MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Charles Darwin ve Herbert Spencer Düşüncesinde Evrim Ahlak Toplum — Önder Tilci

Charles Darwin ve Herbert Spencer Düşüncesinde Evrim Ahlak Toplum
195,00
Araştıma İnceleme ReferansFelsefe YazılarıPopüler Bilim

Charles Darwin ve Herbert Spencer Düşüncesinde Evrim Ahlak Toplum

Önder Tilci

Çizgi Kitabevi

2022206 sf.
İnce Kapak13,5 x 21,5
Kitap AmbarıEn ucuz

Charles Darwin ve Herbert Spencer Düşüncesinde Evrim Ahlak Toplum

Önder Tilci

İnsanlık tarihi boyunca genel ve yaygın bir inanış sınanmamış bir kanı olarak insan diğer canlılar arasında en üstün pozisyonda konumlandırılmış biyolojik niteliklerinin yanında sahip olduğu ahlak vicdan özgecilik bencillik ya da dayanışma gibi nitelikler biricik ve eşsiz kabul edilmiş insan doğanın ve yaşamın bir parçası olarak değil merkezi ve asıl nedeni olarak kavranmıştır Felsefenin pratik bir alt disiplini olan ahlakın evrimci bir dizgeye oturtulması ve sözü edilen kavrayışın ters yüz edilmesi ilk kez Herbert Spencer ve Charles Darwin eliyle gerçekleştirilmiştir Düşünce tarihi boyunca genel bir eğilim olarak aşkın bir kaynağa dayandırılan ya da doğanın dışından devşirilen ahlak ilk kez Spencer ve Darwin ile birlikte maddi yaşam koşullarının ve bir arada yaşamanın bir çıktısı olarak tasarlanmış daha yalın bir ifadeyle ahlak vicdan sempati ya da özgecilik gibi insanı diğer canlılardan ayırdığına inanılan nitelikler ilk kez Spencer ve Darwin tarafından asıl kaynağı olan doğaya iade edilmiştir Hem Darwin hem de Spencer bütün çalışmaları boyunca insanın yaşamın ve doğanın üzerinde ya da merkezinde değil tam olarak içinde ve bir bileşeni olduğunu yine gözlemlenebilir somut olgulardan hareketle göstermeye çalışır İki düşünürün de bilimsel düşünce ve felsefe üzerindeki sarsıcı etkisi büyük ölçüde insanın sahip olduğuna inanılan biricik ve eşsiz niteliklerin doğaya iade edilmesinden insanlar ve diğer canlılar arasında kurulan ve hiyerarşik bir değer bagajı barındırmayan ilişkiden ve en sonunda evrimci ilkelerin yalnızca biyolojik organizmanın değil ahlak ve toplum gibi yapıların köken ve işleyiş ilkelerini açıklayabilme gücünü göstermelerinden kaynaklanır Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
215,80

Çizgi Kitabevi Yayınları

2022206 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

İnsanlık tarihi boyunca genel ve yaygın bir inanış sınanmamış bir kanı olarak insan diğer canlılar arasında en üstün pozisyonda konumlandırılmış biyolojik niteliklerinin yanında sahip olduğu ahlak vicdan özgecilik bencillik ya da dayanışma gibi nitelikler biricik ve eşsiz kabul edilmiş insan doğanın ve yaşamın bir parçası olarak değil merkezi ve asıl nedeni olarak kavranmıştır Felsefenin pratik bir alt disiplini olan ahlakın evrimci bir dizgeye oturtulması ve sözü edilen kavrayışın ters yüz edilmesi ilk kez Herbert Spencer ve Charles Darwin eliyle gerçekleştirilmiştir Düşünce tarihi boyunca genel bir eğilim olarak aşkın bir kaynağa dayandırılan ya da doğanın dışından devşirilen ahlak ilk kez Spencer ve Darwin ile birlikte maddi yaşam koşullarının ve bir arada yaşamanın bir çıktısı olarak tasarlanmış daha yalın bir ifadeyle ahlak vicdan sempati ya da özgecilik gibi insanı diğer canlılardan ayırdığına inanılan nitelikler ilk kez Spencer ve Darwin tarafından asıl kaynağı olan doğaya iade edilmiştir Hem Darwin hem de Spencer bütün çalışmaları boyunca insanın yaşamın ve doğanın üzerinde ya da merkezinde değil tam olarak içinde ve bir bileşeni olduğunu yine gözlemlenebilir somut olgulardan hareketle göstermeye çalışır İki düşünürün de bilimsel düşünce ve felsefe üzerindeki sarsıcı etkisi büyük ölçüde insanın sahip olduğuna inanılan biricik ve eşsiz niteliklerin doğaya iade edilmesinden insanlar ve diğer canlılar arasında kurulan ve hiyerarşik bir değer bagajı barındırmayan ilişkiden ve en sonunda evrimci ilkelerin yalnızca biyolojik organizmanın değil ahlak ve toplum gibi yapıların köken ve işleyiş ilkelerini açıklayabilme gücünü göstermelerinden kaynaklanır

