MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Caliban ve Cadı Kadınlar Beden İlksel Birikim — Silvia Federici

Caliban ve Cadı Kadınlar Beden İlksel Birikim
433,10
Tarihsel RomanlarKadın Sorunları FeminizmDünya Tarihi

Caliban ve Cadı Kadınlar Beden İlksel Birikim

Silvia Federici

Fol Kitap

2023334 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Caliban ve Cadı Kadınlar Beden İlksel Birikim

Silvia Federici

Tarihe Cadı Avı Çağı olarak geçen karanlık dönem genellikle filmlere ve romanlara konu olmuş popüler kültürün bir parçası hâline gelmiş Salem cadılık davaları aracılığıyla bilinir Oysa okyanusun karşı yakasında yürütülen Salem davaları aynı dönemde Avrupa da yaşanan kıyıma kıyasla hikâyenin sadece çok küçük bir parçasıdır Avrupa tarihinin yaklaşık 300 yıllık bir dilimine damgasını vurmuş cadı avı çılgınlığı doğal iktisadi ve toplumsal koşullarda meydana gelen ani değişimlerin kimlik bunalımlarının ve ötekine yönelik müzmin düşmanlığın küçük bir kıvılcımla kitlesel bir histeriye dönüşüp Avrupa yı en ücra yerlerine kadar küle çevirdiği bir yangının adı hâline gelmiştir Silvia Federici modern klasiklerden biri hâline gelmiş bu abidevi kitabında okura bambaşka bir tablo sunuyor Cadı avlarının akıldışı korkuların yol açtığı dizginsiz bir deliliğin uç noktası olmadığını o sıralar yeni oluşan kapitalist düzenin acımasız ve katı mantığının tamamen akılcı ve hesaplanabilir bir sonucu olduğunu gözler önüne seriyor Topraksız bırakılan köylülerin isyanlarından kadın bedeninin işgücünü üreten bir kuluçka makinesi olarak görülüp kadının ev işlerine mahkûm edilmesine uzanan süreçte cadı avlarının kadınları değersizleştirmek şeytanlaştırmak onların toplumsal güçlerini ellerinden almak için başlatılmış planlı ve meşum bir girişim olduğunu haykırıyor Cadıların yok olduğu işkence odalarında kazıklarda burjuvanın kadınlık ve eve bağlılık ideallerinin nasıl filizlendiğini anlatıyor Toplumsal çalkantıların açlığın kıtlığın ve salgın hastalıkların tam ortasında toplumlar çökerken kapitalizmin yükselişinin bedenin bir direniş alanı hâline gelişinin kadınların anlatılmayan hikâyesinin izini sürüyor

Kitap Ambarı
475,70

Fol Kitap

2023
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Tarihe Cadı Avı Çağı olarak geçen karanlık dönem genellikle filmlere ve romanlara konu olmuş popüler kültürün bir parçası hâline gelmiş Salem cadılık davaları aracılığıyla bilinir Oysa okyanusun karşı yakasında yürütülen Salem davaları aynı dönemde Avrupa da yaşanan kıyıma kıyasla hikâyenin sadece çok küçük bir parçasıdır Avrupa tarihinin yaklaşık 300 yıllık bir dilimine damgasını vurmuş cadı avı çılgınlığı doğal iktisadi ve toplumsal koşullarda meydana gelen ani değişimlerin kimlik bunalımlarının ve ötekine yönelik müzmin düşmanlığın küçük bir kıvılcımla kitlesel bir histeriye dönüşüp Avrupa yı en ücra yerlerine kadar küle çevirdiği bir yangının adı hâline gelmiştir Silvia Federici modern klasiklerden biri hâline gelmiş bu abidevi kitabında okura bambaşka bir tablo sunuyor Cadı avlarının akıldışı korkuların yol açtığı dizginsiz bir deliliğin uç noktası olmadığını o sıralar yeni oluşan kapitalist düzenin acımasız ve katı mantığının tamamen akılcı ve hesaplanabilir bir sonucu olduğunu gözler önüne seriyor Topraksız bırakılan köylülerin isyanlarından kadın bedeninin işgücünü üreten bir kuluçka makinesi olarak görülüp kadının ev işlerine mahkûm edilmesine uzanan süreçte cadı avlarının kadınları değersizleştirmek şeytanlaştırmak onların toplumsal güçlerini ellerinden almak için başlatılmış planlı ve meşum bir girişim olduğunu haykırıyor Cadıların yok olduğu işkence odalarında kazıklarda burjuvanın kadınlık ve eve bağlılık ideallerinin nasıl filizlendiğini anlatıyor Toplumsal çalkantıların açlığın kıtlığın ve salgın hastalıkların tam ortasında toplumlar çökerken kapitalizmin yükselişinin bedenin bir direniş alanı hâline gelişinin kadınların anlatılmayan hikâyesinin izini sürüyor Tanıtım Bülteninden

