MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Çetin Uygur Kitabı — Kolektif

Çetin Uygur Kitabı
670,00
ÖyküRoman BiyografikTürk Romanı

Çetin Uygur Kitabı

Kolektif

Nota Bene Yayınları

2025488 sf.
İnce Kapak16 x 24
Kitap AmbarıEn ucuz

Çetin Uygur Kitabı

Kolektif

İşçi sınıfının parladığı anlar vardır çağına ve sonraki zamanlara damgasını vuran Komün gibi Ekim Devrimi gibi Gal Madenci Direnişi gibi Anadolu topraklarında da bu parlayışlar eksik olmaz Yakın tarihteki 1970 15 16 Haziran eylemleri 1980 Yeni Çeltek öz yönetim deneyimi 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü 2010 Tekel Direnişi Bunlar belki hemen sonuç vermez ama kendi yolunda çok önemli birer birikimi temsil eder Mazlumların yüreğine su serpen bir inancı besler bir sonraki kervanın yolcularına rehberlik eder Bu başkaldırıların mutfağında kitlelerin içinde kaybolmuş kimi esin kaynakları vardır Bir adım önde giden isimsiz kahramanlar çoban ateşi yakıcıları İşte Çetin Uygur tam da bu tasvirin ete kemiğe bürünmüş halidir Çetin Uygur un paltosunu şöyle bir silkeleseniz son 60 yılın bütün dönüm noktalarının kaldırım taşları yürüyüşler işgaller grevler cezaevleri işkenceler başkaldırılar dökülür Hepsinin tek bir amacı vardır Üretenlerin yöneten olacağı bir dünya hayalinin fitilini ateşlemek Onun raat ve düşüncelerinin geleceğe ilişkin neler katabileceklerini ele alıyor Bu yönleriyle kitap Çetin Uygur u tanıyanlara olduğu kadar tanımayanlara da hitap ediyor Siyasal eğilimi fark etmeksizin duyarlı tüm işçiler sendikal mücadeledeki açmazları hissedenler sosyalistler bu kitapla umut tazeleyecek konuyla ilgilenen akademisyen ve araştırmacılar zihinlerindeki sorulara ilişkin epey veri bulacaklar Kısacası 11 kişilik bir ekibin 2 5 yılda ortaya çıkardığı ve 16 yazarın yer aldığı bu kitap Türkiye işçi sınıfı ve devrimci mücadele tarihi açısından önemli bir kaynak niteliğinde Titiz bir çalışmayı yansıttığı gibi kapsamlı hacmini unutturacak akıcılıkta bir dile sahip olması da dikkat çekici Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
710,00

