Buralar Bıraktığın Gibi — Murat Uğurlu

Buralar Bıraktığın Gibi
Murat Uğurluİletişim Yayınları
Buralar Bıraktığın Gibi
Murat UğurluÇocukmuşsun sen daha o zaman minnacıkmışsın Annenin bağrışlarına uyanmış tuvaletin kapısına yığılıp kalan babanı oyun oynuyor sanmışsın Sen bunları anlatırken Çiçek saçların ne güzeldi evet ben böyle düşündüm Zaten hep güzeldi ama o gün daha bir güzeldi çünkü çok mutsuzdum Baban taburcu olsun bizim oranın yaylalarına gidelim demiştin de çıkarken nefes nefese kalırım bir de benim kalbimle uğraşırsın dediğimde sıcacık gülmüştün Milim ilerlemeyen trafik çeri domates muzlu süt şezlonglar sigortacılar başından beri yalnız olanlar hatırlayanlar unutanlar hiçkimsenin umursamadığı bir şeye delicesine kapılanlar Havasız odalar yarım yarım bırakılanlar Cohen mırıldanıyor bir şeyler bir başkası Eva Braun unu kaybediyor Edip Cansever sessiz ve insansız sokakları geziyor Bir yerlerde gözleri hemen dolan çocuklar var Murat Uğurlu serin bir dille yazıyor hikâyelerini Bütün gece yağmur yağmış da sanki şehre camdan bakıyoruz birlikte sokağa yan yana fısıl fısıl anlatıyor anlatacağını Kimin yarası yok ki Buralar Bıraktığın Gibi insanın içine çöreklenen dostça anlayan fark eden sarıp sarmalayan hikâyelerle yeni bir yazarı takdim ediyor

Everest Yayınları
Melih uyan geldik diyor annem Başımı kaldırıp camdan dışarıya bakıyorum Palmiyelerin devasa yaprakları otoparkın üzerine dökülmüş Az ileride hemen solda portakal ve şeftali bahçelerine giden patika görünüyor Derken rüzgârın taşıdığı deniz kokusu geliyor burnuma Tuz ve hayal Hafiflik ve telaşsızlık Tek katlı memur işi barakaların arasından tıpkı eski ve güzel bir hatıranın içinden geçer gibi yürüyüp geçiyoruz Böyle hissetmem sebepsiz değil elbet Çünkü ilk defa burada âşık oldum ben Ömrümde ilk kez sahici bir güzelliği keşfedip ona dokunamamanın acısını burada yaşadım Ah Emekli Sandığı Tatil Kampı Dile gelsen de anlatsan çocukluğumu gençliğimi Hoş bulduk Bir satranç kulübündeki genç adam tatil kampında o yaz ansızın büyüyen bir memur çocuğu birlikte olmaması gereken iki insan veya belgesel sevdalısı bir kafes ustası Hiçbiri de hiçbir yere ait değil Hepsi de biraz sonra henüz söylenmemişleri söyleyecek gibi Dışlanmışlık tedirginlik hayal kırıklığı Murat Uğurlu farklı sebeplerle aynı yalnızlığı yaşayanların öyküleriyle hepimizin bildiği hisleri sade ama keskin bir tarzla anlatıyor

Everest Yayınları
Melih uyan geldik diyor annem Başımı kaldırıp camdan dışarıya bakıyorum Palmiyelerin devasa yaprakları otoparkın üzerine dökülmüş Az ileride hemen solda portakal ve şeftali bahçelerine giden patika görünüyor Derken rüzgârın taşıdığı deniz kokusu geliyor burnuma Tuz ve hayal Hafiflik ve telaşsızlık Tek katlı memur işi barakaların arasından tıpkı eski ve güzel bir hatıranın içinden geçer gibi yürüyüp geçiyoruz Böyle hissetmem sebepsiz değil elbet Çünkü ilk defa burada âşık oldum ben Ömrümde ilk kez sahici bir güzelliği keşfedip ona dokunamamanın acısını burada yaşadım Ah Emekli Sandığı Tatil Kampı Dile gelsen de anlatsan çocukluğumu gençliğimi Hoş bulduk Bir satranç kulübündeki genç adam tatil kampında o yaz ansızın büyüyen bir memur çocuğu birlikte olmaması gereken iki insan veya belgesel sevdalısı bir kafes ustası Hiçbiride hiçbir yere ait değil Hepsi de biraz sonra henüz söylenmemişleri söyleyecek gibi Dışlanmışlık tedirginlik hayal kırıklığı Murat Uğurlu farklı sebeplerle aynı yalnızlığı yaşayanların öyküleriyle hepimizin bildiği hisleri sade ama keskin bir tarzla anlatıyor

