MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Çinare — Bahadır Karasulu

Çinare
213,74
RomanRoman YerliRoman Aşk Macera

Çinare

Bahadır Karasulu

ANGE YAYINLARI

09.10.2024112 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap YurduEn ucuz

Çinare

Bahadır Karasulu

Ey gönlümün sonsuz inci ışığı bu derin karanlıkta çilehanemde dertlerimin kefaretini tamamlıyorsam geçmeyen şu günleri sayıyorsam hep sana kavuşacağım gün için Işık yok olsun gözlerin var ümit yok olsun aşkının ateşi var Çinare romanı iki ana hikâyeden oluşmaktadır İlk hikâye günümüz Azerbaycanı nın Bakü şehrinde bir roman yazarı akademisyen Emir Boztepeli ile ses sanatçısı Çinare Hazmatova arasındaki olayları konu almakta ikinci hikâye ise on beşinci yüzyılda Orta Çağ Baküsü ndeki Atrekhan isimli yiğit savaşçı ile O nun sevdiği Natavan mahlaslı Yekta Hanım arasındaki olayları konu almaktadır İlk hikâye ile ikinci hikâye yer yer iç içe geçmekte tarihi mekânlar ve olaylar geniş perspektiften ortak bir sonuca yönlenen bir biçimde işlenmektedir Hikâyede Azerbaycan ın Lenkeran Ağsu Şamahı gibi şehirleri yanı sıra İstanbul Kanada nın Montreal ve Ottowa şehirleri gibi birçok mekân da bulunmaktadır İlk hikâyede tarihi altyapıya ve yerel halk hikâyelerine dayanan Natavan isimli romanını yazmak üzere Azerbaycan Bakü de bulunan Emir Boztepeli isimli akademisyen bu süreçte hem Şirvanşahlar sarayını incelemekte hem de buradaki Üniversitede ders vermektedir Bakü deki geçen süre zarfında bir tanıdıklarının evindeki yemekte tanıştığı Bakü doğumlu ses hanende ve tar sazı sanatçısı sazende olan Çinare ile Emir in aralarında bir gönül bağı oluşmuş sonuçta Çinare ile sözlenmiştir Fakat bir sürpriz bu saadeti bozacaktır İkinci hikâyede Atrekhan Yekta Hanım ı bir toy da düğün de çimenlikte kurulan bir çadır önünde şarkı söyler ve saz çalarken görüp beğenir O na olan hislerini Azerbaycan daki Türk Lehçesinin en güzel haliyle dile getirerek oradan ayrılır Şirvanşah ailesine mensup soylu Şah Mirza tarafından alıkonularak evlenmeye zorlanan Yekta Hanım ı kaçırmaya çalışırken yakalanan Atrekhan ı Şah Mirza sarayın altındaki zindan olarak kullanılan kuyuya hapseder Kuyuya atıldığında Atrekhan ın birçok kemiği kırılmıştır Acaba tüm bu olaylar nerede kesişecek Zaman ve mekân birlikteliği iki hikâyeyi birleştirebilecek mi Seven insanlar şartlar ne olursa olsun kavuşabilecekler mi Sevdiği kişi için kendinden vazgeçip O nun mutlu olmasını istemek sevdanın olmazsa olmazı mı Tüm bu sorular kitapta cevaplanıyor Okuruna iki ayrı macerayı bir arada sunan bu kitapta Bahadır Karasulu akıcı ve duru Türkçesiyle Anadolu ve kadim diyarları baştanbaşa geçen dilsel bir yolculukta Türkiye nin ve Azerbaycan ın tarihi ve kültürel mekânlarını ele alarak doğudan batıya tüm çağlar boyunca aşkın ve sevginin bağlayıcılığını gözler önüne sermektedir Kimsesizlik ve yardıma muhtaç olunan her zorluğun birbirini seven insanların birbirini tamamlayan yapbozun parçaları gibi bir araya geldiklerinde birlikte aşılacağı olgusunu yazar bu kitabında okuruna samimi ve duru bir anlatım ile aktarmaktadır