Nota Bene Yayınları

2025488 sf.
Şehadet Kitap

İşçi sınıfının parladığı anlar vardır çağına ve sonraki zamanlara damgasını vuran Komün gibi Ekim Devrimi gibi Gal Madenci Direnişi gibi Anadolu topraklarında da bu parlayışlar eksik olmaz Yakın tarihteki 1970 15 16 Haziran eylemleri 1980 Yeni Çeltek öz yönetim deneyimi 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü 2010 Tekel Direnişi Bunlar belki hemen sonuç vermez ama kendi yolunda çok önemli birer birikimi temsil eder Mazlumların yüreğine su serpen bir inancı besler bir sonraki kervanın yolcularına rehberlik eder Bu başkaldırıların mutfağında kitlelerin içinde kaybolmuş kimi esin kaynakları vardır Bir adım önde giden isimsiz kahramanlar çoban ateşi yakıcıları İşte Çetin Uygur tam da bu tasvirin ete kemiğe bürünmüş halidir Çetin Uygur un paltosunu şöyle bir silkeleseniz son 60 yılın bütün dönüm noktalarının kaldırım taşları yürüyüşler işgaller grevler cezaevleri işkenceler başkaldırılar dökülür Hepsinin tek bir amacı vardır Üretenlerin yöneten olacağı bir dünya hayalinin fitilini ateşlemek Onun açısından bu bir slogan veya ütopya değildir Çetin Uygur Türkiye deki ilk işçi örgütçüleri kuşağının özelliklerini taşımasıyla 1970 li yılların politikleşmiş işçi hareketine kattıklarıyla 1989 91 dönemindeki yükselişte oynadığı rolle 1991 sonrasında yeni bir işçi hareketinin oluşumuna yönelik önayak olduğu tartışmalarla örgütlenme ve mücadele stratejisi arayışlarıyla işçi hareketinde benzersiz biridir Bu yönleriyle işçi hareketinde 20 ve 21 yüzyıl arasında bir köprü rolü oynar işçi hareketinin geçmişini temsil ettiği kadar bugününü ve geleceğini de temsil eder Çetin Uygur kitabı onun bu uzun serüvenini ele alıyor hayatının sadece dönüm noktalarını değil yakından tanıyanların dahi pek bilmediği ayrıntıları içeren bir biyografik çalışma özelliği taşıyor Mücadeleci kişiliğinin yanı sıra okur onun renkli yanlarını da öğrenme fırsatını elde ediyor Bununla beraber kitap bir işçi hareketi tarihi kitabına kısmen de bir siyasal tarih kitabına ilişkin boyutlar kazanıyor Bu yönüyle 1975 lerden 2000 li yıllara işçi hareketinin soldan bir eleştirel değerlendirmesi olarak da okunabilir

Yaykoop
750,00

NotaBene Yayınları

20251. baskı488 sf.
Mat Kuşe 350 gr16 x 24cmHolmen 60 grTürkçe
Yaykoop

İşçi sınıfının parladığı anlar vardır çağına ve sonraki zamanlara damgasını vuran Komün gibi Ekim Devrimi gibi Gal Madenci Direnişi gibi Anadolu topraklarında da bu parlayışlar eksik olmaz Yakın tarihteki 1970 15 16 Haziran eylemleri 1980 Yeni Çeltek öz yönetim deneyimi 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü 2010 Tekel Direnişi Bunlar belki hemen sonuç vermez ama kendi yolunda çok önemli birer birikimi temsil eder Mazlumların yüreğine su serpen bir inancı besler bir sonraki kervanın yolcularına rehberlik eder Bu başkaldırıların mutfağında kitlelerin içinde kaybolmuş kimi esin kaynakları vardır Bir adım önde giden isimsiz kahramanlar çoban ateşi yakıcıları İşte Çetin Uygur tam da bu tasvirin ete