Everest Yayınları
Melih uyan geldik diyor annem Başımı kaldırıp camdan dışarıya bakıyorum Palmiyelerin devasa yaprakları otoparkın üzerine dökülmüş Az ileride hemen solda portakal ve şeftali bahçelerine giden patika görünüyor Derken rüzgârın taşıdığı deniz kokusu geliyor burnuma Tuz ve hayal Hafiflik ve telaşsızlık Tek katlı memur işi barakaların arasından tıpkı eski ve güzel bir hatıranın içinden geçer gibi yürüyüp geçiyoruz Böyle hissetmem sebepsiz değil elbet Çünkü ilk defa burada âşık oldum ben Ömrümde ilk kez sahici bir güzelliği keşfedip ona dokunamamanın acısını burada yaşadım Ah Emekli Sandığı Tatil Kampı Dile gelsen de anlatsan çocukluğumu gençliğimi Hoş bulduk Bir satranç kulübündeki genç adam tatil kampında o yaz ansızın büyüyen bir memur çocuğu birlikte olmaması gereken iki insan veya belgesel sevdalısı bir kafes ustası Hiçbiride hiçbir yere ait değil Hepsi de biraz sonra henüz söylenmemişleri söyleyecek gibi Dışlanmışlık tedirginlik hayal kırıklığı Murat Uğurlu farklı sebeplerle aynı yalnızlığı yaşayanların öyküleriyle hepimizin bildiği hisleri sade ama keskin bir tarzla anlatıyor

Everest Yayınları
Melih uyan geldik diyor annem Başımı kaldırıp camdan dışarıya bakıyorum Palmiyelerin devasa yaprakları otoparkın üzerine dökülmüş Az ileride hemen solda portakal ve şeftali bahçelerine giden patika görünüyor Derken rüzgârın taşıdığı deniz kokusu geliyor burnuma Tuz ve hayal Hafiflik ve telaşsızlık Tek katlı memur işi barakaların arasından tıpkı eski ve güzel bir hatıranın içinden geçer gibi yürüyüp geçiyoruz Böyle hissetmem sebepsiz değil elbet Çünkü ilk defa burada âşık oldum ben Ömrümde ilk kez sahici bir güzelliği keşfedip ona dokunamamanın acısını burada yaşadım Ah Emekli Sandığı Tatil Kampı Dile gelsen de anlatsan çocukluğumu gençliğimi Hoş bulduk Bir satranç kulübündeki genç adam tatil kampında o yaz ansızın büyüyen bir memur çocuğu birlikte olmaması gereken iki insan veya belgesel sevdalısı bir kafes ustası Hiçbiride hiçbir yere ait değil Hepsi de biraz sonra henüz söylenmemişleri söyleyecek gibi Dışlanmışlık tedirginlik hayal kırıklığı Murat Uğurlu farklı sebeplerle aynı yalnızlığı yaşayanların öyküleriyle hepimizin bildiği hisleri sade ama keskin bir tarzla anlatıyor Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
Melih uyan geldik diyor annem Başımı kaldırıp camdan dışarıya bakıyorum Palmiyelerin devasa yaprakları otoparkın üzerine dökülmüş Az ileride hemen solda portakal ve şeftali bahçelerine giden patika görünüyor Derken rüzgârın taşıdığı deniz kokusu geliyor burnuma Tuz ve hayal Hafiflik ve telaşsızlık Tek katlı memur işi barakaların arasından tıpkı eski ve güzel bir hatıranın içinden geçer gibi yürüyüp geçiyoruz Böyle hissetmem sebepsiz değil elbet Çünkü ilk defa burada âşık oldum ben Ömrümde ilk kez sahici bir güzelliği keşfedip ona dokunamamanın acısını burada yaşadım Ah Emekli Sandığı Tatil Kampı Dile gelsen de anlatsan çocukluğumu gençliğimi Hoş bulduk Bir satranç kulübündeki genç adam tatil kampında o yaz ansızın büyüyen bir memur çocuğu birlikte olmaması gereken iki insan veya belgesel sevdalısı bir kafes ustası Hiçbiri de hiçbir yere ait değil Hepsi de biraz sonra henüz söylenmemişleri söyleyecek gibi Dışlanmışlık tedirginlik hayal kırıklığı Murat Uğurlu farklı sebeplerle aynı yalnızlığı yaşayanların öyküleriyle hepimizin bildiği hisleri sade ama keskin bir tarzla anlatıyor

