Cebri İcra Kanunu Taslağı Değerlendirmesi — Muhammet Özekes Hakan Pekcanıtez

Cebri İcra Kanunu Taslağı Değerlendirmesi
Muhammet Özekes Hakan PekcanıtezOn İki Levha Yayınları
Cebri İcra Kanunu Taslağı Değerlendirmesi
Muhammet Özekes Hakan PekcanıtezYAZARLAR Prof Dr Hakan Pekcanıtez Prof Dr Oğuz Atalay Prof Dr Muhammet Özekes Prof Dr Güray Erdönmez Prof Dr Vural Seven Prof Dr Mine Akkan Prof Dr Cumhur Rüzgaresen Prof Dr Hülya Taş Korkmaz Prof Dr Nedim Meriç Prof Dr Tolga Akkaya Doç Dr Nilüfer Boran Güneysu Doç Dr Cemil Simil Doç Dr Çiğdem Yazıcı Doç Dr Efe Dırenisa Doç Dr Uğur Bulut Doç Dr Sezin Aktepe Artık ÖNSÖZ 1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu nu yürürlükten kaldırmak ve bu alanda yeni düzenleme yapmak amacıyla Cebrî İcra Kanunu Taslağı hazırlanmış ve görüşe sunulmuştur 1990 ve 2000 li yılların başında hemen hemen tüm temel kanunlarda değişiklik olmuş Cumhuriyetin başlangıç döneminde kabul edilen temel kanunların yerine yenileri hazırlanıp kabul edilmiştir Şüphesiz bunların tümü geçmişten gelen müktesebatın ve Cumhuriyet le ortaya çıkan yeni çerçevenin içinde yapılmıştır Cumhuriyetin ilk kanunlaştırması o günün şartlarında başka ülkelerden belirli bir adaptasyon şeklinde iken geçen sürede yeni kanunlaştırmada farklı ülke birikimlerinden yararlanılsa da artık yetişen hukukçularımız ve yerleşen hukuk düzeni çerçevesinde kendi ihtiyaç ve hedeflerimize uygun kanunlar yapılmaya başlanmıştır Aslında yeni dönemde temel kanunlar içerisinde en çok değiştirilmeye muhtaç olanların başında İcra ve İflâs Kanunu gelmektedir Çünkü Cumhuriyet hatta öncesinde sorunlu bir alan olan icra ve iflâs hukukunda kanunlaştırmanın maceralı biraz da tutarlı olmayan ayrıca sorunları tam çözmeyen bir geçmişi vardır Önce başlangıçta kısa süreli bazı düzenlemeler yapılmış ardından ömrü ancak üç yıl süren 1929 tarihli 1424 sayılı İcra ve İflâs Kanunu nu kabul edilmiş o da farklı sebeplerle kalıcı olamamış aslında ana yapısı aynı sayılabilecek şu anda yürürlükte olan 2004 sayılı 1932 tarihli İcra ve İflâs Kanunu kabul edilmiştir Ancak 2004 sayılı Kanun da âdeta onu dejenere edecek derecede değişikliğe uğramıştır Mevcut İcra ve İflâs Kanunu bazı konularda belirli bir oturmuşluğa sahip olsa da artık dikiş tutmayan tutarlılığı ve sistemi sorunlu değiştirile değiştirile yamalı bohçaya dönüşen akla geldikçe bir şey eklenen her krizde o krizin gerçek kaynağı unutularak çare umulan bir kanun hâlini almıştır Oysa icra ve iflâs hukuku veya takip hukuku sadece hukuku değil ekonomiyi sosyolojiyi ticarî ilişkileri insanın günlük hayatını doğrudan ilgilendiren bir alandır Ülkemizde bu alan oldukça sorunlu ve her geçen gün sorun sayısı artan alan hâline gelmiştir Bugün 30 milyon civarında takip dosyasının olduğu bir takipte de en az iki taraf olması sebebiyle 60 milyonu yani aktif ekonomik Ülke nüfusunun neredeyse her bir ferdini ilgilendiren bir sorun alanı karşımızda durmaktadır Bu gelişim ve ihtiyaç sonucu Adalet Bakanlığı nda daha önce yeni bir icra ve iflâs kanunu için bir komisyon kurulmuş o komisyonun bir süre görev yapmasının ardından kendi isteğiyle çekilmesinden sonra yeni bir komisyon oluşturularak kanun çalışmasına devam edilmiştir Belirtmek gerekir ki 2017 Referandumu sonrası artık yürütmenin kanun önerisi getirmesi