kemiğe bürünmüş halidir Çetin Uygur un paltosunu şöyle bir silkeleseniz son 60 yılın bütün dönüm noktalarının kaldırım taşları yürüyüşler işgaller grevler cezaevleri işkenceler başkaldırılar dökülür Hepsinin tek bir amacı vardır Üretenlerin yöneten olacağı bir dünya hayalinin fitilini ateşlemek Onun açısından bu bir slogan veya ütopya değildir Çetin Uygur Türkiye deki ilk işçi örgütçüleri kuşağının özelliklerini taşımasıyla 1970 li yılların politikleşmiş işçi hareketine kattıklarıyla 1989 91 dönemindeki yükselişte oynadığı rolle 1991 sonrasında yeni bir işçi hareketinin oluşumuna yönelik önayak olduğu tartışmalarla örgütlenme ve mücadele stratejisi arayışlarıyla işçi hareketinde benzersiz biridir Bu yönleriyle işçi hareketinde 20 ve 21 yüzyıl arasında bir köprü rolü oynar işçi hareketinin geçmişini temsil ettiği kadar bugününü ve geleceğini de temsil eder Çetin Uygur kitabı onun bu uzun serüvenini ele alıyor hayatının sadece dönüm noktalarını değil yakından tanıyanların dahi pek bilmediği ayrıntıları içeren bir biyografik çalışma özelliği taşıyor Mücadeleci kişiliğinin yanı sıra okur onun renkli yanlarını da öğrenme fırsatını elde ediyor Bununla beraber kitap bir işçi hareketi tarihi kitabına kısmen de bir siyasal tarih kitabına ilişkin boyutlar kazanıyor Bu yönüyle 1975 lerden 2000 li yıllara işçi hareketinin soldan bir eleştirel değerlendirmesi olarak da okunabilir Kitap sendika siyasal örgüt ilişkisi açısından önemli veriler ve bakış açıları sunuyor 70 lerin işçi hareketine alışılmadık bir bakışla yaklaşarak bu alandaki külliyata katkı sağlamayı hedefliyor Bu noktada Yeraltı Maden İş ve Yeni Çeltek örgütlenmesi mercek altına alınıyor örnek vaka incelemesi olarak da değerlendirilebilecek ayrıntı ve analizlerle mevcut çalışmaların epey ötesine geçiliyor 1975 80 döneminin işçi hareketi ve ana aktörleri ise farklı bir pencereden ele alınıyor 1980 li yıllara dair az bilinen pek çok ayrıntı okura sunuluyor Emniyet ve cezaevlerindeki Çetin Uygur portresinden 1989 bahar eylemlerine 1991 deki Zonguldak Büyük Yürüyüşüne ilişkin bilinmeyenler gibi Okur 1990 ların emek alanındaki tartışmalarının bugünlerle bağını da izleme fırsatı elde ediyor Son bölümde yer alan makaleler ise özgün yaklaşımlarıyla tartışmalara derinlik katacak içeriklere sahip Çetin Uygur un icraat ve düşüncelerinin geleceğe ilişkin neler katabileceklerini ele alıyor Bu yönleriyle kitap Çetin Uygur u tanıyanlara olduğu kadar tanımayanlara da hitap ediyor Siyasal eğilimi fark etmeksizin duyarlı tüm işçiler sendikal mücadeledeki açmazları hissedenler sosyalistler bu kitapla umut tazeleyecek konuyla ilgilenen akademisyen ve araştırmacılar zihinlerindeki sorulara ilişkin epey veri bulacaklar Kısacası 11 kişilik bir ekibin 2 5 yılda ortaya çıkardığı ve 16 yazarın yer aldığı bu kitap Türkiye işçi sınıfı ve devrimci mücadele tarihi açısından önemli bir kaynak niteliğinde Titiz bir çalışmayı yansıttığı gibi kapsamlı hacmini unutturacak akıcılıkta bir dile sahip olması da dikkat çekici

