaya koyduğu yazılarını içeriyor Bu ciltte yer alan metinler Hisar ın 1921 ile 1955 yılları arasında Ağaç Varlık Yarın Aile İleri Türk Yurdu Yeni İstanbul İstanbul Dergâh ve Milliyet te yayımlanan yazıları arasından seçilip bir araya getirildi Yazmak bilmeyen bir adam ancak bir şey söylemek isterse onu yazar ve yazısından da maksadı az çok anlaşılır Bir şey söylememek için yazabilmek ve yazarken de maksadını gizleyebilmek denilebilir ki yazmayı bilenlerin kârıdır

Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar ın edebiyat ve sanatı fanilik ilham deha gibi kavramlarla birlikte yorumladığı okumanın ve yazmanın felsefesi üzerine düşündüğü sanatçının buhranını da unutmayarak muharrirler bilhassa genç edipler için nasihatlerini ortaya koyduğu yazılarını içeriyor Bu ciltte yer alan metinler Hisar ın 1921 ile 1955 yılları arasında Ağaç Varlık Yarın Aile İleri Türk Yurdu Yeni İstanbul İstanbul Dergâh ve Milliyet te yayımlanan yazıları arasından seçilip bir araya getirildi Yazmak bilmeyen bir adam ancak bir şey söylemek isterse onu yazar ve yazısından da maksadı az çok anlaşılır Bir şey söylememek için yazabilmek ve yazarken de maksadını gizleyebilmek denilebilir ki yazmayı bilenlerin kârıdır Kredi Kartı Tek Çekim 126 00

Everest
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

EVEREST YAYINLARI
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır Yayınevi EVEREST YAYINLARI Yazar ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 109 SAYFA Yıl 2023

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar tarafından kaleme alınan Boğaziçi Yalıları Everest Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Boğaziçi Yalıları Abdülhak Şinasi Hisar Kitap Özeti Boğaziçi Yalıları Abdülhak Şinasi Hisar Everest Yayınları Abdülhak Şinasi Hisarın 1930larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rızanın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamidin saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbulun yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalılarında Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır Yayınevi Everest Yayınları Yazar Abdülhak Şinasi Hisar Sayfa 120 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı 03 02 2023 Barkod 9786051859453 Kategori Anı Mektup Günlük

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar tarafından kaleme alınan Edebiyat Yazıları 1 Everest Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar Kitap Özeti Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar ın edebiyat ve sanatı fanilik ilham deha gibi kavramlarla birlikte yorumladığı okumanın ve yazmanın felsefesi üzerine düşündüğü sanatçının buhranını da unutmayarak muharrirler bilhassa genç edipler için nasihatlerini ortaya koyduğu yazılarını içeriyor Bu ciltte yer alan metinler Hisar ın 1921 ile 1955 yılları arasında Ağaç Varlık Yarın Aile İleri Türk Yurdu Yeni İstanbul İstanbul Dergâh ve Milliyet te yayımlanan yazıları arasından seçilip bir araya getirildi Yazmak bilmeyen bir adam ancak bir şey söylemek isterse onu yazar ve yazısından da maksadı az çok anlaşılır Bir şey söylememek için yazabilmek ve yazarken de maksadını gizleyebilmek denilebilir ki yazmayı bilenlerin kârıdır Yayınevi Everest Yayınları Yazar Abdülhak Şinasi Hisar Sayfa 136 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Mayıs 2024 Barkod 9786253692124 Kategori Anlatı

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 2 daha evvel yayımlanan Edebiyat Yazıları 1 in tamamlayıcısı niteliğinde Romana Dair Şiire Dair Tenkide ve Tercümeye Dair ve İlgili Söyleşiler başlıklı dört bölümden oluşan bu kitap Abdülhak Şinasi Hisar ın 1921 1955 yılları arasında kaleme aldığı edebî türlerin niteliklerine odaklanan yazılarının yanı sıra kendisiyle 1943 1963 yılları arasında edebî türler üzerine yapılmış söyleşileri de bir araya getiriyor Edebî eserin meydana gelişi o kadar bir fikir hadisesinden ibaret değildir ki bu hatta sadece bir sanat meselesi bile sayılamaz O daima bunlara hükmeden bir vakıadır Münekkitler bu ibda hadisesini tetkik edebilirler fakat onu birtakım şartlara ve kayıtlara bağlayamazlar Edebî bir eserin doğuşuna evvelinden şartlar koşmak ancak onun ölü doğmasına sebep olabilir

