MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Cihan Harbi ve Türk Ermeni Meselesi — Ahmet Rüstem Bey

Cihan Harbi ve Türk Ermeni Meselesi
11,11
Etnik SorunlarOsmanlı Tarihi

Cihan Harbi ve Türk Ermeni Meselesi

Ahmet Rüstem Bey

Bilge Kültür Sanat

2000-01-01
Karton135-195-02.HamurTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

Cihan Harbi ve Türk Ermeni Meselesi

Ahmet Rüstem Bey

Bu kitabın yazarı Ahmed Rüstem Bey Osmanlı diplomatlarındandır 1862 de Midilli de doğmuş ve 1935 te Avrupa da ölmüştür Babası Osmanlı hizmetlerine giren Bilinski adında bir Polonyalıdır ve Müslüman olup Sadeddin Nihad Paşa adını almıştır Midilli de babasının memuriyeti esnasında doğmuş olan Ahmmed Rüstem Bey 1882 den başlayarak Hariciye Nezaretinde önemli görevlerde bulundu Bu arada Osmanlı devleti adına ABD de ikinci katiplik ve maslahatgüzarlık gibi çeşitli görevler yaptı Daha sonra Karadağ Prensliği nin o zamanki baş şehri Cetine de 1911 sonra Washington da büyük elçi 1914 oldu Daha sonra yurda döndü Sivas Kongresi ne katılarak Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti temsilciler heyeti üyesi oldu Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Ankara mebusu seçildi ve İstanbul a gitti 16 Mart 1920 de Meclis dağılınca tekrar Ankara ya döndü 2 Eylül 1920 de milletvekilliğinden istifa edip Avrupa ya gitmek üzere aynı yıl Türkiye den ayrıldı Avrupa daki hayatı hakkında bilgimiz yok Türkiye hükümetinin kendisine ölünceye kadar maaş bağladığı ve başka bir geliri olmadığı kaynaklarda belirtiliyor İhtirasların ve duyguların son derece ağır bastığı bu meselede iddia edildiği gibi Türkiye nin ve Türk halkının suçlu olmadığını isbat etmeyi amaçlayan bu tartışmada kalemimi ne kadar samimi ve inançlı olarak kullandığım konusunda sadece bu savunmanın altına imzamı koymuş olmam bile bana göre yeterli bir ağırlık ve ciddiyet ifade eder çünkü burada Ermeni komiteleri ve İtilaf devletleriyle ilgili çok acı gerçekleri gözler önüne seriyorum Bu eseri bitirirken yazdığım son sözü burada bir kere daha tekrar ederek diyorum ki bir Osmanlı olarak Türklerle Ermeniler arasındaki bu ayrılıktan büyük bir üzüntü duyuyorum Halbuki kader onların bir arada ve birlikte yaşamalarını istemişti Tarihe karşı bu cinayeti işleyenler ve böylece tarihin akışını değiştirenler kendilerine gelmeli ve Ermeniler lanetlerini onlara yöneltmeli ve saklamalıdır Arka Kapak

Kita Kitap
13,89

Bilge Kültür Sanat

1. baskı215 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kitap Yurdu

BİLGE KÜLTÜR SANAT

16.05.2001216 sf.
Karton Kapak13.5 x 21.5 cm3. Hm. KağıtTÜRKÇE

çev. Son Cengiz Aydın

Kitap Yurdu

Bu kitabın yazarı Ahmed Rüstem Bey Osmanlı diplomatlarındandır 1862 de Midilli de doğmuş ve 1935 te Avrupa da ölmüştür Babası Osmanlı hizmetlerine giren Bilinski adında bir Polonyalıdır ve Müslüman olup Sadeddin Nihad Paşa adını almıştır Midilli de babasının memuriyeti esnasında doğmuş olan Ahmmed Rüstem Bey 1882 den başlayarak Hariciye Nezaretinde önemli görevlerde bulundu Bu arada Osmanlı devleti adına ABD de ikinci katiplik ve maslahatgüzarlık gibi çeşitli görevler yaptı Daha sonra Karadağ Prensliği nin o zamanki baş şehri Cetine de 1911 sonra Washington da büyük elçi 1914 oldu Daha sonra yurda döndü Sivas kongresine katılarak Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti temsilciler heyeti üyesi oldu Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Ankara mebusu seçildi ve İstanbul a gitti 16 Mart 1920 de Meclis dağılınca tekrar Ankara ya döndü 2 Eylül 1920 de milletvekilliğinden istifa edip Avrupa ya gitmek üzere aynı yıl Türkiye den ayrıldı Avrupada ki hayatı hakkında bilgimiz yok Türkiye hükümetinin kendisine ölünceye kadar maaş bağladığı ve başka bir geliri olmadığı kaynaklarda belirtiliyor İhtirasların ve duyguların son derece ağır bastığı bu meselede iddia edildiği gibi Türkiye nin ve Türk halkının suçlu olmadığını isbat etmeyi amaçlayan bu tartışmada kalemimi ne kadar samimi ve inançlı olarak kullandığım konusunda sadece bu savunmanın altına imzamı koymuş olmam bile bana göre yeterli bir ağırlık ve ciddiyet ifade eder çünkü burada Ermeni komiteleri ve İtilaf devletleriyle ilgili çok acı gerçekleri gözler önüne seriyorum Bu eseri bitirirken yazdığım son sözü burada bir kere daha tekrar ederek diyorum ki bir Osmanlı olarak Türklerle Ermeniler arasındaki bu ayrılıktan büyük bir üzüntü duyuyorum Halbuki kader onların bir arada ve birlikte yaşamalarını istemişti Tarihe karşı bu cinayeti işleyenler ve böylece tarihin akışını değiştirenler kendilerine gelmeli ve Ermeniler lanetlerini onlara yöneltmeli ve saklamalıdır