Anayasa dan çıkartıldığı için Adalet Bakanlığı nın eski anlamıyla bir kanun çalışması yürütmesi mümkün değildir ve kanun hazırlığının anayasal temeli yoktur Ancak böyle kapsamlı kanunları da belirli bir milletvekili grubunun hazırlaması neredeyse imkânsızdır Bu sebeple Bakanlık tarafından yürütülen bu çalışmalar aslında teknik anlamda bir kanun hazırlığından çok Bakanlığın bir çalışma grubunun ortaya çıkardığı ürün şeklinde nitelendirmek daha doğru ve hukukî olur 10 yıllık bir süre ve yaklaşık 100 kişilik bir grupla yürütülen çalışma sonucu 2025 yılının ikinci yarısında Cebrî İcra Kanun Taslağı adı altında bir icra ve iflâs kanun taslağı ortaya çıkmış kamuoyunun görüşüne sunulmuş ve görüşler için altı aylık bir süre tanınmıştır Sunulan Taslak bu kitabın yazarlarının da katıldığı birçok toplantıya ve yazıya konu olmuş değerlendirilmiş üzerinde tartışmalar olmuştur Hazırlanan temel kanunların önemli etkisi ve sonuçları olduğu unutulmamalıdır Bu sebeple öncelikle bu alanda çalışanların ayrıca başta hukukla ilgili olmak üzere konuyla ilgili tüm kişi ve kuruluşların bu temel kanunlar konusunda gerekli değerlendirmeyi yapması eksiklerini ortaya koyması eleştirmesi değerlendirmesi olumlu yönlerinin geliştirilmesine katkı sağlaması gerekir Çünkü bu tür temel kanunlar ortalama 50 ilâ 100 yıllık perspektifi esas almakta hatta kendisinden sonra yapılacak yeni kanunları da belirli ölçüde şekillendirmektedir Önce sessiz kalıp ardından şikâyet etmek sağlıklı doğru ciddî ve aynı zamanda da etik bir davranış tarzı değildir Bu türden sonraki eleştiriler aynı zamanda kanunları yıpratmakta kısa sürede gereksiz ve sistemi bozan değişikliklere yol açmaktadır İşte bu bilinç hukukçu ve akademisyen sorumluluğuyla medenî usûl ve icra iflâs hukuku alanında birçoğunun kanunlaştırma tecrübesi de bulunan 16 öğretim üyesinin bir araya gelmesiyle Taslak konusunda bu kitap ortaya çıkmıştır Öncelikle belirtmek gerekir ki temel kanunlar içinde hazırlanması en zor kanunların başında takip hukukuna ilişkin kanunlar gelmektedir Özellikle Ülkemizdeki gibi farklı kanunlarda düzenlemeleri olan belirli bir sistem ve yeknesaklıktan uzak teorik ancak özellikle uygulama bakımından sorunlu bu alanda yapılacak her düzenleme tartışılacak ve eleştirilecektir Çünkü bu kanunlar çatışan farklı menfaatleri ilgilendirmekte maddî ve şeklî hukukun çakışma alanında durmakta farklı hukuk alanlarını ilgilendirmektedir Hangi kanun olursa olsun az çok eleştiriye açıktır Ancak tartışma ve değerlendirmelerde iki hususun ayrılması önemlidir Yanlışlarla tercihler Tercihler sadece kendi içinde çalışmanın bütünü bakımından veya daha iyi ya da kötü yönünden eleştirilebilir nihayetinde bu tür çalışmalarda belirli tercihler yapılmak durumundadır Ancak o tercihler yapılırken de tüm bileşenlerin görüşü alınmalı değerlendirilmeli sorunlar ve çözümler üzerinde durulup teorik ve pratik sonuçları gözetilmelidir Her tercih belirli sorunlar da üretecektir Önemli olan o tercihler içinde en uygun olan en az sorun üreteni bulmak en uygun şekilde kanunda yer vermektedir Yanlışlar bakımından ise tercihler için söylenenler söylenemez Yanlışlar yanlıştır mazereti ve kabul edilebilirliği olmaz Çünkü tüm toplumu uzun süre o yanlışa katlanmak durumunda bırakacaktır Taslak ta ise ifadeden