MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Büyük Duvar 5 — Şevki Özbilen

Büyük Duvar 5
319,00
Tarihsel RomanlarTarihsel RomanRoman Tarihi

Büyük Duvar 5

Şevki Özbilen

Ergenekon

2020700 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Büyük Duvar 5

Şevki Özbilen

Hülagü Han komutan Alpagu ile yaptığı görüşmenin sonunda bir karara varmıştı Artık geri dönülmez bir yolda olduğunu biliyor ve bu yolu sonuna kadar gitmeyi hedefliyordu Ancak bir sorun vardı ve ne Hülagü han ne de Alpagu henüz bu bilgiye sahip değildi Başkentteki idari sistemde çok fazla değişiklik yaşanmıştı Özellikle de ordu yönetiminde neredeyse değişmeyen kimse kalmamıştı Komutan Alpagu çalışma odasında savaş planlarıyla ilgilenirken kapıdaki nöbetçi asker gelmiş ve kendisiyle görüşmek isteyen bir iki kişinin beklediğini haber vermişti Alpagu kimseyi beklemiyordu Canı sıkılmış olarak elindeki kağıdı kalemi bıraktı arkasına yaslandı Gelsinler bakalım dertleri neymiş diye söylendi Hiç bitmiyor yahu diye de ekledi sonra Biraz sonra odaya iki kişi girdi Sırtlarında başlıklı pelerinleri olduğu halde odaya girdiler Gelenler odaya girer girmez başlarındaki pelerin başlığını geriye ittiler İnceden iç gıcıklayıcı bir çıngırak sesi gezindi bir anda odanın içinde Komutan Paltardı bu Kımıldadıkça saçlarındaki ve sakallarındaki küçük çıngıraklar inceden sesler çıkarıyordu

Kitap Sepeti
319,00

Ergenekon

2020696 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Adam orada öylece durmuş Maan Hatuna bakıyordu Güzelliğine hayran kaldığı gözlerindeki ışıltıdan anlaşılıyordu Nereye bakmaya çalışsa başını çevirip tekrar Maan hatuna bakıyordu Derinden bir iç geçirdi Zihninden kim bilir hangi imkansız hayaller geçiyordu ona bakarken Güzel güzel diye mırıldandı Adam ağzını şapırdatarak Çok güzel Kadın ocağın başında tencerenin altına odun atıyordu Ocaklığın içindeki üçayaklı bir çengele bağlanmış tencere ilk bakışta havada bağlantısız duruyormuş gibi görünüyordu Kocasının Maan Hatundan gözlerini ayıramaması kadını deli ediyordu Adam git oradan öte diye söylendi Ne o öyle gelip gidip durup bakıyon bir hatun kişi işte heç mi görmedin Gördüm gördüm de Heç böylesini görmemiştim Hatun Bir seni gördüm sen çok güzelsin bir de aha bunu gördüm Bak hele yah u bak şunun yüzüne Hatun Sen heç böylesini gördün mü yahu Görmedim Sen de görme derken doğruldu adamın karşısına geçti Sen de görme diye tekrarladı Hemi sen get de şuncağız için bir mezar kaz şooo aşağıya doğru Serin serin yatsın garibim toprağın altında Haydi gayri durma Adam Tamam Anladım Kazarım Yeter ki sen kızma hatunum Amma bu güzelliğe heç kıyılıp da toprağın altına konuluverir mi hatun yapma yahu Konulur Elin ölüsünü evimizde saklayacak halimiz yok ya Sonra muhtar falan da haber alır da başımız belaya girer Kim bilir kimin nesidir Öyle bilmediğin bir yabancı eve alınır mı heç Alınmaz amma şu güzelliğe nasıl kıyılır hatun ya Biraz daha dursa olmaz mı Olmaz De get haydi ona bir mezar hazırla da gecenin karanlığında gömelim de kurtulalım