Kitap Yurdu
219,70

ÇİZGİ KİTABEVİ

10.11.2022206 sf.
Karton Kapak13.5 x 21.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

İnsanlık tarihi boyunca genel ve yaygın bir inanış sınanmamış bir kanı olarak insan diğer canlılar arasında en üstün pozisyonda konumlandırılmış biyolojik niteliklerinin yanında sahip olduğu ahlak vicdan özgecilik bencillik ya da dayanışma gibi nitelikler biricik ve eşsiz kabul edilmiş insan doğanın ve yaşamın bir parçası olarak değil merkezi ve asıl nedeni olarak kavranmıştır Felsefenin pratik bir alt disiplini olan ahlakın evrimci bir dizgeye oturtulması ve sözü edilen kavrayışın ters yüz edilmesi ilk kez Herbert Spencer ve Charles Darwin eliyle gerçekleştirilmiştir Düşünce tarihi boyunca genel bir eğilim olarak aşkın bir kaynağa dayandırılan ya da doğanın dışından devşirilen ahlak ilk kez Spencer ve Darwin ile birlikte maddi yaşam koşullarının ve bir arada yaşamanın bir çıktısı olarak tasarlanmış daha yalın bir ifadeyle ahlak vicdan sempati ya da özgecilik gibi insanı diğer canlılardan ayırdığına inanılan nitelikler ilk kez Spencer ve Darwin tarafından asıl kaynağı olan doğaya iade edilmiştir Hem Darwin hem de Spencer bütün çalışmaları boyunca insanın yaşamın ve doğanın üzerinde ya da merkezinde değil tam olarak içinde ve bir bileşeni olduğunu yine gözlemlenebilir somut olgulardan hareketle göstermeye çalışır İki düşünürün de bilimsel düşünce ve felsefe üzerindeki sarsıcı etkisi büyük ölçüde insanın sahip olduğuna inanılan biricik ve eşsiz niteliklerin doğaya iade edilmesinden insanlar ve diğer canlılar arasında kurulan ve hiyerarşik bir değer bagajı barındırmayan ilişkiden ve en sonunda evrimci ilkelerin yalnızca biyolojik organizmanın değil ahlak ve toplum gibi yapıların köken ve işleyiş ilkelerini açıklayabilme gücünü göstermelerinden kaynaklanır

D&R
220,74

Çizgi Kitabevi

20221. baskı206 sf.
13,5 x 21,52. HamurTürkçe
D&R

İnsanlık tarihi boyunca genel ve yaygın bir inanış sınanmamış bir kanı olarak insan diğer canlılar arasında en üstün pozisyonda konumlandırılmış biyolojik niteliklerinin yanında sahip olduğu ahlak vicdan özgecilik bencillik ya da dayanışma gibi nitelikler biricik ve eşsiz kabul edilmiş insan doğanın ve yaşamın bir parçası olarak değil merkezi ve asıl nedeni olarak kavranmıştır Felsefenin pratik bir alt disiplini olan ahlakın evrimci bir dizgeye oturtulması ve sözü edilen kavrayışın ters yüz edilmesi ilk kez Herbert Spencer ve Charles Darwin eliyle gerçekleştirilmiştir Düşünce tarihi boyunca genel bir eğilim olarak aşkın bir kaynağa dayandırılan ya da doğanın dışından devşirilen ahlak ilk kez Spencer ve Darwin ile birlikte maddi yaşam koşullarının ve bir arada yaşamanın bir çıktısı olarak tasarlanmış daha yalın bir ifadeyle ahlak vicdan sempati ya da özgecilik gibi insanı diğer canlılardan ayırdığına inanılan nitelikler ilk kez Spencer ve Darwin tarafından asıl kaynağı olan doğaya iade edilmiştir Hem Darwin hem de Spencer bütün çalışmaları boyunca insanın yaşamın ve doğanın üzerinde ya da merkezinde değil tam olarak içinde ve bir bileşeni olduğunu yine gözlemlenebilir somut olgulardan hareketle göstermeye çalışır İki düşünürün de bilimsel düşünce ve felsefe üzerindeki sarsıcı etkisi büyük ölçüde insanın sahip olduğuna inanılan biricik ve eşsiz niteliklerin doğaya iade edilmesinden insanlar ve diğer canlılar arasında kurulan ve hiyerarşik bir değer bagajı barındırmayan ilişkiden ve en sonunda evrimci ilkelerin yalnızca biyolojik organizmanın değil ahlak ve toplum gibi yapıların köken ve işleyiş ilkelerini açıklayabilme gücünü göstermelerinden kaynaklanır Tanıtım Bülteninden

