Çıktığım Zıvana — Zeynep Delav

Çıktığım Zıvana
Zeynep DelavEverest Yayınları
Çıktığım Zıvana
Zeynep DelavSevmediği ne varsa yok etmeye çalışırken o yok etmeye çalıştığı şeye benziyordu Bir aradalık ara yerdelik yerini dilini anlamını bulamamışlık ve bundan doğan yabanlık yabancılık ve tuhaf yalnızlıklar Zeynep Delav Çıktığım Zıvana da dünyada olmanın ağırlığını bu ağırlıkla yaşamanın zorluğunu insanın kendi olmaktan uzaklaşmasını bununla baş etmenin hem bireysel hem toplumsal zorluklarını sesi her adımda daha gür çıkan üslubuyla dilin imkânlarını genişleterek öyküleştiriyor en çok da türlü kadınlık halleriyle delirmenin zıvanadan çıkmanın eşiğindeki kırılgan ruhların seslerini duyurarak Ne oldu tamam mı kuzu kafasına yaptığın büyü diye sordu kadın Gülseren elinde bir tepsiyle Yaptık ki çağırdık seni diyerek karşısına oturdu İçinde bir koyun Gülseren in deyişiyle kuzu kafası vardı amaüstüne yazılanlardan hayvanın etinin rengi bile görünmüyordu Mavi mürekkeple yazılan Arap harflerini okumak mümkün değildi Sadece iki parlak göz iki kadına bakıyordu Bu hayvanın gözlerini niye çıkarmamışlar dedi kadın ürkerek Kocan geri dönsün diye gözünü oymayacağın varlık yok Senin gözler maşallah fıldır fıldır ne olur canı olmayan hayvanınki üstünde dursa Yok illa hanım her şeyi kendisigörecek diye kalayladı Gülseren

Everest Yayınları
Sevmediği ne varsa yok etmeye çalışırken o yok etmeye çalıştığı şeye benziyordu Bir aradalık ara yerdelik yerini dilini anlamını bulamamışlık ve bundan doğan yabanlık yabancılık ve tuhaf yalnızlıklar Zeynep Delav Çıktığım Zıvana da dünyada olmanın ağırlığını bu ağırlıkla yaşamanın zorluğunu insanın kendi olmaktan uzaklaşmasını bununla baş etmenin hem bireysel hem toplumsal zorluklarını sesi her adımda daha gür çıkan üslubuyla dilin imkânlarını genişleterek öyküleştiriyor en çok da türlü kadınlık halleriyle delirmenin zıvanadan çıkmanın eşiğindeki kırılgan ruhların seslerini duyurarak Ne oldu tamam mı kuzu kafasına yaptığın büyü diye sordu kadın Gülseren elinde bir tepsiyle Yaptık ki çağırdık seni diyerek karşısına oturdu İçinde bir koyun Gülseren in deyişiyle kuzu kafası vardı ama üstüne yazılanlardan hayvanın etinin rengi bile görünmüyordu Mavi mürekkeple yazılan Arap harflerini okumak mümkün değildi Sadece iki parlak göz iki kadına bakıyordu Bu hayvanın gözlerini niye çıkarmamışlar dedi kadın ürkerek Kocan geri dönsün diye gözünü oymayacağın varlık yok Senin gözler maşallah fıldır fıldır ne olur canı olmayan hayvanınki üstünde dursa Yok illa hanım her şeyi kendisi görecek diye kalayladı Gülseren

