Çırak — Yunus Nadir Eraslan

Çırak
Yunus Nadir EraslanHece Yayınları
Çırak
Yunus Nadir EraslanYunus Nadir Eraslan Çırak ta bize çocukluğumuzun iz bırakan dünyasından sesleniyor Öykülerinde genellikle günümüzün genel öykü eğiliminin dışında bir çizgi izleyen Eraslan henüz gerçek anlamda öyküsü yazılmamış tanıdık bir mahalleye yöneltiyor bakışlarını ve oradan yaşantılara ses veriyor Evden sokaktan çarşıdan esnaf dükkânından dost meclisinden el alan bu öyküler mahallenin sokaklarında büyüyen bir çocuğun bir gencin yaşantısından kesitlerle ve sahici bir yaşanmışlık duygusuyla veriliyor Gerçek hayatla örtüşen bu anlatılar okuyucuda otobiyografik öykü sanısını uyandırıyor Eraslan bir çocuğun penceresinden anneyi babayı masalcı nineyi sakalı mis gibi kokan dedeyi camideki müezzini terziyi berberi çarşı esnafının muhabbetini idealist genci düzeni değiştirmek isteyen dava peşindeki öğretmeni ustayı ve çırağı anlatırken sakınmasız ve içerden bir dil kullanıyor perdelemiyor örtmüyor simgeselliğe başvurmuyor Bazen ironiye bazen gülmeceye kapı aralıyor Kötünün içindeki iyiyi gösterirken de iyinin içindeki kötüyü gösterirken de aynı duygu evreninden sesleniyor Eraslan sahici bir dile yaslanıyor İnandırıcılığını samimiyetinden ve doğallığından alıyor Bir kahvede ya da bir dost meclisinde oturup konuşur gibi yazıyor Ölçülü biçili ince işçilikle yontulup inceltilmiş bir dille kurmuyor öykülerini oldukça serazat ve hayatın içinden sesleniyor Yer yer argoya da yer açan bu dil asla sıradanlaşmıyor Şiire ve masala göz kırptığı yerlerde Dedem Korkut un sesi yankılanır gibi oluyor Ali Karaçalı

Hece Yayınları
Yunus Nadir Eraslan Çırak ta bize çocukluğumuzun iz bırakan dünyasından sesleniyor Öykülerinde genellikle günümüzün genel öykü eğiliminin dışında bir çizgi izleyen Eraslan henüz gerçek anlamda öyküsü yazılmamış tanıdık bir mahalleye yöneltiyor bakışlarını ve oradan yaşantılara ses veriyor Evden sokaktan çarşıdan esnaf dükkanından dost meclisinden el alan bu öyküler mahallenin sokaklarında büyüyen bir çocuğun bir gencin yaşantısından kesitlerle ve sahici bir yaşanmışlık duygusuyla veriliyor Gerçek hayatla örtüşen bu anlatılar okuyucuda otobiyografik öykü sanısını uyandırıyor Eraslan bir çocuğun penceresinden anneyi babayı masalcı nineyi sakalı mis gibi kokandedeyi camideki müezzini terziyi berberi çarşı esnafının muhabbetini idealist genci düzeni değiştirmek isteyen dava peşindeki öğretmeni ustayı ve çırağı anlatırken sakınmasız ve içerden bir dil kullanıyor perdelemiyor örtmüyor simgeselliğe başvurmuyor Bazen ironiye bazen gülmeceye kapı aralıyor Kötünün içindeki iyiyi gösterirken de iyinin içindeki kötüyü gösterirken de aynı duygu evreninden sesleniyor Eraslan sahici bir dile yaslanıyor İnandırıcılığını samimiyetinden ve doğallığından alıyor Bir kahvede ya da bir dost meclisinde oturup konuşur gibi yazıyor Ölçülü biçili ince işçilikle yontulup inceltilmiş bir dille kurmuyor öykülerini oldukça serazat ve hayatın içinden sesleniyor Yer yer argoya da yer açan bu dil asla sıradanlaşmıyor Şiire ve masala göz kırptığı yerlerde Dedem Korkut un sesi yankılanır gibi oluyor Ali Karaçalı

