MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Çağları Kuşatan Yakarışlar — Muzaffer Barutçu

Çağları Kuşatan Yakarışlar
217,14
İslam Üzerine YazılarDiğerTasavvuf

Çağları Kuşatan Yakarışlar

Muzaffer Barutçu

Gece Kitaplığı

2026213 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Çağları Kuşatan Yakarışlar

Muzaffer Barutçu

Dua bir çağrı bir yakarış ve küçükten büyüğe aşağıdan yukarıya dünyadan ve dünyalılardan gökler ötesine bir yöneliş bir istekbir niyaz ve bir iç dökmedir Mü minin en önemli güç kaynağı ve sığınağı Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh güç ve kuvvet sadece Yüce ve büyük olan Allah ın yardımıyla elde edilir inancı ve ikrarıdır Bu inanç ve ikrar Azîz u Kahhâr olan Allah ın kuvvetini kudretini itirafın ifadesidir Öyle bir güç kaynağına dayanmayınca müminlerin hiçbir problemle başa çıkabilmeleri mümkün değildir Dua eden kendi küçüklüğünün ve yüce yaratıcının büyüklüğünün şuurunda olarak alabildiğine bir tevazu içinde ve istediklerine cevap verileceği inancıyla el açıp yakarışa geçer Böyle bir yönelişle mümin ümit ve arzu ettiği şeyleri elde etme yoluna girdiği gibi korkup endişe duyduğu şeylere karşı da en sağlam bir güç kaynağına dayanmış ve en muhkem bir kaleye sığınmış bulunur Dua Hakk ın tükenmez hazinelerinin sırlı bir anahtarı fakir yoksul ve kalbi kırıkların dayanak noktası ve alabildiğine bir çaresizlik içinde kıvranıp duranların da en güvenilir bir sığınağıdır Bu sığınağa adım atan o sihirli anahtarı elde etmiş sayılır O nun güç ve kuvvetine sığınan fakir miskin âciz ve muhtaçlar da umduklarını elde etmiş olurlar Dua ruhun gıdasıdır bedenin sağlığını koruyabilmek için sürekli değişik besinlerle takviye edildiği gibi ruha da bu gıda kesintisiz verilmelidir Dua sebep ve vasıtaları aşarak hem Allah ın kudretine güveni hem de beşerî zaafı ilândır Her hâlimizde O na yönelmek O na el açmak dert ve elemlerimizi O na açmak hem bir mazhariyet ve ilk ilahi ihsan hem de Hakk ın cevabî teveccühleri adına atılmış önemli bir ilk adımdır İhlasla yapılan bir kulluk görevini ifade etmesi açısından dua çok namaz kılmaktan çok oruç tutmaktan daha önemli bir ibadettir Çünkü dua sebepleri ve şartları göz önünde bulundurulmadan Sebeplerin yaratıcısı olan yüce Allah tan tasavvurları aşan ve sebep sonuç ilişkisine göre mümkün olmayan şeyleri isteme demektir Günümüzde genel anlamda tüm Müslümanlar özellikle millet olarak bizler bizi biz yapan temel dinamiklerimizden ve manevi değerlerimizden uzaklaştık Uzaklaştığımız bu dinamiklerden ve değer yargılarından birisi de Yüce yaratıcımız Rabbimizle münasebetimizde önemli bir vesile olan dua etmeyi terk etmek oldu İmanın zevkine ermiş ve ibadette hassaslaşmış ruhlar kat iyen duada kusur etmezler Aksine böyleleri ibadeti varlıklarının gayesi gibi duyar ve duaya da fevkalâde önem verirler Maddî manevî sebeplere riayetin yanında gönüllerini Rabblerine açıp yalvarmayı O na yakınlık arayışının sesi soluğu gibi değerlendirir ve dualarını bir ümit nağmesi gibi seslendirirler Tanıtım Bülteninden

