MejelleKitap fiyat karşılaştırma

COĞRAFYA KÜLTÜR VE SİYASET Millî Görüş Hareketi nin Yurttaşlık ve Çokkültürcülük Politikası — Mazlum Ar

COĞRAFYA KÜLTÜR VE SİYASET Millî Görüş Hareketi nin Yurttaşlık ve Çokkültürcülük Politikası
194,74
CoğrafyaAnasayfaDiğer Politikat Siyaset

COĞRAFYA KÜLTÜR VE SİYASET Millî Görüş Hareketi nin Yurttaşlık ve Çokkültürcülük Politikası

Mazlum Ar

Nobel Bilimsel Eserler

20241. baskı180 sf.
16,5 x 242. HamurTürkçe
D&REn ucuz

COĞRAFYA KÜLTÜR VE SİYASET Millî Görüş Hareketi nin Yurttaşlık ve Çokkültürcülük Politikası

Mazlum Ar

Aynı coğrafyayı paylaşarak yüzyıllardır bir arada yaşayan kültürel farklılıklar politik bir varlık olmanın gereği olarak uzlaşı coğrafyalarını inşa etmenin gayreti içerisinde olmuşlardır Eşitlik saygı ve hoşgörü temelinde bireysel ve toplumsal kültürel çeşitliliği muhafaza eden ve geleceğe aktaran uzlaşı coğrafyaları her türlü türdeş özcü ve homojen egemen yapıyı sorunsallaştırmaktadır Böylece coğrafi aidiyetin belleğin ve bir yere ait olma dürtüsünün kültürel formunu kurgulayıp doğal coğrafi semiyoloji temelinde sürdürülmesine aracılık etmektedir Fakat siyasal aktörlerin mekânı ve onunla özdeşleşen din mezhep etnisite gelenek ve görenek gibi her türlü beşerî çokkültürlü olguyu özellikle ulus devlet süreciyle birlikte ideolojisin d e gömülü failler olarak tanımlayarak yeniden tasarlamaya çalışması coğrafyanın uzlaşı kültürünü ortadan kaldırmakta ve çatışmanın coğrafyalarını ortaya çıkartmaktadır Keza siyasal ideolojilerin çokkültürlü toplulukların eşit haysiyete dayalı yurttaşlık ve kültürel hak taleplerini görmezden gelerek saptamış oldukları subjektif kimlik tanımlamalarında yeniden konumlandırmaları da çatışma coğrafyalarını beslemektedir Dahası coğrafi farklılığın ve bu farklılığa ait olan kültürel çeşitliliğin yok sayılarak mekâna dair söylemlerin geliştirilmesi ve böylece farklılıkların coğrafyalarına dair yeni mekânsal söylemlerin ortaya çıkması bireyi ve aidiyet duyduğu kültürel topluluğu kendiliğinden ve öznelliğinden soyutlamaktadır Oysa önemli olan postmodern dünyanın akışkan coğrafyasında çokkültürlü toplulukları ideolojik saiklere göre yeniden tanımlamaktan ziyade bir arada yaşamanın menbasına uygun olarak mekânsal kültürel ve siyasal söylem pratikleri hayata geçirmektir Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
197,60