Şehadet Kitap
226,80

Ange Yayınları

2024112 sf.
Şehadet Kitap

Ey gönlümün sonsuz inci ışığı bu derin karanlıkta çilehanemde dertlerimin kefaretini tamamlıyorsam geçmeyen şu günleri sayıyorsam hep sana kavuşacağım gün için Işık yok olsun gözlerin var ümit yok olsun aşkının ateşi var Çinare romanı iki ana hikâyeden oluşmaktadır İlk hikâye günümüz Azerbaycanı nın Bakü şehrinde bir roman yazarı akademisyen Emir Boztepeli ile ses sanatçısı Çinare Hazmatova arasındaki olayları konu almakta ikinci hikâye ise on beşinci yüzyılda Orta Çağ Baküsü ndeki Atrekhan isimli yiğit savaşçı ile O nun sevdiği Natavan mahlaslı Yekta Hanım arasındaki olayları konu almaktadır İlk hikâye ile ikinci hikâye yer yer iç içe geçmekte tarihi mekânlar ve olaylar geniş perspektiften ortak bir sonuca yönlenen bir biçimde işlenmektedir Hikâyede Azerbaycan ın Lenkeran Ağsu Şamahı gibi şehirleri yanı sıra İstanbul Kanada nın Montreal ve Ottowa şehirleri gibi birçok mekân da bulunmaktadır İlk hikâyede tarihi altyapıya ve yerel halk hikâyelerine dayanan Natavan isimli romanını yazmak üzere Azerbaycan Bakü de bulunan Emir Boztepeli isimli akademisyen bu süreçte hem Şirvanşahlar sarayını incelemekte hem de buradaki Üniversitede ders vermektedir Bakü deki geçen süre zarfında bir tanıdıklarının evindeki yemekte tanıştığı Bakü doğumlu ses hanende ve tar sazı sanatçısı sazende olan Çinare ile Emir in aralarında bir gönül bağı oluşmuş sonuçta Çinare ile sözlenmiştir Fakat bir sürpriz bu saadeti bozacaktır İkinci hikâyede Atrekhan Yekta Hanım ı bir toy da düğün de çimenlikte kurulan bir çadır önünde şarkı söyler ve saz çalarken görüp beğenir O na olan hislerini Azerbaycan daki Türk Lehçesinin en güzel haliyle dile getirerek oradan ayrılır Şirvanşah ailesine mensup soylu Şah Mirza tarafından alıkonularak evlenmeye zorlanan Yekta Hanım ı kaçırmaya çalışırken yakalanan Atrekhan ı Şah Mirza sarayın altındaki zindan olarak kullanılan kuyuya hapseder Kuyuya atıldığında Atrekhan ın birçok kemiği kırılmıştır Acaba tüm bu olaylar nerede kesişecek Zaman ve mekân birlikteliği iki hikâyeyi birleştirebilecek mi Seven insanlar şartlar ne olursa olsun kavuşabilecekler mi Sevdiği kişi için kendinden vazgeçip O nun mutlu olmasını istemek sevdanın olmazsa olmazı mı Tüm bu sorular kitapta cevaplanıyor Okuruna iki ayrı macerayı bir arada sunan bu kitapta Bahadır Karasulu akıcı ve duru Türkçesiyle Anadolu ve kadim diyarları baştanbaşa geçen dilsel bir yolculukta Türkiye nin ve Azerbaycan ın tarihi ve kültürel mekânlarını ele alarak doğudan batıya tüm çağlar boyunca aşkın ve sevginin bağlayıcılığını gözler önüne sermektedir Kimsesizlik ve yardıma muhtaç olunan her zorluğun birbirini seven insanların birbirini tamamlayan yapbozun parçaları gibi bir araya geldiklerinde birlikte aşılacağı olgusunu yazar bu kitabında okuruna samimi ve duru bir anlatım ile aktarmaktadır

