MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Bukowski ve Yalçın Küçük Kapitalist Düzene Karşı Ortak Eleştiriler — Ali Ulvi Özdemir

Bukowski ve Yalçın Küçük Kapitalist Düzene Karşı Ortak Eleştiriler
237,76
Araştıma İnceleme ReferansAraştırma İncelemeGenel Felsefe

Bukowski ve Yalçın Küçük Kapitalist Düzene Karşı Ortak Eleştiriler

Ali Ulvi Özdemir

Akıl Fikir Yayınları

2020-07-211. baskı292 sf.
Karton130-210-02.HamurTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

Bukowski ve Yalçın Küçük Kapitalist Düzene Karşı Ortak Eleştiriler

Ali Ulvi Özdemir

Bana göre sol akıl ve vicdanın birleşimidir Bu kadar Hem Yalçın Küçük hem Bukowski nin bu noktada birleştiğine inanıyorum Benim Yalçın Küçük ten kısmen ayrıldığım nokta solculuğun illaki Marksizm olmadığı yönündedir Ancak bu ayrımda bir nokta önemli Kendisini sol olarak tarif eden her kişi Marksizm e ulaşmış olmalıdır Yeni bir düzen istemeyen kişiye solcu diyemeyiz Ancak kendini sol olarak tanımlamayan kişiler ki Bukowski bu kategoridedir Marksizmden kendilerini uzak tutabilir Bu çalışmamda ben bir bakıma Bukowski ye rağmen onu sol içine yerleştiriyorum Kuşkusuz bütünüyle değil Hiç kimse kapitalist bir düzen içinde bütünüyle sol değildir Ancak bu durumun ahlaken insana daha büyük bir sorumluluk yüklediği açıktır Cinsellik insanın kendi isyanını saklayabilme alanlarından biridir ve solculuğa düzen eleştirisine düzenin çizdiği sınırlara sığamamaya kapı açma potansiyeli her zaman vardır Bukowski yi bir de bu bakışla okumak gerekir Bu kitapta iki korkutucu isim korkutucu bir kavram olan sol ile ilişkilendirilerek ele alınmaktadır Bu yüzden ikinci baskıda kitabın ismi Bukowski ve Yalçın Küçük olarak belirlendi Düzenden memnuniyetin en çarpıcı olarak gözlemlenebileceği yer edebiyattır Türk edebiyatı hem kurgu olarak hem de dil olarak öfkeden yoksundur Eğer edebiyat toplumun eğilimlerinin gerçekte ne olduğunun aynası ise görülen tek gerçek insanların bu düzenden çok da şikayetçi olmadığıdır Bukowski nin eserlerini yüzeysel bir okuma bizi kolayca onu savunamayacak bir noktaya görürebilir Bir anlamda ben bu kitapta Bukowski nin düzen eleştirisinde bulunduğu yere dikkat çekmek istedim Onun eserlerinde kapitalizm modern imgelerin arkasında tarih boyunca hiç değişmeyen biçimde eşitsiz koşullar üreten bir işleyiş olarak az sayıdaki insanın mutlu olması için daha büyük sayıdaki kitlenin hayatını harcamasının düzeneğidir Bukowski çok naif bir biçimde bu harcanmış hayatların insanca yaşama isteğinin sesidir

