MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Çocukluk — Tove Ditlevsen

Çocukluk
113,75
GenelRomanROMAN DÜNYA

Çocukluk

Tove Ditlevsen

Monokl

202196 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Çocukluk

Tove Ditlevsen

Çocukluğumun oturma odasında tek başımayım Eskiden burada annem şarkı söyler babam yıllardır görmediğim yasak kitabı okur ağabeyim ise bir tahtaya çivi çakardı Bunların hepsi asırlar evveldi ve o zamanlar çocukluğun sonsuza dek süreceğini acıyla hissetsem de daha mutluydum gibime geliyor Bundan sonra evde uyumaya devam etsem de bu gece oturma odasıyla vedalaştığımı hissediyorum Yatmak içimden gelmiyor uykum da yok Derin bir hüzün içindeyim Sardunyaları cam kenarından kaldırıyorum ve gökyüzüne esip geçen bulutların arasında hafifçe sallanan yeni ayın beşiği altında ışıldayan küçük yıldıza bakıyorum Johannes V Jensen in birçok kere okuduğumdan uzun bölümlerini ezbere bildiğimBuzuladlı romanından birkaç satırı kendi kendime söylüyorum Kâh sabah kâh akşam yıldızı gibi parlıyor annesinin koynunda öldürülen küçük kız sonsuz yollarda beyaz ve dalgın yalnız başına gezen kendi oyununa kapılmış bir çocuk ruhu gibi Bu cümleler bana ebediyen kaybettiğim Ruth u hatırlatıyor ve gözlerimden yaşlar akıyor Küçük kalp şeklinde ağzıyla gözleri parlak ve kudretli Ruth Herkese laf yetiştiren yüreği sevgi dolu küçük kayıp arkadaşım Arkadaşlığımız da çocukluğum gibi sona erdi Güneş yanığı gibi çocukluğumun son parçacıkları şimdi üstümden pul pul dökülüyor ve altından ters imkânsız bir yetişkin beliriyor Gece pencerenin önünden geçedursun şiir defterimi okuyorum ve ben farkına varmadan çocukluğum usulca hayatımın sonuna kadar benim için bir bilgi ve tecrübe kaynağı olacak şu insan ruhunun kütüphanesi olan belleğimin dibine çöküyor Tove Ditlevsen Kopenhag Üçlemesi ile dünyada kadın edebiyatının ve Ferrante Knausgaard ın ardından da otobiyografik anlatının yeni simgesi haline geldi Ne Dediler Dışlanmış olanların kendilerinden bir şeyler bulabileceği olağanüstü bir hikâye Patti Smith Büyük edebiyat nasıl yapılır işte örneği A Klas Üçleme muazzam bir yeteneğinin ürünü Parul Sehgal The New York Times Ditlevsen i okuma deneyimi altüst edici sanki Ditlevsen kafanızın içine girip tüm eşyaların yerini değiştirmiş gibi Deborah Eisenberg The New York Review of Books Kopenhag Üçlemesi bir başyapıt özel bir boşluğu dolduruyor Sanki yitip gitmiş birisinin çekmesinde bulunan değerli bir hazine gibi ya da çorapların yahut eski fotoğrafların arasına saklanmış gizli bir zula gibi Megan O Grady The New York Times Book Review Bağımlılığa ve deliliğe usul usul kapılıp gitmek Ditlevsen Sam Sacks The Wall Street Journal Ditlevsen bize çaresiz ve edilgen olduğunu anlatıp duruyor Ama kitabı güzel kılan tam da onun hiç de çaresiz ve edilgen olmaması John Powers NPR Yazısının büyüklüğü çözülmemiş bir gizem olmasına dayanıyor hem çözülmemiş hem de çözülüp gitmiş Rachel Kushner author ofThe Mars Room Sanki yüz yıllık bir kristal gibi Ditlevsen in kitabı seçkin ve şeffaf küçük çarpıklıklarla ve el değmemiş bir güzellikle parıldıyor Hannah Kofman Los Angeles Review of Books Hiç kimse çocukluk hakkında Tove Ditlevsen gibi yazmadı hem umutlu hem kara sezgili İkinci dünya savaşı öncesinde bir işçi çocuğu olarak yaşadıkları Ferrante nin anlatılarını çağrıştırıyor ama tabii Ditlevsen in lirizmi kendine has Julie Phillips 4Columns Bu yıl okuduğum en iyi kitaplar bu üçlemeden Hepsi de küçük bir hançer gibi bir kez içe işledi mi işlerini bitirmeden içinizden çıkmıyorlar John Self New Statesman Hem Elena Ferrante nin Napoli Romanları hem de Ditlevsen nin Kopenhag Üçlemesi büyük bir cesaret ve parıltılı bir öznellikle dönemi tasvir ediyor işçi sınıfının mahallerinde büyüyen kitap tutkunu kızlar 1930 ların Kopenhag ı ya da 1950 lerin Napoli si ikisi de aynı Ama estetik açıdan Ditlevsen in kitabı ç