Everest Yayınları
Sevmediği ne varsa yok etmeye çalışırken o yok etmeye çalıştığı şeye benziyordu Bir aradalık ara yerdelik yerini dilini anlamını bulamamışlık ve bundan doğan yabanlık yabancılık ve tuhaf yalnızlıklar Zeynep Delav Çıktığım Zıvana da dünyada olmanın ağırlığını bu ağırlıkla yaşamanın zorluğunu insanın kendi olmaktan uzaklaşmasını bununla baş etmenin hem bireysel hem toplumsal zorluklarını sesi her adımda daha gür çıkan üslubuyla dilin imkânlarını genişleterek öyküleştiriyor en çok da türlü kadınlık halleriyle delirmenin zıvanadan çıkmanın eşiğindeki kırılgan ruhların seslerini duyurarak Ne oldu tamam mı kuzu kafasına yaptığın büyü diye sordu kadın Gülseren elinde bir tepsiyle Yaptık ki çağırdık seni diyerek karşısına oturdu İçinde bir koyun Gülseren in deyişiyle kuzu kafası vardı ama üstüne yazılanlardan hayvanın etinin rengi bile görünmüyordu Mavi mürekkeple yazılan Arap harflerini okumak mümkün değildi Sadece iki parlak göz iki kadına bakıyordu Bu hayvanın gözlerini niye çıkarmamışlar dedi kadın ürkerek Kocan geri dönsün diye gözünü oymayacağın varlık yok Senin gözler maşallah fıldır fıldır ne olur canı olmayan hayvanınki üstünde dursa Yok illa hanım her şeyi kendisi görecek diye kalayladı Gülseren

Everest Yayınları
Sevmediği ne varsa yok etmeye çalışırken o yok etmeye çalıştığı şeye benziyordu Bir aradalık ara yerdelik yerini dilini anlamını bulamamışlık ve bundan doğan yabanlık yabancılık ve tuhaf yalnızlıklar Zeynep Delav Çıktığım Zıvana da dünyada olmanın ağırlığını bu ağırlıkla yaşamanın zorluğunu insanın kendi olmaktan uzaklaşmasını bununla baş etmenin hem bireysel hem toplumsal zorluklarını sesi her adımda daha gür çıkan üslubuyla dilin imkânlarını genişleterek öyküleştiriyor en çok da türlü kadınlık halleriyle delirmenin zıvanadan çıkmanın eşiğindeki kırılgan ruhların seslerini duyurarak Ne oldu tamam mı kuzu kafasına yaptığın büyü diye sordu kadın Gülseren elinde bir tepsiyle Yaptık ki çağırdık seni diyerek karşısına oturdu İçinde bir koyun Gülseren in deyişiyle kuzu kafası vardı ama üstüne yazılanlardan hayvanın etinin rengi bile görünmüyordu Mavi mürekkeple yazılan Arap harflerini okumak mümkün değildi Sadece iki parlak göz iki kadına bakıyordu Bu hayvanın gözlerini niye çıkarmamışlar dedi kadın ürkerek Kocan geri dönsün diye gözünü oymayacağın varlık yok Senin gözler maşallah fıldır fıldır ne olur canı olmayan hayvanınki üstünde dursa Yok illa hanım her şeyi kendisi görecek diye kalayladı Gülseren Tanıtım Bülteninden

Sevmediği ne varsa yok etmeye çalışırken o yok etmeye çalıştığı şeye benziyordu

EVEREST YAYINLARI
Sevmediği ne varsa yok etmeye çalışırken o yok etmeye çalıştığı şeye benziyordu Bir aradalık ara yerdelik yerini dilini anlamını bulamamışlık ve bundan doğan yabanlık yabancılık ve tuhaf yalnızlıklar Zeynep Delav Çıktığım Zıvana da dünyada olmanın ağırlığını bu ağırlıkla yaşamanın zorluğunu insanın kendi olmaktan uzaklaşmasını bununla baş etmenin hem bireysel hem toplumsal zorluklarını sesi her adımda daha gür çıkan üslubuyla dilin imkânlarını genişleterek öyküleştiriyor en çok da türlü kadınlık halleriyle delirmenin zıvanadan çıkmanın eşiğindeki kırılgan ruhların seslerini duyurarak Ne oldu tamam mı kuzu kafasına yaptığın büyü diye sordu kadın Gülseren elinde bir tepsiyle Yaptık ki çağırdık seni diyerek karşısına oturdu İçinde bir koyun Gülseren in deyişiyle kuzu kafası vardı ama üstüne yazılanlardan hayvanın etinin rengi bile görünmüyordu Mavi mürekkeple yazılan Arap harflerini okumak mümkün değildi Sadece iki parlak göz iki kadına bakıyordu Bu hayvanın gözlerini niye çıkarmamışlar dedi kadın ürkerek Kocan geri dönsün diye gözünü oymayacağın varlık yok Senin gözler maşallah fıldır fıldır ne olur canı olmayan hayvanınki üstünde dursa Yok illa hanım her şeyi kendisi görecek diye kalayladı Gülseren

