Çayır Güzeli — Ziya Şakir

Çayır Güzeli
Ziya ŞakirAkıl Fikir Yayınları
Çayır Güzeli
Ziya ŞakirAltıyol ağzına gelince Talat Bey dizginlere asıldı Atları daha ağır sürmeye mecbur kaldı Çünkü cadde çok kalabalıktı O kalabalık arasında aşağı yukarı bütün başlar arabamıza çevriliyordu Ve uzun nazarlar bizi takip ediyordu Hatta bazen en ciddi kadın ve kızların çehrelerinde bile hafif ve manalı tebessüm emareleri beliriyordu O zamanın modasına tam riayetle çok iyi giyinmiş yakışıklı bir delikanlıyı bir iki dakika olsun temaşa etmek hiç şüphesiz ki herkesin kalbine zevk veren bir şeydi Yakışıklı delikanlı demekle bizzat kendimi kasdediyorum Buna belki hafifçe güleceksiniz Fakat ben size nakledeceğim maceranın icabından olarak bu hakikati söylemeye mecburum Vakıa görenleri bir anda sersemletecek kadar güzel bir genç değildim Fakat bütün hatları inceden inceye mahir bir ressamın kaleminden çıkmış gibi düzgün pürüzsüz manalı bir çehreye maliktim Çok cazibeli olduğumu iddia edenler vardı Eğer onların dedikleri kadar tesirli bir genç olmasaydım giriştiğim her macerada muvaffakıyet kazanmazdım ve Kadıköy ün o tarihteki aşk âleminde de Hanım İğnesi diye bir şöhret kazanmazdım Kurbağalıdere Köprüsü nün başına yaklaşırken Talat Bey dirseğiyle usulca koluma temas etti Fısıldar gibi bir sesle Kim bu kadın Bu sual sorulduğu zaman ben dereden aşağıya doğru inen sandaldaki iki genç kızla meşguldüm Başımı çevirdim Talat Bey in baktığı yere süratle göz gezdirdim Temiz bir kira faytonuna binen genç kadını görünce Ha azizim Buna Çayır Güzeli diyorlar Ve şimdi yedi yaşından yetmiş yaşına kadar Kadıköy ün bütün güzel sevenleri bu dilberin etrafında pervane gibi dönüp dolaşıyorlar

Akıl Fikir Yayınları
Altıyol ağzına gelince Talat Bey dizginlere asıldı Atları daha ağır sürmeye mecbur kaldı Çünkü cadde çok kalabalıktı O kalabalık arasında aşağı yukarı bütün başlar arabamıza çevriliyordu Ve uzun nazarlar bizi takip ediyordu Hatta bazen en ciddi kadın ve kızların çehrelerinde bile hafif ve manalı tebessüm emareleri beliriyordu O zamanın modasına tam riayetle çok iyi giyinmiş yakışıklı bir delikanlıyı bir iki dakika olsun temaşa etmek hiç şüphesiz ki herkesin kalbine zevk veren bir şeydi Yakışıklı delikanlı demekle bizzat kendimi kasdediyorum Buna belki hafifçe güleceksiniz Fakat ben size nakledeceğim maceranın icabından olarak bu hakikati söylemeye mecburum Vakıa görenleri bir anda sersemletecek kadar güzel bir genç değildim Fakat bütün hatları inceden inceye mahir bir ressamın kaleminden çıkmış gibi düzgün pürüzsüz manalı bir çehreye maliktim Çok cazibeli olduğumu iddia edenler vardı Eğer onların dedikleri kadar tesirli bir genç olmasaydım giriştiğim her macerada muvaffakıyet kazanmazdım ve Kadıköy ün o tarihteki aşk âleminde de Hanım İğnesi diye bir şöhret kazanmazdım Kurbağalıdere Köprüsü nün başına yaklaşırken Talat Bey dirseğiyle usulca koluma temas etti Fısıldar gibi bir sesle Kim bu kadın Bu sual sorulduğu zaman ben dereden aşağıya doğru inen sandaldaki iki genç kızla meşguldüm Başımı çevirdim Talat Bey in baktığı yere süratle göz gezdirdim Temiz bir kira faytonuna binen genç kadını görünce Ha azizim Buna Çayır Güzeli diyorlar Ve şimdi yedi yaşından yetmiş yaşına kadar Kadıköy ün bütün güzel sevenleri bu dilberin etrafında pervane gibi dönüp dolaşıyorlar Tanıtım Bülteninden