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 2 daha evvel yayımlanan Edebiyat Yazıları 1 in tamamlayıcısı niteliğinde Romana Dair Şiire Dair Tenkide ve Tercümeye Dair ve İlgili Söyleşiler başlıklı dört bölümden oluşan bu kitap Abdülhak Şinasi Hisar ın 1921 1955 yılları arasında kaleme aldığı edebî türlerin niteliklerine odaklanan yazılarının yanı sıra kendisiyle 1943 1963 yılları arasında edebî türler üzerine yapılmış söyleşileri de bir araya getiriyor Edebî eserin meydana gelişi o kadar bir fikir hadisesinden ibaret değildir ki bu hatta sadece bir sanat meselesi bile sayılamaz O daima bunlara hükmeden bir vakıadır Münekkitler bu ibda hadisesini tetkik edebilirler fakat onu birtakım şartlara ve kayıtlara bağlayamazlar Edebî bir eserin doğuşuna evvelinden şartlar koşmak ancak onun ölü doğmasına sebep olabilir

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 2 daha evvel yayımlanan Edebiyat Yazıları 1 in tamamlayıcısı niteliğinde Romana Dair Şiire Dair Tenkide ve Tercümeye Dair ve İlgili Söyleşiler başlıklı dört bölümden oluşan bu kitap Abdülhak Şinasi Hisar ın 1921 1955 yılları arasında kaleme aldığı edebî türlerin niteliklerine odaklanan yazılarının yanı sıra kendisiyle 1943 1963 yılları arasında edebî türler üzerine yapılmış söyleşileri de bir araya getiriyor Edebî eserin meydana gelişi o kadar bir fikir hadisesinden ibaret değildir ki bu hatta sadece bir sanat meselesi bile sayılamaz O daima bunlara hükmeden bir vakıadır Münekkitler bu ibda hadisesini tetkik edebilirler fakat onu birtakım şartlara ve kayıtlara bağlayamazlar Edebî bir eserin doğuşuna evvelinden şartlar koşmak ancak onun ölü doğmasına sebep olabilir

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 2 daha evvel yayımlanan Edebiyat Yazıları 1 in tamamlayıcısı niteliğinde Romana Dair Şiire Dair Tenkide ve Tercümeye Dair ve İlgili Söyleşiler başlıklı dört bölümden oluşan bu kitap Abdülhak Şinasi Hisar ın 1921 1955 yılları arasında kaleme aldığı edebî türlerin niteliklerine odaklanan yazılarının yanı sıra kendisiyle 1943 1963 yılları arasında edebî türler üzerine yapılmış söyleşileri de bir araya getiriyor Edebî eserin meydana gelişi o kadar bir fikir hadisesinden ibaret değildir ki bu hatta sadece bir sanat meselesi bile sayılamaz O daima bunlara hükmeden bir vakıadır Münekkitler bu ibda hadisesini tetkik edebilirler fakat onu birtakım şartlara ve kayıtlara bağlayamazlar Edebî bir eserin doğuşuna evvelinden şartlar koşmak ancak onun ölü doğmasına sebep olabilir

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 2 daha evvel yayımlanan Edebiyat Yazıları 1 in tamamlayıcısı niteliğinde Romana Dair Şiire Dair Tenkide ve Tercümeye Dair ve İlgili Söyleşiler başlıklı dört bölümden oluşan bu kitap Abdülhak Şinasi Hisar ın 1921 1955 yılları arasında kaleme aldığı edebî türlerin niteliklerine odaklanan yazılarının yanı sıra kendisiyle 1943 1963 yılları arasında edebî türler üzerine yapılmış söyleşileri de bir araya getiriyor Edebî eserin meydana gelişi o kadar bir fikir hadisesinden ibaret değildir ki bu hatta sadece bir sanat meselesi bile sayılamaz O daima bunlara hükmeden bir vakıadır Münekkitler bu ibda hadisesini tetkik edebilirler fakat onu birtakım şartlara ve kayıtlara bağlayamazlar Edebî bir eserin doğuşuna evvelinden şartlar koşmak ancak onun ölü doğmasına sebep olabilir Tanıtım Bülteninden

