Chardin Seyahatnamesi 1671 1673 — Jean Chardin

Chardin Seyahatnamesi 1671 1673
Jean ChardinKitap Yayınevi
Chardin Seyahatnamesi 1671 1673
Jean ChardinChardin Seyahatnamesi 1686 da yayınlandığından bu yana seyahatname türünün klasikleri arasında yer aldı Chardin ilk doğu yolculuğuna 1664 te çıkmış ama bu kitabın konusunu oluşturan yolculuğu ortağı M Raisin ile 10 Kasım 1671 de İzmir e gitmek üzere Livorno da buluşmalarıyla başlıyor Yolculukları üç ülkeyi Osmanlı imparatorluğu Gürcistan ve İran ı kapsıyor Chardin Osmanlı imparatorluğu hakkında genel bir bilgi vermeyi iddia etmiyor Buna karşılık kapitülasyonların yenilenmesi konusunda Fransız Osmanlı müzakerelerinde Edirne de Osmanlı Sarayında bulunmasını fırsat bilerek bu 17 yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı imparatorluğuyla Hıristiyan Avrupa nın ilişkileri hakkında bir genel bakış sağlıyor Chardin i burada özel kılan nokta olayların basit aktarımından ziyade yorumlarındadır Seyyahların metinlerinde olduğu kadar resmi veya gayri resmi raporlarda şu veya bu olay kendinden geçmiş bir sultanın hırçın bir haremağasının tamahkâr bir vezirin veya fanatik bir müftünün kaprisleri olarak aktarılırken Chardin muhtemelen var olan bütün faktörlerin ötesinde üç kıtaya uzanan ve içte ve dışta son derece karmaşık sorunlarla mücadele eden gerçek bir imparatorluk politikasını ortaya çıkarmayı başarıyor Genç sayılacak ve İstanbul dan sadece geçmekte olan bir tüccarın döneminin kalıplaşmış fikirleri aşabilmesi çok şaşırtıcıdır Yazarımızın Gürcistan a dair anlattıklarının iki yönü var fazlasıyla hareketli geçen kendi yolculuğunun ve maceralarının hikâyesi ve yakın tarihle ilgili kısa bilgiler Bu iki yön başarıyla kimliğini muhafaza etmeye çalışan üç güçlü komşusu İran imparatorluğu Osmanlı imparatorluğu ve Rus imparatorluğu arasına sıkışmış hem uysal hem de yabani bir ülkenin renkli görüntüsünü sunarak birbirini tamamlıyor Chardin önce Erivan dan Tebriz e ve buradan da Isfahan a yaptığı yolculuğun coğrafi ön bilgilerini vermiş ve metne Ermeni ve İran toplumuyla ilgili görüşlerini de serpiştirmişti Yazar 24 Haziran 1673 de Isfahan a varacaktır İşlenen konular sarayla pazarlıkları ve Isfahan a gelen büyükelçilikler aracılığıyla İran Avrupa ilişkileridir Chardin araştırmacı bir kişiliğe sahiptir ve yazılı İran kaynaklarını yoğun şekilde kullanmıştır Verdiği tarihsel coğrafi bilgilerin büyük bir kısmı o dönemde Avrupa da tanınmayan 14 yüzyılda yaşamış büyük İran coğrafyacısı Hamdullah Müstevfi den geliyor

Kitap Yayınevi
Chardin Seyahatnamesi 1686 da yayınlandığından bu yana seyahatname türünün klasikleri arasında yer aldı Chardin ilk doğu yolculuğuna 1664 te çıkmış ama bu kitabın konusunu oluşturan yolculuğu ortağı M Raisin ile 10 Kasım 1671 de İzmir e gitmek üzere Livorno da buluşmalarıyla başlıyor Yolculukları üç ülkeyi Osmanlı imparatorluğu Gürcistan ve İran ı kapsıyor Chardin Osmanlı imparatorluğu hakkında genel bir bilgi vermeyi iddia etmiyor Buna karşılık kapitülasyonların yenilenmesi konusunda Fransız Osmanlı müzakerelerinde Edirne de Osmanlı Sarayında bulunmasını fırsat bilerek bu 17 yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı imparatorluğuyla Hıristiyan