Çağdaş Heykel — Ayşegül Altunok Özkan Eroğlu

Çağdaş Heykel
Ayşegül Altunok Özkan EroğluTekhne Yayınları
Çağdaş Heykel
Ayşegül Altunok Özkan EroğluDünyada yüzyıllar boyunca kendi başına bir sanat olmayı başaran heykel 19 yüzyıldan itibaren resim sanatının gerisine düşmüş 20 yüzyılın ikinci yarısına dek açıkçası resim sanatının gene gerisinde ve ressamların bir etkinliği olarak kalmıştır Bu şu anlama gelir Heykel sanatı adına söz konusu gerileyiş üzüntü verir gibi dururken ressamlara bağlı gelişmesi ressamların üç boyutlu düşünme yeteneklerini masaya yatırdığı adeta kendilerini buna zorladıkları anlamına da ulaştığı için çok sevindirici bir gelişmedir Bugün de her ressam üç boyutlu düşünme yapısını geliştirmek için heykel yapmalıdır Resim sanatına ve ressamlara olan heykel sanatının bağımlılığı İkinci Dünya Savaşı sonrası çözümlemeye uğrayarak özerk bir alan olmaya devam etmiş bu kez de özellikle 1960 ların bilhassa kavramsallık içeren birçok alternatif eğilim ve tavrında bu kez de üç boyutluluk genel dili içerisine girmiştir Hatta Almanca da her türlü üç boyutlu kavrayışa neden olan sanata plastik demeleri boşuna değildir Malerei und Plastik ikilisi sıkça Almanca görsel sanatlar literatüründe kullanılır ve bu ikili kullanıştan kasıt resmin dışındaki hemen her türlü uygulamanın plastik başlığı altında değerlendirilmek istenmesinden başka bir şey değildir Dolayısıyla plastik olanın sınırları oldukça geniştir Bizce de son derece haklı bir kullanıştır bu Bu görüşe paralel bir kırılma 1968 te yaşanır Helio Oittica aracılığıyla ve heykelin heykeltıraş tarafınca form algısı olmaktan çıkarak malzeme algısına dönüştüğü konusunun altı çizilir Rodin Claudel vb heykeltıraşlarla birlikte sanat tarihinde o bildiğimiz heykeltıraşlık alanı 20 yüzyılın özellikle ilk yarısında başka ikinci yarısında başka bir kimliğe bürünmüştür İlk elli yılda mesele gene heykeldir daha sonra heykel diye bir algıdan ziyade üç boyutlu algı süreci devreye girmiş ve az önce de vurguladığım bir plastik yapı gözetilir olmuştur Bu kitapta biz de gelenekçi davranarak heykel demeyi seçsek de heykel vurgusunun geçtiği yere sizler üç boyutlu veya plastik vurgusunu koyarak da okumada bulunabilirsiniz diye düşünüyoruz Tanıtım Bülteninden

