Çiçekten Harman Olmaz — Şerif Aydemir

Çiçekten Harman Olmaz
Şerif AydemirÖtüken Neşriyat
Çiçekten Harman Olmaz
Şerif AydemirTarıkın gözleri yükseklerden akan bir nehrin burgacına düşmüştü sanki bir türlü kurtulamıyor baktıkça bakası geliyordu Gönüle Çünkü Gönül tam bu esnada o pürüzsüz ve ışıltılı yüzünü eğiyor eğiyor götürüp iştahla söylediği türkünün nağmelerine yaslıyordu bir çiçek demeti gibi Bakışlarına ne kadar çok masumiyet yüklemeyi biliyordu bu kadın Altın parıltılı saçlarını beyaz teninin üstüne yıkıyor sonra başını gerilere atıyor hafif bir boyun hareketiyle saçlarını dalgalandırıyor iki yana dağıtıyor uçmaya hazırlanan beyaz bir güvercin gibi müziğin ritmine göre kollarını çırpıyordu Çiçekten harman olmaz Yâr derde derman olmaz Darılmış güle bülbül Gelip dalına konmaz Loyloy diloy loy loy loy diloy loy Böyle türkü mü söylenirdi Bir ses bu kadar mı berrak dökülürdü ince bir ağızdan Tarıkın taşkın duyguları başıboş sular gibi uzana uzana akıp gidiyordu Türkünün arasında bağlamanın telleri bayatî makamına geçince Gönül yavaş yavaş sahneden indi bir garson yetişip eteğini tutmaya çalıştı ama o kayıtsız bir tavırla bir kaç adımda Tarıkın başına dikildi Çok keskin çıldırtan bir koku bulutu da onunla birlikte gelip yerleşti masaya

Ötüken Neşriyat
Tarık ın gözleri yükseklerden akan bir nehrin burgacına düşmüştü sanki bir türlü kurtulamıyor baktıkça bakası geliyordu Gönül e Çünkü Gönül tam bu esnada o pürüzsüz ve ışıltılı yüzünü eğiyor eğiyor götürüp iştahla söylediği türkünün nağmelerine yaslıyordu bir çiçek demeti gibi Bakışlarına ne kadar çok masumiyet yüklemeyi biliyordu bu kadın Altın parıltılı saçlarını beyaz teninin üstüne yıkıyor sonra başını gerilere atıyor hafif bir boyun hareketiyle saçlarını dalgalandırıyor iki yana dağıtıyor uçmaya hazırlanan beyaz bir güvercin gibi müziğin ritmine göre kollarını çırpıyordu Çiçekten harman olmaz Yâr derde derman olmaz Darılmış güle bülbül Gelip dalına konmaz Loyloy diloy loy loy loy diloy loy Böyle türkü mü söylenirdi Bir ses bu kadar mı berrak dökülürdü ince bir ağızdan Tarık ın taşkın duyguları başıboş sular gibi uzana uzana akıp gidiyordu Türkünün arasında bağlamanın telleri bayatî makamına geçince Gönül yavaş yavaş sahneden indi bir garson yetişip eteğini tutmaya çalıştı ama o kayıtsız bir tavırla bir kaç adımda Tarık ın başına dikildi Çok keskin çıldırtan bir koku bulutu da onunla birlikte gelip yerleşti masaya

Ötüken Neşriyat
Tarık ın gözleri yükseklerden akan bir nehrin burgacına düşmüştü sanki bir türlü kurtulamıyor baktıkça bakası geliyordu Gönül e Çünkü Gönül tam bu esnada o pürüzsüz ve ışıltılı yüzünü eğiyor eğiyor götürüp iştahla söylediği türkünün nağmelerine yaslıyordu bir çiçek demeti gibi Bakışlarına ne kadar çok masumiyet yüklemeyi biliyordu bu kadın Altın parıltılı saçlarını beyaz teninin üstüne yıkıyor sonra başını gerilere atıyor hafif bir boyun hareketiyle saçlarını dalgalandırıyor iki yana dağıtıyor uçmaya hazırlanan beyaz bir güvercin gibi müziğin ritmine göre kollarını çırpıyordu Çiçekten harman olmaz Yâr derde derman olmaz Darılmış güle bülbül Gelip dalına konmaz Loyloy diloy loy loy loy diloy loy Böyle türkü mü söylenirdi Bir ses bu kadar mı berrak dökülürdü ince bir ağızdan Tarık ın taşkın duyguları başıboş sular gibi uzana uzana akıp gidiyordu Türkünün arasında bağlamanın telleri bayatî makamına geçince Gönül yavaş yavaş sahneden indi bir garson yetişip eteğini tutmaya çalıştı ama o kayıtsız bir tavırla bir kaç adımda Tarık ın başına dikildi Çok keskin çıldırtan bir koku bulutu da onunla birlikte gelip yerleşti masaya