Avrupa nın ilişkileri hakkında bir genel bakış sağlıyor Chardin i burada özel kılan nokta olayların basit aktarımından ziyade yorumlarındadır Seyyahların metinlerinde olduğu kadar resmi veya gayri resmi raporlarda şu veya bu olay kendinden geçmiş bir sultanın hırçın bir haremağasının tamahkâr bir vezirin veya fanatik bir müftünün kaprisleri olarak aktarılırken Chardin muhtemelen var olan bütün faktörlerin ötesinde üç kıtaya uzanan ve içte ve dışta son derece karmaşık sorunlarla mücadele eden gerçek bir imparatorluk politikasını ortaya çıkarmayı başarıyor Genç sayılacak ve İstanbul dan sadece geçmekte olan bir tüccarın döneminin kalıplaşmış fikirleri aşabilmesi çok şaşırtıcıdır Yazarımızın Gürcistan a dair anlattıklarının iki yönü var fazlasıyla hareketli geçen kendi yolculuğunun ve maceralarının hikâyesi ve yakın tarihle ilgili kısa bilgiler Bu iki yön başarıyla kimliğini muhafaza etmeye çalışan üç güçlü komşusu İran imparatorluğu Osmanlı imparatorluğu ve Rus imparatorluğu arasına sıkışmış hem uysal hem de yabani bir ülkenin renkli görüntüsünü sunarak birbirini tamamlıyor Chardin önce Erivan dan Tebriz e ve buradan da Isfahan a yaptığı yolculuğun coğrafi ön bilgilerini vermiş ve metne Ermeni ve İran toplumuyla ilgili görüşlerini de serpiştirmişti Yazar 24 Haziran 1673 de Isfahan a varacaktır İşlenen konular sarayla pazarlıkları ve Isfahan a gelen büyükelçilikler aracılığıyla İran Avrupa ilişkileridir Chardin araştırmacı bir kişiliğe sahiptir ve yazılı İran kaynaklarını yoğun şekilde kullanmıştır Verdiği tarihsel coğrafi bilgilerin büyük bir kısmı o dönemde Avrupa da tanınmayan 14 yüzyılda yaşamış büyük İran coğrafyacısı Hamdullah Müstevfi den geliyor

Kitap Yayınevi
çev. Ayşe Meral
Chardin Seyahatnamesi 1686 da yayinlandigindan bu yana seyahatname türünün klasikleri arasinda yer aldi Chardin ilk dogu yolculuguna 1664 te çikmis ama bu kitabin konusunu olusturan yolculugu ortagi M Raisin ile 10 Kasim 1671 de Izmir e gitmek üzere Livorno da bulusmalariyla basliyor Yolculuklari üç ülkeyi Osmanli imparatorlugu Gürcistan ve Iran i kapsiyor Chardin Osmanli imparatorlugu hakkinda genel bir bilgi vermeyi iddia etmiyor Buna karsilik kapitülasyonlarin yenilenmesi konusunda Fransiz Osmanli müzakerelerinde Edirne de Osmanli Sarayinda bulunmasini firsat bilerek bu 17 yüzyilin ikinci yarisinda Osmanli imparatorluguyla Hiristiyan Avrupa nin iliskileri hakkinda bir genel bakis sagliyor Chardin i burada özel kilan nokta olaylarin basit aktarimindan ziyade yorumlarindadir Seyyahlarin metinlerinde oldugu kadar resmi veya gayri resmi raporlarda su veya bu olay kendinden geçmis bir sultanin hirçin bir haremagasinin tamahkâr bir vezirin veya fanatik bir müftünün kaprisleri olarak aktarilirken Chardin muhtemelen var olan bütün faktörlerin ötesinde üç kitaya uzanan ve içte ve dista son derece karmasik sorunlarla mücadele eden gerçek bir imparatorluk politikasini ortaya çikarmayi basariyor Genç sayilacak ve Istanbul dan sadece geçmekte olan bir tüccarin döneminin kaliplasmis fikirleri asabilmesi çok sasirticidir Yazarimizin Gürcistan a dair anlattiklarinin iki yönü var fazlasiyla hareketli geçen kendi yolculugunun ve maceralarinin hikâyesi