MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Cinsiyetlendirilmiş Beyin — Gina Rippon

Cinsiyetlendirilmiş Beyin
382,80
GenelPopüler BilimDiğer Mühendislik Kitapları

Cinsiyetlendirilmiş Beyin

Gina Rippon

Ayrıntı Yayınları

2023464 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Cinsiyetlendirilmiş Beyin

Gina Rippon

Yüzyıllar boyunca farklı beyinlere sahip oldukları için erkeklerle kadınların farklı yeteneklere farklı mizaçlara ve farklı toplumsal konumlara sahip oldukları söylenegelmiştir Erkekler kadınlardan üstündü çünkü kadın beynine değil de erkek beynine sahiptiler Kadınlar harita okuyamazdı erkeklerse aynı anda birden fazla işi yapamazdı Çünkü biyoloji kaderdi ve bundan kaçış yoktu Peki biyoloji gerçekten de kader miydi Prof Gina Rippon bu kitapta bu soruya kesin olarak Hayır yanıtını vermektedir On dokuzuncu yüzyılda yapılan beyin incelemelerinden beri kadın beyni ile erkek beyni ayrımı verili gerçek olarak kabul edilmiştir Araştırmaların neredeyse tamamı bu gerçeği biyolojik bir temele oturtacak şekilde tasarlanmış sonuçların yayınlanması ve yorumlanması da bundan payına düşeni almıştır Yirminci yüzyılın ikinci yarısında geliştirilen yeni teknolojiler ise sadece yetişkinlerin değil yeni doğanların beyinlerini dahi detaylı bir şekilde inceleme imkânı sağlamıştır Günümüzde daha tarafsız bir şekilde tasarlanan ve yorumlanan çalışmalar doğumdan itibaren bebeğin maruz kaldığı toplumsal süreçlerin en az biyoloji kadar önemli olduğunu ortaya çıkarmaktadır Prof Rippon hormon çalışmalarından sosyal davranış çalışmalarına kadar birçok farklı alanda yapılan araştırma bulgularını değerlendirerek şu sonuca varıyor İnsan beynini kadın beyni ve erkek beyni olarak sınıflandıran şeyin doğum anındaki biyolojinin aksine içine doğduğumuz dünyanın bize dayattığı ikili atanmış cinsiyet sistemidir GINA RIPPON Profesör Gina Rippon beyin görüntüleme alanında uluslararası tanınırlığı olan bir uzmandır ve Birleşik Krallık Birmingham daki Aston Üniversitesi nin Aston Beyin Merkezi nde Bilişsel Nörogrüntüleme Emeritus Profesörü olarak çalışmaktadır Profesör Rippon Psikofizyoloji alanındaki doktorasını 1982 yılında Londra Üniversitesi nde tamamlamıştır Sonrasında Warwick Üniversitesi ve Aston Üniversitesi nde tam zamanlı araştırmacı ve öğretim görevlisi olarak çalışmıştır Ayrıca Londra daki Imperial College ABD Madison daki Wisconsin Üniversitesi ve Avustralya Sydney de bulunan Macquarie Üniversiteleri nde de fahri görevlerde bulunmuştur İngiliz Psikoloji Derneği nin yeminli üyesidir İngiliz Psikofizyoloji Topluluğu nun yeni adıyla İngiliz Bilişsel Sinirbilim Derneği başkanlığını yürütmüştür Bilimin topluma ulaşması için verdiği hizmetlerden ötürü 2015 yılında İngiliz Bilim Derneği nin Onursal Üyesi olmuştur