Nobel Bilimsel Eserler

2024180 sf.
Şehadet Kitap

Aynı coğrafyayı paylaşarak yüzyıllardır bir arada yaşayan kültürel farklılıklar politik bir varlık olmanın gereği olarak uzlaşı coğrafyalarını inşa etmenin gayreti içerisinde olmuşlardır Eşitlik saygı ve hoşgörü temelinde bireysel ve toplumsal kültürel çeşitliliği muhafaza eden ve geleceğe aktaran uzlaşı coğrafyaları her türlü türdeş özcü ve homojen egemen yapıyı sorunsallaştırmaktadır Böylece coğrafi aidiyetin belleğin ve bir yere ait olma dürtüsünün kültürel formunu kurgulayıp doğal coğrafi semiyoloji temelinde sürdürülmesine aracılık etmektedir Fakat siyasal aktörlerin mekânı ve onunla özdeşleşen din mezhep etnisite gelenek ve görenek gibi her türlü beşerî çokkültürlü olguyu özellikle ulus devlet süreciyle birlikte ideolojisin d e gömülü failler olarak tanımlayarak yeniden tasarlamaya çalışması coğrafyanın uzlaşı kültürünü ortadan kaldırmakta ve çatışmanın coğrafyalarını ortaya çıkartmaktadır Keza siyasal ideolojilerin çokkültürlü toplulukların eşit haysiyete dayalı yurttaşlık ve kültürel hak taleplerini görmezden gelerek saptamış oldukları subjektif kimlik tanımlamalarında yeniden konumlandırmaları da çatışma coğrafyalarını beslemektedir Dahası coğrafi farklılığın ve bu farklılığa ait olan kültürel çeşitliliğin yok sayılarak mekâna dair söylemlerin geliştirilmesi ve böylece farklılıkların coğrafyalarına dair yeni mekânsal söylemlerin ortaya çıkması bireyi ve aidiyet duyduğu kültürel topluluğu kendiliğinden ve öznelliğinden soyutlamaktadır Oysa önemli olan postmodern dünyanın akışkan coğrafyasında çokkültürlü toplulukları ideolojik saiklere göre yeniden tanımlamaktan ziyade bir arada yaşamanın menbasına uygun olarak mekânsal kültürel ve siyasal söylem pratikleri hayata geçirmektir

Kitap Ambarı
200,20

Nobel Bilimsel Eserler

2024180 sf.
İnce Kapak16,5 x 24
Kitap Ambarı

Aynı coğrafyayı paylaşarak yüzyıllardır bir arada yaşayan kültürel farklılıklar politik bir varlık olmanın gereği olarak uzlaşı coğrafyalarını inşa etmenin gayreti içerisinde olmuşlardır Eşitlik saygı ve hoşgörü temelinde bireysel ve toplumsal kültürel çeşitliliği muhafaza eden ve geleceğe aktaran uzlaşı coğrafyaları her türlü türdeş özcü ve homojen egemen yapıyı sorunsallaştırmaktadır Böylece coğrafi aidiyetin belleğin ve bir yere ait olma dürtüsünün kültürel formunu kurgulayıp doğal coğrafi semiyoloji temelinde sürdürülmesine aracılık etmektedir Fakat siyasal aktörlerin mekânı ve onunla özdeşleşen din mezhep etnisite gelenek ve görenek gibi her türlü beşerî çokkültürlü olguyu özellikle ulus devlet süreciyle birlikte ideolojisin d e gömülü failler olarak tanımlayarak yeniden tasarlamaya çalışması coğrafyanın uzlaşı kültürünü ortadan kaldırmakta ve çatışmanın coğrafyalarını ortaya çıkartmaktadır Keza siyasal ideolojilerin çokkültürlü toplulukların eşit haysiyete dayalı yurttaşlık ve kültürel hak taleplerini görmezden gelerek saptamış oldukları subjektif kimlik tanımlamalarında yeniden konumlandırmaları da çatışma coğrafyalarını beslemektedir Dahası coğrafi farklılığın ve bu farklılığa ait olan kültürel çeşitliliğin yok sayılarak mekâna dair söylemlerin geliştirilmesi ve böylece farklılıkların coğrafyalarına dair yeni mekânsal söylemlerin ortaya çıkması bireyi ve aidiyet duyduğu kültürel topluluğu kendiliğinden ve öznelliğinden soyutlamaktadır Oysa önemli olan postmodern dünyanın akışkan coğrafyasında çokkültürlü toplulukları ideolojik saiklere göre yeniden tanımlamaktan ziyade bir arada yaşamanın menbasına uygun olarak mekânsal kültürel ve siyasal söylem pratikleri hayata geçirmektir Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
210,60

