Boncuk Kadar Olamadım — Muharrem Öztürk

Boncuk Kadar Olamadım
Muharrem ÖztürkKarahan Kitabevi
Boncuk Kadar Olamadım
Muharrem ÖztürkHafta başı ilk ders saatiydi İlkokul dördüncü sınıf öğrencisi Seher öğlenciydi ve o gün hiç olmadığı kadar sevinç liydi İçi içine sığmaz haldeydi Bu durumu ister istemez Makbule Öğretmen ile sınıf arkadaşlarının dikkatini çekti Makbule Öğretmen meraklı ve sevecen haliyle Seher e yaklaştı Seher kızım bu sabah niçin bu kadar sevinçlisin Dört yıllık öğrencimsin seni hiç böyle görmedim Hep sakin uysaldın Sanırım sınıf arkadaşların da aynı düşüncedeler dedi Ögrenciler hep bir ağızdan yüksek sesle Evet öğretmenim dediğiniz gibi Seher arkadaşımızı bizler de hiç bu kadar sevinçli görmedik Bugün bir başka Seher olmuş Niçin böyle bizler de merak ediyoruz dediler Seher e baktılar meraklı gözlerle Seher iki kesik öksürüğün ardından yeşil küçük gözlerinden sevincini daha bir saça saça ağzı kulaklarında Dediğiniz gibi bugün hiç olmadığı kadar sevinçliyim mutluyum öğretmenim Bizimle paylaş o zaman dedi öğretmen Bundan bir ay kadar önce anneme baba tarafından büyük bir miras düştü Gecen cuma günü babam elini çabuk tutup bu miras ile yüz altmış dairesi olan bir siteden dört odası kocaman salonu büyük mutfağı balkonunda en az on beş kişinin oturabileceği bir daire aldı Cumartesi de ailece elimizi çabuk tutup site içindeki iki yüz metrekarelik evimi ze taşındık Ayrıca taşındığımız sitenin salıncakları var kay kayı tahtaravallileri çevresinde çeşit çeşit ağaçları renk renk gülleri aklımızı başımızdan alacak kadar çiçekleri var Sitemiz cennetten bir yer gibi desem abartmış olmam Sitemizde sınıfımızın bu öğrencileri kadar da yaşıtım var Pazar günü yani dün kocaman kamelyamızın altında oturduk Tanışıp hoş sohbetler ettik Hepsi bana çok candan davrandılar Bir an kendimi oldubitti bu sitede yaşamış biri sandım öğretmenim Bana hiç yabancılık çektirmediler Eski evimiz ise sokakları dar çıkmaz çöpten pislikten geçilmez bir yer di Evimizin iki daracık odası orta büyüklükte bir salonu vardı Yedi nüfus böylesi bir evde yaşardık Evimiz güneş görmezdi Dört mevsim rutubet kokardı Eski evimizin çev resinde yeşil yok denecek kadar azdı Esintisi de çok az olurdu

Karahan Kitabevi
Muharrem Öztürk tarafından kaleme alınan Boncuk Kadar Olamadım Karahan Kitabevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Boncuk Kadar Olamadım Muharrem Öztürk Kitap Özeti Hafta başı ilk ders saatiydi İlkokul dördüncü sınıf öğrencisi Seher öğlenciydi ve o gün hiç olmadığı kadar sevinç liydi İçi içine sığmaz haldeydi Bu durumu ister istemez Makbule Öğretmen ile sınıf arkadaşlarının dikkatini çekti Makbule Öğretmen meraklı ve sevecen haliyle Seher e yaklaştı Seher kızım bu sabah niçin bu kadar sevinçlisin Dört yıllık öğrencimsin seni hiç böyle görmedim Hep sakin uysaldın Sanırım sınıf arkadaşların da aynı düşüncedeler dedi Ögrenciler hep bir ağızdan yüksek sesle Evet öğretmenim dediğiniz gibi Seher arkadaşımızı bizler de hiç bu kadar sevinçli görmedik Bugün bir başka Seher olmuş Niçin böyle bizler de merak ediyoruz dediler Seher e baktılar meraklı gözlerle Seher iki kesik öksürüğün ardından yeşil küçük gözlerinden sevincini daha bir saça saça ağzı kulaklarında Dediğiniz