Çağdaş Batı Literatüründe Kur an Metnine Yaklaşımlar — Ersin Kabakcı

Çağdaş Batı Literatüründe Kur an Metnine Yaklaşımlar
Ersin KabakcıFecr Yayınları
Çağdaş Batı Literatüründe Kur an Metnine Yaklaşımlar
Ersin KabakcıHer türlü eksiklik ve kusurdan tümüyle münezzeh olan yalnızca Yüce Allah tır Peygamberler de kul olmaları hasebiyle günaha girip girmeme endişesiyle yaşamışlardır Kendilerinden herhangi bir kusur sadır olduysa da hemen tövbe ve istiğfar etmişlerdir Peygamberlerin bazı lütuflarla günahlardan korunmuş olmaları imtihan oldukları gerçeğini yok etmediği gibi emir ve nehye muhatap olmalarını da ortadan kaldırmamaktadır Peygamberler de bir beşerdir ve şehevi arzu ve istekleri yok edilmiş değildir Sadece bu arzu ve isteklerini kontrol edebilme noktasında üstün bir karaktere sahiptirler Allah tarafından seçilmiş seçkin kullar olmaları ve meselelerin künhüne vakıf olmaları elbette onları bu konuda daha da avantajlı bir konuma getirmektedir Peygamberlik kurumu sevgi güven ittiba itaat hükme rıza örneklik gibi birbirleriyle sıkı bağlantıları olan unsurlar üzerinden yürüyen bir kurumdur Dini hükümleri beyan ederken sürekli yanılan ve tutarsız davranışlar sergileyen bir rasulün vahye karşı güven sarsıcı bir netice oluşturacağı göz ardı edilemez Çünkü vahiy peygamberler üzerinden ümmete ulaştırılmakta ve bu ulaştırma bilginin nakledilmesi şeklinde değil bu elçilerin örnekliğinde gerçekleşmektedir Vahyin kaynağının korunmasındaki temel işlev bilginin sıhhati hususunda herhangi bir tereddüttün oluşmamasıdır Bu korumanın gerçekleştiği Kur an da sarih olarak zikredilmektedir Ancak en sahih bilginin dahi yalan söyleyen bir elçinin elinde hiçbir anlamı kalmayacaktır Vahyin ümmete ulaşmasında başka bir usul ve yöntem olmadığına göre zaruri olarak Allah ın elçilerinin her konuda emin ve güvenilir olmaları gerekir

Fecr Yayınları
Her türlü eksiklik ve kusurdan tümüyle münezzeh olan yalnızca Yüce Allah tır Peygamberler de kul olmaları hasebiyle günaha girip girmeme endişesiyle yaşamışlardır Kendilerinden herhangi bir kusur sadır olduysa da hemen tövbe ve istiğfar etmişlerdir Peygamberlerin bazı lütuflarla günahlardan korunmuş olmaları imtihan oldukları gerçeğini yok etmediği gibi emir ve nehye muhatap olmalarını da ortadan kaldırmamaktadır Peygamberler de bir beşerdir ve şehevi arzu ve istekleri yok edilmiş değildir Sadece bu arzu ve isteklerini kontrol edebilme noktasında üstün bir karaktere sahiptirler Allah tarafından seçilmiş seçkin kullar olmaları ve meselelerin künhüne vakıf olmaları elbette onları bu konuda daha da avantajlı bir konuma getirmektedir Peygamberlik kurumu sevgi güven ittiba itaat hükme rıza örneklik gibi birbirleriyle sıkı bağlantıları olan unsurlar üzerinden yürüyen bir kurumdur Dini hükümleri beyan ederken sürekli yanılan ve tutarsız davranışlar sergileyen bir rasulün vahye karşı güven sarsıcı bir netice oluşturacağı göz ardı edilemez Çünkü vahiy peygamberler üzerinden ümmete ulaştırılmakta ve bu ulaştırma bilginin nakledilmesi şeklinde değil bu elçilerin örnekliğinde gerçekleşmektedir Vahyin kaynağının korunmasındaki temel işlev bilginin sıhhati hususunda herhangi bir tereddüttün oluşmamasıdır Bu korumanın gerçekleştiği Kur an da sarih olarak zikredilmektedir Ancak en sahih bilginin dahi yalan söyleyen bir elçinin elinde hiçbir anlamı kalmayacaktır Vahyin ümmete ulaşmasında başka bir usul ve yöntem olmadığına göre zaruri olarak Allah ın elçilerinin her konuda emin ve güvenilir olmaları gerekir