Kitap Ambarı
319,00

Ergenekon

2020696 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Adam orada öylece durmuş Maan Hatuna bakıyordu Güzelliğine hayran kaldığı gözlerindeki ışıltıdan anlaşılıyordu Nereye bakmaya çalışsa başını çevirip tekrar Maan hatuna bakıyordu Derinden bir iç geçirdi Zihninden kim bilir hangi imkansız hayaller geçiyordu ona bakarken Güzel güzel diye mırıldandı Adam ağzını şapırdatarak Çok güzel Kadın ocağın başında tencerenin altına odun atıyordu Ocaklığın içindeki üçayaklı bir çengele bağlanmış tencere ilk bakışta havada bağlantısız duruyormuş gibi görünüyordu Kocasının Maan Hatundan gözlerini ayıramaması kadını deli ediyordu Adam git oradan öte diye söylendi Ne o öyle gelip gidip durup bakıyon bir hatun kişi işte heç mi görmedin Gördüm gördüm de Heç böylesini görmemiştim Hatun Bir seni gördüm sen çok güzelsin bir de aha bunu gördüm Bak hele yah u bak şunun yüzüne Hatun Sen heç böylesini gördün mü yahu Görmedim Sen de görme derken doğruldu adamın karşısına geçti Sen de görme diye tekrarladı Hemi sen get de şuncağız için bir mezar kaz şooo aşağıya doğru Serin serin yatsın garibim toprağın altında Haydi gayri durma Adam Tamam Anladım Kazarım Yeter ki sen kızma hatunum Amma bu güzelliğe heç kıyılıp da toprağın altına konuluverir mi hatun yapma yahu Konulur Elin ölüsünü evimizde saklayacak halimiz yok ya Sonra muhtar falan da haber alır da başımız belaya girer Kim bilir kimin nesidir Öyle bilmediğin bir yabancı eve alınır mı heç Alınmaz amma şu güzelliğe nasıl kıyılır hatun ya Biraz daha dursa olmaz mı Olmaz De get haydi ona bir mezar hazırla da gecenin karanlığında gömelim de kurtulalım Tanıtım Bülteninden

Kitap Ambarı
319,00

Ergenekon

2020700 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Hülagü Han komutan Alpagu ile yaptığı görüşmenin sonunda bir karara varmıştı Artık geri dönülmez bir yolda olduğunu biliyor ve bu yolu sonuna kadar gitmeyi hedefliyordu Ancak bir sorun vardı ve ne Hülagü han ne de Alpagu henüz bu bilgiye sahip değildi Başkentteki idari sistemde çok fazla değişiklik yaşanmıştı Özellikle de ordu yönetiminde neredeyse değişmeyen kimse kalmamıştı Komutan Alpagu çalışma odasında savaş planlarıyla ilgilenirken kapıdaki nöbetçi asker gelmiş ve kendisiyle görüşmek isteyen bir iki kişinin beklediğini haber vermişti Alpagu kimseyi beklemiyordu Canı sıkılmış olarak elindeki kağıdı kalemi bıraktı arkasına yaslandı Gelsinler bakalım dertleri neymiş diye söylendi Hiç bitmiyor yahu diye de ekledi sonra Biraz sonra odaya iki kişi girdi Sırtlarında başlıklı pelerinleri olduğu halde odaya girdiler Gelenler odaya girer girmez başlarındaki pelerin başlığını geriye ittiler İnceden iç gıcıklayıcı bir çıngırak sesi gezindi bir anda odanın içinde Komutan Paltardı bu Kımıldadıkça saçlarındaki ve sakallarındaki küçük çıngıraklar inceden sesler çıkarıyordu Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
368,50

