Boşluğun Çağrısı — Gökhan Gençay

Boşluğun Çağrısı
Gökhan Gençayİthaki Yayınları
Boşluğun Çağrısı
Gökhan GençaySessizlikle büyüyen bir şeyler kök salıyordu ruhunda Adını koyamadığı anlamlandıramadığı ama bir şekilde ortaya çıkmasına izin vermek zorunda olduğunu içten içe bildiği bir şeyler Mete her sabah yıkımı hayal ederek uyanıyor Elli metrekarelik derme çatma dairesinde İstanbul u lanetliyor Geceleri şehrin gri duvarlarını resimlerle süslüyor gündüzleri ise sistemin labirentlerinde motor sürüyor Her an infilak etmeye hazır dizginsiz bir öfkeyle dolu Derken bir gün boşluğun çağrısına kulak veriyor ve hiçliği kurtuluş olarak gören bir tarikatın içinde alıyor soluğu Bu tarikatın amacı ne devrim ne de bir kurtuluş sadece hayatın reddi Belki şehrin altında büyüyen bir çürüme belki uzun süredir bilinen ama kimsenin adını koymak istemediği bir gerçek İçeri girenler kimliklerini dışarıda bırakıyor çünkü burada isim bir etiket geçmiş bir zincir gelecekse bir yanılsamadan ibaret Geriye tek bir şey kalıyor Boşluk Ve o boşluk tuhaf bir biçimde her şeyden daha gerçek hissettiriyor İstanbul un sağır sokaklarında betonun ve asfaltın arasında sıkışıp kalmış hayatların hikâyesi bu Bir şehrin değil bir ruhun haritası Provokatif acımasız ve şairane Gökhan Gençay kelimelerin sustuğu gölgelerin aslına rücu ettiği öfkenin yıkıma yıkımın inanca ve inancın da hiçliğe döküldüğü bir uçuruma sürüklüyor bizi Boşluğun Çağrısı alışılagelmiş bir anlatı değil bir vazgeçişin bir çözülmenin ve en nihayetinde hiçliğe kucak açışın transgresif bir manifestosu Okumadan önce unut Unuttuktan sonra oku

İthaki Yayınları
Sessizlikle büyüyen bir şeyler kök salıyordu ruhunda Adını koyamadığı anlamlandıramadığı ama bir şekilde ortaya çıkmasına izin vermek zorunda olduğunu içten içe bildiği bir şeyler Mete her sabah yıkımı hayal ederek uyanıyor Elli metrekarelik derme çatma dairesinde İstanbul u lanetliyor Geceleri şehrin gri duvarlarını resimlerle süslüyor gündüzleri ise sistemin labirentlerinde motor sürüyor Her an infilak etmeye hazır dizginsiz bir öfkeyle dolu Derken bir gün boşluğun çağrısına kulak veriyor ve hiçliği kurtuluş olarak gören bir tarikatın içinde alıyor soluğu Bu tarikatın amacı ne devrim ne de bir kurtuluş sadece hayatın reddi Belki şehrin altında büyüyen bir çürüme belki uzun süredir bilinen ama kimsenin adını koymak istemediği bir gerçek İçeri girenler kimliklerini dışarıda bırakıyor çünkü burada isim bir etiket geçmiş bir zincir gelecekse bir yanılsamadan ibaret Geriye tek bir şey kalıyor Boşluk Ve o boşluk tuhaf bir biçimde her şeyden daha gerçek hissettiriyor İstanbul un sağır sokaklarında betonun ve asfaltın arasında sıkışıp kalmış hayatların hikâyesi bu Bir şehrin değil bir ruhun haritası Provokatif acımasız ve şairane Gökhan Gençay kelimelerin sustuğu gölgelerin aslına rücu ettiği öfkenin yıkıma yıkımın inanca ve inancın da hiçliğe döküldüğü bir uçuruma sürüklüyor bizi Boşluğun Çağrısı alışılagelmiş bir anlatı değil bir vazgeçişin bir çözülmenin ve en nihayetinde hiçliğe kucak açışın transgresif bir manifestosu Okumadan önce unut Unuttuktan sonra oku

