Bu Demin Garazı — Ömer Öztürk

Bu Demin Garazı
Ömer ÖztürkRomanoku yayınları
Bu Demin Garazı
Ömer ÖztürkSartre ın İstanbul a geldiği günlerden biriydi Haki yeşil paltoma sarılmışım babanne Karaköy den aşağı dişlerime kilitlediğim pipomu inceden tüttürerek yürüyorum Yağmur ha yağdı ha yağacak Koltuğumun altında bütün heybetiyle duran Özgürlük Yolları Öyle işte duruverdim bakkal amcanın tezgâhının dibinde Önce başımdaki fötr şapkayı düzelttim ardından pipomu parmaklarımın arasına aldım Gazetenin köşesinde küçücük bir yazı Yani şimdi tam da bu saatte özlemişken yürümeyi ben ah ben Sartre bütün derinliğiyle Pera Palas ın kapısından içeri sokuluyordur Aşk kurmaca zaman rüya hayal Nerede başlar nerede biter İnsan cevabı bilinmeyen ya da hiç olmayan soruların ardına düştüğünde kendi soluğunu da peşinden sürükler mi Bu Demin Garazı bazen zamana hapsolarak bazen zamanın ötesine geçerek yürünen dikenli bir yol çıkışı belirsiz içsel bir yolculuk Ama hep bir arayışla daha çok umutla yürünen bir yolculuk Ömer Öztürk öykü türündeki ilk kitabında dilin şiirselliğini kendine kılavuz ederek Sartre den izlerle örülü on iki öykülük böyle bir yolculuğa davet ediyor okurunu Tanıtım Bülteninden

Romanoku Yayınları
Sartre ın İstanbul a geldiği günlerden biriydi Haki yeşil paltoma sarılmışım babanne Karaköy den aşağı dişlerime kilitlediğim pipomu inceden tüttürerek yürüyorum Yağmur ha yağdı ha yağacak Koltuğumun altında bütün heybetiyle duran Özgürlük Yolları Öyle işte duruverdim bakkal amcanın tezgâhının dibinde Önce başımdaki fötr şapkayı düzelttim ardından pipomu parmaklarımın arasına aldım Gazetenin köşesinde küçücük bir yazı Yani şimdi tam da bu saatte özlemişken yürümeyi ben ah ben Sartre bütün derinliğiyle Pera Palas ın kapısından içeri sokuluyordur Aşk kurmaca zaman rüya hayal Nerede başlar nerede biter İnsan cevabı bilinmeyen ya da hiç olmayan soruların ardına düştüğünde kendi soluğunu da peşinden sürükler mi Bu Demin Garazı bazen zamana hapsolarak bazen zamanın ötesine geçerek yürünen dikenli bir yol çıkışı belirsiz içsel bir yolculuk Ama hep bir arayışla daha çok umutla yürünen bir yolculuk Ömer Öztürk öykü türündeki ilk kitabında dilin şiirselliğini kendine kılavuz ederek Sartre den izlerle örülü on iki öykülük böyle bir yolculuğa davet ediyor okurunu

ROMANOKU YAYINLARI
Sartre ın İstanbul a geldiği günlerden biriydi Haki yeşil paltoma sarılmışım babanne Karaköy den aşağı dişlerime kilitlediğim pipomu inceden tüttürerek yürüyorum Yağmur ha yağdı ha yağacak Koltuğumun altında bütün heybetiyle duran Özgürlük Yolları Öyle işte duruverdim bakkal amcanın tezgâhının dibinde Önce başımdaki fötr şapkayı düzelttim ardından pipomu parmaklarımın arasına aldım Gazetenin köşesinde küçücük bir yazı Yani şimdi tam da bu saatte özlemişken yürümeyi ben ah ben Sartre bütün derinliğiyle Pera Palas ın kapısından içeri sokuluyordur Aşk kurmaca zaman rüya hayal Nerede başlar nerede biter İnsan cevabı bilinmeyen ya da hiç olmayan soruların ardına düştüğünde kendi soluğunu da peşinden sürükler mi Bu Demin Garazı bazen zamana hapsolarak bazen zamanın ötesine geçerek yürünen dikenli bir yol çıkışı belirsiz içsel bir yolculuk Ama hep bir arayışla daha çok umutla yürünen bir yolculuk Ömer Öztürk öykü türündeki ilk kitabında dilin şiirselliğini kendine kılavuz ederek Sartre den izlerle örülü on iki öykülük böyle bir yolculuğa davet ediyor okurunu