Benli Kitap
497,00

Fol Kitap

2023-01-261. baskı334 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe

çev. Öznur Karakaş

Benli Kitap

Tarihe Cadı Avı Çağı olarak geçen karanlık dönem genellikle filmlere ve romanlara konu olmuş popüler kültürün bir parçası hâline gelmiş Salem cadılık davaları aracılığıyla bilinir Oysa okyanusun karşı yakasında yürütülen Salem davaları aynı dönemde Avrupa da yaşanan kıyıma kıyasla hikâyenin sadece çok küçük bir parçasıdır Avrupa tarihinin yaklaşık 300 yıllık bir dilimine damgasını vurmuş cadı avı çılgınlığı doğal iktisadi ve toplumsal koşullarda meydana gelen ani değişimlerin kimlik bunalımlarının ve ötekine yönelik müzmin düşmanlığın küçük bir kıvılcımla kitlesel bir histeriye dönüşüp Avrupa yı en ücra yerlerine kadar küle çevirdiği bir yangının adı hâline gelmiştir Silvia Federici modern klasiklerden biri hâline gelmiş bu abidevi kitabında okura bambaşka bir tablo sunuyor Cadı avlarının akıldışı korkuların yol açtığı dizginsiz bir deliliğin uç noktası olmadığını o sıralar yeni oluşan kapitalist düzenin acımasız ve katı mantığının tamamen akılcı ve hesaplanabilir bir sonucu olduğunu gözler önüne seriyor Topraksız bırakılan köylülerin isyanlarından kadın bedeninin işgücünü üreten bir kuluçka makinesi olarak görülüp kadının ev işlerine mahkûm edilmesine uzanan süreçte cadı avlarının kadınları değersizleştirmek şeytanlaştırmak onların toplumsal güçlerini ellerinden almak için başlatılmış planlı ve meşum bir girişim olduğunu haykırıyor Cadıların yok olduğu işkence odalarında kazıklarda burjuvanın kadınlık ve eve bağlılık ideallerinin nasıl filizlendiğini anlatıyor Toplumsal çalkantıların açlığın kıtlığın ve salgın hastalıkların tam ortasında toplumlar çökerken kapitalizmin yükselişinin bedenin bir direniş alanı hâline gelişinin kadınların anlatılmayan hikâyesinin izini sürüyor