ve yakin tarihle ilgili kisa bilgiler Bu iki yön basariyla kimligini muhafaza etmeye çalisan üç güçlü komsusu Iran imparatorlugu Osmanli imparatorlugu ve Rus imparatorlugu arasina sikismis hem uysal hem de yabani bir ülkenin renkli görüntüsünü sunarak birbirini tamamliyor Chardin önce Erivan dan Tebriz e ve buradan da Isfahan a yaptigi yolculugun cografi ön bilgilerini vermis ve metne Ermeni ve Iran toplumuyla ilgili görüslerini de serpistirmisti Yazar 24 Haziran 1673 de Isfahan a varacaktir Islenen konular sarayla pazarliklari ve Isfahan a gelen büyükelçilikler araciligiyla Iran Avrupa iliskileridir Chardin arastirmaci bir kisilige sahiptir ve yazili Iran kaynaklarini yogun sekilde kullanmistir Verdigi tarihsel cografi bilgilerin büyük bir kismi o dönemde Avrupa da taninmayan 14 yüzyilda yasamis büyük Iran cografyacisi Hamdullah Müstevfi den geliyor

Kitap Yayınevi
Chardin Seyahatnamesi 1686 da yayınlandığından bu yana seyahatname türünün klasikleri arasında yer aldı Chardin ilk doğu yolculuğuna 1664 te çıkmış ama bu kitabın konusunu oluşturan yolculuğu ortağı M Raisin ile 10 Kasım 1671 de İzmir e gitmek üzere Livorno da buluşmalarıyla başlıyor Yolculukları üç ülkeyi Osmanlı imparatorluğu Gürcistan ve İran ı kapsıyor Chardin Osmanlı imparatorluğu hakkında genel bir bilgi vermeyi iddia etmiyor Buna karşılık kapitülasyonların yenilenmesi konusunda Fransız Osmanlı müzakerelerinde Edirne de Osmanlı Sarayında bulunmasını fırsat bilerek bu 17 yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı imparatorluğuyla Hıristiyan Avrupa nın ilişkileri hakkında bir genel bakış sağlıyor Chardin i burada özel kılan nokta olayların basit aktarımından ziyade yorumlarındadır Seyyahların metinlerinde olduğu kadar resmi veya gayri resmi raporlarda şu veya bu olay kendinden geçmiş bir sultanın hırçın bir haremağasının tamahkâr bir vezirin veya fanatik bir müftünün kaprisleri olarak aktarılırken Chardin muhtemelen var olan bütün faktörlerin ötesinde üç kıtaya uzanan ve içte ve dışta son derece karmaşık sorunlarla mücadele eden gerçek bir imparatorluk politikasını ortaya çıkarmayı başarıyor Genç sayılacak ve İstanbul dan sadece geçmekte olan bir tüccarın döneminin kalıplaşmış fikirleri aşabilmesi çok şaşırtıcıdır Yazarımızın Gürcistan a dair anlattıklarının iki yönü var fazlasıyla hareketli geçen kendi yolculuğunun ve maceralarının hikâyesi ve yakın tarihle ilgili kısa bilgiler Bu iki yön başarıyla kimliğini muhafaza etmeye çalışan üç güçlü komşusu İran imparatorluğu Osmanlı imparatorluğu ve Rus imparatorluğu arasına sıkışmış hem uysal hem de yabani bir ülkenin renkli görüntüsünü sunarak birbirini tamamlıyor Chardin önce Erivan dan Tebriz e ve buradan da Isfahan a yaptığı yolculuğun coğrafi ön bilgilerini vermiş ve metne Ermeni ve İran toplumuyla ilgili görüşlerini de serpiştirmişti Yazar 24 Haziran 1673 de Isfahan a varacaktır İşlenen konular sarayla pazarlıkları ve Isfahan a gelen büyükelçilikler aracılığıyla İran Avrupa ilişkileridir Chardin araştırmacı bir kişiliğe sahiptir ve yazılı İran kaynaklarını yoğun şekilde kullanmıştır Verdiği tarihsel coğrafi bilgilerin büyük bir kısmı o dönemde Avrupa da tanınmayan 14 yüzyılda yaşamış büyük İran coğrafyacısı Hamdullah Müstevfi den geliyor

