Çakabey — Gökhan Çelik

Çakabey
Gökhan ÇelikYediveren Yayınları
Çakabey
Gökhan ÇelikBelki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki Tanıtım Bülteninden

Yediveren Yayınları
Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Yediveren Yayınları
Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Yediveren Yayınları
Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Yediveren Yayınları
Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

çev. Ahsen İlhan
Çakabey Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki Yazar Gökhan Çelik Sayfa Sayısı 240 Çeviri Ahsen İlhan Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Kasım 2021 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

YEDİVEREN YAYINLARI
Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Yediveren Yayınları
Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Yediveren Yayınları
Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Yediveren Yayınları
Gökhan Çelik tarafından kaleme alınan Çakabey Yediveren Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Çakabey Gökhan Çelik Kitap Özeti Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki Yayınevi Yediveren Yayınları Yazar Gökhan Çelik Sayfa 240 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2021 Barkod 9786052692158 Kategori Önemli Olaylar ve Biyografi Otobiyografi

Yediveren
Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Yediveren Yayınları
Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki

Yediveren Yayınları
Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir in kapısında Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti onların savunma hattını zayıflatması atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı Düşündüğü gibi de olmuş okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı Güneş iyice yükselmiş Çaka Bey ve yiğitleri İzmir in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti Çaka Bey teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir in girişine doğru her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık Kan dökmeye can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü Çaka Bey hayaline kavuşmuştu atından atayarak indi İzmir in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre Her şey sanki rüya gibiydi nefesinin kesildiğini hissediyor sık sık ama güçlükle nefes alıyordu Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img