Kitap Sepeti
532,50

Fol Kitap

2025344 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Tarihe Cadı Avı Çağı olarak geçen karanlık dönem genellikle filmlere ve romanlara konu olmuş popüler kültürün bir parçası hâline gelmiş Salem cadılık davaları aracılığıyla bilinir Oysa okyanusun karşı yakasında yürütülen Salem davaları aynı dönemde Avrupa da yaşanan kıyıma kıyasla hikâyenin sadece çok küçük bir parçasıdır Avrupa tarihinin yaklaşık 300 yıllık bir dilimine damgasını vurmuş cadı avı çılgınlığı doğal iktisadi ve toplumsal koşullarda meydana gelen ani değişimlerin kimlik bunalımlarının ve ötekine yönelik müzmin düşmanlığın küçük bir kıvılcımla kitlesel bir histeriye dönüşüp Avrupa yı en ücra yerlerine kadar küle çevirdiği bir yangının adı hâline gelmiştir Silvia Federici modern klasiklerden biri hâline gelmiş bu abidevi kitabında okura bambaşka bir tablo sunuyor Cadı avlarının akıldışı korkuların yol açtığı dizginsiz bir deliliğin uç noktası olmadığını o sıralar yeni oluşan kapitalist düzenin acımasız ve katı mantığının tamamen akılcı ve hesaplanabilir bir sonucu olduğunu gözler önüne seriyor Topraksız bırakılan köylülerin isyanlarından kadın bedeninin işgücünü üreten bir kuluçka makinesi olarak görülüp kadının ev işlerine mahkûm edilmesine uzanan süreçte cadı avlarının kadınları değersizleştirmek şeytanlaştırmak onların toplumsal güçlerini ellerinden almak için başlatılmış planlı ve meşum bir girişim olduğunu haykırıyor Cadıların yok olduğu işkence odalarında kazıklarda burjuvanın kadınlık ve eve bağlılık ideallerinin nasıl filizlendiğini anlatıyor Toplumsal çalkantıların açlığın kıtlığın ve salgın hastalıkların tam ortasında toplumlar çökerken kapitalizmin yükselişinin bedenin bir direniş alanı hâline gelişinin kadınların anlatılmayan hikâyesinin izini sürüyor

Ucuz Kitap Al
568,00

Fol Kitap

Mayıs 2025344 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Silvia Federici tarafından kaleme alınan Caliban ve Cadı Kadınlar Beden İlksel Birikim Fol Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Caliban ve Cadı Kadınlar Beden İlksel Birikim Silvia Federici Kitap Özeti Tarihe Cadı Avı Çağı olarak geçen karanlık dönem genellikle filmlere ve romanlara konu olmuş popüler kültürün bir parçası hâline gelmiş Salem cadılık davaları aracılığıyla bilinir Oysa okyanusun karşı yakasında yürütülen Salem davaları aynı dönemde Avrupada yaşanan kıyıma kıyasla hikâyenin sadece çok küçük bir parçasıdır Avrupa tarihinin yaklaşık 300 yıllık bir dilimine damgasını vurmuş cadı avı çılgınlığı doğal iktisadi ve toplumsal koşullarda meydana gelen ani değişimlerin kimlik bunalımlarının ve ötekine yönelik müzmin düşmanlığın küçük bir kıvılcımla kitlesel bir histeriye dönüşüp Avrupa yı en ücra yerlerine kadar küle çevirdiği bir yangının adı hâline gelmiştir Silvia Federici modern klasiklerden biri hâline gelmiş bu abidevi kitabında okura bambaşka bir tablo sunuyor Cadı avlarının akıldışı korkuların yol açtığı dizginsiz bir deliliğin uç noktası olmadığını o sıralar yeni oluşan kapitalist düzenin acımasız ve katı mantığının tamamen akılcı ve hesaplanabilir bir sonucu olduğunu gözler önüne seriyor Topraksız bırakılan köylülerin isyanlarından kadın bedeninin işgücünü üreten bir kuluçka makinesi olarak görülüp kadının ev işlerine mahkûm edilmesine uzanan süreçte cadı avlarının kadınları değersizleştirmek şeytanlaştırmak onların toplumsal güçlerini ellerinden almak için başlatılmış planlı ve meşum bir girişim olduğunu haykırıyor Cadıların yok olduğu işkence odalarında kazıklarda burjuvanın kadınlık ve eve bağlılık ideallerinin nasıl filizlendiğini anlatıyor Toplumsal çalkantıların açlığın kıtlığın ve salgın hastalıkların tam ortasında toplumlar çökerken kapitalizmin yükselişinin bedenin bir direniş alanı hâline gelişinin kadınların anlatılmayan hikâyesinin izini sürüyor Yayınevi Fol Kitap Yazar Silvia Federici Sayfa 344 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2025 Barkod 9786258411638 Kategori Tarihsel Romanlar

