Buğday Ekmeği — Neriman Şimşek Mıhladız

Buğday Ekmeği
Neriman Şimşek MıhladızGece Kitaplığı
Buğday Ekmeği
Neriman Şimşek MıhladızBir kitabı okurken yazıldığı zamana gitmek zamanın şartlarını yaşam şeklini düşünmek gerekir Anlatılanlar 1900 lü yıllara aitse o yılların yaşam şekilleri içinde değerlendirilmelidir Yaşanan ortamlar savaş zamanıysa kıtlık zamanıysa salgın zamanıysa kendi içinde farklı yaşam şekilleri oluşturur ve kendi yaşam değerini kazanır İlkokuldan itibaren biriktirdiklerimi üç kitapta toplamaya çalışıyorum Kitaplar hazır ama üstlerinden tekrar geçerek daha detaylı bilgiler toplayarak sadece eklemeler yapıyorum Bu kitabıma yıllardır hazırlanıyorum yazarak değil bilgi toplayarak köklerimi merak ederek Herkes köklerini merak eder ama bazıları bunu ifade etmekten çekinir ya da köklerinden utandığı için söylemek istemez Sultan Nenem ile Emine Nenem kuzen çocukları Anneleri ve babaları kardeş çocukları Dedemler ve nenemler hepsi de 1900 lü yılların üç öncesi bir sonrası yıllarda doğmuşlar Birinci dünya savası Osmanlı seferberlik ilanı Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin kuruluşunu bire bir yaşamışlar İlkokul zamanlarımda bu konuları araştıran kökenine meraklı olan amcam Tevfik Şimşek e sorardım Aradan geçen yıllarda herkese dosta düşmana sorar oldum Bazı konuları ses kayıtlarıyla bazılarını tuttuğum küçük notlarla biriktirdim İşte bu kitap ve diğerleri böylece çıktı Çıkacaklar da

Gece Kitaplığı
Bir kitabı okurken yazıldığı zamana gitmek zamanın şartlarını yaşam şeklini düşünmek gerekir Anlatılanlar 1900 lü yıllara aitse o yılların yaşam şekilleri içinde değerlendirilmelidir Yaşanan ortamlar savaş zamanıysa kıtlık zamanıysa salgın zamanıysa kendi içinde farklı yaşam şekilleri oluşturur ve kendi yaşam değerini kazanır İlkokuldan itibaren biriktirdiklerimi üç kitapta toplamaya çalışıyorum Kitaplar hazır ama üstlerinden tekrar geçerek daha detaylı bilgiler toplayarak sadece eklemeler yapıyorum Bu kitabıma yıllardır hazırlanıyorum yazarak değil bilgi toplayarak köklerimi merak ederek Herkes köklerini merak eder ama bazıları bunu ifade etmekten çekinir ya da köklerinden utandığı için söylemek istemez Sultan Nenem ile Emine Nenem kuzen çocukları Anneleri ve babaları kardeş çocukları Dedemler ve nenemler hepsi de 1900 lü yılların üç öncesi bir sonrası yıllarda doğmuşlar Birinci dünya savası Osmanlı seferberlik ilanı Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin kuruluşunu bire bir yaşamışlar İlkokul zamanlarımda bu konuları araştıran kökenine meraklı olan amcam Tevfik Şimşek e sorardım Aradan geçen yıllarda herkese dosta düşmana sorar oldum Bazı konuları ses kayıtlarıyla bazılarını tuttuğum küçük notlarla biriktirdim İşte bu kitap ve diğerleri böylece çıktı Çıkacaklar da

