Ceza ve Adalet — Özkan Agtaş

Ceza ve Adalet
Özkan AgtaşMetis Yayıncılık
Ceza ve Adalet
Özkan AgtaşNasıl oluyor da ceza yoluyla adaletin yerine geldiğini düşünüyoruz Özkan Agtaş bu soruyu kitap boyunca takip ederken her şeyden önce bize cezanın antik çağlardaki kökenlerinden günümüze kadar gelen mükemmel bir felsefi tarihini aktarıyor Bu tarih Ceza Hukukunun bir tahakküm biçimi olarak farklı tarihsel dönemlerde farklı siyasal biçimler altında nasıl bir dönüşüme uğradığını aydınlatıyor Cezanın devlet toplum politik ekonomi ve polis ile ilişkisini takip ederek nihayetinde Agtaşın politika sonrası diye nitelediği günümüze ulaşıyoruz Bugün suç ile siyaset arasındaki eşiğin bulanıklaştığı bir noktadayız Bu bulanıklaşma istisnayı kural haline getiren sürecin hedefindeki şeyin yani siyasallaşma imkânlarını gasbetmenin ve siyasal alanı kapatmanın ayrıcalıklı yollarından biridir Cezalandırıcı makine ve geçirmekte olduğu dönüşüm de bundan azade değil Bu makine politikayı meneden bu çağın temel karakteristiklerini alıp bunları tehlikelilik kavramının rasyonelleştirilmiş böylece yenilir yutulur kılınmış halinden başka bir şey olmayan bir risk mantığıyla takviye eden özgün bir tekniğin adıdır Onun çifte hareketini anlamak hiç de güç değil Bir yandan merkezsizleşme ve böylece kontrol şebekesinin daha alt hiyerarşilerine doğru yayılma yönündeki eğilim Diğer yanda sertleşme ve cezalandırıcılığın dozunu artırma yönündeki eğilim Bu arada neyin sessiz sedasız gözden kaybolduğunu ise artık biliyoruz Adalet iddiası

Metis Yayınları
Nasıl oluyor da ceza yoluyla adaletin yerine geldiğini düşünüyoruz Özkan Agtaş bu soruyu kitap boyunca takip ederken her şeyden önce bize cezanın antik çağlardaki kökenlerinden günümüze kadar gelen mükemmel bir felsefi tarihini aktarıyor Bu tarih Ceza Hukuku nun bir tahakküm biçimi olarak farklı tarihsel dönemlerde farklı siyasal biçimler altında nasıl bir dönüşüme uğradığını aydınlatıyor Ceza nın devlet toplum politik ekonomi ve polis ile ilişkisini takip ederek nihayetinde Agtaş ın politika sonrası diye nitelediği günümüze ulaşıyoruz Bugün suç ile siyaset arasındaki eşiğin bulanıklaştığı bir noktadayız Bu bulanıklaşma istisnayı kural haline getiren sürecin hedefindeki şeyin yani siyasallaşma imkânlarını gasbetmenin ve siyasal alanı kapatmanın ayrıcalıklı yollarından biridir Cezalandırıcı makine ve geçirmekte olduğu dönüşüm de bundan azade değil Bu makine politikayı meneden bu çağın temel karakteristiklerini alıp bunları tehlikelilik kavramının rasyonelleştirilmiş böylece yenilir yutulur kılınmış halinden başka bir şey olmayan bir risk mantığıyla takviye eden özgün bir tekniğin adıdır Onun çifte hareketini anlamak hiç de güç değil Bir yandan merkezsizleşme ve böylece kontrol şebekesinin daha alt hiyerarşilerine doğru yayılma yönündeki eğilim Diğer yanda sertleşme ve cezalandırıcılığın dozunu artırma yönündeki eğilim Bu arada neyin sessiz sedasız gözden kaybolduğunu ise artık biliyoruz Adalet iddiası Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 320 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Metis Yayıncılık

