Cibran da Çınlayan — Ferman Salmış

Cibran da Çınlayan
Ferman SalmışLibrum Kitap
Cibran da Çınlayan
Ferman SalmışFerman Salmış tarafından kaleme alınan Cibran da Çınlayan Librum Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Cibran da Çınlayan Ferman Salmış Kitap Özeti Sözler seslerin yüzümüze nakşeden dövmeleridir Doğu bu gök kubbenin altında vuku bulmuş tüm bilgelerin gölgesidir İşte bu gölge ile dövme arasında salınıyor imgelerimiz Bir kadının elleri olur yaşamın zarafeti dünyanın teninden insanın ruhundaki uçurumlara tırmanmıştır sanat edebiyat ve felsefe olmuştur kendi oluşunun seyrinde Doğu nun bilgeleri sözün kıyılarında gezinir düşlerimiz onların hatırına esirgemez bizden kendini Her solukta sözcüklerle tazelenir yaşam tutkumuz Yaşamın sert köşeli ve kıyıcı güçleri karşısında sanatla ve edebiyatla sağaltırız incinmiş ruhumuzun kabını Sığmadığımızda içine doğduğumuz dünyaya sözcüklerle kurarız uzamı sonsuz diyarları Şiir ve müziğin biçimlendirdiği Doğu kökendeki kader gibidir en uzaklardaki yakına ulaşmak için çıkılan yolculuklar diyarıdır Sözün araladığı kapılardan geçmek ardına düşülenin gölgesini ışık bellemek yüzeylerde derinliği ve ufukta beliren başka türden varlık biçimlerini adlarıyla çağırmak için eşiğimize kıyısında adımların suyun hafızasını Uzunca bir zamandır suskuyla dolmuştur hikâyesi insanın çağın ruhuna boyun eğmesin diye insan bilmenin ötesine sarkmalıdır kalbi avuçlarında Sussa da bütün ketumluğuyla geçmiş teklifsizce gevezelik etse de gelecek bizimle ayni dilin içinden konuşur şimdinin hakikati Şimdinin içinden geçerken susmak başka türden varlık tarzlarına da sağır eder çağın insanını Esirger kendini bizden geçmişin dinginliği geleceğin fısıltısı şimdiye mıhlanır kalırız hikayesiz Bir salkım sanat bir bohça düş katmak için şimdinin akışına tarihe sarkıyor bu denemeler gözlerini ufukta beliren gelecekten ayırmadan Serpileceği diyarları arıyor dilimizde sözcükler Söz şiire ve müziğe tutundukça bakışımıza bahşediyor yazı öncesine ait ne varsa yaşamdan yana Yayınevi Librum Kitap Yazar Ferman Salmış Sayfa 186 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Nisan 2015 Barkod 9786056559907 Kategori Roman Roman Yerli Yabancı 200 Farklı Çeşit Kitap Edebiyat 5 Sepet Kitap Seç Al 10 Kitap 500TL

Librum Kitap
Sözler seslerin yüzümüze nakşeden dövmeleridir Doğu bu gök kubbenin altında vuku bulmuş tüm bilgelerin gölgesidir İşte bu gölge ile dövme arasında salınıyor imgelerimiz Bir kadının elleri olur yaşamın zarafeti dünyanın teninden insanın ruhundaki uçurumlara tırmanmıştır sanat edebiyat ve felsefe olmuştur kendi oluşunun seyrinde Doğu nun bilgeleri sözün kıyılarında gezinir düşlerimiz onların hatırına esirgemez bizden kendini Her solukta sözcüklerle tazelenir yaşam tutkumuz Yaşamın sert köşeli ve kıyıcı güçleri karşısında sanatla ve edebiyatla sağaltırız incinmiş ruhumuzun kabını Sığmadığımızda içine doğduğumuz dünyaya sözcüklerle kurarız uzamı sonsuz diyarları Şiir ve müziğin biçimlendirdiği Doğu kökendeki kader gibidir en uzaklardaki yakına ulaşmak için çıkılan yolculuklar diyarıdır Sözün araladığı kapılardan geçmek ardına düşülenin gölgesini ışık bellemek yüzeylerde derinliği ve ufukta beliren başka türden varlık biçimlerini adlarıyla çağırmak için eşiğimize kıyısında adımların suyun hafızasını Uzunca bir zamandır suskuyla dolmuştur hikâyesi insanın çağın ruhuna boyun eğmesin diye insan bilmenin ötesine sarkmalıdır kalbi avuçlarında Sussa da bütün ketumluğuyla geçmiş teklifsizce gevezelik etse de gelecek bizimle ayni dilin içinden konuşur şimdinin hakikati Şimdinin içinden geçerken susmak başka türden varlık tarzlarına da sağır eder çağın insanını Esirger kendini bizden geçmişin dinginliği geleceğin fısıltısı şimdiye mıhlanır kalırız hikayesiz Bir salkım sanat bir bohça düş katmak için şimdinin akışına tarihe sarkıyor bu denemeler gözlerini ufukta beliren gelecekten ayırmadan Serpileceği diyarları arıyor dilimizde sözcükler Söz şiire ve müziğe tutundukça bakışımıza bahşediyor yazı öncesine ait ne varsa yaşamdan yana