Tamadres
388,60

Ayrıntı Yayınları

Kasım 2023464 sf.
Ciltsiz

çev. Murat Can Mutlu

Tamadres

Yüzyıllar boyunca farklı beyinlere sahip oldukları için erkeklerle kadınların farklı yeteneklere farklı mizaçlara ve farklı toplumsal konumlara sahip oldukları söylenegelmiştir Erkekler kadınlardan üstündü çünkü kadın beynine değil de erkek beynine sahiptiler Kadınlar harita okuyamazdı erkeklerse aynı anda birden fazla işi yapamazdı Çünkü biyoloji kaderdi ve bundan kaçış yoktu Peki biyoloji gerçekten de kader miydi Prof Gina Rippon bu kitapta bu soruya kesin olarak Hayır yanıtını vermektedir On dokuzuncu yüzyılda yapılan beyin incelemelerinden beri kadın beyni ile erkek beyni ayrımı verili gerçek olarak kabul edilmiştir Araştırmaların neredeyse tamamı bu gerçeği biyolojik bir temele oturtacak şekilde tasarlanmış sonuçların yayınlanması ve yorumlanması da bundan payına düşeni almıştır Yirminci yüzyılın ikinci yarısında geliştirilen yeni teknolojiler ise sadece yetişkinlerin değil yeni doğanların beyinlerini dahi detaylı bir şekilde inceleme imkânı sağlamıştır Günümüzde daha tarafsız bir şekilde tasarlanan ve yorumlanan çalışmalar doğumdan itibaren bebeğin maruz kaldığı toplumsal süreçlerin en az biyoloji kadar önemli olduğunu ortaya çıkarmaktadır Prof Rippon hormon çalışmalarından sosyal davranış çalışmalarına kadar birçok farklı alanda yapılan araştırma bulgularını değerlendirerek şu sonuca varıyor İnsan beynini kadın beyni ve erkek beyni olarak sınıflandıran şeyin doğum anındaki biyolojinin aksine içine doğduğumuz dünyanın bize dayattığı ikili atanmış cinsiyet sistemidir

Kitap Ambarı
394,40

Ayrıntı Yayınları

2023-01464 sf.
Karton Kapak
Kitap Ambarı
Ayrıntı Yayınları
435,00

Ayrıntı Yayınları

464 sf.

çev. Murat Can Mutlu

Ayrıntı Yayınları

Yüzyıllar boyunca farklı beyinlere sahip oldukları için erkeklerle kadınların farklı yeteneklere farklı mizaçlara ve farklı toplumsal konumlara sahip oldukları söylenegelmiştir Erkekler kadınlardan üstündü çünkü kadın beynine değil de erkek beynine sahiptiler Kadınlar harita okuyamazdı erkeklerse aynı anda birden fazla işi yapamazdı Çünkü biyoloji kaderdi ve bundan kaçış yoktu Peki biyoloji gerçekten de kader miydi _ Prof Gina Rippon bu kitapta bu soruya kesin olarak Hayır yanıtını vermektedir On dokuzuncu yüzyılda yapılan beyin incelemelerinden beri kadın beyni ile erkek beyni ayrımı verili gerçek olarak kabul edilmiştir Araştırmaların neredeyse tamamı bu gerçeği biyolojik bir temele oturtacak şekilde tasarlanmış sonuçların yayınlanması ve yorumlanması da bundan payına düşeni almıştır Yirminci yüzyılın ikinci yarısında geliştirilen yeni teknolojiler ise sadece yetişkinlerin değil yeni doğanların beyinlerini dahi detaylı bir şekilde inceleme imkânı sağlamıştır Günümüzde daha tarafsız bir şekilde tasarlanan ve yorumlanan çalışmalar doğumdan itibaren bebeğin maruz kaldığı toplumsal süreçlerin en az biyoloji kadar önemli olduğunu ortaya çıkarmaktadır Prof Rippon hormon çalışmalarından sosyal davranış çalışmalarına kadar birçok farklı alanda yapılan araştırma bulgularını değerlendirerek şu sonuca varıyor İnsan beynini kadın beyni ve erkek beyni olarak sınıflandıran şeyin doğum anındaki biyolojinin aksine içine doğduğumuz dünyanın bize dayattığı ikili atanmış cinsiyet sistemidir