Kitap Sepeti
122,50

MonoKL Yayınları

202196 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Çocukluğumun oturma odasında tek başımayım Eskiden burada annem şarkı söyler babam yıllardır görmediğim yasak kitabı okur ağabeyim ise bir tahtaya çivi çakardı Bunların hepsi asırlar evveldi ve o zamanlar çocukluğun sonsuza dek süreceğini acıyla hissetsem de daha mutluydum gibime geliyor Bundan sonra evde uyumaya devam etsem de bu gece oturma odasıyla vedalaştığımı hissediyorum Yatmak içimden gelmiyor uykum da yok Derin bir hüzün içindeyim Sardunyaları cam kenarından kaldırıyorum ve gökyüzüne esip geçen bulutların arasında hafifçe sallanan yeni ayın beşiği altında ışıldayan küçük yıldıza bakıyorum Johannes V Jensen in birçok kere okuduğumdan uzun bölümlerini ezbere bildiğim Buzul adlı romanından birkaç satırı kendi kendime söylüyorum Kâh sabah kâh akşam yıldızı gibi parlıyor annesinin koynunda öldürülen küçük kız sonsuz yollarda beyaz ve dalgın yalnız başına gezen kendi oyununa kapılmış bir çocuk ruhu gibi Bu cümleler bana ebediyen kaybettiğim Ruth u hatırlatıyor ve gözlerimden yaşlar akıyor Küçük kalp şeklinde ağzıyla gözleri parlak ve kudretli Ruth Herkese laf yetiştiren yüreği sevgi dolu küçük kayıp arkadaşım Arkadaşlığımız da çocukluğum gibi sona erdi Güneş yanığı gibi çocukluğumun son parçacıkları şimdi üstümden pul pul dökülüyor ve altından ters imkânsız bir yetişkin beliriyor Gece pencerenin önünden geçedursun şiir defterimi okuyorum ve ben farkına varmadan çocukluğum usulca hayatımın sonuna kadar benim için bir bilgi ve tecrübe kaynağı olacak şu insan ruhunun kütüphanesi olan belleğimin dibine çöküyor Tove Ditlevsen Kopenhag Üçlemesi ile dünyada kadın edebiyatının ve Ferrante Knausgaard ın ardından da otobiyografik anlatının yeni simgesi haline geldi Ne Dediler Dışlanmış olanların kendilerinden bir şeyler bulabileceği olağanüstü bir hikâye Patti Smith Büyük edebiyat nasıl yapılır işte örneği A Klas Üçleme muazzam bir yeteneğinin ürünü Parul Sehgal The New York Times Ditlevsen i okuma deneyimi altüst edici sanki Ditlevsen kafanızın içine girip tüm eşyaların yerini değiştirmiş gibi Deborah Eisenberg The New York Review of Books Kopenhag Üçlemesi bir başyapıt özel bir boşluğu dolduruyor Sanki yitip gitmiş birisinin çekmesinde bulunan değerli bir hazine gibi ya da çorapların yahut eski fotoğrafların arasına saklanmış gizli bir zula gibi Megan O Grady The New York Times Book Review Bağımlılığa ve deliliğe usul usul kapılıp gitmek Ditlevsen Sam Sacks The Wall Street Journal Ditlevsen bize çaresiz ve edilgen olduğunu anlatıp duruyor Ama kitabı güzel kılan tam da onun hiç de çaresiz ve edilgen olmaması John Powers NPR Yazısının büyüklüğü çözülmemiş bir gizem olmasına dayanıyor hem çözülmemiş hem de çözülüp gitmiş Rachel Kushner author of The Mars Room Sanki yüz yıllık bir kristal gibi Ditlevsen in kitabı seçkin ve şeffaf küçük çarpıklıklarla ve el değmemiş bir güzellikle parıldıyor Hannah Kofman Los Angeles Review of Books Hiç kimse çocukluk hakkında Tove Ditlevsen gibi yazmadı hem umutlu hem kara sezgili İkinci dünya savaşı öncesinde bir işçi çocuğu olarak yaşadıkları Ferrante nin anlatılarını çağrıştırıyor ama tabii Ditlevsen in lirizmi kendine has Julie Phillips 4Columns Bu yıl okuduğum en iyi kitaplar bu üçlemeden Hepsi de küçük bir hançer gibi bir kez içe işledi mi işlerini bitirmeden içinizden çıkmıyorlar John Self New Statesman Hem Elena Ferrante nin Napoli Romanları hem de Ditlevsen nin Kopenhag Üçlemesi büyük bir cesaret ve parıltılı bir öznellikle dönemi tasvir ediyor işçi sınıfının mahallerinde büyüyen kitap tutkunu kızlar 1930 ların Kopenhag ı ya da 1950 lerin Napoli si ikisi de aynı Ama estetik açıdan Ditlevsen in kitabı çok daha ilginç Sanki balçığı temizlenmiş bir kristal gibi Lucasta Miller The Times Literary Supplement