Şehadet Kitap
576,15

Otonom Yayıncılık

2022375 sf.
Şehadet Kitap

Caliban ve Cadı Kapitalizmin gelişiminin tarihini yeniden oluştururken soykırıma kadar varan bir şiddetin öncelikli hedefi haline gelmiş olan bu iki figürü birden geri çağırıyor Silvia Federici Kapitalist birikime kazınmış olan yıkımın bedelini ikisi de bedeniyle emeğiyle ve yaşamıyla öder Yine de ne Caliban ne de Cadı kapitalizmin sınır tanımayan ırkçılığı ve cinsiyetçiliğinin birer kurbanından ibarettir Yaşamı ortak olanları ilişkileri mücadeleleri ve belleği kısacası üretimi üreten bedenlerin asiliği yankılanır ikisinde de Cinsiyete dayalı işbölümü ve hiyerarşilerin yeniden kurulduğu kapitalizme geçiş süreci Federici nin feminist teorisinde en çok bu yüzden emsal niteliği taşır Bu süreçte uygulanan şiddet cinsellikten yeniden üretime kadar cinsiyet rollerinin inşa edildiği ve bu inşanın öncelikli hedefinin de kadın bedeni olduğu konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmaz Ama daha önemlisi bu inşa süreci bedenin yalnızca sömürünün ve tahakkümün değil direnişin de merkezi olduğunu açığa vurur Heretik kadın şifacı kadın itaatsiz eş yalnız yaşamaya cüret eden kadın efendisinin yiyeceğine zehir katıp köleleri isyana teşvik eden obeha kadını gibi kapitalizmin imha etmek zorunda olduğu bütün bu kadın öznelerin emekleri ve direnişleriyle kurdukları dünya cadıda cisimleşmiştir Federici cadı figürüyle feminist bir beden politikasını tastamam bir dünya tahayyülüyle birleştirir

D&R
602,79

Fol Kitap

20231. Basım. baskı
2. HamurTürkçe
D&R

Tarihe Cadı Avı Çağı olarak geçen karanlık dönem genellikle filmlere ve romanlara konu olmuş popüler kültürün bir parçası hâline gelmiş Salem cadılık davaları aracılığıyla bilinir Oysa okyanusun karşı yakasında yürütülen Salem davaları aynı dönemde Avrupa da yaşanan kıyıma kıyasla hikâyenin sadece çok küçük bir parçasıdır Avrupa tarihinin yaklaşık 300 yıllık bir dilimine damgasını vurmuş cadı avı çılgınlığı doğal iktisadi ve toplumsal koşullarda meydana gelen ani değişimlerin kimlik bunalımlarının ve ötekine yönelik müzmin düşmanlığın küçük bir kıvılcımla kitlesel bir histeriye dönüşüp Avrupa yı en ücra yerlerine kadar küle çevirdiği bir yangının adı hâline gelmiştir Silvia Federici modern klasiklerden biri hâline gelmiş bu abidevi kitabında okura bambaşka bir tablo sunuyor Cadı avlarının akıldışı korkuların yol açtığı dizginsiz bir deliliğin uç noktası olmadığını o sıralar yeni oluşan kapitalist düzenin acımasız ve katı mantığının tamamen akılcı ve hesaplanabilir bir sonucu olduğunu gözler önüne seriyor Topraksız bırakılan köylülerin isyanlarından kadın bedeninin işgücünü üreten bir kuluçka makinesi olarak görülüp kadının ev işlerine mahkûm edilmesine uzanan süreçte cadı avlarının kadınları değersizleştirmek şeytanlaştırmak onların toplumsal güçlerini ellerinden almak için başlatılmış planlı ve meşum bir girişim olduğunu haykırıyor Cadıların yok olduğu işkence odalarında kazıklarda burjuvanın kadınlık ve eve bağlılık ideallerinin nasıl filizlendiğini anlatıyor Toplumsal çalkantıların açlığın kıtlığın ve salgın hastalıkların tam ortasında toplumlar çökerken kapitalizmin yükselişinin bedenin bir direniş alanı hâline gelişinin kadınların anlatılmayan hikâyesinin izini sürüyor Tanıtım Bülteninden