Kitapsan
435,00

AYRINTI YAYINLARI

2023452 sf.
Kitapsan

Yüzyıllar boyunca farklı beyinlere sahip oldukları için erkeklerle kadınların farklı yeteneklere farklı mizaçlara ve farklı toplumsal konumlara sahip oldukları söylenegelmiştir Erkekler kadınlardan üstündü çünkü kadın beynine değil de erkek beynine sahiptiler Kadınlar harita okuyamazdı erkeklerse aynı anda birden fazla işi yapamazdı Çünkü biyoloji kaderdi ve bundan kaçış yoktu Peki biyoloji gerçekten de kader miydi Prof Gina Rippon bu kitapta bu soruya kesin olarak Hayır yanıtını vermektedir On dokuzuncu yüzyılda yapılan beyin incelemelerinden beri kadın beyni ile erkek beyni ayrımı verili gerçek olarak kabul edilmiştir Araştırmaların neredeyse tamamı bu gerçeği biyolojik bir temele oturtacak şekilde tasarlanmış sonuçların yayınlanması ve yorumlanması da bundan payına düşeni almıştır Yirminci yüzyılın ikinci yarısında geliştirilen yeni teknolojiler ise sadece yetişkinlerin değil yeni doğanların beyinlerini dahi detaylı bir şekilde inceleme imkânı sağlamıştır Günümüzde daha tarafsız bir şekilde tasarlanan ve yorumlanan çalışmalar doğumdan itibaren bebeğin maruz kaldığı toplumsal süreçlerin en az biyoloji kadar önemli olduğunu ortaya çıkarmaktadır Prof Rippon hormon çalışmalarından sosyal davranış çalışmalarına kadar birçok farklı alanda yapılan araştırma bulgularını değerlendirerek şu sonuca varıyor İnsan beynini kadın beyni ve erkek beyni olarak sınıflandıran şeyin doğum anındaki biyolojinin aksine içine doğduğumuz dünyanın bize dayattığı ikili atanmış cinsiyet sistemidir Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar GİNA RİPPON Sayfa Sayısı 452 SAYFA Yıl 2023

Yaykoop
435,00

Ayrıntı Yayınları

20231. baskı464 sf.
Karton Kapak13,5x21Kitap KağıdıTürkçe

çev. Murat Can Mutlu

Yaykoop

Yüzyıllar boyunca farklı beyinlere sahip oldukları için erkeklerle kadınların farklı yeteneklere farklı mizaçlara ve farklı toplumsal konumlara sahip oldukları söylenegelmiştir Erkekler kadınlardan üstündü çünkü kadın beynine değil de erkek beynine sahiptiler Kadınlar harita okuyamazdı erkeklerse aynı anda birden fazla işi yapamazdı Çünkü biyoloji kaderdi ve bundan kaçış yoktu Peki biyoloji gerçekten de kader miydi Prof Gina Rippon bu kitapta bu soruya kesin olarak Hayır yanıtını vermektedir On dokuzuncu yüzyılda yapılan beyin incelemelerinden beri kadın beyni ile erkek beyni ayrımı verili gerçek olarak kabul edilmiştir Araştırmaların neredeyse tamamı bu gerçeği biyolojik bir temele oturtacak şekilde tasarlanmış sonuçların yayınlanması ve yorumlanması da bundan payına düşeni almıştır Yirminci yüzyılın ikinci yarısında geliştirilen yeni teknolojiler ise sadece yetişkinlerin değil yeni doğanların beyinlerini dahi detaylı bir şekilde inceleme imkânı sağlamıştır Günümüzde daha tarafsız bir şekilde tasarlanan ve yorumlanan çalışmalar doğumdan itibaren bebeğin maruz kaldığı toplumsal süreçlerin en az biyoloji kadar önemli olduğunu ortaya çıkarmaktadır Prof Rippon hormon çalışmalarından sosyal davranış çalışmalarına kadar birçok farklı alanda yapılan araştırma bulgularını değerlendirerek şu sonuca varıyor İnsan beynini kadın beyni ve erkek beyni olarak sınıflandıran şeyin doğum anındaki biyolojinin aksine içine doğduğumuz dünyanın bize dayattığı ikili atanmış cinsiyet sistemidir GINA RIPPON Profesör Gina Rippon beyin görüntüleme alanında uluslararası tanınırlığı olan bir uzmandır ve Birleşik Krallık Birmingham daki Aston Üniversitesi nin Aston Beyin Merkezi nde Bilişsel Nörogrüntüleme Emeritus Profesörü olarak çalışmaktadır Profesör Rippon Psikofizyoloji alanındaki doktorasını 1982 yılında Londra Üniversitesi nde tamamlamıştır Sonrasında Warwick Üniversitesi ve Aston Üniversitesi nde tam zamanlı araştırmacı ve öğretim görevlisi olarak çalışmıştır Ayrıca Londra daki Imperial College ABD Madison daki Wisconsin Üniversitesi ve Avustralya Sydney de bulunan Macquarie Üniversiteleri nde de fahri görevlerde bulunmuştur İngiliz Psikoloji Derneği nin yeminli üyesidir İngiliz Psikofizyoloji Topluluğu nun yeni adıyla İngiliz Bilişsel Sinirbilim Derneği başkanlığını yürütmüştür Bilimin topluma ulaşması için verdiği hizmetlerden ötürü 2015 yılında İngiliz Bilim Derneği nin Onursal Üyesi olmuştur