Hece Yayınları
Yunus Nadir Eraslan Çırak ta bize çocukluğumuzun iz bırakan dünyasından sesleniyor Öykülerinde genellikle günümüzün genel öykü eğiliminin dışında bir çizgi izleyen Eraslan henüz gerçek anlamda öyküsü yazılmamış tanıdık bir mahalleye yöneltiyor bakışlarını ve oradan yaşantılara ses veriyor Evden sokaktan çarşıdan esnaf dükkanından dost meclisinden el alan bu öyküler mahallenin sokaklarında büyüyen bir çocuğun bir gencin yaşantısından kesitlerle ve sahici bir yaşanmışlık duygusuyla veriliyor Gerçek hayatla örtüşen bu anlatılar okuyucuda otobiyografik öykü sanısını uyandırıyor Eraslan bir çocuğun penceresinden anneyi babayı masalcı nineyi sakalı mis gibi kokandedeyi camideki müezzini terziyi berberi çarşı esnafının muhabbetini idealist genci düzeni değiştirmek isteyen dava peşindeki öğretmeni ustayı ve çırağı anlatırken sakınmasız ve içerden bir dil kullanıyor perdelemiyor örtmüyor simgeselliğe başvurmuyor Bazen ironiye bazen gülmeceye kapı aralıyor Kötünün içindeki iyiyi gösterirken de iyinin içindeki kötüyü gösterirken de aynı duygu evreninden sesleniyor Eraslan sahici bir dile yaslanıyor İnandırıcılığını samimiyetinden ve doğallığından alıyor Bir kahvede ya da bir dost meclisinde oturup konuşur gibi yazıyor Ölçülü biçili ince işçilikle yontulup inceltilmiş bir dille kurmuyor öykülerini oldukça serazat ve hayatın içinden sesleniyor Yer yer argoya da yer açan bu dil asla sıradanlaşmıyor Şiire ve masala göz kırptığı yerlerde Dedem Korkut un sesi yankılanır gibi oluyor Ali Karaçalı

Hece Yayınları
Yunus Nadir Eraslan Çırak ta bize çocukluğumuzun iz bırakan dünyasından sesleniyor Öykülerinde genellikle günümüzün genel öykü eğiliminin dışında bir çizgi izleyen Eraslan henüz gerçek anlamda öyküsü yazılmamış tanıdık bir mahalleye yöneltiyor bakışlarını ve oradan yaşantılara ses veriyor Evden sokaktan çarşıdan esnaf dükkanından dost meclisinden el alan bu öyküler mahallenin sokaklarında büyüyen bir çocuğun bir gencin yaşantısından kesitlerle ve sahici bir yaşanmışlık duygusuyla veriliyor Gerçek hayatla örtüşen bu anlatılar okuyucuda otobiyografik öykü sanısını uyandırıyor Eraslan bir çocuğun penceresinden anneyi babayı masalcı nineyi sakalı mis gibi kokandedeyi camideki müezzini terziyi berberi çarşı esnafının muhabbetini idealist genci düzeni değiştirmek isteyen dava peşindeki öğretmeni ustayı ve çırağı anlatırken sakınmasız ve içerden bir dil kullanıyor perdelemiyor örtmüyor simgeselliğe başvurmuyor Bazen ironiye bazen gülmeceye kapı aralıyor Kötünün içindeki iyiyi gösterirken de iyinin içindeki kötüyü gösterirken de aynı duygu evreninden sesleniyor Eraslan sahici bir dile yaslanıyor İnandırıcılığını samimiyetinden ve doğallığından alıyor Bir kahvede ya da bir dost meclisinde oturup konuşur gibi yazıyor Ölçülü biçili ince işçilikle yontulup inceltilmiş bir dille kurmuyor öykülerini oldukça serazat ve hayatın içinden sesleniyor Yer yer argoya da yer açan bu dil asla sıradanlaşmıyor Şiire ve masala göz kırptığı yerlerde Dedem Korkut un sesi yankılanır gibi oluyor Ali Karaçalı

