Ceraim 46 Derin Şüphe Öğleden Sonra Cinayetleri — Yılmaz Önay Yenilmez Orçun Kalender Mustafa

Ceraim 46 Derin Şüphe Öğleden Sonra Cinayetleri
Yılmaz Önay Yenilmez Orçun Kalender MustafaHerdem Kitap
Ceraim 46 Derin Şüphe Öğleden Sonra Cinayetleri
Yılmaz Önay Yenilmez Orçun Kalender MustafaCeraim 46 Bir mesire alanında bulunan çürümeye yüz tutmuş başsız bir kadın cesedi Bir biri ardına işlenen cinayetler ve bu cinayetlerin peşinden soluk soluğa koşan deneyimli Cinayet Büro Polisi Barman Kara ve ekip arkadaşı Hüseyin Taşkın Onlara bu macerada Adli Tıp Uzmanı Doktor Kemal de eşlik ediyor Adlî bilimlerle Emniyetin işleyişini başarılı bir şekilde birleştiren roman polisiyeseverlere tatmin edici bir yolculuk vadediyor Cesedin bulunduğu yerin beş altı metre ilerisindeki kuşburnu çalısının dibinde belli belirsiz bir parıltı gördüm Bir yansıma mıydı Ne olursa olsun dikkatimi çekmeyi başarmıştı Büyülenmiş gibi parıltıdan gözümü ayırmadan usul usul kuşburnu çalısına doğru yürüdüm Yaklaştıkça parıltı sönüyor ancak gözümü alan ışık huzmeleri vücut buluyor gibiydi Derin Şüphe Kurbanın üzerinde bulunan spiral sembolün anlamı neydi Peşpeşe işlenen cinayetlerin ardında kim vardı Sonun başlangıcı bugün müydü Geçmişteki büyük gizem nasıl çözülecekti Pagan inanışına dayanan sırlarla dolu bir cinayet Polislere meydan okuyan bir katil Dipsiz Kuyu romanından tanıdığımız Başkomiser Cengiz in gerilim ve sürprizlerle dolu soluksuz macerası Orçun Yenilmez in ikinci romanı Derin Şüphe başından sonuna kadar iyi kurgulanmış sıkı bir gerilim polisiyesi Karakterlerinin yanı sıra şaşırtıcı finali de iyi bir özgüyü hak ediyor Her sayfasını heyecanla okuyacağınızdan hiç kuşkum yok Gencoy Sümer Öğleden Sonra Cinayetleri Gayriihtiyari bir hareketle teleskobu pencereye yöneltti Tam o anda elindeki havaya kalkmış bıçağı yataktaki çıplak bir kadına saplayan bir adam gördü Adamın yüzü teleskopun merceğini bütünüyle kaplamıştı İri kafalı siyah saçlı sakallı bıyıklı bir adamdı Gözleri birbirine yakın ve koyu renkli olan adamın yanağında derin bir yara izi vardı Üzerine siyah bir tişört altına da mavi kot bir pantolon giymişti Adam elindeki bıçağı yeniden saplamak üzereyken birden bakışlarını kendisine yöneltilmiş olan teleskoba çevirdi Birisi onu izliyordu ve kadını öldürdüğünü görmüştü Öykünün başlığından da anlayacağınız üzere benim adım Hayalet Ben artık maalesef bu dünyada yaşamıyorum Ölüyüm Ama kendi isteğimle kazayla ya da herhangi bir hastalık sonucu falan ölmedim resmen öldürüldüm diğer deyişle bir cinayete kurban gittim Ne yazık ki katilimi görme fırsatım olmadı ancak kimin öldürdüğünü tahmin ediyorum Benim adım polis dilinde maktul oluyor Yıllarca maktullerin öykülerini yazdıktan sonra onların durumuna düşmek oldukça ironik bir durum Ama yapacak bir şey yok çünkü hayat dediğimiz şey böyle sürprizlerle dolu Öğleden Sonra Cinayetleri adlı kitabında Önay Yılmaz okuyucularının karşısına bu kez birbirinden ilginç dokuz polisiye öyküyle çıkıyor Yılmaz Sugegasa Yerli Baldwin Olayı Ambrosia Gemideki Ölümler Sivri Bir İpucu Dut Reçeli Teleskoptaki Yüz Benim Adım Hayalet Doğuştan Katil adlı öyküleriyle romanlarındaki gibi ters köşe yapmaya devam ediyor Tanıtım Bülteninden