Nobel Kitap
464,00

Ayrıntı Yayınları

2023464 sf.
Nobel Kitap

Yüzyıllar boyunca farklı beyinlere sahip oldukları için erkeklerle kadınların farklı yeteneklere farklı mizaçlara ve farklı toplumsal konumlara sahip oldukları söylenegelmiştir Erkekler kadınlardan üstündü çünkü kadın beynine değil de erkek beynine sahiptiler Kadınlar harita okuyamazdı erkeklerse aynı anda birden fazla işi yapamazdı Çünkü biyoloji kaderdi ve bundan kaçış yoktu Peki biyoloji gerçekten de kader miydi Prof Gina Rippon bu kitapta bu soruya kesin olarak Hayır yanıtını vermektedir On dokuzuncu yüzyılda yapılan beyin incelemelerinden beri kadın beyni ile erkek beyni ayrımı verili gerçek olarak kabul edilmiştir Araştırmaların neredeyse tamamı bu gerçeği biyolojik bir temele oturtacak şekilde tasarlanmış sonuçların yayınlanması ve yorumlanması da bundan payına düşeni almıştır Yirminci yüzyılın ikinci yarısında geliştirilen yeni teknolojiler ise sadece yetişkinlerin değil yeni doğanların beyinlerini dahi detaylı bir şekilde inceleme imkânı sağlamıştır Günümüzde daha tarafsız bir şekilde tasarlanan ve yorumlanan çalışmalar doğumdan itibaren bebeğin maruz kaldığı toplumsal süreçlerin en az biyoloji kadar önemli olduğunu ortaya çıkarmaktadır Prof Rippon hormon çalışmalarından sosyal davranış çalışmalarına kadar birçok farklı alanda yapılan araştırma bulgularını değerlendirerek şu sonuca varıyor İnsan beynini kadın beyni ve erkek beyni olarak sınıflandıran şeyin doğum anındaki biyolojinin aksine içine doğduğumuz dünyanın bize dayattığı ikili atanmış cinsiyet sistemidir

Pandora
464,00

Ayrıntı

2023464 sf.

çev. Mutlu, Murat Can

Pandora

Yüzyıllar boyunca farklı beyinlere sahip oldukları için erkeklerle kadınların farklı yeteneklere farklı mizaçlara ve farklı toplumsal konumlara sahip oldukları söylenegelmiştir Erkekler kadınlardan üstündü çünkü kadın beynine değil de erkek beynine sahiptiler Kadınlar harita okuyamazdı erkeklerse aynı anda birden fazla işi yapamazdı Çünkü biyoloji kaderdi ve bundan kaçış yoktu Peki biyoloji gerçekten de kader miydi Prof Gina Rippon bu kitapta bu soruya kesin olarak Hayır yanıtını vermektedir On dokuzuncu yüzyılda yapılan beyin incelemelerinden beri kadın beyni ile erkek beyni ayrımı verili gerçek olarak kabul edilmiştir Araştırmaların neredeyse tamamı bu gerçeği biyolojik bir temele oturtacak şekilde tasarlanmış sonuçların yayınlanması ve yorumlanması da bundan payına düşeni almıştır Yirminci yüzyılın ikinci yarısında geliştirilen yeni teknolojiler ise sadece yetişkinlerin değil yeni doğanların beyinlerini dahi detaylı bir şekilde inceleme imkânı sağlamıştır Günümüzde daha tarafsız bir şekilde tasarlanan ve yorumlanan çalışmalar doğumdan itibaren bebeğin maruz kaldığı toplumsal süreçlerin en az biyoloji kadar önemli olduğunu ortaya çıkarmaktadır Prof Rippon hormon çalışmalarından sosyal davranış çalışmalarına kadar birçok farklı alanda yapılan araştırma bulgularını değerlendirerek şu sonuca varıyor İnsan beynini kadın beyni ve erkek beyni olarak sınıflandıran şeyin doğum anındaki biyolojinin aksine içine doğduğumuz dünyanın bize dayattığı ikili atanmış cinsiyet sistemidir