Everest
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar ın edebiyat ve sanatı fanilik ilham deha gibi kavramlarla birlikte yorumladığı okumanın ve yazmanın felsefesi üzerine düşündüğü sanatçının buhranını da unutmayarak muharrirler bilhassa genç edipler için nasihatlerini ortaya koyduğu yazılarını içeriyor Bu ciltte yer alan metinler Hisar ın 1921 ile 1955 yılları arasında Ağaç Varlık Yarın Aile İleri Türk Yurdu Yeni İstanbul İstanbul Dergâh ve Milliyet te yayımlanan yazıları arasından seçilip bir araya getirildi Yazmak bilmeyen bir adam ancak bir şey söylemek isterse onu yazar ve yazısından da maksadı az çok anlaşılır Bir şey söylememek için yazabilmek ve yazarken de maksadını gizleyebilmek denilebilir ki yazmayı bilenlerin kârıdır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar ın edebiyat ve sanatı fanilik ilham deha gibi kavramlarla birlikte yorumladığı okumanın ve yazmanın felsefesi üzerine düşündüğü sanatçının buhranını da unutmayarak muharrirler bilhassa genç edipler için nasihatlerini ortaya koyduğu yazılarını içeriyor Bu ciltte yer alan metinler Hisar ın 1921 ile 1955 yılları arasında Ağaç Varlık Yarın Aile İleri Türk Yurdu Yeni İstanbul İstanbul Dergâh ve Milliyet te yayımlanan yazıları arasından seçilip bir araya getirildi Yazmak bilmeyen bir adam ancak bir şey söylemek isterse onu yazar ve yazısından da maksadı az çok anlaşılır Bir şey söylememek için yazabilmek ve yazarken de maksadını gizleyebilmek denilebilir ki yazmayı bilenlerin kârıdır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır Tanıtım Bülteninden

Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 2 daha evvel yayımlanan Edebiyat Yazıları 1 in tamamlayıcısı niteliğinde Romana Dair Şiire Dair Tenkide ve Tercümeye Dair ve İlgili Söyleşiler başlıklı dört bölümden oluşan bu kitap Abdülhak Şinasi Hisar ın 1921 1955 yılları arasında kaleme aldığı edebî türlerin niteliklerine odaklanan yazılarının yanı sıra kendisiyle 1943 1963 yılları arasında edebî türler üzerine yapılmış söyleşileri de bir araya getiriyor Edebî eserin meydana gelişi o kadar bir fikir hadisesinden ibaret değildir ki bu hatta sadece bir sanat meselesi bile sayılamaz O daima bunlara hükmeden bir vakıadır Münekkitler bu ibda hadisesini tetkik edebilirler fakat onu birtakım şartlara ve kayıtlara bağlayamazlar Edebî bir eserin doğuşuna evvelinden şartlar koşmak ancak onun ölü doğmasına sebep olabilir Yazar Abdülhak Şinasi Hisar Sayfa Sayısı 186 Çeviri Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Temmuz 2024 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 158 40

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 1 Abdülhak Şinasi Hisar ın edebiyat ve sanatı fanilik ilham deha gibi kavramlarla birlikte yorumladığı okumanın ve yazmanın felsefesi üzerine düşündüğü sanatçının buhranını da unutmayarak muharrirler bilhassa genç edipler için nasihatlerini ortaya koyduğu yazılarını içeriyor Bu ciltte yer alan metinler Hisar ın 1921 ile 1955 yılları arasında Ağaç Varlık Yarın Aile İleri Türk Yurdu Yeni İstanbul İstanbul Dergâh ve Milliyet te yayımlanan yazıları arasından seçilip bir araya getirildi Yazmak bilmeyen bir adam ancak bir şey söylemek isterse onu yazar ve yazısından da maksadı az çok anlaşılır Bir şey söylememek için yazabilmek ve yazarken de maksadını gizleyebilmek denilebilir ki yazmayı bilenlerin kârıdır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 2 daha evvel yayımlanan Edebiyat Yazıları 1 in tamamlayıcısı niteliğinde Romana Dair Şiire Dair Tenkide ve Tercümeye Dair ve İlgili Söyleşiler başlıklı dört bölümden oluşan bu kitap Abdülhak Şinasi Hisar ın 1921 1955 yılları arasında kaleme aldığı edebî türlerin niteliklerine odaklanan yazılarının yanı sıra kendisiyle 1943 1963 yılları arasında edebî türler üzerine yapılmış söyleşileri de bir araya getiriyor Edebî eserin meydana gelişi o kadar bir fikir hadisesinden ibaret değildir ki bu hatta sadece bir sanat meselesi bile sayılamaz O daima bunlara hükmeden bir vakıadır Münekkitler bu ibda hadisesini tetkik edebilirler fakat onu birtakım şartlara ve kayıtlara bağlayamazlar Edebî bir eserin doğuşuna evvelinden şartlar koşmak ancak onun ölü doğmasına sebep olabilir