Metis Yayıncılık
Cezanın derhal adalet taleplerimize musallat olan mahrem bir bulaşıcılığı vardır Ve bunun olağanlığı hakkında vaaz vermeye hazır güçlü bir mutabakat Oysa nasıl oluyor da ceza yoluyla adaletin yerine geldiğini düşünebiliyoruz Cezayı kendine has bir tahakküm tarzına dönüştüren ve siyasal formla ilişkili kılan şey nedir Onu hukukun adaletine bağlayan köken hakkındaki suskunluk ahdi yani cezaya dair bütün o geveze söylemler tarafından örtbas edilmek istenen şey Bu kitap işte tam da bu suskunluk ahdine saldırıyor Özkan Agtaş siyaset kuramı ve hukuk felsefesi başta olmak üzere ilgili diğer alanlarda serbestçe dolaşarak yürüttüğü teorik tartışmayı Batının hukuksal siyasal düzeninde vuku bulan dönüşümlerin içerisine yerleştiriyor Günümüze dair çözümlemelerde suç ile siyaset arasındaki eşiğin bulanıklaştığına işaret eden Agtaş bunu istisnayı kural haline getiren sürecin hedefindeki şeyin yani siyasallaşma imkânlarını gasbetmenin ve siyasal alanı kapatmanın yollarından biri olarak yorumluyor Politika sonrası çağın tazyiklerinden azade olmayan cezalandırıcı makinenin ise adalet kavramına göndermede bulunma yükünden kurtulmuş salt bir tahakküm uygulamasına dönüşerek güçlendiğini söylüyor Kitabın hukukun içerisine çekilmiş hayata dair de bir sözü var Jurisprudenz de tanık olduğumuz insanlık halinden kurtulmamız gerekecektir zira ondan türetilebilecek hakiki bir öznellik türü bulunmuyor Kendine isnat edilen o ilksel suçluluk halinin karşısına yeniye muktedir dehanın mevcudiyetini çıkarmak Nihayetinde bu görev her türlü ahlaki ve hukuki yargıdan önce gelen bir yaratıcı gücü ve yasal olmaktan çok siyasal adlara sahip olmayı gerektiren bir özneleşme ânını hayat bulmaya çağırmaktadır

Metis Yayınları
Nasıl oluyor da ceza yoluyla adaletin yerine geldiğini düşünüyoruz Özkan Agtaş bu soruyu kitap boyunca takip ederken her şeyden önce bize cezanın antik çağlardaki kökenlerinden günümüze kadar gelen mükemmel bir felsefi tarihini aktarıyor Bu tarih Ceza Hukuku nun bir tahakküm biçimi olarak farklı tarihsel dönemlerde farklı siyasal biçimler altında nasıl bir dönüşüme uğradığını aydınlatıyor Ceza nın devlet toplum politik ekonomi ve polis ile ilişkisini takip ederek nihayetinde Agtaş ın politika sonrası diye nitelediği günümüze ulaşıyoruz Bugün suç ile siyaset arasındaki eşiğin bulanıklaştığı bir noktadayız Bu bulanıklaşma istisnayı kural haline getiren sürecin hedefindeki şeyin yani siyasallaşma imkânlarını gasbetmenin ve siyasal alanı kapatmanın ayrıcalıklı yollarından biridir Cezalandırıcı makine ve geçirmekte olduğu dönüşüm de bundan azade değil Bu makine politikayı meneden bu çağın temel karakteristiklerini alıp bunları tehlikelilik kavramının rasyonelleştirilmiş böylece yenilir yutulur kılınmış halinden başka bir şey olmayan bir risk mantığıyla takviye eden özgün bir tekniğin adıdır Onun çifte hareketini anlamak hiç de güç değil Bir yandan merkezsizleşme ve böylece kontrol şebekesinin daha alt hiyerarşilerine doğru yayılma yönündeki eğilim Diğer yanda sertleşme ve cezalandırıcılığın dozunu artırma yönündeki eğilim Bu arada neyin sessiz sedasız gözden kaybolduğunu ise artık biliyoruz Adalet iddiası

Metis Yayınları
Nasıl oluyor da ceza yoluyla adaletin yerine geldiğini düşünüyoruz Özkan Agtaş bu soruyu kitap boyunca takip ederken her şeyden önce bize cezanın antik çağlardaki kökenlerinden günümüze kadar gelen mükemmel bir felsefi tarihini aktarıyor Bu tarih Ceza Hukuku nun bir tahakküm biçimi olarak farklı tarihsel dönemlerde farklı siyasal biçimler altında nasıl bir dönüşüme uğradığını aydınlatıyor Ceza nın devlet toplum politik ekonomi ve polis ile ilişkisini takip ederek nihayetinde Agtaş ın politika sonrası diye nitelediği günümüze ulaşıyoruz Bugün suç ile siyaset arasındaki eşiğin bulanıklaştığı bir noktadayız Bu bulanıklaşma istisnayı kural haline getiren sürecin hedefindeki şeyin yani siyasallaşma imkânlarını gasbetmenin ve siyasal alanı kapatmanın ayrıcalıklı yollarından biridir Cezalandırıcı makine ve geçirmekte olduğu dönüşüm de bundan azade değil Bu makine politikayı meneden bu çağın temel karakteristiklerini alıp bunları tehlikelilik kavramının rasyonelleştirilmiş böylece yenilir yutulur kılınmış halinden başka bir şey olmayan bir risk mantığıyla takviye eden özgün bir tekniğin adıdır Onun çifte hareketini anlamak hiç de güç değil Bir yandan merkezsizleşme ve böylece kontrol şebekesinin daha alt hiyerarşilerine doğru yayılma yönündeki eğilim Diğer yanda sertleşme ve cezalandırıcılığın dozunu artırma yönündeki eğilim Bu arada neyin sessiz sedasız gözden kaybolduğunu ise artık biliyoruz Adalet iddiası