Kitap Ambarı
234,00

Ange Yayınları

2024112 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Ey gönlümün sonsuz inci ışığı bu derin karanlıkta çilehanemde dertlerimin kefaretini tamamlıyorsam geçmeyen şu günleri sayıyorsam hep sana kavuşacağım gün için Işık yok olsun gözlerin var ümit yok olsun aşkının ateşi var Çinare romanı iki ana hikâyeden oluşmaktadır İlk hikâye günümüz Azerbaycanı nın Bakü şehrinde bir roman yazarı akademisyen Emir Boztepeli ile ses sanatçısı Çinare Hazmatova arasındaki olayları konu almakta ikinci hikâye ise on beşinci yüzyılda Orta Çağ Baküsü ndeki Atrekhan isimli yiğit savaşçı ile O nun sevdiği Natavan mahlaslı Yekta Hanım arasındaki olayları konu almaktadır İlk hikâye ile ikinci hikâye yer yer iç içe geçmekte tarihi mekânlar ve olaylar geniş perspektiften ortak bir sonuca yönlenen bir biçimde işlenmektedir Hikâyede Azerbaycan ın Lenkeran Ağsu Şamahı gibi şehirleri yanı sıra İstanbul Kanada nın Montreal ve Ottowa şehirleri gibi birçok mekân da bulunmaktadır İlk hikâyede tarihi altyapıya ve yerel halk hikâyelerine dayanan Natavan isimli romanını yazmak üzere Azerbaycan Bakü de bulunan Emir Boztepeli isimli akademisyen bu süreçte hem Şirvanşahlar sarayını incelemekte hem de buradaki Üniversitede ders vermektedir Bakü deki geçen süre zarfında bir tanıdıklarının evindeki yemekte tanıştığı Bakü doğumlu ses hanende ve tar sazı sanatçısı sazende olan Çinare ile Emir in aralarında bir gönül bağı oluşmuş sonuçta Çinare ile sözlenmiştir Fakat bir sürpriz bu saadeti bozacaktır İkinci hikâyede Atrekhan Yekta Hanım ı bir toy da düğün de çimenlikte kurulan bir çadır önünde şarkı söyler ve saz çalarken görüp beğenir O na olan hislerini Azerbaycan daki Türk Lehçesinin en güzel haliyle dile getirerek oradan ayrılır Şirvanşah ailesine mensup soylu Şah Mirza tarafından alıkonularak evlenmeye zorlanan Yekta Hanım ı kaçırmaya çalışırken yakalanan Atrekhan ı Şah Mirza sarayın altındaki zindan olarak kullanılan kuyuya hapseder Kuyuya atıldığında Atrekhan ın birçok kemiği kırılmıştır Acaba tüm bu olaylar nerede kesişecek Zaman ve mekân birlikteliği iki hikâyeyi birleştirebilecek mi Seven insanlar şartlar ne olursa olsun kavuşabilecekler mi Sevdiği kişi için kendinden vazgeçip O nun mutlu olmasını istemek sevdanın olmazsa olmazı mı Tüm bu sorular kitapta cevaplanıyor Okuruna iki ayrı macerayı bir arada sunan bu kitapta Bahadır Karasulu akıcı ve duru Türkçesiyle Anadolu ve kadim diyarları baştanbaşa geçen dilsel bir yolculukta Türkiye nin ve Azerbaycan ın tarihi ve kültürel mekânlarını ele alarak doğudan batıya tüm çağlar boyunca aşkın ve sevginin bağlayıcılığını gözler önüne sermektedir Kimsesizlik ve yardıma muhtaç olunan her zorluğun birbirini seven insanların birbirini tamamlayan yapbozun parçaları gibi bir araya geldiklerinde birlikte aşılacağı olgusunu yazar bu kitabında okuruna samimi ve duru bir anlatım ile aktarmaktadır Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
244,80