Sartre ın İstanbul a geldiği günlerden biriydi Haki yeşil paltoma sarılmışım babanne Karaköy den aşağı dişlerime kilitlediğim pipomu inceden tüttürerek yürüyorum Yağmur ha yağdı ha yağacak Koltuğumun altında bütün heybetiyle duran Özgürlük Yolları Öyle işte duruverdim bakkal amcanın tezgâhının dibinde Önce başımdaki fötr şapkayı düzelttim ardından pipomu parmaklarımın arasına aldım Gazetenin köşesinde küçücük bir yazı Yani şimdi tam da bu saatte özlemişken yürümeyi ben ah ben Sartre bütün derinliğiyle Pera Palas ın kapısından içeri sokuluyordur

Romanoku Yayınları
Sartre ın İstanbul a geldiği günlerden biriydi Haki yeşil paltoma sarılmışım babanne Karaköy den aşağı dişlerime kilitlediğim pipomu inceden tüttürerek yürüyorum Yağmur ha yağdı ha yağacak Koltuğumun altında bütün heybetiyle duran Özgürlük Yolları Öyle işte duruverdim bakkal amcanın tezgâhının dibinde Önce başımdaki fötr şapkayı düzelttim ardından pipomu parmaklarımın arasına aldım Gazetenin köşesinde küçücük bir yazı Yani şimdi tam da bu saatte özlemişken yürümeyi ben ah ben Sartre bütün derinliğiyle Pera Palas ın kapısından içeri sokuluyordur Aşk kurmaca zaman rüya hayal Nerede başlar nerede biter İnsan cevabı bilinmeyen ya da hiç olmayan soruların ardına düştüğünde kendi soluğunu da peşinden sürükler mi Bu Demin Garazı bazen zamana hapsolarak bazen zamanın ötesine geçerek yürünen dikenli bir yol çıkışı belirsiz içsel bir yolculuk Ama hep bir arayışla daha çok umutla yürünen bir yolculuk Ömer Öztürk öykü türündeki ilk kitabında dilin şiirselliğini kendine kılavuz ederek Sartreden izlerle örülü on iki öykülük böyle bir yolculuğa davet ediyor okurunu

Romanoku Yayınları
Sartre ın İstanbul a geldiği günlerden biriydi Haki yeşil paltoma sarılmışım babanne Karaköy den aşağı dişlerime kilitlediğim pipomu inceden tüttürerek yürüyorum Yağmur ha yağdı ha yağacak Koltuğumun altında bütün heybetiyle duran Özgürlük Yolları Öyle işte duruverdim bakkal amcanın tezgâhının dibinde Önce başımdaki fötr şapkayı düzelttim ardından pipomu parmaklarımın arasına aldım Gazetenin köşesinde küçücük bir yazı Yani şimdi tam da bu saatte özlemişken yürümeyi ben ah ben Sartre bütün derinliğiyle Pera Palas ın kapısından içeri sokuluyordur Aşk kurmaca zaman rüya hayal Nerede başlar nerede biter İnsan cevabı bilinmeyen ya da hiç olmayan soruların ardına düştüğünde kendi soluğunu da peşinden sürükler mi Bu Demin Garazı bazen zamana hapsolarak bazen zamanın ötesine geçerek yürünen dikenli bir yol çıkışı belirsiz içsel bir yolculuk Ama hep bir arayışla daha çok umutla yürünen bir yolculuk Ömer Öztürk öykü türündeki ilk kitabında dilin şiirselliğini kendine kılavuz ederek Sartre den izlerle örülü on iki öykülük böyle bir yolculuğa davet ediyor okurunu