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar tarafından kaleme alınan Edebiyat Yazıları 2 Everest Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Edebiyat Yazıları 2 Abdülhak Şinasi Hisar Kitap Özeti Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 2 daha evvel yayımlanan Edebiyat Yazıları 1 in tamamlayıcısı niteliğinde Romana Dair Şiire Dair Tenkide ve Tercümeye Dair ve İlgili Söyleşiler başlıklı dört bölümden oluşan bu kitap Abdülhak Şinasi Hisar ın 1921 1955 yılları arasında kaleme aldığı edebî türlerin niteliklerine odaklanan yazılarının yanı sıra kendisiyle 1943 1963 yılları arasında edebî türler üzerine yapılmış söyleşileri de bir araya getiriyor Edebî eserin meydana gelişi o kadar bir fikir hadisesinden ibaret değildir ki bu hatta sadece bir sanat meselesi bile sayılamaz O daima bunlara hükmeden bir vakıadır Münekkitler bu ibda hadisesini tetkik edebilirler fakat onu birtakım şartlara ve kayıtlara bağlayamazlar Edebî bir eserin doğuşuna evvelinden şartlar koşmak ancak onun ölü doğmasına sebep olabilir Yayınevi Everest Yayınları Yazar Abdülhak Şinasi Hisar Sayfa 186 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Temmuz 2024 Barkod 9786253692391 Kategori Anlatı

Everest
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 2 daha evvel yayımlanan Edebiyat Yazıları 1 in tamamlayıcısı niteliğinde Romana Dair Şiire Dair Tenkide ve Tercümeye Dair ve İlgili Söyleşiler başlıklı dört bölümden oluşan bu kitap Abdülhak Şinasi Hisar ın 1921 1955 yılları arasında kaleme aldığı edebî türlerin niteliklerine odaklanan yazılarının yanı sıra kendisiyle 1943 1963 yılları arasında edebî türler üzerine yapılmış söyleşileri de bir araya getiriyor Edebî eserin meydana gelişi o kadar bir fikir hadisesinden ibaret değildir ki bu hatta sadece bir sanat meselesi bile sayılamaz O daima bunlara hükmeden bir vakıadır Münekkitler bu ibda hadisesini tetkik edebilirler fakat onu birtakım şartlara ve kayıtlara bağlayamazlar Edebî bir eserin doğuşuna evvelinden şartlar koşmak ancak onun ölü doğmasına sebep olabilir

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 2 daha evvel yayımlanan Edebiyat Yazıları 1 in tamamlayıcısı niteliğinde Romana Dair Şiire Dair Tenkide ve Tercümeye Dair ve İlgili Söyleşiler başlıklı dört bölümden oluşan bu kitap Abdülhak Şinasi Hisar ın 1921 1955 yılları arasında kaleme aldığı edebî türlerin niteliklerine odaklanan yazılarının yanı sıra kendisiyle 1943 1963 yılları arasında edebî türler üzerine yapılmış söyleşileri de bir araya getiriyor Edebî eserin meydana gelişi o kadar bir fikir hadisesinden ibaret değildir ki bu hatta sadece bir sanat meselesi bile sayılamaz O daima bunlara hükmeden bir vakıadır Münekkitler bu ibda hadisesini tetkik edebilirler fakat onu birtakım şartlara ve kayıtlara bağlayamazlar Edebî bir eserin doğuşuna evvelinden şartlar koşmak ancak onun ölü doğmasına sebep olabilir

Everest
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Boğaziçi nin perili bir diyar olduğuna inanan Abdülhak Şinasi Hisar 2 Haziran 1931 de yayımlanan Edebiyat ve Turizm başlıklı yazısının açılışını şu cümlelerle yapmış Tabiatı ve manzarası itibarıyla dünyanın en güzel ve tarihî eserleri itibarıyla en zengin şehirlerinden birinde yaşıyoruz İstanbul kelimesi insanların başında bir hülya gibi dönüyor İstanbul kelimesi bugün başımızda bir hülya gibi dönüyor hâlâ Şüphesiz her cümlesinde bu şehrin seslerini duyurmayı renklerini tüm canlılığıyla göstermeyi başaran edebiyatımızın en büyük İstanbul yazarlarından biri Hisar Bir Boğaziçi yalısı müzesi hayaliyle yaşayıp giden gerçek bir İstanbul âşığı Dönemin İstanbul görsellerinin eşlik ettiği İstanbul ve Boğaziçi Yazıları ndaki metinler onun çocukluğundan seyretmeye doyamadığı şehrin kendi ruhunda uyandırdığı hislerden şehir mirası üzerine hem bir vatandaş hem de bir aydın olarak ürettiği fikirlerinden izler taşıyor Kitabın birinci bölümü Hisar ın İstanbul ve Boğaziçi yazılarının bir derlemesinden ikinci bölümü zamanında dergilerde yayımlanan ve daha sonra kitaplarına birtakım değişikliklerle alınan yazılarından tespit ettiğimiz farklılıkların dökümüyle birlikte üçüncü bölümüyse dört Geçmiş Zaman Hikâyesi nden oluşuyor