gibi bugün hiç olmadığı kadar sevinçliyim mutluyum öğretmenim Bizimle paylaş o zaman dedi öğretmen Bundan bir ay kadar önce anneme baba tarafından büyük bir miras düştü Gecen cuma günü babam elini çabuk tutup bu miras ile yüz altmış dairesi olan bir siteden dört odası kocaman salonu büyük mutfağı balkonunda en az on beş kişinin oturabileceği bir daire aldı Cumartesi de ailece elimizi çabuk tutup site içindeki iki yüz metrekarelik evimi ze taşındık Ayrıca taşındığımız sitenin salıncakları var kay kayı tahtaravallileri çevresinde çeşit çeşit ağaçları renk renk gülleri aklımızı başımızdan alacak kadar çiçekleri var Sitemiz cennetten bir yer gibi desem abartmış olmam Sitemizde sınıfımızın bu öğrencileri kadar da yaşıtım var Pazar günü yani dün kocaman kamelyamızın altında oturduk Tanışıp hoş sohbetler ettik Hepsi bana çok candan davrandılar Bir an kendimi oldubitti bu sitede yaşamış biri sandım öğretmenim Bana hiç yabancılık çektirmediler Eski evimiz ise sokakları dar çıkmaz çöpten pislikten geçilmez bir yer di Evimizin iki daracık odası orta büyüklükte bir salonu vardı Yedi nüfus böylesi bir evde yaşardık Evimiz güneş görmezdi Dört mevsim rutubet kokardı Eski evimizin çev resinde yeşil yok denecek kadar azdı Esintisi de çok az olurdu Yayınevi Karahan Kitabevi Yazar Muharrem Öztürk Sayfa 92 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2015 Barkod 9786054989676 Kategori Öykü Türk Edebiyatı

Karahan Kitabevi
Hafta başı ilk ders saatiydi İlkokul dördüncü sınıf öğrencisi Seher öğlenciydi ve o gün hiç olmadığı kadar sevinç liydi İçi içine sığmaz haldeydi Bu durumu ister istemez Makbule Öğretmen ile sınıf arkadaşlarının dikkatini çekti Makbule Öğretmen meraklı ve sevecen haliyle Seher e yaklaştı Seher kızım bu sabah niçin bu kadar sevinçlisin Dört yıllık öğrencimsin seni hiç böyle görmedim Hep sakin uysaldın Sanırım sınıf arkadaşların da aynı düşüncedeler dedi Ögrenciler hep bir ağızdan yüksek sesle Evet öğretmenim dediğiniz gibi Seher arkadaşımızı bizler de hiç bu kadar sevinçli görmedik Bugün bir başka Seher olmuş Niçin böyle bizler de merak ediyoruz dediler Seher e baktılar meraklı gözlerle Seher iki kesik öksürüğün ardından yeşil küçük gözlerinden sevincini daha bir saça saça ağzı kulaklarında Dediğiniz gibi bugün hiç olmadığı kadar sevinçliyim mutluyum öğretmenim Bizimle paylaş o zaman dedi öğretmen Bundan bir ay kadar önce anneme baba tarafından büyük bir miras düştü Gecen cuma günü babam elini çabuk tutup bu miras ile yüz altmış dairesi olan bir siteden dört odası kocaman salonu büyük mutfağı balkonunda en az on beş kişinin oturabileceği bir daire aldı Cumartesi de ailece elimizi çabuk tutup site içindeki iki yüz metrekarelik evimi ze taşındık Ayrıca taşındığımız sitenin salıncakları var kay kayı tahtaravallileri çevresinde çeşit çeşit ağaçları renk renk gülleri aklımızı başımızdan alacak kadar çiçekleri var Sitemiz cennetten bir yer gibi desem abartmış olmam Sitemizde sınıfımızın bu öğrencileri kadar da yaşıtım var Pazar günü yani dün kocaman kamelyamızın altında oturduk Tanışıp hoş sohbetler ettik Hepsi bana çok candan davrandılar Bir an kendimi oldubitti bu sitede yaşamış biri sandım öğretmenim Bana hiç yabancılık çektirmediler Eski evimiz ise sokakları dar çıkmaz çöpten pislikten geçilmez bir yer di Evimizin iki daracık odası orta büyüklükte bir salonu vardı Yedi nüfus böylesi bir evde yaşardık Evimiz güneş görmezdi Dört mevsim rutubet kokardı Eski evimizin çev resinde yeşil yok denecek kadar azdı Esintisi de çok az olurdu

