Çarığımı Yitirdiğim Tarla Aç Harmanı — Mehmet Başaran

Çarığımı Yitirdiğim Tarla Aç Harmanı
Mehmet BaşaranLiteratür Yayıncılık Dağıtım
Çarığımı Yitirdiğim Tarla Aç Harmanı
Mehmet BaşaranMehmet Başaran ın öykücülüğünün ilk dönem ürünlerinden olan Çarığımı Yitirdiğim Tarla ile Aç Harmanı nı bir kez daha birlikte yayınlıyoruz Başaran öykülerinde çoğunlukla insanı doğa ilişkisi içinde ele alır Doğa topraktır insan toprağı kol gücüyle işleyen emekçi köylüdür Ancak bu emekçi köylü aynı zamanda açlık ile de mücadele etmektedir Kendisine hiçbir yardım eli uzatılmadığı gibi karşısında ağa ile kurulu düzen vardır Öte yandan yoksulluk batağından çıkmanın düşlerini kurar bıçak kemiğe dayandığında öfkesini dile getirir isyan eder Tanıklıkları yaşanmışlıkları kurmaca boyutuna taşıyan Başaran köy yaşamının özellikle de Trakya kırsalının çarpıcı gerçeklerini kadın erkek ilişkilerini gelenek görenek ve alışkanlıklarını kendine özgü şiirsel bir biçemle anlatıyor Biraz sonra yağmur geçmiş güneş ıslak toprağı yakmıştı Mısır yaprakları üzerinde damlalar parlıyordu Ortalık bi güzel ıslak toprak kokuyordu Öbek öbek dolaşıyor çarıklarımı arıyordum Yıllarca özlemini çektiğim ancak bu sabah giyebildiğim saplı çarıklarımı Bir türlü bulamıyordum Yerler yumuşamış bazı koçanlar çamura gömülmüştü Yoksa çarıcıklarım da Yoktular gitmişti sevgili çarıcıklarım Ağlamaya başladım Babam dil ucuyla Gene alırız dediyse de ben gayrı ayaklarımın çarık yüzü görmeyeceğini biliyordum Anam hâlâ arıyordu Sır olmuşlardı En büyük sevinci de en büyük acıyı da aynı günde tatmış gene yalınayak kalmıştım Geçmiş günlerin anılarına daldıkça gece çevremde genişleye genişleye kocaman bir tarla halini almıştı Umutlarım hayallerim çocukluğum her şeyim her şeyim bu karanlık tarlada yitmişti işte Çarığımı Yitirdiğim Tarla Sülman Aganın Elleri Kocaköy Osman Aga Kırmabaşak Kara Veli nin Çobanı Dragamon Demet Toplama Harmancılık Düğün Gecesi Pencere Altı Odalaşma Kocakuş Hıdırellez Tavuk Harbi İçimdeki Duvar Dibinde Çarığımı Yitirdiğim Tarla Evleklikte Domuzlar Agam Buğday Satıyor Mısır Soyma Kurak Anam Ağlıyor Yolculuktur Benim İşim Keçi Kıran Amerikan Öküzü Mektup Aç Harmanı Aç Harmanı Enişte Parıltı Şans İşte Su Kesimi Çukurcu Tahir Kırmızı Tospağa Manda Boğası Ben Hükümet Olsam Bayamlı Durdu Çakıcı Nerede Gündöndü Arabacık Ölüme Tos Üvendire Soğuk Toprakta

Literatür Yayıncılık
Mehmet Başaran ın öykücülüğünün ilk dönem ürünlerinden olan Çarığımı Yitirdiğim Tarla ile Aç Harmanı nı bir kez daha birlikte yayınlıyoruz Başaran öykülerinde çoğunlukla insanı doğa ilişkisi içinde ele alır Doğa topraktır insan toprağı kol gücüyle işleyen emekçi köylüdür Ancak bu emekçi köylü aynı zamanda açlık ile de mücadele etmektedir Kendisine hiçbir yardım eli uzatılmadığı gibi karşısında ağa ile kurulu düzen vardır Öte yandan yoksulluk batağından çıkmanın düşlerini kurar bıçak