Akıl Fikir Yayınları
Altıyol ağzına gelince Talat Bey dizginlere asıldı Atları daha ağır sürmeye mecbur kaldı Çünkü cadde çok kalabalıktı O kalabalık arasında aşağı yukarı bütün başlar arabamıza çevriliyordu Ve uzun nazarlar bizi takip ediyordu Hatta bazen en ciddi kadın ve kızların çehrelerinde bile hafif ve manalı tebessüm emareleri beliriyordu O zamanın modasına tam riayetle çok iyi giyinmiş yakışıklı bir delikanlıyı bir iki dakika olsun temaşa etmek hiç şüphesiz ki herkesin kalbine zevk veren bir şeydi Yakışıklı delikanlı demekle bizzat kendimi kasdediyorum Buna belki hafifçe güleceksiniz Fakat ben size nakledeceğim maceranın icabından olarak bu hakikati söylemeye mecburum Vakıa görenleri bir anda sersemletecek kadar güzel bir genç değildim Fakat bütün hatları inceden inceye mahir bir ressamın kaleminden çıkmış gibi düzgün pürüzsüz manalı bir çehreye maliktim Çok cazibeli olduğumu iddia edenler vardı Eğer onların dedikleri kadar tesirli bir genç olmasaydım giriştiğim her macerada muvaffakıyet kazanmazdım ve Kadıköy ün o tarihteki aşk âleminde de Hanım İğnesi diye bir şöhret kazanmazdım Kurbağalıdere Köprüsü nün başına yaklaşırken Talat Bey dirseğiyle usulca koluma temas etti Fısıldar gibi bir sesle Kim bu kadın Bu sual sorulduğu zaman ben dereden aşağıya doğru inen sandaldaki iki genç kızla meşguldüm Başımı çevirdim Talat Bey in baktığı yere süratle göz gezdirdim Temiz bir kira faytonuna binen genç kadını görünce Ha azizim Buna Çayır Güzeli diyorlar Ve şimdi yedi yaşından yetmiş yaşına kadar Kadıköy ün bütün güzel sevenleri bu dilberin etrafında pervane gibi dönüp dolaşıyorlar

AKIL FİKİR YAYINLARI
Altıyol ağzına gelince Talat Bey dizginlere asıldı Atları daha ağır sürmeye mecbur kaldı Çünkü cadde çok kalabalıktı O kalabalık arasında aşağı yukarı bütün başlar arabamıza çevriliyordu Ve uzun nazarlar bizi takip ediyordu Hatta bazen en ciddi kadın ve kızların çehrelerinde bile hafif ve manalı tebessüm emareleri beliriyordu O zamanın modasına tam riayetle çok iyi giyinmiş yakışıklı bir delikanlıyı bir iki dakika olsun temaşa etmek hiç şüphesiz ki herkesin kalbine zevk veren bir şeydi Yakışıklı delikanlı demekle bizzat kendimi kasdediyorum Buna belki hafifçe güleceksiniz Fakat ben size nakledeceğim maceranın icabından olarak bu hakikati söylemeye mecburum Vakıa görenleri bir anda sersemletecek kadar güzel bir genç değildim Fakat bütün hatları inceden inceye mahir bir ressamın kaleminden çıkmış gibi düzgün pürüzsüz manalı bir çehreye maliktim Çok cazibeli olduğumu iddia edenler vardı Eğer onların dedikleri kadar tesirli bir genç olmasaydım giriştiğim her macerada muvaffakıyet kazanmazdım ve Kadıköy ün o tarihteki aşk âleminde de Hanım İğnesi diye bir şöhret kazanmazdım Kurbağalıdere Köprüsü nün başına yaklaşırken Talat Bey dirseğiyle usulca koluma temas etti Fısıldar gibi bir sesle Kim bu kadın Bu sual sorulduğu zaman ben dereden aşağıya doğru inen sandaldaki iki genç kızla meşguldüm Başımı çevirdim Talat Bey in baktığı yere süratle göz gezdirdim Temiz bir kira faytonuna binen genç kadını görünce Ha azizim Buna Çayır Güzeli diyorlar Ve şimdi yedi yaşından yetmiş yaşına kadar Kadıköy ün bütün güzel sevenleri bu dilberin etrafında pervane gibi dönüp dolaşıyorlar

