Çentik — Halis Ulaş

Çentik
Halis UlaşA7 Kitap
Çentik
Halis UlaşHer insan dünyanın gergefine kendi meşrebince çentikler atar İnsan dünyaya eksik gelir Ve eksiğin izini kimi zaman bir kokuda kimi zaman bir ezgide kimi zaman da bir düş kırığında arar Çentik duyuların izinden yürüyerek bireysel hatıraları kolektif hafızayla buluşturan bir anlatı kitabı Her metin hem sezgisel hem düşünsel katmanlar arasında ilmek ilmek örülmüş bir geçiş kapısı Zakkum kokusunun Hiroşima ya açıldığı kelebek kanadına yazılan ağıtın Lavinia ya uzandığı erguvanın Hrant Dink e ses verdiği metinlerde bireysel hikâyelerle toplumsal hafıza iç içe geçiyor Ruhi Su nun Mahsus Mahal inden Şostakoviç in senfonisine Gramsci nin anlatamadığı masallarından Ahmed Arif in filinta endam ına Yaşar Kemal in Don Kişot la buluştuğu anlardan Yılmaz Güney in Yol filmine uzanan anlatılar demlerin seslerin yüzlerin izlerin ve düşlerin bellekte açtığı katmanları bir bir aralıyor Bir bakışın utanca değdiği yerde sözün gücüyle sarsılıyor okur bir çocuğun varamadığı düşünde yaşamın ağırlığıyla yüzleşiyor ve bir dizenin kıyısında umuda çentik atıyor Çünkü her çentik yüzü yarına dönük umutlu bir direniştir Tanıtım Bülteninden

A7 Kitap
Her insan dünyanın gergefine kendi meşrebince çentikler atar İnsan dünyaya eksik gelir Ve eksiğin izini kimi zaman bir kokuda kimi zaman bir ezgide kimi zaman da bir düş kırığında arar Çentik duyuların izinden yürüyerek bireysel hatıraları kolektif hafızayla buluşturan bir anlatı kitabı Her metin hem sezgisel hem düşünsel katmanlar arasında ilmek ilmek örülmüş bir geçiş kapısı Zakkum kokusunun Hiroşima ya açıldığı kelebek kanadına yazılan ağıtın Lavinia ya uzandığı erguvanın Hrant Dink e ses verdiği metinlerde bireysel hikâyelerle toplumsal hafıza iç içe geçiyor Ruhi Su nun Mahsus Mahal inden Şostakoviç in senfonisine Gramsci nin anlatamadığı masallarından Ahmed Arif in filinta endam ına Yaşar Kemal in Don Kişot la buluştuğu anlardan Yılmaz Güney in Yol filmine uzanan anlatılar demlerin seslerin yüzlerin izlerin ve düşlerin bellekte açtığı katmanları bir bir aralıyor Bir bakışın utanca değdiği yerde sözün gücüyle sarsılıyor okur bir çocuğun varamadığı düşünde yaşamın ağırlığıyla yüzleşiyor ve bir dizenin kıyısında umuda çentik atıyor Çünkü her çentik yüzü yarına dönük umutlu bir direniştir

A7 Kitap
Her insan dünyanın gergefine kendi meşrebince çentikler atar İnsan dünyaya eksik gelir Ve eksiğin izini kimi zaman bir kokuda kimi zaman bir ezgide kimi zaman da bir düş kırığında arar Çentik duyuların izinden yürüyerek bireysel hatıraları kolektif hafızayla buluşturan bir anlatı kitabı Her metin hem sezgisel hem düşünsel katmanlar arasında ilmek ilmek örülmüş bir geçiş kapısı Zakkum kokusunun Hiroşima ya açıldığı kelebek kanadına yazılan ağıtın Lavinia ya uzandığı erguvanın Hrant Dink e ses verdiği metinlerde bireysel hikâyelerle toplumsal hafıza iç içe geçiyor Ruhi Su nun Mahsus Mahal inden Şostakoviç in senfonisine Gramsci nin anlatamadığı masallarından Ahmed Arif in filinta endam ına Yaşar Kemal in Don Kişot la buluştuğu anlardan Yılmaz Güney in Yol filmine uzanan anlatılar demlerin seslerin yüzlerin izlerin ve düşlerin bellekte açtığı katmanları bir bir aralıyor Bir bakışın utanca değdiği yerde sözün gücüyle sarsılıyor okur bir çocuğun varamadığı düşünde yaşamın ağırlığıyla yüzleşiyor ve bir dizenin kıyısında umuda çentik atıyor Çünkü her çentik yüzü yarına dönük umutlu bir direniştir