Everest Yayınları
Sevmediği ne varsa yok etmeye çalışırken o yok etmeye çalıştığı şeye benziyordu Bir aradalık ara yerdelik yerini dilini anlamını bulamamışlık ve bundan doğan yabanlık yabancılık ve tuhaf yalnızlıklar Zeynep Delav Çıktığım Zıvana da dünyada olmanın ağırlığını bu ağırlıkla yaşamanın zorluğunu insanın kendi olmaktan uzaklaşmasını bununla baş etmenin hem bireysel hem toplumsal zorluklarını sesi her adımda daha gür çıkan üslubuyla dilin imkânlarını genişleterek öyküleştiriyor en çok da türlü kadınlık halleriyle delirmenin zıvanadan çıkmanın eşiğindeki kırılgan ruhların seslerini duyurarak Ne oldu tamam mı kuzu kafasına yaptığın büyü diye sordu kadın Gülseren elinde bir tepsiyle Yaptık ki çağırdık seni diyerek karşısına oturdu İçinde bir koyun Gülseren in deyişiyle kuzu kafası vardı ama üstüne yazılanlardan hayvanın etinin rengi bile görünmüyordu Mavi mürekkeple yazılan Arap harflerini okumak mümkün değildi Sadece iki parlak göz iki kadına bakıyordu Bu hayvanın gözlerini niye çıkarmamışlar dedi kadın ürkerek Kocan geri dönsün diye gözünü oymayacağın varlık yok Senin gözler maşallah fıldır fıldır ne olur canı olmayan hayvanınki üstünde dursa Yok illa hanım her şeyi kendisi görecek diye kalayladı Gülseren

Everest
Sevmediği ne varsa yok etmeye çalışırken o yok etmeye çalıştığı şeye benziyordu Bir aradalık ara yerdelik yerini dilini anlamını bulamamışlık ve bundan doğan yabanlık yabancılık ve tuhaf yalnızlıklar Zeynep Delav Çıktığım Zıvana da dünyada olmanın ağırlığını bu ağırlıkla yaşamanın zorluğunu insanın kendi olmaktan uzaklaşmasını bununla baş etmenin hem bireysel hem toplumsal zorluklarını sesi her adımda daha gür çıkan üslubuyla dilin imkânlarını genişleterek öyküleştiriyor en çok da türlü kadınlık halleriyle delirmenin zıvanadan çıkmanın eşiğindeki kırılgan ruhların seslerini duyurarak Ne oldu tamam mı kuzu kafasına yaptığın büyü diye sordu kadın Gülseren elinde bir tepsiyle Yaptık ki çağırdık seni diyerek karşısına oturdu İçinde bir koyun Gülseren in deyişiyle kuzu kafası vardı ama üstüne yazılanlardan hayvanın etinin rengi bile görünmüyordu Mavi mürekkeple yazılan Arap harflerini okumak mümkün değildi Sadece iki parlak göz iki kadına bakıyordu Bu hayvanın gözlerini niye çıkarmamışlar dedi kadın ürkerek Kocan geri dönsün diye gözünü oymayacağın varlık yok Senin gözler maşallah fıldır fıldır ne olur canı olmayan hayvanınki üstünde dursa Yok illa hanım her şeyi kendisi görecek diye kalayladı Gülseren

