Celaleyn Tefsiri Arapça Yeni Dizgi Tahkikli
Siraç Yayınları
Tefsir lügat olarak açıklamak beyan etmek anlamındaki ف س ر fesr kökünden türeyen bir kelime olup açıklamak beyan etmek ortaya çıkarmak kelime veya sözdeki kapalılığı gidermek demektir Nitekim bir şeyin beyan ve izah edilmesini istemeye de استفسار istifsâr denilmiştir Tefsir terim olarak Istılahta ise Kur ân ı Kerîm deki kelimelerin manalarını âyetlerin içeriklerini hükümlerini kıssalarını muhkem ve müteşabih olanlarını nâsih ve mensûh olanlarını ve inişlerindeki sebepleri kendilerine açıkça delâlet eden lafız ve tabirlerle izah etmek açıklamaktır Başka bir tarife göre de tefsir Kur ân ı Kerîm in lafızlarının nasıl okunacaklarını bunların manalarını Arap lügati ve dil kurallarını kaidelerini uygulayarak beyan âyetlerin manalarını delâlet ettiği anlamlarını hükümlerini ve içerdiği kıssaları izah bu âyetlerin muhkem ve müteşabih olanlarıyla nâsih ve mensûh olanlarını açıklama aralarındaki irtibat ve uyumu gösterip izhar bunlardaki nükte ve incelikleri beşeriyetin gücü ölçüsünde beyan ve izah etmek ten ibarettir Tefsirler başlıca iki kısma ayrılırBirinci kısım seleften Hazreti Peygamber sahâbe ve tâbiînden nakledile gelen rivâyetlere dayalı olan tefsîr i naklî dir ki buna bi tariki r rivâye rivâyet yöntemiyle tefsir de denir Bu kısım tefsirlerde âyetlerin manaları nüzûl sebepleri nâsih ve mensûh olanları gösterilir Böyle rivâyet yöntemiyle yazılan tefsirlerin başlıca kaynakları hadîs i şerif kitaplarıyla siyer ve tarih kitaplarıdır Bunlara muhalif aklın hükmüne ters olan rivâyetlere itibar ve itimat olunamaz İkinci kısım sonradan tedvin edilen lügat ilmi belâgat ilmi gibi dil ilimlerine dayanan tefsirlerdir Bunlar bir dereceye kadar rivâyet de içerirler Bunlardan her birine de bi tarîki d dirâye dirâyet yöntemiyle tefsir adı verilir Tenbih Kur ân ı Kerîm in yorumu hakkında tefsir dışında te vil tebyin beyan tâlim tafsil tasrif i rab şerh tavzih gibi kelimeler de kullanılmaktadır Te vil lügat olarak bir şeyin dönüp dolaşıp vardığı son nokta sözün neticesi işin âkıbeti rüyanın yorumu gibi anlamlara gelmektedir evl kelimesinden türemiştir Te vil terim olarak Istılahta ise Allah ın Kur ân lafzında açık olmayan muradını kelâmın akışına Kitap ve Sünnet e uygun düşecek tarzda ilgili lafzın muhtemel manalarından çıkararak açıklamak demektir Tenbih Celâleddin es Süyûtî Rahimehüllâh tefsir ilmini öğrenmenin farz ı kifâye olduğu konusunda ulemânın icmâ ettiğini bildirmekte ve İslâm daki üç temel ilimden birini tefsir diye göstermektedir Tefsirin konusu Allah ın insanlar için gönderdiği son ilâhî tebliği incelemek amacı ise bu tebliği her seviyeden insana anlatıp tanıtmak bununla insanların yolunu aydınlatmaktır Râgıb el İsfahânî ye göre tefsir ilmi gerek konusu gerek maksadı gerekse insanların ona olan ihtiyacı sebebiyle ilimlerin en şereflisidir CELÂLEYN TEFSİRİ TEFSİRÜ L CELÂLEYN Celâleyn Tefsiri Celâleddin el Mahallî tarafından kaleme alınıp vefat etmesiyle yarım bırakılan ve meşhur talebesi Celâleddin es Süyûtî tarafından tamamlamış olan Kur ân ı Kerîm tefsiridir Muhtasar bir şekilde yazılmış olan bu eser tefsirlerin özü manasında