kemiğe dayandığında öfkesini dile getirir isyan eder Tanıklıkları yaşanmışlıkları kurmaca boyutuna taşıyan Başaran köy yaşamının özellikle de Trakya kırsalının çarpıcı gerçeklerini kadın erkek ilişkilerini gelenek görenek ve alışkanlıklarını kendine özgü şiirsel bir biçemle anlatıyor Biraz sonra yağmur geçmiş güneş ıslak toprağı yakmıştı Mısır yaprakları üzerinde damlalar parlıyordu Ortalık bi güzel ıslak toprak kokuyordu Öbek öbek dolaşıyor çarıklarımı arıyordum Yıllarca özlemini çektiğim ancak bu sabah giyebildiğim saplı çarıklarımı Bir türlü bulamıyordum Yerler yumuşamış bazı koçanlar çamura gömülmüştü Yoksa çarıcıklarım da Yoktular gitmişti sevgili çarıcıklarım Ağlamaya başladım Babam dil ucuyla Gene alırız dediyse de ben gayrı ayaklarımın çarık yüzü görmeyeceğini biliyordum Anam hâlâ arıyordu Sır olmuşlardı En büyük sevinci de en büyük acıyı da aynı günde tatmış gene yalınayak kalmıştım Geçmiş günlerin anılarına daldıkça gece çevremde genişleye genişleye kocaman bir tarla halini almıştı Umutlarım hayallerim çocukluğum her şeyim her şeyim bu karanlık tarlada yitmişti işte Tanıtım Bülteninden

LİTERATÜR YAYINLARI
Mehmet Başaran ın öykücülüğünün ilk dönem ürünlerinden olan Çarığımı Yitirdiğim Tarla ile Aç Harmanı nı bir kez daha birlikte yayınlıyoruz Başaran öykülerinde çoğunlukla insanı doğa ilişkisi içinde ele alır Doğa topraktır insan toprağı kol gücüyle işleyen emekçi köylüdür Ancak bu emekçi köylü aynı zamanda açlık ile de mücadele etmektedir Kendisine hiçbir yardım eli uzatılmadığı gibi karşısında ağa ile kurulu düzen vardır Öte yandan yoksulluk batağından çıkmanın düşlerini kurar bıçak kemiğe dayandığında öfkesini dile getirir isyan eder Tanıklıkları yaşanmışlıkları kurmaca boyutuna taşıyan Başaran köy yaşamının özellikle de Trakya kırsalının çarpıcı gerçeklerini kadın erkek ilişkilerini gelenek görenek ve alışkanlıklarını kendine özgü şiirsel bir biçemle anlatıyor Biraz sonra yağmur geçmiş güneş ıslak toprağı yakmıştı Mısır yaprakları üzerinde damlalar parlıyordu Ortalık bi güzel ıslak toprak kokuyordu Öbek öbek dolaşıyor çarıklarımı arıyordum Yıllarca özlemini çektiğim ancak bu sabah giyebildiğim saplı çarıklarımı Bir türlü bulamıyordum Yerler yumuşamış bazı koçanlar çamura gömülmüştü Yoksa çarıcıklarım da Yoktular gitmişti sevgili çarıcıklarım Ağlamaya başladım Babam dil ucuyla Gene alırız dediyse de ben gayrı ayaklarımın çarık yüzü görmeyeceğini biliyordum Anam hâlâ arıyordu Sır olmuşlardı En büyük sevinci de en büyük acıyı da aynı günde tatmış gene yalınayak kalmıştım Geçmiş günlerin anılarına daldıkça gece çevremde genişleye genişleye kocaman bir tarla halini almıştı Umutlarım hayallerim çocukluğum her şeyim her şeyim bu karanlık tarlada yitmişti işte

LİTERATÜR