İthaki Yayınları
Sessizlikle büyüyen bir şeyler kök salıyordu ruhunda Adını koyamadığı anlamlandıramadığı ama bir şekilde ortaya çıkmasına izin vermek zorunda olduğunu içten içe bildiği bir şeyler Mete her sabah yıkımı hayal ederek uyanıyor Elli metrekarelik derme çatma dairesinde İstanbul u lanetliyor Geceleri şehrin gri duvarlarını resimlerle süslüyor gündüzleri ise sistemin labirentlerinde motor sürüyor Her an infilak etmeye hazır dizginsiz bir öfkeyle dolu Derken bir gün boşluğun çağrısına kulak veriyor ve hiçliği kurtuluş olarak gören bir tarikatın içinde alıyor soluğu Bu tarikatın amacı ne devrim ne de bir kurtuluş sadece hayatın reddi Belki şehrin altında büyüyen bir çürüme belki uzun süredir bilinen ama kimsenin adını koymak istemediği bir gerçek İçeri girenler kimliklerini dışarıda bırakıyor çünkü burada isim bir etiket geçmiş bir zincir gelecekse bir yanılsamadan ibaret Geriye tek bir şey kalıyor Boşluk Ve o boşluk tuhaf bir biçimde her şeyden daha gerçek hissettiriyor İstanbul un sağır sokaklarında betonun ve asfaltın arasında sıkışıp kalmış hayatların hikâyesi bu Bir şehrin değil bir ruhun haritası Provokatif acımasız ve şairane Gökhan Gençay kelimelerin sustuğu gölgelerin aslına rücu ettiği öfkenin yıkıma yıkımın inanca ve inancın da hiçliğe döküldüğü bir uçuruma sürüklüyor bizi Boşluğun Çağrısı alışılagelmiş bir anlatı değil bir vazgeçişin bir çözülmenin ve en nihayetinde hiçliğe kucak açışın transgresif bir manifestosu Okumadan önce unut Unuttuktan sonra oku Tanıtım Bülteninden

İthaki Yayınları
Sessizlikle büyüyen bir şeyler kök salıyordu ruhunda Adını koyamadığı anlamlandıramadığı ama bir şekilde ortaya çıkmasına izin vermek zorunda olduğunu içten içe bildiği bir şeyler Mete her sabah yıkımı hayal ederek uyanıyor Elli metrekarelik derme çatma dairesinde İstanbul u lanetliyor Geceleri şehrin gri duvarlarını resimlerle süslüyor gündüzleri ise sistemin labirentlerinde motor sürüyor Her an infilak etmeye hazır dizginsiz bir öfkeyle dolu Derken bir gün boşluğun çağrısına kulak veriyor ve hiçliği kurtuluş olarak gören bir tarikatın içinde alıyor soluğu Bu tarikatın amacı ne devrim ne de bir kurtuluş sadece hayatın reddi Belki şehrin altında büyüyen bir çürüme belki uzun süredir bilinen ama kimsenin adını koymak istemediği bir gerçek İçeri girenler kimliklerini dışarıda bırakıyor çünkü burada isim bir etiket geçmiş bir zincir gelecekse bir yanılsamadan ibaret Geriye tek bir şey kalıyor Boşluk Ve o boşluk tuhaf bir biçimde her şeyden daha gerçek hissettiriyor İstanbul un sağır sokaklarında betonun ve asfaltın arasında sıkışıp kalmış hayatların hikâyesi bu Bir şehrin değil bir ruhun haritası Provokatif acımasız ve şairane Gökhan Gençay kelimelerin sustuğu gölgelerin aslına rücu ettiği öfkenin yıkıma yıkımın inanca ve inancın da hiçliğe döküldüğü bir uçuruma sürüklüyor bizi Boşluğun Çağrısı alışılagelmiş bir anlatı değil bir vazgeçişin bir çözülmenin ve en nihayetinde hiçliğe kucak açışın transgresif bir manifestosu Okumadan önce unut Unuttuktan sonra oku

İTHAKİ YAYINLARI
Sessizlikle büyüyen bir şeyler kök salıyordu ruhunda Adını koyamadığı anlamlandıramadığı ama bir şekilde ortaya çıkmasına izin vermek zorunda olduğunu içten içe bildiği bir şeyler

İthaki
Sessizlikle büyüyen bir şeyler kök salıyordu ruhunda Adını koyamadığı anlamlandıramadığı ama bir şekilde ortaya çıkmasına izin vermek zorunda olduğunu içten içe bildiği bir şeyler Mete her sabah yıkımı hayal ederek uyanıyor Elli metrekarelik derme çatma dairesinde İstanbul u lanetliyor Geceleri şehrin gri duvarlarını resimlerle süslüyor gündüzleri ise sistemin labirentlerinde motor sürüyor Her an infilak etmeye hazır dizginsiz bir öfkeyle dolu Derken bir gün boşluğun çağrısına kulak veriyor ve hiçliği kurtuluş olarak gören bir tarikatın içinde alıyor soluğu Bu tarikatın amacı ne devrim ne de bir kurtuluş sadece hayatın reddi Belki şehrin altında büyüyen bir çürüme belki uzun süredir bilinen ama kimsenin adını koymak istemediği bir gerçek İçeri girenler kimliklerini dışarıda bırakıyor çünkü burada isim bir etiket geçmiş bir zincir gelecekse bir yanılsamadan ibaret Geriye tek bir şey kalıyor Boşluk Ve o boşluk tuhaf bir biçimde her şeyden daha gerçek hissettiriyor İstanbul un sağır sokaklarında betonun ve asfaltın arasında sıkışıp kalmış hayatların hikâyesi bu Bir şehrin değil bir ruhun haritası Provokatif acımasız ve şairane Gökhan Gençay kelimelerin sustuğu gölgelerin aslına rücu ettiği öfkenin yıkıma yıkımın inanca ve inancın da hiçliğe döküldüğü bir uçuruma sürüklüyor bizi Boşluğun Çağrısı alışılagelmiş bir anlatı değil bir vazgeçişin bir çözülmenin ve en nihayetinde hiçliğe kucak açışın transgresif bir manifestosu Okumadan önce unut Unuttuktan sonra oku