Ergenekon

2020696 sf.
Nobel Kitap

Adam orada öylece durmuş Maan Hatuna bakıyordu Güzelliğine hayran kaldığı gözlerindeki ışıltıdan anlaşılıyordu Nereye bakmaya çalışsa başını çevirip tekrar Maan hatuna bakıyordu Derinden bir iç geçirdi Zihninden kim bilir hangi imkansız hayaller geçiyordu ona bakarken Güzel güzel diye mırıldandı Adam ağzını şapırdatarak Çok güzel Kadın ocağın başında tencerenin altına odun atıyordu Ocaklığın içindeki üçayaklı bir çengele bağlanmış tencere ilk bakışta havada bağlantısız duruyormuş gibi görünüyordu Kocasının Maan Hatundan gözlerini ayıramaması kadını deli ediyordu Adam git oradan öte diye söylendi Ne o öyle gelip gidip durup bakıyon bir hatun kişi işte heç mi görmedin Gördüm gördüm de Heç böylesini görmemiştim Hatun Bir seni gördüm sen çok güzelsin bir de aha bunu gördüm Bak hele yah u bak şunun yüzüne Hatun Sen heç böylesini gördün mü yahu Görmedim Sen de görme derken doğruldu adamın karşısına geçti Sen de görme diye tekrarladı Hemi sen get de şuncağız için bir mezar kaz şooo aşağıya doğru Serin serin yatsın garibim toprağın altında Haydi gayri durma Adam Tamam Anladım Kazarım Yeter ki sen kızma hatunum Amma bu güzelliğe heç kıyılıp da toprağın altına konuluverir mi hatun yapma yahu Konulur Elin ölüsünü evimizde saklayacak halimiz yok ya Sonra muhtar falan da haber alır da başımız belaya girer Kim bilir kimin nesidir Öyle bilmediğin bir yabancı eve alınır mı heç Alınmaz amma şu güzelliğe nasıl kıyılır hatun ya Biraz daha dursa olmaz mı Olmaz De get haydi ona bir mezar hazırla da gecenin karanlığında gömelim de kurtulalım

Nobel Kitap
368,50

Ergenekon

2020700 sf.
Nobel Kitap

Hülagü Han komutan Alpagu ile yaptığı görüşmenin sonunda bir karara varmıştı Artık geri dönülmez bir yolda olduğunu biliyor ve bu yolu sonuna kadar gitmeyi hedefliyordu Ancak bir sorun vardı ve ne Hülagü han ne de Alpagu henüz bu bilgiye sahip değildi Başkentteki idari sistemde çok fazla değişiklik yaşanmıştı Özellikle de ordu yönetiminde neredeyse değişmeyen kimse kalmamıştı Komutan Alpagu çalışma odasında savaş planlarıyla ilgilenirken kapıdaki nöbetçi asker gelmiş ve kendisiyle görüşmek isteyen bir iki kişinin beklediğini haber vermişti Alpagu kimseyi beklemiyordu Canı sıkılmış olarak elindeki kağıdı kalemi bıraktı arkasına yaslandı Gelsinler bakalım dertleri neymiş diye söylendi Hiç bitmiyor yahu diye de ekledi sonra Biraz sonra odaya iki kişi girdi Sırtlarında başlıklı pelerinleri olduğu halde odaya girdiler Gelenler odaya girer girmez başlarındaki pelerin başlığını geriye ittiler İnceden iç gıcıklayıcı bir çıngırak sesi gezindi bir anda odanın içinde Komutan Paltardı bu Kımıldadıkça saçlarındaki ve sakallarındaki küçük çıngıraklar inceden sesler çıkarıyordu

Ucuz Kitap Al
412,50

Ergenekon

Temmuz 2020696 sf.
14.00x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Şevki Özbilen tarafından kaleme alınan Büyük Duvar 5 Ergenekon eseri olarak okurlarla buluşuyor Büyük Duvar 5 Şevki Özbilen Kitap Özeti Adam orada öylece durmuş Maan Hatuna bakıyordu Güzelliğine hayran kaldığı gözlerindeki ışıltıdan anlaşılıyordu Nereye bakmaya çalışsa başını çevirip tekrar Maan hatuna bakıyordu Derinden bir iç geçirdi Zihninden kim bilir hangi imkansız hayaller geçiyordu ona bakarken Güzel güzel diye mırıldandı Adam ağzını şapırdatarak Çok güzel Kadın ocağın başında tencerenin altına odun atıyordu Ocaklığın içindeki üçayaklı bir çengele bağlanmış tencere ilk bakışta havada bağlantısız duruyormuş gibi görünüyordu Kocasının Maan Hatundan gözlerini ayıramaması kadını deli ediyordu Adam git oradan öte diye söylendi Ne o öyle gelip gidip durup bakıyon bir hatun kişi işte heç mi görmedin Gördüm gördüm de Heç böylesini görmemiştim Hatun Bir seni gördüm sen çok güzelsin bir de aha bunu gördüm Bak hele yah u bak şunun yüzüne Hatun Sen heç böylesini gördün mü yahu Görmedim Sen de görme derken doğruldu adamın karşısına geçti Sen de görme diye tekrarladı Hemi sen get de şuncağız için bir mezar kaz şooo aşağıya doğru Serin serin yatsın garibim toprağın altında Haydi gayri durma Adam Tamam Anladım Kazarım Yeter ki sen kızma hatunum Amma bu güzelliğe heç kıyılıp da toprağın altına konuluverir mi hatun yapma yahu Konulur Elin ölüsünü evimizde saklayacak halimiz yok ya Sonra muhtar falan da haber alır da başımız belaya girer Kim bilir kimin nesidir Öyle bilmediğin bir yabancı eve alınır mı heç Alınmaz amma şu güzelliğe nasıl kıyılır hatun ya Biraz daha dursa olmaz mı Olmaz De get haydi ona bir mezar hazırla da gecenin karanlığında gömelim de kurtulalım Yayınevi Ergenekon Yazar Şevki Özbilen Sayfa 696 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2020 Barkod 9786057687715 Kategori Edebiyat Kitapları Tarihsel Romanlar

