Cennet Diye Bir Yer — Hüseyin Ferhad

Cennet Diye Bir Yer
Hüseyin FerhadÖtüken Neşriyat
Cennet Diye Bir Yer
Hüseyin FerhadMeçhulden kopup gelen ceylanların ayak tıpırtıları duyuluyordu Mezopotamya İran Mehmene Banu nun kasrı Şirin in fildişi kulesi sarsılıyordu yıkılıyordu yavaş yavaş tarihin rahmine gömülüyordu Şirin i tekrar kucakladım Araratlardan Cudilerden Basra Körfezi ne tekrar tekrar yuvarladım Kan durmak bilmiyordu fasılasız akıyordu Kana tapan halklar üçer beşer bencileyin hakire biat ediyorlardı Tebaam hızla dişileşiyordu evcilleşiyordu Elveda sevgili çocuk tılsım tamamlandı mum söndü hamayıl tere battı fildişi kule göçtü Kendi efsane kataloğunun bütün ögelerini avucunun içi gibi tanıyor izlenimini uyandırıyor Hüseyin Ferhad Bu dünyada bize açıl susam açtığı bir kapıdan süzülüp içine girdiğimiz alaca dünyada belli ki onun aşina olmadığı çoktandır içli dışlı olmadığı tek bir yüz işaret hareket kalmamış Enis Batur

Ötüken Neşriyat
Meçhulden kopup gelen ceylanların ayak tıpırtıları duyuluyordu Mezopotamya İran Mehmene Banu nun kasrı Şirin in fildişi kulesi sarsılıyordu yıkılıyordu yavaş yavaş tarihin rahmine gömülüyordu Şirin i tekrar kucakladım Araratlardan Cudilerden Basra Körfezi ne tekrar tekrar yuvarladım Kan durmak bilmiyordu fasılasız akıyordu Kana tapan halklar üçer beşer bencileyin hakire biat ediyorlardı Tebaam hızla dişileşiyordu evcilleşiyordu Elveda sevgili çocukTılsım tamamlandıMum söndüHamayıl tere battıFildişi kule göçtü Kendi efsane kataloğunun bütün ögelerini avucunun içi gibi tanıyor izlenimini uyandırıyor Hüseyin Ferhad Bu dünyada bize açıl susam açtığı bir kapıdan süzülüp içine girdiğimiz alaca dünyada belli ki onun aşina olmadığı çoktandır içli dışlı olmadığı tek bir yüz işaret hareket kalmamış

Ötüken Neşriyat
Meçhulden kopup gelen ceylanların ayak tıpırtıları duyuluyordu Mezopotamya İran Mehmene Banu nun kasrı Şirin in fildişi kulesi sarsılıyordu yıkılıyordu yavaş yavaş tarihin rahmine gömülüyordu Şirin i tekrar kucakladım Araratlardan Cudilerden Basra Körfezi ne tekrar tekrar yuvarladım Kan durmak bilmiyordu fasılasız akıyordu Kana tapan halklar üçer beşer bencileyin hakire biat ediyorlardı Tebaam hızla dişileşiyordu evcilleşiyordu Elveda sevgili çocuk Tılsım tamamlandı Mum söndü Hamayıl tere battı Fildişi kule göçtü Kendi efsane kataloğunun bütün ögelerini avucunun içi gibi tanıyor izlenimini uyandırıyor Hüseyin Ferhad Bu dünyada bize açıl susam açtığı bir kapıdan süzülüp içine girdiğimiz alaca dünyada belli ki onun aşina olmadığı çoktandır içli dışlı olmadığı tek bir yüz işaret hareket kalmamış

Ötüken Neşriyat
Meçhulden kopup gelen ceylanların ayak tıpırtıları duyuluyordu Mezopotamya İran Mehmene Banu nun kasrı Şirin in fildişi kulesi sarsılıyordu yıkılıyordu yavaş yavaş tarihin rahmine gömülüyordu Şirin i tekrar kucakladım Araratlardan Cudilerden Basra Körfezi ne tekrar tekrar yuvarladım Kan durmak bilmiyordu fasılasız akıyordu Kana tapan halklar üçer beşer bencileyin hakire biat ediyorlardı Tebaam hızla dişileşiyordu evcilleşiyordu Elveda sevgili çocuk Tılsım tamamlandı Mum söndü Hamayıl tere battı Fildişi kule göçtü Kendi efsane kataloğunun bütün ögelerini avucunun içi gibitanıyor izlenimini uyandırıyor Hüseyin Ferhad Bu dünyada bize açıl susam açtığı bir kapıdan süzülüp içine girdiğimiz alaca dünyada belli ki onun aşina olmadığı çoktandır içli dışlı olmadığı tek bir yüz işaret hareket kalmamış