Siyah Beyaz
Dile kolay Sekiz yıl boyunca kırk hanelik bir köyde üç yüz boğazı doyurmuş askere azık yetiştirmiş efe kızlardı bunlar Türkmen köylülerinin hepsi ağlıyordu Ne olursa olsun onun bağrı katıdır gözünden yaş akmaz dedikleri bile ağlıyordu şimdi Erkekler gördüklerine kadınlar ve kızlar çektiklerine herkes içinden kopup gelenlere kendine ağlıyordu Gözlerinden süzülen yaşlar yanaklarına düşüyor fakat acele etmiyordu ağır ağır içte biriken yangını taşır gibi iniyordu Öyle içten öyle yanık ağlıyorlardı ki insanın yüreği dayanmazdı Mezarlığa vardıklarında kalabalık bir anda durdu Rüzgâr sustu kuşlar sesini kesti O an Şeker Nene öne çıktı bastonuna yaslandı yüzünü toplananlara çevirdi Sesi yaşlıydı ama sözü dimdikti Asker ağalar Öldüler öldüler de dirildiler Kiminin başı öne eğik geldi kiminin bedeni eksik Onlar yokken bu köye nasıl yettiyseniz nasıl baktıysanız bundan sonra da öyle olacak Erkekleri ezmeyeceksiniz Evlerinize yuvanıza kocalarınıza çocuklarınıza yine aynı güçle sahip çıkacaksınız Sizler güçlü kızlarsınız Onlar yorgun savaşçılar bezgin yaralı erkekler İdare edecek kollayacak olan sizlersiniz Çünkü şimdi tek bir davamız var çoğalmak tutunmak yeniden ayağa kalkmak Söz mezarlığın taşlarına çarpıp geri döndü Herkes sustu Toprak söylenenleri içine aldı Kocadağ ın başına karlar mı yağmış Türkmen köylüleri Pirenni de esir mi kalmış Bülbüller figan eylemiş duguklar ağlamış Gençler on dördünde yuvadan mı ayrılmış Ötme duguk ötme geri dönme vaktidir Şimdi evlerde gidenleri bekleme vaktidir Gözler kapıda kulak seste anaların yüreği yasta Kızların gönülleri isyanda yaralı ve hasta Ötme duguk ötme Tanıtım Bülteninden

Siyah Beyaz Yayınları
Dile kolay Sekiz yıl boyunca kırk hanelik bir köyde üç yüz boğazı doyurmuş askere azık yetiştirmiş efe kızlardı bunlar Türkmen köylülerinin hepsi ağlıyordu Ne olursa olsun onun bağrı katıdır gözünden yaş akmaz dedikleri bile ağlıyordu şimdi Erkekler gördüklerine kadınlar ve kızlar çektiklerine herkes içinden kopup gelenlere kendine ağlıyordu Gözlerinden süzülen yaşlar yanaklarına düşüyor fakat acele etmiyordu ağır ağır içte biriken yangını taşır gibi iniyordu Öyle içten öyle yanık ağlıyorlardı ki insanın yüreği dayanmazdı Mezarlığa vardıklarında kalabalık bir anda durdu Rüzgâr sustu kuşlar sesini kesti O an Şeker Nene öne çıktı bastonuna yaslandı yüzünü toplananlara çevirdi Sesi yaşlıydı ama sözü dimdikti Asker ağalar Öldüler öldüler de dirildiler Kiminin başı öne eğik geldi kiminin bedeni eksik Onlar yokken bu köye nasıl yettiyseniz nasıl baktıysanız bundan sonra da öyle olacak Erkekleri ezmeyeceksiniz Evlerinize yuvanıza kocalarınıza çocuklarınıza yine aynı güçle sahip çıkacaksınız Sizler güçlü kızlarsınız Onlar yorgun savaşçılar bezgin yaralı erkekler İdare edecek kollayacak olan sizlersiniz Çünkü şimdi tek bir davamız var çoğalmak tutunmak yeniden ayağa kalkmak Söz mezarlığın taşlarına çarpıp geri döndü Herkes sustu Toprak söylenenleri içine aldı Kocadağ ın başına karlar mı yağmışTürkmen köylüleri Pirenni de esir mi kalmışBülbüller figan eylemiş duguklar ağlamışGençler on dördünde yuvadan mı ayrılmışÖtme duguk ötme geri dönme vaktidirŞimdi evlerde gidenleri bekleme vaktidirGözler kapıda kulak seste anaların yüreği yastaKızların gönülleri isyanda yaralı ve hastaÖtme duguk ötme