Everest Yayınları
Boğaziçi nin perili bir diyar olduğuna inanan Abdülhak Şinasi Hisar 2 Haziran 1931 de yayımlanan Edebiyat ve Turizm başlıklı yazısının açılışını şu cümlelerle yapmış Tabiatı ve manzarası itibarıyla dünyanın en güzel ve tarihî eserleri itibarıyla en zengin şehirlerinden birinde yaşıyoruz İstanbul kelimesi insanların başında bir hülya gibi dönüyor İstanbul kelimesi bugün başımızda bir hülya gibi dönüyor hâlâ Şüphesiz her cümlesinde bu şehrin seslerini duyurmayı renklerinitüm canlılığıyla göstermeyi başaran edebiyatımızın en büyük İstanbulyazarlarından biri Hisar Bir Boğaziçi yalısı müzesi hayaliyle yaşayıp giden gerçek bir İstanbul âşığı Dönemin İstanbul görsellerinin eşlik ettiği İstanbul ve Boğaziçi Yazıları ndaki metinler onun çocukluğundan seyretmeye doyamadığı şehrin kendi ruhunda uyandırdığı hislerden şehir mirası üzerine hem bir vatandaş hem de bir aydın olarak ürettiği fikirlerinden izler taşıyor Kitabın birinci bölümü Hisar ın İstanbul ve Boğaziçi yazılarının birderlemesinden ikinci bölümü zamanında dergilerde yayımlanan vedaha sonra kitaplarına birtakım değişikliklerle alınan yazılarından tespit ettiğimiz farklılıkların dökümüyle birlikte üçüncü bölümüysedört Geçmiş Zaman Hikâyesi nden oluşuyor

Everest Yayınları
Boğaziçi nin perili bir diyar olduğuna inanan Abdülhak Şinasi Hisar 2 Haziran 1931 de yayımlanan Edebiyat ve Turizm başlıklı yazısının açılışını şu cümlelerle yapmış Tabiatı ve manzarası itibarıyla dünyanın en güzel ve tarihî eserleri itibarıyla en zengin şehirlerinden birinde yaşıyoruz İstanbul kelimesi insanların başında bir hülya gibi dönüyor İstanbul kelimesi bugün başımızda bir hülya gibi dönüyor hâlâ Şüphesiz her cümlesinde bu şehrin seslerini duyurmayı renklerini tüm canlılığıyla göstermeyi başaran edebiyatımızın en büyük İstanbul yazarlarından biri Hisar Bir Boğaziçi yalısı müzesi hayaliyle yaşayıp giden gerçek bir İstanbul âşığı Dönemin İstanbul görsellerinin eşlik ettiği İstanbul ve Boğaziçi Yazıları ndaki metinler onun çocukluğundan seyretmeye doyamadığı şehrin kendi ruhunda uyandırdığı hislerden şehir mirası üzerine hem bir vatandaş hem de bir aydın olarak ürettiği fikirlerinden izler taşıyor Kitabın birinci bölümü Hisar ın İstanbul ve Boğaziçi yazılarının bir derlemesinden ikinci bölümü zamanında dergilerde yayımlanan ve daha sonra kitaplarına birtakım değişikliklerle alınan yazılarından tespit ettiğimiz farklılıkların dökümüyle birlikte üçüncü bölümüyse dört Geçmiş Zaman Hikâyesi nden oluşuyor