A7 KİTAP
Her insan dünyanın gergefine kendi meşrebince çentikler atar İnsan dünyaya eksik gelir Ve eksiğin izini kimi zaman bir kokuda kimi zaman bir ezgide kimi zaman da bir düş kırığında arar Çentik duyuların izinden yürüyerek bireysel hatıraları kolektif hafızayla buluşturan bir anlatı kitabı Her metin hem sezgisel hem düşünsel katmanlar arasında ilmek ilmek örülmüş bir geçiş kapısı Zakkum kokusunun Hiroşima ya açıldığı kelebek kanadına yazılan ağıtın Lavinia ya uzandığı erguvanın Hrant Dink e ses verdiği metinlerde bireysel hikâyelerle toplumsal hafıza iç içe geçiyor Ruhi Su nun Mahsus Mahal inden Şostakoviç in senfonisine Gramsci nin anlatamadığı masallarından Ahmed Arif in filinta endam ına Yaşar Kemal in Don Kişot la buluştuğu anlardan Yılmaz Güney in Yol filmine uzanan anlatılar demlerin seslerin yüzlerin izlerin ve düşlerin bellekte açtığı katmanları bir bir aralıyor Bir bakışın utanca değdiği yerde sözün gücüyle sarsılıyor okur bir çocuğun varamadığı düşünde yaşamın ağırlığıyla yüzleşiyor ve bir dizenin kıyısında umuda çentik atıyor Çünkü her çentik yüzü yarına dönük umutlu bir direniştir

A7 Kitap
Her insan dünyanın gergefine kendi meşrebince çentikler atar İnsan dünyaya eksik gelir Ve eksiğin izini kimi zaman bir kokuda kimi zaman bir ezgide kimi zaman da bir düş kırığında arar Çentik duyuların izinden yürüyerek bireysel hatıraları kolektif hafızayla buluşturan bir anlatı kitabı Her metin hem sezgisel hem düşünsel katmanlar arasında ilmek ilmek örülmüş bir geçiş kapısı Zakkum kokusunun Hiroşima ya açıldığı kelebek kanadına yazılan ağıtın Lavinia ya uzandığı erguvanın Hrant Dink e ses verdiği metinlerde bireysel hikâyelerle toplumsal hafıza iç içe geçiyor Ruhi Su nun Mahsus Mahal inden Şostakoviç in senfonisine Gramsci nin anlatamadığı masallarından Ahmed Arif in filinta endam ına Yaşar Kemal in Don Kişot la buluştuğu anlardan Yılmaz Güney in Yol filmine uzanan anlatılar demlerin seslerin yüzlerin izlerin ve düşlerin bellekte açtığı katmanları bir bir aralıyor Bir bakışın utanca değdiği yerde sözün gücüyle sarsılıyor okur bir çocuğun varamadığı düşünde yaşamın ağırlığıyla yüzleşiyor ve bir dizenin kıyısında umuda çentik atıyor Çünkü her çentik yüzü yarına dönük umutlu bir direniştir

A7 Kitap
Her insan dünyanın gergefine kendi meşrebince çentikler atar İnsan dünyaya eksik gelir Ve eksiğin izini kimi zaman bir kokuda kimi zaman bir ezgide kimi zaman da bir düş kırığında arar Çentik duyuların izinden yürüyerek bireysel hatıraları kolektif hafızayla buluşturan bir anlatı kitabı Her metin hem sezgisel hem düşünsel katmanlar arasında ilmek ilmek örülmüş bir geçiş kapısı Zakkum kokusunun Hiroşima ya açıldığı kelebek kanadına yazılan ağıtın Lavinia ya uzandığı erguvanın Hrant Dink e ses verdiği metinlerde bireysel hikâyelerle toplumsal hafıza iç içe geçiyor Ruhi Su nun Mahsus Mahal inden Şostakoviç in senfonisine Gramsci nin anlatamadığı masallarından Ahmed Arif in filinta endam ına Yaşar Kemal in Don Kişot la buluştuğu anlardan Yılmaz Güney in Yol filmine uzanan anlatılar demlerin seslerin yüzlerin izlerin ve düşlerin bellekte açtığı katmanları bir bir aralıyor Bir bakışın utanca değdiği yerde sözün gücüyle sarsılıyor okur bir çocuğun varamadığı düşünde yaşamın ağırlığıyla yüzleşiyor ve bir dizenin kıyısında umuda çentik atıyor Çünkü her çentik yüzü yarına dönük umutlu bir direniştir