Tekhne Yayınları
Dünyada yüzyıllar boyunca kendi başına bir sanat olmayı başaran heykel 19 yüzyıldan itibaren resim sanatının gerisine düşmüş 20 yüzyılın ikinci yarısına dek açıkçası resim sanatının gene gerisinde ve ressamların bir etkinliği olarak kalmıştır Bu şu anlama gelir Heykel sanatı adına söz konusu gerileyiş üzüntü verir gibi dururken ressamlara bağlı gelişmesi ressamların üç boyutlu düşünme yeteneklerini masaya yatırdığı adeta kendilerini buna zorladıkları anlamına da ulaştığı için çok sevindirici bir gelişmedir Bugün de her ressam üç boyutlu düşünme yapısını geliştirmek için heykel yapmalıdır Resim sanatına ve ressamlara olan heykel sanatının bağımlılığı İkinci Dünya Savaşı sonrası çözümlemeye uğrayarak özerk bir alan olmaya devam etmiş bu kez de özellikle 1960 ların bilhassa kavramsallık içeren birçok alternatif eğilim ve tavrında bu kez de üç boyutluluk genel dili içerisine girmiştir Hatta Almanca da her türlü üç boyutlu kavrayışa neden olan sanata plastik demeleri boşuna değildir Malerei und Plastik ikilisi sıkça Almanca görsel sanatlar literatüründe kullanılır ve bu ikili kullanıştan kasıt resmin dışındaki hemen her türlü uygulamanın plastik başlığı altında değerlendirilmek istenmesinden başka bir şey değildir Dolayısıyla plastik olanın sınırları oldukça geniştir Bizce de son derece haklı bir kullanıştır bu Bu görüşe paralel bir kırılma 1968 te yaşanır Helio Oittica aracılığıyla ve heykelin heykeltıraş tarafınca form algısı olmaktan çıkarak malzeme algısına dönüştüğü konusunun altı çizilir Rodin Claudel vb heykeltıraşlarla birlikte sanat tarihinde o bildiğimiz heykeltıraşlık alanı 20 yüzyılın özellikle ilk yarısında başka ikinci yarısında başka bir kimliğe bürünmüştür İlk elli yılda mesele gene heykeldir daha sonra heykel diye bir algıdan ziyade üç boyutlu algı süreci devreye girmiş ve az önce de vurguladığım bir plastik yapı gözetilir olmuştur Bu kitapta biz de gelenekçi davranarak heykel demeyi seçsek de heykel vurgusunun geçtiği yere sizler üç boyutlu veya plastik vurgusunu koyarak da okumada bulunabilirsiniz diye düşünüyoruz

Tekhne Yayınları

Tekhne Yayınları
Özkan Eroğlu tarafından kaleme alınan Çağdaş Heykel Tekhne Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Çağdaş Heykel Özkan Eroğlu Kitap Özeti Dünyada yüzyıllar boyunca kendi başına bir sanat olmayı başaran heykel 19 yüzyıldan itibaren resim sanatının gerisine düşmüş 20 yüzyılın ikinci yarısına dek açıkçası resim sanatının gene gerisinde ve ressamların bir etkinliği olarak kalmıştır Bu şu anlama gelir Heykel sanatı adına söz konusu gerileyiş üzüntü verir gibi dururken ressamlara bağlı gelişmesi ressamların üç boyutlu düşünme yeteneklerini masaya yatırdığı adeta kendilerini buna zorladıkları anlamına da ulaştığı için çok sevindirici bir gelişmedir Bugün de her ressam üç boyutlu düşünme yapısını geliştirmek için heykel yapmalıdır Resim sanatına ve ressamlara olan heykel sanatının bağımlılığı İkinci Dünya Savaşı sonrası çözümlemeye uğrayarak özerk bir alan olmaya devam etmiş bu kez de özellikle 1960 ların bilhassa kavramsallık içeren birçok alternatif eğilim ve tavrında bu kez de üç boyutluluk genel dili içerisine girmiştir Hatta Almanca da her türlü üç boyutlu kavrayışa neden olan sanata plastik demeleri boşuna değildir Malerei und Plastik ikilisi sıkça Almanca görsel sanatlar literatüründe kullanılır ve bu ikili kullanıştan kasıt resmin dışındaki hemen her türlü uygulamanın plastik başlığı altında değerlendirilmek istenmesinden başka bir şey değildir Dolayısıyla plastik olanın sınırları oldukça geniştir Bizce de son derece haklı bir kullanıştır bu Bu görüşe paralel bir kırılma 1968 te yaşanır Helio Oittica aracılığıyla ve heykelin heykeltıraş tarafınca form algısı olmaktan çıkarak malzeme algısına dönüştüğü konusunun altı çizilir Rodin Claudel vb heykeltıraşlarla birlikte sanat tarihinde o bildiğimiz heykeltıraşlık alanı 20 yüzyılın özellikle ilk yarısında başka ikinci yarısında başka bir kimliğe bürünmüştür İlk elli yılda mesele gene heykeldir daha sonra heykel diye bir algıdan ziyade üç boyutlu algı süreci devreye girmiş ve az önce de vurguladığım bir plastik yapı gözetilir olmuştur Bu kitapta biz de gelenekçi davranarak heykel demeyi seçsek de heykel vurgusunun geçtiği yere sizler üç boyutlu veya plastik vurgusunu koyarak da okumada bulunabilirsiniz diye düşünüyoruz Yayınevi Tekhne Yayınları Yazar Özkan Eroğlu Sayfa 88 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Mart 2020 Barkod 9786052158142 Kategori Diğer Sanat Kitapları