Mehmet Başaran ın öykücülüğünün ilk dönem ürünlerinden olan Çarığımı Yitirdiğim Tarla ile Aç Harmanı nı bir kez daha birlikte yayınlıyoruz Başaran öykülerinde çoğunlukla insanı doğa ilişkisi içinde ele alır Doğa topraktır insan toprağı kol gücüyle işleyen emekçi köylüdür Ancak bu emekçi köylü aynı zamanda açlık ile de mücadele etmektedir Kendisine hiçbir yardım eli uzatılmadığı gibi karşısında ağa ile kurulu düzen vardır Öte yandan yoksulluk batağından çıkmanın düşlerini kurar bıçak kemiğe dayandığında öfkesini dile getirir isyan eder Tanıklıkları yaşanmışlıkları kurmaca boyutuna taşıyan Başaran köy yaşamının özellikle de Trakya kırsalının çarpıcı gerçeklerini kadın erkek ilişkilerini gelenek görenek ve alışkanlıklarını kendine özgü şiirsel bir biçemle anlatıyor Biraz sonra yağmur geçmiş güneş ıslak toprağı yakmıştı Mısır yaprakları üzerinde damlalar parlıyordu Ortalık bi güzel ıslak toprak kokuyordu Öbek öbek dolaşıyor çarıklarımı arıyordum Yıllarca özlemini çektiğim ancak bu sabah giyebildiğim saplı çarıklarımı Bir türlü bulamıyordum Yerler yumuşamış bazı koçanlar çamura gömülmüştü Yoksa çarıcıklarım da Yoktular gitmişti sevgili çarıcıklarım Ağlamaya başladım Babam dil ucuyla Gene alırız dediyse de ben gayrı ayaklarımın çarık yüzü görmeyeceğini biliyordum Anam hâlâ arıyordu Sır olmuşlardı En büyük sevinci de en büyük acıyı da aynı günde tatmış gene yalınayak kalmıştım Geçmiş günlerin anılarına daldıkça gece çevremde genişleye genişleye kocaman bir tarla halini almıştı Umutlarım hayallerim çocukluğum her şeyim her şeyim bu karanlık tarlada yitmişti işte Yayınevi LİTERATÜR Yazar MEHMET BAŞARAN Sayfa Sayısı 172 SAYFA Yıl 2020

Literatür
Mehmet Başaran ın öykücülüğünün ilk dönem ürünlerinden olan Çarığımı Yitirdiğim Tarla ile Aç Harmanı nı bir kez daha birlikte yayınlıyoruz Başaran öykülerinde çoğunlukla insanı doğa ilişkisi içinde ele alır Doğa topraktır insan toprağı kol gücüyle işleyen emekçi köylüdür Ancak bu emekçi köylü aynı zamanda açlık ile de mücadele etmektedir Kendisine hiçbir yardım eli uzatılmadığı gibi karşısında ağa ile kurulu düzen vardır Öte yandan yoksulluk batağından çıkmanın düşlerini kurar bıçak kemiğe dayandığında öfkesini dile getirir isyan eder Tanıklıkları yaşanmışlıkları kurmaca boyutuna taşıyan Başaran köy yaşamının özellikle de Trakya kırsalının çarpıcı gerçeklerini kadın erkek ilişkilerini gelenek görenek ve alışkanlıklarını kendine özgü şiirsel bir biçemle anlatıyor Biraz sonra yağmur geçmiş güneş ıslak toprağı yakmıştı Mısır yaprakları üzerinde damlalar parlıyordu Ortalık bi güzel ıslak toprak kokuyordu Öbek öbek dolaşıyor çarıklarımı arıyordum Yıllarca özlemini çektiğim ancak bu sabah giyebildiğim saplı çarıklarımı Bir türlü bulamıyordum Yerler yumuşamış bazı koçanlar çamura gömülmüştü Yoksa çarıcıklarım da Yoktular gitmişti sevgili çarıcıklarım Ağlamaya başladım Babam dil ucuyla Gene alırız dediyse de ben gayrı ayaklarımın çarık yüzü görmeyeceğini biliyordum Anam hâlâ arıyordu Sır