Kitap Ambarı
240,00

Akıl Fikir Yayınları

2020292 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Bana göre sol akıl ve vicdanın birleşimidir Bu kadar Hem Yalçın Küçük hem Bukowski nin bu noktada birleştiğine inanıyorum Benim Yalçın Küçük ten kısmen ayrıldığım nokta solculuğun illaki Marksizm olmadığı yönündedir Ancak bu ayrımda bir nokta önemli Kendisini sol olarak tarif eden her kişi Marksizm e ulaşmış olmalıdır Yeni bir düzen istemeyen kişiye solcu diyemeyiz Ancak kendini sol olarak tanımlamayan kişiler ki Bukowski bu kategoridedir Marksizmden kendilerini uzak tutabilir Bu çalışmamda ben bir bakıma Bukowski ye rağmen onu sol içine yerleştiriyorum Kuşkusuz bütünüyle değil Hiç kimse kapitalist bir düzen içinde bütünüyle sol değildir Ancak bu durumun ahlaken insana daha büyük bir sorumluluk yüklediği açıktır Cinsellik insanın kendi isyanını saklayabilme alanlarından biridir ve solculuğa düzen eleştirisine düzenin çizdiği sınırlara sığamamaya kapı açma potansiyeli her zaman vardır Bukowski yi bir de bu bakışla okumak gerekir Bu kitapta iki korkutucu isim korkutucu bir kavram olan sol ile ilişkilendirilerek ele alınmaktadır Bu yüzden ikinci baskıda kitabın ismi Bukowski ve Yalçın Küçük olarak belirlendi Düzenden memnuniyetin en çarpıcı olarak gözlemlenebileceği yer edebiyattır Türk edebiyatı hem kurgu olarak hem de dil olarak öfkeden yoksundur Eğer edebiyat toplumun eğilimlerinin gerçekte ne olduğunun aynası ise görülen tek gerçek insanların bu düzenden çok da şikayetçi olmadığıdır Bukowski nin eserlerini yüzeysel bir okuma bizi kolayca onu savunamayacak bir noktaya görürebilir Bir anlamda ben bu kitapta Bukowski nin düzen eleştirisinde bulunduğu yere dikkat çekmek istedim Onun eserlerinde kapitalizm modern imgelerin arkasında tarih boyunca hiç değişmeyen biçimde eşitsiz koşullar üreten bir işleyiş olarak az sayıdaki insanın mutlu olması için daha büyük sayıdaki kitlenin hayatını harcamasının düzeneğidir Bukowski çok naif bir biçimde bu harcanmış hayatların insanca yaşama isteğinin sesidir Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
249,60

Akıl Fikir Yayınları

2020292 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Bana göre sol akıl ve vicdanın birleşimidir Bu kadar Hem Yalçın Küçük hem Bukowski nin bu noktada birleştiğine inanıyorum Benim Yalçın Küçük ten kısmen ayrıldığım nokta solculuğun illaki Marksizm olmadığı yönündedir Ancak bu ayrımda bir nokta önemli Kendisini sol olarak tarif eden her kişi Marksizm e ulaşmış olmalıdır Yeni bir düzen istemeyen kişiye solcu diyemeyiz Ancak kendini sol olarak tanımlamayan kişiler ki Bukowski bu kategoridedir Marksizmden kendilerini uzak tutabilir Bu çalışmamda ben bir bakıma Bukowski ye rağmen onu sol içine yerleştiriyorum Kuşkusuz bütünüyle değil Hiç kimse kapitalist bir düzen içinde bütünüyle sol değildir Ancak bu durumun ahlaken insana daha büyük bir sorumluluk yüklediği açıktır Cinsellik insanın kendi isyanını saklayabilme alanlarından biridir ve solculuğa düzen eleştirisine düzenin çizdiği sınırlara sığamamaya kapı açma potansiyeli her zaman vardır Bukowski yi bir de bu bakışla okumak gerekir Bu kitapta iki korkutucu isim korkutucu bir kavram olan sol ile ilişkilendirilerek ele alınmaktadır Bu yüzden ikinci baskıda kitabın ismi Bukowski ve Yalçın Küçük olarak belirlendi Düzenden memnuniyetin en çarpıcı olarak gözlemlenebileceği yer edebiyattır Türk edebiyatı hem kurgu olarak hem de dil olarak öfkeden yoksundur Eğer edebiyat toplumun eğilimlerinin gerçekte ne olduğunun aynası ise görülen tek gerçek insanların bu düzenden çok da şikayetçi olmadığıdır Bukowski nin eserlerini yüzeysel bir okuma bizi kolayca onu savunamayacak bir noktaya görürebilir Bir anlamda ben bu kitapta Bukowski nin düzen eleştirisinde bulunduğu yere dikkat çekmek istedim Onun eserlerinde kapitalizm modern imgelerin arkasında tarih boyunca hiç değişmeyen biçimde eşitsiz koşullar üreten bir işleyiş olarak az sayıdaki insanın mutlu olması için daha büyük sayıdaki kitlenin hayatını harcamasının düzeneğidir Bukowski çok naif bir biçimde bu harcanmış hayatların insanca yaşama isteğinin sesidir