Librum Kitap
Sözler seslerin yüzümüze nakşeden dövmeleridir Doğu bu gök kubbenin altında vuku bulmuş tüm bilgelerin gölgesidir İşte bu gölge ile dövme arasında salınıyor imgelerimiz Bir kadının elleri olur yaşamın zarafeti dünyanın teninden insanın ruhundaki uçurumlara tırmanmıştır sanat edebiyat ve felsefe olmuştur kendi oluşunun seyrinde Doğu nun bilgeleri sözün kıyılarında gezinir düşlerimiz onların hatırına esirgemez bizden kendini Her solukta sözcüklerle tazelenir yaşam tutkumuz Yaşamın sert köşeli ve kıyıcı güçleri karşısında sanatla ve edebiyatla sağaltırız incinmiş ruhumuzun kabını Sığmadığımızda içine doğduğumuz dünyaya sözcüklerle kurarız uzamı sonsuz diyarları Şiir ve müziğin biçimlendirdiği Doğu kökendeki kader gibidir en uzaklardaki yakına ulaşmak için çıkılan yolculuklar diyarıdır Sözün araladığı kapılardan geçmek ardına düşülenin gölgesini ışık bellemek yüzeylerde derinliği ve ufukta beliren başka türden varlık biçimlerini adlarıyla çağırmak için eşiğimize kıyısında adımların suyun hafızasını Uzunca bir zamandır suskuyla dolmuştur hikâyesi insanın çağın ruhuna boyun eğmesin diye insan bilmenin ötesine sarkmalıdır kalbi avuçlarında Sussa da bütün ketumluğuyla geçmiş teklifsizce gevezelik etse de gelecek bizimle ayni dilin içinden konuşur şimdinin hakikati Şimdinin içinden geçerken susmak başka türden varlık tarzlarına da sağır eder çağın insanını Esirger kendini bizden geçmişin dinginliği geleceğin fısıltısı şimdiye mıhlanır kalırız hikayesiz Bir salkım sanat bir bohça düş katmak için şimdinin akışına tarihe sarkıyor bu denemeler gözlerini ufukta beliren gelecekten ayırmadan Serpileceği diyarları arıyor dilimizde sözcükler Söz şiire ve müziğe tutundukça bakışımıza bahşediyor yazı öncesine ait ne varsa yaşamdan yana