Kitap Yayınevi
Jean Chardin tarafından kaleme alınan Chardin Seyahatnamesi 1671 1673 Kitap Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Chardin Seyahatnamesi 1671 1673 Jean Chardin Kitap Özeti Chardin Seyahatnamesi 1686da yayınlandığından bu yana seyahatname türünün klasikleri arasında yer aldı Chardin ilk doğu yolculuğuna 1664te çıkmış ama bu kitabın konusunu oluşturan yolculuğu ortağı M Raisin ile 10 Kasım 1671de İzmire gitmek üzere Livornoda buluşmalarıyla başlıyor Yolculukları üç ülkeyi Osmanlı imparatorluğu Gürcistan ve İranı kapsıyor Chardin Osmanlı imparatorluğu hakkında genel bir bilgi vermeyi iddia etmiyor Buna karşılık kapitülasyonların yenilenmesi konusunda Fransız Osmanlı müzakerelerinde Edirnede Osmanlı Sarayında bulunmasını fırsat bilerek bu 17 yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı imparatorluğuyla Hıristiyan Avrupanın ilişkileri hakkında bir genel bakış sağlıyor Chardini burada özel kılan nokta olayların basit aktarımından ziyade yorumlarındadır Seyyahların metinlerinde olduğu kadar resmi veya gayri resmi raporlarda şu veya bu olay kendinden geçmiş bir sultanın hırçın bir haremağasının tamahkâr bir vezirin veya fanatik bir müftünün kaprisleri olarak aktarılırken Chardin muhtemelen var olan bütün faktörlerin ötesinde üç kıtaya uzanan ve içte ve dışta son derece karmaşık sorunlarla mücadele eden gerçek bir imparatorluk politikasını ortaya çıkarmayı başarıyor Genç sayılacak ve İstanbuldan sadece geçmekte olan bir tüccarın döneminin kalıplaşmış fikirleri aşabilmesi çok şaşırtıcıdır Yazarımızın Gürcistana dair anlattıklarının iki yönü var fazlasıyla hareketli geçen kendi yolculuğunun ve maceralarının hikâyesi ve yakın tarihle ilgili kısa bilgiler Bu iki yön başarıyla kimliğini muhafaza etmeye çalışan üç güçlü komşusu İran imparatorluğu Osmanlı imparatorluğu ve Rus imparatorluğu arasına sıkışmış hem uysal hem de yabani bir ülkenin renkli görüntüsünü sunarak birbirini tamamlıyor Chardin önce Erivandan Tebrize ve buradan da Isfahana yaptığı yolculuğun coğrafi ön bilgilerini vermiş ve metne Ermeni ve İran toplumuyla ilgili görüşlerini de serpiştirmişti Yazar 24 Haziran 1673de Isfahana varacaktır İşlenen konular sarayla pazarlıkları ve Isfahana gelen büyükelçilikler aracılığıyla İran Avrupa ilişkileridir Chardin araştırmacı bir kişiliğe sahiptir ve yazılı İran kaynaklarını yoğun şekilde kullanmıştır Verdiği tarihsel coğrafi bilgilerin büyük bir kısmı o dönemde Avrupada tanınmayan 14 yüzyılda yaşamış büyük İran coğrafyacısı Hamdullah Müstevfiden geliyor Yayınevi Kitap Yayınevi Yazar Jean Chardin Sayfa 496 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2025 Barkod 9786051051253 Kategori Diğer Tarih Kitapları Dünya Tarihi

Kitap Yayınevi
çev. Ayşe Meral