Şehadet Kitap
255,60

Akıl Fikir Yayınları

2020292 sf.
Şehadet Kitap

Bana göre sol akıl ve vicdanın birleşimidir Bu kadar Hem Yalçın Küçük hem Bukowski nin bu noktada birleştiğine inanıyorum Benim Yalçın Küçük ten kısmen ayrıldığım nokta solculuğun illaki Marksizm olmadığı yönündedir Ancak bu ayrımda bir nokta önemli Kendisini sol olarak tarif eden her kişi Marksizm e ulaşmış olmalıdır Yeni bir düzen istemeyen kişiye solcu diyemeyiz Ancak kendini sol olarak tanımlamayan kişiler ki Bukowski bu kategoridedir Marksizmden kendilerini uzak tutabilir Bu çalışmamda ben bir bakıma Bukowski ye rağmen onu sol içine yerleştiriyorum Kuşkusuz bütünüyle değil Hiç kimse kapitalist bir düzen içinde bütünüyle sol değildir Ancak bu durumun ahlaken insana daha büyük bir sorumluluk yüklediği açıktır Cinsellik insanın kendi isyanını saklayabilme alanlarından biridir ve solculuğa düzen eleştirisine düzenin çizdiği sınırlara sığamamaya kapı açma potansiyeli her zaman vardır Bukowski yi bir de bu bakışla okumak gerekir Bu kitapta iki korkutucu isim korkutucu bir kavram olan sol ile ilişkilendirilerek ele alınmaktadır Bu yüzden ikinci baskıda kitabın ismi Bukowski ve Yalçın Küçük olarak belirlendi Düzenden memnuniyetin en çarpıcı olarak gözlemlenebileceği yer edebiyattır Türk edebiyatı hem kurgu olarak hem de dil olarak öfkeden yoksundur Eğer edebiyat toplumun eğilimlerinin gerçekte ne olduğunun aynası ise görülen tek gerçek insanların bu düzenden çok da şikayetçi olmadığıdır Bukowski nin eserlerini yüzeysel bir okuma bizi kolayca onu savunamayacak bir noktaya görürebilir Bir anlamda ben bu kitapta Bukowski nin düzen eleştirisinde bulunduğu yere dikkat çekmek istedim Onun eserlerinde kapitalizm modern imgelerin arkasında tarih boyunca hiç değişmeyen biçimde eşitsiz koşullar üreten bir işleyiş olarak az sayıdaki insanın mutlu olması için daha büyük sayıdaki kitlenin hayatını harcamasının düzeneğidir Bukowski çok naif bir biçimde bu harcanmış hayatların insanca yaşama isteğinin sesidir

Tamadres
256,00

Akıl Fikir Yayınları

Temmuz 2020292 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Bana göre sol akıl ve vicdanın birleşimidir Bu kadar Hem Yalçın Küçük hem Bukowski nin bu noktada birleştiğine inanıyorum Benim Yalçın Küçük ten kısmen ayrıldığım nokta solculuğun illaki Marksizm olmadığı yönündedir Ancak bu ayrımda bir nokta önemli Kendisini sol olarak tarif eden her kişi Marksizm e ulaşmış olmalıdır Yeni bir düzen istemeyen kişiye solcu diyemeyiz Ancak kendini sol olarak tanımlamayan kişiler ki Bukowski bu kategoridedir Marksizmden kendilerini uzak tutabilir Bu çalışmamda ben bir bakıma Bukowski ye rağmen onu sol içine yerleştiriyorum Kuşkusuz bütünüyle değil Hiç kimse kapitalist bir düzen içinde bütünüyle sol değildir Ancak bu durumun ahlaken insana daha büyük bir sorumluluk yüklediği açıktır Cinsellik insanın kendi isyanını saklayabilme alanlarından biridir ve solculuğa düzen eleştirisine düzenin çizdiği sınırlara sığamamaya kapı açma potansiyeli her zaman vardır Bukowski yi bir de bu bakışla okumak gerekir Bu kitapta iki korkutucu isim korkutucu bir kavram olan sol ile ilişkilendirilerek ele alınmaktadır Bu yüzden ikinci baskıda kitabın ismi Bukowski ve Yalçın Küçük olarak belirlendi Düzenden memnuniyetin en çarpıcı olarak gözlemlenebileceği yer edebiyattır Türk edebiyatı hem kurgu olarak hem de dil olarak öfkeden yoksundur Eğer edebiyat toplumun eğilimlerinin gerçekte ne olduğunun aynası ise görülen tek gerçek insanların bu düzenden çok da şikayetçi olmadığıdır Bukowski nin eserlerini yüzeysel bir okuma bizi kolayca onu savunamayacak bir noktaya görürebilir Bir anlamda ben bu kitapta Bukowski nin düzen eleştirisinde bulunduğu yere dikkat çekmek istedim Onun eserlerinde kapitalizm modern imgelerin arkasında tarih boyunca hiç değişmeyen biçimde eşitsiz koşullar üreten bir işleyiş olarak az sayıdaki insanın mutlu olması için daha büyük sayıdaki kitlenin hayatını harcamasının düzeneğidir Bukowski çok naif bir biçimde bu harcanmış hayatların insanca yaşama isteğinin sesidir

