Chicago Kıyıları — Stuart Dybek

Chicago Kıyıları
Stuart DybekYÜZ KİTAP
Chicago Kıyıları
Stuart DybekChicago Kıyıları o kadar güzel bir kitap ki aslına bakarsanız yazar olmak isteme sebebim de bu kitaptaki Sıcak Buz adlı öyküdür Stuart Dybek Amerika daki en şiirsel yazarlardan biri George Saunders arayıp hep istediğim bir şeyi kayıp diye bildirmenin işe yarayıp yaramayacağını merak ettiğimi hatırlıyorum Zira o zamanlar bana şöyle geliyordu İnsanın hep istediği ama hiç sahip olmadığı bir şey yine de onundu Amerikalı yazar Stuart Dybek in öykülerinde Güney Chicago daki etnik mozaiği oluşturan insanların hayatı hayaller mitler sesler ve kokularla harmanlanmış bir kent şiirine dönüşüyor Bu öyküler gerçekle fantastiği etnik adetler ile Katolik ritüellerini iç içe geçirerek kentin hafızasını lirik bir dille kayda alıyor Çoğu öykü gündüzün dünyeviliğinin yerini yeraltındaki duygulara bıraktığı hayatın sıradanlığının sanrılı bir büyüleyicilik kazandığı alacakaranlık zamanında geçiyor Bir conga davulcusu ölmüş sevgilisinin hayalinin peşinden metronun derinliklerine sürreal bir yolculuk yapar Alkolik bir kasap kendini ölü bir kızla buzluğa kilitlenmiş bulur Uyurgezerler mahallenin lokantasına dadanır Belediye tarafından kentsel dönüşüm bölgesi ilan edilen mahallede binalar yıkılır caddeler otobana dönüştürülürken mahalledeki işsiz gençler kaybettikleri geçmişi sokaklarda arar dururlar Yukarı kattan süzülen Chopin ezgileri bir çocukla yersiz yurtsuz dedesini müziğin hüznü etrafında bir araya getirir Bütün öykülerde dışarıda kalanları uyumsuzları eksantrikleri hayalperestleri birbirine ortak bir kayıp ve özlem duygusu bağlar Stuart Dybek in kurgusal dünyası hem sıradan hem de büyüleyici bir yer The New York Times

Yüz Kitap
çev. Başak Bekişli
Chicago Kıyıları o kadar güzel bir kitap ki aslına bakarsanız yazar olmak isteme sebebim de bu kitaptaki Sıcak Buz adlı öyküdür Stuart Dybek Amerika daki en şiirsel yazarlardan biri George Saunders arayıp hep istediğim bir şeyi kayıp diye bildirmenin işe yarayıp yaramayacağını merak ettiğimi hatırlıyorum Zira o zamanlar bana şöyle geliyordu İnsanın hep istediği ama hiç sahip olmadığı bir şey yine de onundu Amerikalı yazar StuartDybek in öykülerinde Güney Chicago daki etnik mozaiği oluşturan insanların hayatı hayaller mitler sesler ve kokularla harmanlanmış bir kent şiirine dönüşüyor Bu öyküler gerçekle fantastiği etnik adetler ile Katolik ritüellerini iç içe geçirerek kentin hafızasını lirik bir dille kayda alıyor Çoğu öykü gündüzün dünyeviliğinin yerini yeraltındaki duygulara bıraktığı hayatın sıradanlığının sanrılı bir büyüleyicilik kazandığı alacakaranlık zamanında geçiyor Bir conga davulcusu ölmüş sevgilisinin hayalinin peşinden metronun derinliklerinesürreal bir yolculuk yapar Alkolik bir kasap kendini ölü bir kızla buzluğa kilitlenmiş bulur Uyurgezerler mahallenin lokantasına dadanır Belediye tarafından kentsel dönüşüm bölgesi ilan edilen mahallede binalar yıkılır caddeler otobana dönüştürülürken mahalledeki işsiz gençler kaybettikleri geçmişi sokaklarda arar dururlar Yukarı kattan süzülen Chopin ezgileri bir çocukla yersiz yurtsuz dedesini müziğin hüznü etrafında bir araya getirir Bütün öykülerde dışarıda kalanları uyumsuzları eksantrikleri hayalperestleri birbirine ortak bir kayıp ve özlem duygusu bağlar Stuart Dybek in kurgusal dünyası hem sıradan hem de büyüleyici bir yer The New York Times img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Yüz Kitap
Chicago Kıyıları o kadar güzel bir kitap ki aslına bakarsanız yazar olmak isteme sebebim de bu kitaptaki Sıcak Buz adlı öyküdür Stuart Dybek Amerika daki en şiirsel yazarlardan biri George Saunders arayıp hep istediğim bir şeyi kayıp diye bildirmenin işe yarayıp yaramayacağını merak ettiğimi hatırlıyorum Zira o zamanlar bana şöyle geliyordu İnsanın hep istediği ama hiç sahip olmadığı bir şey yine de onundu Amerikalı yazar Stuart Dybek in öykülerinde Güney Chicago daki etnik mozaiği oluşturan insanların hayatı hayaller mitler sesler ve kokularla harmanlanmış bir kent şiirine dönüşüyor Bu öyküler gerçekle fantastiği etnik adetler ile Katolik ritüellerini iç içe geçirerek kentin hafızasını lirik bir dille kayda alıyor Çoğu öykü gündüzün dünyeviliğinin yerini yeraltındaki duygulara bıraktığı hayatın sıradanlığının sanrılı bir büyüleyicilik kazandığı alacakaranlık zamanında geçiyor Bir conga davulcusu ölmüş sevgilisinin hayalinin peşinden metronun derinliklerine sürreal bir yolculuk yapar Alkolik bir kasap kendini ölü bir kızla buzluğa kilitlenmiş bulur Uyurgezerler mahallenin lokantasına dadanır Belediye tarafından kentsel dönüşüm bölgesi ilan edilen mahallede binalar yıkılır caddeler otobana dönüştürülürken mahalledeki işsiz gençler kaybettikleri geçmişi sokaklarda arar dururlar Yukarı kattan süzülen Chopin ezgileri bir çocukla yersiz yurtsuz dedesini müziğin hüznü etrafında bir araya getirir Bütün öykülerde dışarıda kalanları uyumsuzları eksantrikleri hayalperestleri birbirine ortak bir kayıp ve özlem duygusu bağlar Stuart Dybek in kurgusal dünyası hem sıradan hem de büyüleyici bir yer The New York Times