Ötüken Neşriyat
Tarık ın gözleri yükseklerden akan bir nehrin burgacına düşmüştü sanki bir türlü kurtulamıyor baktıkça bakası geliyordu Gönül e Çünkü Gönül tam bu esnada o pürüzsüz ve ışıltılı yüzünü eğiyor eğiyor götürüp iştahla söylediği türkünün nağmelerine yaslıyordu bir çiçek demeti gibi Bakışlarına ne kadar çok masumiyet yüklemeyi biliyordu bu kadın Altın parıltılı saçlarını beyaz teninin üstüne yıkıyor sonra başını gerilere atıyor hafif bir boyun hareketiyle saçlarını dalgalandırıyor iki yana dağıtıyor uçmaya hazırlanan beyaz bir güvercin gibi müziğin ritmine göre kollarını çırpıyordu Çiçekten harman olmaz Yâr derde derman olmaz Darılmış güle bülbül Gelip dalına konmaz Loyloy diloy loy loy loy diloy loy Böyle türkü mü söylenirdi Bir ses bu kadar mı berrak dökülürdü ince bir ağızdan Tarık ın taşkın duyguları başıboş sular gibi uzana uzana akıp gidiyordu Türkünün arasında bağlamanın telleri bayatî makamına geçince Gönül yavaş yavaş sahneden indi bir garson yetişip eteğini tutmaya çalıştı ama o kayıtsız bir tavırla bir kaç adımda Tarık ın başına dikildi Çok keskin çıldırtan bir koku bulutu da onunla birlikte gelip yerleşti masaya

Ötüken Neşriyat
Tarık ın gözleri yükseklerden akan bir nehrin burgacına düşmüştü sanki bir türlü kurtulamıyor baktıkça bakası geliyordu Gönül e Çünkü Gönül tam bu esnada o pürüzsüz ve ışıltılı yüzünü eğiyor eğiyor götürüp iştahla söylediği türkünün nağmelerine yaslıyordu bir çiçek demeti gibi Bakışlarına ne kadar çok masumiyet yüklemeyi biliyordu bu kadın Altın parıltılı saçlarını beyaz teninin üstüne yıkıyor sonra başını gerilere atıyor hafif bir boyun hareketiyle saçlarını dalgalandırıyor iki yana dağıtıyor uçmaya hazırlanan beyaz bir güvercin gibi müziğin ritmine göre kollarını çırpıyordu Çiçekten harman olmaz Yâr derde derman olmaz Darılmış güle bülbül Gelip dalına konmaz Loyloy diloy loy loy loy diloy loy Böyle türkü mü söylenirdi Bir ses bu kadar mı berrak dökülürdü ince bir ağızdan Tarık ın taşkın duyguları başıboş sular gibi uzana uzana akıp gidiyordu Türkünün arasında bağlamanın telleri bayatî makamına geçince Gönül yavaş yavaş sahneden indi bir garson yetişip eteğini tutmaya çalıştı ama o kayıtsız bir tavırla bir kaç adımda Tarık ın başına dikildi Çok keskin çıldırtan bir koku bulutu da onunla birlikte gelip yerleşti masaya

Ötüken Neşriyat
Tarık ın gözleri yükseklerden akan bir nehrin burgacına düşmüştü sanki bir türlü kurtulamıyor baktıkça bakası geliyordu Gönül e Çünkü Gönül tam bu esnada o pürüzsüz ve ışıltılı yüzünü eğiyor eğiyor götürüp iştahla söylediği türkünün nağmelerine yaslıyordu bir çiçek demeti gibi Bakışlarına ne kadar çok masumiyet yüklemeyi biliyordu bu kadın Altın parıltılı saçlarını beyaz teninin üstüne yıkıyor sonra başını gerilere atıyor hafif bir boyun hareketiyle saçlarını dalgalandırıyor iki yana dağıtıyor uçmaya hazırlanan beyaz bir güvercin gibi müziğin ritmine göre kollarını çırpıyordu Çiçekten harman olmaz Yâr derde derman olmaz Darılmış güle bülbül Gelip dalına konmaz Loyloy diloy loy loy loy diloy loy Böyle türkü mü söylenirdi Bir ses bu kadar mı berrak dökülürdü ince bir ağızdan Tarık ın taşkın duyguları başıboş sular gibi uzana uzana akıp gidiyordu Türkünün arasında bağlamanın telleri bayatî makamına geçince Gönül yavaş yavaş sahneden indi bir garson yetişip eteğini tutmaya çalıştı ama o kayıtsız bir tavırla bir kaç adımda Tarık ın başına dikildi Çok keskin çıldırtan bir koku bulutu da onunla birlikte gelip yerleşti masaya