Ucuz Kitap Al
256,00

Akıl Fikir Yayınları

Temmuz 2020292 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Bana göre sol akıl ve vicdanın birleşimidir Bu kadar Hem Yalçın Küçük hem Bukowski nin bu noktada birleştiğine inanıyorum Benim Yalçın Küçük ten kısmen ayrıldığım nokta solculuğun illaki Marksizm olmadığı yönündedir Ancak bu ayrımda bir nokta önemli Kendisini sol olarak tarif eden her kişi Marksizm e ulaşmış olmalıdır Yeni bir düzen istemeyen kişiye solcu diyemeyiz Ancak kendini sol olarak tanımlamayan kişiler ki Bukowski bu kategoridedir Marksizmden kendilerini uzak tutabilir Bu çalışmamda ben bir bakıma Bukowski ye rağmen onu sol içine yerleştiriyorum Kuşkusuz bütünüyle değil Hiç kimse kapitalist bir düzen içinde bütünüyle sol değildir Ancak bu durumun ahlaken insana daha büyük bir sorumluluk yüklediği açıktır Cinsellik insanın kendi isyanını saklayabilme alanlarından biridir ve solculuğa düzen eleştirisine düzenin çizdiği sınırlara sığamamaya kapı açma potansiyeli her zaman vardır Bukowski yi bir de bu bakışla okumak gerekir Bu kitapta iki korkutucu isim korkutucu bir kavram olan sol ile ilişkilendirilerek ele alınmaktadır Bu yüzden ikinci baskıda kitabın ismi Bukowski ve Yalçın Küçük olarak belirlendi Düzenden memnuniyetin en çarpıcı olarak gözlemlenebileceği yer edebiyattır Türk edebiyatı hem kurgu olarak hem de dil olarak öfkeden yoksundur Eğer edebiyat toplumun eğilimlerinin gerçekte ne olduğunun aynası ise görülen tek gerçek insanların bu düzenden çok da şikayetçi olmadığıdır Bukowski nin eserlerini yüzeysel bir okuma bizi kolayca onu savunamayacak bir noktaya görürebilir Bir anlamda ben bu kitapta Bukowski nin düzen eleştirisinde bulunduğu yere dikkat çekmek istedim Onun eserlerinde kapitalizm modern imgelerin arkasında tarih boyunca hiç değişmeyen biçimde eşitsiz koşullar üreten bir işleyiş olarak az sayıdaki insanın mutlu olması için daha büyük sayıdaki kitlenin hayatını harcamasının düzeneğidir Bukowski çok naif bir biçimde bu harcanmış hayatların insanca yaşama isteğinin sesidir Yayınevi Akıl Fikir Yayınları Yazar Ali Ulvi Özdemir Sayfa 292 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2020 Barkod 9786059499200 Kategori Araştıma İnceleme Referans

Ekin Kitap
262,40

Akıl Fikir Yayınları

2020292 sf.
Ekin Kitap

Bana göre sol akıl ve vicdanın birleşimidir Bu kadar Hem Yalçın Küçük hem Bukowski nin bu noktada birleştiğine inanıyorum Benim Yalçın Küçük ten kısmen ayrıldığım nokta solculuğun illaki Marksizm olmadığı yönündedir Ancak bu ayrımda bir nokta önemli Kendisini sol olarak tarif eden her kişi Marksizm e ulaşmış olmalıdır Yeni bir düzen istemeyen kişiye solcu diyemeyiz Ancak kendini sol olarak tanımlamayan kişiler ki Bukowski bu kategoridedir Marksizmden kendilerini uzak tutabilir Bu çalışmamda ben bir bakıma Bukowski ye rağmen onu sol içine yerleştiriyorum Kuşkusuz bütünüyle değil Hiç kimse kapitalist bir düzen içinde bütünüyle sol değildir Ancak bu durumun ahlaken insana daha büyük bir sorumluluk yüklediği açıktır Cinsellik insanın kendi isyanını saklayabilme alanlarından biridir ve solculuğa düzen eleştirisine düzenin çizdiği sınırlara sığamamaya kapı açma potansiyeli her zaman vardır Bukowski yi bir de bu bakışla okumak gerekir Bu kitapta iki korkutucu isim korkutucu bir kavram olan sol ile ilişkilendirilerek ele alınmaktadır Bu yüzden ikinci baskıda kitabın ismi Bukowski ve Yalçın Küçük olarak belirlendi Düzenden memnuniyetin en çarpıcı olarak gözlemlenebileceği yer edebiyattır Türk edebiyatı hem kurgu olarak hem de dil olarak öfkeden yoksundur Eğer edebiyat toplumun eğilimlerinin gerçekte ne olduğunun aynası ise görülen tek gerçek insanların bu düzenden çok da şikayetçi olmadığıdır Bukowski nin eserlerini yüzeysel bir okuma bizi kolayca onu savunamayacak bir noktaya görürebilir Bir anlamda ben bu kitapta Bukowski nin düzen eleştirisinde bulunduğu yere dikkat çekmek istedim Onun eserlerinde kapitalizm modern imgelerin arkasında tarih boyunca hiç değişmeyen biçimde eşitsiz koşullar üreten bir işleyiş olarak az sayıdaki insanın mutlu olması için daha büyük sayıdaki kitlenin hayatını harcamasının düzeneğidir Bukowski çok naif bir biçimde bu harcanmış hayatların insanca yaşama isteğinin sesidir

