Can Pazarı — Hüseyin Rahmi Gürpınar

Can Pazarı
Hüseyin Rahmi GürpınarTema Yayınları
Can Pazarı
Hüseyin Rahmi GürpınarHüseyin Rahmi sert eleştirilerinde kalemini esirgemediği Can Pazarı nda dönemin İstanbul unda yozlaşmış toplumu gözler önüne seriyor Gürpınar hayatın bir kavga olduğu güçlünün zayıfı ezdiği adaletin bir türlü sağlanamadığı bu yüzden aç kalmamak için çalmanın aldatmanın dolandırmanın meşru görülebileceğini savunan Yavuzlar Çetesi ile eşitsizliği irdelerken Nasıh Bey Nafia Hanım çifti ile İrfan Bey Halâvet Hanım çifti arasında eşlerin değiştiği bir ilişki yaşantısıyla ahlak ve namus konusu üzerine dikkat çekiyor Bu işin bir can pazarı olduğunu biliyorum Size sadakat göstersem hükûmete hainlik etmiş olurum Hükûmete sadakat göstersem sizi ele vermiş olurum Hangi tarafa kımıldasam ceza var Ölüm var İnsan kendini şeytana sattıktan sonra artık şeytan kalmalıdır Edebiyatımızda doğalcılığın ve gerçekçiliğin en önemli kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar sanatı halkı yüceltmek için bir araç olarak görmüş bu nedenle üzerine gitmediği eleştirip alay etmediği hiçbir toplumsal kurum bırakmamış sanat yaşamı boyunca hep aklın ve mantığın yanında olmuş eserleriyle toplumun çağdaşlaşması yolunda yobazlığa gericiliğe bağnazlığa sömürücülüğe karşı savaşmıştır bunu yaparken mizah ögesini ustaca kullanmış İstanbul un kenar semtlerinde mezarlıklarında Çingene mahallelerinde köşklerinde Şirket i Hayriye vapurlarında gazinolarında sayfiyelerinde dolaşmış okurlarını da dolaştırmıştır Eserlerinde yapmacıksız bir yerlilik vardır konak hanımefendisinden gündelikçiye mirasyedilerden iç güveyilere dilencilerden dadılara kalfalara Çingenelerden Rumlara Ermenilere Yahudilere kadar kimi ve neyi konu almışsa onu yerli renkleriyle betimlemesini bilmiştir Tanıtım Bülteninden

Tema Yayınları
Hüseyin Rahmi sert eleştirilerinde kalemini esirgemediği Can Pazarı nda dönemin İstanbul unda yozlaşmış toplumu gözler önüne seriyor Gürpınar hayatın bir kavga olduğu güçlünün zayıfı ezdiği adaletin bir türlü sağlanamadığı bu yüzden aç kalmamak için çalmanın aldatmanın dolandırmanın meşru görülebileceğini savunan Yavuzlar Çetesi ile eşitsizliği irdelerken Nasıh Bey Nafia Hanım çifti ile İrfan Bey Halâvet Hanım çifti arasında eşlerin değiştiği bir ilişki yaşantısıyla ahlak ve namus konusu üzerine dikkat çekiyor Bu işin bir can pazarı olduğunu biliyorum Size sadakat göstersem hükûmete hainlik etmiş olurum Hükûmete sadakat göstersem sizi ele vermiş olurum Hangi tarafa kımıldasam ceza var Ölüm var İnsan kendini şeytana sattıktan sonra artık şeytan kalmalıdır Edebiyatımızda doğalcılığın ve gerçekçiliğin en önemli kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar sanatı halkı yüceltmek için bir araç olarak görmüş bu nedenle üzerine gitmediği eleştirip alay etmediği hiçbir toplumsal kurum bırakmamış sanat yaşamı boyunca hep aklın ve mantığın yanında olmuş eserleriyle toplumun çağdaşlaşması yolunda yobazlığa gericiliğe bağnazlığa sömürücülüğe karşı savaşmıştır bunu yaparken mizah ögesini ustaca kullanmış İstanbul un kenar semtlerinde mezarlıklarında Çingene mahallelerinde köşklerinde Şirket i Hayriye vapurlarında gazinolarında sayfiyelerinde dolaşmış okurlarını da dolaştırmıştır Eserlerinde yapmacıksız bir yerlilik vardır konak hanımefendisinden gündelikçiye mirasyedilerden iç güveyilere dilencilerden dadılara kalfalara Çingenelerden Rumlara Ermenilere Yahudilere kadar kimi ve neyi konu almışsa onu yerli renkleriyle betimlemesini bilmiştir
Can Pazarı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hüseyin Rahmi sert eleştirilerinde kalemini esirgemediği