Lübbü t Tefâsîr diye anılmakta olup günümüze değin çok okunan tefsirlerden biri olarak özelliğini korumaktadır Lübbü t Tefâsîr Celâleyn Tefsiri Bu kıymetli esere iki Celâl in tefsiri manasında Celâleyn Tefsiri denilmiştir Zira Celâleddin el Mahallî ömrünün sonlarına doğru Kur ân ı Kerîm i tefsir etmek için başladığı Tefsîrü l Kur ân çalışmasının yarısını yazdıktan sonra vefat etmiş ve talebesi Celâleddin es Süyûtî ise 1 Ramazan 870 17 Nisan 1466 tarihinde başladığı çalışmasını 40 günde tamamlamıştır Bu tefsir üzere yapılan incemeler de Kur ân ı Kerîm âyetleriyle tefsirdeki harflerin sayısının birbirine eşit olduğu Müddessir sûresinden sonra ise tefsir kısmındaki harflerin daha fazla geldiği tespit edilmiştir Bir dirayet tefsiri olan Celâleyn Tefsiri dil üslûp ve ihtisar bakımından bir bütünlük arz etmektedir Ancak bazı kelimelerin açıklamasında az sayıdaki değişiklikten başka temelde önemli bir fark yoktur Misal olarak Mahalli Rahimehüllâh sırât ı müstakîm ibaresini cennete götüren yol senden önceki peygamberlerin de yolu olan tevhid yolu manasını verirken Süyûtî Rahimehüllâh ise İslâm dininin yolu ve hak yol olarak beyan etmiştir Ayrıca Mahalli Rahimehüllâh ruh kelimesini insanın içine işlemesiyle onu hayat sahibi kılan latif bir cisim olarak açıklarken Süyûtî Rahimehüllâh ise bedenin kendisiyle canlandığı şey diye beyan etmiştir Açık sade bir dille kaleme alınan bu nadide eser Celâleyn Tefsiri nde âyetler ilâhî maksadın ayrıntılar içinde kaybolmasına meydan vermeyecek biçimde kısa ve anlaşılır bir üslûpla tefsir edilmiştir Süyûtî Rahimehüllâh bu dirâyet tefsirinde izlenen metot hakkında mukaddimede şöyle buyurmuştur Allah ın kelâmından anlaşılanı zikretmek anlatmak tercih edilen görüşe dayanmak gerekli görülen yerlerin i rabını yapmak meşhur kıraatlerdeki farklılığa dikkat çekmek ve bütün bunları özlü bir şekilde vermek Celâleyn Tefsiri nin İki Yarısının Hangi Müfessire Ait OlduğuCelâleyn Tefsiri nin hangi yarısının iki büyük müfessire ait olduğu hususunda kaynaklarda farklı rivayetler mevcuttur Kâtib Çelebi ve birçok müellife göre Bakara sûresinden İsrâ sûresine kadar olan kısmı Mahallî Rahimehüllâh daha sonraki kısmı Süyûtî Rahimehüllâh yazmıştır Fâtiha sûresi de imam Süyûtî tarafından tefsir edildiği için eserin sonuna konulmuştur Ancak bu görüşün gerçekle ilgisi yoktur Zira bizzat Süyûtî Rahimehüllâh mukaddimede ve İsrâ sûresine ait tefsirin sonunda belirttiğine göre Mahallî Rahimehüllâh Kur ân ı Kerîm i Kehf sûresinden başlayıp Nâs sûresine kadar tefsir etmiş ardından Fâtiha sûresinin tefsirine başlamış fakat ömrü yetmediğinden eserini bitirememiştir Süyûtî Rahimehüllâh tâ Bakara sûresinden İsrâ sûresinin sonuna kadar gelen sûreleri tefsir etmiş ve Mahallî Rahimehüllâh a ait olan Fâtiha yı tefsirin sonuna koymuştur Celâleyn Tefsiri nin KaynaklarıZemahşerî nin el Keşşâf ı Tabersî nin Mecma u l Beyân ı Fahreddin er Râzî nin Mefâtîhu l Gayb ı Kâdî Beyzâvî nin Envârü t Tenzîl ve Esrârü t Te vîl i Ebû Hayyân el Endelüsî nin el Bahrü l Muhît i Buhârî Müslim Tirmizî Ebû Dâvûd ve Hâkim in hadis mecmuaları Celâleyn Tefsiri nin ÖzellikleriÂyetlerin âyetlerle Kur ân ın Kur ân la