Ucuz Kitap Al
221,00

Çizgi Kitabevi Yayınları

Ekim 2022206 sf.
13.50x21.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Önder Tilci tarafından kaleme alınan Charles Darwin ve Herbert Spencer Düşüncesinde Evrim Ahlak Toplum Çizgi Kitabevi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Charles Darwin ve Herbert Spencer Düşüncesinde Evrim Ahlak Toplum Önder Tilci Kitap Özeti İnsanlık tarihi boyunca genel ve yaygın bir inanış sınanmamış bir kanı olarak insan diğer canlılar arasında en üstün pozisyonda konumlandırılmış biyolojik niteliklerinin yanında sahip olduğu ahlak vicdan özgecilik bencillik ya da dayanışma gibi nitelikler biricik ve eşsiz kabul edilmiş insan doğanın ve yaşamın bir parçası olarak değil merkezi ve asıl nedeni olarak kavranmıştır Felsefenin pratik bir alt disiplini olan ahlakın evrimci bir dizgeye oturtulması ve sözü edilen kavrayışın ters yüz edilmesi ilk kez Herbert Spencer ve Charles Darwin eliyle gerçekleştirilmiştir Düşünce tarihi boyunca genel bir eğilim olarak aşkın bir kaynağa dayandırılan ya da doğanın dışından devşirilen ahlak ilk kez Spencer ve Darwin ile birlikte maddi yaşam koşullarının ve bir arada yaşamanın bir çıktısı olarak tasarlanmış daha yalın bir ifadeyle ahlak vicdan sempati ya da özgecilik gibi insanı diğer canlılardan ayırdığına inanılan nitelikler ilk kez Spencer ve Darwin tarafından asıl kaynağı olan doğaya iade edilmiştir Hem Darwin hem de Spencer bütün çalışmaları boyunca insanın yaşamın ve doğanın üzerinde ya da merkezinde değil tam olarak içinde ve bir bileşeni olduğunu yine gözlemlenebilir somut olgulardan hareketle göstermeye çalışır İki düşünürün de bilimsel düşünce ve felsefe üzerindeki sarsıcı etkisi büyük ölçüde insanın sahip olduğuna inanılan biricik ve eşsiz niteliklerin doğaya iade edilmesinden insanlar ve diğer canlılar arasında kurulan ve hiyerarşik bir değer bagajı barındırmayan ilişkiden ve en sonunda evrimci ilkelerin yalnızca biyolojik organizmanın değil ahlak ve toplum gibi yapıların köken ve işleyiş ilkelerini açıklayabilme gücünü göstermelerinden kaynaklanır Yayınevi Çizgi Kitabevi Yayınları Yazar Önder Tilci Sayfa 206 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Ekim 2022 Barkod 9786051968834 Kategori Araştıma İnceleme Referans

Nobel Kitap
239,20

Çizgi Kitabevi Yayınları

2022206 sf.
Ciltsiz13.5x21.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

İnsanlık tarihi boyunca genel ve yaygın bir inanış sınanmamış bir kanı olarak insan diğer canlılar arasında en üstün pozisyonda konumlandırılmış biyolojik niteliklerinin yanında sahip olduğu ahlak vicdan özgecilik bencillik ya da dayanışma gibi nitelikler biricik ve eşsiz kabul edilmiş insan doğanın ve yaşamın bir parçası olarak değil merkezi ve asıl nedeni olarak kavranmıştır Felsefenin pratik bir alt disiplini olan ahlakın evrimci bir dizgeye oturtulması ve sözü edilen kavrayışın ters yüz edilmesi ilk kez Herbert Spencer ve Charles Darwin eliyle gerçekleştirilmiştir Düşünce tarihi boyunca genel bir eğilim olarak aşkın bir kaynağa dayandırılan ya da doğanın dışından devşirilen ahlak ilk kez Spencer ve Darwin ile birlikte maddi yaşam koşullarının ve bir arada yaşamanın bir çıktısı olarak tasarlanmış daha yalın bir ifadeyle ahlak vicdan sempati ya da özgecilik gibi insanı diğer canlılardan ayırdığına inanılan nitelikler ilk kez Spencer ve Darwin tarafından asıl kaynağı olan doğaya iade edilmiştir Hem Darwin hem de Spencer bütün çalışmaları boyunca insanın yaşamın ve doğanın üzerinde ya da merkezinde değil tam olarak içinde ve bir bileşeni olduğunu yine gözlemlenebilir somut olgulardan hareketle göstermeye çalışır İki düşünürün de bilimsel düşünce ve felsefe üzerindeki sarsıcı etkisi büyük ölçüde insanın sahip olduğuna inanılan biricik ve eşsiz niteliklerin doğaya iade edilmesinden insanlar ve diğer canlılar arasında kurulan ve hiyerarşik bir değer bagajı barındırmayan ilişkiden ve en sonunda evrimci ilkelerin yalnızca biyolojik organizmanın değil ahlak ve toplum gibi yapıların köken ve işleyiş ilkelerini açıklayabilme gücünü göstermelerinden kaynaklanır