Pandora
668,00

Otonom

2020375 sf.

çev. Kolektif

Pandora

Caliban ve Cadı Kapitalizmin gelişiminin tarihini yeniden oluştururken soykırıma kadar varan bir şiddetin öncelikli hedefi haline gelmiş olan bu iki figürü birden geri çağırıyor Silvia Federici Kapitalist birikime kazınmış olan yıkımın bedelini ikisi de bedeniyle emeğiyle ve yaşamıyla öder Yine de ne Caliban ne de Cadı kapitalizmin sınır tanımayan ırkçılığı ve cinsiyetçiliğinin birer kurbanından ibarettir Yaşamı ortak olanları ilişkileri mücadeleleri ve belleği kısacası üretimi üreten bedenlerin asiliği yankılanır ikisinde de Cinsiyete dayalı işbölümü ve hiyerarşilerin yeniden kurulduğu kapitalizme geçiş süreci Federici nin feminist teorisinde en çok bu yüzden emsal niteliği taşır Bu süreçte uygulanan şiddet cinsellikten yeniden üretime kadar cinsiyet rollerinin inşa edildiği ve bu inşanın öncelikli hedefinin de kadın bedeni olduğu konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmaz Ama daha önemlisi bu inşa süreci bedenin yalnızca sömürünün ve tahakkümün değil direnişin de merkezi olduğunu açığa vurur Heretik kadın şifacı kadın itaatsiz eş yalnız yaşamaya cüret eden kadın efendisinin yiyeceğine zehir katıp köleleri isyana teşvik eden obeha kadını gibi kapitalizmin imha etmek zorunda olduğu bütün bu kadın öznelerin emekleri ve direnişleriyle kurdukları dünya cadıda cisimleşmiştir Federici cadı figürüyle feminist bir beden politikasını tastamam bir dünya tahayyülüyle birleştirir İtalya da doğup büyüyen Silvia Federici 1967 de felsefe eğitimi için gittiği Amerika nın çeşitli üniversitelerinde ve ayrıca Nijerya da Port Harcourt Üniversitesi nde dersler vermiştir Feminist bir eylemci araştırmacı ve eğitimci olan Federici nin çalışmaları esinini toplumsal mücadelelerden almış ve bu mücadelelerle sürekli bir diyalog içinde olmuştur 1970 lerin başından itibaren Maria Rosa Dalla Costa ve Selma James gibi kuramcılarla birlikte Uluslararası Feminist Kolektif in kurucuları ve Ev İşi İçin Ücret kampanyasının örgütleyicileri arasında yer almıştır Toplumsal yeniden üretimin öznesi olan kadınlar için ekonomik bağımsızlık talebini dile getiren bu hareket kapitalist ve ataerkil iktidara karşı devrimci bir itiraz oluşturduğu gibi feminist gruplar arasında küresel bir dayanışmaya zemin de sunmuştur Federici Afrika daki politik değişim ve toplumsal mücadeleler üzerine çalışmalarıyla da bilinmektedir Türkçede birçok makalesi ve söyleşisinin yanı sıra yayımlanmış kitapları şunlardır Sıfır Noktasında Devrim Otonom Yayıncılık 2014 Cadılar Cadı Avı ve Kadınlar Otonom Yayıncılık 2019 ve Tenin Sınırlarının Ötesine Otonom Yayıncılık 2020

Pandora
680,00

Fol

2023344 sf.