Tekhne Yayınları
Dünyada yüzyıllar boyunca kendi başına bir sanat olmayı başaran heykel 19 yüzyıldan itibaren resim sanatının gerisine düşmüş 20 yüzyılın ikinci yarısına dek açıkçası resim sanatının gene gerisinde ve ressamların bir etkinliği olarak kalmıştır Bu şu anlama gelir Heykel sanatı adına söz konusu gerileyiş üzüntü verir gibi dururken ressamlara bağlı gelişmesi ressamların üç boyutlu düşünme yeteneklerini masaya yatırdığı adeta kendilerini buna zorladıkları anlamına da ulaştığı için çok sevindirici bir gelişmedir Bugün de her ressam üç boyutlu düşünme yapısını geliştirmek için heykel yapmalıdır Resim sanatına ve ressamlara olan heykel sanatının bağımlılığı İkinci Dünya Savaşı sonrası çözümlemeye uğrayarak özerk bir alan olmaya devam etmiş bu kez de özellikle 1960 ların bilhassa kavramsallık içeren birçok alternatif eğilim ve tavrında bu kez de üç boyutluluk genel dili içerisine girmiştir Hatta Almanca da her türlü üç boyutlu kavrayışa neden olan sanata plastik demeleri boşuna değildir Malerei und Plastik ikilisi sıkça Almanca görsel sanatlar literatüründe kullanılır ve bu ikili kullanıştan kasıt resmin dışındaki hemen her türlü uygulamanın plastik başlığı altında değerlendirilmek istenmesinden başka bir şey değildir Dolayısıyla plastik olanın sınırları oldukça geniştir Bizce de son derece haklı bir kullanıştır bu Bu görüşe paralel bir kırılma 1968 te yaşanır Helio Oittica aracılığıyla ve heykelin heykeltıraş tarafınca form algısı olmaktan çıkarak malzeme algısına dönüştüğü konusunun altı çizilir Rodin Claudel vb heykeltıraşlarla birlikte sanat tarihinde o bildiğimiz heykeltıraşlık alanı 20 yüzyılın özellikle ilk yarısında başka ikinci yarısında başka bir kimliğe bürünmüştür İlk elli yılda mesele gene heykeldir daha sonra heykel diye bir algıdan ziyade üç boyutlu algı süreci devreye girmiş ve az önce de vurguladığım bir plastik yapı gözetilir olmuştur Bu kitapta biz de gelenekçi davranarak heykel demeyi seçsek de heykel vurgusunun geçtiği yere sizler üç boyutlu veya plastik vurgusunu koyarak da okumada bulunabilirsiniz diye düşünüyoruz

