Bu Dansı Bana Lütfeder misiniz Tanrım
Şiirden
kalbi kırılmış saydam bir atın son soluğundayken veda ben onu solgun bir yüzey biçimi sandım çünkü sıvası dökülmüş aşklar da unutulur şarkılar gibi ve sırası gelmişken bile söylenemez mesafeyi yırtan hiçbir söz hafıza kalın dudaklı bir alınganlık meselesi olur zamanla ahşabın yüzündeki hizadaydı hata üzgünüm ben kendimi hep kusurdan saydım