Librum Kitap
Sözler seslerin yüzümüze nakşeden dövmeleridir Doğu bu gök kubbenin altında vuku bulmuş tüm bilgelerin gölgesidir İşte bu gölge ile dövme arasında salınıyor imgelerimiz Bir kadının elleri olur yaşamın zarafeti dünyanın teninden insanın ruhundaki uçurumlara tırmanmıştır sanat edebiyat ve felsefe olmuştur kendi oluşunun seyrinde Doğu nun bilgeleri sözün kıyılarında gezinir düşlerimiz onların hatırına esirgemez bizden kendini Her solukta sözcüklerle tazelenir yaşam tutkumuz Yaşamın sert köşeli ve kıyıcı güçleri karşısında sanatla ve edebiyatla sağaltırız incinmiş ruhumuzun kabını Sığmadığımızda içine doğduğumuz dünyaya sözcüklerle kurarız uzamı sonsuz diyarları Şiir ve müziğin biçimlendirdiği Doğu kökendeki kader gibidir en uzaklardaki yakına ulaşmak için çıkılan yolculuklar diyarıdır Sözün araladığı kapılardan geçmek ardına düşülenin gölgesini ışık bellemek yüzeylerde derinliği ve ufukta beliren başka türden varlık biçimlerini adlarıyla çağırmak için eşiğimize kıyısında adımların suyun hafızasını Uzunca bir zamandır suskuyla dolmuştur hikâyesi insanın çağın ruhuna boyun eğmesin diye insan bilmenin ötesine sarkmalıdır kalbi avuçlarında Sussa da bütün ketumluğuyla geçmiş teklifsizce gevezelik etse de gelecek bizimle ayni dilin içinden konuşur şimdinin hakikati Şimdinin içinden geçerken susmak başka türden varlık tarzlarına da sağır eder çağın insanını Esirger kendini bizden geçmişin dinginliği geleceğin fısıltısı şimdiye mıhlanır kalırız hikâyesiz Bir salkım sanat bir bohça düş katmak için şimdinin akışına tarihe sarkıyor bu denemeler gözlerini ufukta beliren gelecekten ayırmadan Serpileceği diyarları arıyor dilimizde sözcükler Söz şiire ve müziğe tutundukça bakışımıza bahşediyor yazı öncesine ait ne varsa yaşamdan yana Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 186 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Librum Kitap

Librum Kitap
Sözler seslerin yüzümüze nakşeden dövmeleridir Doğu bu gök kubbenin altında vuku bulmuş tüm bilgelerin gölgesidir İşte bu gölge ile dövme arasında salınıyor imgelerimiz Bir kadının elleri olur yaşamın zarafeti dünyanın teninden insanın ruhundaki uçurumlara tırmanmıştır sanat edebiyat ve felsefe olmuştur kendi oluşunun seyrinde Doğu nun bilgeleri sözün kıyılarında gezinir düşlerimiz onların hatırına esirgemez bizden kendini Her solukta sözcüklerle tazelenir yaşam tutkumuz Yaşamın sert köşeli ve kıyıcı güçleri karşısında sanatla ve edebiyatla sağaltırız incinmiş ruhumuzun kabını Sığmadığımızda içine doğduğumuz dünyaya sözcüklerle kurarız uzamı sonsuz diyarları Şiir ve müziğin biçimlendirdiği Doğu kökendeki kader gibidir en uzaklardaki yakına ulaşmak için çıkılan yolculuklar diyarıdır Sözün araladığı kapılardan geçmek ardına düşülenin gölgesini ışık bellemek yüzeylerde derinliği ve ufukta beliren başka türden varlık biçimlerini adlarıyla çağırmak için eşiğimize kıyısında adımların suyun hafızasını Uzunca bir zamandır suskuyla dolmuştur hikâyesi insanın çağın ruhuna boyun eğmesin diye insan bilmenin ötesine sarkmalıdır kalbi avuçlarında Sussa da bütün ketumluğuyla geçmiş teklifsizce gevezelik etse de gelecek bizimle ayni dilin içinden konuşur şimdinin hakikati Şimdinin içinden geçerken susmak başka türden varlık tarzlarına da sağır eder çağın insanını Esirger kendini bizden geçmişin dinginliği geleceğin fısıltısı şimdiye mıhlanır kalırız hikâyesiz Bir salkım sanat bir bohça düş katmak için şimdinin akışına tarihe sarkıyor bu denemeler gözlerini ufukta beliren gelecekten ayırmadan Serpileceği diyarları arıyor dilimizde sözcükler Söz şiire ve müziğe tutundukça bakışımıza bahşediyor yazı öncesine ait ne varsa yaşamdan yana