HECE YAYINLARI
Yunus Nadir Eraslan Çırak ta bize çocukluğumuzun iz bırakan dünyasından sesleniyor Öykülerinde genellikle günümüzün genel öykü eğiliminin dışında bir çizgi izleyen Eraslan henüz gerçek anlamda öyküsü yazılmamış tanıdık bir mahalleye yöneltiyor bakışlarını ve oradan yaşantılara ses veriyor Evden sokaktan çarşıdan esnaf dükkânından dost meclisinden el alan bu öyküler mahallenin sokaklarında büyüyen bir çocuğun bir gencin yaşantısından kesitlerle ve sahici bir yaşanmışlık duygusuyla veriliyor Gerçek hayatla örtüşen bu anlatılar okuyucuda otobiyografik öykü sanısını uyandırıyor Eraslan bir çocuğun penceresinden anneyi babayı masalcı nineyi sakalı mis gibi kokan dedeyi camideki müezzini terziyi berberi çarşı esnafının muhabbetini idealist genci düzeni değiştirmek isteyen dava peşindeki öğretmeni ustayı ve çırağı anlatırken sakınmasız ve içerden bir dil kullanıyor perdelemiyor örtmüyor simgeselliğe başvurmuyor Bazen ironiye bazen gülmeceye kapı aralıyor Kötünün içindeki iyiyi gösterirken de iyinin içindeki kötüyü gösterirken de aynı duygu evreninden sesleniyor Eraslan sahici bir dile yaslanıyor İnandırıcılığını samimiyetinden ve doğallığından alıyor Bir kahvede ya da bir dost meclisinde oturup konuşur gibi yazıyor Ölçülü biçili ince işçilikle yontulup inceltilmiş bir dille kurmuyor öykülerini oldukça serazat ve hayatın içinden sesleniyor Yer yer argoya da yer açan bu dil asla sıradanlaşmıyor Şiire ve masala göz kırptığı yerlerde Dedem Korkut un sesi yankılanır gibi oluyor Ali Karaçalı

Hece Yayınları
Yunus Nadir Eraslan Çırak ta bize çocukluğumuzun iz bırakan dünyasından sesleniyor Öykülerinde genellikle günümüzün genel öykü eğiliminin dışında bir çizgi izleyen Eraslan henüz gerçek anlamda öyküsü yazılmamış tanıdık bir mahalleye yöneltiyor bakışlarını ve oradan yaşantılara ses veriyor Evden sokaktan çarşıdan esnaf dükkanından dost meclisinden el alan bu öyküler mahallenin sokaklarında büyüyen bir çocuğun bir gencin yaşantısından kesitlerle ve sahici bir yaşanmışlık duygusuyla veriliyor Gerçek hayatla örtüşen bu anlatılar okuyucuda otobiyografik öykü sanısını uyandırıyor Eraslan bir çocuğun penceresinden anneyi babayı masalcı nineyi sakalı mis gibi kokan dedeyi camideki müezzini terziyi berberi çarşı esnafının muhabbetini idealist genci düzeni değiştirmek isteyen dava peşindeki öğretmeni ustayı ve çırağı anlatırken sakınmasız ve içerden bir dil kullanıyor perdelemiyor örtmüyor simgeselliğe başvurmuyor Bazen ironiye bazen gülmeceye kapı aralıyor Kötünün içindeki iyiyi gösterirken de iyinin içindeki kötüyü gösterirken de aynı duygu evreninden sesleniyor Eraslan sahici bir dile yaslanıyor İnandırıcılığını samimiyetinden ve doğallığından alıyor Bir kahvede ya da bir dost meclisinde oturup konuşur gibi yazıyor Ölçülü biçili ince işçilikle yontulup inceltilmiş bir dille kurmuyor öykülerini oldukça serazat ve hayatın içinden sesleniyor Yer yer argoya da yer açan bu dil asla sıradanlaşmıyor Şiire ve masala göz kırptığı yerlerde Dedem Korkut un sesi yankılanır gibi oluyor Ali Karaçalı