Everest Yayınları
Boğaziçi nin perili bir diyar olduğuna inanan Abdülhak Şinasi Hisar 2 Haziran 1931 de yayımlanan Edebiyat ve Turizm başlıklı yazısının açılışını şu cümlelerle yapmış Tabiatı ve manzarası itibarıyla dünyanın en güzel ve tarihî eserleri itibarıyla en zengin şehirlerinden birinde yaşıyoruz İstanbul kelimesi insanların başında bir hülya gibi dönüyor İstanbul kelimesi bugün başımızda bir hülya gibi dönüyor hâlâ Şüphesiz her cümlesinde bu şehrin seslerini duyurmayı renklerini tüm canlılığıyla göstermeyi başaran edebiyatımızın en büyük İstanbul yazarlarından biri Hisar Bir Boğaziçi yalısı müzesi hayaliyle yaşayıp giden gerçek bir İstanbul âşığı Dönemin İstanbul görsellerinin eşlik ettiği İstanbul ve Boğaziçi Yazıları ndaki metinler onun çocukluğundan seyretmeye doyamadığı şehrin kendi ruhunda uyandırdığı hislerden şehir mirası üzerine hem bir vatandaş hem de bir aydın olarak ürettiği fikirlerinden izler taşıyor Kitabın birinci bölümü Hisar ın İstanbul ve Boğaziçi yazılarının bir derlemesinden ikinci bölümü zamanında dergilerde yayımlanan ve daha sonra kitaplarına birtakım değişikliklerle alınan yazılarından tespit ettiğimiz farklılıkların dökümüyle birlikte üçüncü bölümüyse dört Geçmiş Zaman Hikâyesi nden oluşuyor

Everest Yayınları
Boğaziçi nin perili bir diyar olduğuna inanan Abdülhak Şinasi Hisar 2 Haziran 1931 de yayımlanan Edebiyat ve Turizm başlıklı yazısının açılışını şu cümlelerle yapmış Tabiatı ve manzarası itibarıyla dünyanın en güzel ve tarihî eserleri itibarıyla en zengin şehirlerinden birinde yaşıyoruz İstanbul kelimesi insanların başında bir hülya gibi dönüyor İstanbul kelimesi bugün başımızda bir hülya gibi dönüyor hâlâ Şüphesiz her cümlesinde bu şehrin seslerini duyurmayı renklerini tüm canlılığıyla göstermeyi başaran edebiyatımızın en büyük İstanbul yazarlarından biri Hisar Bir Boğaziçi yalısı müzesi hayaliyle yaşayıp giden gerçek bir İstanbul âşığı Dönemin İstanbul görsellerinin eşlik ettiği İstanbul ve Boğaziçi Yazıları ndaki metinler onun çocukluğundan seyretmeye doyamadığı şehrin kendi ruhunda uyandırdığı hislerden şehir mirası üzerine hem bir vatandaş hem de bir aydın olarak ürettiği fikirlerinden izler taşıyor Kitabın birinci bölümü Hisar ın İstanbul ve Boğaziçi yazılarının bir derlemesinden ikinci bölümü zamanında dergilerde yayımlanan ve daha sonra kitaplarına birtakım değişikliklerle alınan yazılarından tespit ettiğimiz farklılıkların dökümüyle birlikte üçüncü bölümüyse dört Geçmiş Zaman Hikâyesi nden oluşuyor Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
Boğaziçi nin perili bir diyar olduğuna inanan Abdülhak Şinasi Hisar 2 Haziran 1931 de yayımlanan Edebiyat ve Turizm başlıklı yazısının açılışını şu cümlelerle yapmış Tabiatı ve manzarası itibarıyla dünyanın en güzel ve tarihî eserleri itibarıyla en zengin şehirlerinden birinde yaşıyoruz İstanbul kelimesi insanların başında bir hülya gibi dönüyor İstanbul kelimesi bugün başımızda bir hülya gibi dönüyor hâlâ Şüphesiz her cümlesinde bu şehrin seslerini duyurmayı renklerini tüm canlılığıyla göstermeyi başaran edebiyatımızın en büyük İstanbul yazarlarından biri Hisar Bir Boğaziçi yalısı müzesi hayaliyle yaşayıp giden gerçek bir İstanbul âşığı Dönemin İstanbul görsellerinin eşlik ettiği İstanbul ve Boğaziçi Yazıları ndaki metinler onun çocukluğundan seyretmeye doyamadığı şehrin kendi ruhunda uyandırdığı hislerden şehir mirası üzerine hem bir vatandaş hem de bir aydın olarak ürettiği fikirlerinden izler taşıyor Kitabın birinci bölümü Hisar ın İstanbul ve Boğaziçi yazılarının bir derlemesinden ikinci bölümü zamanında dergilerde yayımlanan ve daha sonra kitaplarına birtakım değişikliklerle alınan yazılarından tespit ettiğimiz farklılıkların dökümüyle birlikte üçüncü bölümüyse dört Geçmiş Zaman Hikâyesi nden oluşuyor