Kitap Sepeti
780,00

Nota Bene Yayınları

2025488 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

İşçi sınıfının parladığı anlar vardır çağına ve sonraki zamanlara damgasını vuran Komün gibi Ekim Devrimi gibi Gal Madenci Direnişi gibi Anadolu topraklarında da bu parlayışlar eksik olmaz Yakın tarihteki 1970 15 16 Haziran eylemleri 1980 Yeni Çeltek öz yönetim deneyimi 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü 2010 Tekel Direnişi Bunlar belki hemen sonuç vermez ama kendi yolunda çok önemli birer birikimi temsil eder Mazlumların yüreğine su serpen bir inancı besler bir sonraki kervanın yolcularına rehberlik eder Bu başkaldırıların mutfağında kitlelerin içinde kaybolmuş kimi esin kaynakları vardır Bir adım önde giden isimsiz kahramanlar çoban ateşi yakıcıları İşte Çetin Uygur tam da bu tasvirin ete kemiğe bürünmüş halidir Çetin Uygur un paltosunu şöyle bir silkeleseniz son 60 yılın bütün dönüm noktalarının kaldırım taşları yürüyüşler işgaller grevler cezaevleri işkenceler başkaldırılar dökülür Hepsinin tek bir amacı vardır Üretenlerin yöneten olacağı bir dünya hayalinin fitilini ateşlemek Onun açısından bu bir slogan veya ütopya değildir Çetin Uygur Türkiye deki ilk işçi örgütçüleri kuşağının özelliklerini taşımasıyla 1970 li yılların politikleşmiş işçi hareketine kattıklarıyla 1989 91 dönemindeki yükselişte oynadığı rolle 1991 sonrasında yeni bir işçi hareketinin oluşumuna yönelik önayak olduğu tartışmalarla örgütlenme ve mücadele stratejisi arayışlarıyla işçi hareketinde benzersiz biridir Bu yönleriyle işçi hareketinde 20 ve 21 yüzyıl arasında bir köprü rolü oynar işçi hareketinin geçmişini temsil ettiği kadar bugününü ve geleceğini de temsil eder Çetin Uygur kitabı onun bu uzun serüvenini ele alıyor hayatının sadece dönüm noktalarını değil yakından tanıyanların dahi pek bilmediği ayrıntıları içeren bir biyografik çalışma özelliği taşıyor Mücadeleci kişiliğinin yanı sıra okur onun renkli yanlarını da öğrenme fırsatını elde ediyor Bununla beraber kitap bir işçi hareketi tarihi kitabına kısmen de bir siyasal tarih kitabına ilişkin boyutlar kazanıyor Bu yönüyle 1975 lerden 2000 li yıllara işçi hareketinin soldan bir eleştirel değerlendirmesi olarak da okunabilir Kitap sendika siyasal örgüt ilişkisi açısından önemli veriler ve bakış açıları sunuyor 70 lerin işçi hareketine alışılmadık bir bakışla yaklaşarak bu alandaki külliyata katkı sağlamayı hedefliyor Bu noktada Yeraltı Maden İş ve Yeni Çeltek örgütlenmesi mercek altına alınıyor örnek vaka incelemesi olarak da değerlendirilebilecek ayrıntı ve analizlerle mevcut çalışmaların epey ötesine geçiliyor 1975 80 döneminin işçi hareketi ve ana aktörleri ise farklı bir pencereden ele alınıyor 1980 li yıllara dair az bilinen pek çok ayrıntı okura sunuluyor Emniyet ve cezaevlerindeki Çetin Uygur portresinden 1989 bahar eylemlerine 1991 deki Zonguldak Büyük Yürüyüşüne ilişkin bilinmeyenler gibi Okur 1990 ların emek alanındaki tartışmalarının bugünlerle bağını da izleme fırsatı elde ediyor Son bölümde yer alan makaleler ise özgün yaklaşımlarıyla tartışmalara derinlik katacak içeriklere sahip Çetin Uygur un icraat ve düşüncelerinin geleceğe ilişkin neler katabileceklerini ele alıyor Bu yönleriyle kitap Çetin Uygur u tanıyanlara olduğu kadar tanımayanlara da hitap ediyor Siyasal eğilimi fark etmeksizin duyarlı tüm işçiler sendikal mücadeledeki açmazları hissedenler sosyalistler bu kitapla umut tazeleyecek konuyla ilgilenen akademisyen ve araştırmacılar zihinlerindeki sorulara ilişkin epey veri bulacaklar Kısacası 11 kişilik bir ekibin 2 5 yılda ortaya çıkardığı ve 16 yazarın yer aldığı bu kitap Türkiye işçi sınıfı ve devrimci mücadele tarihi açısından önemli bir kaynak niteliğinde Titiz bir çalışmayı yansıttığı gibi kapsamlı hacmini unutturacak akıcılıkta bir dile sahip olması da dikkat çekici