Akıl Fikir Yayınları
Altıyol ağzına gelince Talat Bey dizginlere asıldı Atları daha ağır sürmeye mecbur kaldı Çünkü cadde çok kalabalıktı O kalabalık arasında aşağı yukarı bütün başlar arabamıza çevriliyordu Ve uzun nazarlar bizi takip ediyordu Hatta bazen en ciddi kadın ve kızların çehrelerinde bile hafif ve manalı tebessüm emareleri beliriyordu O zamanın modasına tam riayetle çok iyi giyinmiş yakışıklı bir delikanlıyı bir iki dakika olsun temaşa etmek hiç şüphesiz ki herkesin kalbine zevk veren bir şeydi Yakışıklı delikanlı demekle bizzat kendimi kasdediyorum Buna belki hafifçe güleceksiniz Fakat ben size nakledeceğim maceranın icabından olarak bu hakikati söylemeye mecburum Vakıa görenleri bir anda sersemletecek kadar güzel bir genç değildim Fakat bütün hatları inceden inceye mahir bir ressamın kaleminden çıkmış gibi düzgün pürüzsüz manalı bir çehreye maliktim Çok cazibeli olduğumu iddia edenler vardı Eğer onların dedikleri kadar tesirli bir genç olmasaydım giriştiğim her macerada muvaffakıyet kazanmazdım ve Kadıköy ün o tarihteki aşk âleminde de Hanım İğnesi diye bir şöhret kazanmazdım Kurbağalıdere Köprüsü nün başına yaklaşırken Talat Bey dirseğiyle usulca koluma temas etti Fısıldar gibi bir sesle Kim bu kadın Bu sual sorulduğu zaman ben dereden aşağıya doğru inen sandaldaki iki genç kızla meşguldüm Başımı çevirdim Talat Bey in baktığı yere süratle göz gezdirdim Temiz bir kira faytonuna binen genç kadını görünce Ha azizim Buna Çayır Güzeli diyorlar Ve şimdi yedi yaşından yetmiş yaşına kadar Kadıköy ün bütün güzel sevenleri bu dilberin etrafında pervane gibi dönüp dolaşıyorlar

Akıl Fikir Yayınları
Altıyol ağzına gelince Talat Bey dizginlere asıldı Atları daha ağır sürmeye mecbur kaldı Çünkü cadde çok kalabalıktı O kalabalık arasında aşağı yukarı bütün başlar arabamıza çevriliyordu Ve uzun nazarlar bizi takip ediyordu Hatta bazen en ciddi kadın ve kızların çehrelerinde bile hafif ve manalı tebessüm emareleri beliriyordu O zamanın modasına tam riayetle çok iyi giyinmiş yakışıklı bir delikanlıyı bir iki dakika olsun temaşa etmek hiç şüphesiz ki herkesin kalbine zevk veren bir şeydi Yakışıklı delikanlı demekle bizzat kendimi kasdediyorum Buna belki hafifçe güleceksiniz Fakat ben size nakledeceğim maceranın icabından olarak bu hakikati söylemeye mecburum Vakıa görenleri bir anda sersemletecek kadar güzel bir genç değildim Fakat bütün hatları inceden inceye mahir bir ressamın kaleminden çıkmış gibi düzgün pürüzsüz manalı bir çehreye maliktim Çok cazibeli olduğumu iddia edenler vardı Eğer onların dedikleri kadar tesirli bir genç olmasaydım giriştiğim her macerada muvaffakıyet kazanmazdım ve Kadıköy ün o tarihteki aşk âleminde de Hanım İğnesi diye bir şöhret kazanmazdım Kurbağalıdere Köprüsü nün başına yaklaşırken Talat Bey dirseğiyle usulca koluma temas etti Fısıldar gibi bir sesle Kim bu kadın Bu sual sorulduğu zaman ben dereden aşağıya doğru inen sandaldaki iki genç kızla meşguldüm Başımı çevirdim Talat Bey in baktığı yere süratle göz gezdirdim Temiz bir kira faytonuna binen genç kadını görünce Ha azizim Buna Çayır Güzeli diyorlar Ve şimdi yedi yaşından yetmiş yaşına kadar Kadıköy ün bütün güzel sevenleri bu dilberin etrafında pervane gibi dönüp dolaşıyorlar