ve sünnetle açıklanması yönteminden büyük ölçüde yararlanılmıştır Hadîs i şerifler bazan mânen rivayet edilmiş ve bazan da bilinen hadislere atıfta bulunulmuştur Âyet i kerîmelerin nüzûl sebepleri belirtilmiş ve çoğu zaman Sebebin özel olması hükmün genel olmasına engel değildir düsturu uygulanırken zaman zaman nüzûl sebebine dayanılarak âyetlerin özelleştirildiği görülmüştür Kelimeler eş anlamlılarıyla ve hemen hemen âyetlerdeki kalıplarıyla açıklanmıştır İki müellifin aynı zamanda dilci olması hasebiyle sarf ve nahivle ilgili açıklamalara bolca yer verilmiştir Yer yer kelime ve cümlelerin i rabı yapılmış bu durumda anlamlar nahiv kaidelerine göre değil nahiv kaideleri onlara tâbi kılınarak verilmiştir Celâleyn Tefsiri nde farklı kıraatlere dikkat çekilmiş kıraat imamlarının isimleri zikredilmeden kıraat farklılıklarının mânaya yansıması üzerinde durulmuş bunlardan kaynaklanan çeşitli i rab şekillerine işaret edilmiş ve zaman zaman şâz kıraatlere de temas edilmiştir Her iki müfessir ahkâm âyetlerinin tefsirinde fıkhî birikimlerini ortaya koymuş ve açıklamalarda mensubu bulundukları Şâfiî mezhebini öne çıkarmıştır Neshin kabul edildiği Celâleyn Tefsiri nde Kur ân ın Kur ân la ve Kur ân ın sünnetle neshine yer verilmiştir Eserde bazı müteşâbih âyetler te vil edilmiş bunların bir kısmı Selef in anlayışına aykırı olmakla eleştirilmiştir Hurûf ı mukattaa hakkında ise Bunlardan murat olunanı en iyi Allah bilir denilerek bu konuda Selef âlimlerinin yolu izlenmiştir Müstakil bir âyet sayıldığı halde besmelenin tefsiri yapılmamış ve besmelenin herkes tarafından bilindiği kaydedilmiştir CELÂLEDDİN EL MAHALLÎ NİN ö 864 1459 HAYATIBüyük Şâfiî fakihi ve müfessir Celâleddin el Mahallî Rahimehüllâh 1 Şevval 791 23 Eylül 1389 tarihinde Kahire de doğmuştur İlk eğitimini küçük yaşlarda babasından ve dedesinden alarak başlamıştır Mahallî Rahimehüllâh o gün büyük bir ilmî gelişmenin yaşandığı Kahire de Şâfiî Hanefî ve Mâlikî âlimlerinin ders ve sohbet halkalarına katılmış ve çok istifade etmiştir Celâleddin el Mahallî ilmin merkezlerinden olan Kahire nin önde gelen âlimlerinden Demîrî Akfehsî Muhammed b Ebû Bekir İbn Cemâa İbnü l Irâkî Abdurrahman b Ömer el Bulkînî Muhammed b Abdüddâim el Birmâvî İbn Hacer el Askalânî Bedreddin Mahmûd el Aksarâyî Nâsırüddin b Enes el Mısrî gibi şahsiyetlerden tefsir fıkıh ve usulü kelâm Arap dili ve edebiyatı mantık dersleri almıştır Ayrıca Tefsir ve usûlü d dîn gibi konularda Bisâtî nin yanında yetişmiştir Üstün şahsiyetiSon derece vakar sahibi olan Mahallî Rahimehüllâh yanı sıra üstün zekâ ve muhakeme gücüyle akranları arasında temayüz etmiş farklı ilimlerde eser verecek düzeye erişmiş ve döneminin önde gelen âlimleri arasında yerini almıştır Güzel kişiliği sayesinde büyük küçük herkesin hürmetini takdir etmiş ve sevgisini kazanmıştır Aklî ve naklî İlimlerdeki derinliği sayesinde en ince dinî mevzuları dahi çok kolay bir şekilde çözümler ve anlaşılabilecek şekilde anlatmıştır Bu yüzden kısa bir zamanda ilimdeki yüksekliği her tarafa yayılmış ve uzak memleketlerden icâzet almaya fetva sormaya ve ziyarete gelenler olmuştur Geçimini baba mesleği olan Manifaturacılıkla