Ekin Kitap
126,00

MONOKL

202196 sf.
Ekin Kitap

Çocukluğumun oturma odasında tek başımayım Eskiden burada annem şarkı söyler babam yıllardır görmediğim yasak kitabı okur ağabeyim ise bir tahtaya çivi çakardı Bunların hepsi asırlar evveldi ve o zamanlar çocukluğun sonsuza dek süreceğini acıyla hissetsem de daha mutluydum gibime geliyor Bundan sonra evde uyumaya devam etsem de bu gece oturma odasıyla vedalaştığımı hissediyorum Yatmak içimden gelmiyor uykum da yok Derin bir hüzün içindeyim Sardunyaları cam kenarından kaldırıyorum ve gökyüzüne esip geçen bulutların arasında hafifçe sallanan yeni ayın beşiği altında ışıldayan küçük yıldıza bakıyorum Johannes V Jensen in birçok kere okuduğumdan uzun bölümlerini ezbere bildiğimBuzuladlı romanından birkaç satırı kendi kendime söylüyorum Kâh sabah kâh akşam yıldızı gibi parlıyor annesinin koynunda öldürülen küçük kız sonsuz yollarda beyaz ve dalgın yalnız başına gezen kendi oyununa kapılmış bir çocuk ruhu gibi Bu cümleler bana ebediyen kaybettiğim Ruth u hatırlatıyor ve gözlerimden yaşlar akıyor Küçük kalp şeklinde ağzıyla gözleri parlak ve kudretli Ruth Herkese laf yetiştiren yüreği sevgi dolu küçük kayıp arkadaşım Arkadaşlığımız da çocukluğum gibi sona erdi Güneş yanığı gibi çocukluğumun son parçacıkları şimdi üstümden pul pul dökülüyor ve altından ters imkânsız bir yetişkin beliriyor Gece pencerenin önünden geçedursun şiir defterimi okuyorum ve ben farkına varmadan çocukluğum usulca hayatımın sonuna kadar benim için bir bilgi ve tecrübe kaynağı olacak şu insan ruhunun kütüphanesi olan belleğimin dibine çöküyor Tove Ditlevsen Kopenhag Üçlemesi ile dünyada kadın edebiyatının ve Ferrante Knausgaard ın ardından da otobiyografik anlatının yeni simgesi haline geldi Ne Dediler Dışlanmış olanların kendilerinden bir şeyler bulabileceği olağanüstü bir hikâye Patti Smith Büyük edebiyat nasıl yapılır işte örneği A Klas Üçleme muazzam bir yeteneğinin ürünü Parul Sehgal The New York Times Ditlevsen i okuma deneyimi altüst edici sanki Ditlevsen kafanızın içine girip tüm eşyaların yerini değiştirmiş gibi Deborah Eisenberg The New York Review of Books Kopenhag Üçlemesi bir başyapıt özel bir boşluğu dolduruyor Sanki yitip gitmiş birisinin çekmesinde bulunan değerli bir hazine gibi ya da çorapların yahut eski fotoğrafların arasına saklanmış gizli bir zula gibi Megan O Grady The New York Times Book Review Bağımlılığa ve deliliğe usul usul kapılıp gitmek Ditlevsen Sam Sacks The Wall Street Journal Ditlevsen bize çaresiz ve edilgen olduğunu anlatıp duruyor Ama kitabı güzel kılan tam da onun hiç de çaresiz ve edilgen olmaması John Powers NPR Yazısının büyüklüğü çözülmemiş bir gizem olmasına dayanıyor hem çözülmemiş hem de çözülüp gitmiş Rachel Kushner author ofThe Mars Room Sanki yüz yıllık bir kristal gibi Ditlevsen in kitabı seçkin ve şeffaf küçük çarpıklıklarla ve el değmemiş bir güzellikle parıldıyor Hannah Kofman Los Angeles Review of Books Hiç kimse çocukluk hakkında Tove Ditlevsen gibi yazmadı hem umutlu hem kara sezgili İkinci dünya savaşı öncesinde bir işçi çocuğu olarak yaşadıkları Ferrante nin anlatılarını çağrıştırıyor ama tabii Ditlevsen in lirizmi kendine has Julie Phillips 4Columns Bu yıl okuduğum en iyi kitaplar bu üçlemeden Hepsi de küçük bir hançer gibi bir kez içe işledi mi işlerini bitirmeden içinizden çıkmıyorlar John Self New Statesman Hem Elena Ferrante nin Napoli Romanları hem de Ditlevsen nin Kopenhag Üçlemesi büyük bir cesaret ve parıltılı bir öznellikle dönemi tasvir ediyor işçi sınıfının mahallerinde büyüyen kitap tutkunu kızlar 1930 ların Kopenhag ı ya da 1950 lerin Napoli si ikisi de aynı Ama estetik açıdan Ditlevsen in kitabı çok daha ilginç Sanki balçığı temizlenmiş bir kristal gibi Lucasta Miller The Times Literary Supplement

