MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Çakabey — Gökhan Çelik

Çakabey
146,74
RomanÖnemli Olaylar ve Biyografi ve Otobiyografi KitaplRoman Günümüz

Çakabey

Gökhan Çelik

Yediveren Yayınları

2021240 sf.
İnce Kapak13,5 x 19,5
Kitap AmbarıEn ucuz

Çakabey

Gökhan Çelik

Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki Tanıtım Bülteninden

Teklif Kitap
149,30

Yediveren Yayınları

2021-11-171. baskı240 sf.
Karton135-195-0Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

BKM Kitap
151,80

Yediveren Yayınları

2021240 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Kitap Sepeti
151,80

Yediveren Yayınları

2021240 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Şehadet Kitap
154,33

Yediveren Yayınları

2021240 sf.
Şehadet Kitap

Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Kitap Ekspres
169,51
Kasım 2021240 sf.
13X192. HamurTÜRKÇE

çev. Ahsen İlhan

Kitap Ekspres

Çakabey Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki Yazar Gökhan Çelik Sayfa Sayısı 240 Çeviri Ahsen İlhan Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Kasım 2021 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Kitap Yurdu
177,10

YEDİVEREN YAYINLARI

17.11.2021240 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Ekin Kitap
182,16

Yediveren Yayınları

2021240 sf.
Ekin Kitap

Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Benli Kitap
189,75

Yediveren Yayınları

2021-11-171. baskı240 sf.
Karton135-195-0Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Ucuz Kitap Al
189,75

Yediveren Yayınları

Kasım 2021240 sf.
13.50x19.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Gökhan Çelik tarafından kaleme alınan Çakabey Yediveren Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Çakabey Gökhan Çelik Kitap Özeti Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki Yayınevi Yediveren Yayınları Yazar Gökhan Çelik Sayfa 240 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2021 Barkod 9786052692158 Kategori Önemli Olaylar ve Biyografi Otobiyografi

Pandora
189,75

Yediveren

2022
Pandora

Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Nobel Kitap
202,40

Yediveren Yayınları

2021240 sf.
Nobel Kitap

Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Kita Kitap
253,00

Yediveren Yayınları

Kasım 20211. baskı240 sf.
Ciltsiz13,50 x 19,50 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img