MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Boşluktaki Rasyonalite — Ömer Faruk Karaköse

Boşluktaki Rasyonalite
337,50
GenelDinDüşünce

Boşluktaki Rasyonalite

Ömer Faruk Karaköse

Eskiyeni Yayınları

2025382 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Boşluktaki Rasyonalite

Ömer Faruk Karaköse

Rasyonalitenin ne olduğuna dair tartışmalarda araçsal rasyonalitenin belirleyici konumu bilgisayar sonrası dönemde gelişen hesaplamalı yaklaşımlarla birlikte yeni bir işlev kazanmıştır Bu yaklaşımlar zihni simgesel işlem birimi olarak kavrarken düşünmeyi algoritmik çözülebilirlik ilkesiyle tanımlar Böylece rasyonalite sadece teknik olarak işlerlik gösteren sabit bir yapıya indirgenmekle kalmaz aynı zamanda zihnin doğasına dair indirgemeci bir model olarak sunulur Düşünme bağlamdan ve bilinçten soyutlanarak işlemsel mantık içinde temsil edilir ve bu temsil rasyonalitenin sınırlarını yapay biçimde daraltır Gaston Bachelard ve John R Searle bu sınırlandırmayı farklı felsefi düzlemlerde görünür kılar Bachelard bilimsel düşüncenin tarihsel kopuşlarla ilerlediğini savunur Searle ise zihinsel içeriklerin sözdizimsel yapılarla temsil edilemeyeceğini yönelimsellik ve toplumsal etkileşimle kurulduğunu gösterir Bu iki düşünce çizgisi rasyonalitenin sabit bir yapı değil kesintilerle şekillenen bağlama göre değişen ve ancak akış içinde belirlenen bir süreç olduğunu ortaya koyar Bu anlayış boşluktaki rasyonalite olarak kavramsallaştırılmakta olan eleştirel bir yaklaşımda somutlaşır Boşluktaki rasyonalite rasyonaliteyi hesaplamaya indirgenebilir bir yeti olarak görmek yerine zihinsel toplumsal ve tarihsel etkenlerin iç içe geçtiği karmaşık bir oluş süreci olarak düşünmeye çağırır Rasyonalitenin zihinsel bağlamdan koparılarak işlemsel ve prosedürel modellere indirgenmesi onu temsil edilebilir bir yeti olarak sabitlemeye çalışır Oysa boşluktaki rasyonalite rasyonalitenin daima kendisini kavrama ve temsil etme biçimlerimizin ötesine taşan bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekerek indirgemeci her tür yaklaşıma karşı düşünmenin açıklık belirsizlik ve yenilik içeren doğasını felsefi düzeyde yeniden görünür kılar Tanıtım Bülteninden

Benli Kitap
337,50

Eski Yeni Yayınları

2025-12-261. baskı382 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Rasyonalitenin ne olduğuna dair tartışmalarda araçsal rasyonalitenin belirleyici konumu bilgisayar sonrası dönemde gelişen hesaplamalı yaklaşımlarla birlikte yeni bir işlev kazanmıştır Bu yaklaşımlar zihni simgesel işlem birimi olarak kavrarken düşünmeyi algoritmik çözülebilirlik ilkesiyle tanımlar Böylece rasyonalite sadece teknik olarak işlerlik gösteren sabit bir yapıya indirgenmekle kalmaz aynı zamanda zihnin doğasına dair indirgemeci bir model olarak sunulur Düşünme bağlamdan ve bilinçten soyutlanarak işlemsel mantık içinde temsil edilir ve bu temsil rasyonalitenin sınırlarını yapay biçimde daraltır Gaston Bachelard ve John R Searle bu sınırlandırmayı farklı felsefi düzlemlerde görünür kılar Bachelard bilimsel düşüncenin tarihsel kopuşlarla ilerlediğini savunur Searle ise zihinsel içeriklerin sözdizimsel yapılarla temsil edilemeyeceğini yönelimsellik ve toplumsal etkileşimle kurulduğunu gösterir Bu iki düşünce çizgisi rasyonalitenin sabit bir yapı değil kesintilerle şekillenen bağlama göre değişen ve ancak akış içinde belirlenen bir süreç olduğunu ortaya koyar Bu anlayış boşluktaki rasyonalite olarak kavramsallaştırılmakta olan eleştirel bir yaklaşımda somutlaşır Boşluktaki rasyonalite rasyonaliteyi hesaplamaya indirgenebilir bir yeti olarak görmek yerine zihinsel toplumsal ve tarihsel etkenlerin iç içe geçtiği karmaşık bir oluş süreci olarak düşünmeye çağırır Rasyonalitenin zihinsel bağlamdan koparılarak işlemsel ve prosedürel modellere indirgenmesi onu temsil edilebilir bir yeti olarak sabitlemeye çalışır Oysa boşluktaki rasyonalite rasyonalitenin daima kendisini kavrama ve temsil etme biçimlerimizin ötesine taşan bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekerek indirgemeci her tür yaklaşıma karşı düşünmenin açıklık belirsizlik ve yenilik içeren doğasını felsefi düzeyde yeniden görünür kılar