Ucuz Kitap Al
126,00

MonoKL

Haziran 202196 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Tove Ditlevsen tarafından kaleme alınan Çocukluk MonoKL eseri olarak okurlarla buluşuyor Çocukluk Tove Ditlevsen Kitap Özeti Çocukluğumun oturma odasında tek başımayım Eskiden burada annem şarkı söyler babam yıllardır görmediğim yasak kitabı okur ağabeyim ise bir tahtaya çivi çakardı Bunların hepsi asırlar evveldi ve o zamanlar çocukluğun sonsuza dek süreceğini acıyla hissetsem de daha mutluydum gibime geliyor Bundan sonra evde uyumaya devam etsem de bu gece oturma odasıyla vedalaştığımı hissediyorum Yatmak içimden gelmiyor uykum da yok Derin bir hüzün içindeyim Sardunyaları cam kenarından kaldırıyorum ve gökyüzüne esip geçen bulutların arasında hafifçe sallanan yeni ayın beşiği altında ışıldayan küçük yıldıza bakıyorum Johannes V Jensen in birçok kere okuduğumdan uzun bölümlerini ezbere bildiğim Buzul adlı romanından birkaç satırı kendi kendime söylüyorum Kâh sabah kâh akşam yıldızı gibi parlıyor annesinin koynunda öldürülen küçük kız sonsuz yollarda beyaz ve dalgın yalnız başına gezen kendi oyununa kapılmış bir çocuk ruhu gibi Bu cümleler bana ebediyen kaybettiğim Ruth u hatırlatıyor ve gözlerimden yaşlar akıyor Küçük kalp şeklinde ağzıyla gözleri parlak ve kudretli Ruth Herkese laf yetiştiren yüreği sevgi dolu küçük kayıp arkadaşım Arkadaşlığımız da çocukluğum gibi sona erdi Güneş yanığı gibi çocukluğumun son parçacıkları şimdi üstümden pul pul dökülüyor ve altından ters imkânsız bir yetişkin beliriyor Gece pencerenin önünden geçedursun şiir defterimi okuyorum ve ben farkına varmadan çocukluğum usulca hayatımın sonuna kadar benim için bir bilgi ve tecrübe kaynağı olacak şu insan ruhunun kütüphanesi olan belleğimin dibine çöküyor Tove Ditlevsen Kopenhag Üçlemesi ile dünyada kadın edebiyatının ve Ferrante Knausgaard ın ardından da otobiyografik anlatının yeni simgesi haline geldi Ne Dediler Dışlanmış olanların kendilerinden bir şeyler bulabileceği olağanüstü bir hikâye Patti Smith Büyük edebiyat nasıl yapılır işte örneği A Klas Üçleme muazzam bir yeteneğinin ürünü Parul Sehgal The New York Times Ditlevsen i okuma deneyimi altüst edici sanki Ditlevsen kafanızın içine girip tüm eşyaların yerini değiştirmiş gibi Deborah Eisenberg The New York Review of Books Kopenhag Üçlemesi bir başyapıt özel bir boşluğu dolduruyor Sanki yitip gitmiş birisinin çekmesinde bulunan değerli bir hazine gibi ya da çorapların yahut eski fotoğrafların arasına saklanmış gizli bir zula gibi Megan O Grady The New York Times Book Review Bağımlılığa ve deliliğe usul usul kapılıp gitmek Ditlevsen Sam Sacks The Wall Street Journal Ditlevsen bize çaresiz ve edilgen olduğunu anlatıp duruyor Ama kitabı güzel kılan tam da onun hiç de çaresiz ve edilgen olmaması John Powers NPR Yazısının büyüklüğü çözülmemiş bir gizem olmasına dayanıyor hem çözülmemiş hem de çözülüp gitmiş Rachel Kushner author of The Mars Room Sanki yüz yıllık bir kristal gibi Ditlevsen in kitabı seçkin ve şeffaf küçük çarpıklıklarla ve el değmemiş bir güzellikle parıldıyor Hannah Kofman Los Angeles Review of Books Hiç kimse çocukluk hakkında Tove Ditlevsen gibi yazmadı hem umutlu hem kara sezgili İkinci dünya savaşı öncesinde bir işçi çocuğu olarak yaşadıkları Ferrante nin anlatılarını çağrıştırıyor ama tabii Ditlevsen in lirizmi kendine has Julie Phillips 4Columns Bu yıl okuduğum en iyi kitaplar bu üçlemeden Hepsi de küçük bir hançer gibi bir kez içe işledi mi işlerini bitirmeden içinizden çıkmıyorlar John Self New Statesman Hem Elena Ferrante nin Napoli Romanları hem de Ditlevsen nin Kopenhag Üçlemesi büyük bir cesaret ve parıltılı bir öznellikle dönemi tasvir ediyor işçi sınıfının mahallerinde büyüyen kitap tutkunu kızlar 1930 ların Kopenhag ı ya da 1950 lerin Napoli si ikisi de aynı Ama estetik açıdan Ditlevsen in kitabı çok daha ilginç Sanki balçığı temizlenmiş bir kristal gibi Lucasta Miller The Times Literary Supplement Yayınevi MonoKL Yazar Tove Ditlevsen Sayfa 96 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2021 Barkod 9786057472359 Kategori Diğer Ülke Edebiyatları