çev. Karakaş, Öznur

Pandora

Tarihe Cadı Avı Çağı olarak geçen karanlık dönem genellikle filmlere ve romanlara konu olmuş popüler kültürün bir parçası hâline gelmiş Salem cadılık davaları aracılığıyla bilinir Oysa okyanusun karşı yakasında yürütülen Salem davaları aynı dönemde Avrupa da yaşanan kıyıma kıyasla hikâyenin sadece çok küçük bir parçasıdır Avrupa tarihinin yaklaşık 300 yıllık bir dilimine damgasını vurmuş cadı avı çılgınlığı doğal iktisadi ve toplumsal koşullarda meydana gelen ani değişimlerin kimlik bunalımlarının ve ötekine yönelik müzmin düşmanlığın küçük bir kıvılcımla kitlesel bir histeriye dönüşüp Avrupa yı en ücra yerlerine kadar küle çevirdiği bir yangının adı hâline gelmiştir Silvia Federici modern klasiklerden biri hâline gelmiş bu abidevi kitabında okura bambaşka bir tablo sunuyor Cadı avlarının akıldışı korkuların yol açtığı dizginsiz bir deliliğin uç noktası olmadığını o sıralar yeni oluşan kapitalist düzenin acımasız ve katı mantığının tamamen akılcı ve hesaplanabilir bir sonucu olduğunu gözler önüne seriyor Topraksız bırakılan köylülerin isyanlarından kadın bedeninin işgücünü üreten bir kuluçka makinesi olarak görülüp kadının ev işlerine mahkûm edilmesine uzanan süreçte cadı avlarının kadınları değersizleştirmek şeytanlaştırmak onların toplumsal güçlerini ellerinden almak için başlatılmış planlı ve meşum bir girişim olduğunu haykırıyor Cadıların yok olduğu işkence odalarında kazıklarda burjuvanın kadınlık ve eve bağlılık ideallerinin nasıl filizlendiğini anlatıyor Toplumsal çalkantıların açlığın kıtlığın ve salgın hastalıkların tam ortasında toplumlar çökerken kapitalizmin yükselişinin bedenin bir direniş alanı hâline gelişinin kadınların anlatılmayan hikâyesinin izini sürüyor

Nobel Kitap
693,05

Otonom Yayıncılık

2022375 sf.
14x22 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Caliban ve Cadı Kapitalizmin gelişiminin tarihini yeniden oluştururken soykırıma kadar varan bir şiddetin öncelikli hedefi haline gelmiş olan bu iki figürü birden geri çağırıyor Silvia Federici Kapitalist birikime kazınmış olan yıkımın bedelini ikisi de bedeniyle emeğiyle ve yaşamıyla öder Yine de ne Caliban ne de Cadı kapitalizmin sınır tanımayan ırkçılığı ve cinsiyetçiliğinin birer kurbanından ibarettir Yaşamı ortak olanları ilişkileri mücadeleleri ve belleği kısacası üretimi üreten bedenlerin asiliği yankılanır ikisinde de Cinsiyete dayalı işbölümü ve hiyerarşilerin yeniden kurulduğu kapitalizme geçiş süreci Federici nin feminist teorisinde en çok bu yüzden emsal niteliği taşır Bu süreçte uygulanan şiddet cinsellikten yeniden üretime kadar cinsiyet rollerinin inşa edildiği ve bu inşanın öncelikli hedefinin de kadın bedeni olduğu konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmaz Ama daha önemlisi bu inşa süreci bedenin yalnızca sömürünün ve tahakkümün değil direnişin de merkezi olduğunu açığa vurur Heretik kadın şifacı kadın itaatsiz eş yalnız yaşamaya cüret eden kadın efendisinin yiyeceğine zehir katıp köleleri isyana teşvik eden obeha kadını gibi kapitalizmin imha etmek zorunda olduğu bütün bu kadın öznelerin emekleri ve direnişleriyle kurdukları dünya cadıda cisimleşmiştir Federici cadı figürüyle feminist bir beden politikasını tastamam bir dünya tahayyülüyle birleştirir