Librum Kitap
Sözler seslerin yüzümüze nakşeden dövmeleridir Doğu bu gök kubbenin altında vuku bulmuş tüm bilgelerin gölgesidir İşte bu gölge ile dövme arasında salınıyor imgelerimiz Bir kadının elleri olur yaşamın zarafeti dünyanın teninden insanın ruhundaki uçurumlara tırmanmıştır sanat edebiyat ve felsefe olmuştur kendi oluşunun seyrinde Doğu nun bilgeleri sözün kıyılarında gezinir düşlerimiz onların hatırına esirgemez bizden kendini Her solukta sözcüklerle tazelenir yaşam tutkumuz Yaşamın sert köşeli ve kıyıcı güçleri karşısında sanatla ve edebiyatla sağaltırız incinmiş ruhumuzun kabını Sığmadığımızda içine doğduğumuz dünyaya sözcüklerle kurarız uzamı sonsuz diyarları Şiir ve müziğin biçimlendirdiği Doğu kökendeki kader gibidir en uzaklardaki yakına ulaşmak için çıkılan yolculuklar diyarıdır Sözün araladığı kapılardan geçmek ardına düşülenin gölgesini ışık bellemek yüzeylerde derinliği ve ufukta beliren başka türden varlık biçimlerini adlarıyla çağırmak için eşiğimize kıyısında adımların suyun hafızasını Uzunca bir zamandır suskuyla dolmuştur hikâyesi insanın çağın ruhuna boyun eğmesin diye insan bilmenin ötesine sarkmalıdır kalbi avuçlarında Sussa da bütün ketumluğuyla geçmiş teklifsizce gevezelik etse de gelecek bizimle ayni dilin içinden konuşur şimdinin hakikati Şimdinin içinden geçerken susmak başka türden varlık tarzlarına da sağır eder çağın insanını Esirger kendini bizden geçmişin dinginliği geleceğin fısıltısı şimdiye mıhlanır kalırız hikayesiz Bir salkım sanat bir bohça düş katmak için şimdinin akışına tarihe sarkıyor bu denemeler gözlerini ufukta beliren gelecekten ayırmadan Serpileceği diyarları arıyor dilimizde sözcükler Söz şiire ve müziğe tutundukça bakışımıza bahşediyor yazı öncesine ait ne varsa yaşamdan yana

Librum Kitap
Sözler seslerin yüzümüze nakşeden dövmeleridir Doğu bu gök kubbenin altında vuku bulmuş tüm bilgelerin gölgesidir İşte bu gölge ile dövme arasında salınıyor imgelerimiz Bir kadının elleri olur yaşamın zarafeti dünyanın teninden insanın ruhundaki uçurumlara tırmanmıştır sanat edebiyat ve felsefe olmuştur kendi oluşunun seyrinde Doğu nun bilgeleri sözün kıyılarında gezinir düşlerimiz onların hatırına esirgemez bizden kendini Her solukta sözcüklerle tazelenir yaşam tutkumuz Yaşamın sert köşeli ve kıyıcı güçleri karşısında sanatla ve edebiyatla sağaltırız incinmiş ruhumuzun kabını Sığmadığımızda içine doğduğumuz dünyaya sözcüklerle kurarız uzamı sonsuz diyarları Şiir ve müziğin biçimlendirdiği Doğu kökendeki kader gibidir en uzaklardaki yakına ulaşmak için çıkılan yolculuklar diyarıdır Sözün araladığı kapılardan geçmek ardına düşülenin gölgesini ışık bellemek yüzeylerde derinliği ve ufukta beliren başka türden varlık biçimlerini adlarıyla çağırmak için eşiğimize kıyısında adımların suyun hafızasını Uzunca bir zamandır suskuyla dolmuştur hikâyesi insanın çağın ruhuna boyun eğmesin diye insan bilmenin ötesine sarkmalıdır kalbi avuçlarında Sussa da bütün ketumluğuyla geçmiş teklifsizce gevezelik etse de gelecek bizimle ayni dilin içinden konuşur şimdinin hakikati Şimdinin içinden geçerken susmak başka türden varlık tarzlarına da sağır eder çağın insanını Esirger kendini bizden geçmişin dinginliği geleceğin fısıltısı şimdiye mıhlanır kalırız hikayesiz Bir salkım sanat bir bohça düş katmak için şimdinin akışına tarihe sarkıyor bu denemeler gözlerini ufukta beliren gelecekten ayırmadan Serpileceği diyarları arıyor dilimizde sözcükler Söz şiire ve müziğe tutundukça bakışımıza bahşediyor yazı öncesine ait ne varsa yaşamdan yana