Kitapsan
140,00

MONOKL

202193 sf.
Kitapsan

Çocukluğumun oturma odasında tek başımayım Eskiden burada annem şarkı söyler babam yıllardır görmediğim yasak kitabı okur ağabeyim ise bir tahtaya çivi çakardı Bunların hepsi asırlar evveldi ve o zamanlar çocukluğun sonsuza dek süreceğini acıyla hissetsem de daha mutluydum gibime geliyor Bundan sonra evde uyumaya devam etsem de bu gece oturma odasıyla vedalaştığımı hissediyorum Yatmak içimden gelmiyor uykum da yok Derin bir hüzün içindeyim Sardunyaları cam kenarından kaldırıyorum ve gökyüzüne esip geçen bulutların arasında hafifçe sallanan yeni ayın beşiği altında ışıldayan küçük yıldıza bakıyorum Johannes V Jensen in birçok kere okuduğumdan uzun bölümlerini ezbere bildiğim Buzul adlı romanından birkaç satırı kendi kendime söylüyorum Kâh sabah kâh akşam yıldızı gibi parlıyor annesinin koynunda öldürülen küçük kız sonsuz yollarda beyaz ve dalgın yalnız başına gezen kendi oyununa kapılmış bir çocuk ruhu gibi Bu cümleler bana ebediyen kaybettiğim Ruth u hatırlatıyor ve gözlerimden yaşlar akıyor Küçük kalp şeklinde ağzıyla gözleri parlak ve kudretli Ruth Herkese laf yetiştiren yüreği sevgi dolu küçük kayıp arkadaşım Arkadaşlığımız da çocukluğum gibi sona erdi Güneş yanığı gibi çocukluğumun son parçacıkları şimdi üstümden pul pul dökülüyor ve altından ters imkânsız bir yetişkin beliriyor Gece pencerenin önünden geçedursun şiir defterimi okuyorum ve ben farkına varmadan çocukluğum usulca hayatımın sonuna kadar benim için bir bilgi ve tecrübe kaynağı olacak şu insan ruhunun kütüphanesi olan belleğimin dibine çöküyor Tove Ditlevsen Kopenhag Üçlemesi ile dünyada kadın edebiyatının ve Ferrante Knausgaard ın ardından da otobiyografik anlatının yeni simgesi haline geldi Ne Dediler Dışlanmış olanların kendilerinden bir şeyler bulabileceği olağanüstü bir hikâye Patti Smith Büyük edebiyat nasıl yapılır işte örneği A Klas Üçleme muazzam bir yeteneğinin ürünü Parul Sehgal The New York Times Ditlevsen i okuma deneyimi altüst edici sanki Ditlevsen kafanızın içine girip tüm eşyaların yerini değiştirmiş gibi Deborah Eisenberg The New York Review of Books Kopenhag Üçlemesi bir başyapıt özel bir boşluğu dolduruyor Sanki yitip gitmiş birisinin çekmesinde bulunan değerli bir hazine gibi ya da çorapların yahut eski fotoğrafların arasına saklanmış gizli bir zula gibi Megan O Grady The New York Times Book Review Bağımlılığa ve deliliğe usul usul kapılıp gitmek Ditlevsen Sam Sacks The Wall Street Journal Ditlevsen bize çaresiz ve edilgen olduğunu anlatıp duruyor Ama kitabı güzel kılan tam da onun hiç de çaresiz ve edilgen olmaması John Powers NPR Yazısının büyüklüğü çözülmemiş bir gizem olmasına dayanıyor hem çözülmemiş hem de çözülüp gitmiş Rachel Kushner author of The Mars Room Sanki yüz yıllık bir kristal gibi Ditlevsen in kitabı seçkin ve şeffaf küçük çarpıklıklarla ve el değmemiş bir güzellikle parıldıyor Hannah Kofman Los Angeles Review of Books Hiç kimse çocukluk hakkında Tove Ditlevsen gibi yazmadı hem umutlu hem kara sezgili İkinci dünya savaşı öncesinde bir işçi çocuğu olarak yaşadıkları Ferrante nin anlatılarını çağrıştırıyor ama tabii Ditlevsen in lirizmi kendine has Julie Phillips 4Columns Bu yıl okuduğum en iyi kitaplar bu üçlemeden Hepsi de küçük bir hançer gibi bir kez içe işledi mi işlerini bitirmeden içinizden çıkmıyorlar John Self New Statesman Hem Elena Ferrante nin Napoli Romanları hem de Ditlevsen nin Kopenhag Üçlemesi büyük bir cesaret ve parıltılı bir öznellikle dönemi tasvir ediyor işçi sınıfının mahallerinde büyüyen kitap tutkunu kızlar 1930 ların Kopenhag ı ya da 1950 lerin Napoli si ikisi de aynı Ama estetik açıdan Ditlevsen in kitabı çok daha ilginç Sanki balçığı temizlenmiş bir kristal gibi Lucasta Miller The Times Literary Supplement Yayınevi MONOKL Yazar TOVE DITLEVSEN Sayfa Sayısı 93 SAYFA Yıl 2021