METİS YAYINLARI
Nasıl oluyor da ceza yoluyla adaletin yerine geldiğini düşünüyoruz Özkan Agtaş bu soruyu kitap boyunca takip ederken her şeyden önce bize cezanın antik çağlardaki kökenlerinden günümüze kadar gelen mükemmel bir felsefi tarihini aktarıyor Bu tarih Ceza Hukuku nun bir tahakküm biçimi olarak farklı tarihsel dönemlerde farklı siyasal biçimler altında nasıl bir dönüşüme uğradığını aydınlatıyor Ceza nın devlet toplum politik ekonomi ve polis ile ilişkisini takip ederek nihayetinde Agtaş ın politika sonrası diye nitelediği günümüze ulaşıyoruz Bugün suç ile siyaset arasındaki eşiğin bulanıklaştığı bir noktadayız Bu bulanıklaşma istisnayı kural haline getiren sürecin hedefindeki şeyin yani siyasallaşma imkânlarını gasbetmenin ve siyasal alanı kapatmanın ayrıcalıklı yollarından biridir Cezalandırıcı makine ve geçirmekte olduğu dönüşüm de bundan azade değil Bu makine politikayı meneden bu çağın temel karakteristiklerini alıp bunları tehlikelilik kavramının rasyonelleştirilmiş böylece yenilir yutulur kılınmış halinden başka bir şey olmayan bir risk mantığıyla takviye eden özgün bir tekniğin adıdır Onun çifte hareketini anlamak hiç de güç değil Bir yandan merkezsizleşme ve böylece kontrol şebekesinin daha alt hiyerarşilerine doğru yayılma yönündeki eğilim Diğer yanda sertleşme ve cezalandırıcılığın dozunu artırma yönündeki eğilim Bu arada neyin sessiz sedasız gözden kaybolduğunu ise artık biliyoruz Adalet iddiası

Metis Yayınları
Özkan Agtaş tarafından kaleme alınan Ceza ve Adalet Metis Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ceza ve Adalet Özkan Agtaş Kitap Özeti Nasıl oluyor da ceza yoluyla adaletin yerine geldiğini düşünüyoruz Özkan Agtaş bu soruyu kitap boyunca takip ederken her şeyden önce bize cezanın antik çağlardaki kökenlerinden günümüze kadar gelen mükemmel bir felsefi tarihini aktarıyor Bu tarih Ceza Hukukunun bir tahakküm biçimi olarak farklı tarihsel dönemlerde farklı siyasal biçimler altında nasıl bir dönüşüme uğradığını aydınlatıyor Cezanın devlet toplum politik ekonomi ve polis ile ilişkisini takip ederek nihayetinde Agtaşın politika sonrası diye nitelediği günümüze ulaşıyoruz Bugün suç ile siyaset arasındaki eşiğin bulanıklaştığı bir noktadayız Bu bulanıklaşma istisnayı kural haline getiren sürecin hedefindeki şeyin yani siyasallaşma imkânlarını gasbetmenin ve siyasal alanı kapatmanın ayrıcalıklı yollarından biridir Cezalandırıcı makine ve geçirmekte olduğu dönüşüm de bundan azade değil Bu makine politikayı meneden bu çağın temel karakteristiklerini alıp bunları tehlikelilik kavramının rasyonelleştirilmiş böylece yenilir yutulur kılınmış halinden başka bir şey olmayan bir risk mantığıyla takviye eden özgün bir tekniğin adıdır Onun çifte hareketini anlamak hiç de güç değil Bir yandan merkezsizleşme ve böylece kontrol şebekesinin daha alt hiyerarşilerine doğru yayılma yönündeki eğilim Diğer yanda sertleşme ve cezalandırıcılığın dozunu artırma yönündeki eğilim Bu arada neyin sessiz sedasız gözden kaybolduğunu ise artık biliyoruz Adalet iddiası Yayınevi Metis Yayınları Yazar Özkan Agtaş Sayfa 320 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Temmuz 2017 Barkod 9789753429214 Kategori Diğer İnsan ve Toplum Kültür ve Bilim