Gece Kitaplığı
Bir kitabı okurken yazıldığı zamana gitmek zamanın şartlarını yaşam şeklini düşünmek gerekir Anlatılanlar 1900 lü yıllara aitse o yılların yaşam şekilleri içinde değerlendirilmelidir Yaşanan ortamlar savaş zamanıysa kıtlık zamanıysa salgın zamanıysa kendi içinde farklı yaşam şekilleri oluşturur ve kendi yaşam değerini kazanır İlkokuldan itibaren biriktirdiklerimi üç kitapta toplamaya çalışıyorum Kitaplar hazır ama üstlerinden tekrar geçerek daha detaylı bilgiler toplayarak sadece eklemeler yapıyorum Bu kitabıma yıllardır hazırlanıyorum yazarak değil bilgi toplayarak köklerimi merak ederek Herkes köklerini merak eder ama bazıları bunu ifade etmekten çekinir ya da köklerinden utandığı için söylemek istemez Sultan Nenem ile Emine Nenem kuzen çocukları Anneleri ve babaları kardeş çocukları Dedemler ve nenemler hepsi de 1900 lü yılların üç öncesi bir sonrası yıllarda doğmuşlar Birinci dünya savası Osmanlı seferberlik ilanı Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin kuruluşunu bire bir yaşamışlar İlkokul zamanlarımda bu konuları araştıran kökenine meraklı olan amcam Tevfik Şimşek e sorardım Aradan geçen yıllarda herkese dosta düşmana sorar oldum Bazı konuları ses kayıtlarıyla bazılarını tuttuğum küçük notlarla biriktirdim İşte bu kitap ve diğerleri böylece çıktı Çıkacaklar da img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Gece Kitaplığı Yayınları
Bir kitabı okurken yazıldığı zamana gitmek zamanın şartlarını yaşam şeklini düşünmek gerekir Anlatılanlar 1900 lü yıllara aitse o yılların yaşam şekilleri içinde değerlendirilmelidir Yaşanan ortamlar savaş zamanıysa kıtlık zamanıysa salgın zamanıysa kendi içinde farklı yaşam şekilleri oluşturur ve kendi yaşam değerini kazanır İlkokuldan itibaren biriktirdiklerimi üç kitapta toplamaya çalışıyorum Kitaplar hazır ama üstlerinden tekrar geçerek daha detaylı bilgiler toplayarak sadece eklemeler yapıyorum Bu kitabıma yıllardır hazırlanıyorum yazarak değil bilgi toplayarak köklerimi merak ederek Herkes köklerini merak eder ama bazıları bunu ifade etmekten çekinir ya da köklerinden utandığı için söylemek istemez Sultan Nenem ile Emine Nenem kuzen çocukları Anneleri ve babaları kardeş çocukları Dedemler ve nenemler hepsi de 1900 lü yılların üç öncesi bir sonrası yıllarda doğmuşlar Birinci dünya savası Osmanlı seferberlik ilanı Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin kuruluşunu bire bir yaşamışlar İlkokul zamanlarımda bu konuları araştıran kökenine meraklı olan amcam Tevfik Şimşek e sorardım Aradan geçen yıllarda herkese dosta düşmana sorar oldum Bazı konuları ses kayıtlarıyla bazılarını tuttuğum küçük notlarla biriktirdim İşte bu kitap ve diğerleri böylece çıktı Çıkacaklar da