Pandora
156,00

MonoKL

202196 sf.

çev. Tamer, Leyla

Pandora

Çocukluğumun oturma odasında tek başımayım Eskiden burada annem şarkı söyler babam yıllardır görmediğim yasak kitabı okur ağabeyim ise bir tahtaya çivi çakardı Bunların hepsi asırlar evveldi ve o zamanlar çocukluğun sonsuza dek süreceğini acıyla hissetsem de daha mutluydum gibime geliyor Bundan sonra evde uyumaya devam etsem de bu gece oturma odasıyla vedalaştığımı hissediyorum Yatmak içimden gelmiyor uykum da yok Derin bir hüzün içindeyim Sardunyaları cam kenarından kaldırıyorum ve gökyüzüne esip geçen bulutların arasında hafifçe sallanan yeni ayın beşiği altında ışıldayan küçük yıldıza bakıyorum Johannes V Jensen in birçok kere okuduğumdan uzun bölümlerini ezbere bildiğim Buzul adlı romanından birkaç satırı kendi kendime söylüyorum Kâh sabah kâh akşam yıldızı gibi parlıyor annesinin koynunda öldürülen küçük kız sonsuz yollarda beyaz ve dalgın yalnız başına gezen kendi oyununa kapılmış bir çocuk ruhu gibi Bu cümleler bana ebediyen kaybettiğim Ruth u hatırlatıyor ve gözlerimden yaşlar akıyor Küçük kalp şeklinde ağzıyla gözleri parlak ve kudretli Ruth Herkese laf yetiştiren yüreği sevgi dolu küçük kayıp arkadaşım Arkadaşlığımız da çocukluğum gibi sona erdi Güneş yanığı gibi çocukluğumun son parçacıkları şimdi üstümden pul pul dökülüyor ve altından ters imkânsız bir yetişkin beliriyor Gece pencerenin önünden geçedursun şiir defterimi okuyorum ve ben farkına varmadan çocukluğum usulca hayatımın sonuna kadar benim için bir bilgi ve tecrübe kaynağı olacak şu insan ruhunun kütüphanesi olan belleğimin dibine çöküyor Tove Ditlevsen Kopenhag Üçlemesi ile dünyada kadın edebiyatının ve Ferrante Knausgaard ın ardından da otobiyografik anlatının yeni simgesi haline geldi Ne Dediler Dışlanmış olanların kendilerinden bir şeyler bulabileceği olağanüstü bir hikâye Patti Smith Büyük edebiyat nasıl yapılır işte örneği A Klas Üçleme muazzam bir yeteneğinin ürünü Parul Sehgal The New York Times Ditlevsen i okuma deneyimi altüst edici sanki Ditlevsen kafanızın içine girip tüm eşyaların yerini değiştirmiş gibi Deborah Eisenberg The New York Review of Books Kopenhag Üçlemesi bir başyapıt özel bir boşluğu dolduruyor Sanki yitip gitmiş birisinin çekmesinde bulunan değerli bir hazine gibi ya da çorapların yahut eski fotoğrafların arasına saklanmış gizli bir zula gibi Megan O Grady The New York Times Book Review Bağımlılığa ve deliliğe usul usul kapılıp gitmek Ditlevsen Sam Sacks The Wall Street Journal Ditlevsen bize çaresiz ve edilgen olduğunu anlatıp duruyor Ama kitabı güzel kılan tam da onun hiç de çaresiz ve edilgen olmaması John Powers NPR Yazısının büyüklüğü çözülmemiş bir gizem olmasına dayanıyor hem çözülmemiş hem de çözülüp gitmiş Rachel Kushner author of The Mars Room Sanki yüz yıllık bir kristal gibi Ditlevsen in kitabı seçkin ve şeffaf küçük çarpıklıklarla ve el değmemiş bir güzellikle parıldıyor Hannah Kofman Los Angeles Review of Books Hiç kimse çocukluk hakkında Tove Ditlevsen gibi yazmadı hem umutlu hem kara sezgili İkinci dünya savaşı öncesinde bir işçi çocuğu olarak yaşadıkları Ferrante nin anlatılarını çağrıştırıyor ama tabii Ditlevsen in lirizmi kendine has Julie Phillips 4Columns Bu yıl okuduğum en iyi kitaplar bu üçlemeden Hepsi de küçük bir hançer gibi bir kez içe işledi mi işlerini bitirmeden içinizden çıkmıyorlar John Self New Statesman Hem Elena Ferrante nin Napoli Romanları hem de Ditlevsen nin Kopenhag Üçlemesi büyük bir cesaret ve parıltılı bir öznellikle dönemi tasvir ediyor işçi sınıfının mahallerinde büyüyen kitap tutkunu kızlar 1930 ların Kopenhag ı ya da 1950 lerin Napoli si ikisi de aynı Ama estetik açıdan Ditlevsen in kitabı çok daha ilginç Sanki balçığı temizlenmiş bir kristal gibi Lucasta Miller The Times Literary Supplement