Ucuz Kitap Al
412,50

Ergenekon

Temmuz 2020700 sf.
14.00x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Şevki Özbilen tarafından kaleme alınan Büyük Duvar 4 Ergenekon eseri olarak okurlarla buluşuyor Büyük Duvar 4 Şevki Özbilen Kitap Özeti Hülagü Han komutan Alpagu ile yaptığı görüşmenin sonunda bir karara varmıştı Artık geri dönülmez bir yolda olduğunu biliyor ve bu yolu sonuna kadar gitmeyi hedefliyordu Ancak bir sorun vardı ve ne Hülagü han ne de Alpagu henüz bu bilgiye sahip değildi Başkentteki idari sistemde çok fazla değişiklik yaşanmıştı Özellikle de ordu yönetiminde neredeyse değişmeyen kimse kalmamıştı Komutan Alpagu çalışma odasında savaş planlarıyla ilgilenirken kapıdaki nöbetçi asker gelmiş ve kendisiyle görüşmek isteyen bir iki kişinin beklediğini haber vermişti Alpagu kimseyi beklemiyordu Canı sıkılmış olarak elindeki kağıdı kalemi bıraktı arkasına yaslandı Gelsinler bakalım dertleri neymiş diye söylendi Hiç bitmiyor yahu diye de ekledi sonra Biraz sonra odaya iki kişi girdi Sırtlarında başlıklı pelerinleri olduğu halde odaya girdiler Gelenler odaya girer girmez başlarındaki pelerin başlığını geriye ittiler İnceden iç gıcıklayıcı bir çıngırak sesi gezindi bir anda odanın içinde Komutan Paltardı bu Kımıldadıkça saçlarındaki ve sakallarındaki küçük çıngıraklar inceden sesler çıkarıyordu Yayınevi Ergenekon Yazar Şevki Özbilen Sayfa 700 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2020 Barkod 9786057687708 Kategori Edebiyat Kitapları Tarihsel Romanlar

D&R
495,00

Ergenekon

20201. baskı700 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Hülagü Han komutan Alpagu ile yaptığı görüşmenin sonunda bir karara varmıştı Artık geri dönülmez bir yolda olduğunu biliyor ve bu yolu sonuna kadar gitmeyi hedefliyordu Ancak bir sorun vardı ve ne Hülagü han ne de Alpagu henüz bu bilgiye sahip değildi Başkentteki idari sistemde çok fazla değişiklik yaşanmıştı Özellikle de ordu yönetiminde neredeyse değişmeyen kimse kalmamıştı Komutan Alpagu çalışma odasında savaş planlarıyla ilgilenirken kapıdaki nöbetçi asker gelmiş ve kendisiyle görüşmek isteyen bir iki kişinin beklediğini haber vermişti Alpagu kimseyi beklemiyordu Canı sıkılmış olarak elindeki kağıdı kalemi bıraktı arkasına yaslandı Gelsinler bakalım dertleri neymiş diye söylendi Hiç bitmiyor yahu diye de ekledi sonra Biraz sonra odaya iki kişi girdi Sırtlarında başlıklı pelerinleri olduğu halde odaya girdiler Gelenler odaya girer girmez başlarındaki pelerin başlığını geriye ittiler İnceden iç gıcıklayıcı bir çıngırak sesi gezindi bir anda odanın içinde Komutan Paltardı bu Kımıldadıkça saçlarındaki ve sakallarındaki küçük çıngıraklar inceden sesler çıkarıyordu Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
550,00