Ötüken
Tarık ın gözleri yükseklerden akan bir nehrin burgacına düşmüştü sanki bir türlü kurtulamıyor baktıkça bakası geliyordu Gönül e Çünkü Gönül tam bu esnada o pürüzsüz ve ışıltılı yüzünü eğiyor eğiyor götürüp iştahla söylediği türkünün nağmelerine yaslıyordu bir çiçek demeti gibi Bakışlarına ne kadar çok masumiyet yüklemeyi biliyordu bu kadın Altın parıltılı saçlarını beyaz teninin üstüne yıkıyor sonra başını gerilere atıyor hafif bir boyun hareketiyle saçlarını dalgalandırıyor iki yana dağıtıyor uçmaya hazırlanan beyaz bir güvercin gibi müziğin ritmine göre kollarını çırpıyordu Çiçekten harman olmaz Yâr derde derman olmaz Darılmış güle bülbül Gelip dalına konmaz Loyloy diloy loy loy loy diloy loy Böyle türkü mü söylenirdi Bir ses bu kadar mı berrak dökülürdü ince bir ağızdan Tarık ın taşkın duyguları başıboş sular gibi uzana uzana akıp gidiyordu Türkünün arasında bağlamanın telleri bayatî makamına geçince Gönül yavaş yavaş sahneden indi bir garson yetişip eteğini tutmaya çalıştı ama o kayıtsız bir tavırla bir kaç adımda Tarık ın başına dikildi Çok keskin çıldırtan bir koku bulutu da onunla birlikte gelip yerleşti masaya

Ötüken Neşriyat
Tarık ın gözleri yükseklerden akan bir nehrin burgacına düşmüştü sanki bir türlü kurtulamıyor baktıkça bakası geliyordu Gönül e Çünkü Gönül tam bu esnada o pürüzsüz ve ışıltılı yüzünü eğiyor eğiyor götürüp iştahla söylediği türkünün nağmelerine yaslıyordu bir çiçek demeti gibi Bakışlarına ne kadar çok masumiyet yüklemeyi biliyordu bu kadın Altın parıltılı saçlarını beyaz teninin üstüne yıkıyor sonra başını gerilere atıyor hafif bir boyun hareketiyle saçlarını dalgalandırıyor iki yana dağıtıyor uçmaya hazırlanan beyaz bir güvercin gibi müziğin ritmine göre kollarını çırpıyordu Çiçekten harman olmaz Yâr derde derman olmaz Darılmış güle bülbül Gelip dalına konmaz Loyloy diloy loy loy loy diloy loy Böyle türkü mü söylenirdi Bir ses bu kadar mı berrak dökülürdü ince bir ağızdan Tarık ın taşkın duyguları başıboş sular gibi uzana uzana akıp gidiyordu Türkünün arasında bağlamanın telleri bayatî makamına geçince Gönül yavaş yavaş sahneden indi bir garson yetişip eteğini tutmaya çalıştı ama o kayıtsız bir tavırla bir kaç adımda Tarık ın başına dikildi Çok keskin çıldırtan bir koku bulutu da onunla birlikte gelip yerleşti masaya

Ötüken Neşriyat
Tarık ın gözleri yükseklerden akan bir nehrin burgacına düşmüştü sanki bir türlü kurtulamıyor baktıkça bakası geliyordu Gönül e Çünkü Gönül tam bu esnada o pürüzsüz ve ışıltılı yüzünü eğiyor eğiyor götürüp iştahla söylediği türkünün nağmelerine yaslıyordu bir çiçek demeti gibi Bakışlarına ne kadar çok masumiyet yüklemeyi biliyordu bu kadın Altın parıltılı saçlarını beyaz teninin üstüne yıkıyor sonra başını gerilere atıyor hafif bir boyun hareketiyle saçlarını dalgalandırıyor iki yana dağıtıyor uçmaya hazırlanan beyaz bir güvercin gibi müziğin ritmine göre kollarını çırpıyordu Çiçekten harman olmaz Yâr derde derman olmaz Darılmış güle bülbül Gelip dalına konmaz Loyloy diloy loy loy loy diloy loy Böyle türkü mü söylenirdi Bir ses bu kadar mı berrak dökülürdü ince bir ağızdan Tarık ın taşkın duyguları başıboş sular gibi uzana uzana akıp gidiyordu Türkünün arasında bağlamanın telleri bayatî makamına geçince Gönül yavaş yavaş sahneden indi bir garson yetişip eteğini tutmaya çalıştı ama o kayıtsız bir tavırla bir kaç adımda Tarık ın başına dikildi Çok keskin çıldırtan bir koku bulutu da onunla birlikte gelip yerleşti masaya img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img