Nobel Bilimsel Eserler

2024180 sf.
16,5x24
Nobel Kitap

Aynı coğrafyayı paylaşarak yüzyıllardır bir arada yaşayan kültürel farklılıklar politik bir varlık olmanın gereği olarak uzlaşı coğrafyalarını inşa etmenin gayreti içerisinde olmuşlardır Eşitlik saygı ve hoşgörü temelinde bireysel ve toplumsal kültürel çeşitliliği muhafaza eden ve geleceğe aktaran uzlaşı coğrafyaları her türlü türdeş özcü ve homojen egemen yapıyı sorunsallaştırmaktadır Böylece coğrafi aidiyetin belleğin ve bir yere ait olma dürtüsünün kültürel formunu kurgulayıp doğal coğrafi semiyoloji temelinde sürdürülmesine aracılık etmektedir Fakat siyasal aktörlerin mekânı ve onunla özdeşleşen din mezhep etnisite gelenek ve görenek gibi her türlü beşerî çokkültürlü olguyu özellikle ulus devlet süreciyle birlikte ideolojisin d e gömülü failler olarak tanımlayarak yeniden tasarlamaya çalışması coğrafyanın uzlaşı kültürünü ortadan kaldırmakta ve çatışmanın coğrafyalarını ortaya çıkartmaktadır Keza siyasal ideolojilerin çokkültürlü toplulukların eşit haysiyete dayalı yurttaşlık ve kültürel hak taleplerini görmezden gelerek saptamış oldukları subjektif kimlik tanımlamalarında yeniden konumlandırmaları da çatışma coğrafyalarını beslemektedir Dahası coğrafi farklılığın ve bu farklılığa ait olan kültürel çeşitliliğin yok sayılarak mekâna dair söylemlerin geliştirilmesi ve böylece farklılıkların coğrafyalarına dair yeni mekânsal söylemlerin ortaya çıkması bireyi ve aidiyet duyduğu kültürel topluluğu kendiliğinden ve öznelliğinden soyutlamaktadır Oysa önemli olan postmodern dünyanın akışkan coğrafyasında çokkültürlü toplulukları ideolojik saiklere göre yeniden tanımlamaktan ziyade bir arada yaşamanın menbasına uygun olarak mekânsal kültürel ve siyasal söylem pratikleri hayata geçirmektir

Tamadres
221,00

Nobel Bilimsel Eserler

Mart 2024180 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Aynı coğrafyayı paylaşarak yüzyıllardır bir arada yaşayan kültürel farklılıklar politik bir varlık olmanın gereği olarak uzlaşı coğrafyalarını inşa etmenin gayreti içerisinde olmuşlardır Eşitlik saygı ve hoşgörü temelinde bireysel ve toplumsal kültürel çeşitliliği muhafaza eden ve geleceğe aktaran uzlaşı coğrafyaları her türlü türdeş özcü ve homojen egemen yapıyı sorunsallaştırmaktadır Böylece coğrafi aidiyetin belleğin ve bir yere ait olma dürtüsünün kültürel formunu kurgulayıp doğal coğrafi semiyoloji temelinde sürdürülmesine aracılık etmektedir Fakat siyasal aktörlerin mekânı ve onunla özdeşleşen din mezhep etnisite gelenek ve görenek gibi her türlü beşerî çokkültürlü olguyu özellikle ulus devlet süreciyle birlikte ideolojisin d e gömülü failler olarak tanımlayarak yeniden tasarlamaya çalışması coğrafyanın uzlaşı kültürünü ortadan kaldırmakta ve çatışmanın coğrafyalarını ortaya çıkartmaktadır Keza siyasal ideolojilerin çokkültürlü toplulukların eşit haysiyete dayalı yurttaşlık ve kültürel hak taleplerini görmezden gelerek saptamış oldukları subjektif kimlik tanımlamalarında yeniden konumlandırmaları da çatışma coğrafyalarını beslemektedir Dahası coğrafi farklılığın ve bu farklılığa ait olan kültürel çeşitliliğin yok sayılarak mekâna dair söylemlerin geliştirilmesi ve böylece farklılıkların coğrafyalarına dair yeni mekânsal söylemlerin ortaya çıkması bireyi ve aidiyet duyduğu kültürel topluluğu kendiliğinden ve öznelliğinden soyutlamaktadır Oysa önemli olan postmodern dünyanın akışkan coğrafyasında çokkültürlü toplulukları ideolojik saiklere göre yeniden tanımlamaktan ziyade bir arada yaşamanın menbasına uygun olarak mekânsal kültürel ve siyasal söylem pratikleri hayata geçirmektir