Ange Yayınları

2024112 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Ey gönlümün sonsuz inci ışığı bu derin karanlıkta çilehanemde dertlerimin kefaretini tamamlıyorsam geçmeyen şu günleri sayıyorsam hep sana kavuşacağım gün için Işık yok olsun gözlerin var ümit yok olsun aşkının ateşi var Çinare romanı iki ana hikâyeden oluşmaktadır İlk hikâye günümüz Azerbaycanı nın Bakü şehrinde bir roman yazarı akademisyen Emir Boztepeli ile ses sanatçısı Çinare Hazmatova arasındaki olayları konu almakta ikinci hikâye ise on beşinci yüzyılda Orta Çağ Baküsü ndeki Atrekhan isimli yiğit savaşçı ile O nun sevdiği Natavan mahlaslı Yekta Hanım arasındaki olayları konu almaktadır İlk hikâye ile ikinci hikâye yer yer iç içe geçmekte tarihi mekânlar ve olaylar geniş perspektiften ortak bir sonuca yönlenen bir biçimde işlenmektedir Hikâyede Azerbaycan ın Lenkeran Ağsu Şamahı gibi şehirleri yanı sıra İstanbul Kanada nın Montreal ve Ottowa şehirleri gibi birçok mekân da bulunmaktadır İlk hikâyede tarihi altyapıya ve yerel halk hikâyelerine dayanan Natavan isimli romanını yazmak üzere Azerbaycan Bakü de bulunan Emir Boztepeli isimli akademisyen bu süreçte hem Şirvanşahlar sarayını incelemekte hem de buradaki Üniversitede ders vermektedir Bakü deki geçen süre zarfında bir tanıdıklarının evindeki yemekte tanıştığı Bakü doğumlu ses hanende ve tar sazı sanatçısı sazende olan Çinare ile Emir in aralarında bir gönül bağı oluşmuş sonuçta Çinare ile sözlenmiştir Fakat bir sürpriz bu saadeti bozacaktır İkinci hikâyede Atrekhan Yekta Hanım ı bir toy da düğün de çimenlikte kurulan bir çadır önünde şarkı söyler ve saz çalarken görüp beğenir O na olan hislerini Azerbaycan daki Türk Lehçesinin en güzel haliyle dile getirerek oradan ayrılır Şirvanşah ailesine mensup soylu Şah Mirza tarafından alıkonularak evlenmeye zorlanan Yekta Hanım ı kaçırmaya çalışırken yakalanan Atrekhan ı Şah Mirza sarayın altındaki zindan olarak kullanılan kuyuya hapseder Kuyuya atıldığında Atrekhan ın birçok kemiği kırılmıştır Acaba tüm bu olaylar nerede kesişecek Zaman ve mekân birlikteliği iki hikâyeyi birleştirebilecek mi Seven insanlar şartlar ne olursa olsun kavuşabilecekler mi Sevdiği kişi için kendinden vazgeçip O nun mutlu olmasını istemek sevdanın olmazsa olmazı mı Tüm bu sorular kitapta cevaplanıyor Okuruna iki ayrı macerayı bir arada sunan bu kitapta Bahadır Karasulu akıcı ve duru Türkçesiyle Anadolu ve kadim diyarları baştanbaşa geçen dilsel bir yolculukta Türkiye nin ve Azerbaycan ın tarihi ve kültürel mekânlarını ele alarak doğudan batıya tüm çağlar boyunca aşkın ve sevginin bağlayıcılığını gözler önüne sermektedir Kimsesizlik ve yardıma muhtaç olunan her zorluğun birbirini seven insanların birbirini tamamlayan yapbozun parçaları gibi bir araya geldiklerinde birlikte aşılacağı olgusunu yazar bu kitabında okuruna samimi ve duru bir anlatım ile aktarmaktadır