Nobel Kitap
739,50

Fol Kitap

2023344 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Tarihe Cadı Avı Çağı olarak geçen karanlık dönem genellikle filmlere ve romanlara konu olmuş popüler kültürün bir parçası hâline gelmiş Salem cadılık davaları aracılığıyla bilinir Oysa okyanusun karşı yakasında yürütülen Salem davaları aynı dönemde Avrupa da yaşanan kıyıma kıyasla hikâyenin sadece çok küçük bir parçasıdır Avrupa tarihinin yaklaşık 300 yıllık bir dilimine damgasını vurmuş cadı avı çılgınlığı doğal iktisadi ve toplumsal koşullarda meydana gelen ani değişimlerin kimlik bunalımlarının ve ötekine yönelik müzmin düşmanlığın küçük bir kıvılcımla kitlesel bir histeriye dönüşüp Avrupa yı en ücra yerlerine kadar küle çevirdiği bir yangının adı hâline gelmiştir Silvia Federici modern klasiklerden biri hâline gelmiş bu abidevi kitabında okura bambaşka bir tablo sunuyor Cadı avlarının akıldışı korkuların yol açtığı dizginsiz bir deliliğin uç noktası olmadığını o sıralar yeni oluşan kapitalist düzenin acımasız ve katı mantığının tamamen akılcı ve hesaplanabilir bir sonucu olduğunu gözler önüne seriyor Topraksız bırakılan köylülerin isyanlarından kadın bedeninin işgücünü üreten bir kuluçka makinesi olarak görülüp kadının ev işlerine mahkûm edilmesine uzanan süreçte cadı avlarının kadınları değersizleştirmek şeytanlaştırmak onların toplumsal güçlerini ellerinden almak için başlatılmış planlı ve meşum bir girişim olduğunu haykırıyor Cadıların yok olduğu işkence odalarında kazıklarda burjuvanın kadınlık ve eve bağlılık ideallerinin nasıl filizlendiğini anlatıyor Toplumsal çalkantıların açlığın kıtlığın ve salgın hastalıkların tam ortasında toplumlar çökerken kapitalizmin yükselişinin bedenin bir direniş alanı hâline gelişinin kadınların anlatılmayan hikâyesinin izini sürüyor

Kita Kitap
835,00

Otonom Yayıncılık

Eylül 20222. baskı375 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,50 cm2. HamurTürkçe

çev. Kolektif

Kita Kitap

Caliban ve Cadı Kapitalizmin gelişiminin tarihini yeniden oluştururken soykırıma kadar varan bir şiddetin öncelikli hedefi haline gelmiş olan bu iki figürü birden geri çağırıyor Silvia Federici Kapitalist birikime kazınmış olan yıkımın bedelini ikisi de bedeniyle emeğiyle ve yaşamıyla öder Yine de ne Caliban ne de Cadı kapitalizmin sınır tanımayan ırkçılığı ve cinsiyetçiliğinin birer kurbanından ibarettir Yaşamı ortak olanları ilişkileri mücadeleleri ve belleği kısacası üretimi üreten bedenlerin asiliği yankılanır ikisinde de Cinsiyete dayalı işbölümü ve hiyerarşilerin yeniden kurulduğu kapitalizme geçiş süreci Federici nin feminist teorisinde en çok bu yüzden emsal niteliği taşır Bu süreçte uygulanan şiddet cinsellikten yeniden üretime kadar cinsiyet rollerinin inşa edildiği ve bu inşanın öncelikli hedefinin de kadın bedeni olduğu konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmaz Ama daha önemlisi bu inşa süreci bedenin yalnızca sömürünün ve tahakkümün değil direnişin de merkezi olduğunu açığa vurur Heretik kadın şifacı kadın itaatsiz eş yalnız yaşamaya cüret eden kadın efendisinin yiyeceğine zehir katıp köleleri isyana teşvik eden obeha kadını gibi kapitalizmin imha etmek zorunda olduğu bütün bu kadın öznelerin emekleri ve direnişleriyle kurdukları dünya cadıda cisimleşmiştir Federici cadı figürüyle feminist bir beden politikasını tastamam bir dünya tahayyülüyle birleştirir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kitap Yurdu