Ucuz Kitap Al
800,00

Nota Bene Yayınları

Ocak 2025488 sf.
16.00x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Kolektif tarafından kaleme alınan Çetin Uygur Kitabı Nota Bene Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Çetin Uygur Kitabı Kolektif Kitap Özeti İşçi sınıfının parladığı anlar vardır çağına ve sonraki zamanlara damgasını vuran Komün gibi Ekim Devrimi gibi Gal Madenci Direnişi gibi Anadolu topraklarında da bu parlayışlar eksik olmaz Yakın tarihteki 1970 15 16 Haziran eylemleri 1980 Yeni Çeltek öz yönetim deneyimi 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü 2010 Tekel Direnişi Bunlar belki hemen sonuç vermez ama kendi yolunda çok önemli birer birikimi temsil eder Mazlumların yüreğine su serpen bir inancı besler bir sonraki kervanın yolcularına rehberlik eder Bu başkaldırıların mutfağında kitlelerin içinde kaybolmuş kimi esin kaynakları vardır Bir adım önde giden isimsiz kahramanlar çoban ateşi yakıcıları İşte Çetin Uygur tam da bu tasvirin ete kemiğe bürünmüş halidir Çetin Uygur un paltosunu şöyle bir silkeleseniz son 60 yılın bütün dönüm noktalarının kaldırım taşları yürüyüşler işgaller grevler cezaevleri işkenceler başkaldırılar dökülür Hepsinin tek bir amacı vardır Üretenlerin yöneten olacağı bir dünya hayalinin fitilini ateşlemek Onun açısından bu bir slogan veya ütopya değildir Çetin Uygur Türkiye deki ilk işçi örgütçüleri kuşağının özelliklerini taşımasıyla 1970 li yılların politikleşmiş işçi hareketine kattıklarıyla 1989 91 dönemindeki yükselişte oynadığı rolle 1991 sonrasında yeni bir işçi hareketinin oluşumuna yönelik önayak olduğu tartışmalarla örgütlenme ve mücadele stratejisi arayışlarıyla işçi hareketinde benzersiz biridir Bu yönleriyle işçi hareketinde 20 ve 21 yüzyıl arasında bir köprü rolü oynar işçi hareketinin geçmişini temsil ettiği kadar bugününü ve geleceğini de temsil eder Çetin Uygur kitabı onun bu uzun serüvenini ele alıyor hayatının sadece dönüm noktalarını değil yakından tanıyanların dahi pek bilmediği ayrıntıları içeren bir biyografik çalışma özelliği taşıyor Mücadeleci kişiliğinin yanı sıra okur onun renkli yanlarını da öğrenme fırsatını elde ediyor Bununla beraber kitap bir işçi hareketi tarihi kitabına kısmen de bir siyasal tarih kitabına ilişkin boyutlar kazanıyor Bu yönüyle 1975 lerden 2000 li yıllara işçi hareketinin soldan bir eleştirel değerlendirmesi olarak da okunabilir Kitap sendika siyasal örgüt ilişkisi açısından önemli veriler ve bakış açıları sunuyor 70 lerin işçi hareketine alışılmadık bir bakışla yaklaşarak bu alandaki külliyata katkı sağlamayı hedefliyor Bu noktada Yeraltı Maden İş ve Yeni Çeltek örgütlenmesi mercek altına alınıyor örnek vaka incelemesi olarak da değerlendirilebilecek ayrıntı ve analizlerle mevcut çalışmaların epey ötesine geçiliyor 1975 80 döneminin işçi hareketi ve ana aktörleri ise farklı bir pencereden ele alınıyor 1980 li yıllara dair az bilinen pek çok ayrıntı okura sunuluyor Emniyet ve cezaevlerindeki Çetin Uygur portresinden 1989 bahar eylemlerine 1991 deki Zonguldak Büyük Yürüyüşüne ilişkin bilinmeyenler gibi Okur 1990 ların emek alanındaki tartışmalarının bugünlerle bağını da izleme fırsatı elde ediyor Son bölümde yer alan makaleler ise özgün yaklaşımlarıyla tartışmalara derinlik katacak içeriklere sahip Çetin Uygur un icraat ve düşüncelerinin geleceğe ilişkin neler katabileceklerini ele alıyor Bu yönleriyle kitap Çetin Uygur u tanıyanlara olduğu kadar tanımay Yayınevi Nota Bene Yayınları Yazar Kolektif Sayfa 488 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Ocak 2025 Barkod 9786052604366 Kategori Öykü