Ekin Kitap
220,43

Gece Kitaplığı

Haziran 2026213 sf.
Ekin Kitap

Dua bir çağrı bir yakarış ve küçükten büyüğe aşağıdan yukarıya dünyadan ve dünyalılardan gökler ötesine bir yöneliş bir istekbir niyaz ve bir iç dökmedir Mü minin en önemli güç kaynağı ve sığınağı Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh güç ve kuvvet sadece Yüce ve büyük olan Allah ın yardımıyla elde edilir inancı ve ikrarıdır Bu inanç ve ikrar Azîz u Kahhâr olan Allah ın kuvvetini kudretini itirafın ifadesidir Öyle bir güç kaynağına dayanmayınca müminlerin hiçbir problemle başa çıkabilmeleri mümkün değildir Dua eden kendi küçüklüğünün ve yüce yaratıcının büyüklüğünün şuurunda olarak alabildiğine bir tevazu içinde ve istediklerine cevap verileceği inancıyla el açıp yakarışa geçer Böyle bir yönelişle mümin ümit ve arzu ettiği şeyleri elde etme yoluna girdiği gibi korkup endişe duyduğu şeylere karşı da en sağlam bir güç kaynağına dayanmış ve en muhkem bir kaleye sığınmış bulunur Dua Hakk ın tükenmez hazinelerinin sırlı bir anahtarı fakir yoksul ve kalbi kırıkların dayanak noktası ve alabildiğine bir çaresizlik içinde kıvranıp duranların da en güvenilir bir sığınağıdır Bu sığınağa adım atan o sihirli anahtarı elde etmiş sayılır O nun güç ve kuvvetine sığınan fakir miskin âciz ve muhtaçlar da umduklarını elde etmiş olurlar Dua ruhun gıdasıdır bedenin sağlığını koruyabilmek için sürekli değişik besinlerle takviye edildiği gibi ruha da bu gıda kesintisiz verilmelidir Dua sebep ve vasıtaları aşarak hem Allah ın kudretine güveni hem de beşerî zaafı ilândır Her hâlimizde O na yönelmek O na el açmak dert ve elemlerimizi O na açmak hem bir mazhariyet ve ilk ilahi ihsan hem de Hakk ın cevabî teveccühleri adına atılmış önemli bir ilk adımdır İhlasla yapılan bir kulluk görevini ifade etmesi açısından dua çok namaz kılmaktan çok oruç tutmaktan daha önemli bir ibadettir Çünkü dua sebepleri ve şartları göz önünde bulundurulmadan Sebeplerin yaratıcısı olan yüce Allah tan tasavvurları aşan ve sebep sonuç ilişkisine göre mümkün olmayan şeyleri isteme demektir Günümüzde genel anlamda tüm Müslümanlar özellikle millet olarak bizler bizi biz yapan temel dinamiklerimizden ve manevi değerlerimizden uzaklaştık Uzaklaştığımız bu dinamiklerden ve değer yargılarından birisi de Yüce yaratıcımız Rabbimizle münasebetimizde önemli bir vesile olan dua etmeyi terk etmek oldu İmanın zevkine ermiş ve ibadette hassaslaşmış ruhlar kat iyen duada kusur etmezler Aksine böyleleri ibadeti varlıklarının gayesi gibi duyar ve duaya da fevkalâde önem verirler Maddî manevî sebeplere riayetin yanında gönüllerini Rabblerine açıp yalvarmayı O na yakınlık arayışının sesi soluğu gibi değerlendirir ve dualarını bir ümit nağmesi gibi seslendirirler

