Çevre ve Din — Münir Yıldırım

Çevre ve Din
Münir YıldırımKarahan Kitabevi
Çevre ve Din
Münir Yıldırım21 yüzyılın ilk çeyreğini yaşadığımız günümüz dünyasında çevre ve sorunları insanlığın karşılaştığı en ciddi problemdir Sanayileşme dönemiyle birlikte insanın tabiata karşı girişmiş olduğu üstünlük mücadelesi tüm hızıyla devam etmektedir Bu süreçte insanın tabiattaki canlı cansız varlıklar üzerindeki tahripkâr ve doyumsuz tahakkümü en son kertede kendine de zarar verir duruma gelmiştir Tabiata egemen olma hırsı dini ve ahlaki değerlerle de çatışır hale gelerek bir yozlaşma sürecini başlatmıştır Bu durum çevrenin kendi dinamikleri içerisinde karşılıklı ilişkilerle meydana gelen ve süreklilik oluşturan eko sis temde telafisi çok zor problemleri beraberinde getirmiştir Yaşanan olumsuzluklarla birlikte insanlık problemlerin giderilmesi hususunda çözümler de üretebilmektedir Nitekim tabi attaki varlıklar için geçerli olan doğal dengede dünyadaki kaynakların normal biçimdeki kullanımı sağlıklı ve düzenli bir çevrenin oluşmasına ve varlığını sürdürmesine yarayacaktır Şüphesiz ki sürdürülebilir bir çevrenin inşasında insanlığın maddi imkânların yanında manevi değerlere de ihtiyaç duyduğu bir hakikattir Bu çerçevede tabiatın Tanrının mükemmel bir eseri olduğu gerçeğinden hareketle her varlığı kutsal kabul etmek gerekmektedir Tabiata bu anlayışla yaklaşmak tabiatta kutsal birliği sağlamak tabiatın özüne ulaşmak ve tabiatın biz zat kendisinin manevi olduğunu kavramayı amaçlamaktır Filhakika insanlığı bu anlayışa sevk eden en önemli yolların başında din olgusu gelmektedir Bu bağlamda din modern dönemde insanlığın çevreye tabiata karşı duyduğu bitmek tüken mek bilmeyen saldırganlığını ve açgözlülüğünü gidermenin yollarından biridir

Karahan Kitabevi
21 yüzyılın ilk çeyreğini yaşadığımız günümüz dünyasında çevre ve sorunları insanlığın karşılaştığı en ciddi problemdir Sanayileşme dönemiyle birlikte insanın tabiata karşı girişmiş olduğu üstünlük mücadelesi tüm hızıyla devam etmektedir Bu süreçte insanın tabiattaki canlı cansız varlıklar üzerindeki tahripkâr ve doyumsuz tahakkümü en son kertede kendine de zarar verir duruma gelmiştir Tabiata egemen olma hırsı dini ve ahlaki değerlerle de çatışır hale gelerek bir yozlaşma sürecini başlatmıştır Bu durum çevrenin kendi dinamikleri içerisinde karşılıklı ilişkilerle meydana gelen ve süreklilik oluşturan eko sis temde telafisi çok zor problemleri beraberinde getirmiştir Yaşanan olumsuzluklarla birlikte insanlık problemlerin giderilmesi hususunda çözümler de üretebilmektedir Nitekim tabi attaki varlıklar için geçerli olan doğal dengede dünyadaki kaynakların normal biçimdeki kullanımı sağlıklı ve düzenli bir çevrenin oluşmasına ve varlığını sürdürmesine yarayacaktır Şüphesiz ki sürdürülebilir bir çevrenin inşasında insanlığın maddi imkânların yanında manevi değerlere de ihtiyaç duyduğu bir hakikattir Bu çerçevede tabiatın Tanrının mükemmel bir eseri olduğu gerçeğinden hareketle her varlığı kutsal kabul etmek gerekmektedir Tabiata bu anlayışla yaklaşmak tabiatta kutsal birliği sağlamak tabiatın özüne ulaşmak ve tabiatın biz zat kendisinin manevi olduğunu kavramayı amaçlamaktır Filhakika insanlığı bu anlayışa sevk eden en önemli yolların başında din olgusu gelmektedir Bu bağlamda din modern dönemde insanlığın çevreye tabiata karşı duyduğu bitmek tüken mek bilmeyen saldırganlığını ve açgözlülüğünü gidermenin yollarından biridir