Nobel Kitap
169,65

MonoKL Yayınları

202196 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Çocukluğumun oturma odasında tek başımayım Eskiden burada annem şarkı söyler babam yıllardır görmediğim yasak kitabı okur ağabeyim ise bir tahtaya çivi çakardı Bunların hepsi asırlar evveldi ve o zamanlar çocukluğun sonsuza dek süreceğini acıyla hissetsem de daha mutluydum gibime geliyor Bundan sonra evde uyumaya devam etsem de bu gece oturma odasıyla vedalaştığımı hissediyorum Yatmak içimden gelmiyor uykum da yok Derin bir hüzün içindeyim Sardunyaları cam kenarından kaldırıyorum ve gökyüzüne esip geçen bulutların arasında hafifçe sallanan yeni ayın beşiği altında ışıldayan küçük yıldıza bakıyorum Johannes V Jensen in birçok kere okuduğumdan uzun bölümlerini ezbere bildiğim Buzul adlı romanından birkaç satırı kendi kendime söylüyorum Kâh sabah kâh akşam yıldızı gibi parlıyor annesinin koynunda öldürülen küçük kız sonsuz yollarda beyaz ve dalgın yalnız başına gezen kendi oyununa kapılmış bir çocuk ruhu gibi Bu cümleler bana ebediyen kaybettiğim Ruth u hatırlatıyor ve gözlerimden yaşlar akıyor Küçük kalp şeklinde ağzıyla gözleri parlak ve kudretli Ruth Herkese laf yetiştiren yüreği sevgi dolu küçük kayıp arkadaşım Arkadaşlığımız da çocukluğum gibi sona erdi Güneş yanığı gibi çocukluğumun son parçacıkları şimdi üstümden pul pul dökülüyor ve altından ters imkânsız bir yetişkin beliriyor Gece pencerenin önünden geçedursun şiir defterimi okuyorum ve ben farkına varmadan çocukluğum usulca hayatımın sonuna kadar benim için bir bilgi ve tecrübe kaynağı olacak şu insan ruhunun kütüphanesi olan belleğimin dibine çöküyor Tove Ditlevsen Kopenhag Üçlemesi ile dünyada kadın edebiyatının ve Ferrante Knausgaard ın ardından da otobiyografik anlatının yeni simgesi haline geldi Ne Dediler Dışlanmış olanların kendilerinden bir şeyler bulabileceği olağanüstü bir hikâye Patti Smith Büyük edebiyat nasıl yapılır işte örneği A Klas Üçleme muazzam bir yeteneğinin ürünü Parul Sehgal The New York Times Ditlevsen i okuma deneyimi altüs