olmuşlardı En büyük sevinci de en büyük acıyı da aynı günde tatmış gene yalınayak kalmıştım Geçmiş günlerin anılarına daldıkça gece çevremde genişleye genişleye kocaman bir tarla halini almıştı Umutlarım hayallerim çocukluğum her şeyim her şeyim bu karanlık tarlada yitmişti işte Çarığımı Yitirdiğim Tarla İçindekiler Çarığımı Yitirdiğim Tarla Sülman Aganın Elleri Kocaköy Osman Aga Kırmabaşak Kara Veli nin Çobanı Dragamon Demet Toplama Harmancılık Düğün Gecesi Pencere Altı Odalaşma Kocakuş Hıdırellez Tavuk Harbi İçimdeki Duvar Dibinde Çarığımı Yitirdiğim Tarla Evleklikte Domuzlar Agam Buğday Satıyor Mısır Soyma Kurak Anam Ağlıyor Yolculuktur Benim İşim Keçi Kıran Amerikan Öküzü Mektup Aç Harmanı Aç Harmanı Enişte Parıltı Şans İşte Su Kesimi Çukurcu Tahir Kırmızı Tospağa Manda Boğası Ben Hükümet Olsam Bayamlı Durdu Çakıcı Nerede Gündöndü Arabacık Ölüme Tos Üvendire Soğuk Toprakta

Literatür Yayıncılık
Mehmet Başaran ın öykücülüğünün ilk dönem ürünlerinden olan Çarığımı Yitirdiğim Tarla ile Aç Harmanı nı bir kez daha birlikte yayınlıyoruz Başaran öykülerinde çoğunlukla insanı doğa ilişkisi içinde ele alır Doğa topraktır insan toprağı kol gücüyle işleyen emekçi köylüdür Ancak bu emekçi köylü aynı zamanda açlık ile de mücadele etmektedir Kendisine hiçbir yardım eli uzatılmadığı gibi karşısında ağa ile kurulu düzen vardır Öte yandan yoksulluk batağından çıkmanın düşlerini kurar bıçak kemiğe dayandığında öfkesini dile getirir isyan eder Tanıklıkları yaşanmışlıkları kurmaca boyutuna taşıyan Başaran köy yaşamının özellikle de Trakya kırsalının çarpıcı gerçeklerini kadın erkek ilişkilerini gelenek görenek ve alışkanlıklarını kendine özgü şiirsel bir biçemle anlatıyor Biraz sonra yağmur geçmiş güneş ıslak toprağı yakmıştı Mısır yaprakları üzerinde damlalar parlıyordu Ortalık bi güzel ıslak toprak kokuyordu Öbek öbek dolaşıyor çarıklarımı arıyordum Yıllarca özlemini çektiğim ancak bu sabah giyebildiğim saplı çarıklarımı Bir türlü bulamıyordum Yerler yumuşamış bazı koçanlar çamura gömülmüştü Yoksa çarıcıklarım da Yoktular gitmişti sevgili çarıcıklarım Ağlamaya başladım Babam dil ucuyla Gene alırız dediyse de ben gayrı ayaklarımın çarık yüzü görmeyeceğini biliyordum Anam hâlâ arıyordu Sır olmuşlardı En büyük sevinci de en büyük acıyı da aynı günde tatmış gene yalınayak kalmıştım Geçmiş günlerin anılarına daldıkça gece çevremde genişleye genişleye kocaman bir tarla halini almıştı Umutlarım hayallerim çocukluğum her şeyim her şeyim bu karanlık tarlada yitmişti işte

Literatür Yayıncılık