Siyah Beyaz Yayınları
Dile kolay Sekiz yıl boyunca kırk hanelik bir köyde üç yüz boğazı doyurmuş askere azık yetiştirmiş efe kızlardı bunlar Türkmen köylülerinin hepsi ağlıyordu Ne olursa olsun onun bağrı katıdır gözünden yaş akmaz dedikleri bile ağlıyordu şimdi Erkekler gördüklerine kadınlar ve kızlar çektiklerine herkes içinden kopup gelenlere kendine ağlıyordu Gözlerinden süzülen yaşlar yanaklarına düşüyor fakat acele etmiyordu ağır ağır içte biriken yangını taşır gibi iniyordu Öyle içten öyle yanık ağlıyorlardı ki insanın yüreği dayanmazdı Mezarlığa vardıklarında kalabalık bir anda durdu Rüzgâr sustu kuşlar sesini kesti O an Şeker Nene öne çıktı bastonuna yaslandı yüzünü toplananlara çevirdi Sesi yaşlıydı ama sözü dimdikti Asker ağalar Öldüler öldüler de dirildiler Kiminin başı öne eğik geldi kiminin bedeni eksik Onlar yokken bu köye nasıl yettiyseniz nasıl baktıysanız bundan sonra da öyle olacak Erkekleri ezmeyeceksiniz Evlerinize yuvanıza kocalarınıza çocuklarınıza yine aynı güçle sahip çıkacaksınız Sizler güçlü kızlarsınız Onlar yorgun savaşçılar bezgin yaralı erkekler İdare edecek kollayacak olan sizlersiniz Çünkü şimdi tek bir davamız var çoğalmak tutunmak yeniden ayağa kalkmak Söz mezarlığın taşlarına çarpıp geri döndü Herkes sustu Toprak söylenenleri içine aldı Kocadağ ın başına karlar mı yağmış Türkmen köylüleri Pirenni de esir mi kalmış Bülbüller figan eylemiş duguklar ağlamış Gençler on dördünde yuvadan mı ayrılmış Ötme duguk ötme geri dönme vaktidir Şimdi evlerde gidenleri bekleme vaktidir Gözler kapıda kulak seste anaların yüreği yasta Kızların gönülleri isyanda yaralı ve hasta Ötme duguk ötme

Siyah Beyaz Yayınları
Dile kolay Sekiz yıl boyunca kırk hanelik bir köyde üç yüz boğazı doyurmuş askere azık yetiştirmiş efe kızlardı bunlar Türkmen köylülerinin hepsi ağlıyordu Ne olursa olsun onun bağrı katıdır gözünden yaş akmaz dedikleri bile ağlıyordu şimdi Erkekler gördüklerine kadınlar ve kızlar çektiklerine herkes içinden kopup gelenlere kendine ağlıyordu Gözlerinden süzülen yaşlar yanaklarına düşüyor fakat acele etmiyordu ağır ağır içte biriken yangını taşır gibi iniyordu Öyle içten öyle yanık ağlıyorlardı ki insanın yüreği dayanmazdı Mezarlığa vardıklarında kalabalık bir anda durdu Rüzgâr sustu kuşlar sesini kesti O an Şeker Nene öne çıktı bastonuna yaslandı yüzünü toplananlara çevirdi Sesi yaşlıydı ama sözü dimdikti Asker ağalar Öldüler öldüler de dirildiler Kiminin başı öne eğik geldi kiminin bedeni eksik Onlar yokken bu köye nasıl yettiyseniz nasıl baktıysanız bundan sonra da öyle olacak Erkekleri ezmeyeceksiniz Evlerinize yuvanıza kocalarınıza çocuklarınıza yine aynı güçle sahip çıkacaksınız Sizler güçlü kızlarsınız Onlar yorgun savaşçılar bezgin yaralı erkekler İdare edecek kollayacak olan sizlersiniz Çünkü şimdi tek bir davamız var çoğalmak tutunmak yeniden ayağa kalkmak Söz mezarlığın taşlarına çarpıp geri döndü Herkes sustu Toprak söylenenleri içine aldı Kocadağ ın başına karlar mı yağmış Türkmen köylüleri Pirenni de esir mi kalmış Bülbüller figan eylemiş duguklar ağlamış Gençler on dördünde yuvadan mı ayrılmış Ötme duguk ötme geri dönme vaktidir Şimdi evlerde gidenleri bekleme vaktidir Gözler kapıda kulak seste anaların yüreği yasta Kızların gönülleri isyanda yaralı ve hasta Ötme duguk ötme