Kitap Sepeti
337,50

Eski Yeni Yayınları

2025382 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Rasyonalitenin ne olduğuna dair tartışmalarda araçsal rasyonalitenin belirleyici konumu bilgisayar sonrası dönemde gelişen hesaplamalı yaklaşımlarla birlikte yeni bir işlev kazanmıştır Bu yaklaşımlar zihni simgesel işlem birimi olarak kavrarken düşünmeyi algoritmik çözülebilirlik ilkesiyle tanımlar Böylece rasyonalite sadece teknik olarak işlerlik gösteren sabit bir yapıya indirgenmekle kalmaz aynı zamanda zihnin doğasına dair indirgemeci bir model olarak sunulur Düşünme bağlamdan ve bilinçten soyutlanarak işlemsel mantık içinde temsil edilir ve bu temsil rasyonalitenin sınırlarını yapay biçimde daraltır Gaston Bachelard ve John R Searle bu sınırlandırmayı farklı felsefi düzlemlerde görünür kılar Bachelard bilimsel düşüncenin tarihsel kopuşlarla ilerlediğini savunur Searle ise zihinsel içeriklerin sözdizimsel yapılarla temsil edilemeyeceğini yönelimsellik ve toplumsal etkileşimle kurulduğunu gösterir Bu iki düşünce çizgisi rasyonalitenin sabit bir yapı değil kesintilerle şekillenen bağlama göre değişen ve ancak akış içinde belirlenen bir süreç olduğunu ortaya koyar Bu anlayış boşluktaki rasyonalite olarak kavramsallaştırılmakta olan eleştirel bir yaklaşımda somutlaşır Boşluktaki rasyonalite rasyonaliteyi hesaplamaya indirgenebilir bir yeti olarak görmek yerine zihinsel toplumsal ve tarihsel etkenlerin iç içe geçtiği karmaşık bir oluş süreci olarak düşünmeye çağırır Rasyonalitenin zihinsel bağlamdan koparılarak işlemsel ve prosedürel modellere indirgenmesi onu temsil edilebilir bir yeti olarak sabitlemeye çalışır Oysa boşluktaki rasyonalite rasyonalitenin daima kendisini kavrama ve temsil etme biçimlerimizin ötesine taşan bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekerek indirgemeci her tür yaklaşıma karşı düşünmenin açıklık belirsizlik ve yenilik içeren doğasını felsefi düzeyde yeniden görünür kılar