Nobel Kitap
256,62

Gece Kitaplığı

2026213 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Dua bir çağrı bir yakarış ve küçükten büyüğe aşağıdan yukarıya dünyadan ve dünyalılardan gökler ötesine bir yöneliş bir istekbir niyaz ve bir iç dökmedir Mü minin en önemli güç kaynağı ve sığınağı Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh güç ve kuvvet sadece Yüce ve büyük olan Allah ın yardımıyla elde edilir inancı ve ikrarıdır Bu inanç ve ikrar Azîz u Kahhâr olan Allah ın kuvvetini kudretini itirafın ifadesidir Öyle bir güç kaynağına dayanmayınca müminlerin hiçbir problemle başa çıkabilmeleri mümkün değildir Dua eden kendi küçüklüğünün ve yüce yaratıcının büyüklüğünün şuurunda olarak alabildiğine bir tevazu içinde ve istediklerine cevap verileceği inancıyla el açıp yakarışa geçer Böyle bir yönelişle mümin ümit ve arzu ettiği şeyleri elde etme yoluna girdiği gibi korkup endişe duyduğu şeylere karşı da en sağlam bir güç kaynağına dayanmış ve en muhkem bir kaleye sığınmış bulunur Dua Hakk ın tükenmez hazinelerinin sırlı bir anahtarı fakir yoksul ve kalbi kırıkların dayanak noktası ve alabildiğine bir çaresizlik içinde kıvranıp duranların da en güvenilir bir sığınağıdır Bu sığınağa adım atan o sihirli anahtarı elde etmiş sayılır O nun güç ve kuvvetine sığınan fakir miskin âciz ve muhtaçlar da umduklarını elde etmiş olurlar Dua ruhun gıdasıdır bedenin sağlığını koruyabilmek için sürekli değişik besinlerle takviye edildiği gibi ruha da bu gıda kesintisiz verilmelidir Dua sebep ve vasıtaları aşarak hem Allah ın kudretine güveni hem de beşerî zaafı ilândır Her hâlimizde O na yönelmek O na el açmak dert ve elemlerimizi O na açmak hem bir mazhariyet ve ilk ilahi ihsan hem de Hakk ın cevabî teveccühleri adına atılmış önemli bir ilk adımdır İhlasla yapılan bir kulluk görevini ifade etmesi açısından dua çok namaz kılmaktan çok oruç tutmaktan daha önemli bir ibadettir Çünkü dua sebepleri ve şartları göz önünde bulundurulmadan Sebeplerin yaratıcısı olan yüce Allah tan tasavvurları aşan ve sebep sonuç ilişkisine göre mümkün olmayan şeyleri isteme demektir Günümüzde genel anlamda tüm Müslümanlar özellikle millet olarak bizler bizi biz yapan temel dinamiklerimizden ve manevi değerlerimizden uzaklaştık Uzaklaştığımız bu dinamiklerden ve değer yargılarından birisi de Yüce yaratıcımız Rabbimizle münasebetimizde önemli bir vesile olan dua etmeyi terk etmek oldu İmanın zevkine ermiş ve ibadette hassaslaşmış ruhlar kat iyen duada kusur etmezler Aksine böyleleri ibadeti varlıklarının gayesi gibi duyar ve duaya da fevkalâde önem verirler Maddî manevî sebeplere riayetin yanında gönüllerini Rabblerine açıp yalvarmayı O na yakınlık arayışının sesi soluğu gibi değerlendirir ve dualarını bir ümit nağmesi gibi seslendirirler

Şehadet Kitap
329,00

Gece Kitaplığı Yayınları

2026213 sf.
Şehadet Kitap

Dua bir çağrı bir yakarış ve küçükten büyüğe aşağıdan yukarıya dünyadan ve dünyalılardan gökler ötesine bir yöneliş bir istekbir niyaz ve bir iç dökmedir Mü minin en önemli güç kaynağı ve sığınağı Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh güç ve kuvvet sadece Yüce ve büyük olan Allah ın yardımıyla elde edilir inancı ve ikrarıdır Bu inanç ve ikrar Azîz u Kahhâr olan Allah ın kuvvetini kudretini itirafın ifadesidir Öyle bir güç kaynağına dayanmayınca müminlerin hiçbir problemle başa çıkabilmeleri mümkün değildir Dua eden kendi küçüklüğünün ve yüce yaratıcının büyüklüğünün şuurunda olarak alabildiğine bir tevazu içinde ve istediklerine cevap verileceği inancıyla el açıp yakarışa geçer Böyle bir yönelişle mümin ümit ve arzu ettiği şeyleri elde etme yoluna girdiği gibi korkup endişe duyduğu şeylere karşı da en sağlam bir güç kaynağına dayanmış ve en muhkem bir kaleye sığınmış bulunur Dua Hakk ın tükenmez hazinelerinin sırlı bir anahtarı fakir yoksul ve kalbi kırıkların dayanak noktası ve alabildiğine bir çaresizlik içinde kıvranıp duranların da en güvenilir bir sığınağıdır Bu sığınağa adım atan o sihirli anahtarı elde etmiş sayılır O nun güç ve kuvvetine sığınan fakir miskin âciz ve muhtaçlar da umduklarını elde etmiş olurlar Dua ruhun gıdasıdır bedenin sağlığını koruyabilmek için sürekli değişik besinlerle takviye edildiği gibi ruha da bu gıda kesintisiz verilmelidir Dua sebep ve vasıtaları aşarak hem Allah ın kudretine güveni hem de beşerî zaafı ilândır Her hâlimizde O na yönelmek O na el açmak dert ve elemlerimizi O na açmak hem bir mazhariyet ve ilk ilahi ihsan hem de Hakk ın cevabî teveccühleri adına atılmış önemli bir ilk adımdır İhlasla yapılan bir kulluk görevini ifade etmesi açısından dua çok namaz kılmaktan çok oruç tutmaktan daha önemli bir ibadettir Çünkü dua sebepleri ve şartları göz önünde bulundurulmadan Sebeplerin yaratıcısı olan yüce Allah tan tasavvurları aşan ve sebep sonuç ilişkisine göre mümkün olmayan şeyleri isteme demektir Günümüzde genel anlamda tüm Müslümanlar özellikle millet olarak bizler bizi biz yapan temel dinamiklerimizden ve manevi değerlerimizden uzaklaştık Uzaklaştığımız bu dinamiklerden ve değer yargılarından birisi de Yüce yaratıcımız Rabbimizle münasebetimizde önemli bir vesile olan dua etmeyi terk etmek oldu İmanın zevkine ermiş ve ibadette hassaslaşmış ruhlar kat iyen duada kusur etmezler Aksine böyleleri ibadeti varlıklarının gayesi gibi duyar ve duaya da fevkalâde önem verirler Maddî manevî sebeplere riayetin yanında gönüllerini Rabblerine açıp yalvarmayı O na yakınlık arayışının sesi soluğu gibi değerlendirir ve dualarını bir ümit nağmesi gibi seslendirirler