Gece Kitaplığı
Bir kitabı okurken yazıldığı zamana gitmek zamanın şartlarını yaşam şeklini düşünmek gerekir Anlatılanlar 1900 lü yıllara aitse o yılların yaşam şekilleri içinde değerlendirilmelidir Yaşanan ortamlar savaş zamanıysa kıtlık zamanıysa salgın zamanıysa kendi içinde farklı yaşam şekilleri oluşturur ve kendi yaşam değerini kazanır İlkokuldan itibaren biriktirdiklerimi üç kitapta toplamaya çalışıyorum Kitaplar hazır ama üstlerinden tekrar geçerek daha detaylı bilgiler toplayarak sadece eklemeler yapıyorum Bu kitabıma yıllardır hazırlanıyorum yazarak değil bilgi toplayarak köklerimi merak ederek Herkes köklerini merak eder ama bazıları bunu ifade etmekten çekinir ya da köklerinden utandığı için söylemek istemez Sultan Nenem ile Emine Nenem kuzen çocukları Anneleri ve babaları kardeş çocukları Dedemler ve nenemler hepsi de 1900 lü yılların üç öncesi bir sonrası yıllarda doğmuşlar Birinci dünya savası Osmanlı seferberlik ilanı Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin kuruluşunu bire bir yaşamışlar İlkokul zamanlarımda bu konuları araştıran kökenine meraklı olan amcam Tevfik Şimşek e sorardım Aradan geçen yıllarda herkese dosta düşmana sorar oldum Bazı konuları ses kayıtlarıyla bazılarını tuttuğum küçük notlarla biriktirdim İşte bu kitap ve diğerleri böylece çıktı Çıkacaklar da

Siyah Beyaz
Dile kolay Sekiz yıl boyunca kırk hanelik bir köyde üç yüz boğazı doyurmuş askere azık yetiştirmiş efe kızlardı bunlar Türkmen köylülerinin hepsi ağlıyordu Ne olursa olsun onun bağrı katıdır gözünden yaş akmaz dedikleri bile ağlıyordu şimdi Erkekler gördüklerine kadınlar ve kızlar çektiklerine herkes içinden kopup gelenlere kendine ağlıyordu Gözlerinden süzülen yaşlar yanaklarına düşüyor fakat acele etmiyordu ağır ağır içte biriken yangını taşır gibi iniyordu Öyle içten öyle yanık ağlıyorlardı ki insanın yüreği dayanmazdı Mezarlığa vardıklarında kalabalık bir anda durdu Rüzgâr sustu kuşlar sesini kesti O an Şeker Nene öne çıktı bastonuna yaslandı yüzünü toplananlara çevirdi Sesi yaşlıydı ama sözü dimdikti Asker ağalar Öldüler öldüler de dirildiler Kiminin başı öne eğik geldi kiminin bedeni eksik Onlar yokken bu köye nasıl yettiyseniz nasıl baktıysanız bundan sonra da öyle olacak Erkekleri ezmeyeceksiniz Evlerinize yuvanıza kocalarınıza çocuklarınıza yine aynı güçle sahip çıkacaksınız Sizler güçlü kızlarsınız Onlar yorgun savaşçılar bezgin yaralı erkekler İdare edecek kollayacak olan sizlersiniz Çünkü şimdi tek bir davamız var çoğalmak tutunmak yeniden ayağa kalkmak Söz mezarlığın taşlarına çarpıp geri döndü Herkes sustu Toprak söylenenleri içine aldı Kocadağ ın başına karlar mı yağmış Türkmen köylüleri Pirenni de esir mi kalmış Bülbüller figan eylemiş duguklar ağlamış Gençler on dördünde yuvadan mı ayrılmış Ötme duguk ötme geri dönme vaktidir Şimdi evlerde gidenleri bekleme vaktidir Gözler kapıda kulak seste anaların yüreği yasta Kızların gönülleri isyanda yaralı ve hasta Ötme duguk ötme