Çatal Yürekli Sultan Yıldırım Bayezid Han ın Romanı — Turgut Güler

Çatal Yürekli Sultan Yıldırım Bayezid Han ın Romanı
Turgut GülerKırmızılar
Çatal Yürekli Sultan Yıldırım Bayezid Han ın Romanı
Turgut GülerTürk kahramânlığının serdârı Sultan Yıldırım Bâyezîd Hân Nasreddîn Hoca nın memleketi olan Akşehir de Azrâil Aleyhisselâm ın dâvetini aldığı dem gözlerinin önünden bütün hayât hikâyesini bir film şeridi hâlinde geçirmiş idi Şehlâ olan gözünde bile o film şeridinin bütün kareleri en parlak ve canlı hâlleri ile deverân ediyordu Bursa da Devlet Hâtûn ile kıyılan nikâhı ve ardından yaşanan dillere destân düğün Kütahya ya vâli oluşu ve Tavşanlı Balkanı nda çıktığı sürek avları Doğan Bey in bu av seferlerini tanzîm edişindeki hassâsiyet ve titizliği Karamanoğlu Alâeddîn Ali Beğ in sönmeyen kîni ve Konya Yazısı nda eşilen cenk o cenkdeki cevvâliyetinden ötürü kendisine Yıldırım sıfatının kondurulması Kosova Cengi atası Murâd ı Hudâvendigâr ın şehâdet şerbetini içişi ardından boşalan Âl i Osman Tahtı na kendisinin oturtulması ve ciğer köşesi Yâkub Bey in yay kirişine uzanan mâsûm boynu Kayzer elindeki İslâmbol un fethine dâir bunca yapıp ettikleri Güzelce Hisâr ın burç ve surlarına konan Türk tâlihi Niğbolu Zaferi ve zafer evvelinde Doğan Bey e varışı Ay ışığı altında şâha kalkan atı üstünde Doğan Bey e haykırışı Malatya şehrinde üç Âl i Osman Şehzâdesinin ziyârete gelişi ve onları bağrına basıp kokularını sînesine çekişi Emîr Timûr un peşinden Anadolu yu evlek evlek dolaşması ve nihâyet Çubuk Yazısı nda kader defterine yazılan o nihâî cenk teker teker arz ı endâm ettiler Bunca serencâmı ve dahî sergüzeşti Sultan Yıldırım Bâyezîd Hân la berâber Azrâil Aleyhisselâm da sabırla seyretti Yıldırım Bâyezîd Hân ın gözleri önce bu hayât kıssalarıyla doldu ardından kocaman kocaman yaş damlaları göz çukurundan aşağı akmaya başladı Derken Azrâil Aleyhisselâm bu cesâret timsâli Türk oğlunun iki elini birden kavradı ve kendine doğru çekti Yıldırım Bâyezîd in önünde bir büyük gülistan açılıverdi Her renkten güllerin sıra sıra dizildiği gülistanın ortasında Bursa ve Kütahya daki Ulu Câmilerin fevvâreli havuzlarına benzeyen fakat onlardan daha büyük ve daha şırıltılı bir havuz vardı Devlet Hâtûn uluğ atası Mevlânâ Hudâvendigâr ın elinden tutmuş kocası Yıldırım Bâyezîd Hân ı o havuzun başına çağırıyordu Devlet Hâtûn ile Mevlânâ Hudâvendigâr ın yanında Şâh ı Şühedâ Murâd ı Hudâvendigâr duruyordu ve o da nûr ı aynı Yâkûb un elinden tutmuş Yıldırım Bâyezîd e Hadi gel artık Orada ne bekliyorsun Bak biz hepimiz buradayız Burası Firdevs Cenneti idir Gel de havuz başındaki yerine kurul diyordu

Kırmızılar
Türk kahramânlığının serdârı Sultan Yıldırım Bâyezîd Hân Nasreddîn Hoca nın memleketi olan Akşehir de Azrâil Aleyhisselâm ın dâvetini aldığı dem gözlerinin önünden bütün hayât hikâyesini bir film şeridi hâlinde geçirmiş idi Şehlâ olan gözünde bile o film şeridinin bütün kareleri en parlak ve canlı hâlleri ile deverân ediyordu Bursa da Devlet Hâtûn ile kıyılan nikâhı ve ardından yaşanan dillere destân düğün Kütahya ya vâli oluşu ve Tavşanlı Balkanı nda çıktığı sürek avları Doğan Bey in bu av seferlerini tanzîm edişindeki hassâsiyet ve titizliği Karamanoğlu Alâeddîn Ali Beğ in sönmeyen kîni ve Konya Yazısı nda eşilen cenk o cenkdeki cevvâliyetinden ötürü kendisine Yıldırım sıfatının kondurulması Kosova Cengi atası Murâd ı Hudâvendigâr ın şehâdet şerbetini içişi ardından boşalan Âl i Osman Tahtı na kendisinin oturtulması ve ciğer köşesi Yâkub Bey in yay kirişine uzanan mâsûm boynu Kayzer elindeki İslâmbol un fethine dâir bunca yapıp ettikleri Güzelce Hisâr ın burç ve surlarına konan Türk tâlihi Niğbolu Zaferi ve zafer evvelinde Doğan Bey e varışı Ay ışığı altında şâha kalkan atı üstünde Doğan Bey e haykırışı Malatya şehrinde üç Âl i Osman Şehzâdesinin ziyârete gelişi ve onları bağrına basıp kokularını sînesine çekişi Emîr Timûr un peşinden Anadolu yu evlek evlek dolaşması ve nihâyet Çubuk Yazısı nda kader defterine yazılan o nihâî cenk teker teker arz ı endâm ettiler Bunca serencâmı ve dahî sergüzeşti Sultan Yıldırım Bâyezîd Hân la berâber Azrâil Aleyhisselâm da sabırla seyretti Yıldırım Bâyezîd Hân ın gözleri önce bu hayât kıssalarıyla doldu ardından kocaman kocaman yaş damlaları göz çukurundan aşağı akmaya başladı Derken Azrâil Aleyhisselâm bu cesâret timsâli Türk oğlunun iki elini birden kavradı ve kendine doğru çekti Yıldırım Bâyezîd in önünde bir büyük gülistan açılıverdi Her renkten güllerin sıra sıra dizildiği gülistanın ortasında Bursa ve Kütahya daki Ulu Câmilerin fevvâreli havuzlarına benzeyen fakat onlardan daha büyük ve daha şırıltılı bir havuz vardı Devlet Hâtûn uluğ atası Mevlânâ Hudâvendigâr ın elinden tutmuş kocası Yıldırım Bâyezîd Hân ı o havuzun başına çağırıyordu Devlet Hâtûn ile Mevlânâ Hudâvendigâr ın yanında Şâh ı Şühedâ Murâd ı Hudâvendigâr duruyordu ve o da nûr ı aynı Yâkûb un elinden tutmuş Yıldırım Bâyezîd e Hadi gel artık Orada ne bekliyorsun Bak biz hepimiz buradayız Burası Firdevs Cenneti idir Gel de havuz başındaki yerine kurul diyordu