Ekin Kitap
270,00

Ange Yayınları

112 sf.
Ekin Kitap

Ey gönlümün sonsuz inci ışığı bu derin karanlıkta çilehanemde dertlerimin kefaretini tamamlıyorsam geçmeyen şu günleri sayıyorsam hep sana kavuşacağım gün için Işık yok olsun gözlerin var ümit yok olsun aşkının ateşi var Çinare romanı iki ana hikâyeden oluşmaktadır İlk hikâye günümüz Azerbaycanı nın Bakü şehrinde bir roman yazarı akademisyen Emir Boztepeli ile ses sanatçısı Çinare Hazmatova arasındaki olayları konu almakta ikinci hikâye ise on beşinci yüzyılda Orta Çağ Baküsü ndeki Atrekhan isimli yiğit savaşçı ile O nun sevdiği Natavan mahlaslı Yekta Hanım arasındaki olayları konu almaktadır İlk hikâye ile ikinci hikâye yer yer iç içe geçmekte tarihi mekânlar ve olaylar geniş perspektiften ortak bir sonuca yönlenen bir biçimde işlenmektedir Hikâyede Azerbaycan ın Lenkeran Ağsu Şamahı gibi şehirleri yanı sıra İstanbul Kanada nın Montreal ve Ottowa şehirleri gibi birçok mekân da bulunmaktadır İlk hikâyede tarihi altyapıya ve yerel halk hikâyelerine dayanan Natavan isimli romanını yazmak üzere Azerbaycan Bakü de bulunan Emir Boztepeli isimli akademisyen bu süreçte hem Şirvanşahlar sarayını incelemekte hem de buradaki Üniversitede ders vermektedir Bakü deki geçen süre zarfında bir tanıdıklarının evindeki yemekte tanıştığı Bakü doğumlu ses hanende ve tar sazı sanatçısı sazende olan Çinare ile Emir in aralarında bir gönül bağı oluşmuş sonuçta Çinare ile sözlenmiştir Fakat bir sürpriz bu saadeti bozacaktır İkinci hikâyede Atrekhan Yekta Hanım ı bir toy da düğün de çimenlikte kurulan bir çadır önünde şarkı söyler ve saz çalarken görüp beğenir O na olan hislerini Azerbaycan daki Türk Lehçesinin en güzel haliyle dile getirerek oradan ayrılır Şirvanşah ailesine mensup soylu Şah Mirza tarafından alıkonularak evlenmeye zorlanan Yekta Hanım ı kaçırmaya çalışırken yakalanan Atrekhan ı Şah Mirza sarayın altındaki zindan olarak kullanılan kuyuya hapseder Kuyuya atıldığında Atrekhan ın birçok kemiği kırılmıştır Acaba tüm bu olaylar nerede kesişecek Zaman ve mekân birlikteliği iki hikâyeyi birleştirebilecek mi Seven insanlar şartlar ne olursa olsun kavuşabilecekler mi Sevdiği kişi için kendinden vazgeçip O nun mutlu olmasını istemek sevdanın olmazsa olmazı mı Tüm bu sorular kitapta cevaplanıyor Okuruna iki ayrı macerayı bir arada sunan bu kitapta Bahadır Karasulu akıcı ve duru Türkçesiyle Anadolu ve kadim diyarları baştanbaşa geçen dilsel bir yolculukta Türkiye nin ve Azerbaycan ın tarihi ve kültürel mekânlarını ele alarak doğudan batıya tüm çağlar boyunca aşkın ve sevginin bağlayıcılığını gözler önüne sermektedir Kimsesizlik ve yardıma muhtaç olunan her zorluğun birbirini seven insanların birbirini tamamlayan yapbozun parçaları gibi bir araya geldiklerinde birlikte aşılacağı olgusunu yazar bu kitabında okuruna samimi ve duru bir anlatım ile aktarmaktadır

Nobel Kitap
277,20

Ange Yayınları

2024112 sf.
Nobel Kitap

Ey gönlümün sonsuz inci ışığı bu derin karanlıkta çilehanemde dertlerimin kefaretini tamamlıyorsam geçmeyen şu günleri sayıyorsam hep sana kavuşacağım gün için Işık yok olsun gözlerin var ümit yok olsun aşkının ateşi var Çinare romanı iki ana hikâyeden oluşmaktadır İlk hikâye günümüz Azerbaycanı nın Bakü şehrinde bir roman yazarı akademisyen Emir Boztepeli ile ses sanatçısı Çinare Hazmatova arasındaki olayları konu almakta ikinci hikâye ise on beşinci yüzyılda Orta Çağ Baküsü ndeki Atrekhan isimli yiğit savaşçı ile O nun sevdiği Natavan mahlaslı Yekta Hanım arasındaki olayları konu almaktadır İlk hikâye ile ikinci hikâye yer yer iç içe geçmekte tarihi mekânlar ve olaylar geniş perspektiften ortak bir sonuca yönlenen bir biçimde işlenmektedir Hikâyede Azerbaycan ın Lenkeran Ağsu Şamahı gibi şehirleri yanı sıra İstanbul Kanada nın Montreal ve Ottowa şehirleri gibi birçok mekân da bulunmaktadır İlk hikâyede tarihi altyapıya ve yerel halk hikâyelerine dayanan Natavan isimli romanını yazmak üzere Azerbaycan Bakü de bulunan Emir Boztepeli isimli akademisyen bu süreçte hem Şirvanşahlar sarayını incelemekte hem de buradaki Üniversitede ders vermektedir Bakü deki geçen süre zarfında bir tanıdıklarının evindeki yemekte tanıştığı Bakü doğumlu ses hanende ve tar sazı sanatçısı sazende olan Çinare ile Emir in aralarında bir gönül bağı oluşmuş sonuçta Çinare ile sözlenmiştir Fakat bir sürpriz bu saadeti bozacaktır İkinci hikâyede Atrekhan Yekta Hanım ı bir toy da düğün de çimenlikte kurulan bir çadır önünde şarkı söyler ve saz çalarken görüp beğenir O na olan hislerini Azerbaycan daki Türk Lehçesinin en güzel haliyle dile getirerek oradan ayrılır Şirvanşah ailesine mensup soylu Şah Mirza tarafından alıkonularak evlenmeye zorlanan Yekta Hanım ı kaçırmaya çalışırken yakalanan Atrekhan ı Şah Mirza sarayın altındaki zindan olarak kullanılan kuyuya hapseder Kuyuya atıldığında Atrekhan ın birçok kemiği kırılmıştır Acaba tüm bu olaylar nerede kesi