METİS YAYINLARI
Nasıl oluyor da ceza yoluyla adaletin yerine geldi Yayınevi METİS YAYINLARI Yazar ÖZKAN AGTAŞ Sayfa Sayısı 315 SAYFA Yıl 2013

Metis Yayınları
Cezanın derhal adalet taleplerimize musallat olan mahrem bir bulaşıcılığı vardır Ve bunun olağanlığı hakkında vaaz vermeye hazır güçlü bir mutabakat Oysa nasıl oluyor da ceza yoluyla adaletin yerine geldiğini düşünebiliyoruz Cezayı kendine has bir tahakküm tarzına dönüştüren ve siyasal formla ilişkili kılan şey nedir Onu hukukun adaletine bağlayan köken hakkındaki suskunluk ahdi yani cezaya dair bütün o geveze söylemler tarafından örtbas edilmek istenen şey Bu kitap işte tam da bu suskunluk ahdine saldırıyor Giriş ten s 13 22 Jurisprudenz in Soruları Gustav Klimt fin de siècle Viyanası nın önemli simalarından biriydi hem müphemliği ve tekinsizliğiyle fakat hem de meydan okuyuculuğu ve yeniye olan düşkünlüğüyle zamanı alabildiğine hızlanmış bulunan 19 yüzyıl sonu modernizminin temel çizgilerine aitti Resimlerine cömertçe dağıtmış olduğu bütün o yaldızın ve parıltının gerisinde karanlıkta kalmış olanın ve de öyle bırakılması vazediliyor olanın temsil edilebilirliğine dair doğrusu bir hayli endişenin de eşlik ettiği incelikli bir ısrar yatıyordu Evet Viyana kentini kendi imgesine bakarak yeniden yaratmaya heves etmiş burjuva kültürünün hizmetinde başlamıştı kariyerine Lakin Habsburg toplumunu kuşatan geç dönem çalkantılarının ve süratle sınırlarına gelip çarpan liberal yüksek kültürün krizlerinin kendi sanatını baştan sona katetmesi ve kopuşlara neden olması kaçınılmazdı Yine de herhalde hiç kimse bunun epey bir gürültü koparacağını siyasal göndermeleri bulunan resmi bir kriz ve entelijansiyanın ortasında patlak veren bir kamusal skandal olarak kendini göstereceğini önceden kestiremezdi Bir sanat olayının etrafında cereyan eden daha doğrusu onun tarafından açık edilen bir çekişmenin bize söylemeye çalıştığı şeye kulak kabartmamız gerekir

Metis Yayınları
Nasıl oluyor da ceza yoluyla adaletin yerine geldiğini düşünüyoruz Özkan Agtaş bu soruyu kitap boyunca takip ederken her şeyden önce bize cezanın antik çağlardaki kökenlerinden günümüze kadar gelen mükemmel bir felsefi tarihini aktarıyor Bu tarih Ceza Hukuku nun bir tahakküm biçimi olarak farklı tarihsel dönemlerde farklı siyasal biçimler altında nasıl bir dönüşüme uğradığını aydınlatıyor Ceza nın devlet toplum politik ekonomi ve polis ile ilişkisini takip ederek nihayetinde Agtaş ın politika sonrası diye nitelediği günümüze ulaşıyoruz Bugün suç ile siyaset arasındaki eşiğin bulanıklaştığı bir noktadayız Bu bulanıklaşma istisnayı kural haline getiren sürecin hedefindeki şeyin yani siyasallaşma imkânlarını gasbetmenin ve siyasal alanı kapatmanın ayrıcalıklı yollarından biridir Cezalandırıcı makine ve geçirmekte olduğu dönüşüm de bundan azade değil Bu makine politikayı meneden bu çağın temel karakteristiklerini alıp bunları tehlikelilik kavramının rasyonelleştirilmiş böylece yenilir yutulur kılınmış halinden başka bir şey olmayan bir risk mantığıyla takviye eden özgün bir tekniğin adıdır Onun çifte hareketini anlamak hiç de güç değil Bir yandan merkezsizleşme ve böylece kontrol şebekesinin daha alt hiyerarşilerine doğru yayılma yönündeki eğilim Diğer yanda sertleşme ve cezalandırıcılığın dozunu artırma yönündeki eğilim Bu arada neyin sessiz sedasız gözden kaybolduğunu ise artık biliyoruz Adalet iddiası Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 320Baskı Yılı 2013Dili TürkçeYayınevi Metis Yayıncılık