Can Parası — Fakir Baykurt

Can Parası
Fakir BaykurtLiteratür Yayıncılık Dağıtım
Can Parası
Fakir BaykurtFakir Baykurt öykülerinde köy yaşamının sertliği yoksulluk cahillik taassup batıl inanç sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor Gözlemlerden canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran sıradan insanı yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor İlk basımı 1973 de yapılan ve 1974 yılında Sait Faik Öykü Ödülünü alan Can Parası nı yeniden okurla buluşturuyoruz Kavak hevesi tam bu işlerin içindeyken doğdu Gezdiği köylerde kasabalarda kıpırtı yoktu daha Radyodan duymuş gazetelerde görmüştü Fabrikanın 100 metre yukarısındaki Kozpınar a rakı içmeye giderlerdi ara sıra Çukur dan Zeytinköy den bir kuzu alır beş altı arkadaş otururlardı Yeni gelmiş bir müdürü çağırırlardı kimi zaman Arkadaşlar fabrikaya kadar arabayla gelir yukarısını yürürlerdi Güzel yerlerdi çünkü Ekilmiş tarlaların sebzeliklerin arasından geçerdi yol Ağaçlar kimi dalı meyveden kınla kınla kimi de başlarını alıp göklere çekilerek toprağın yüzünü gölgelendirirdi İrfan ın babası toprak işlerine dalmadı pek Bu fabrikayı da Rumlar göçüp giderken Topal Aleksi den aldı Aleksi nin fabrikası Tavas yolunun üstünde Rum değirmeninin altında kuytudaydı Bir gün işe yarar diye değirmeni de satın aldı Hacı Kâmil O günkü günde Rumlar tatlı can derdinde Para değildi değirmen filân Tabii değirmeni alınca arığını da almış oldu tapuya öyle geçti Kavak 214

Literatür Yayıncılık
Fakir Baykurt öykülerinde köy yaşamının sertliği yoksulluk cahillik taassup batıl inanç sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor Gözlemlerden canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran sıradan insanı yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor İlk basımı 1973 de yapılan ve 1974 yılında Sait Faik Öykü Ödülünü alan Can Parası nı yeniden okurla buluşturuyoruz Kavak hevesi tam bu işlerin içindeyken doğdu Gezdiği köylerde kasabalarda kıpırtı yoktu daha Radyodan duymuş gazetelerde görmüştü Fabrikanın 100 metre yukarısındaki Kozpınar a rakı içmeye giderlerdi ara sıra Çukur dan Zeytinköy den bir kuzu alır beş altı arkadaş otururlardı Yeni gelmiş bir müdürü çağırırlardı kimi zaman Arkadaşlar fabrikaya kadar arabayla gelir yukarısını yürürlerdi Güzel yerlerdi çünkü Ekilmiş tarlaların sebzeliklerin arasından geçerdi yol Ağaçlar kimi dalı meyveden kınla kınla kimi de başlarını alıp göklere çekilerek toprağın yüzünü gölgelendirirdi İrfan ın babası toprak işlerine dalmadı pek Bu fabrikayı da Rumlar göçüp giderken Topal Aleksi den aldı Aleksi nin fabrikası Tavas yolunun üstünde Rum değirmeninin altında kuytudaydı Bir gün işe yarar diye değirmeni de satın aldı Hacı Kâmil O günkü günde Rumlar tatlı can derdinde Para değildi değirmen filân Tabii değirmeni alınca arığını da almış oldu tapuya öyle geçti Tanıtım Bülteninden

LİTERATÜR YAYINLARI
Fakir Baykurt öykülerinde köy yaşamının sertliği yoksulluk cahillik taassup batıl inanç sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor Gözlemlerden canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran sıradan insanı yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor İlk basımı 1973 de yapılan ve 1974 yılında Sait Faik Öykü Ödülünü alan Can Parası nı yeniden okurla buluşturuyoruz Kavak hevesi tam bu işlerin içindeyken doğdu Gezdiği köylerde kasabalarda kıpırtı yoktu daha Radyodan duymuş gazetelerde görmüştü Fabrikanın 100 metre yukarısındaki Kozpınar a rakı içmeye giderlerdi ara sıra Çukur dan Zeytinköy den bir kuzu alır beş altı arkadaş otururlardı Yeni gelmiş bir müdürü çağırırlardı kimi zaman Arkadaşlar fabrikaya kadar arabayla gelir yukarısını yürürlerdi Güzel yerlerdi çünkü Ekilmiş tarlaların sebzeliklerin arasından geçerdi yol Ağaçlar kimi dalı meyveden kınla kınla kimi de başlarını alıp göklere çekilerek toprağın yüzünü gölgelendirirdi İrfan ın babası toprak işlerine dalmadı pek Bu fabrikayı da Rumlar göçüp giderken Topal Aleksi den aldı Aleksi nin fabrikası Tavas yolunun üstünde Rum değirmeninin altında kuytudaydı Bir gün işe yarar diye değirmeni de satın aldı Hacı Kâmil O günkü günde Rumlar tatlı can derdinde Para değildi değirmen filân Tabii değirmeni alınca arığını da almış oldu tapuya öyle geçti Kavak 214