OTONOM YAYINCILIK

06.09.2022375 sf.
Karton Kapak13.5 x 21.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE

çev. Ece Durmuş

Kitap Yurdu

Caliban ve Cadı Kapitalizmin gelişiminin tarihini yeniden oluştururken soykırıma kadar varan bir şiddetin öncelikli hedefi haline gelmiş olan bu iki figürü birden geri çağırıyor Silvia Federici Kapitalist birikime kazınmış olan yıkımın bedelini ikisi de bedeniyle emeğiyle ve yaşamıyla öder Yine de ne Caliban ne de Cadı kapitalizmin sınır tanımayan ırkçılığı ve cinsiyetçiliğinin birer kurbanından ibarettir Yaşamı ortak olanları ilişkileri mücadeleleri ve belleği kısacası üretimi üreten bedenlerin asiliği yankılanır ikisinde de Cinsiyete dayalı işbölümü ve hiyerarşilerin yeniden kurulduğu kapitalizme geçiş süreci Federici nin feminist teorisinde en çok bu yüzden emsal niteliği taşır Bu süreçte uygulanan şiddet cinsellikten yeniden üretime kadar cinsiyet rollerinin inşa edildiği ve bu inşanın öncelikli hedefinin de kadın bedeni olduğu konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmaz Ama daha önemlisi bu inşa süreci bedenin yalnızca sömürünün ve tahakkümün değil direnişin de merkezi olduğunu açığa vurur Heretik kadın şifacı kadın itaatsiz eş yalnız yaşamaya cüret eden kadın efendisinin yiyeceğine zehir katıp köleleri isyana teşvik eden obeha kadını gibi kapitalizmin imha etmek zorunda olduğu bütün bu kadın öznelerin emekleri ve direnişleriyle kurdukları dünya cadıda cisimleşmiştir Federici cadı figürüyle feminist bir beden politikasını tastamam bir dünya tahayyülüyle birleştirir İtalya da doğup büyüyen Silvia Federici 1967 de felsefe eğitimi için gittiği Amerika nın çeşitli üniversitelerinde ve ayrıca Nijerya da Port Harcourt Üniversitesi nde dersler vermiştir Feminist bir eylemci araştırmacı ve eğitimci olan Federici nin çalışmaları esinini toplumsal mücadelelerden almış ve bu mücadelelerle sürekli bir diyalog içinde olmuştur 1970 lerin başından itibaren Maria Rosa Dalla Costa ve Selma James gibi kuramcılarla birlikte Uluslararası Feminist Kolektif in kurucuları ve Ev İşi İçin Ücret kampanyasının örgütleyicileri arasında yer almıştır Toplumsal yeniden üretimin öznesi olan kadınlar için ekonomik bağımsızlık talebini dile getiren bu hareket kapitalist ve ataerkil iktidara karşı devrimci bir itiraz oluşturduğu gibi feminist gruplar arasında küresel bir dayanışmaya zemin de sunmuştur Federici Afrika daki politik değişim ve toplumsal mücadeleler üzerine çalışmalarıyla da bilinmektedir Türkçede birçok makalesi ve söyleşisinin yanı sıra yayımlanmış kitapları şunlardır Sıfır Noktasında Devrim Otonom Yayıncılık 2014 Cadılar Cadı Avı ve Kadınlar Otonom Yayıncılık 2019 ve Tenin Sınırlarının Ötesine Otonom Yayıncılık 2020