Herdem Kitap
Ceraim 46 Bir mesire alanında bulunan çürümeye yüz tutmuş başsız bir kadın cesedi Bir biri ardına işlenen cinayetler ve bu cinayetlerin peşinden soluk soluğa koşan deneyimli Cinayet Büro Polisi Barman Kara ve ekip arkadaşı Hüseyin Taşkın Onlara bu macerada Adli Tıp Uzmanı Doktor Kemal de eşlik ediyor Adlî bilimlerle Emniyetin işleyişini başarılı bir şekilde birleştiren roman polisiyeseverlere tatmin edici bir yolculuk vadediyor Cesedin bulunduğu yerin beş altı metre ilerisindeki kuşburnu çalısının dibinde belli belirsiz bir parıltı gördüm Bir yansıma mıydı Ne olursa olsun dikkatimi çekmeyi başarmıştı Büyülenmiş gibi parıltıdan gözümü ayırmadan usul usul kuşburnu çalısına doğru yürüdüm Yaklaştıkça parıltı sönüyor ancak gözümü alan ışık huzmeleri vücut buluyor gibiydi Derin Şüphe Kurbanın üzerinde bulunan spiral sembolün anlamı neydi Peşpeşe işlenen cinayetlerin ardında kim vardı Sonun başlangıcı bugün müydü Geçmişteki büyük gizem nasıl çözülecekti Pagan inanışına dayanan sırlarla dolu bir cinayet Polislere meydan okuyan bir katil Dipsiz Kuyu romanından tanıdığımız Başkomiser Cengiz in gerilim ve sürprizlerle dolu soluksuz macerası Orçun Yenilmez in ikinci romanı Derin Şüphe başından sonuna kadar iyi kurgulanmış sıkı bir gerilim polisiyesi Karakterlerinin yanı sıra şaşırtıcı finali de iyi bir özgüyü hak ediyor Her sayfasını heyecanla okuyacağınızdan hiç kuşkum yok Gencoy Sümer Öğleden Sonra Cinayetleri Gayriihtiyari bir hareketle teleskobu pencereye yöneltti Tam o anda elindeki havaya kalkmış bıçağı yataktaki çıplak bir kadına saplayan bir adam gördü Adamın yüzü teleskopun merceğini bütünüyle kaplamıştı İri kafalı siyah saçlı sakallı bıyıklı bir adamdı Gözleri birbirine yakın ve koyu renkli olan adamın yanağında derin bir yara izi vardı Üzerine siyah bir tişört altına da mavi kot bir pantolon giymişti Adam elindeki bıçağı yeniden saplamak üzereyken birden bakışlarını kendisine yöneltilmiş olan teleskoba çevirdi Birisi onu izliyordu ve kadını öldürdüğünü görmüştü Öykünün başlığından da anlayacağınız üzere benim adım Hayalet Ben artık maalesef bu dünyada yaşamıyorum Ölüyüm Ama kendi isteğimle kazayla ya da herhangi bir hastalık sonucu falan ölmedim resmen öldürüldüm diğer deyişle bir cinayete kurban gittim Ne yazık ki katilimi görme fırsatım olmadı ancak kimin öldürdüğünü tahmin ediyorum Benim adım polis dilinde maktul oluyor Yıllarca maktullerin öykülerini yazdıktan sonra onların durumuna düşmek oldukça ironik bir durum Ama yapacak bir şey yok çünkü hayat dediğimiz şey böyle sürprizlerle dolu Öğleden Sonra Cinayetleri adlı kitabında Önay Yılmaz okuyucularının karşısına bu kez birbirinden ilginç dokuz polisiye öyküyle çıkıyor Yılmaz Sugegasa Yerli Baldwin Olayı Ambrosia Gemideki Ölümler Sivri Bir İpucu Dut Reçeli Teleskoptaki Yüz Benim Adım Hayalet Doğuştan Katil adlı öyküleriyle romanlarındaki gibi ters köşe yapmaya devam ediyor