Tema Yayınları
Hüseyin Rahmi sert eleştirilerinde kalemini esirgemediği Can Pazarı nda dönemin İstanbul unda yozlaşmış toplumu gözler önüne seriyor Gürpınar hayatın bir kavga olduğu güçlünün zayıfı ezdiği adaletin bir türlü sağlanamadığı bu yüzden aç kalmamak için çalmanın aldatmanın dolandırmanın meşru görülebileceğini savunan Yavuzlar Çetesi ile eşitsizliği irdelerken Nasıh Bey Nafia Hanım çifti ile İrfan Bey Halâvet Hanım çifti arasında eşlerin değiştiği bir ilişki yaşantısıyla ahlak ve namus konusu üzerine dikkat çekiyor Bu işin bir can pazarı olduğunu biliyorum Size sadakat göstersem hükûmete hainlik etmiş olurum Hükûmete sadakat göstersem sizi ele vermiş olurum Hangi tarafa kımıldasam ceza var Ölüm var İnsan kendini şeytana sattıktan sonra artık şeytan kalmalıdır Edebiyatımızda doğalcılığın ve gerçekçiliğin en önemli kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar sanatı halkı yüceltmek için bir araç olarak görmüş bu nedenle üzerine gitmediği eleştirip alay etmediği hiçbir toplumsal kurum bırakmamış sanat yaşamı boyunca hep aklın ve mantığın yanında olmuş eserleriyle toplumun çağdaşlaşması yolunda yobazlığa gericiliğe bağnazlığa sömürücülüğe karşı savaşmıştır bunu yaparken mizah ögesini ustaca kullanmış İstanbul un kenar semtlerinde mezarlıklarında Çingene mahallelerinde köşklerinde Şirket i Hayriye vapurlarında gazinolarında sayfiyelerinde dolaşmış okurlarını da dolaştırmıştır Eserlerinde yapmacıksız bir yerlilik vardır konak hanımefendisinden gündelikçiye mirasyedilerden iç güveyilere dilencilerden dadılara kalfalara Çingenelerden Rumlara Ermenilere Yahudilere kadar kimi ve neyi konu almışsa onu yerli renkleriyle betimlemesini bilmiştir

İthaki Yayınları
Hayat çapulculuktan başka bir şey değildir Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar Kanunla ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör Kurtlar köpekler tavuklar kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar sen de kap yut Karşına bir davacı çıkarsa Hakkımdır tehdidiyle bağır bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır 18 Kasım 1922 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923 te tamamlanan Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar ın özgün tarzını yansıtan unutulmaz eserlerinden biri Romanda savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik namus hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar dönemin İstanbul unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura Gürpınar eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan çektikleri açlık parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen zenginden alıp fakire verme düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi ne ikinci bölümdeyse Nasıh Bey Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor Peki bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir Bir cinayetle mi hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi

Tema Yayınları
Hüseyin Rahmi sert eleştirilerinde kalemini esirgemediği Can Pazarı nda dönemin İstanbul unda yozlaşmış toplumu gözler önüne seriyor Gürpınar hayatın bir kavga olduğu güçlünün zayıfı ezdiği adaletin bir türlü sağlanamadığı bu yüzden aç kalmamak için çalmanın aldatmanın dolandırmanın meşru görülebileceğini savunan Yavuzlar Çetesi ile eşitsizliği irdelerken Nasıh Bey Nafia Hanım çifti ile İrfan Bey Halâvet Hanım çifti arasında eşlerin değiştiği bir ilişki yaşantısıyla ahlak ve namus konusu üzerine dikkat çekiyor Bu işin bir can pazarı olduğunu biliyorum Size sadakat göstersem hükûmete hainlik etmiş olurum Hükûmete sadakat göstersem sizi ele vermiş olurum Hangi tarafa kımıldasam ceza var Ölüm var İnsan kendini şeytana sattıktan sonra artık şeytan kalmalıdır Edebiyatımızda doğalcılığın ve gerçekçiliğin en önemli kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar sanatı halkı yüceltmek için bir araç olarak görmüş bu nedenle üzerine gitmediği eleştirip alay etmediği hiçbir toplumsal kurum bırakmamış sanat yaşamı boyunca hep aklın ve mantığın yanında olmuş eserleriyle toplumun çağdaşlaşması yolunda yobazlığa gericiliğe bağnazlığa sömürücülüğe karşı savaşmıştır bunu yaparken mizah ögesini ustaca kullanmış İstanbul un kenar semtlerinde mezarlıklarında Çingene mahallelerinde köşklerinde Şirket i Hayriye vapurlarında gazinolarında sayfiyelerinde dolaşmış okurlarını da dolaştırmıştır Eserlerinde yapmacıksız bir yerlilik vardır konak hanımefendisinden gündelikçiye mirasyedilerden iç güveyilere dilencilerden dadılara kalfalara Çingenelerden Rumlara Ermenilere Yahudilere kadar kimi ve neyi konu almışsa onu yerli renkleriyle betimlemesini bilmiştir

İthaki Yayınları
Hayat çapulculuktan başka bir şey değildir Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar Kanunla ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör Kurtlar köpekler tavuklar kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar sen de kap yut Karşına bir davacı çıkarsa Hakkımdır tehdidiyle bağır bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır 18 Kasım 1922 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923 te tamamlanan Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar ın özgün tarzını yansıtan unutulmaz eserlerinden biri Romanda savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik namus hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar dönemin İstanbul unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura Gürpınar eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan çektikleri açlık parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen zenginden alıp fakire verme düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi ne ikinci bölümdeyse Nasıh Bey Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor Peki bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir Bir cinayetle mi hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi

Tema Yayınları
Hüseyin Rahmi sert eleştirilerinde kalemini esirgemediği Can Pazarı nda dönemin İstanbul unda yozlaşmış toplumu gözler önüne seriyor Gürpınar hayatın bir kavga olduğu güçlünün zayıfı ezdiği adaletin bir türlü sağlanamadığı bu yüzden aç kalmamak için çalmanın aldatmanın dolandırmanın meşru görülebileceğini savunan Yavuzlar Çetesi ile eşitsizliği irdelerken Nasıh Bey Nafia Hanım çifti ile İrfan Bey Halâvet Hanım çifti arasında eşlerin değiştiği bir ilişki yaşantısıyla ahlak ve namus konusu üzerine dikkat çekiyor Bu işin bir can pazarı olduğunu biliyorum Size sadakat göstersem hükûmete hainlik etmiş olurum Hükûmete sadakat göstersem sizi ele vermiş olurum Hangi tarafa kımıldasam ceza var Ölüm var İnsan kendini şeytana sattıktan sonra artık şeytan kalmalıdır Edebiyatımızda doğalcılığın ve gerçekçiliğin en önemli kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar sanatı halkı yüceltmek için bir araç olarak görmüş bu nedenle üzerine gitmediği eleştirip alay etmediği hiçbir toplumsal kurum bırakmamış sanat yaşamı boyunca hep aklın ve mantığın yanında olmuş eserleriyle toplumun çağdaşlaşması yolunda yobazlığa gericiliğe bağnazlığa sömürücülüğe karşı savaşmıştır bunu yaparken mizah ögesini ustaca kullanmış İstanbul un kenar semtlerinde mezarlıklarında Çingene mahallelerinde köşklerinde Şirket i Hayriye vapurlarında gazinolarında sayfiyelerinde dolaşmış okurlarını da dolaştırmıştır Eserlerinde yapmacıksız bir yerlilik vardır konak hanımefendisinden gündelikçiye mirasyedilerden iç güveyilere dilencilerden dadılara kalfalara Çingenelerden Rumlara Ermenilere Yahudilere kadar kimi ve neyi konu almışsa onu yerli renkleriyle betimlemesini bilmiştir