Pandora
800,00

Nota Bene

2025488 sf.
Pandora

İşçi sınıfının parladığı anlar vardır çağına ve sonraki zamanlara damgasını vuran Komün gibi Ekim Devrimi gibi Gal Madenci Direnişi gibi Anadolu topraklarında da bu parlayışlar eksik olmaz Yakın tarihteki 1970 15 16 Haziran eylemleri 1980 Yeni Çeltek öz yönetim deneyimi 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü 2010 Tekel Direnişi Bunlar belki hemen sonuç vermez ama kendi yolunda çok önemli birer birikimi temsil eder Mazlumların yüreğine su serpen bir inancı besler bir sonraki kervanın yolcularına rehberlik eder Bu başkaldırıların mutfağında kitlelerin içinde kaybolmuş kimi esin kaynakları vardır Bir adım önde giden isimsiz kahramanlar çoban ateşi yakıcıları İşte Çetin Uygur tam da bu tasvirin ete kemiğe bürünmüş halidir Çetin Uygur un paltosunu şöyle bir silkeleseniz son 60 yılın bütün dönüm noktalarının kaldırım taşları yürüyüşler işgaller grevler cezaevleri işkenceler başkaldırılar dökülür Hepsinin tek bir amacı vardır Üretenlerin yöneten olacağı bir dünya hayalinin fitilini ateşlemek Onun açısından bu bir slogan veya ütopya değildir Çetin Uygur Türkiye deki ilk işçi örgütçüleri kuşağının özelliklerini taşımasıyla 1970 li yılların politikleşmiş işçi hareketine kattıklarıyla 1989 91 dönemindeki yükselişte oynadığı rolle 1991 sonrasında yeni bir işçi hareketinin oluşumuna yönelik önayak olduğu tartışmalarla örgütlenme ve mücadele stratejisi arayışlarıyla işçi hareketinde benzersiz biridir Bu yönleriyle işçi hareketinde 20 ve 21 yüzyıl arasında bir köprü rolü oynar işçi hareketinin geçmişini temsil ettiği kadar bugününü ve geleceğini de temsil eder Çetin Uygur kitabı onun bu uzun serüvenini ele alıyor hayatının sadece dönüm noktalarını değil yakından tanıyanların dahi pek bilmediği ayrıntıları içeren bir biyografik çalışma özelliği taşıyor Mücadeleci kişiliğinin yanı sıra okur onun renkli yanlarını da öğrenme fırsatını elde ediyor Bununla beraber kitap bir işçi hareketi tarihi kitabına kısmen de bir siyasal tarih kitabına ilişkin boyutlar kazanıyor Bu yönüyle 1975 lerden 2000 li yıllara işçi hareketinin soldan bir eleştirel değerlendirmesi olarak da okunabilir Kitap sendika siyasal örgüt ilişkisi açısından önemli veriler ve bakış açıları sunuyor 70 lerin işçi hareketine alışılmadık bir bakışla yaklaşarak bu alandaki külliyata katkı sağlamayı hedefliyor Bu noktada Yeraltı Maden İş ve Yeni Çeltek örgütlenmesi mercek altına alınıyor örnek vaka incelemesi olarak da değerlendirilebilecek ayrıntı ve analizlerle mevcut çalışmaların epey ötesine geçiliyor 1975 80 döneminin işçi hareketi ve ana aktörleri ise farklı bir pencereden ele alınıyor 1980 li yıllara dair az bilinen pek çok ayrıntı okura sunuluyor Emniyet ve cezaevlerindeki Çetin Uygur portresinden 1989 bahar eylemlerine 1991 deki Zonguldak Büyük Yürüyüşüne ilişkin bilinmeyenler gibi Okur 1990 ların emek alanındaki tartışmalarının bugünlerle bağını da izleme fırsatı elde ediyor Son bölümde yer alan makaleler ise özgün yaklaşımlarıyla tartışmalara derinlik katacak içeriklere sahip Çetin Uygur un icraat ve düşüncelerinin geleceğe ilişkin neler katabileceklerini ele alıyor Bu yönleriyle kitap Çetin Uygur u tanıyanlara olduğu kadar tanımayanlara da hitap ediyor Siyasal eğilimi fark etmeksizin duyarlı tüm işçiler sendikal mücadeledeki açmazları hissedenler sosyalistler bu kitapla umut tazeleyecek konuyla ilgilenen akademisyen ve araştırmacılar zihinlerindeki sorulara ilişkin epey veri bulacaklar Kısacası 11 kişilik bir ekibin 2 5 yılda ortaya çıkardığı ve 16 yazarın yer aldığı bu kitap Türkiye işçi sınıfı ve devrimci mücadele tarihi açısından önemli bir kaynak niteliğinde Titiz bir çalışmayı yansıttığı gibi kapsamlı hacmini unutturacak akıcılıkta bir dile sahip olması da dikkat çekici