Fecr Yayınları
Her türlü eksiklik ve kusurdan tümüyle münezzeh olan yalnızca Yüce Allah tır Peygamberler de kul olmaları hasebiyle günaha girip girmeme endişesiyle yaşamışlardır Kendilerinden herhangi bir kusur sadır olduysa da hemen tövbe ve istiğfar etmişlerdir Peygamberlerin bazı lütuflarla günahlardan korunmuş olmaları imtihan oldukları gerçeğini yok etmediği gibi emir ve nehye muhatap olmalarını da ortadan kaldırmamaktadır Peygamberler de bir beşerdir ve şehevi arzu ve istekleri yok edilmiş değildir Sadece bu arzu ve isteklerini kontrol edebilme noktasında üstün bir karaktere sahiptirler Allah tarafından seçilmiş seçkin kullar olmaları ve meselelerin künhüne vakıf olmaları elbette onları bu konuda daha da avantajlı bir konuma getirmektedir Peygamberlik kurumu sevgi güven ittiba itaat hükme rıza örneklik gibi birbirleriyle sıkı bağlantıları olan unsurlar üzerinden yürüyen bir kurumdur Dini hükümleri beyan ederken sürekli yanılan ve tutarsız davranışlar sergileyen bir rasulün vahye karşı güven sarsıcı bir netice oluşturacağı göz ardı edilemez Çünkü vahiy peygamberler üzerinden ümmete ulaştırılmakta ve bu ulaştırma bilginin nakledilmesi şeklinde değil bu elçilerin örnekliğinde gerçekleşmektedir Vahyin kaynağının korunmasındaki temel işlev bilginin sıhhati hususunda herhangi bir tereddüttün oluşmamasıdır Bu korumanın gerçekleştiği Kur an da sarih olarak zikredilmektedir Ancak en sahih bilginin dahi yalan söyleyen bir elçinin elinde hiçbir anlamı kalmayacaktır Vahyin ümmete ulaşmasında başka bir usul ve yöntem olmadığına göre zaruri olarak Allah ın elçilerinin her konuda emin ve güvenilir olmaları gerekir

Fecr Yayınları
Kur an ın metin yapısı günümüz Batılı Kur an araştırmalarının en dikkat çekici konuları arasında yer almaktadır 19 yüzyıldan itibaren Batı da Kur an ın dağınık bir metin yapısına sahip olduğu yönünde hâkim bir kanaat mevcutken 1980 lerden sonra bütüncül ve hatta simetrik bir metin olduğu varsayımı temelinde yeni yaklaşımlarla karşılaşılmaktadır Bu kapsamda kısa Mekkî sûrelerden başlayıp Kur ân metninin tamamına uzanan seviyelerde bütünlük arayışını ifade eden esaslı bir literatür teşekkül etmiştir Çalışma söz konusu araştırma alanının tarihsel arka planına teorik ve metodolojik temellerine odaklanmakta ayrıca bu kapsamda öne çıkan yaklaşımları irdelemektedir

Fecr
Kur an ın metin yapısı günümüz Batılı Kur an araştırmalarının en dikkat çekici konuları arasında yer almaktadır 19 yüzyıldan itibaren Batı da Kur an ın dağınık bir metin yapısına sahip olduğu yönünde hâkim bir kanaat mevcutken 1980 lerden sonra bütüncül ve hatta simetrik bir metin olduğu varsayımı temelinde yeni yaklaşımlarla karşılaşılmaktadır Bu kapsamda kısa Mekkî sûrelerden başlayıp Kur ân metninin tamamına uzanan seviyelerde bütünlük arayışını ifade eden esaslı bir literatür teşekkül etmiştir Çalışma söz konusu araştırma alanının tarihsel arka planına teorik ve metodolojik temellerine odaklanmakta ayrıca bu kapsamda öne çıkan yaklaşımları irdelemektedir