Literatür Yayıncılık
Fakir Baykurt öykülerinde köy yaşamının sertliği yoksulluk cahillik taassup batıl inanç sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor Gözlemlerden canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran sıradan insanı yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor İlk basımı 1973 de yapılan Can Parası nı yeniden okurla buluşturuyoruz Kavak hevesi tam bu işlerin içindeyken doğdu Gezdiği köylerde kasabalarda kıpırtı yoktu daha Radyodan duymuş gazetelerde görmüştü Fabrikanın 100 metre yukarısındaki Kozpınar a rakı içmeye giderlerdi ara sıra Çukur dan Zeytinköy den bir kuzu alır beş altı arkadaş otururlardı Yeni gelmiş bir müdürü çağırırlardı kimi zaman Arkadaşlar fabrikaya kadar arabayla gelir yukarısını yürürlerdi Güzel yerlerdi çünkü Ekilmiş tarlaların sebzeliklerin arasından geçerdi yol Ağaçlar kimi dalı meyveden kınla kınla kimi de başlarını alıp göklere çekilerek toprağın yüzünü gölgelendirirdi İrfan ın babası toprak işlerine dalmadı pek Bu fabrikayı da Rumlar göçüp giderken Topal Aleksi den aldı Aleksi nin fabrikası Tavas yolunun üstünde Rum değirmeninin altında kuytudaydı Bir gün işe yarar diye değirmeni de satın aldı Hacı Kâmil O günkü günde Rumlar tatlı can derdinde Para değildi değirmen filân Tabii değirmeni alınca arığını da almış oldu tapuya öyle geçti Kavak 214

LİTERATÜR
Fakir Baykurt öykülerinde köy yaşamının sertliği yoksulluk cahillik taassup batıl inanç sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor Gözlemlerden canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran sıradan insanı yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor İlk basımı 1973 de yapılan ve 1974 yılında Sait Faik Öykü Ödülünü alan Can Parası nı yeniden okurla buluşturuyoruz Kavak hevesi tam bu işlerin içindeyken doğdu Gezdiği köylerde kasabalarda kıpırtı yoktu daha Radyodan duymuş gazetelerde görmüştü Fabrikanın 100 metre yukarısındaki Kozpınar a rakı içmeye giderlerdi ara sıra Çukur dan Zeytinköy den bir kuzu alır beş altı arkadaş otururlardı Yeni gelmiş bir müdürü çağırırlardı kimi zaman Arkadaşlar fabrikaya kadar arabayla gelir yukarısını yürürlerdi Güzel yerlerdi çünkü Ekilmiş tarlaların sebzeliklerin arasından geçerdi yol Ağaçlar kimi dalı meyveden kınla kınla kimi de başlarını alıp göklere çekilerek toprağın yüzünü gölgelendirirdi İrfan ın babası toprak işlerine dalmadı pek Bu fabrikayı da Rumlar göçüp giderken Topal Aleksi den aldı Aleksi nin fabrikası Tavas yolunun üstünde Rum değirmeninin altında kuytudaydı Bir gün işe yarar diye değirmeni de satın aldı Hacı Kamil O günkü günde Rumlar tatlı can derdinde Para değildi değirmen filan Tabii değirmeni alınca arığını da almış oldu tapuya öyle geçti Yayınevi LİTERATÜR Yazar FAKİR BAYKURT Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 241 SAYFA Yıl 2015