Her insan dünyanın gergefine kendi meşrebince çentikler atar

A7 Kitap
Her insan dünyanın gergefine kendi meşrebince çentikler atar İnsan dünyaya eksik gelir Ve eksiğin izini kimi zaman bir kokuda kimi zaman bir ezgide kimi zaman da bir düş kırığında arar Çentik duyuların izinden yürüyerek bireysel hatıraları kolektif hafızayla buluşturan bir anlatı kitabı Her metin hem sezgisel hem düşünsel katmanlar arasında ilmek ilmek örülmüş bir geçiş kapısı Zakkum kokusunun Hiroşima ya açıldığı kelebek kanadına yazılan ağıtın Lavinia ya uzandığı erguvanın Hrant Dink e ses verdiği metinlerde bireysel hikâyelerle toplumsal hafıza iç içe geçiyor Ruhi Su nun Mahsus Mahal inden Şostakoviç in senfonisine Gramsci nin anlatamadığı masallarından Ahmed Arif in filinta endam ına Yaşar Kemal in Don Kişot la buluştuğu anlardan Yılmaz Güney in Yol filmine uzanan anlatılar demlerin seslerin yüzlerin izlerin ve düşlerin bellekte açtığı katmanları bir bir aralıyor Bir bakışın utanca değdiği yerde sözün gücüyle sarsılıyor okur bir çocuğun varamadığı düşünde yaşamın ağırlığıyla yüzleşiyor ve bir dizenin kıyısında umuda çentik atıyor Çünkü her çentik yüzü yarına dönük umutlu bir direniştir

A7 Kitap
Halis Ulaş tarafından kaleme alınan Çentik A7 Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Çentik Halis Ulaş Kitap Özeti Her insan dünyanın gergefine kendi meşrebince çentikler atar İnsan dünyaya eksik gelir Ve eksiğin izini kimi zaman bir kokuda kimi zaman bir ezgide kimi zaman da bir düş kırığında arar Çentik duyuların izinden yürüyerek bireysel hatıraları kolektif hafızayla buluşturan bir anlatı kitabı Her metin hem sezgisel hem düşünsel katmanlar arasında ilmek ilmek örülmüş bir geçiş kapısı Zakkum kokusunun Hiroşimaya açıldığı kelebek kanadına yazılan ağıtın Laviniaya uzandığı erguvanın Hrant Dinke ses verdiği metinlerde bireysel hikâyelerle toplumsal hafıza iç içe geçiyor Ruhi Sunun Mahsus Mahalinden Şostakoviçin senfonisine Gramscinin anlatamadığı masallarından Ahmed Arifin filinta endamına Yaşar Kemalin Don Kişotla buluştuğu anlardan Yılmaz Güneyin Yol filmine uzanan anlatılar demlerin seslerin yüzlerin izlerin ve düşlerin bellekte açtığı katmanları bir bir aralıyor Bir bakışın utanca değdiği yerde sözün gücüyle sarsılıyor okur bir çocuğun varamadığı düşünde yaşamın ağırlığıyla yüzleşiyor ve bir dizenin kıyısında umuda çentik atıyor Çünkü her çentik yüzü yarına dönük umutlu bir direniştir Yayınevi A7 Kitap Yazar Halis Ulaş Sayfa 256 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2025 Barkod 9786256166653 Kategori Anlatı

A7
Her insan dünyanın gergefine kendi meşrebince çentikler atar İnsan dünyaya eksik gelir Ve eksiğin izini kimi zaman bir kokuda kimi zaman bir ezgide kimi zaman da bir düş kırığında arar Çentik duyuların izinden yürüyerek bireysel hatıraları kolektif hafızayla buluşturan bir anlatı kitabı Her metin hem sezgisel hem düşünsel katmanlar arasında ilmek ilmek örülmüş bir geçiş kapısı Zakkum kokusunun Hiroşima ya açıldığı kelebek kanadına yazılan ağıtın Lavinia ya uzandığı erguvanın Hrant Dink e ses verdiği metinlerde bireysel hikâyelerle toplumsal hafıza iç içe geçiyor Ruhi Su nun Mahsus Mahal inden Şostakoviç in senfonisine Gramsci nin anlatamadığı masallarından Ahmed Arif in filinta endam ına Yaşar Kemal in Don Kişot la buluştuğu anlardan Yılmaz Güney in Yol filmine uzanan anlatılar demlerin seslerin yüzlerin izlerin ve düşlerin bellekte açtığı katmanları bir bir aralıyor Bir bakışın utanca değdiği yerde sözün gücüyle sarsılıyor okur bir çocuğun varamadığı düşünde yaşamın ağırlığıyla yüzleşiyor ve bir dizenin kıyısında umuda çentik atıyor Çünkü her çentik yüzü yarına dönük umutlu bir direniştir