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar tarafından kaleme alınan İstanbul ve Boğaziçi Yazıları Everest Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İstanbul ve Boğaziçi Yazıları Abdülhak Şinasi Hisar Kitap Özeti Boğaziçi nin perili bir diyar olduğuna inanan Abdülhak Şinasi Hisar 2 Haziran 1931 de yayımlanan Edebiyat ve Turizm başlıklı yazısının açılışını şu cümlelerle yapmış Tabiatı ve manzarası itibarıyla dünyanın en güzel ve tarihî eserleri itibarıyla en zengin şehirlerinden birinde yaşıyoruz İstanbul kelimesi insanların başında bir hülya gibi dönüyor İstanbul kelimesi bugün başımızda bir hülya gibi dönüyor hâlâ Şüphesiz her cümlesinde bu şehrin seslerini duyurmayı renklerini tüm canlılığıyla göstermeyi başaran edebiyatımızın en büyük İstanbul yazarlarından biri Hisar Bir Boğaziçi yalısı müzesi hayaliyle yaşayıp giden gerçek bir İstanbul âşığı Dönemin İstanbul görsellerinin eşlik ettiği İstanbul ve Boğaziçi Yazıları ndaki metinler onun çocukluğundan seyretmeye doyamadığı şehrin kendi ruhunda uyandırdığı hislerden şehir mirası üzerine hem bir vatandaş hem de bir aydın olarak ürettiği fikirlerinden izler taşıyor Kitabın birinci bölümü Hisar ın İstanbul ve Boğaziçi yazılarının bir derlemesinden ikinci bölümü zamanında dergilerde yayımlanan ve daha sonra kitaplarına birtakım değişikliklerle alınan yazılarından tespit ettiğimiz farklılıkların dökümüyle birlikte üçüncü bölümüyse dört Geçmiş Zaman Hikâyesi nden oluşuyor Yayınevi Everest Yayınları Yazar Abdülhak Şinasi Hisar Sayfa 232 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Kasım 2024 Barkod 9786253692902 Kategori Anlatı Deneme

Everest
Boğaziçi nin perili bir diyar olduğuna inanan Abdülhak Şinasi Hisar 2 Haziran 1931 de yayımlanan Edebiyat ve Turizm başlıklı yazısının açılışını şu cümlelerle yapmış Tabiatı ve manzarası itibarıyla dünyanın en güzel ve tarihî eserleri itibarıyla en zengin şehirlerinden birinde yaşıyoruz İstanbul kelimesi insanların başında bir hülya gibi dönüyor İstanbul kelimesi bugün başımızda bir hülya gibi dönüyor hâlâ Şüphesiz her cümlesinde bu şehrin seslerini duyurmayı renklerini tüm canlılığıyla göstermeyi başaran edebiyatımızın en büyük İstanbul yazarlarından biri Hisar Bir Boğaziçi yalısı müzesi hayaliyle yaşayıp giden gerçek bir İstanbul âşığı Dönemin İstanbul görsellerinin eşlik ettiği İstanbul ve Boğaziçi Yazıları ndaki metinler onun çocukluğundan seyretmeye doyamadığı şehrin kendi ruhunda uyandırdığı hislerden şehir mirası üzerine hem bir vatandaş hem de bir aydın olarak ürettiği fikirlerinden izler taşıyor Kitabın birinci bölümü Hisar ın İstanbul ve Boğaziçi yazılarının bir derlemesinden ikinci bölümü zamanında dergilerde yayımlanan ve daha sonra kitaplarına birtakım değişikliklerle alınan yazılarından tespit ettiğimiz farklılıkların dökümüyle birlikte üçüncü bölümüyse dört Geçmiş Zaman Hikâyesi nden oluşuyor

Everest Yayınları
Boğaziçi nin perili bir diyar olduğuna inanan Abdülhak Şinasi Hisar 2 Haziran 1931 de yayımlanan Edebiyat ve Turizm başlıklı yazısının açılışını şu cümlelerle yapmış Tabiatı ve manzarası itibarıyla dünyanın en güzel ve tarihî eserleri itibarıyla en zengin şehirlerinden birinde yaşıyoruz İstanbul kelimesi insanların başında bir hülya gibi dönüyor İstanbul kelimesi bugün başımızda bir hülya gibi dönüyor hâlâ Şüphesiz her cümlesinde bu şehrin seslerini duyurmayı renklerinitüm canlılığıyla göstermeyi başaran edebiyatımızın en büyük İstanbulyazarlarından biri Hisar Bir Boğaziçi yalısı müzesi hayaliyle yaşayıp giden gerçek bir İstanbul âşığı Dönemin İstanbul görsellerinin eşlik ettiği İstanbul ve Boğaziçi Yazıları ndaki metinler onun çocukluğundan seyretmeye doyamadığı şehrin kendi ruhunda uyandırdığı hislerden şehir mirası üzerine hem bir vatandaş hem de bir aydın olarak ürettiği fikirlerinden izler taşıyor Kitabın birinci bölümü Hisar ın İstanbul ve Boğaziçi yazılarının birderlemesinden ikinci bölümü zamanında dergilerde yayımlanan vedaha sonra kitaplarına birtakım değişikliklerle alınan yazılarından tespit ettiğimiz farklılıkların dökümüyle birlikte üçüncü bölümüysedört Geçmiş Zaman Hikâyesi nden oluşuyor