Ötüken Neşriyat
Meçhulden kopup gelen ceylanların ayak tıpırtıları duyuluyordu Mezopotamya İran Mehmene Banu nun kasrı Şirin in fildişi kulesi sarsılıyordu yıkılıyordu yavaş yavaş tarihin rahmine gömülüyordu Şirin i tekrar kucakladım Araratlardan Cudilerden Basra Körfezi ne tekrar tekrar yuvarladım Kan durmak bilmiyordu fasılasız akıyordu Kana tapan halklar üçer beşer bencileyin hakire biat ediyorlardı Tebaam hızla dişileşiyordu evcilleşiyordu Elveda sevgili çocuk tılsım tamamlandı mum söndü hamayıl tere battı fildişi kule göçtü Kendi efsane kataloğunun bütün ögelerini avucunun içi gibi tanıyor izlenimini uyandırıyor Hüseyin Ferhad Bu dünyada bize açıl susam açtığı bir kapıdan süzülüp içine girdiğimiz alaca dünyada belli ki onun aşina olmadığı çoktandır içli dışlı olmadığı tek bir yüz işaret hareket kalmamış Enis Batur

Ötüken Neşriyat
Meçhulden kopup gelen ceylanların ayak tıpırtıları duyuluyordu Mezopotamya İran Mehmene Banu nun kasrı Şirin in fildişi kulesi sarsılıyordu yıkılıyordu yavaş yavaş tarihin rahmine gömülüyordu Şirin i tekrar kucakladım Araratlardan Cudilerden Basra Körfezi ne tekrar tekrar yuvarladım Kan durmak bilmiyordu fasılasız akıyordu Kana tapan halklar üçer beşer bencileyin hakire biat ediyorlardı Tebaam hızla dişileşiyordu evcilleşiyordu Elveda sevgili çocuk tılsım tamamlandı mum söndü hamayıl tere battı fildişi kule göçtü Kendi efsane kataloğunun bütün ögelerini avucunun içi gibi tanıyor izlenimini uyandırıyor Hüseyin Ferhad Bu dünyada bize açıl susam açtığı bir kapıdan süzülüp içine girdiğimiz alaca dünyada belli ki onun aşina olmadığı çoktandır içli dışlı olmadığı tek bir yüz işaret hareket kalmamış Enis Batur

Ötüken Neşriyat
Hüseyin Ferhad tarafından kaleme alınan Cennet Diye Bir Yer Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Cennet Diye Bir Yer Hüseyin Ferhad Kitap Özeti Meçhulden kopup gelen ceylanların ayak tıpırtıları duyuluyordu Mezopotamya İran Mehmene Banu nun kasrı Şirin in fildişi kulesi sarsılıyordu yıkılıyordu yavaş yavaş tarihin rahmine gömülüyordu Şirin i tekrar kucakladım Araratlardan Cudilerden Basra Körfezi ne tekrar tekrar yuvarladım Kan durmak bilmiyordu fasılasız akıyordu Kana tapan halklar üçer beşer bencileyin hakire biat ediyorlardı Tebaam hızla dişileşiyordu evcilleşiyordu Elveda sevgili çocuk Tılsım tamamlandı Mum söndü Hamayıl tere battı Fildişi kule göçtü Kendi efsane kataloğunun bütün ögelerini avucunun içi gibi tanıyor izlenimini uyandırıyor Hüseyin Ferhad Bu dünyada bize açıl susam açtığı bir kapıdan süzülüp içine girdiğimiz alaca dünyada belli ki onun aşina olmadığı çoktandır içli dışlı olmadığı tek bir yüz işaret hareket kalmamış Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Hüseyin Ferhad Sayfa 206 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2020 Barkod 9786051559902 Kategori Anlatı

Ötüken
Meçhulden kopup gelen ceylanların ayak tıpırtıları duyuluyordu Mezopotamya İran Mehmene Banu nun kasrı Şirin in fildişi kulesi sarsılıyordu yıkılıyordu yavaş yavaş tarihin rahmine gömülüyordu Şirin i tekrar kucakladım Araratlardan Cudilerden Basra Körfezi ne tekrar tekrar yuvarladım Kan durmak bilmiyordu fasılasız akıyordu Kana tapan halklar üçer beşer bencileyin hakire biat ediyorlardı Tebaam hızla dişileşiyordu evcilleşiyordu Elveda sevgili çocuk tılsım tamamlandı mum söndü hamayıl tere battı fildişi kule göçtü Kendi efsane kataloğunun bütün ögelerini avucunun içi gibi tanıyor izlenimini uyandırıyor Hüseyin Ferhad Bu dünyada bize açıl susam açtığı bir kapıdan süzülüp içine girdiğimiz alaca dünyada belli ki onun aşina olmadığı çoktandır içli dışlı olmadığı tek bir yüz işaret hareket kalmamış Enis Batur