Ucuz Kitap Al
234,00

Nobel Bilimsel Eserler

Mart 2024180 sf.
16.50x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Mazlum Ar tarafından kaleme alınan Coğrafya Kültür ve Siyaset Nobel Bilimsel Eserler eseri olarak okurlarla buluşuyor Coğrafya Kültür ve Siyaset Mazlum Ar Kitap Özeti Aynı coğrafyayı paylaşarak yüzyıllardır bir arada yaşayan kültürel farklılıklar politik bir varlık olmanın gereği olarak uzlaşı coğrafyalarını inşa etmenin gayreti içerisinde olmuşlardır Eşitlik saygı ve hoşgörü temelinde bireysel ve toplumsal kültürel çeşitliliği muhafaza eden ve geleceğe aktaran uzlaşı coğrafyaları her türlü türdeş özcü ve homojen egemen yapıyı sorunsallaştırmaktadır Böylece coğrafi aidiyetin belleğin ve bir yere ait olma dürtüsünün kültürel formunu kurgulayıp doğal coğrafi semiyoloji temelinde sürdürülmesine aracılık etmektedir Fakat siyasal aktörlerin mekânı ve onunla özdeşleşen din mezhep etnisite gelenek ve görenek gibi her türlü beşerî çokkültürlü olguyu özellikle ulus devlet süreciyle birlikte ideolojisin d e gömülü failler olarak tanımlayarak yeniden tasarlamaya çalışması coğrafyanın uzlaşı kültürünü ortadan kaldırmakta ve çatışmanın coğrafyalarını ortaya çıkartmaktadır Keza siyasal ideolojilerin çokkültürlü toplulukların eşit haysiyete dayalı yurttaşlık ve kültürel hak taleplerini görmezden gelerek saptamış oldukları subjektif kimlik tanımlamalarında yeniden konumlandırmaları da çatışma coğrafyalarını beslemektedir Dahası coğrafi farklılığın ve bu farklılığa ait olan kültürel çeşitliliğin yok sayılarak mekâna dair söylemlerin geliştirilmesi ve böylece farklılıkların coğrafyalarına dair yeni mekânsal söylemlerin ortaya çıkması bireyi ve aidiyet duyduğu kültürel topluluğu kendiliğinden ve öznelliğinden soyutlamaktadır Oysa önemli olan postmodern dünyanın akışkan coğrafyasında çokkültürlü toplulukları ideolojik saiklere göre yeniden tanımlamaktan ziyade bir arada yaşamanın menbasına uygun olarak mekânsal kültürel ve siyasal söylem pratikleri hayata geçirmektir Yayınevi Nobel Bilimsel Eserler Yazar Mazlum Ar Sayfa 180 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x24 00 cm Basım Yılı Mart 2024 Barkod 9786253933302 Kategori Diğer Politikat Siyaset Coğrafya