Literatür
Fakir Baykurt öykülerinde köy yaşamının sertliği yoksulluk cahillik taassup batıl inanç sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor Gözlemlerden canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran sıradan insanı yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor İlk basımı 1973 de yapılan ve 1974 yılında Sait Faik Öykü Ödülünü alan Can Parası nı yeniden okurla buluşturuyoruz Kavak hevesi tam bu işlerin içindeyken doğdu Gezdiği köylerde kasabalarda kıpırtı yoktu daha Radyodan duymuş gazetelerde görmüştü Fabrikanın 100 metre yukarısındaki Kozpınar a rakı içmeye giderlerdi ara sıra Çukur dan Zeytinköy den bir kuzu alır beş altı arkadaş otururlardı Yeni gelmiş bir müdürü çağırırlardı kimi zaman Arkadaşlar fabrikaya kadar arabayla gelir yukarısını yürürlerdi Güzel yerlerdi çünkü Ekilmiş tarlaların sebzeliklerin arasından geçerdi yol Ağaçlar kimi dalı meyveden kınla kınla kimi de başlarını alıp göklere çekilerek toprağın yüzünü gölgelendirirdi İrfan ın babası toprak işlerine dalmadı pek Bu fabrikayı da Rumlar göçüp giderken Topal Aleksi den aldı Aleksi nin fabrikası Tavas yolunun üstünde Rum değirmeninin altında kuytudaydı Bir gün işe yarar diye değirmeni de satın aldı Hacı Kâmil O günkü günde Rumlar tatlı can derdinde Para değildi değirmen filân Tabii değirmeni alınca arığını da almış oldu tapuya öyle geçti _ Kavak 214

Literatür Yayıncılık
Fakir Baykurt öykülerinde köy yaşamının sertliği yoksulluk cahillik taassup batıl inanç sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor Gözlemlerden canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran sıradan insanı yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor İlk basımı 1973 de yapılan ve 1974 yılında Sait Faik Öykü Ödülünü alan Can Parası nı yeniden okurla buluşturuyoruz Kavak hevesi tam bu işlerin içindeyken doğdu Gezdiği köylerde kasabalarda kıpırtı yoktu daha Radyodan duymuş gazetelerde görmüştü Fabrikanın 100 metre yukarısındaki Kozpınar a rakı içmeye giderlerdi ara sıra Çukur dan Zeytinköy den bir kuzu alır beş altı arkadaş otururlardı Yeni gelmiş bir müdürü çağırırlardı kimi zaman Arkadaşlar fabrikaya kadar arabayla gelir yukarısını yürürlerdi Güzel yerlerdi çünkü Ekilmiş tarlaların sebzeliklerin arasından geçerdi yol Ağaçlar kimi dalı meyveden kınla kınla kimi de başlarını alıp göklere çekilerek toprağın yüzünü gölgelendirirdi İrfan ın babası toprak işlerine dalmadı pek Bu fabrikayı da Rumlar göçüp giderken Topal Aleksi den aldı Aleksi nin fabrikası Tavas yolunun üstünde Rum değirmeninin altında kuytudaydı Bir gün işe yarar diye değirmeni de satın aldı Hacı Kâmil O günkü günde Rumlar tatlı can derdinde Para değildi değirmen filân Tabii değirmeni alınca arığını da almış oldu tapuya öyle geçti Kavak 214

Literatür Yayıncılık
Fakir Baykurt öykülerinde köy yaşamının sertliği yoksulluk cahillik taassup batıl inanç sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor Gözlemlerden canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran sıradan insanı yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor İlk basımı 1973 de yapılan ve 1974 yılında Sait Faik Öykü Ödülünü alan Can Parası nı yeniden okurla buluşturuyoruz Kavak hevesi tam bu işlerin içindeyken doğdu Gezdiği köylerde kasabalarda kıpırtı yoktu daha Radyodan duymuş gazetelerde görmüştü Fabrikanın 100 metre yukarısındaki Kozpınar a rakı içmeye giderlerdi ara sıra Çukur dan Zeytinköy den bir kuzu alır beş altı arkadaş otururlardı Yeni gelmiş bir müdürü çağırırlardı kimi zaman Arkadaşlar fabrikaya kadar arabayla gelir yukarısını yürürlerdi Güzel yerlerdi çünkü Ekilmiş tarlaların sebzeliklerin arasından geçerdi yol Ağaçlar kimi dalı meyveden kınla kınla kimi de başlarını alıp göklere çekilerek toprağın yüzünü gölgelendirirdi İrfan ın babası toprak işlerine dalmadı pek Bu fabrikayı da Rumlar göçüp giderken Topal Aleksi den aldı Aleksi nin fabrikası Tavas yolunun üstünde Rum değirmeninin altında kuytudaydı Bir gün işe yarar diye değirmeni de satın aldı Hacı Kâmil O günkü günde Rumlar tatlı can derdinde Para değildi değirmen filân Tabii değirmeni alınca arığını da almış oldu tapuya öyle geçti Kavak 214

PAPİRÜS YAYINEVİ
Can Parası ile Fakir Baykurt Türkiye nin dört yönünden kesitler veriyor ve adeta bir yurt haritası çiziyor Can Parası nı okurken bu söylediklerimizden fazlasını bulacaksınız