İthaki Yayınları
Hayat çapulculuktan başka bir şey değildir Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar Kanunla ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör Kurtlar köpekler tavuklar kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar sen de kap yut Karşına bir davacı çıkarsa Hakkımdır tehdidiyle bağır bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır 18 Kasım 1922 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923 te tamamlanan Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar ın özgün tarzını yansıtan unutulmaz eserlerinden biri Romanda savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik namus hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar dönemin İstanbul unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura Gürpınar eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan çektikleri açlık parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen zenginden alıp fakire verme düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi ne ikinci bölümdeyse Nasıh Bey Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor Peki bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir Bir cinayetle mi hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
Türkçe edebiyatın cesur kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar Can Pazarında gelir dağılımındaki dengesizliğin sebep olduğu sosyal sorunları hiçbir eserinde taviz vermediği özgün anlatımıyla sunuyor basit ama son derece çarpıcı Savaş yıllarındaki yoksulluk İstanbul u bir nevi can pazarı na çevirmiştir Kuru ekmeğin bile kapanın elinde kaldığı bu yıllarda başarıya götüren her yol mubahtır düsturuyla hareket eden bir grup düzenbaz simsarlara mirasyedilere kumpaslar kurarak onların servetlerinden nemalanma yoluna giderler Alternatif bir Robin Hood luk öyküsü olarak da okunabilecek bu romanda Hüseyin Rahmi bir kez daha ahlak dürüstlük ve namus kavramlarını tartışır Can Pazarında her yazarın resmetmeye kolay kolay cesaret edemeyeceği toplumsal panorama acımasızca ve o bildik Hüseyin Rahmi İronisiyle okuyuculara sunuluyor

Everest Yayınları
Türkçe edebiyatın cesur kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar Can Pazarında gelir dağılımındaki dengesizliğin sebep olduğu sosyal sorunları hiçbir eserinde taviz vermediği özgün anlatımıyla sunuyor basit ama son derece çarpıcı Savaş yıllarındaki yoksulluk İstanbul u bir nevi can pazarı na çevirmiştir Kuru ekmeğin bile kapanın elinde kaldığı bu yıllarda başarıya götüren her yol mubahtır düsturuyla hareket eden bir grup düzenbaz simsarlara mirasyedilere kumpaslar kurarak onların servetlerinden nemalanma yoluna giderler Alternatif bir Robin Hood luk öyküsü olarak da okunabilecek bu romanda Hüseyin Rahmi bir kez daha ahlak dürüstlük ve namus kavramlarını tartışır Can Pazarında her yazarın resmetmeye kolay kolay cesaret edemeyeceği toplumsal panorama acımasızca ve o bildik Hüseyin Rahmi İronisiyle okuyuculara sunuluyor

Everest Yayınları
Türkçe edebiyatın cesur kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar Can Pazarında gelir dağılımındaki dengesizliğin sebep olduğu sosyal sorunları hiçbir eserinde taviz vermediği özgün anlatımıyla sunuyor basit ama son derece çarpıcı Savaş yıllarındaki yoksulluk İstanbul u bir nevi can pazarı na çevirmiştir Kuru ekmeğin bile kapanın elinde kaldığı bu yıllarda başarıya götüren her yol mubahtır düsturuyla hareket eden bir grup düzenbaz simsarlara mirasyedilere kumpaslar kurarak onların servetlerinden nemalanma yoluna giderler Alternatif bir Robin Hood luk öyküsü olarak da okunabilecek bu romanda Hüseyin Rahmi bir kez daha ahlak dürüstlük ve namus kavramlarını tartışır Can Pazarında her yazarın resmetmeye kolay kolay cesaret edemeyeceği toplumsal panorama acımasızca ve o bildik Hüseyin Rahmi İronisiyle okuyuculara sunuluyor