Chardin Seyahatnamesi 1686 da yayınlandığından bu yana seyahatname türünün klasikleri arasında yer aldı Chardin ilk doğu yolculuğuna 1664 te çıkmış ama bu kitabın konusunu oluşturan yolculuğu ortağı M Raisin ile 10 Kasım 1671 de İzmir e gitmek üzere Livorno da buluşmalarıyla başlıyor Yolculukları üç ülkeyi Osmanlı imparatorluğu Gürcistan ve İran ı kapsıyor Chardin Osmanlı imparatorluğu hakkında genel bir bilgi vermeyi iddia etmiyor Buna karşılık kapitülasyonların yenilenmesi konusunda Fransız Osmanlı müzakerelerinde Edirne de Osmanlı Sarayında bulunmasını fırsat bilerek bu 17 yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı imparatorluğuyla Hıristiyan Avrupa nın ilişkileri hakkında bir genel bakış sağlıyor Chardin i burada özel kılan nokta olayların basit aktarımından ziyade yorumlarındadır Seyyahların metinlerinde olduğu kadar resmi veya gayri resmi raporlarda şu veya bu olay kendinden geçmiş bir sultanın hırçın bir haremağasının tamahkâr bir vezirin veya fanatik bir müftünün kaprisleri olarak aktarılırken Chardin muhtemelen var olan bütün faktörlerin ötesinde üç kıtaya uzanan ve içte ve dışta son derece karmaşık sorunlarla mücadele eden gerçek bir imparatorluk politikasını ortaya çıkarmayı başarıyor Genç sayılacak ve İstanbul dan sadece geçmekte olan bir tüccarın döneminin kalıplaşmış fikirleri aşabilmesi çok şaşırtıcıdır Yazarımızın Gürcistan a dair anlattıklarının iki yönü var fazlasıyla hareketli geçen kendi yolculuğunun ve maceralarının hikâyesi ve yakın tarihle ilgili kısa bilgiler Bu iki yön başarıyla kimliğini muhafaza etmeye çalışan üç güçlü komşusu İran imparatorluğu Osmanlı imparatorluğu ve Rus imparatorluğu arasına sıkışmış hem uysal hem de yabani bir ülkenin renkli görüntüsünü sunarak birbirini tamamlıyor Chardin önce Erivan dan Tebriz e ve buradan da Isfahan a yaptığı yolculuğun coğrafi ön bilgilerini vermiş ve metne Ermeni ve İran toplumuyla ilgili görüşlerini de serpiştirmişti Yazar 24 Haziran 1673 de Isfahan a varacaktır İşlenen konular sarayla pazarlıkları ve Isfahan a gelen büyükelçilikler aracılığıyla İran Avrupa ilişkileridir Chardin araştırmacı bir kişiliğe sahiptir ve yazılı İran kaynaklarını yoğun şekilde kullanmıştır Verdiği tarihsel coğrafi bilgilerin büyük bir kısmı o dönemde Avrupa da tanınmayan 14 yüzyılda yaşamış büyük İran coğrafyacısı Hamdullah Müstevfi den geliyor

Kitap Yayınevi
çev. Meral, Ayşe
Chardin Seyahatnamesi 1686 da yayınlandığından bu yana seyahatname türünün klasikleri arasında yer aldı Chardin ilk doğu yolculuğuna 1664 te çıkmış ama bu kitabın konusunu oluşturan yolculuğu ortağı M Raisin ile 10 Kasım 1671 de İzmir e gitmek üzere Livorno da buluşmalarıyla başlıyor Yolculukları üç ülkeyi Osmanlı imparatorluğu Gürcistan ve İran ı kapsıyor Chardin Osmanlı imparatorluğu hakkında genel bir bilgi vermeyi iddia etmiyor Buna karşılık kapitülasyonların yenilenmesi konusunda Fransız Osmanlı müzakerelerinde Edirne de Osmanlı Sarayında bulunmasını fırsat bilerek bu 17 yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı imparatorluğuyla Hıristiyan Avrupa nın ilişkileri hakkında bir genel bakış sağlıyor Chardin i burada özel kılan nokta olayların basit aktarımından ziyade yorumlarındadır Seyyahların metinlerinde olduğu kadar resmi veya gayri resmi raporlarda şu veya bu olay kendinden geçmiş bir sultanın hırçın bir haremağasının tamahkâr bir vezirin veya fanatik bir müftünün kaprisleri olarak aktarılırken Chardin muhtemelen var olan bütün faktörlerin ötesinde üç kıtaya uzanan ve içte ve dışta son derece karmaşık sorunlarla mücadele eden gerçek bir imparatorluk