Herdem Kitap
Ceraim 46 Bir mesire alanında bulunan çürümeye yüz tutmuş başsız bir kadın cesedi Bir biri ardına işlenen cinayetler ve bu cinayetlerin peşinden soluk soluğa koşan deneyimli Cinayet Büro Polisi Barman Kara ve ekip arkadaşı Hüseyin Taşkın Onlara bu macerada Adli Tıp Uzmanı Doktor Kemal de eşlik ediyor Adlî bilimlerle Emniyetin işleyişini başarılı bir şekilde birleştiren roman polisiyeseverlere tatmin edici bir yolculuk vadediyor Cesedin bulunduğu yerin beş altı metre ilerisindeki kuşburnu çalısının dibinde belli belirsiz bir parıltı gördüm Bir yansıma mıydı Ne olursa olsun dikkatimi çekmeyi başarmıştı Büyülenmiş gibi parıltıdan gözümü ayırmadan usul usul kuşburnu çalısına doğru yürüdüm Yaklaştıkça parıltı sönüyor ancak gözümü alan ışık huzmeleri vücut buluyor gibiydi Derin Şüphe Kurbanın üzerinde bulunan spiral sembolün anlamı neydi Peşpeşe işlenen cinayetlerin ardında kim vardı Sonun başlangıcı bugün müydü Geçmişteki büyük gizem nasıl çözülecekti Pagan inanışına dayanan sırlarla dolu bir cinayet Polislere meydan okuyan bir katil Dipsiz Kuyu romanından tanıdığımız Başkomiser Cengiz in gerilim ve sürprizlerle dolu soluksuz macerası Orçun Yenilmez in ikinci romanı Derin Şüphe başından sonuna kadar iyi kurgulanmış sıkı bir gerilim polisiyesi Karakterlerinin yanı sıra şaşırtıcı finali de iyi bir özgüyü hak ediyor Her sayfasını heyecanla okuyacağınızdan hiç kuşkum yok Gencoy Sümer Öğleden Sonra Cinayetleri Gayriihtiyari bir hareketle teleskobu pencereye yöneltti Tam o anda elindeki havaya kalkmış bıçağı yataktaki çıplak bir kadına saplayan bir adam gördü Adamın yüzü teleskopun merceğini bütünüyle kaplamıştı İri kafalı siyah saçlı sakallı bıyıklı bir adamdı Gözleri birbirine yakın ve koyu renkli olan adamın yanağında derin bir yara izi vardı Üzerine siyah bir tişört altına da mavi kot bir pantolon giymişti Adam elindeki bıçağı yeniden saplamak üzereyken birden bakışlarını kendisine yöneltilmiş olan teleskoba çevirdi Birisi onu izliyordu ve kadını öldürdüğünü görmüştü Öykünün başlığından da anlayacağınız üzere benim adım Hayalet Ben artık maalesef bu dünyada yaşamıyorum Ölüyüm Ama kendi isteğimle kazayla ya da herhangi bir hastalık sonucu falan ölmedim resmen öldürüldüm diğer deyişle bir cinayete kurban gittim Ne yazık ki katilimi görme fırsatım olmadı ancak kimin öldürdüğünü tahmin ediyorum Benim adım polis dilinde maktul oluyor Yıllarca maktullerin öykülerini yazdıktan sonra onların durumuna düşmek oldukça ironik bir durum Ama yapacak bir şey yok çünkü hayat dediğimiz şey böyle sürprizlerle dolu Öğleden Sonra Cinayetleri adlı kitabında Önay Yılmaz okuyucularının karşısına bu kez birbirinden ilginç dokuz polisiye öyküyle çıkıyor Yılmaz Sugegasa Yerli Baldwin Olayı Ambrosia Gemideki Ölümler Sivri Bir İpucu Dut Reçeli Teleskoptaki Yüz Benim Adım Hayalet Doğuştan Katil adlı öyküleriyle romanlarındaki gibi ters köşe yapmaya devam ediyor