Everest Yayınları
Türkçe edebiyatın cesur kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar Can Pazarında gelir dağılımındaki dengesizliğin sebep olduğu sosyal sorunları hiçbir eserinde taviz vermediği özgün anlatımıyla sunuyor basit ama son derece çarpıcı Savaş yıllarındaki yoksulluk İstanbul 39 u bir nevi can pazarı na çevirmiştir Kuru ekmeğin bile kapanın elinde kaldığı bu yıllarda başarıya götüren her yol mubahtır düsturuyla hareket eden bir grup düzenbaz simsarlara mirasyedilere kumpaslar kurarak onların servetlerinden nemalanma yoluna giderler Alternatif bir Robin Hood 39 luk öyküsü olarak da okunabilecek bu romanda Hüseyin Rahmi bir kez daha ahlak dürüstlük ve namus kavramlarını tartışır Can Pazarında her yazarın resmetmeye kolay kolay cesaret edemeyeceği toplumsal panorama acımasızca ve o bildik Hüseyin Rahmi İronisiyle okuyuculara sunuluyor

Everest Yayınları
Türkçe edebiyatın cesur kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar Can Pazarında gelir dağılımındaki dengesizliğin sebep olduğu sosyal sorunları hiçbir eserinde taviz vermediği özgün anlatımıyla sunuyor basit ama son derece çarpıcı Savaş yıllarındaki yoksulluk İstanbul u bir nevi can pazarı na çevirmiştir Kuru ekmeğin bile kapanın elinde kaldığı bu yıllarda başarıya götüren her yol mubahtır düsturuyla hareket eden bir grup düzenbaz simsarlara mirasyedilere kumpaslar kurarak onların servetlerinden nemalanma yoluna giderler Alternatif bir Robin Hood luk öyküsü olarak da okunabilecek bu romanda Hüseyin Rahmi bir kez daha ahlak dürüstlük ve namus kavramlarını tartışır Can Pazarında her yazarın resmetmeye kolay kolay cesaret edemeyeceği toplumsal panorama acımasızca ve o bildik Hüseyin Rahmi İronisiyle okuyuculara sunuluyor Sayfa Sayısı 404 Baskı Yılı 2011 Dili Türkçe Yayınevi Everest Yayınları

İthaki Yayınları
Hayat çapulculuktan başka bir şey değildir Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar Kanunla ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör Kurtlar köpekler tavuklar kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar sen de kap yut Karşına bir davacı çıkarsa Hakkımdır tehdidiyle bağır bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır 18 Kasım 1922 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923 te tamamlanan Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar ın özgün tarzını yansıtan unutulmaz eserlerinden biri Romanda savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik namus hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar dönemin İstanbul unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura Gürpınar eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan çektikleri açlık parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen zenginden alıp fakire verme düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi ne ikinci bölümdeyse Nasıh Bey Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor Peki bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir Bir cinayetle mi hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi

İTHAKİ YAYINLARI
Hayat çapulculuktan başka bir şey değildir Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar Kanunla ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör Kurtlar köpekler tavuklar kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar sen de kap yut Karşına bir davacı çıkarsa Hakkımdır tehdidiyle bağır bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır 18 Kasım 1922 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923 te tamamlanan Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar ın özgün tarzını yansıtan unutulmaz eserlerinden biri Romanda savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik namus hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar dönemin İstanbul unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura Gürpınar eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan çektikleri açlık parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen zenginden alıp fakire verme düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi ne ikinci bölümdeyse Nasıh Bey Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor Peki bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir Bir cinayetle mi hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi

Everest Yayınları
Türkçe edebiyatın cesur kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar Can Pazarında gelir dağılımındaki dengesizliğin sebep olduğu sosyal sorunları hiçbir eserinde taviz vermediği özgün anlatı mıyla sunuyor basit ama son derece çarpıcı Savaş yıllarındaki yoksulluk İstanbul u bir nevi can pazarı na çevirmiştir Kuru ekmeğin bile kapanın elinde kaldığı bu yıllarda başarıya götüren her yol mubahtır düsturuyla hareket eden bir grup düzenbaz simsarlara mirasyedilere kumpaslar kurarak onların servetlerinden nemalanma yoluna giderler Alternatif bir Robin Hood luk öyküsü olarak da okunabilecek bu romanda Hüseyin Rahmi bir kez daha ahlak dürüstlük ve namus kavramlarını tartışır Can Pazarında her yazarın resmetmeye kolay kolay cesaret edemeyeceği toplumsal panorama acımasızca ve o bildik Hüseyin Rahmi İronisiyle okuyuculara sunuluyor