kumaş ticaretiyle sağlayan Mahallî Rahimehüllâh dükkânını vekiline bırakarak kendini tedris ve telif faaliyetlerine vermiştir Yardım sever bir kişilik sahibi olduğundan fakirleri ve muhtaçları gözetir ve devlet tarafından yardım yapılması için gerekli teşebbüslerde ve tavsiyelerde bulunmuştur 844 yılından itibaren Berkûkıyye Medresesi nde dersler vermiş ve 852 den sonra İbn Hacer el Askalânî nin yerine Müeyyediyye Medresesi nde fıkıh okutmuştur Emr i bi l ma rûf ve nehy i ani l münker e son derece önem veren ve gösterişten uzak duran Mahallî Rahimehüllâh mümkün mertebe devlet erkânından uzak durmuş hatta el Melikü z Zâhir Çakmak döneminde yapılan baş kadılık teklifini kabul etmemiştir VefatıÖmrünü okumak okutmak ve eser telifleriyle geçiren Celâleddin el Mahallî birçok hoca yetiştirmiş ve pek güzide eser kaleme almıştır İlmi faaliyetlerinin yanı sıra birkaç kere hac vazifesini de ifa etmiştir Daha sonraları yakalanmış olduğu hastalıktan dolayı 1 muharrem 864 28 Ekim 1459 tarihinde vefat etmiş ve Kahire de Bâbünnasr dışındaki aile kabristanına defnedilmiştir Mevlâ Teâlâ Onu Rızasıyla ve Daima Rahmet Tecellileriyle Şereflendirsin HocalarıDemîrî Akfehsî Muhammed b Ebû Bekir İbn Cemâa İbnü l Irâkî Abdurrahman b Ömer el Bulkînî Muhammed b Abdüddâim el Birmâvî İbn Hacer el Askalânî Bedreddin Mahmûd el Aksarâyî Nâsırüddin b Enes el Mısrî Bisâtî TalebeleriCelâleddin es Süyûtî Şemseddin es Sehâvî Cerrâî Burhâneddin b Ebî Şerîf Kalesâdî Necmeddin b Kâdî Aclûn Takıyyüddin b Kâdî Aclûn ESERLERİMahallî Rahimehüllâh ın kaleme almış olduğu eserler güzel tertip edilmiş kısa ve özlü anlaşılır ve güvenilir olmaları bakımından çokça rağbet görmüş ve yayılmıştır Nadide eserleri şunlardır Tefsîrü l Celâleyn Celâleyn Tefsiri el Bedrü t Tâli fî Halli Cem i l Cevâmi Şerhu l Varakât fî İlmi Usûli l Fıkh Kenzü r Râgıbîn fîŞerhi Minhâci t Tâlibîn Şerhu l Kavâ id li bni Hişâm el Envârü l Mudıyye fî Medhi Hayri l Beriyye Şerhu l Bürde Şerhu Bânet Sü âd Kenzü z Zehâ ir CELÂLEDDİN ES SÜYÛTÎ NİN ö 911 1505 HAYATITefsir hadis fıkıh Arap dili ve edebiyatı vb birçok ilim dalında ün yapmış yanı sıra Şâfiî fakihi olarak bilinen Süyûtî Rahimehüllâh 1 Receb 849 da 3 Ekim 1445 tarihinde ilim merkezlerinden olan Kahire de doğmuştur Künyesi ve nisbesiyle beraber tam adı Ebü l Fazl Celâlüddîn Abdurrahmân b Ebî Bekr b Muhammed el Hudayrî es Süyûtî eş Şâfiî dir Mısır ve Suriye de hüküm süren Memlûkler devletinin son döneminde Asyût şehrinde yaşamış ve sûfî imamlarından olan büyük dedesine nispetle Süyûtî olarak anılmıştır Kıymetli babası büyük âlim Kemâleddin Ebû Bekir dir Asyût ta doğmuş ve Kahire de İbn Hacer el Askalânî gibi âlimlere talebelik yapmıştır İlmini tamamladıktan sonra müderrislik vâizlik ve bunun yanında devrin Mısır Abbâsî Halifesi Müstekfî Billâh ın özel imamlığını yapmış bir müddet Kahire de kadılık vazifesi ifa etmiş ve şerh ta lik hâşiye türünden eserler kaleme almıştır Babası oğlu Süyûtî nin büyük bir âlim olmasını istemiş ve bu konuda duacı olmakla birlikte onu İbn Hacer el Askalânî nin ve devrin âlimlerinin ders halkaları ve ilim meclislerine götürmüştür Vefat hastalığında ise 5 yaşındaki oğlunu