Türkçe kullanımına içerikten uyuma kadar birçok açık yanlışın bulunduğu tercihlerin çoğunun ise isabetli olmadığı ortaya çıkartacağı sorunun getirdiği faydadan fazla olduğu görülmektedir Bunun temel sebeplerinden birisinin mevcut temel kanunlar içinde en uzun süreye yayılı hazırlanan bir çalışma olmasına toplumun tümünü ilgilendirmesine bu konuda birçok kez talepte bulunulmasına rağmen ön hazırlık kapsamında konuyla ilgili olanların görüşlerinin alınmaması ön tartışmanın yapılmaması önceki görüşlere değer verilmemesidir Bu yöntem izlenmeseydi şüphesiz Taslak ta çok basit ve açık yanlışlar en azından ortaya çıkmayacak bazı konularda ise daha sağlıklı tercihlerde bulunulabilecekti Bu Taslak ın eleştiriye açık çok fazla yönü olsa da en büyük faydası takip hukuku konusunda geniş bir tartışma zeminini oluşturmasıdır Bu vesileyle somut olarak hem bir sistem ve düzenleme tartışması yapılmakta hem de takip hukukuna ilişkin sorunlarla çözümler üzerinde durulmaktadır Taslak kanunlaşmasa dahi bu yararı göz ardı edilmemeli ve değerlendirilmelidir Taslak la ilgili genel çerçeve bu kitabın başlangıcında genel değerlendirme bölümünde yer aldığından burada Taslak hakkında ayrıntılı açıklamalara yer verilmeyecektir Ancak Taslak ın genel gerekçesinde de belirttiği üzere 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ndaki temel sistem korunmuş küllî icra konusunda iflâs ve konkordato bazı hükümlerde bilinen zorunluluklar dışında neredeyse hiç değişiklik olmamış cüz î icrada ise ilâmlı ve ilâmsız icra sisteminin ana yapısı korunmakla birlikte aslında sorunlu ve çokça eleştirilen bazı değişiklikler yapılmıştır Bu çerçevede ilâmsız icrada takip belirli belgelere bağlanmış itirazın kaldırılması yolu kaldırılmış en önemli ve çokça eleştirilen değişiklik olarak da kambiyo senetlerine özgü takip sistemden çıkartılmıştır İlâmlı icrada ise en önemli değişiklik ilâmların icrasının kural olarak ancak istinaf aşamasından sonra mümkün olması ayrıca icranın ertelenmesi yetkisinin temelde icra memuruna bırakılmasıdır Bunun yanında diğer kanunlarda bulunan bazı özel takip yolları da mevcut Taslak ın içerisine alınmıştır Taslak la ilgili en büyük eleştiri Taslak ın sistematiği dilinin sorunlu yapısı bütünlüğünün olmaması çelişkiler içermesi madde ve gerekçeler arasındaki yetersizlikler çelişkiler ve tutarsızlıkların bulunması bir temel kanun çalışmasında bugüne kadar rastlanmayan olumsuzluklara dikkat edilmemesidir Taslak ın ifadesiyle alt komisyonlar şeklinde yani modül modül çalışılmış olması karşısında Taslak bütünlüğünün gözetilmediği anlaşılmaktadır Bu hâliyle Taslak ın baştan sona bir bütün olarak okunmadığı ve bütünleştirilmediği intibaı uyanmaktadır Aksi hâlde bazı açık hatalar eksiklik ve çelişkilerin bu hâliyle ortaya çıkması mümkün değildir Özetle Taslak ta bu anlamda bir özen sorunu olduğu görülmektedir Bu kitapta Taslak hakkında genel değerlendirmeler yapılmakla birlikte bölüm bölüm madde madde Taslak ın sistematiğini takip eden bir çalışma yürütülmüş esas olarak her konu ve bölümle ilgili değerlendirmeler ve madde değerlendirmeleri üzerinde çalışma yapılmıştır Bu çalışma kapsamında da her bölüm ve madde bakımından önce maddenin içeriği düzenlemesinin kapsamı varsa getirdiği yenilikler üzerinde durulmuş daha sonra da hükmün