Herdem
Ceraim 46 Bir mesire alanında bulunan çürümeye yüz tutmuş başsız bir kadın cesedi Bir biri ardına işlenen cinayetler ve bu cinayetlerin peşinden soluk soluğa koşan deneyimli Cinayet Büro Polisi Barman Kara ve ekip arkadaşı Hüseyin Taşkın Onlara bu macerada Adli Tıp Uzmanı Doktor Kemal de eşlik ediyor Adlî bilimlerle Emniyetin işleyişini başarılı bir şekilde birleştiren roman polisiyeseverlere tatmin edici bir yolculuk vadediyor Cesedin bulunduğu yerin beş altı metre ilerisindeki kuşburnu çalısının dibinde belli belirsiz bir parıltı gördüm Bir yansıma mıydı Ne olursa olsun dikkatimi çekmeyi başarmıştı Büyülenmiş gibi parıltıdan gözümü ayırmadan usul usul kuşburnu çalısına doğru yürüdüm Yaklaştıkça parıltı sönüyor ancak gözümü alan ışık huzmeleri vücut buluyor gibiydi Derin Şüphe Kurbanın üzerinde bulunan spiral sembolün anlamı neydi Peşpeşe işlenen cinayetlerin ardında kim vardı Sonun başlangıcı bugün müydü Geçmişteki büyük gizem nasıl çözülecekti Pagan inanışına dayanan sırlarla dolu bir cinayet Polislere meydan okuyan bir katil Dipsiz Kuyu romanından tanıdığımız Başkomiser Cengiz in gerilim ve sürprizlerle dolu soluksuz macerası Orçun Yenilmez in ikinci romanı Derin Şüphe başından sonuna kadar iyi kurgulanmış sıkı bir gerilim polisiyesi Karakterlerinin yanı sıra şaşırtıcı finali de iyi bir özgüyü hak ediyor Her sayfasını heyecanla okuyacağınızdan hiç kuşkum yok Gencoy Sümer Öğleden Sonra Cinayetleri Gayriihtiyari bir hareketle teleskobu pencereye yöneltti Tam o anda elindeki havaya kalkmış bıçağı yataktaki çıplak bir kadına saplayan bir adam gördü Adamın yüzü teleskopun merceğini bütünüyle kaplamıştı İri kafalı siyah saçlı sakallı bıyıklı bir adamdı Gözleri birbirine yakın ve koyu renkli olan adamın yanağında derin bir yara izi vardı Üzerine siyah bir tişört altına da mavi kot bir pantolon giymişti Adam elindeki bıçağı yeniden saplamak üzereyken birden bakışlarını kendisine yöneltilmiş olan teleskoba çevirdi Birisi onu izliyordu ve kadını öldürdüğünü görmüştü Öykünün başlığından da anlayacağınız üzere benim adım Hayalet Ben artık maalesef bu dünyada yaşamıyorum Ölüyüm Ama kendi isteğimle kazayla ya da herhangi bir hastalık sonucu falan ölmedim resmen öldürüldüm diğer deyişle bir cinayete kurban gittim Ne yazık ki katilimi görme fırsatım olmadı ancak kimin öldürdüğünü tahmin ediyorum Benim adım polis dilinde maktul oluyor Yıllarca maktullerin öykülerini yazdıktan sonra onların durumuna düşmek oldukça ironik bir durum Ama yapacak bir şey yok çünkü hayat dediğimiz şey böyle sürprizlerle dolu Öğleden Sonra Cinayetleri adlı kitabında Önay Yılmaz okuyucularının karşısına bu kez birbirinden ilginç dokuz polisiye öyküyle çıkıyor Yılmaz Sugegasa Yerli Baldwin Olayı Ambrosia Gemideki Ölümler Sivri Bir İpucu Dut Reçeli Teleskoptaki Yüz Benim Adım Hayalet Doğuştan Katil adlı öyküleriyle romanlarındaki gibi ters köşe yapmaya devam ediyor