Mehmet Başaran ın öykücülüğünün ilk dönem ürünlerinden olan Çarığımı Yitirdiğim Tarla ile Aç Harmanı nı bir kez daha birlikte yayınlıyoruz Başaran öykülerinde çoğunlukla insanı doğa ilişkisi içinde ele alır Doğa topraktır insan toprağı kol gücüyle işleyen emekçi köylüdür Ancak bu emekçi köylü aynı zamanda açlık ile de mücadele etmektedir Kendisine hiçbir yardım eli uzatılmadığı gibi karşısında ağa ile kurulu düzen vardır Öte yandan yoksulluk batağından çıkmanın düşlerini kurar bıçak kemiğe dayandığında öfkesini dile getirir isyan eder Tanıklıkları yaşanmışlıkları kurmaca boyutuna taşıyan Başaran köy yaşamının özellikle de Trakya kırsalının çarpıcı gerçeklerini kadın erkek ilişkilerini gelenek görenek ve alışkanlıklarını kendine özgü şiirsel bir biçemle anlatıyor Biraz sonra yağmur geçmiş güneş ıslak toprağı yakmıştı Mısır yaprakları üzerinde damlalar parlıyordu Ortalık bi güzel ıslak toprak kokuyordu Öbek öbek dolaşıyor çarıklarımı arıyordum Yıllarca özlemini çektiğim ancak bu sabah giyebildiğim saplı çarıklarımı Bir türlü bulamıyordum Yerler yumuşamış bazı koçanlar çamura gömülmüştü Yoksa çarıcıklarım da Yoktular gitmişti sevgili çarıcıklarım Ağlamaya başladım Babam dil ucuyla Gene alırız dediyse de ben gayrı ayaklarımın çarık yüzü görmeyeceğini biliyordum Anam hâlâ arıyordu Sır olmuşlardı En büyük sevinci de en büyük acıyı da aynı günde tatmış gene yalınayak kalmıştım Geçmiş günlerin anılarına daldıkça gece çevremde genişleye genişleye kocaman bir tarla halini almıştı Umutlarım hayallerim çocukluğum her şeyim her şeyim bu karanlık tarlada yitmişti işte

Literatür Yayıncılık
Mehmet Başaran ın öykücülüğünün ilk dönem ürünlerinden olan Çarığımı Yitirdiğim Tarla ile Aç Harmanı nı bir kez daha birlikte yayınlıyoruz Başaran öykülerinde çoğunlukla insanı doğa ilişkisi içinde ele alır Doğa topraktır insan toprağı kol gücüyle işleyen emekçi köylüdür Ancak bu emekçi köylü aynı zamanda açlık ile de mücadele etmektedir Kendisine hiçbir yardım eli uzatılmadığı gibi karşısında ağa ile kurulu düzen vardır Öte yandan yoksulluk batağından çıkmanın düşlerini kurar bıçak kemiğe dayandığında öfkesini dile getirir isyan eder Tanıklıkları yaşanmışlıkları kurmaca boyutuna taşıyan Başaran köy yaşamının özellikle de Trakya kırsalının çarpıcı gerçeklerini kadın erkek ilişkilerini gelenek görenek ve alışkanlıklarını kendine özgü şiirsel bir biçemle anlatıyor Biraz sonra yağmur geçmiş güneş ıslak toprağı yakmıştı Mısır yaprakları üzerinde damlalar parlıyordu Ortalık bi güzel ıslak toprak kokuyordu Öbek öbek dolaşıyor çarıklarımı arıyordum Yıllarca özlemini çektiğim ancak bu sabah giyebildiğim saplı çarıklarımı Bir türlü bulamıyordum Yerler yumuşamış bazı koçanlar çamura gömülmüştü Yoksa çarıcıklarım da Yoktular gitmişti sevgili çarıcıklarım Ağlamaya başladım Babam dil ucuyla Gene alırız dediyse de ben gayrı ayaklarımın çarık yüzü görmeyeceğini biliyordum Anam hâlâ arıyordu Sır olmuşlardı En büyük sevinci de en büyük acıyı da aynı günde tatmış gene yalınayak kalmıştım Geçmiş günlerin anılarına daldıkça gece çevremde genişleye genişleye kocaman bir tarla halini almıştı Umutlarım hayallerim çocukluğum her şeyim her şeyim bu karanlık tarlada yitmişti işte