Nobel Kitap
870,00

Nota Bene Yayınları

2025488 sf.
Ciltsiz16x24 cm2. Hamur
Nobel Kitap

İşçi sınıfının parladığı anlar vardır çağına ve sonraki zamanlara damgasını vuran Komün gibi Ekim Devrimi gibi Gal Madenci Direnişi gibi Anadolu topraklarında da bu parlayışlar eksik olmaz Yakın tarihteki 1970 15 16 Haziran eylemleri 1980 Yeni Çeltek öz yönetim deneyimi 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü 2010 Tekel Direnişi Bunlar belki hemen sonuç vermez ama kendi yolunda çok önemli birer birikimi temsil eder Mazlumların yüreğine su serpen bir inancı besler bir sonraki kervanın yolcularına rehberlik eder Bu başkaldırıların mutfağında kitlelerin içinde kaybolmuş kimi esin kaynakları vardır Bir adım önde giden isimsiz kahramanlar çoban ateşi yakıcıları İşte Çetin Uygur tam da bu tasvirin ete kemiğe bürünmüş halidir Çetin Uygur un paltosunu şöyle bir silkeleseniz son 60 yılın bütün dönüm noktalarının kaldırım taşları yürüyüşler işgaller grevler cezaevleri işkenceler başkaldırılar dökülür Hepsinin tek bir amacı vardır Üretenlerin yöneten olacağı bir dünya hayalinin fitilini ateşlemek Onun açısından bu bir slogan veya ütopya değildir Çetin Uygur Türkiye deki ilk işçi örgütçüleri kuşağının özelliklerini taşımasıyla 1970 li yılların politikleşmiş işçi hareketine kattıklarıyla 1989 91 dönemindeki yükselişte oynadığı rolle 1991 sonrasında yeni bir işçi hareketinin oluşumuna yönelik önayak olduğu tartışmalarla örgütlenme ve mücadele stratejisi arayışlarıyla işçi hareketinde benzersiz biridir Bu yönleriyle işçi hareketinde 20 ve 21 yüzyıl arasında bir köprü rolü oynar işçi hareketinin geçmişini temsil ettiği kadar bugününü ve geleceğini de temsil eder Çetin Uygur kitabı onun bu uzun serüvenini ele alıyor hayatının sadece dönüm noktalarını değil yakından tanıyanların dahi pek bilmediği ayrıntıları içeren bir biyografik çalışma özelliği taşıyor Mücadeleci kişiliğinin yanı sıra okur onun renkli yanlarını da öğrenme fırsatını elde ediyor Bununla beraber kitap bir işçi hareketi tarihi kitabına kısmen de bir siyasal tarih kitabına ilişki