Karahan Kitabevi
Münir Yıldırım tarafından kaleme alınan Çevre ve Din Karahan Kitabevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Çevre ve Din Münir Yıldırım Kitap Özeti 21 yüzyılın ilk çeyreğini yaşadığımız günümüz dünyasında çevre ve sorunları insanlığın karşılaştığı en ciddi problemdir Sanayileşme dönemiyle birlikte insanın tabiata karşı girişmiş olduğu üstünlük mücadelesi tüm hızıyla devam etmektedir Bu süreçte insanın tabiattaki canlı cansız varlıklar üzerindeki tahripkâr ve doyumsuz tahakkümü en son kertede kendine de zarar verir duruma gelmiştir Tabiata egemen olma hırsı dini ve ahlaki değerlerle de çatışır hale gelerek bir yozlaşma sürecini başlatmıştır Bu durum çevrenin kendi dinamikleri içerisinde karşılıklı ilişkilerle meydana gelen ve süreklilik oluşturan eko sis temde telafisi çok zor problemleri beraberinde getirmiştir Yaşanan olumsuzluklarla birlikte insanlık problemlerin giderilmesi hususunda çözümler de üretebilmektedir Nitekim tabi attaki varlıklar için geçerli olan doğal dengede dünyadaki kaynakların normal biçimdeki kullanımı sağlıklı ve düzenli bir çevrenin oluşmasına ve varlığını sürdürmesine yarayacaktır Şüphesiz ki sürdürülebilir bir çevrenin inşasında insanlığın maddi imkânların yanında manevi değerlere de ihtiyaç duyduğu bir hakikattir Bu çerçevede tabiatın Tanrının mükemmel bir eseri olduğu gerçeğinden hareketle her varlığı kutsal kabul etmek gerekmektedir Tabiata bu anlayışla yaklaşmak tabiatta kutsal birliği sağlamak tabiatın özüne ulaşmak ve tabiatın biz zat kendisinin manevi olduğunu kavramayı amaçlamaktır Filhakika insanlığı bu anlayışa sevk eden en önemli yolların başında din olgusu gelmektedir Bu bağlamda din modern dönemde insanlığın çevreye tabiata karşı duyduğu bitmek tüken mek bilmeyen saldırganlığını ve açgözlülüğünü gidermenin yollarından biridir Yayınevi Karahan Kitabevi Yazar Münir Yıldırım Sayfa 168 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Kasım 2016 Barkod 9786059374101 Kategori Diğer Sosyoloji Kitapları