Tekhne
Dünyada yüzyıllar boyunca kendi başına bir sanat olmayı başaran heykel 19 yüzyıldan itibaren resim sanatının gerisine düşmüş 20 yüzyılın ikinci yarısına dek açıkçası resim sanatının gene gerisinde ve ressamların bir etkinliği olarak kalmıştır Bu şu anlama gelir Heykel sanatı adına söz konusu gerileyiş üzüntü verir gibi dururken ressamlara bağlı gelişmesi ressamların üç bo yutlu düşünme yeteneklerini masaya yatırdığı adeta kendilerini buna zorladıkları anlamına da ulaştığı için çok sevindirici bir gelişmedir Bugün de her ressam üç boyutlu düşünme yapısını geliştirmek için heykel yapmalıdır Resim sanatına ve ressamlara olan heykel sanatının bağımlı lığı İkinci Dünya Savaşı sonrası çözümlemeye uğrayarak özerk bir alan olmaya devam etmiş bu kez de özellikle 1960 ların bilhassa kavramsallık içeren birçok alternatif eğilim ve tavrında bu kez de üç boyutluluk genel dili içerisine girmiştir Hatta Almanca da her türlü üç boyutlu kav rayışa neden olan sanata plastik demeleri boşuna değildir Malerei und Plastik ikilisi sıkça Almanca görsel sanatlar literatüründe kullanılır ve bu ikili kullanıştan kasıt resmin dışındaki hemen her türlü uygulamanın plastik başlığı altında değerlendirilmek istenmesinden başka bir şey değildir Dolayısıyla plastik olanın sınırları oldukça geniştir Bizce de son derece haklı bir kullanıştır bu Bu görüşe paralel bir kırılma 1968 te yaşanır Helio Oittica aracılığıyla ve heykelin heykeltıraş tarafınca form algısı olmaktan çıkarak malzeme algısına dönüştüğü konusunun altı çizilir Rodin Claudel vb heykeltıraşlarla birlikte sanat tarihinde o bildiğimiz heykeltıraşlık alanı 20 yüzyılın özellikle ilk yarısında başka ikinci yarısında başka bir kimliğe bürünmüştür İlk elli yılda mesele gene heykeldir daha sonra heykel diye bir algıdan ziyade üç boyutlu algı süreci devreye girmiş ve az önce de vurguladığım bir plastik yapı gözetilir olmuştur Bu kitapta biz de gelenekçi davranarak heykel demeyi seçsek de heykel vurgusunun geçtiği yere sizler üç boyutlu veya plastik vurgusunu koyarak da okumada bulunabilirsiniz diye düşünüyoruz

Tekhne Yayınları
Dünyada yüzyıllar boyunca kendi başına bir sanat olmayı başaran heykel 19 yüzyıldan itibaren resim sanatının gerisine düşmüş 20 yüzyılın ikinci yarısına dek açıkçası resim sanatının gene gerisinde ve ressamların bir etkinliği olarak kalmıştır Bu şu anlama gelir Heykel sanatı adına söz konusu gerileyiş üzüntü verir gibi dururken ressamlara bağlı gelişmesi ressamların üç boyutlu düşünme yeteneklerini masaya yatırdığı adeta kendilerini buna zorladıkları anlamına da ulaştığı için çok sevindirici bir gelişmedir Bugün de her ressam üç boyutlu düşünme yapısını geliştirmek için heykel yapmalıdır Resim sanatına ve ressamlara olan heykel sanatının bağımlılığı İkinci Dünya Savaşı sonrası çözümlemeye uğrayarak özerk bir alan olmaya devam etmiş bu kez de özellikle 1960 ların bilhassa kavramsallık içeren birçok alternatif eğilim ve tavrında bu kez de üç boyutluluk genel dili içerisine girmiştir Hatta Almanca da her türlü üç boyutlu kavrayışa neden olan sanata plastik demeleri boşuna değildir Malerei und Plastik ikilisi sıkça Almanca görsel sanatlar literatüründe kullanılır ve bu ikili kullanıştan kasıt resmin dışındaki hemen her türlü uygulamanın plastik başlığı altında değerlendirilmek istenmesinden başka bir şey değildir Dolayısıyla plastik olanın sınırları oldukça geniştir Bizce de son derece haklı bir kullanıştır bu Bu görüşe paralel bir kırılma 1968 te yaşanır Helio Oittica aracılığıyla ve heykelin heykeltıraş tarafınca form algısı olmaktan çıkarak malzeme algısına dönüştüğü konusunun altı çizilir Rodin Claudel vb heykeltıraşlarla birlikte sanat tarihinde o bildiğimiz heykeltıraşlık alanı 20 yüzyılın özellikle ilk yarısında başka ikinci yarısında başka bir kimliğe bürünmüştür İlk elli yılda mesele gene heykeldir daha sonra heykel diye bir algıdan ziyade üç boyutlu algı süreci devreye girmiş ve az önce de vurguladığım bir plastik yapı gözetilir olmuştur Bu kitapta biz de gelenekçi davranarak heykel demeyi seçsek de heykel vurgusunun geçtiği yere sizler üç boyutlu veya plastik vurgusunu koyarak da okumada bulunabilirsiniz diye düşünüyoruz Tanıtım Bülteninden