D&R
900,00

Nota Bene Yayınları

20251. baskı488 sf.
16 x 242. HamurTürkçe
D&R

İşçi sınıfının parladığı anlar vardır çağına ve sonraki zamanlara damgasını vuran Komün gibi Ekim Devrimi gibi Gal Madenci Direnişi gibi Anadolu topraklarında da bu parlayışlar eksik olmaz Yakın tarihteki 1970 15 16 Haziran eylemleri 1980 Yeni Çeltek öz yönetim deneyimi 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü 2010 Tekel Direnişi Bunlar belki hemen sonuç vermez ama kendi yolunda çok önemli birer birikimi temsil eder Mazlumların yüreğine su serpen bir inancı besler bir sonraki kervanın yolcularına rehberlik eder Bu başkaldırıların mutfağında kitlelerin içinde kaybolmuş kimi esin kaynakları vardır Bir adım önde giden isimsiz kahramanlar çoban ateşi yakıcıları İşte Çetin Uygur tam da bu tasvirin ete kemiğe bürünmüş halidir Çetin Uygur un paltosunu şöyle bir silkeleseniz son 60 yılın bütün dönüm noktalarının kaldırım taşları yürüyüşler işgaller grevler cezaevleri işkenceler başkaldırılar dökülür Hepsinin tek bir amacı vardır Üretenlerin yöneten olacağı bir dünya hayalinin fitilini ateşlemek Onun raat ve düşüncelerinin geleceğe ilişkin neler katabileceklerini ele alıyor Bu yönleriyle kitap Çetin Uygur u tanıyanlara olduğu kadar tanımayanlara da hitap ediyor Siyasal eğilimi fark etmeksizin duyarlı tüm işçiler sendikal mücadeledeki açmazları hissedenler sosyalistler bu kitapla umut tazeleyecek konuyla ilgilenen akademisyen ve araştırmacılar zihinlerindeki sorulara ilişkin epey veri bulacaklar Kısacası 11 kişilik bir ekibin 2 5 yılda ortaya çıkardığı ve 16 yazarın yer aldığı bu kitap Türkiye işçi sınıfı ve devrimci mücadele tarihi açısından önemli bir kaynak niteliğinde Titiz bir çalışmayı yansıttığı gibi kapsamlı hacmini unutturacak akıcılıkta bir dile sahip olması da dikkat çekici Tanıtım Bülteninden

Tamadres

Notabene Yayınları

488 sf.
tr
Tamadres

İşçi sınıfının parladığı anlar vardır çağına ve sonraki zamanlara damgasını vuran Komün gibi Ekim Devrimi gibi Gal Madenci Direnişi gibi Anadolu topraklarında da bu parlayışlar eksik olmaz Yakın tarihteki 1970 15 16 Haziran eylemleri 1980 Yeni Çeltek öz yönetim deneyimi 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü 2010 Tekel Direnişi Bunlar belki hemen sonuç vermez ama kendi yolunda çok önemli birer birikimi temsil eder Mazlumların yüreğine su serpen bir inancı besler bir sonraki kervanın yolcularına rehberlik eder Bu başkaldırıların mutfağında kitlelerin içinde kaybolmuş kimi esin kaynakları vardır Bir adım önde giden isimsiz kahramanlar çoban ateşi yakıcıları İşte Çetin Uygur tam da bu tasvirin ete kemiğe bürünmüş halidir Çetin Uygur un paltosunu şöyle bir silkeleseniz son 60 yılın bütün dönüm noktalarının kaldırım taşları yürüyüşler işgaller grevler cezaevleri işkenceler başkaldırılar dökülür Hepsinin tek bir amacı vardır Üretenlerin yöneten olacağı bir dünya hayalinin fitilini ateşlemek Onun raat ve düşüncelerinin geleceğe ilişkin neler katabileceklerini ele alıyor Bu yönleriyle kitap Çetin Uygur u tanıyanlara olduğu kadar tanımayanlara da hitap ediyor Siyasal eğilimi fark etmeksizin duyarlı tüm işçiler sendikal mücadeledeki açmazları hissedenler sosyalistler bu kitapla umut tazeleyecek konuyla ilgilenen akademisyen ve araştırmacılar zihinlerindeki sorulara ilişkin epey veri bulacaklar Kısacası 11 kişilik bir ekibin 2 5 yılda ortaya çıkardığı ve 16 yazarın yer aldığı bu kitap Türkiye işçi sınıfı ve devrimci mücadele tarihi açısından önemli bir kaynak niteliğinde Titiz bir çalışmayı yansıttığı gibi kapsamlı hacmini unutturacak akıcılıkta bir dile sahip olması da dikkat çekici