Bozo — Cuma Karataş

Bozo
Cuma KarataşMorena Yayınevi
Bozo
Cuma KarataşÇolak kendinden geçmişti bayılmakla ölüm arasında gidip geliyordu Yaşanan bu kargaşanın içinde o savaş anında her şey birbirine karıştı bir isyanın kıvılcımı ilk kurşunu atma cesareti kapanan gözlerin son nefesi Yine de bir umut vardı zayıf ama kırılgan bir şekilde parlayan belirsiz bir ışık Bir gün bu yerin bu insanların ve bu toprakların sahibi olarak geri dönüşün simgesi olacaktı belki de Ya da bu an bir düş içinde kaybolup gidecekti Zaman sabırlıydı beklemeyi bilirdi Vakti geldiğinde bugün mutlaka ama mutlaka hatırlanacaktı Bu kargaşayı fırsat bilen Osman Sebri kendinden geçmekte olan Bozo yu sırtladı Nehrin kenarında beklettiği atına binerek kimseye hissettirmeden bir gölge gibi gözden kayboldu

Morena Yayınevi
Çolak kendinden geçmişti bayılmakla ölüm arasında gidip geliyordu Yaşanan bu kargaşanın içinde o savaş anında her şey birbirine karıştı bir isyanın kıvılcımı ilk kurşunu atma cesareti kapanan gözlerin son nefesi Yine de bir umut vardı zayıf ama kırılgan bir şekilde parlayan belirsiz bir ışık Bir gün bu yerin bu insanların ve bu toprakların sahibi olarak geri dönüşün simgesi olacaktı belki de Ya da bu an bir düş içinde kaybolup gidecekti Zaman sabırlıydı beklemeyi bilirdi Vakti geldiğinde bugün mutlaka ama mutlaka hatırlanacaktı Bu kargaşayı fırsat bilen Osman Sebri kendinden geçmekte olan Bozo yu sırtladı Nehrin kenarında beklettiği atına binerek kimseye hissettirmeden bir gölge gibi gözden kayboldu

Morena Yayınevi
Çolak kendinden geçmişti bayılmakla ölüm arasında gidip geliyordu Yaşanan bu kargaşanın içinde o savaş anında her şey birbirine karıştı bir isyanın kıvılcımı ilk kurşunu atma cesareti kapanan gözlerin son nefesi Yine de bir umut vardı zayıf ama kırılgan bir şekilde parlayan belirsiz bir ışık Bir gün bu yerin bu insanların ve bu toprakların sahibi olarak geri dönüşün simgesi olacaktı belki de Ya da bu an bir düş içinde kaybolup gidecekti Zaman sabırlıydı beklemeyi bilirdi Vakti geldiğinde bugün mutlaka ama mutlaka hatırlanacaktı Bu kargaşayı fırsat bilen Osman Sebri kendinden geçmekte olan Bozo yu sırtladı Nehrin kenarında beklettiği atına binerek kimseye hissettirmeden bir gölge gibi gözden kayboldu

Morena Yayınevi
Çolak kendinden geçmişti bayılmakla ölüm arasında gidip geliyordu Yaşanan bu kargaşanın içinde o savaş anında her şey birbirine karıştı bir isyanın kıvılcımı ilk kurşunu atma cesareti kapanan gözlerin son nefesi Yine de bir umut vardı zayıf ama kırılgan bir şekilde parlayan belirsiz bir ışık Bir gün bu yerin bu insanların ve bu toprakların sahibi olarak geri dönüşün simgesi olacaktı belki de Ya da bu an bir düş içinde kaybolup gidecekti Zaman sabırlıydı beklemeyi bilirdi Vakti geldiğinde bugün mutlaka ama mutlaka hatırlanacaktı Bu kargaşayı fırsat bilen Osman Sebri kendinden geçmekte olan Bozo yu sırtladı Nehrin kenarında beklettiği atına binerek kimseye hissettirmeden bir gölge gibi gözden kayboldu

Morena
Çolak kendinden geçmişti bayılmakla ölüm arasında gidip geliyordu Yaşanan bu kargaşanın içinde o savaş anında her şey birbirine karıştı bir isyanın kıvılcımı ilk kurşunu atma cesareti kapanan gözlerin son nefesi Yine de bir umut vardı zayıf ama kırılgan bir şekilde parlayan belirsiz bir ışık Bir gün bu yerin bu insanların ve bu toprakların sahibi olarak geri dönüşün simgesi olacaktı belki de Ya da bu an bir düş içinde kaybolup gidecekti Zaman sabırlıydı beklemeyi bilirdi Vakti geldiğinde bugün mutlaka ama mutlaka hatırlanacaktı Bu kargaşayı fırsat bilen Osman Sebri kendinden geçmekte olan Bozo yu sırtladı Nehrin kenarında beklettiği atına binerek kimseye hissettirmeden bir gölge gibi gözden kayboldu