çev. Neslihan Su Aydın
Melih uyan geldik diyor annem Başımı kaldırıp camdan dışarıya bakıyorum Palmiyelerin devasa yaprakları otoparkın üzerine dökülmüş Az ileride hemen solda portakal ve şeftali bahçelerine giden patika görünüyor Derken rüzgârın taşıdığı deniz kokusu geliyor burnuma Tuz ve hayal Hafiflik ve telaşsızlık Tek katlı memur işi barakaların arasından tıpkı eski ve güzel bir hatıranın içinden geçer gibi yürüyüp geçiyoruz Böyle hissetmem sebepsiz değil elbet Çünkü ilk defa burada âşık oldum ben Ömrümde ilk kez sahici bir güzelliği keşfedip ona dokunamamanın acısını burada yaşadım Ah Emekli Sandığı Tatil Kampı Dile gelsen de anlatsan çocukluğumu gençliğimi Hoş bulduk Bir satranç kulübündeki genç adam tatil kampında o yaz ansızın büyüyen bir memur çocuğu birlikte olmaması gereken iki insan veya belgesel sevdalısı bir kafes ustası Hiçbiri de hiçbir yere ait değil Hepsi de biraz sonra henüz söylenmemişleri söyleyecek gibi Dışlanmışlık tedirginlik hayal kırıklığı Murat Uğurlu farklı sebeplerle aynı yalnızlığı yaşayanların öyküleriyle hepimizin bildiği hisleri sade ama keskin bir tarzla anlatıyor Yazar Murat Uğurlu Sayfa Sayısı 176 Çeviri Neslihan Su Aydın Ebat 13X19 Basım Dili Türkçe Basım Tarihi Şubat 2024 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 129 60

EVEREST YAYINLARI
Melih uyan geldik diyor annem Başımı kaldırıp camdan dışarıya bakıyorum Palmiyelerin devasa yaprakları otoparkın üzerine dökülmüş Az ileride hemen solda portakal ve şeftali bahçelerine giden patika görünüyor Derken rüzgârın taşıdığı deniz kokusu geliyor burnuma Tuz ve hayal Hafiflik ve telaşsızlık Tek katlı memur işi barakaların arasından tıpkı eski ve güzel bir hatıranın içinden geçer gibi yürüyüp geçiyoruz Böyle hissetmem sebepsiz değil elbet Çünkü ilk defa burada âşık oldum ben Ömrümde ilk kez sahici bir güzelliği keşfedip ona dokunamamanın acısını burada yaşadım Ah Emekli Sandığı Tatil Kampı Dile gelsen de anlatsan çocukluğumu gençliğimi Hoş bulduk Bir satranç kulübündeki genç adam tatil kampında o yaz ansızın büyüyen bir memur çocuğu birlikte olmaması gereken iki insan veya belgesel sevdalısı bir kafes ustası Hiçbiri de hiçbir yere ait değil Hepsi de biraz sonra henüz söylenmemişleri söyleyecek gibi Dışlanmışlık tedirginlik hayal kırıklığı Murat Uğurlu farklı sebeplerle aynı yalnızlığı yaşayanların öyküleriyle hepimizin bildiği hisleri sade ama keskin bir tarzla anlatıyor