Karahan Kitabevi
Hafta başı ilk ders saatiydi İlkokul dördüncü sınıf öğrencisi Seher öğlenciydi ve o gün hiç olmadığı kadar sevinç liydi İçi içine sığmaz haldeydi Bu durumu ister istemez Makbule Öğretmen ile sınıf arkadaşlarının dikkatini çekti Makbule Öğretmen meraklı ve sevecen haliyle Seher e yaklaştı Seher kızım bu sabah niçin bu kadar sevinçlisin Dört yıllık öğrencimsin seni hiç böyle görmedim Hep sakin uysaldın Sanırım sınıf arkadaşların da aynı düşüncedeler dedi Ögrenciler hep bir ağızdan yüksek sesle Evet öğretmenim dediğiniz gibi Seher arkadaşımızı bizler de hiç bu kadar sevinçli görmedik Bugün bir başka Seher olmuş Niçin böyle bizler de merak ediyoruz dediler Seher e baktılar meraklı gözlerle Seher iki kesik öksürüğün ardından yeşil küçük gözlerinden sevincini daha bir saça saça ağzı kulaklarında Dediğiniz gibi bugün hiç olmadığı kadar sevinçliyim mutluyum öğretmenim Bizimle paylaş o zaman dedi öğretmen Bundan bir ay kadar önce anneme baba tarafından büyük bir miras düştü Gecen cuma günü babam elini çabuk tutup bu miras ile yüz altmış dairesi olan bir siteden dört odası kocaman salonu büyük mutfağı balkonunda en az on beş kişinin oturabileceği bir daire aldı Cumartesi de ailece elimizi çabuk tutup site içindeki iki yüz metrekarelik evimi ze taşındık Ayrıca taşındığımız sitenin salıncakları var kay kayı tahtaravallileri çevresinde çeşit çeşit ağaçları renk renk gülleri aklımızı başımızdan alacak kadar çiçekleri var Sitemiz cennetten bir yer gibi desem abartmış olmam Sitemizde sınıfımızın bu öğrencileri kadar da yaşıtım var Pazar günü yani dün kocaman kamelyamızın altında oturduk Tanışıp hoş sohbetler ettik Hepsi bana çok candan davrandılar Bir an kendimi oldubitti bu sitede yaşamış biri sandım öğretmenim Bana hiç yabancılık çektirmediler Eski evimiz ise sokakları dar çıkmaz çöpten pislikten geçilmez bir yer di Evimizin iki daracık odası orta büyüklükte bir salonu vardı Yedi nüfus böylesi bir evde yaşardık Evimiz güneş görmezdi Dört mevsim rutubet kokardı Eski evimizin çev resinde yeşil yok denecek kadar azdı Esintisi de çok az olurdu

Karahan Kitabevi
Hafta başı ilk ders saatiydi İlkokul dördüncü sınıf öğrencisi Seher öğlenciydi ve o gün hiç olmadığı kadar sevinç liydi İçi içine sığmaz haldeydi Bu durumu ister istemez Makbule Öğretmen ile sınıf arkadaşlarının dikkatini çekti Makbule Öğretmen meraklı ve sevecen haliyle Seher e yaklaştı Seher kızım bu sabah niçin bu kadar sevinçlisin Dört yıllık öğrencimsin seni hiç böyle görmedim Hep sakin uysaldın Sanırım sınıf arkadaşların da aynı düşüncedeler dedi Ögrenciler hep bir ağızdan yüksek sesle Evet öğretmenim dediğiniz gibi Seher arkadaşımızı bizler de hiç bu kadar sevinçli görmedik Bugün bir başka Seher olmuş Niçin böyle bizler de merak ediyoruz dediler Seher e baktılar meraklı gözlerle Seher iki kesik öksürüğün ardından yeşil küçük gözlerinden sevincini daha bir saça saça ağzı kulaklarında