İTHAKİ YAYINLARI
Hayat çapulculuktan başka bir şey değildir Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar Kanunla ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör Kurtlar köpekler tavuklar kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar sen de kap yut Karşına bir davacı çıkarsa Hakkımdır tehdidiyle bağır bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır 18 Kasım 1922 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923 te tamamlanan Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar ın özgün tarzını yansıtan unutulmaz eserlerinden biri Romanda savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik namus hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar dönemin İstanbul unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura Gürpınar eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan çektikleri açlık parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen zenginden alıp fakire verme düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi ne ikinci bölümdeyse Nasıh Bey Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor Peki bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir Bir cinayetle mi hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi

İthaki Yayınları
Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından kaleme alınan Can Pazarı İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitap Özeti Hayat çapulculuktan başka bir şey değildir Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar Kanunla ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör Kurtlar köpekler tavuklar kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar sen de kap yut Karşına bir davacı çıkarsa Hakkımdır tehdidiyle bağır bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır 18 Kasım 1922 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923 te tamamlanan Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar ın özgün tarzını yansıtan unutulmaz eserlerinden biri Romanda savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik namus hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar dönemin İstanbul unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura Gürpınar eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan çektikleri açlık parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen zenginden alıp fakire verme düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi ne ikinci bölümdeyse Nasıh Bey Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor Peki bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir Bir cinayetle mi hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar Sayfa 504 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2023 Barkod 9786052651933 Kategori Türk Edebiyatı

Hayat çapulculuktan başka bir şey değildir Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar Kanunla ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör Kurtlar köpekler tavuklar kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar sen de kap yut Karşına bir davacı çıkarsa Hakkımdır tehdidiyle bağır bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır

EVEREST YAYINLARI
Türkçe edebiyatın cesur kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar Can Pazarında gelir dağılımındaki dengesizliğin sebep olduğu sosyal sorunları hiçbir eserinde taviz vermediği özgün anlatı mıyla sunuyor basit ama son derece çarpıcı Savaş yıllarındaki yoksulluk İstanbul u bir nevi can pazarı na çevirmiştir Kuru ekmeğin bile kapanın elinde kaldığı bu yıllarda başarıya götüren her yol mubahtır düsturuyla hareket eden bir grup düzenbaz simsarlara mirasyedilere kumpaslar kurarak onların servetlerinden nemalanma yoluna giderler Alternatif bir Robin Hood luk öyküsü olarak da okunabilecek bu romanda Hüseyin Rahmi bir kez daha ahlak dürüstlük ve namus kavramlarını tartışır Can Pazarında her yazarın resmetmeye kolay kolay cesaret edemeyeceği toplumsal panorama acımasızca ve o bildik Hüseyin Rahmi İronisiyle okuyuculara sunuluyor

İthaki
Hayat çapulculuktan başka bir şey değildir Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar Kanunla ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör Kurtlar köpekler tavuklar kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar sen de kap yut Karşına bir davacı çıkarsa Hakkımdır tehdidiyle bağır bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır 18 Kasım 1922 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923 te tamamlanan Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar ın özgün tarzını yansıtan unutulmaz eserlerinden biri Romanda savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik namus hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar dönemin İstanbul unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura Gürpınar eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan çektikleri açlık parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen zenginden alıp fakire verme düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi ne ikinci bölümdeyse Nasıh Bey Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor Peki bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir Bir cinayetle mi hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi

Everest
Türkçe edebiyatın cesur kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar Can Pazarında gelir dağılımındaki dengesizliğin sebep olduğu sosyal sorunları hiçbir eserinde taviz vermediği özgün anlatı mıyla sunuyor basit ama son derece çarpıcı Savaş yıllarındaki yoksulluk İstanbul u bir nevi can pazarı na çevirmiştir Kuru ekmeğin bile kapanın elinde kaldığı bu yıllarda başarıya götüren her yol mubahtır düsturuyla hareket eden bir grup düzenbaz simsarlara mirasyedilere kumpaslar kurarak onların servetlerinden nemalanma yoluna giderler Alternatif bir Robin Hood luk öyküsü olarak da okunabilecek bu romanda Hüseyin Rahmi bir kez daha ahlak dürüstlük ve namus kavramlarını tartışır Can Pazarında her yazarın resmetmeye kolay kolay cesaret edemeyeceği toplumsal panorama acımasızca ve o bildik Hüseyin Rahmi İronisiyle okuyuculara sunuluyor

Everest Yayınları
Türkçe edebiyatın cesur kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar Can Pazarında gelir dağılımındaki dengesizliğin sebep olduğu sosyal sorunları hiçbir eserinde taviz vermediği özgün anlatımıyla sunuyor basit ama son derece çarpıcı Savaş yıllarındaki yoksulluk İstanbul u bir nevi can pazarı na çevirmiştir Kuru ekmeğin bile kapanın elinde kaldığı bu yıllarda başarıya götüren her yol mubahtır düsturuyla hareket eden bir grup düzenbaz simsarlara mirasyedilere kumpaslar kurarak onların servetlerinden nemalanma yoluna giderler Alternatif bir Robin Hood luk öyküsü olarak da okunabilecek bu romanda Hüseyin Rahmi bir kez daha ahlak dürüstlük ve namus kavramlarını tartışır Can Pazarında her yazarın resmetmeye kolay kolay cesaret edemeyeceği toplumsal panorama acımasızca ve o bildik Hüseyin Rahmi İronisiyle okuyuculara sunuluyor

İthaki Yayınları
Hayat çapulculuktan başka bir şey değildir Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar Kanunla ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör Kurtlar köpekler tavuklar kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar sen de kap yut Karşına bir davacı çıkarsa Hakkımdır tehdidiyle bağır bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır 18 Kasım 1922 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923 te tamamlanan Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar ın özgün tarzını yansıtan unutulmaz eserlerinden biri Romanda savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik namus hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar dönemin İstanbul unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura Gürpınar eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan çektikleri açlık parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen zenginden alıp fakire verme düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi ne ikinci bölümdeyse Nasıh Bey Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor Peki bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir Bir cinayetle mi hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi Tanıtım Bülteninden

İthaki Yayınları
Hayat çapulculuktan başka bir şey değildir Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar Kanunla ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör Kurtlar köpekler tavuklar kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar sen de kap yut Karşına bir davacı çıkarsa Hakkımdır tehdidiyle bağır bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır 18 Kasım 1922 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923 te tamamlanan Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar ın özgün tarzını yansıtan unutulmaz eserlerinden biri Romanda savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik namus hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar dönemin İstanbul unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura Gürpınar eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan çektikleri açlık parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen zenginden alıp fakire verme düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi ne ikinci bölümdeyse Nasıh Bey Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor Peki bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir Bir cinayetle mi hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Everest Yayınları
Türkçe edebiyatın cesur kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar Can Pazarında gelir dağılımındaki dengesizliğin sebep olduğu sosyal sorunları hiçbir eserinde taviz vermediği özgün anlatımıyla sunuyor basit ama son derece çarpıcı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

ÖZGÜR YAYINCILIK
çev. Kemal Bek
Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar ın insanlık durumunu irdelediği unutulmaz romanlarından biridir Karı koca ilişkilerinden başkalarını soyup sömürmeye dek dönemin tüm yozlaşmışlığına bir kez daha ışık tutuyor yazar Dünyada her münasebet böyledir en yakın canciğer akrabadan en uzak düşmana kadar insanların birbirlerine karşı olan hareketleri hep görünür görünmez bir muhabere halindedir diyerek insan insanın kurdudur sözünün doğruluğunu bir kez daha kanıtlıyor Polisiye bir kurgu ile felsefî bir bakış açısının harmanlandığı hem eğlendiren hem yaşam dersi veren bir yapıt