Hece Yayınları
Yunus Nadir Eraslan Çırak ta bize çocukluğumuzun iz bırakan dünyasından sesleniyor Öykülerinde genellikle günümüzün genel öykü eğiliminin dışında bir çizgi izleyen Eraslan henüz gerçek anlamda öyküsü yazılmamış tanıdık bir mahalleye yöneltiyor bakışlarını ve oradan yaşantılara ses veriyor Evden sokaktan çarşıdan esnaf dükkanından dost meclisinden el alan bu öyküler mahallenin sokaklarında büyüyen bir çocuğun bir gencin yaşantısından kesitlerle ve sahici bir yaşanmışlık duygusuyla veriliyor Gerçek hayatla örtüşen bu anlatılar okuyucuda otobiyografik öykü sanısını uyandırıyor Eraslan bir çocuğun penceresinden anneyi babayı masalcı nineyi sakalı mis gibi kokandedeyi camideki müezzini terziyi berberi çarşı esnafının muhabbetini idealist genci düzeni değiştirmek isteyen dava peşindeki öğretmeni ustayı ve çırağı anlatırken sakınmasız ve içerden bir dil kullanıyor perdelemiyor örtmüyor simgeselliğe başvurmuyor Bazen ironiye bazen gülmeceye kapı aralıyor Kötünün içindeki iyiyi gösterirken de iyinin içindeki kötüyü gösterirken de aynı duygu evreninden sesleniyor Eraslan sahici bir dile yaslanıyor İnandırıcılığını samimiyetinden ve doğallığından alıyor Bir kahvede ya da bir dost meclisinde oturup konuşur gibi yazıyor Ölçülü biçili ince işçilikle yontulup inceltilmiş bir dille kurmuyor öykülerini oldukça serazat ve hayatın içinden sesleniyor Yer yer argoya da yer açan bu dil asla sıradanlaşmıyor Şiire ve masala göz kırptığı yerlerde Dedem Korkut un sesi yankılanır gibi oluyor Ali Karaçalı

Hece
Yunus Nadir Eraslan Çırak ta bize çocukluğumuzun iz bırakan dünyasından sesleniyor Öykülerinde genellikle günümüzün genel öykü eğiliminin dışında bir çizgi izleyen Eraslan henüz gerçek anlamda öyküsü yazılmamış tanıdık bir mahalleye yöneltiyor bakışlarını ve oradan yaşantılara ses veriyor Evden sokaktan çarşıdan esnaf dükkânından dost meclisinden el alan bu öyküler mahallenin sokaklarında büyüyen bir çocuğun bir gencin yaşantısından kesitlerle ve sahici bir yaşanmışlık duygusuyla veriliyor Gerçek hayatla örtüşen bu anlatılar okuyucuda otobiyografik öykü sanısını uyandırıyor Eraslan bir çocuğun penceresinden anneyi babayı masalcı nineyi sakalı mis gibi kokan dedeyi camideki müezzini terziyi berberi çarşı esnafının muhabbetini idealist genci düzeni değiştirmek isteyen dava peşindeki öğretmeni ustayı ve çırağı anlatırken sakınmasız ve içerden bir dil kullanıyor perdelemiyor örtmüyor simgeselliğe başvurmuyor Bazen ironiye bazen gülmeceye kapı aralıyor Kötünün içindeki iyiyi gösterirken de iyinin içindeki kötüyü gösterirken de aynı duygu evreninden sesleniyor Eraslan sahici bir dile yaslanıyor İnandırıcılığını samimiyetinden ve doğallığından alıyor Bir kahvede ya da bir dost meclisinde oturup konuşur gibi yazıyor Ölçülü biçili ince işçilikle yontulup inceltilmiş bir dille kurmuyor öykülerini oldukça serazat ve hayatın içinden sesleniyor Yer yer argoya da yer açan bu dil asla sıradanlaşmıyor Şiire ve masala göz kırptığı yerlerde Dedem Korkut un sesi yankılanır gibi oluyor Ali Karaçalı