D&R
269,64

Akıl Fikir Yayınları

20201. baskı292 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Bana göre sol akıl ve vicdanın birleşimidir Bu kadar Hem Yalçın Küçük hem Bukowski nin bu noktada birleştiğine inanıyorum Benim Yalçın Küçük ten kısmen ayrıldığım nokta solculuğun illaki Marksizm olmadığı yönündedir Ancak bu ayrımda bir nokta önemli Kendisini sol olarak tarif eden her kişi Marksizm e ulaşmış olmalıdır Yeni bir düzen istemeyen kişiye solcu diyemeyiz Ancak kendini sol olarak tanımlamayan kişiler ki Bukowski bu kategoridedir Marksizmden kendilerini uzak tutabilir Bu çalışmamda ben bir bakıma Bukowski ye rağmen onu sol içine yerleştiriyorum Kuşkusuz bütünüyle değil Hiç kimse kapitalist bir düzen içinde bütünüyle sol değildir Ancak bu durumun ahlaken insana daha büyük bir sorumluluk yüklediği açıktır Cinsellik insanın kendi isyanını saklayabilme alanlarından biridir ve solculuğa düzen eleştirisine düzenin çizdiği sınırlara sığamamaya kapı açma potansiyeli her zaman vardır Bukowski yi bir de bu bakışla okumak gerekir Bu kitapta iki korkutucu isim korkutucu bir kavram olan sol ile ilişkilendirilerek ele alınmaktadır Bu yüzden ikinci baskıda kitabın ismi Bukowski ve Yalçın Küçük olarak belirlendi Düzenden memnuniyetin en çarpıcı olarak gözlemlenebileceği yer edebiyattır Türk edebiyatı hem kurgu olarak hem de dil olarak öfkeden yoksundur Eğer edebiyat toplumun eğilimlerinin gerçekte ne olduğunun aynası ise görülen tek gerçek insanların bu düzenden çok da şikayetçi olmadığıdır Bukowski nin eserlerini yüzeysel bir okuma bizi kolayca onu savunamayacak bir noktaya görürebilir Bir anlamda ben bu kitapta Bukowski nin düzen eleştirisinde bulunduğu yere dikkat çekmek istedim Onun eserlerinde kapitalizm modern imgelerin arkasında tarih boyunca hiç değişmeyen biçimde eşitsiz koşullar üreten bir işleyiş olarak az sayıdaki insanın mutlu olması için daha büyük sayıdaki kitlenin hayatını harcamasının düzeneğidir Bukowski çok naif bir biçimde bu harcanmış hayatların insanca yaşama isteğinin sesidir Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
313,20