D&R
324,00

Ange Yayınları

20241. baskı112 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Ey gönlümün sonsuz inci ışığı bu derin karanlıkta çilehanemde dertlerimin kefaretini tamamlıyorsam geçmeyen şu günleri sayıyorsam hep sana kavuşacağım gün için Işık yok olsun gözlerin var ümit yok olsun aşkının ateşi var Çinare romanı iki ana hikâyeden oluşmaktadır İlk hikâye günümüz Azerbaycanı nın Bakü şehrinde bir roman yazarı akademisyen Emir Boztepeli ile ses sanatçısı Çinare Hazmatova arasındaki olayları konu almakta ikinci hikâye ise on beşinci yüzyılda Orta Çağ Baküsü ndeki Atrekhan isimli yiğit savaşçı ile O nun sevdiği Natavan mahlaslı Yekta Hanım arasındaki olayları konu almaktadır İlk hikâye ile ikinci hikâye yer yer iç içe geçmekte tarihi mekânlar ve olaylar geniş perspektiften ortak bir sonuca yönlenen bir biçimde işlenmektedir Hikâyede Azerbaycan ın Lenkeran Ağsu Şamahı gibi şehirleri yanı sıra İstanbul Kanada nın Montreal ve Ottowa şehirleri gibi birçok mekân da bulunmaktadır İlk hikâyede tarihi altyapıya ve yerel halk hikâyelerine dayanan Natavan isimli romanını yazmak üzere Azerbaycan Bakü de bulunan Emir Boztepeli isimli akademisyen bu süreçte hem Şirvanşahlar sarayını incelemekte hem de buradaki Üniversitede ders vermektedir Bakü deki geçen süre zarfında bir tanıdıklarının evindeki yemekte tanıştığı Bakü doğumlu ses hanende ve tar sazı sanatçısı sazende olan Çinare ile Emir in aralarında bir gönül bağı oluşmuş sonuçta Çinare ile sözlenmiştir Fakat bir sürpriz bu saadeti bozacaktır İkinci hikâyede Atrekhan Yekta Hanım ı bir toy da düğün de çimenlikte kurulan bir çadır önünde şarkı söyler ve saz çalarken görüp beğenir O na olan hislerini Azerbaycan daki Türk Lehçesinin en güzel haliyle dile getirerek oradan ayrılır Şirvanşah ailesine mensup soylu Şah Mirza tarafından alıkonularak evlenmeye zorlanan Yekta Hanım ı kaçırmaya çalışırken yakalanan Atrekhan ı Şah Mirza sarayın altındaki zindan olarak kullanılan kuyuya hapseder Kuyuya atıldığında Atrekhan ın birçok kemiği kırılmıştır Acaba tüm bu olaylar nerede kesişecek Zaman ve mekân birlikteliği iki hikâyeyi birleştirebilecek mi Seven insanlar şartlar ne olursa olsun kavuşabilecekler mi Sevdiği kişi için kendinden vazgeçip O nun mutlu olmasını istemek sevdanın olmazsa olmazı mı Tüm bu sorular kitapta cevaplanıyor Okuruna iki ayrı macerayı bir arada sunan bu kitapta Bahadır Karasulu akıcı ve duru Türkçesiyle Anadolu ve kadim diyarları baştanbaşa geçen dilsel bir yolculukta Türkiye nin ve Azerbaycan ın tarihi ve kültürel mekânlarını ele alarak doğudan batıya tüm çağlar boyunca aşkın ve sevginin bağlayıcılığını gözler önüne sermektedir Kimsesizlik ve yardıma muhtaç olunan her zorluğun birbirini seven insanların birbirini tamamlayan yapbozun parçaları gibi bir araya geldiklerinde birlikte aşılacağı olgusunu yazar bu kitabında okuruna samimi ve duru bir anlatım ile aktarmaktadır Tanıtım Bülteninden