Cinselliğin Tarihi

Cinselliğin Tarihi
Say Yayınları
Cinselliğin Tarihi
İnsanın ve hayvanın cinsel gereksinimlerini açıklamak için biyolojide cinsel bir dürtü nün varlığından söz edilir Aynı şekilde açlığı anlatmak için de bir beslenme dürtüsünün olduğu varsayılır Bununla birlikte halk dilinde cinsel gereksinim için açlığa karşılık gelen bir kelime yoktur Halkın görüşü cinsel dürtünün niteliği ve karakterleri üzerine bazı kesin düşünceler içerir Freud bu noktada müdahale etme gereği duyar ve cinsel bastırmaların çocuklar üzerinde nasıl evrildiğini sergiler Freud un anlaşılmasında kilit rolü oynayan ve büyük gürültüler kopararak sert tartışmalara yol açan Cinsiyet Üzerine her aydının hatta her anne babanın mutlaka okuması gereken temel yapıtlardan biridir

Metis Yayıncılık
çev. Barış Engin Aksoy
Şu an sevişmiyorum sizinle konuşuyorum Gelin görün ki sevişirken yaşadığım tatminin aynısını yaşıyor olabilirim Yüceltimin bastırmasız dürtü tatmini olduğu iddiasını açıklarken bu örneği verir Lacan Yüceltim genellikle ikame bir tatmin olarak düşünülür Sevişmek yerine konuşuyorumdur yazıyor veya resim yapıyorumdur mesela Bu sayede eksik olan tatminin yerine başka tür bir tatmin elde ederim Oysa Lacancı psikanaliz daha paradoksal bir tespitte bulunur Faaliyet farklıdır ama tatmin bire bir aynıdır Başka bir deyişle burada esas nokta konuşmaktan elde edilen tatminin cinsel kökenine istinaden açıklanması değil bizatihi cinsel olmasıdır Bizi cinselliğin doğası ve statüsünün ne olduğu sorusunu kökünden ele almaya zorlayan da budur Marx ın meşhur cümlesini hatırlayalım Maymun anatomisinin anahtarı insan anatomisindedir ve bunun tersi geçerli değildir belki de Benzer şekilde konuşmaktan elde edilen tatminin cinsel tatminin yahut cinselliğin ve bünyevi çelişkilerinin bir anahtarını içerdiği ve bunun tersinin geçerli olmadığı hususunda diretmemiz gerekiyor Bu kitabın doğrultusunu belirleyen basit ama aynı zamanda en zor soru buradan doğmaktadır Cinsellik nedir Alenka Zupancic

Sfenks Kitap
çev. Özge Kanlı
Kadın Cinselliği psikanaliz yazınına kadınsılık psikolojisi ve cinsiyet kimliğine dair önemli katkılar sunmuş bir kitaptır İlk kez Fransa da Recherches psychanalytiques nouvelles sur la sexualité féminine başlığıyla yayınlanan kitap altı adet makale ve kapsamlı bir giriş metninden oluşmaktadır Kadın cinselliğinin Freudyen ve Freudyen olmayan bakış açılarından faydalanılarak titizlikle irdelenmesi yazarların sonraki fikirlerini görebilmek açısından bizlere değerli bir perspektif sunmaktadır Dr J Chasseguet Smirgel kitabın giriş kısmı için yazdığı metinde bu çalışmayı şu şekilde özetlemiştir Bu kitaba katkı sunan yazarlar bilimsel nesnelliği saptıran teorik fikirlerini ve klinik yorumlarını kendi bilinçdışı düşlemlerinden olabildiğince uzakta tutma girişiminde bulunmuşladır Christian David kadınsılığa dair erkeksi mitleri incelemek için klinik bir öyküden faydalanmakta Catherine Luquet Parat küçük kızın nesne değişimi ndeki kadın mazoşizmine önemli bir rol atfetmekte Béla Grunberger kadın narsisizminin kökenlerini incelemekte Joyce McDougall kadın eşcinselliğinin uyumlu kadınsı bir doğaya ulaşmak için bütünleşmesi gerektiği üzerinde durmakta ve son olarak Maria Torok erkeksilik arzularına ve penis hasedine yeni bir rol ve anlam kazandırmaktadır Bu önemli çalışmanın ana makalesindeyse Janine Chasseguet Smirgel küçük kızın babasıyla ilişkisini resmederek bu ilişkinin kadınsı suçluluğa etki eden önemli bir boyutlarını tartışmıştır