Romanoku
Sartre ın İstanbul a geldiği günlerden biriydi Haki yeşil paltoma sarılmışım babanne Karaköy den aşağı dişlerime kilitlediğim pipomu inceden tüttürerek yürüyorum Yağmur ha yağdı ha yağacak Koltuğumun altında bütün heybetiyle duran Özgürlük Yolları Öyle işte duruverdim bakkal amcanın tezgâhının dibinde Önce başımdaki fötr şapkayı düzelttim ardından pipomu parmaklarımın arasına aldım Gazetenin köşesinde küçücük bir yazı Yani şimdi tam da bu saatte özlemişken yürümeyi ben ah ben Sartre bütün derinliğiyle Pera Palas ın kapısından içeri sokuluyordur Aşk kurmaca zaman rüya hayal Nerede başlar nerede biter İnsan cevabı bilinmeyen ya da hiç olmayan soruların ardına düştüğünde kendi soluğunu da peşinden sürükler mi Bu Demin Garazı bazen zamana hapsolarak bazen zamanın ötesine geçerek yürünen dikenli bir yol çıkışı belirsiz içsel bir yolculuk Ama hep bir arayışla daha çok umutla yürünen bir yolculuk Ömer Öztürk öykü türündeki ilk kitabında dilin şiirselliğini kendine kılavuz ederek Sartre den izlerle örülü on iki öykülük böyle bir yolculuğa davet ediyor okurunu

Romanoku yayınları
Sartre ın İstanbul a geldiği günlerden biriydi Haki yeşil paltoma sarılmışım babanne Karaköy den aşağı dişlerime kilitlediğim pipomu inceden tüttürerek yürüyorum Yağmur ha yağdı ha yağacak Koltuğumun altında bütün heybetiyle duran Özgürlük Yolları Öyle işte duruverdim bakkal amcanın tezgâhının dibinde Önce başımdaki fötr şapkayı düzelttim ardından pipomu parmaklarımın arasına aldım Gazetenin köşesinde küçücük bir yazı Yani şimdi tam da bu saatte özlemişken yürümeyi ben ah ben Sartre bütün derinliğiyle Pera Palas ın kapısından içeri sokuluyordur Aşk kurmaca zaman rüya hayal Nerede başlar nerede biter İnsan cevabı bilinmeyen ya da hiç olmayan soruların ardına düştüğünde kendi soluğunu da peşinden sürükler mi Bu Demin Garazı bazen zamana hapsolarak bazen zamanın ötesine geçerek yürünen dikenli bir yol çıkışı belirsiz içsel bir yolculuk Ama hep bir arayışla daha çok umutla yürünen bir yolculuk Ömer Öztürk öykü türündeki ilk kitabında dilin şiirselliğini kendine kılavuz ederek Sartre den izlerle örülü on iki öykülük böyle bir yolculuğa davet ediyor okurunu Tanıtım Bülteninden

Romanoku Yayınları
Sartre ın İstanbul a geldiği günlerden biriydi Haki yeşil paltoma sarılmışım babanne Karaköy den aşağı dişlerime kilitlediğim pipomu inceden tüttürerek yürüyorum Yağmur ha yağdı ha yağacak Koltuğumun altında bütün heybetiyle duran Özgürlük Yolları Öyle işte duruverdim bakkal amcanın tezgâhının dibinde Önce başımdaki fötr şapkayı düzelttim ardından pipomu parmaklarımın arasına aldım Gazetenin köşesinde küçücük bir yazı Yani şimdi tam da bu saatte özlemişken yürümeyi ben ah ben Sartre bütün derinliğiyle Pera Palas ın kapısından içeri sokuluyordur Aşk kurmaca zaman rüya hayal Nerede başlar nerede biter İnsan cevabı bilinmeyen ya da hiç olmayan soruların ardına düştüğünde kendi soluğunu da peşinden sürükler mi Bu Demin Garazı bazen zamana hapsolarak bazen zamanın ötesine geçerek yürünen dikenli bir yol çıkışı belirsiz içsel bir yolculuk Ama hep bir arayışla daha çok umutla yürünen bir yolculuk Ömer Öztürk öykü türündeki ilk kitabında dilin şiirselliğini kendine kılavuz ederek Sartre den izlerle örülü on iki öykülük böyle bir yolculuğa davet ediyor okurunu