Meçhulden kopup gelen ceylanların ayak tıpırtıları duyuluyordu Mezopotamya İran Mehmene Banu nun kasrı Şirin in fildişi kulesi sarsılıyordu yıkılıyordu yavaş yavaş tarihin rahmine gömülüyordu Şirin i tekrar kucakladım Araratlardan Cudilerden Basra Körfezi ne tekrar tekrar yuvarladım Kan durmak bilmiyordu fasılasız akıyordu Kana tapan halklar üçer beşer bencileyin hakire biat ediyorlardı Tebaam hızla dişileşiyordu evcilleşiyordu Elveda sevgili çocuk

Ötüken Neşriyat
Meçhulden kopup gelen ceylanların ayak tıpırtıları duyuluyordu Mezopotamya İran Mehmene Banu nun kasrı Şirin in fildişi kulesi sarsılıyordu yıkılıyordu yavaş yavaş tarihin rahmine gömülüyordu Şirin i tekrar kucakladım Araratlardan Cudilerden Basra Körfezi ne tekrar tekrar yuvarladım Kan durmak bilmiyordu fasılasız akıyordu Kana tapan halklar üçer beşer bencileyin hakire biat ediyorlardı Tebaam hızla dişileşiyordu evcilleşiyordu Elveda sevgili çocukTılsım tamamlandıMum söndüHamayıl tere battıFildişi kule göçtü Kendi efsane kataloğunun bütün ögelerini avucunun içi gibi tanıyor izlenimini uyandırıyor Hüseyin Ferhad Bu dünyada bize açıl susam açtığı bir kapıdan süzülüp içine girdiğimiz alaca dünyada belli ki onun aşina olmadığı çoktandır içli dışlı olmadığı tek bir yüz işaret hareket kalmamış

Ötüken Neşriyat
Meçhulden kopup gelen ceylanların ayak tıpırtıları duyuluyordu Mezopotamya İran Mehmene Banu nun kasrı Şirin in fildişi kulesi sarsılıyordu yıkılıyordu yavaş yavaş tarihin rahmine gömülüyordu Şirin i tekrar kucakladım Araratlardan Cudilerden Basra Körfezi ne tekrar tekrar yuvarladım Kan durmak bilmiyordu fasılasız akıyordu Kana tapan halklar üçer beşer bencileyin hakire biat ediyorlardı Tebaam hızla dişileşiyordu evcilleşiyordu Elveda sevgili çocuk tılsım tamamlandı mum söndü hamayıl tere battı fildişi kule göçtü Kendi efsane kataloğunun bütün ögelerini avucunun içi gibi tanıyor izlenimini uyandırıyor Hüseyin Ferhad Bu dünyada bize açıl susam açtığı bir kapıdan süzülüp içine girdiğimiz alaca dünyada belli ki onun aşina olmadığı çoktandır içli dışlı olmadığı tek bir yüz işaret hareket kalmamış Enis Batur img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

DAFNE KİTAP
Dünya keşfedilmişti Harflerin şifresi çözülmüştü Anahtar kelimeler bulunmuştu Beşerin hafızasındaki boş kareler doldurulmuştu Ünlem ve soru işaretlerine ihtiyaç yoktu artık Artık coğrafyacılara kimse itibar etmiyordu Nehirler geçilmişti Göllere girilmişti Çöller aşılmıştı Dağlara çıkılmıştı Yazıtlar okunmuştu Otların sükûtu bozulmuştu Haşhaşı çocuklar bile çiğniyordu Afganistan da Patagonya da Asya baştan aşağı fethedilmişti İpek ve Baharat yolu sürülmüştü haritalardan silinmişti Avrupa ve Afrika samuraylar tarafından işgal edilmişti Aşk hür esarete adalet hür inisiyatifsizliğe dönüşmüştü Dualar dağdağasızdı tasvirler mübalağasız Şaman Akşit mağarasına geri döndü Kral Johannes Cennet Diye Bir Yer de Kral Johannes i sınıflandırmak kolay değil Bir anlatı masalsı bir iç dış gezi izlenimi mi mensur şiir mi Ola ki hepsi birden büyüsünü sağlıyor Bir solukta okudum onu döndüm bir kere daha okudum ipin ucunu kaçırdığım sanılmasın Bana Borges in yüksek ayar metinlerinden birini çağrıştırdı Ne zaman bu ustalıkla hararette bir metin okusam ister şiir olsun ister düz yazı içimde karışık duygular kıpırdanır İmrenme gıpta etme sanıyorum pozitif bir kıskançlık oturup gene kendi hizalarımı yoklar eşiklerimi gözden ölçülerimi elden geçiririm Kral Johannes benzeri yazılar bana umut ve enerji taşır terazimi düzeltirler Enis Batur