Şehadet Kitap
260,00

Çizgi Kitabevi

2022206 sf.
Şehadet Kitap

İnsanlık tarihi boyunca genel ve yaygın bir inanış sınanmamış bir kanı olarak insan diğer canlılar arasında en üstün pozisyonda konumlandırılmış biyolojik niteliklerinin yanında sahip olduğu ahlak vicdan özgecilik bencillik ya da dayanışma gibi nitelikler biricik ve eşsiz kabul edilmiş insan doğanın ve yaşamın bir parçası olarak değil merkezi ve asıl nedeni olarak kavranmıştır Felsefenin pratik bir alt disiplini olan ahlakın evrimci bir dizgeye oturtulması ve sözü edilen kavrayışın ters yüz edilmesi ilk kez Herbert Spencer ve Charles Darwin eliyle gerçekleştirilmiştir Düşünce tarihi boyunca genel bir eğilim olarak aşkın bir kaynağa dayandırılan ya da doğanın dışından devşirilen ahlak ilk kez Spencer ve Darwin ile birlikte maddi yaşam koşullarının ve bir arada yaşamanın bir çıktısı olarak tasarlanmış daha yalın bir ifadeyle ahlak vicdan sempati ya da özgecilik gibi insanı diğer canlılardan ayırdığına inanılan nitelikler ilk kez Spencer ve Darwin tarafından asıl kaynağı olan doğaya iade edilmiştir Hem Darwin hem de Spencer bütün çalışmaları boyunca insanın yaşamın ve doğanın üzerinde ya da merkezinde değil tam olarak içinde ve bir bileşeni olduğunu yine gözlemlenebilir somut olgulardan hareketle göstermeye çalışır İki düşünürün de bilimsel düşünce ve felsefe üzerindeki sarsıcı etkisi büyük ölçüde insanın sahip olduğuna inanılan biricik ve eşsiz niteliklerin doğaya iade edilmesinden insanlar ve diğer canlılar arasında kurulan ve hiyerarşik bir değer bagajı barındırmayan ilişkiden ve en sonunda evrimci ilkelerin yalnızca biyolojik organizmanın değil ahlak ve toplum gibi yapıların köken ve işleyiş ilkelerini açıklayabilme gücünü göstermelerinden kaynaklanır

Pandora

Çizgi

2022206 sf.
Pandora

İnsanlık tarihi boyunca genel ve yaygın bir inanış sınanmamış bir kanı olarak insan diğer canlılar arasında en üstün pozisyonda konumlandırılmış biyolojik niteliklerinin yanında sahip olduğu ahlak vicdan özgecilik bencillik ya da dayanışma gibi nitelikler biricik ve eşsiz kabul edilmiş insan doğanın ve yaşamın bir parçası olarak değil merkezi ve asıl nedeni olarak kavranmıştır Felsefenin pratik bir alt disiplini olan ahlakın evrimci bir dizgeye oturtulması ve sözü edilen kavrayışın ters yüz edilmesi ilk kez Herbert Spencer ve Charles Darwin eliyle gerçekleştirilmiştir Düşünce tarihi boyunca genel bir eğilim olarak aşkın bir kaynağa dayandırılan ya da doğanın dışından devşirilen ahlak ilk kez Spencer ve Darwin ile birlikte maddi yaşam koşullarının ve bir arada yaşamanın bir çıktısı olarak tasarlanmış daha yalın bir ifadeyle ahlak vicdan sempati ya da özgecilik gibi insanı diğer canlılardan ayırdığına inanılan nitelikler ilk kez Spencer ve Darwin tarafından asıl kaynağı olan doğaya iade edilmiştir Hem Darwin hem de Spencer bütün çalışmaları boyunca insanın yaşamın ve doğanın üzerinde ya da merkezinde değil tam olarak içinde ve bir bileşeni olduğunu yine gözlemlenebilir somut olgulardan hareketle göstermeye çalışır İki düşünürün de bilimsel düşünce ve felsefe üzerindeki sarsıcı etkisi büyük ölçüde insanın sahip olduğuna inanılan biricik ve eşsiz niteliklerin doğaya iade edilmesinden insanlar ve diğer canlılar arasında kurulan ve hiyerarşik bir değer bagajı barındırmayan ilişkiden ve en sonunda evrimci ilkelerin yalnızca biyolojik organizmanın değil ahlak ve toplum gibi yapıların köken ve işleyiş ilkelerini açıklayabilme gücünü göstermelerinden kaynaklanır