Ayrıntı Yayınları
çev. Hülya Uğur Tanrıöver
Hiç tereddütsüz 20 yüzyılın en büyük düşünürlerinden biri olarak görülebilir Michel Foucault Onun önemi her şeyden önce çağdaş Batı felsefesinde tarihdışı niteliğe sahip olduğu kabul edilen özne kavramını tarihselleştirme çabasından kaynaklanır Düşünür başta elinizdeki kitap olmak üzere birçok çalışmasında öznenin bir felsefi kategori olarak kuruluşuna dair kışkırtıcı sorular ortaya atar Özne dediğimiz şey tarihsel süreç içinde nasıl kurulmuştur Bu kuruluş sürecini hangi söylemsel çerçeveler hangi bilgi iktidar mekanizmaları hangi hakikat oyunları kuşatır Bireyselleştikçe yani kendimizi eylemlerimizin birer özne si olarak gördükçe özgürleştiğimiz düşüncesini hangi devasa tertibatlar ayakta tutar Cinselliğin Tarihi kariyeri boyunca akıl hastalığının tıbbın ve hapishanenin tarihi üzerine kafa yoran Foucault nun son çalışması olur Ona göre cinsellik baskıcı bir iktidarın altında özgürleşme mücadelesi veren doğal bir güdü değil yeni bir iktidar biçiminin işleyişinde merkezi konumda bulunan bir tertibattır Bu tertibat kendimizi birer özne olarak kurmamızda vazgeçilmez işlevler üstlenir seks etkinliğimizin bizdeki en doğal en temel dolayısıyla da en öznel boyut olduğunu tekrar tekrar anımsatır Bu tertibata göre bir özne olarak kendimizi tanımak istiyorsak cinsellik denen şey üzerine kafa yormamız onu alabildiğine anlaşılır kılmamız söyleme dökmemiz ve ne olduğumuzu ona sormamız gerekmektedir Ancak der Foucault söz konusu tertibat içimizdeki o meçhul otantik benliği açığa çıkardığına inandığımız ölçüde bizimle bütünleşir görünmez hale gelir ve elimizden kaçar Bu noktada elinizdeki çalışmanın başta siyaset felsefesi olmak üzere sosyal bilimlerin tüm alanlarında çığır açan özelliği ortaya çıkar Cinsellik sorunuyla birlikte ortaya atılan her şeyden önce bir iktidar sorunudur Ancak bu sorunu doğru anlayabilmek için de Batı daki klasik siyaset düşüncesinin yüzyıllardır kabul ettiği baskıcı iktidar düşüncesini bir kenara bırakmak yepyeni bir iktidar kuramı geliştirmek özgürleşmeye alternatif olarak kendini yaratmayı arzunun özgürleşmesi yerine zevki yoğunlaştırmayı öne çıkarmak gerekir İşte elinizdeki kitap bu yeni iktidar kuramının ortaya atıldığı en önemli metinlerden biridir Bütün ilişkilerde içkin olarak mevcut olan yukarıdan değil aşağıdan gelen sadece yok etmeyip aynı zamanda da üreten ve yeni direniş olanaklarını da beraberinde getiren bu yeni iktidar biçimi en parlak ifadesini bu metinde bulur Yazık ki tamamlanmamış bu çalışmanın sadece olağanüstü bir tarih çalışması değil aynı zamanda sosyal bilimleri derinden sarsan bir felsefe metni olduğunu unutmamak gerekir