Şehadet Kitap
337,50

Eski Yeni Yayınları

2025382 sf.
Şehadet Kitap

Rasyonalitenin ne olduğuna dair tartışmalarda araçsal rasyonalitenin belirleyici konumu bilgisayar sonrası dönemde gelişen hesaplamalı yaklaşımlarla birlikte yeni bir işlev kazanmıştır Bu yaklaşımlar zihni simgesel işlem birimi olarak kavrarken düşünmeyi algoritmik çözülebilirlik ilkesiyle tanımlar Böylece rasyonalite sadece teknik olarak işlerlik gösteren sabit bir yapıya indirgenmekle kalmaz aynı zamanda zihnin doğasına dair indirgemeci bir model olarak sunulur Düşünme bağlamdan ve bilinçten soyutlanarak işlemsel mantık içinde temsil edilir ve bu temsil rasyonalitenin sınırlarını yapay biçimde daraltır Gaston Bachelard ve John R Searle bu sınırlandırmayı farklı felsefi düzlemlerde görünür kılar Bachelard bilimsel düşüncenin tarihsel kopuşlarla ilerlediğini savunur Searle ise zihinsel içeriklerin sözdizimsel yapılarla temsil edilemeyeceğini yönelimsellik ve toplumsal etkileşimle kurulduğunu gösterir Bu iki düşünce çizgisi rasyonalitenin sabit bir yapı değil kesintilerle şekillenen bağlama göre değişen ve ancak akış içinde belirlenen bir süreç olduğunu ortaya koyar Bu anlayış boşluktaki rasyonalite olarak kavramsallaştırılmakta olan eleştirel bir yaklaşımda somutlaşır Boşluktaki rasyonalite rasyonaliteyi hesaplamaya indirgenebilir bir yeti olarak görmek yerine zihinsel toplumsal ve tarihsel etkenlerin iç içe geçtiği karmaşık bir oluş süreci olarak düşünmeye çağırır Rasyonalitenin zihinsel bağlamdan koparılarak işlemsel ve prosedürel modellere indirgenmesi onu temsil edilebilir bir yeti olarak sabitlemeye çalışır Oysa boşluktaki rasyonalite rasyonalitenin daima kendisini kavrama ve temsil etme biçimlerimizin ötesine taşan bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekerek indirgemeci her tür yaklaşıma karşı düşünmenin açıklık belirsizlik ve yenilik içeren doğasını felsefi düzeyde yeniden görünür kılar

Kitap Yurdu
351,00

ESKİYENİ YAYINLARI

26.12.2025382 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Rasyonalitenin ne olduğuna dair tartışmalarda araçsal rasyonalitenin belirleyici konumu bilgisayar sonrası dönemde gelişen hesaplamalı yaklaşımlarla birlikte yeni bir işlev kazanmıştır Bu yaklaşımlar zihni simgesel işlem birimi olarak kavrarken düşünmeyi algoritmik çözülebilirlik ilkesiyle tanımlar Böylece rasyonalite sadece teknik olarak işlerlik gösteren sabit bir yapıya indirgenmekle kalmaz aynı zamanda zihnin doğasına dair indirgemeci bir model olarak sunulur Düşünme bağlamdan ve bilinçten soyutlanarak işlemsel mantık içinde temsil edilir ve bu temsil rasyonalitenin sınırlarını yapay biçimde daraltır Gaston Bachelard ve John R Searle bu sınırlandırmayı farklı felsefi düzlemlerde görünür kılar Bachelard bilimsel düşüncenin tarihsel kopuşlarla ilerlediğini savunur Searle ise zihinsel içeriklerin sözdizimsel yapılarla temsil edilemeyeceğini yönelimsellik ve toplumsal etkileşimle kurulduğunu gösterir Bu iki düşünce çizgisi rasyonalitenin sabit bir yapı değil kesintilerle şekillenen bağlama göre değişen ve ancak akış içinde belirlenen bir süreç olduğunu ortaya koyar Bu anlayış boşluktaki rasyonalite olarak kavramsallaştırılmakta olan eleştirel bir yaklaşımda somutlaşır Boşluktaki rasyonalite rasyonaliteyi hesaplamaya indirgenebilir bir yeti olarak görmek yerine zihinsel toplumsal ve tarihsel etkenlerin iç içe geçtiği karmaşık bir oluş süreci olarak düşünmeye çağırır Rasyonalitenin zihinsel bağlamdan koparılarak işlemsel ve prosedürel modellere indirgenmesi onu temsil edilebilir bir yeti olarak sabitlemeye çalışır Oysa boşluktaki rasyonalite rasyonalitenin daima kendisini kavrama ve temsil etme biçimlerimizin ötesine taşan bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekerek indirgemeci her tür yaklaşıma karşı düşünmenin açıklık belirsizlik ve yenilik içeren doğasını felsefi düzeyde yeniden görünür kılar