değerlendirmesi yapılarak olumlu ve olumsuz yönleri belirtilmiştir Hükümler sadece değerlendirilmekle kalmamış mümkün olduğunca öneride de bulunularak düzeltme ve yeni çalışmada yol gösterilmesi katkı sağlanması da amaçlanmıştır Çalışmanın her bir bölümü ve ilgili maddeleri üzerinde kimlerin çalıştığı da ayrıca belirtilmiş bulunulmaktadır Kollektif çalışmada her bir değerlendirme ilgili madde yazarlarına ait olsa da çalışmanın bütünlüğünü sağlamak amacıyla şekil ve içerik yönünden editoryal bir okuma yapılmıştır Taslak ın 10 yıl ve yaklaşık 100 kişiyle yapıldığı düşünülürse bu kitabın 4 5 aylık kısa bir sürede profesör ve doçentlerden oluşan 16 kişiyle ortaya çıkartılmasının zorluğu ortaya çıkan çalışmadaki emek ve çaba daha iyi anlaşılacaktır Kanunlar bir ülkenin ortak değeri ortak çabası ve emeğidir öyle olmalıdır Temel kanunlar 100 yıllık bir perspektife sahip olması gerektiğinden onu hazırlayanların ve kanunlaştıranların ömürlerinden daha uzun etkiye sahiptir Bu sebeple bu kamusal ortak mal ve değer hükmündeki çabaya herkesin katkı sunması yol gösterip yardımcı olması gerekir Bizler de bu hukukçu ve akademisyen sorumluluğuyla hareket ederek bu çalışmayı ortaya koyduk Umuyoruz ki çok ciddî eleştirilerin olduğu Taslak ın düzeltilmesi ve iyileştirilmesinde bu değerlendirmeler dikkate alınır Konuyla ilgili farklı toplantılar makale ve yazılar olsa da bu kitap bu çerçevedeki en kapsamlı ve geniş çalışma mahiyetindedir Bu kadar kısa sürede bu kadar kapsamlı bir çalışmanın ortaya çıkmasında değerli ve önemli katkıları olan yoğun çalışmaları sebebiyle tüm yazarlara tek tek teşekkür ediyoruz Özellikle de çalışmanın tümünü editoryal olarak şekil ve içerik yönünden titizlik ve özveriyle gözden geçiren kendileri de aynı zamanda kitap yazarları olan Prof Dr Mine Akkan Prof Dr Nedim Meriç Doç Dr Cemil Simil Doç Dr Efe Dırenisa ve Doç Dr Sezin Aktepe Artık a ayrıca bu katkıları için teşekkür ederiz Yine bu çalışmanın kısa sürede her zamanki titizlikleriyle kitap hâline gelmesini sağlayan emekleri için başta Erol Öz olmak üzere tüm On İki Levha Yayıncılık A Ş çalışanlarına teşekkür ederiz Umuyoruz ki bu çalışma öncelikle icra ve iflâs hukuku alanımıza katkı sağlar ayrıca ve özellikle bu emek ve çaba Taslak ın değerlendirilmesinde ve bundan sonraki çalışmalarda dikkate alınır 15 Ocak 2026 Prof Dr Hakan Pekcanıtez Prof Dr Muhammet Özekes

On İki Levha Yayınları
Cebri İcra Kanunu Taslağı Değerlendirmesi

On İki Levha Yayınları
Cebri İcra Kanunu Taslağı Değerlendirmesi

On İki Levha Yayınları
Cebri İcra Kanunu Taslağı Değerlendirmesi

On İki Levha Yayıncılık
ÖNSÖZ 1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu nu yürürlükten kaldırmak ve bu alanda yeni düzenleme yapmak amacıyla Cebri İcra Kanunu Taslağı hazırlanmış ve görüşe sunulmuştur 1990 ve 2000 li yılların başında hemen hemen tüm temel kanunlarda değişiklik olmuş Cumhuriyetin başlangıç döneminde kabul edilen temel kanunların yerine yenileri hazırlanıp kabul edilmiştir Şüphesiz bunların tümü geçmişten gelen müktesebatın ve Cumhuriyet le ortaya çıkan yeni çerçevenin içinde yapılmıştır Cumhuriyetin ilk kanunlaştırması o günün şartlarında başka ülkelerden belirli bir adaptasyon şeklinde iken geçen sürede yeni kanunlaştırmada farklı ülke birikimlerinden yararlanılsa