Şehadet Kitap
195,00

Monokl Yayınları

202696 sf.
Şehadet Kitap

Çocukluğumun oturma odasında tek başımayım Eskiden burada annem şarkı söyler babam yıllardır görmediğim yasak kitabı okur ağabeyim ise bir tahtaya çivi çakardı Bunların hepsi asırlar evveldi ve o zamanlar çocukluğun sonsuza dek süreceğini acıyla hissetsem de daha mutluydum gibime geliyor Bundan sonra evde uyumaya devam etsem de bu gece oturma odasıyla vedalaştığımı hissediyorum Yatmak içimden gelmiyor uykum da yok Derin bir hüzün içindeyim Sardunyaları cam kenarından kaldırıyorum ve gökyüzüne esip geçen bulutların arasında hafifçe sallanan yeni ayın beşiği altında ışıldayan küçük yıldıza bakıyorum Johannes V Jensen in birçok kere okuduğumdan uzun bölümlerini ezbere bildiğim Buzul adlı romanından birkaç satırı kendi kendime söylüyorum Kâh sabah kâh akşam yıldızı gibi parlıyor annesinin koynunda öldürülen küçük kız sonsuz yollarda beyaz ve dalgın yalnız başına gezen kendi oyununa kapılmış bir çocuk ruhu gibi Bu cümleler bana ebediyen kaybettiğim Ruth u hatırlatıyor ve gözlerimden yaşlar akıyor Küçük kalp şeklinde ağzıyla gözleri parlak ve kudretli Ruth Herkese laf yetiştiren yüreği sevgi dolu küçük kayıp arkadaşım Arkadaşlığımız da çocukluğum gibi sona erdi Güneş yanığı gibi çocukluğumun son parçacıkları şimdi üstümden pul pul dökülüyor ve altından ters imkânsız bir yetişkin beliriyor Gece pencerenin önünden geçedursun şiir defterimi okuyorum ve ben farkına varmadan çocukluğum usulca hayatımın sonuna kadar benim için bir bilgi ve tecrübe kaynağı olacak şu insan ruhunun kütüphanesi olan belleğimin dibine çöküyor Tove Ditlevsen Kopenhag Üçlemesi ile dünyada kadın edebiyatının ve Ferrante Knausgaard ın ardından da otobiyografik anlatının yeni simgesi haline geldi Ne Dediler Dışlanmış olanların kendilerinden bir şeyler bulabileceği olağanüstü bir hikâye Patti Smith Büyük edebiyat nasıl yapılır işte örneği A Klas Üçleme muazzam bir yeteneğinin ürünü Parul Sehgal The New York Times Ditlevsen i okuma deneyimi altüst edici sanki Ditlevsen kafanızın içine girip tüm eşyaların yerini değiştirmiş gibi Deborah Eisenberg The New York Review of Books Kopenhag Üçlemesi bir başyapıt özel bir boşluğu dolduruyor Sanki yitip gitmiş birisinin çekmesinde bulunan değerli bir hazine gibi ya da çorapların yahut eski fotoğrafların arasına saklanmış gizli bir zula gibi Megan O Grady The New York Times Book Review Bağımlılığa ve deliliğe usul usul kapılıp gitmek Ditlevsen Sam Sacks The Wall Street Journal Ditlevsen bize çaresiz ve edilgen olduğunu anlatıp duruyor Ama kitabı güzel kılan tam da onun hiç de çaresiz ve edilgen olmaması John Powers NPR Yazısının büyüklüğü çözülmemiş bir gizem olmasına dayanıyor hem çözülmemiş hem de çözülüp gitmiş Rachel Kushner author of The Mars Room Sanki yüz yıllık bir kristal gibi Ditlevsen in kitabı seçkin ve şeffaf küçük çarpıklıklarla ve el değmemiş bir güzellikle parıldıyor Hannah Kofman Los Angeles Review of Books Hiç kimse çocukluk hakkında Tove Ditlevsen gibi yazmadı hem umutlu hem kara sezgili İkinci dünya savaşı öncesinde bir işçi çocuğu olarak yaşadıkları Ferrante nin anlatılarını çağrıştırıyor ama tabii Ditlevsen in lirizmi kendine has Julie Phillips 4Columns Bu yıl okuduğum en iyi kitaplar bu üçlemeden Hepsi de küçük bir hançer gibi bir kez içe işledi mi işlerini bitirmeden içinizden çıkmıyorlar John Self New Statesman Hem Elena Ferrante nin Napoli Romanları hem de Ditlevsen nin Kopenhag Üçlemesi büyük bir cesaret ve parıltılı bir öznellikle dönemi tasvir ediyor işçi sınıfının mahallerinde büyüyen kitap tutkunu kızlar 1930 ların Kopenhag ı ya da 1950 lerin Napoli si ikisi de aynı Ama estetik açıdan Ditlevsen in kitabı çok daha ilginç Sanki balçığı temizlenmiş bir kristal gibi Lucasta Miller The Times Literary Supplement