Akıl Fikir Yayınları
Altıyol ağzına gelince Talat Bey dizginlere asıldı Atları daha ağır sürmeye mecbur kaldı Çünkü cadde çok kalabalıktı O kalabalık arasında aşağı yukarı bütün başlar arabamıza çevriliyordu Ve uzun nazarlar bizi takip ediyordu Hatta bazen en ciddi kadın ve kızların çehrelerinde bile hafif ve manalı tebessüm emareleri beliriyordu O zamanın modasına tam riayetle çok iyi giyinmiş yakışıklı bir delikanlıyı bir iki dakika olsun temaşa etmek hiç şüphesiz ki herkesin kalbine zevk veren bir şeydi Yakışıklı delikanlı demekle bizzat kendimi kasdediyorum Buna belki hafifçe güleceksiniz Fakat ben size nakledeceğim maceranın icabından olarak bu hakikati söylemeye mecburum Vakıa görenleri bir anda sersemletecek kadar güzel bir genç değildim Fakat bütün hatları inceden inceye mahir bir ressamın kaleminden çıkmış gibi düzgün pürüzsüz manalı bir çehreye maliktim Çok cazibeli olduğumu iddia edenler vardı Eğer onların dedikleri kadar tesirli bir genç olmasaydım giriştiğim her macerada muvaffakıyet kazanmazdım ve Kadıköy ün o tarihteki aşk âleminde de Hanım İğnesi diye bir şöhret kazanmazdım Kurbağalıdere Köprüsü nün başına yaklaşırken Talat Bey dirseğiyle usulca koluma temas etti Fısıldar gibi bir sesle Kim bu kadın Bu sual sorulduğu zaman ben dereden aşağıya doğru inen sandaldaki iki genç kızla meşguldüm Başımı çevirdim Talat Bey in baktığı yere süratle göz gezdirdim Temiz bir kira faytonuna binen genç kadını görünce Ha azizim Buna Çayır Güzeli diyorlar Ve şimdi yedi yaşından yetmiş yaşına kadar Kadıköy ün bütün güzel sevenleri bu dilberin etrafında pervane gibi dönüp dolaşıyorlar

Akıl Fikir Yayınları
Altıyol ağzına gelince Talat Bey dizginlere asıldı Atları daha ağır sürmeye mecbur kaldı Çünkü cadde çok kalabalıktı O kalabalık arasında aşağı yukarı bütün başlar arabamıza çevriliyordu Ve uzun nazarlar bizi takip ediyordu Hatta bazen en ciddi kadın ve kızların çehrelerinde bile hafif ve manalı tebessüm emareleri beliriyordu O zamanın modasına tam riayetle çok iyi giyinmiş yakışıklı bir delikanlıyı bir iki dakika olsun temaşa etmek hiç şüphesiz ki herkesin kalbine zevk veren bir şeydi Yakışıklı delikanlı demekle bizzat kendimi kasdediyorum Buna belki hafifçe güleceksiniz Fakat ben size nakledeceğim maceranın icabından olarak bu hakikati söylemeye mecburum Vakıa görenleri bir anda sersemletecek kadar güzel bir genç değildim Fakat bütün hatları inceden inceye mahir bir ressamın kaleminden çıkmış gibi düzgün pürüzsüz manalı bir çehreye maliktim Çok cazibeli olduğumu iddia edenler vardı Eğer onların dedikleri kadar tesirli bir genç olmasaydım giriştiğim her macerada muvaffakıyet kazanmazdım ve Kadıköy ün o tarihteki aşk âleminde de Hanım İğnesi diye bir şöhret kazanmazdım Kurbağalıdere Köprüsü nün başına yaklaşırken Talat Bey dirseğiyle usulca koluma temas etti Fısıldar gibi bir sesle Kim bu kadın Bu sual sorulduğu zaman ben dereden aşağıya doğru inen sandaldaki iki genç kızla meşguldüm Başımı çevirdim Talat Bey in baktığı yere süratle göz gezdirdim Temiz bir kira faytonuna binen genç kadını görünce Ha azizim Buna Çayır Güzeli diyorlar Ve şimdi yedi yaşından yetmiş yaşına kadar Kadıköy ün bütün güzel sevenleri bu dilberin etrafında pervane gibi dönüp dolaşıyorlar