Karahan Kitabevi
21 yüzyılın ilk çeyreğini yaşadığımız günümüz dünyasında çevre ve sorunları insanlığın karşılaştığı en ciddi problemdir Sanayileşme dönemiyle birlikte insanın tabiata karşı girişmiş olduğu üstünlük mücadelesi tüm hızıyla devam etmektedir Bu süreçte insanın tabiattaki canlı cansız varlıklar üzerindeki tahripkâr ve doyumsuz tahakkümü en son kertede kendine de zarar verir duruma gelmiştir Tabiata egemen olma hırsı dini ve ahlaki değerlerle de çatışır hale gelerek bir yozlaşma sürecini başlatmıştır Bu durum çevrenin kendi dinamikleri içerisinde karşılıklı ilişkilerle meydana gelen ve süreklilik oluşturan eko sis temde telafisi çok zor problemleri beraberinde getirmiştir Yaşanan olumsuzluklarla birlikte insanlık problemlerin giderilmesi hususunda çözümler de üretebilmektedir Nitekim tabi attaki varlıklar için geçerli olan doğal dengede dünyadaki kaynakların normal biçimdeki kullanımı sağlıklı ve düzenli bir çevrenin oluşmasına ve varlığını sürdürmesine yarayacaktır Şüphesiz ki sürdürülebilir bir çevrenin inşasında insanlığın maddi imkânların yanında manevi değerlere de ihtiyaç duyduğu bir hakikattir Bu çerçevede tabiatın Tanrının mükemmel bir eseri olduğu gerçeğinden hareketle her varlığı kutsal kabul etmek gerekmektedir Tabiata bu anlayışla yaklaşmak tabiatta kutsal birliği sağlamak tabiatın özüne ulaşmak ve tabiatın biz zat kendisinin manevi olduğunu kavramayı amaçlamaktır Filhakika insanlığı bu anlayışa sevk eden en önemli yolların başında din olgusu gelmektedir Bu bağlamda din modern dönemde insanlığın çevreye tabiata karşı duyduğu bitmek tüken mek bilmeyen saldırganlığını ve açgözlülüğünü gidermenin yollarından biridir

Karahan
21 yüzyılın ilk çeyreğini yaşadığımız günümüz dünyasında çevre ve sorunları insanlığın karşılaştığı en ciddi problemdir Sanayileşme dönemiyle birlikte insanın tabiata karşı girişmiş olduğu üstünlük mücadelesi tüm hızıyla devam etmektedir Bu süreçte insanın tabiattaki canlı cansız varlıklar üzerindeki tahripkâr ve doyumsuz tahakkümü en son kertede kendine de zarar verir duruma gelmiştir Tabiata egemen olma hırsı dini ve ahlaki değerlerle de çatışır hale gelerek bir yozlaşma sürecini başlatmıştır Bu durum çevrenin kendi dinamikleri içerisinde karşılıklı ilişkilerle meydana gelen ve süreklilik oluşturan eko sis temde telafisi çok zor problemleri beraberinde getirmiştir Yaşanan olumsuzluklarla birlikte insanlık problemlerin giderilmesi hususunda çözümler de üretebilmektedir Nitekim tabi attaki varlıklar için geçerli olan doğal dengede dünyadaki kaynakların normal biçimdeki kullanımı sağlıklı ve düzenli bir çevrenin oluşmasına ve varlığını sürdürmesine yarayacaktır Şüphesiz ki sürdürülebilir bir çevrenin inşasında insanlığın maddi imkânların yanında manevi değerlere de ihtiyaç duyduğu bir hakikattir Bu çerçevede tabiatın Tanrının mükemmel bir eseri olduğu gerçeğinden hareketle her varlığı kutsal kabul etmek gerekmektedir Tabiata bu anlayışla yaklaşmak tabiatta kutsal birliği sağlamak tabiatın özüne ulaşmak ve tabiatın biz zat kendisinin manevi olduğunu kavramayı amaçlamaktır Filhakika insanlığı bu anlayışa sevk eden en önemli yolların başında din olgusu gelmektedir Bu bağlamda din modern dönemde insanlığın çevreye tabiata karşı duyduğu bitmek tüken mek bilmeyen saldırganlığını ve açgözlülüğünü gidermenin yollarından biridir