Nobel Kitap
396,00

Eski Yeni Yayınları

2025382 sf.
13x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Rasyonalitenin ne olduğuna dair tartışmalarda araçsal rasyonalitenin belirleyici konumu bilgisayar sonrası dönemde gelişen hesaplamalı yaklaşımlarla birlikte yeni bir işlev kazanmıştır Bu yaklaşımlar zihni simgesel işlem birimi olarak kavrarken düşünmeyi algoritmik çözülebilirlik ilkesiyle tanımlar Böylece rasyonalite sadece teknik olarak işlerlik gösteren sabit bir yapıya indirgenmekle kalmaz aynı zamanda zihnin doğasına dair indirgemeci bir model olarak sunulur Düşünme bağlamdan ve bilinçten soyutlanarak işlemsel mantık içinde temsil edilir ve bu temsil rasyonalitenin sınırlarını yapay biçimde daraltır Gaston Bachelard ve John R Searle bu sınırlandırmayı farklı felsefi düzlemlerde görünür kılar Bachelard bilimsel düşüncenin tarihsel kopuşlarla ilerlediğini savunur Searle ise zihinsel içeriklerin sözdizimsel yapılarla temsil edilemeyeceğini yönelimsellik ve toplumsal etkileşimle kurulduğunu gösterir Bu iki düşünce çizgisi rasyonalitenin sabit bir yapı değil kesintilerle şekillenen bağlama göre değişen ve ancak akış içinde belirlenen bir süreç olduğunu ortaya koyar Bu anlayış boşluktaki rasyonalite olarak kavramsallaştırılmakta olan eleştirel bir yaklaşımda somutlaşır Boşluktaki rasyonalite rasyonaliteyi hesaplamaya indirgenebilir bir yeti olarak görmek yerine zihinsel toplumsal ve tarihsel etkenlerin iç içe geçtiği karmaşık bir oluş süreci olarak düşünmeye çağırır Rasyonalitenin zihinsel bağlamdan koparılarak işlemsel ve prosedürel modellere indirgenmesi onu temsil edilebilir bir yeti olarak sabitlemeye çalışır Oysa boşluktaki rasyonalite rasyonalitenin daima kendisini kavrama ve temsil etme biçimlerimizin ötesine taşan bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekerek indirgemeci her tür yaklaşıma karşı düşünmenin açıklık belirsizlik ve yenilik içeren doğasını felsefi düzeyde yeniden görünür kılar

Pandora

Eski Yeni Yayınları

2025382 sf.
Pandora

Rasyonalitenin ne olduğuna dair tartışmalarda araçsal rasyonalitenin belirleyici konumu bilgisayar sonrası dönemde gelişen hesaplamalı yaklaşımlarla birlikte yeni bir işlev kazanmıştır Bu yaklaşımlar zihni simgesel işlem birimi olarak kavrarken düşünmeyi algoritmik çözülebilirlik ilkesiyle tanımlar Böylece rasyonalite sadece teknik olarak işlerlik gösteren sabit bir yapıya indirgenmekle kalmaz aynı zamanda zihnin doğasına dair indirgemeci bir model olarak sunulur Düşünme bağlamdan ve bilinçten soyutlanarak işlemsel mantık içinde temsil edilir ve bu temsil rasyonalitenin sınırlarını yapay biçimde daraltır Gaston Bachelard ve John R Searle bu sınırlandırmayı farklı felsefi düzlemlerde görünür kılar Bachelard bilimsel düşüncenin tarihsel kopuşlarla ilerlediğini savunur Searle ise zihinsel içeriklerin sözdizimsel yapılarla temsil edilemeyeceğini yönelimsellik ve toplumsal etkileşimle kurulduğunu gösterir Bu iki düşünce çizgisi rasyonalitenin sabit bir yapı değil kesintilerle şekillenen bağlama göre değişen ve ancak akış içinde belirlenen bir süreç olduğunu ortaya koyar Bu anlayış boşluktaki rasyonalite olarak kavramsallaştırılmakta olan eleştirel bir yaklaşımda somutlaşır Boşluktaki rasyonalite rasyonaliteyi hesaplamaya indirgenebilir bir yeti olarak görmek yerine zihinsel toplumsal ve tarihsel etkenlerin iç içe geçtiği karmaşık bir oluş süreci olarak düşünmeye çağırır Rasyonalitenin zihinsel bağlamdan koparılarak işlemsel ve prosedürel modellere indirgenmesi onu temsil edilebilir bir yeti olarak sabitlemeye çalışır Oysa boşluktaki rasyonalite rasyonalitenin daima kendisini kavrama ve temsil etme biçimlerimizin ötesine taşan bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekerek indirgemeci her tür yaklaşıma karşı düşünmenin açıklık belirsizlik ve yenilik içeren doğasını felsefi düzeyde yeniden görünür kılar