Librum Kitap
Sözler seslerin yüzümüze nakşeden dövmeleridir Doğu bu gök kubbenin altında vuku bulmuş tüm bilgelerin gölgesidir İşte bu gölge ile dövme arasında salınıyor imgelerimiz Bir kadının elleri olur yaşamın zarafeti dünyanın teninden insanın ruhundaki uçurumlara tırmanmıştır sanat edebiyat ve felsefe olmuştur kendi oluşunun seyrinde Doğu nun bilgeleri sözün kıyılarında gezinir düşlerimiz onların hatırına esirgemez bizden kendini Her solukta sözcüklerle tazelenir yaşam tutkumuz Yaşamın sert köşeli ve kıyıcı güçleri karşısında sanatla ve edebiyatla sağaltırız incinmiş ruhumuzun kabını Sığmadığımızda içine doğduğumuz dünyaya sözcüklerle kurarız uzamı sonsuz diyarları Şiir ve müziğin biçimlendirdiği Doğu kökendeki kader gibidir en uzaklardaki yakına ulaşmak için çıkılan yolculuklar diyarıdır Sözün araladığı kapılardan geçmek ardına düşülenin gölgesini ışık bellemek yüzeylerde derinliği ve ufukta beliren başka türden varlık biçimlerini adlarıyla çağırmak için eşiğimize kıyısında adımların suyun hafızasını Uzunca bir zamandır suskuyla dolmuştur hikâyesi insanın çağın ruhuna boyun eğmesin diye insan bilmenin ötesine sarkmalıdır kalbi avuçlarında Sussa da bütün ketumluğuyla geçmiş teklifsizce gevezelik etse de gelecek bizimle ayni dilin içinden konuşur şimdinin hakikati Şimdinin içinden geçerken susmak başka türden varlık tarzlarına da sağır eder çağın insanını Esirger kendini bizden geçmişin dinginliği geleceğin fısıltısı şimdiye mıhlanır kalırız hikayesiz Bir salkım sanat bir bohça düş katmak için şimdinin akışına tarihe sarkıyor bu denemeler gözlerini ufukta beliren gelecekten ayırmadan Serpileceği diyarları arıyor dilimizde sözcükler Söz şiire ve müziğe tutundukça bakışımıza bahşediyor yazı öncesine ait ne varsa yaşamdan yana

Librum
Sözler seslerin yüzümüze nakşeden dövmeleridir Doğu bu gök kubbenin altında vuku bulmuş tüm bilgelerin gölgesidir İşte bu gölge ile dövme arasında salınıyor imgelerimiz Bir kadının elleri olur yaşamın zarafeti dünyanın teninden insanın ruhundaki uçurumlara tırmanmıştır sanat edebiyat ve felsefe olmuştur kendi oluşunun seyrinde Doğu nun bilgeleri sözün kıyılarında gezinir düşlerimiz onların hatırına esirgemez bizden kendini Her solukta sözcüklerle tazelenir yaşam tutkumuz Yaşamın sert köşeli ve kıyıcı güçleri karşısında sanatla ve edebiyatla sağaltırız incinmiş ruhumuzun kabını Sığmadığımızda içine doğduğumuz dünyaya sözcüklerle kurarız uzamı sonsuz diyarları Şiir ve müziğin biçimlendirdiği Doğu kökendeki kader gibidir en uzaklardaki yakına ulaşmak için çıkılan yolculuklar diyarıdır Sözün araladığı kapılardan geçmek ardına düşülenin gölgesini ışık bellemek yüzeylerde derinliği ve ufukta beliren başka türden varlık biçimlerini adlarıyla çağırmak için eşiğimize kıyısında adımların suyun hafızasını Uzunca bir zamandır suskuyla dolmuştur hikâyesi insanın çağın ruhuna boyun eğmesin diye insan bilmenin ötesine sarkmalıdır kalbi avuçlarında Sussa da bütün ketumluğuyla geçmiş teklifsizce gevezelik etse de gelecek bizimle ayni dilin içinden konuşur şimdinin hakikati Şimdinin içinden geçerken susmak başka türden varlık tarzlarına da sağır eder çağın insanını Esirger kendini bizden geçmişin dinginliği geleceğin fısıltısı şimdiye mıhlanır kalırız hikâyesiz Bir salkım sanat bir bohça düş katmak için şimdinin akışına tarihe sarkıyor bu denemeler gözlerini ufukta beliren gelecekten ayırmadan Serpileceği diyarları arıyor dilimizde sözcükler Söz şiire ve müziğe tutundukça bakışımıza bahşediyor yazı öncesine ait ne varsa yaşamdan yana