Ergenekon Yayınları

2020700 sf.
Şehadet Kitap
Şehadet Kitap
550,00

Ergenekon Yayınları

2020696 sf.
Şehadet Kitap
Pandora

Ergenekon Yayınevi

2020700 sf.
Pandora

Hülagü Han komutan Alpagu ile yaptığı görüşmenin sonunda bir karara varmıştı Artık geri dönülmez bir yolda olduğunu biliyor ve bu yolu sonuna kadar gitmeyi hedefliyordu Ancak bir sorun vardı ve ne Hülagü han ne de Alpagu henüz bu bilgiye sahip değildi Başkentteki idari sistemde çok fazla değişiklik yaşanmıştı Özellikle de ordu yönetiminde neredeyse değişmeyen kimse kalmamıştı Komutan Alpagu çalışma odasında savaş planlarıyla ilgilenirken kapıdaki nöbetçi asker gelmiş ve kendisiyle görüşmek isteyen bir iki kişinin beklediğini haber vermişti Alpagu kimseyi beklemiyordu Canı sıkılmış olarak elindeki kağıdı kalemi bıraktı arkasına yaslandı Gelsinler bakalım dertleri neymiş diye söylendi Hiç bitmiyor yahu diye de ekledi sonra Biraz sonra odaya iki kişi girdi Sırtlarında başlıklı pelerinleri olduğu halde odaya girdiler Gelenler odaya girer girmez başlarındaki pelerin başlığını geriye ittiler İnceden iç gıcıklayıcı bir çıngırak sesi gezindi bir anda odanın içinde Komutan Paltardı bu Kımıldadıkça saçlarındaki ve sakallarındaki küçük çıngıraklar inceden sesler çıkarıyordu

Pandora

Ergenekon Yayınevi

2020696 sf.
Pandora

Adam orada öylece durmuş Maan Hatuna bakıyordu Güzelliğine hayran kaldığı gözlerindeki ışıltıdan anlaşılıyordu Nereye bakmaya çalışsa başını çevirip tekrar Maan hatuna bakıyordu Derinden bir iç geçirdi Zihninden kim bilir hangi imkansız hayaller geçiyordu ona bakarken Güzel güzel diye mırıldandı Adam ağzını şapırdatarak Çok güzel Kadın ocağın başında tencerenin altına odun atıyordu Ocaklığın içindeki üçayaklı bir çengele bağlanmış tencere ilk bakışta havada bağlantısız duruyormuş gibi görünüyordu Kocasının Maan Hatundan gözlerini ayıramaması kadını deli ediyordu Adam git oradan öte diye söylendi Ne o öyle gelip gidip durup bakıyon bir hatun kişi işte heç mi görmedin Gördüm gördüm de Heç böylesini görmemiştim Hatun Bir seni gördüm sen çok güzelsin bir de aha bunu gördüm Bak hele yah u bak şunun yüzüne Hatun Sen heç böylesini gördün mü yahu Görmedim Sen de görme derken doğruldu adamın karşısına geçti Sen de görme diye tekrarladı Hemi sen get de şuncağız için bir mezar kaz şooo aşağıya doğru Serin serin yatsın garibim toprağın altında Haydi gayri durma Adam Tamam Anladım Kazarım Yeter ki sen kızma hatunum Amma bu güzelliğe heç kıyılıp da toprağın altına konuluverir mi hatun yapma yahu Konulur Elin ölüsünü evimizde saklayacak halimiz yok ya Sonra muhtar falan da haber alır da başımız belaya girer Kim bilir kimin nesidir Öyle bilmediğin bir yabancı eve alınır mı heç Alınmaz amma şu güzelliğe nasıl kıyılır hatun ya Biraz daha dursa olmaz mı Olmaz De get haydi ona bir mezar hazırla da gecenin karanlığında gömelim de kurtulalım