Everest Yayınları
Boğaziçi nin perili bir diyar olduğuna inanan Abdülhak Şinasi Hisar 2 Haziran 1931 de yayımlanan Edebiyat ve Turizm başlıklı yazısının açılışını şu cümlelerle yapmış Tabiatı ve manzarası itibarıyla dünyanın en güzel ve tarihî eserleri itibarıyla en zengin şehirlerinden birinde yaşıyoruz İstanbul kelimesi insanların başında bir hülya gibi dönüyor İstanbul kelimesi bugün başımızda bir hülya gibi dönüyor hâlâ Şüphesiz her cümlesinde bu şehrin seslerini duyurmayı renklerinitüm canlılığıyla göstermeyi başaran edebiyatımızın en büyük İstanbulyazarlarından biri Hisar Bir Boğaziçi yalısı müzesi hayaliyle yaşayıp giden gerçek bir İstanbul âşığı Dönemin İstanbul görsellerinin eşlik ettiği İstanbul ve Boğaziçi Yazıları ndaki metinler onun çocukluğundan seyretmeye doyamadığı şehrin kendi ruhunda uyandırdığı hislerden şehir mirası üzerine hem bir vatandaş hem de bir aydın olarak ürettiği fikirlerinden izler taşıyor Kitabın birinci bölümü Hisar ın İstanbul ve Boğaziçi yazılarının bir derlemesinden ikinci bölümü zamanında dergilerde yayımlanan ve daha sonra kitaplarına birtakım değişikliklerle alınan yazılarından tespit ettiğimiz farklılıkların dökümüyle birlikte üçüncü bölümüyse dört Geçmiş Zaman Hikâyesi nden oluşuyor Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Abdülhak Şinasi Hisar ın 1930 larda yayımlamaya başladığı anıları temel olarak çocukluk yıllarını içine alır Hoca Ali Rıza nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan Sultan II Abdülhamid in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder Yazar bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir cenneti taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir Hem kendi çocukluğu hem İstanbul un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla hatıra roman şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar Boğaziçi Yalıları nda Abdülhak Şinasi Hisar eski İstanbul yalılarının sular etrafında birer ruh kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır

Everest Yayınları
Sanatkâr lisanın denizine kendi kanını katmak ihtiyacını duyan ve kalbinin ateşini teskin için bu umman içine dalan bir mahluktur diyor Abdülhak Şinasi Hisar Hisar ın Everest teki külliyatı bu kavrayışla ve ayrıca sanatçıyı bir mütefekkir bir yol gösterici olarak gören bir tavırla kaleme aldığı kurmaca dışı yazılarının yayımlanmasıyla büyüyor Edebiyat Yazıları 2 daha evvel yayımlanan Edebiyat Yazıları 1 in tamamlayıcısı niteliğinde Romana Dair Şiire Dair Tenkide ve Tercümeye Dair ve İlgili Söyleşiler başlıklı dört bölümden oluşan bu kitap Abdülhak Şinasi Hisar ın 1921 1955 yılları arasında kaleme aldığı edebî türlerin niteliklerine odaklanan yazılarının yanı sıra kendisiyle 1943 1963 yılları arasında edebî türler üzerine yapılmış söyleşileri de bir araya getiriyor Edebî eserin meydana gelişi o kadar bir fikir hadisesinden ibaret değildir ki bu hatta sadece bir sanat meselesi bile sayılamaz O daima bunlara hükmeden bir vakıadır Münekkitler bu ibda hadisesini tetkik edebilirler fakat onu birtakım şartlara ve kayıtlara bağlayamazlar Edebî bir eserin doğuşuna evvelinden şartlar koşmak ancak onun ölü doğmasına sebep olabilir