Dediğiniz gibi bugün hiç olmadığı kadar sevinçliyim mutluyum öğretmenim Bizimle paylaş o zaman dedi öğretmen Bundan bir ay kadar önce anneme baba tarafından büyük bir miras düştü Gecen cuma günü babam elini çabuk tutup bu miras ile yüz altmış dairesi olan bir siteden dört odası kocaman salonu büyük mutfağı balkonunda en az on beş kişinin oturabileceği bir daire aldı Cumartesi de ailece elimizi çabuk tutup site içindeki iki yüz metrekarelik evimi ze taşındık Ayrıca taşındığımız sitenin salıncakları var kay kayı tahtaravallileri çevresinde çeşit çeşit ağaçları renk renk gülleri aklımızı başımızdan alacak kadar çiçekleri var Sitemiz cennetten bir yer gibi desem abartmış olmam Sitemizde sınıfımızın bu öğrencileri kadar da yaşıtım var Pazar günü yani dün kocaman kamelyamızın altında oturduk Tanışıp hoş sohbetler ettik Hepsi bana çok candan davrandılar Bir an kendimi oldubitti bu sitede yaşamış biri sandım öğretmenim Bana hiç yabancılık çektirmediler Eski evimiz ise sokakları dar çıkmaz çöpten pislikten geçilmez bir yer di Evimizin iki daracık odası orta büyüklükte bir salonu vardı Yedi nüfus böylesi bir evde yaşardık Evim

Karahan
Hafta başı ilk ders saatiydi İlkokul dördüncü sınıf öğrencisi Seher öğlenciydi ve o gün hiç olmadığı kadar sevinç liydi İçi içine sığmaz haldeydi Bu durumu ister istemez Makbule Öğretmen ile sınıf arkadaşlarının dikkatini çekti Makbule Öğretmen meraklı ve sevecen haliyle Seher e yaklaştı Seher kızım bu sabah niçin bu kadar sevinçlisin Dört yıllık öğrencimsin seni hiç böyle görmedim Hep sakin uysaldın Sanırım sınıf arkadaşların da aynı düşüncedeler dedi Ögrenciler hep bir ağızdan yüksek sesle Evet öğretmenim dediğiniz gibi Seher arkadaşımızı bizler de hiç bu kadar sevinçli görmedik Bugün bir başka Seher olmuş Niçin böyle bizler de merak ediyoruz dediler Seher e baktılar meraklı gözlerle Seher iki kesik öksürüğün ardından yeşil küçük gözlerinden sevincini daha bir saça saça ağzı kulaklarında Dediğiniz gibi bugün hiç olmadığı kadar sevinçliyim mutluyum öğretmenim Bizimle paylaş o zaman dedi öğretmen Bundan bir ay kadar önce anneme baba tarafından büyük bir miras düştü Gecen cuma günü babam elini çabuk tutup bu miras ile yüz altmış dairesi olan bir siteden dört odası kocaman salonu büyük mutfağı balkonunda en az on beş kişinin oturabileceği bir daire aldı Cumartesi de ailece elimizi çabuk tutup site içindeki iki yüz metrekarelik evimi ze taşındık Ayrıca taşındığımız sitenin salıncakları var kay kayı tahtaravallileri çevresinde çeşit çeşit ağaçları renk renk gülleri aklımızı başımızdan alacak kadar çiçekleri var Sitemiz cennetten bir yer gibi desem abartmış olmam Sitemizde sınıfımızın bu öğrencileri kadar da yaşıtım var Pazar günü yani dün kocaman kamelyamızın altında oturduk Tanışıp hoş sohbetler ettik Hepsi bana çok candan davrandılar Bir an kendimi oldubitti bu sitede yaşamış biri sandım öğretmenim Bana hiç yabancılık çektirmediler Eski evimiz ise sokakları dar çıkmaz çöpten pislikten geçilmez bir yer di Evimizin iki daracık odası orta büyüklükte bir salonu vardı Yedi nüfus böylesi bir evde yaşardık Evimiz güneş görmezdi Dört mevsim rutubet kokardı Eski evimizin çev resinde yeşil yok denecek kadar azdı Esintisi de çok az olurdu