İbnü l Hümâm ve Celâleddîn el Mahallî gibi büyüklere teslim etmiştir Ailesi hakkında çok bilgi olmamakla beraber annesinin Türk veya Çerkez asıllı bir cariye olduğu belirtilmiştir İlmi KimliğiYaşadığı asırda ve sonrasında dikkatleri çeken ilmi derinlik rivayet ve dirayetiyle islâm dünyasında büyük yankı yapan Celâleddin es Süyûtî Rahimehullâh ilmi hayatına Kur ân öğrenerek başlamış ve öncelikle Cemmâilî nin Umdetü l Ahkâm ını Nevevî nin Minhâcü t Tâlibîn ini İbn Mâlik in el Elfiyye sini ve Beyzâvî nin Minhâcü l Vüsûl ünü ezberlemiştir Ezberlediği ilk üç kitabı 864 te 1460 Sâlih b Ömer el Bulkînî Yahyâ b Muhammed el Münâvî gibi hocalara arzetmiş ve iki yıl sonra da Şemseddin es Sîrâmî den Arapça okutmak için icâzet almıştır Pek çok âlimden istifade ederek yetişen İmam Süyûtî Rahimehullâh gençlik döneminde çoğu Arap diline ait bazı kitaplara ve meselelere dair şerh hâşiye vb eserler yazmıştır İlk olarak kendisine büyük hayranlık duyduğu hocası Kâdılkudât Sâlih b Ömer el Bulkînî den fetva verme ve ders okutma hususunda 866 1462 senesinde icazet almış ve hocasının da hazır bulunduğu ilk dersini 9 Zilkade 867 de 26 Temmuz 1463 Şeyh u Camii nde vermiştir Ayrıca hocası Bulkînî nin ölümüne kadar onun derslerine devam etmiştir Allâme Süyûtî yapmış olduğu Hac seferinde ve daha sonra çıktığını belirttiği seferi sırasında çeşitli ilim merkezlerine uğramış ve orada bulunan ilim ehlinden yararlanmıştır Ha keza o bölgelerde ikamet eden ilim erbabı da kendisini tanımış ve ilminden istifade etme imkânı bulmuştur Celâleddin es Süyûtî İslâmî ilimlerin her alanında çokça eser kaleme almış ve günümüzde dahi ilimle iştigal edenlerin müstağni kalamayacağı güzide kitaplar yazmıştır Şüphesiz onun bu üstün özelliği kısa zaman zarfında çok eser üretebilecek bir kabiliyete sahip olmasıdır Bu başarısının sırrı kendisine sorulmuş oda kütüphanelere kitaplara ve kitapların muhtevasına yönelik engin bilgi müktesebatını işaret etmiştir İlim yolunda hayatını vakfettiği çalışmaları ve ilmî şahsiyeti vesilesiyle yaşadığı asrın müceddidi olarak nitelenmiş olan Süyûtî Rahimehullâh mensubu olduğu Şâfiî mezhebinde mezhepte müctehid seviyesinde bir âlim olarak değerlendirilmiştir Din büyüklerine karşı her zaman hürmetkar olmuş İmâm ı A zam Ebû Hanîfe Rahimehüllâh a ayrı bir sevgi beslemiş ve onun hakkında hâl tercümesine dair nadide bir eser kaleme almıştır Aynı şekilde ilim yolunda hayatını vakfettiği çalışmaları ve ilmî şahsiyeti vesilesiyle yaşadığı asrın müceddidi olarak nitelenen Süyûtî Rahimehullâh ilmî konular çerçevesinde zaman zaman devrinin âlimleriyle de münazaralara bulunmuş sünnetin teşri kaynağı oluşuna dair temel konu başta olmak üzere birçok meselede Ehl i Sünnet i müdafaa etmiş ve bâtıl görüş sahiplerinin şüphelerini iddialarını başarıyla çürütmüştür Tasavvuf Hayatıİlmiyle âmil güzel ahlâk sahibi örnek bir şahsiyet olan İmam Süyûtî Rahimehullâh hilâfet ve sadaretle güzel münasebetler kurmuş ve en yüksek vazifelere getirilerek taltif edilmiştir Buna rağmen yüksek mevki ve makamların etkisi altında asla kalmamış ilmin izzetinden asla ödün vermemiş ve imtiyazlarını yetkilerini daima İslâmın yüce kimliğinin