da artık yetişen hukukçularımız ve yerleşen hukuk düzeni çerçevesinde kendi ihtiyaç ve hedeflerimize uygun kanunlar yapılmaya başlanmıştır Aslında yeni dönemde temel kanunlar içerisinde en çok değiştirilmeye muhtaç olanların başında İcra ve İflas Kanunu gelmektedir Çünkü Cumhuriyet hatta öncesinde sorunlu bir alan olan icra ve iflas hukukunda kanunlaştırmanın maceralı biraz da tutarlı olmayan ayrıca sorunları tam çözmeyen bir geçmişi vardır Önce başlangıçta kısa süreli bazı düzenlemeler yapılmış ardından ömrü ancak üç yıl süren 1929 tarihli 1424 sayılı İcra ve İflas Kanunu nu kabul edilmiş o da farklı sebeplerle kalıcı olamamış aslında ana yapısı aynı sayılabilecek şu anda yürürlükte olan 2004 sayılı 1932 tarihli İcra ve İflas Kanunu kabul edilmiştir Ancak 2004 sayılı Kanun da adeta onu dejenere edecek derecede değişikliğe uğramıştır Mevcut İcra ve İflas Kanunu bazı konularda belirli bir oturmuşluğa sahip olsa da artık dikiş tutmayan tutarlılığı ve sistemi sorunlu değiştirile değiştirile yamalı bohçaya dönüşen akla geldikçe bir şey eklenen her krizde o krizin gerçek kaynağı unutularak çare umulan bir kanun halini almıştır Oysa icra ve iflas hukuku veya takip hukuku sadece hukuku değil ekonomiyi sosyolojiyi ticari ilişkileri insanın günlük hayatını doğrudan ilgilendiren bir alandır Ülkemizde bu alan oldukça sorunlu ve her geçen gün sorun sayısı artan alan haline gelmiştir Bugün 30 milyon civarında takip dosyasının olduğu bir takipte de en az iki taraf olması sebebiyle 60 milyonu yani aktif ekonomik Ülke nüfusunun neredeyse her bir ferdini ilgilendiren bir sorun alanı karşımızda durmaktadır Bu gelişim ve ihtiyaç sonucu Adalet Bakanlığı nda daha önce yeni bir icra ve iflas kanunu için bir komisyon kurulmuş o komisyonun bir süre görev yapmasının ardından kendi isteğiyle çekilmesinden sonra yeni bir komisyon oluşturularak kanun çalışmasına devam edilmiştir Belirtmek gerekir ki 2017 Referandumu sonrası artık yürütmenin kanun önerisi getirmesi Anayasa dan çıkartıldığı için Adalet Bakanlığı nın eski anlamıyla bir kanun çalışması yürütmesi mümkün değildir ve kanun hazırlığının anayasal temeli yoktur Ancak böyle kapsamlı kanunları da belirli bir milletvekili grubunun hazırlaması neredeyse imkansızdır Bu sebeple Bakanlık tarafından yürütülen bu çalışmalar aslında teknik anlamda bir kanun hazırlığından çok Bakanlığın bir çalışma grubunun ortaya çıkardığı ürün şeklinde nitelendirmek daha doğru ve hukuki olur 10 yıllık bir süre ve yaklaşık 100 kişilik bir grupla yürütülen çalışma sonucu 2025 yılının ikinci yarısında Cebri İcra Kanun Taslağı adı altında bir icra ve iflas kanun taslağı ortaya çıkmış kamuoyunun görüşüne sunulmuş ve görüşler için altı aylık bir süre tanınmıştır Sunulan Taslak bu kitabın yazarlarının da katıldığı birçok toplantıya ve yazıya konu olmuş değerlendirilmiş üzerinde tartışmalar olmuştur Hazırlanan temel kanunların önemli etkisi ve sonuçları olduğu unutulmamalıdır Bu sebeple öncelikle bu alanda çalışanların ayrıca başta hukukla ilgili olmak üzere konuyla ilgili tüm kişi ve kuruluşların bu temel kanunlar konusunda gerekli değerlendirmeyi yapması eksiklerini ortaya koyması eleştirmesi değerlendirmesi olumlu yönlerinin geliştirilmesine katkı sağlaması gerekir Çünkü bu tür temel kanunlar ortalama