Everest
Melih uyan geldik diyor annem Başımı kaldırıp camdan dışarıya bakıyorum Palmiyelerin devasa yaprakları otoparkın üzerine dökülmüş Az ileride hemen solda portakal ve şeftali bahçelerine giden patika görünüyor Derken rüzgârın taşıdığı deniz kokusu geliyor burnuma Tuz ve hayal Hafiflik ve telaşsızlık Tek katlı memur işi barakaların arasından tıpkı eski ve güzel bir hatıranın içinden geçer gibi yürüyüp geçiyoruz Böyle hissetmem sebepsiz değil elbet Çünkü ilk defa burada âşık oldum ben Ömrümde ilk kez sahici bir güzelliği keşfedip ona dokunamamanın acısını burada yaşadım Ah Emekli Sandığı Tatil Kampı Dile gelsen de anlatsan çocukluğumu gençliğimi Hoş bulduk Bir satranç kulübündeki genç adam tatil kampında o yaz ansızın büyüyen bir memur çocuğu birlikte olmaması gereken iki insan veya belgesel sevdalısı bir kafes ustası Hiçbiri de hiçbir yere ait değil Hepsi de biraz sonra henüz söylenmemişleri söyleyecek gibi Dışlanmışlık tedirginlik hayal kırıklığı Murat Uğurlu farklı sebeplerle aynı yalnızlığı yaşayanların öyküleriyle hepimizin bildiği hisleri sade ama keskin bir tarzla anlatıyor

Everest Yayınları
Melih uyan geldik diyor annem Başımı kaldırıp camdan dışarıya bakıyorum Palmiyelerin devasa yaprakları otoparkın üzerine dökülmüş Az ileride hemen solda portakal ve şeftali bahçelerine giden patika görünüyor Derken rüzgârın taşıdığı deniz kokusu geliyor burnuma Tuz ve hayal Hafiflik ve telaşsızlık Tek katlı memur işi barakaların arasından tıpkı eski ve güzel bir hatıranın içinden geçer gibi yürüyüp geçiyoruz Böyle hissetmem sebepsiz değil elbet Çünkü ilk defa burada âşık oldum ben Ömrümde ilk kez sahici bir güzelliği keşfedip ona dokunamamanın acısını burada yaşadım Ah Emekli Sandığı Tatil Kampı Dile gelsen de anlatsan çocukluğumu gençliğimi Hoş bulduk Bir satranç kulübündeki genç adam tatil kampında o yaz ansızın büyüyen bir memur çocuğu birlikte olmaması gereken iki insan veya belgesel sevdalısı bir kafes ustası Hiçbiri de hiçbir yere ait değil Hepsi de biraz sonra henüz söylenmemişleri söyleyecek gibi Dışlanmışlık tedirginlik hayal kırıklığı Murat Uğurlu farklı sebeplerle aynı yalnızlığı yaşayanların öyküleriyle hepimizin bildiği hisleri sade ama keskin bir tarzla anlatıyor