TEMA YAYINLARI
Hüseyin Rahmi sert eleştirilerinde kalemini esirgemediği Can Pazarı nda dönemin İstanbul unda yozlaşmış toplumu gözler önüne seriyor Gürpınar hayatın bir kavga olduğu güçlünün zayıfı ezdiği adaletin bir türlü sağlanamadığı bu yüzden aç kalmamak için çalmanın aldatmanın dolandırmanın meşru görülebileceğini savunan Yavuzlar Çetesi ile eşitsizliği irdelerken Nasıh Bey Nafia Hanım çifti ile İrfan Bey Halâvet Hanım çifti arasında eşlerin değiştiği bir ilişki yaşantısıyla ahlak ve namus konusu üzerine dikkat çekiyor Bu işin bir can pazarı olduğunu biliyorum Size sadakat göstersem hükûmete hainlik etmiş olurum Hükûmete sadakat göstersem sizi ele vermiş olurum Hangi tarafa kımıldasam ceza var Ölüm var İnsan kendini şeytana sattıktan sonra artık şeytan kalmalıdır Edebiyatımızda doğalcılığın ve gerçekçiliğin en önemli kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar sanatı halkı yüceltmek için bir araç olarak görmüş bu nedenle üzerine gitmediği eleştirip alay etmediği hiçbir toplumsal kurum bırakmamış sanat yaşamı boyunca hep aklın ve mantığın yanında olmuş eserleriyle toplumun çağdaşlaşması yolunda yobazlığa gericiliğe bağnazlığa sömürücülüğe karşı savaşmıştır bunu yaparken mizah ögesini ustaca kullanmış İstanbul un kenar semtlerinde mezarlıklarında Çingene mahallelerinde köşklerinde Şirket i Hayriye vapurlarında gazinolarında sayfiyelerinde dolaşmış okurlarını da dolaştırmıştır Eserlerinde yapmacıksız bir yerlilik vardır konak hanımefendisinden gündelikçiye mirasyedilerden iç güveyilere dilencilerden dadılara kalfalara Çingenelerden Rumlara Ermenilere Yahudilere kadar kimi ve neyi konu almışsa onu yerli renkleriyle betimlemesini bilmiştir

İthaki Yayınları
Hayat çapulculuktan başka bir şey değildir Karıncadan file kadar bütün mahlukat hep böyle yaparlar Kanunla ahlakla bu tabii geçinmenin önünü almaya uğraşanların saflıklarına acınır Onlar bu beyhude mesaiyle yorulurken sen öte yanda gülerek işini gör Kurtlar köpekler tavuklar kuşlar nasıl birbirinin ağzından kaparlar sen de kap yut Karşına bir davacı çıkarsa Hakkımdır tehdidiyle bağır bu hak sözü henüz hiçbir kanun ve mahkemede tahlil edilip sınırlandırılmamıştır Tesirini çıktığı ağzın şiddet ve kuvvetinden alır 18 Kasım 1922 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlanan ve 11 Nisan 1923 te tamamlanan Can Pazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar ın özgün tarzını yansıtan unutulmaz eserlerinden biri Romanda savaş yıllarındaki derin yoksulluğun etkilerini ve evlilik namus hırsızlık gibi kavramlar üzerinden yerleşik ahlaktaki dönüşümü tartışan yazar dönemin İstanbul unu panoramik bir bakış açısı ve renkli tasvirlerle sunuyor okura Gürpınar eserin ilk bölümünde hayatı bir kavga sayan çektikleri açlık parasızlık ve işsizlikle bir araya gelen zenginden alıp fakire verme düsturuyla işledikleri her suçu meşru gören Yavuzlar Çetesi ne ikinci bölümdeyse Nasıh Bey Nafia Hanım çiftiyle İrfan Bey Halavet Hanım çifti arasındaki eş değişikliğine girift bir aldatma hikâyesine odaklanıyor Peki bu apayrı iki hikâye birbiriyle nasıl kesişmiştir Bir cinayetle mi hırsızlıkla mı veya bir fidye hadisesiyle mi