Benli Kitap
234,00

Nobel Bilimsel Eserler

2024-03-251. baskı180 sf.
Karton165-240-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Aynı coğrafyayı paylaşarak yüzyıllardır bir arada yaşayan kültürel farklılıklar politik bir varlık olmanın gereği olarak uzlaşı coğrafyalarını inşa etmenin gayreti içerisinde olmuşlardır Eşitlik saygı ve hoşgörü temelinde bireysel ve toplumsal kültürel çeşitliliği muhafaza eden ve geleceğe aktaran uzlaşı coğrafyaları her türlü türdeş özcü ve homojen egemen yapıyı sorunsallaştırmaktadır Böylece coğrafi aidiyetin belleğin ve bir yere ait olma dürtüsünün kültürel formunu kurgulayıp doğal coğrafi semiyoloji temelinde sürdürülmesine aracılık etmektedir Fakat siyasal aktörlerin mekânı ve onunla özdeşleşen din mezhep etnisite gelenek ve görenek gibi her türlü beşerî çokkültürlü olguyu özellikle ulus devlet süreciyle birlikte ideolojisin d e gömülü failler olarak tanımlayarak yeniden tasarlamaya çalışması coğrafyanın uzlaşı kültürünü ortadan kaldırmakta ve çatışmanın coğrafyalarını ortaya çıkartmaktadır Keza siyasal ideolojilerin çokkültürlü toplulukların eşit haysiyete dayalı yurttaşlık ve kültürel hak taleplerini görmezden gelerek saptamış oldukları subjektif kimlik tanımlamalarında yeniden konumlandırmaları da çatışma coğrafyalarını beslemektedir Dahası coğrafi farklılığın ve bu farklılığa ait olan kültürel çeşitliliğin yok sayılarak mekâna dair söylemlerin geliştirilmesi ve böylece farklılıkların coğrafyalarına dair yeni mekânsal söylemlerin ortaya çıkması bireyi ve aidiyet duyduğu kültürel topluluğu kendiliğinden ve öznelliğinden soyutlamaktadır Oysa önemli olan postmodern dünyanın akışkan coğrafyasında çokkültürlü toplulukları ideolojik saiklere göre yeniden tanımlamaktan ziyade bir arada yaşamanın menbasına uygun olarak mekânsal kültürel ve siyasal söylem pratikleri hayata geçirmektir

Kita Kitap
260,00

Nobel Bilimsel Eserler

Mart 20241. baskı180 sf.
Ciltsiz16,50 x 24,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Aynı coğrafyayı paylaşarak yüzyıllardır bir arada yaşayan kültürel farklılıklar politik bir varlık olmanın gereği olarak uzlaşı coğrafyalarını inşa etmenin gayreti içerisinde olmuşlardır Eşitlik saygı ve hoşgörü temelinde bireysel ve toplumsal kültürel çeşitliliği muhafaza eden ve geleceğe aktaran uzlaşı coğrafyaları her türlü türdeş özcü ve homojen egemen yapıyı sorunsallaştırmaktadır Böylece coğrafi aidiyetin belleğin ve bir yere ait olma dürtüsünün kültürel formunu kurgulayıp doğal coğrafi semiyoloji temelinde sürdürülmesine aracılık etmektedir Fakat siyasal aktörlerin mekânı ve onunla özdeşleşen din mezhep etnisite gelenek ve görenek gibi her türlü beşerî çokkültürlü olguyu özellikle ulus devlet süreciyle birlikte ideolojisin d e gömülü failler olarak tanımlayarak yeniden tasarlamaya çalışması coğrafyanın uzlaşı kültürünü ortadan kaldırmakta ve çatışmanın coğrafyalarını ortaya çıkartmaktadır Keza siyasal ideolojilerin çokkültürlü toplulukların eşit haysiyete dayalı yurttaşlık ve kültürel hak taleplerini görmezden gelerek saptamış oldukları subjektif kimlik tanımlamalarında yeniden konumlandırmaları da çatışma coğrafyalarını beslemektedir Dahası coğrafi farklılığın ve bu farklılığa ait olan kültürel çeşitliliğin yok sayılarak mekâna dair söylemlerin geliştirilmesi ve böylece farklılıkların coğrafyalarına dair yeni mekânsal söylemlerin ortaya çıkması bireyi ve aidiyet duyduğu kültürel topluluğu kendiliğinden ve öznelliğinden soyutlamaktadır Oysa önemli olan postmodern dünyanın akışkan coğrafyasında çokkültürlü toplulukları ideolojik saiklere göre yeniden tanımlamaktan ziyade bir arada yaşamanın menbasına uygun olarak mekânsal kültürel ve siyasal söylem pratikleri hayata geçirmektir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img