Pandora

Gece Kitaplığı

2026213 sf.
Pandora

Dua bir çağrı bir yakarış ve küçükten büyüğe aşağıdan yukarıya dünyadan ve dünyalılardan gökler ötesine bir yöneliş bir istekbir niyaz ve bir iç dökmedir Mü minin en önemli güç kaynağı ve sığınağı Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh güç ve kuvvet sadece Yüce ve büyük olan Allah ın yardımıyla elde edilir inancı ve ikrarıdır Bu inanç ve ikrar Azîz u Kahhâr olan Allah ın kuvvetini kudretini itirafın ifadesidir Öyle bir güç kaynağına dayanmayınca müminlerin hiçbir problemle başa çıkabilmeleri mümkün değildir Dua eden kendi küçüklüğünün ve yüce yaratıcının büyüklüğünün şuurunda olarak alabildiğine bir tevazu içinde ve istediklerine cevap verileceği inancıyla el açıp yakarışa geçer Böyle bir yönelişle mümin ümit ve arzu ettiği şeyleri elde etme yoluna girdiği gibi korkup endişe duyduğu şeylere karşı da en sağlam bir güç kaynağına dayanmış ve en muhkem bir kaleye sığınmış bulunur Dua Hakk ın tükenmez hazinelerinin sırlı bir anahtarı fakir yoksul ve kalbi kırıkların dayanak noktası ve alabildiğine bir çaresizlik içinde kıvranıp duranların da en güvenilir bir sığınağıdır Bu sığınağa adım atan o sihirli anahtarı elde etmiş sayılır O nun güç ve kuvvetine sığınan fakir miskin âciz ve muhtaçlar da umduklarını elde etmiş olurlar Dua ruhun gıdasıdır bedenin sağlığını koruyabilmek için sürekli değişik besinlerle takviye edildiği gibi ruha da bu gıda kesintisiz verilmelidir Dua sebep ve vasıtaları aşarak hem Allah ın kudretine güveni hem de beşerî zaafı ilândır Her hâlimizde O na yönelmek O na el açmak dert ve elemlerimizi O na açmak hem bir mazhariyet ve ilk ilahi ihsan hem de Hakk ın cevabî teveccühleri adına atılmış önemli bir ilk adımdır İhlasla yapılan bir kulluk görevini ifade etmesi açısından dua çok namaz kılmaktan çok oruç tutmaktan daha önemli bir ibadettir Çünkü dua sebepleri ve şartları göz önünde bulundurulmadan Sebeplerin yaratıcısı olan yüce Allah tan tasavvurları aşan ve sebep sonuç ilişkisine göre mümkün olmayan şeyleri isteme demektir Günümüzde genel anlamda tüm Müslümanlar özellikle millet olarak bizler bizi biz yapan temel dinamiklerimizden ve manevi değerlerimizden uzaklaştık Uzaklaştığımız bu dinamiklerden ve değer yargılarından birisi de Yüce yaratıcımız Rabbimizle münasebetimizde önemli bir vesile olan dua etmeyi terk etmek oldu İmanın zevkine ermiş ve ibadette hassaslaşmış ruhlar kat iyen duada kusur etmezler Aksine böyleleri ibadeti varlıklarının gayesi gibi duyar ve duaya da fevkalâde önem verirler Maddî manevî sebeplere riayetin yanında gönüllerini Rabblerine açıp yalvarmayı O na yakınlık arayışının sesi soluğu gibi değerlendirir ve dualarını bir ümit nağmesi gibi seslendirirler