Everest Yayınları
Sevmediği ne varsa yok etmeye çalışırken o yok etmeye çalıştığı şeye benziyordu Bir aradalık ara yerdelik yerini dilini anlamını bulamamışlık ve bundan doğan yabanlık yabancılık ve tuhaf yalnızlıklar Zeynep Delav Çıktığım Zıvana da dünyada olmanın ağırlığını bu ağırlıkla yaşamanın zorluğunu insanın kendi olmaktan uzaklaşmasını bununla baş etmenin hem bireysel hem toplumsal zorluklarını sesi her adımda daha gür çıkan üslubuyla dilin imkânlarını genişleterek öyküleştiriyor en çok da türlü kadınlık halleriyle delirmenin zıvanadan çıkmanın eşiğindeki kırılgan ruhların seslerini duyurarak Ne oldu tamam mı kuzu kafasına yaptığın büyü diye sordu kadın Gülseren elinde bir tepsiyle Yaptık ki çağırdık seni diyerek karşısına oturdu İçinde bir koyun Gülseren in deyişiyle kuzu kafası vardı amaüstüne yazılanlardan hayvanın etinin rengi bile görünmüyordu Mavi mürekkeple yazılan Arap harflerini okumak mümkün değildi Sadece iki parlak göz iki kadına bakıyordu Bu hayvanın gözlerini niye çıkarmamışlar dedi kadın ürkerek Kocan geri dönsün diye gözünü oymayacağın varlık yok Senin gözler maşallah fıldır fıldır ne olur canı olmayan hayvanınki üstünde dursa Yok illa hanım her şeyi kendisigörecek diye kalayladı Gülseren

Everest Yayınları
Sevmediği ne varsa yok etmeye çalışırken o yok etmeye çalıştığı şeye benziyordu Bir aradalık ara yerdelik yerini dilini anlamını bulamamışlık ve bundan doğan yabanlık yabancılık ve tuhaf yalnızlıklar Zeynep Delav Çıktığım Zıvana da dünyada olmanın ağırlığını bu ağırlıkla yaşamanın zorluğunu insanın kendi olmaktan uzaklaşmasını bununla baş etmenin hem bireysel hem toplumsal zorluklarını sesi her adımda daha gür çıkan üslubuyla dilin imkânlarını genişleterek öyküleştiriyor en çok da türlü kadınlık halleriyle delirmenin zıvanadan çıkmanın eşiğindeki kırılgan ruhların seslerini duyurarak Ne oldu tamam mı kuzu kafasına yaptığın büyü diye sordu kadın Gülseren elinde bir tepsiyle Yaptık ki çağırdık seni diyerek karşısına oturdu İçinde bir koyun Gülseren in deyişiyle kuzu kafası vardı ama üstüne yazılanlardan hayvanın etinin rengi bile görünmüyordu Mavi mürekkeple yazılan Arap harflerini okumak mümkün değildi Sadece iki parlak göz iki kadına bakıyordu Bu hayvanın gözlerini niye çıkarmamışlar dedi kadın ürkerek Kocan geri dönsün diye gözünü oymayacağın varlık yok Senin gözler maşallah fıldır fıldır ne olur canı olmayan hayvanınki üstünde dursa Yok illa hanım her şeyi kendisi görecek diye kalayladı Gülseren img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Everest Yayınları
Sevmediği ne varsa yok etmeye çalışırken o yok etmeye çalıştığı şeye benziyordu Bir aradalık ara yerdelik yerini dilini anlamını bulamamışlık ve bundan doğan yabanlık yabancılık ve tuhaf yalnızlıklar Zeynep Delav Çıktığım Zıvana da dünyada olmanın ağırlığını bu ağırlıkla yaşamanın zorluğunu insanın kendi olmaktan uzaklaşmasını bununla baş etmenin hem bireysel hem toplumsal zorluklarını sesi her adımda daha gür çıkan üslubuyla dilin imkânlarını genişleterek öyküleştiriyor en çok da türlü kadınlık halleriyle delirmenin zıvanadan çıkmanın eşiğindeki kırılgan ruhların seslerini duyurarak Ne oldu tamam mı kuzu kafasına yaptığın büyü diye sordu kadın Gülseren elinde bir tepsiyle Yaptık ki çağırdık seni diyerek karşısına oturdu İçinde bir koyun Gülseren in deyişiyle kuzu kafası vardı ama üstüne yazılanlardan hayvanın etinin rengi bile görünmüyordu Mavi mürekkeple yazılan Arap harflerini okumak mümkün değildi Sadece iki parlak göz iki kadına bakıyordu Bu hayvanın gözlerini niye çıkarmamışlar dedi kadın ürkerek Kocan geri dönsün diye gözünü oymayacağın varlık yok Senin gözler maşallah fıldır fıldır ne olur canı olmayan hayvanınki üstünde dursa Yok illa hanım her şeyi kendisi görecek diye kalayladı Gülseren