muhafazası ve ilim dünyasının salâhiyeti yolunda kullanmıştır Hayatı boyunca kimseye minnet etmemiş ve vefât ettiğinde terekesinin tescili için devrinin halifesine başvurulduğunda O hayatında bizden bir şey kabul etti mi ki biz de onun terekesine el koyalım diye karşılık vermiştir Tasavvufî hayatın içinden gelen ve öncelikle büyük dedesi Hümâmüddin in etkisiyle tasavvufa meyleden Süyûtî Rahimehullâh büyük bir sûfî imamı olarak tasavvufî meseleleri de kitap ve risalelerinde detaylı bir şekilde ele almış ve bu alan ile alakalı itirazlara iknaî cevaplar vermiştir Kıymetli eserlerinde verdiği bilgiler ve muhteviyata yaptığı alıntılar vesilesiyle günümüze ulaşmayan birçok eser ve muhteviyat hakkında bilgi sahibi olmamıza da yardımcı olmuş ve imkân sağlamıştır Bazı kaynaklarda belirtildiğine göre babası bir kitap getirmesi için annesinden ricada bulunmuş ve İmam Süyûtî Rahimehullâh ın doğumu annesi kütüphanede bulunduğu sırada gerçekleşmiştir Bu hâdiseye bağlı olarak İbnü l Kütüb künyesiyle de anılmıştır Bu vakıa onun yüzlerce eser telifi gibi bir berekete nâil olacağına yönelik mânevî bir işaret olarak da değerlendirilmiştir VefatıCelâleddin es Süyûtî Rahimehullâh ömrünün son 5 senesini inzivada geçirmiş ve zâhidâne bir hayat sürdürmüştür Bütün ömrünü ilim faaliyetleriyle yoğun bir şekilde geçiren yüce allâme 19 Cemâziyelevvel 911 de 18 Ekim 1505 te vefât etmiş ve babasının Bâbülkarâfe dışında bulunan kabrinin yanına defnedilmiştir Sonradan kıymetli annesi tarafından üzerine türbe inşa edilmiş olan kabri ahşap bir sanduka ile örtülü olup ziyaretgâh olma özelliğini geçmişten günümüze hâlen korumaktadır Son olarak İmam Süyûtî nin mirasıyla ve sağlığında vakfettiği kitaplarıyla annesi ilgilenmiş ve bu kitaplar Osmanlılar ın Mısır ı fethi sırasında Ezher Camii ne götürülmüştür Kendi eserleri dışındaki bazı kitapları ise aralarında Hanefî fakihi İbnü ş Şıhne nin de bulunduğu zatlar tarafından satın alınmıştır Mevlâ Teâlâ Rızasıyla Onu Taltif Etsin Sevgisiyle Ona Muamele Etsin Kıymetli Bazı Hocalarıİslâm dünyasında pek çok eser kaleme alarak ün yapmış olan Süyûtî Rahimehüllâh asrının büyük ilim erbabından çokça istifade etmiştir Hocalarının sayısını ancak Allah bilir diyerek kendi ifadesiyle sadece hadis hocalarının sayısı 195 kadardır Güzide bazı hocaları şunlardır Celâleddin el Mahallî Kâfiyeci Şümünnî Salih b Ömer el Bulkînî Kıymetli Bazı TalebeleriSüyûtî Rahimehüllâh hayatının belirli bir safhasında telif çalışmalarına ağırlık vermesi Baybarsiyye Hankahı şeyhliğine tayin edilmesi vb birçok neden den dolayı çok fazla talebesi olmamıştır Kendisinden ders alan bazı şahsiyetler şunlardır Muhammed b Ali ed Dâvûdî Abdülkādir b Muhammed eş Şâzelî Şemseddin İbn Tolun Zeynüddin İbnü ş Şemmâ Hasan b Ali el Kaymerî Ebü l Hasan el Menûfî Sirâceddin en Neşşâr Şemseddin eş Şâmî İbn İyâs Alkamî Eserin Celâleyn tefsiri Hazırlanış ŞekliMüellif nüshasına mukabeleli nüshaya mukabele edilen yazmadan Damad İbrahim Paşa Rakam no 104 Süleymaniye tahkik edildi Mushaf ı şerif etrafına uygulanan iki renk mizanpajıyla hazırlanıldı Kıraat farklılıkları olan kelimeler altı çizilerek belirtildi Tanıtım Bülteninden