İthaki Yayınları
Sessizlikle büyüyen bir şeyler kök salıyordu ruhunda Adını koyamadığı anlamlandıramadığı ama bir şekilde ortaya çıkmasına izin vermek zorunda olduğunu içten içe bildiği bir şeyler Mete her sabah yıkımı hayal ederek uyanıyor Elli metrekarelik derme çatma dairesinde İstanbulu lanetliyor Geceleri şehrin gri duvarlarını resimlerle süslüyor gündüzleri ise sistemin labirentlerinde motor sürüyor Her an infilak etmeye hazır dizginsiz bir öfkeyle dolu Derken bir gün boşluğun çağrısına kulak veriyor ve hiçliği kurtuluş olarak gören bir tarikatın içinde alıyor soluğu Bu tarikatın amacı ne devrim ne de bir kurtuluş sadece hayatın reddi Belki şehrin altında büyüyen bir çürüme belki uzun süredir bilinen ama kimsenin adını koymak istemediği bir gerçek İçeri girenler kimliklerini dışarıda bırakıyor çünkü burada isim bir etiket geçmiş bir zincir gelecekse bir yanılsamadan ibaret Geriye tek bir şey kalıyor Boşluk Ve o boşluk tuhaf bir biçimde her şeyden daha gerçek hissettiriyor İstanbulun sağır sokaklarında betonun ve asfaltın arasında sıkışıp kalmış hayatların hikâyesi bu Bir şehrin değil bir ruhun haritası Provokatif acımasız ve şairane Gökhan Gençay kelimelerin sustuğu gölgelerin aslına rücu ettiği öfkenin yıkıma yıkımın inanca ve inancın da hiçliğe döküldüğü bir uçuruma sürüklüyor bizi Boşluğun Çağrısı alışılagelmiş bir anlatı değil bir vazgeçişin bir çözülmenin ve en nihayetinde hiçliğe kucak açışın transgresif bir manifestosu Okumadan önce unut Unuttuktan sonra oku

İthaki Yayınları
Sessizlikle büyüyen bir şeyler kök salıyordu ruhunda Adını koyamadığı anlamlandıramadığı ama bir şekilde ortaya çıkmasına izin vermek zorunda olduğunu içten içe bildiği bir şeyler Mete her sabah yıkımı hayal ederek uyanıyor Elli metrekarelik derme çatma dairesinde İstanbul u lanetliyor Geceleri şehrin gri duvarlarını resimlerle süslüyor gündüzleri ise sistemin labirentlerinde motor sürüyor Her an infilak etmeye hazır dizginsiz bir öfkeyle dolu Derken bir gün boşluğun çağrısına kulak veriyor ve hiçliği kurtuluş olarak gören bir tarikatın içinde alıyor soluğu Bu tarikatın amacı ne devrim ne de bir kurtuluş sadece hayatın reddi Belki şehrin altında büyüyen bir çürüme belki uzun süredir bilinen ama kimsenin adını koymak istemediği bir gerçek İçeri girenler kimliklerini dışarıda bırakıyor çünkü burada isim bir etiket geçmiş bir zincir gelecekse bir yanılsamadan ibaret Geriye tek bir şey kalıyor Boşluk Ve o boşluk tuhaf bir biçimde her şeyden daha gerçek hissettiriyor İstanbul un sağır sokaklarında betonun ve asfaltın arasında sıkışıp kalmış hayatların hikâyesi bu Bir şehrin değil bir ruhun haritası Provokatif acımasız ve şairane Gökhan Gençay kelimelerin sustuğu gölgelerin aslına rücu ettiği öfkenin yıkıma yıkımın inanca ve inancın da hiçliğe döküldüğü bir uçuruma sürüklüyor bizi Boşluğun Çağrısı alışılagelmiş bir anlatı değil bir vazgeçişin bir çözülmenin ve en nihayetinde hiçliğe kucak açışın transgresif bir manifestosu Okumadan önce unut Unuttuktan sonra oku