Everest Yayınları
Melih uyan geldik diyor annem Başımı kaldırıp camdan dışarıya bakıyorum Palmiyelerin devasa yaprakları otoparkın üzerine dökülmüş Az ileride hemen solda portakal ve şeftali bahçelerine giden patika görünüyor Derken rüzgârın taşıdığı deniz kokusu geliyor burnuma Tuz ve hayal Hafiflik ve telaşsızlık Tek katlı memur işi barakaların arasından tıpkı eski ve güzel bir hatıranın içinden geçer gibi yürüyüp geçiyoruz Böyle hissetmem sebepsiz değil elbet Çünkü ilk defa burada âşık oldum ben Ömrümde ilk kez sahici bir güzelliği keşfedip ona dokunamamanın acısını burada yaşadım Ah Emekli Sandığı Tatil Kampı Dile gelsen de anlatsan çocukluğumu gençliğimi Hoş bulduk Bir satranç kulübündeki genç adam tatil kampında o yaz ansızın büyüyen bir memur çocuğu birlikte olmaması gereken iki insan veya belgesel sevdalısı bir kafes ustası Hiçbiri de hiçbir yere ait değil Hepsi de biraz sonra henüz söylenmemişleri söyleyecek gibi Dışlanmışlık tedirginlik hayal kırıklığı Murat Uğurlu farklı sebeplerle aynı yalnızlığı yaşayanların öyküleriyle hepimizin bildiği hisleri sade ama keskin bir tarzla anlatıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İletişim Yayınları
Çocukmuşsun sen daha o zaman minnacıkmışsın Annenin bağrışlarına uyanmış tuvaletin kapısına yığılıp kalan babanı oyun oynuyor sanmışsın Sen bunları anlatırken Çiçek saçların ne güzeldi evet ben böyle düşündüm Zaten hep güzeldi ama o gün daha bir güzeldi çünkü çok mutsuzdum Baban taburcu olsun bizim oranın yaylalarına gidelim demiştin de çıkarken nefes nefese kalırım bir de benim kalbimle uğraşırsın dediğimde sıcacık gülmüştün Milim ilerlemeyen trafik çeri domates muzlu süt şezlonglar sigortacılar başından beri yalnız olanlar hatırlayanlar unutanlar hiçkimsenin umursamadığı bir şeye delicesine kapılanlar Havasız odalar yarım yarım bırakılanlar Cohen mırıldanıyor bir şeyler bir başkası Eva Braun unu kaybediyor Edip Cansever sessiz ve insansız sokakları geziyor Bir yerlerde gözleri hemen dolan çocuklar var Murat Uğurlu serin bir dille yazıyor hikâyelerini Bütün gece yağmur yağmış da sanki şehre camdan bakıyoruz birlikte sokağa yan yana fısıl fısıl anlatıyor anlatacağını Kimin yarası yok ki Buralar Bıraktığın Gibi insanın içine çöreklenen dostça anlayan fark eden sarıp sarmalayan hikâyelerle yeni bir yazarı takdim ediyor Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın

Everest Yayınları
Melih uyan geldik diyor annem Başımı kaldırıp camdan dışarıya bakıyorum Palmiyelerin devasa yaprakları otoparkın üzerine dökülmüş Az ileride hemen solda portakal ve şeftali bahçelerine giden patika görünüyor Derken rüzgârın taşıdığı deniz kokusu geliyor burnuma Tuz ve hayal Hafiflik ve telaşsızlık Tek katlı memur işi barakaların arasından tıpkı eski ve güzel bir hatıranın içinden geçer gibi yürüyüp geçiyoruz Böyle hissetmem sebepsiz değil elbet Çünkü ilk defa burada âşık oldum ben Ömrümde ilk kez sahici bir güzelliği keşfedip ona dokunamamanın acısını burada yaşadım Ah Emekli Sandığı Tatil Kampı Dile gelsen de anlatsan çocukluğumu gençliğimi Hoş bulduk Bir satranç kulübündeki genç adam tatil kampında o yaz ansızın büyüyen bir memur çocuğu birlikte olmaması gereken iki insan veya belgesel sevdalısı bir kafes ustası Hiçbiride hiçbir yere ait değil Hepsi de biraz sonra henüz söylenmemişleri söyleyecek gibi Dışlanmışlık tedirginlik hayal kırıklığı Murat Uğurlu farklı sebeplerle aynı yalnızlığı yaşayanların öyküleriyle hepimizin bildiği hisleri sade ama keskin bir tarzla anlatıyor