Karahan Kitabevi
21 yüzyılın ilk çeyreğini yaşadığımız günümüz dünyasında çevre ve sorunları insanlığın karşılaştığı en ciddi problemdir Sanayileşme dönemiyle birlikte insanın tabiata karşı girişmiş olduğu üstünlük mücadelesi tüm hızıyla devam etmektedir Bu süreçte insanın tabiattaki canlı cansız varlıklar üzerindeki tahripkâr ve doyumsuz tahakkümü en son kertede kendine de zarar verir duruma gelmiştir Tabiata egemen olma hırsı dini ve ahlaki değerlerle de çatışır hale gelerek bir yozlaşma sürecini başlatmıştır Bu durum çevrenin kendi dinamikleri içerisinde karşılıklı ilişkilerle meydana gelen ve süreklilik oluşturan eko sistemde telafisi çok zor problemleri beraberinde getirmiştir Yaşanan olumsuzluklarla birlikte insanlık problemlerin giderilmesi hususunda çözümler de üretebilmektedir Nitekim tabiattaki varlıklar için geçerli olan doğal dengede dünyadaki kaynakların normal biçimdeki kullanımı sağlıklı ve düzenli bir çevrenin oluşmasına ve varlığını sürdürmesine yarayacaktır Şüphesiz ki sürdürülebilir bir çevrenin inşasında insanlığın maddi imkânların yanında manevi değerlere de ihtiyaç duyduğu bir hakikattir Bu çerçevede tabiatın Tanrının mükemmel bir eseri olduğu gerçeğinden hareketle her varlığı kutsal kabul etmek gerekmektedir Tabiata bu anlayışla yaklaşmak tabiatta kutsal birliği sağlamak tabiatın özüne ulaşmak ve tabiatın biz zat kendisinin manevi olduğunu kavramayı amaçlamaktır Filhakika insanlığı bu anlayışa sevk eden en önemli yolların başında din olgusu gelmektedir Bu bağlamda din modern dönemde insanlığın çevreye tabiata karşı duyduğu bitmek tüken mek bilmeyen saldırganlığını ve açgözlülüğünü gidermenin yollarından biridir Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 168 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Karahan Kitabevi

Karahan Kitabevi - Araştırma-İnceleme Dizisi
21 yüzyılın ilk çeyreğini yaşadığımız günümüz dünyasında çevre ve sorunları insanlığın karşılaştığı en ciddi problemdir Sanayileşme dönemiyle birlikte insanın tabiata karşı girişmiş olduğu üstünlük mücadelesi tüm hızıyla devam etmektedir Bu süreçte insanın tabiattaki canlı cansız varlıklar üzerindeki tahripkâr ve doyumsuz tahakkümü en son kertede kendine de zarar verir duruma gelmiştir Tabiata egemen olma hırsı dini ve ahlaki değerlerle de çatışır hale gelerek bir yozlaşma sürecini başlatmıştır Bu durum çevrenin kendi dinamikleri içerisinde karşılıklı ilişkilerle meydana gelen ve süreklilik oluşturan eko sistemde telafisi çok zor problemleri beraberinde getirmiştir Yaşanan olumsuzluklarla birlikte insanlık problemlerin giderilmesi hususunda çözümler de üretebilmektedir Nitekim tabiattaki varlıklar için geçerli olan doğal dengede dünyadaki kaynakların normal biçimdeki kullanımı sağlıklı ve düzenli bir çevrenin oluşmasına ve varlığını sürdürmesine yarayacaktır Şüphesiz ki sürdürülebilir bir çevrenin inşasında insanlığın maddi imkânların yanında manevi değerlere de ihtiyaç duyduğu bir hakikattir Bu çerçevede tabiatın Tanrının mükemmel bir eseri olduğu gerçeğinden hareketle her varlığı kutsal kabul etmek gerekmektedir Tabiata bu anlayışla yaklaşmak tabiatta kutsal birliği sağlamak tabiatın özüne ulaşmak ve tabiatın biz zat kendisinin manevi olduğunu kavramayı amaçlamaktır Filhakika insanlığı bu anlayışa sevk eden en önemli yolların başında din olgusu gelmektedir Bu bağlamda din modern dönemde insanlığın çevreye tabiata karşı duyduğu bitmek tüken mek bilmeyen saldırganlığını ve açgözlülüğünü gidermenin yollarından biridir Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 168Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Karahan Kitabevi