politikasını ortaya çıkarmayı başarıyor Genç sayılacak ve İstanbul dan sadece geçmekte olan bir tüccarın döneminin kalıplaşmış fikirleri aşabilmesi çok şaşırtıcıdır Yazarımızın Gürcistan a dair anlattıklarının iki yönü var fazlasıyla hareketli geçen kendi yolculuğunun ve maceralarının hikâyesi ve yakın tarihle ilgili kısa bilgiler Bu iki yön başarıyla kimliğini muhafaza etmeye çalışan üç güçlü komşusu İran imparatorluğu Osmanlı imparatorluğu ve Rus imparatorluğu arasına sıkışmış hem uysal hem de yabani bir ülkenin renkli görüntüsünü sunarak birbirini tamamlıyor Chardin önce Erivan dan Tebriz e ve buradan da Isfahan a yaptığı yolculuğun coğrafi ön bilgilerini vermiş ve metne Ermeni ve İran toplumuyla ilgili görüşlerini de serpiştirmişti Yazar 24 Haziran 1673 de Isfahan a varacaktır İşlenen konular sarayla pazarlıkları ve Isfahan a gelen büyükelçilikler aracılığıyla İran Avrupa ilişkileridir Chardin araştırmacı bir kişiliğe sahiptir ve yazılı İran kaynaklarını yoğun şekilde kullanmıştır Verdiği tarihsel coğrafi bilgilerin büyük bir kısmı o dönemde Avrupa da tanınmayan 14 yüzyılda yaşamış büyük İran coğrafyacısı Hamdullah Müstevfi den geliyor

Kitap Yayınevi
Chardin Seyahatnamesi 1686 da yayınlandığından bu yana seyahatname türünün klasikleri arasında yer aldı Chardin ilk doğu yolculuğuna 1664 te çıkmış ama bu kitabın konusunu oluşturan yolculuğu ortağı M Raisin ile 10 Kasım 1671 de İzmir e gitmek üzere Livorno da buluşmalarıyla başlıyor Yolculukları üç ülkeyi Osmanlı imparatorluğu Gürcistan ve İran ı kapsıyor Chardin Osmanlı imparatorluğu hakkında genel bir bilgi vermeyi iddia etmiyor Buna karşılık kapitülasyonların yenilenmesi konusunda Fransız Osmanlı müzakerelerinde Edirne de Osmanlı Sarayında bulunmasını fırsat bilerek bu 17 yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı imparatorluğuyla Hıristiyan Avrupa nın ilişkileri hakkında bir genel bakış sağlıyor Chardin i burada özel kılan nokta olayların basit aktarımından ziyade yorumlarındadır Seyyahların metinlerinde olduğu kadar resmi veya gayri resmi raporlarda şu veya bu olay kendinden geçmiş bir sultanın hırçın bir haremağasının tamahkâr bir vezirin veya fanatik bir müftünün kaprisleri olarak aktarılırken Chardin muhtemelen var olan bütün faktörlerin ötesinde üç kıtaya uzanan ve içte ve dışta son derece karmaşık sorunlarla mücadele eden gerçek bir imparatorluk politikasını ortaya çıkarmayı başarıyor Genç sayılacak ve İstanbul dan sadece geçmekte olan bir tüccarın döneminin kalıplaşmış fikirleri aşabilmesi çok şaşırtıcıdır Yazarımızın Gürcistan a dair anlattıklarının iki yönü var fazlasıyla hareketli geçen kendi yolculuğunun ve maceralarının hikâyesi ve yakın tarihle ilgili kısa bilgiler Bu iki yön başarıyla kimliğini muhafaza etmeye çalışan üç güçlü komşusu İran imparatorluğu Osmanlı imparatorluğu ve Rus imparatorluğu arasına sıkışmış hem uysal hem de yabani bir ülkenin renkli görüntüsünü sunarak birbirini tamamlıyor Chardin önce Erivan dan Tebriz e ve buradan da Isfahan a yaptığı yolculuğun coğrafi ön bilgilerini vermiş ve metne Ermeni ve İran toplumuyla ilgili görüşlerini de serpiştirmişti Yazar 24 Haziran 1673 de Isfahan a varacaktır İşlenen konular