Akıl Fikir Yayınları

2020292 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Bana göre sol akıl ve vicdanın birleşimidir Bu kadar Hem Yalçın Küçük hem Bukowski nin bu noktada birleştiğine inanıyorum Benim Yalçın Küçük ten kısmen ayrıldığım nokta solculuğun illaki Marksizm olmadığı yönündedir Ancak bu ayrımda bir nokta önemli Kendisini sol olarak tarif eden her kişi Marksizm e ulaşmış olmalıdır Yeni bir düzen istemeyen kişiye solcu diyemeyiz Ancak kendini sol olarak tanımlamayan kişiler ki Bukowski bu kategoridedir Marksizmden kendilerini uzak tutabilir Bu çalışmamda ben bir bakıma Bukowski ye rağmen onu sol içine yerleştiriyorum Kuşkusuz bütünüyle değil Hiç kimse kapitalist bir düzen içinde bütünüyle sol değildir Ancak bu durumun ahlaken insana daha büyük bir sorumluluk yüklediği açıktır Cinsellik insanın kendi isyanını saklayabilme alanlarından biridir ve solculuğa düzen eleştirisine düzenin çizdiği sınırlara sığamamaya kapı açma potansiyeli her zaman vardır Bukowski yi bir de bu bakışla okumak gerekir Bu kitapta iki korkutucu isim korkutucu bir kavram olan sol ile ilişkilendirilerek ele alınmaktadır Bu yüzden ikinci baskıda kitabın ismi Bukowski ve Yalçın Küçük olarak belirlendi Düzenden memnuniyetin en çarpıcı olarak gözlemlenebileceği yer edebiyattır Türk edebiyatı hem kurgu olarak hem de dil olarak öfkeden yoksundur Eğer edebiyat toplumun eğilimlerinin gerçekte ne olduğunun aynası ise görülen tek gerçek insanların bu düzenden çok da şikayetçi olmadığıdır Bukowski nin eserlerini yüzeysel bir okuma bizi kolayca onu savunamayacak bir noktaya görürebilir Bir anlamda ben bu kitapta Bukowski nin düzen eleştirisinde bulunduğu yere dikkat çekmek istedim Onun eserlerinde kapitalizm modern imgelerin arkasında tarih boyunca hiç değişmeyen biçimde eşitsiz koşullar üreten bir işleyiş olarak az sayıdaki insanın mutlu olması için daha büyük sayıdaki kitlenin hayatını harcamasının düzeneğidir Bukowski çok naif bir biçimde bu harcanmış hayatların insanca yaşama isteğinin sesidir

Pandora
324,00

Akıl Fikir Yayınları

2020292 sf.
Pandora

Bana göre sol akıl ve vicdanın birleşimidir Bu kadar Hem Yalçın Küçük hem Bukowski nin bu noktada birleştiğine inanıyorum Benim Yalçın Küçük ten kısmen ayrıldığım nokta solculuğun illaki Marksizm olmadığı yönündedir Ancak bu ayrımda bir nokta önemli Kendisini sol olarak tarif eden her kişi Marksizm e ulaşmış olmalıdır Yeni bir düzen istemeyen kişiye solcu diyemeyiz Ancak kendini sol olarak tanımlamayan kişiler ki Bukowski bu kategoridedir Marksizmden kendilerini uzak tutabilir Bu çalışmamda ben bir bakıma Bukowski ye rağmen onu sol içine yerleştiriyorum Kuşkusuz bütünüyle değil Hiç kimse kapitalist bir düzen içinde bütünüyle sol değildir Ancak bu durumun ahlaken insana daha büyük bir sorumluluk yüklediği açıktır Cinsellik insanın kendi isyanını saklayabilme alanlarından biridir ve solculuğa düzen eleştirisine düzenin çizdiği sınırlara sığamamaya kapı açma potansiyeli her zaman vardır Bukowski yi bir de bu bakışla okumak gerekir Bu kitapta iki korkutucu isim korkutucu bir kavram olan sol ile ilişkilendirilerek ele alınmaktadır Bu yüzden ikinci baskıda kitabın ismi Bukowski ve Yalçın Küçük olarak belirlendi Düzenden memnuniyetin en çarpıcı olarak gözlemlenebileceği yer edebiyattır Türk edebiyatı hem kurgu olarak hem de dil olarak öfkeden yoksundur Eğer edebiyat toplumun eğilimlerinin gerçekte ne olduğunun aynası ise görülen tek gerçek insanların bu düzenden çok da şikayetçi olmadığıdır Bukowski nin eserlerini yüzeysel bir okuma bizi kolayca onu savunamayacak bir noktaya görürebilir Bir anlamda ben bu kitapta Bukowski nin düzen eleştirisinde bulunduğu yere dikkat çekmek istedim Onun eserlerinde kapitalizm modern imgelerin arkasında tarih boyunca hiç değişmeyen biçimde eşitsiz koşullar üreten bir işleyiş olarak az sayıdaki insanın mutlu olması için daha büyük sayıdaki kitlenin hayatını harcamasının düzeneğidir Bukowski çok naif bir biçimde bu harcanmış hayatların insanca yaşama isteğinin sesidir