Çok Ayakta Duruyoruz — Ali Sali

Çok Ayakta Duruyoruz
Ali SaliBüyüyenay Yayınları
Çok Ayakta Duruyoruz
Ali Saliİnsan bulunduğu çevre ve içine doğduğu dil tarafından zihniyeti etkilenerek dünya hayatını devam ettiren bir varlıktır Bu etkilenme tahayyül gücünü belirler İçine doğulan dil düşünme faaliyetini etkilerken aynı zamanda kelimelerle çizilen resimlerin de şeklini belirler Hayale hudut çizdiğimiz sanılmasın İnsanın hayal gücü sınırsızdır ve bu hayal gücü onun kimliğini oluşturur İnsanlar farklı çevrelerde farklı hayaller kurarlar Türkçe dilinde doğduk düşüncelerimizi ve eserlerimizi Türkçe ile ifade ediyoruz Türkçe bizim tahayyülümüzü şekillendirirken aynı zamanda dilimizle olan bağlarımızı güçlendirir

Büyüyen Ay Yayınları
İnsan bulunduğu çevre içine doğduğu dil tarafından zihniyeti etkilenerek dünya hayatını devam ettiren bir varlık Etkilenen bir varlık olarak bu iki unsur tarafından tahayyül gücü hatta tahayyül istidadı payını alıyor Tahayyülümüzün neye veya nerelere yöneleceğinin de bu etkilenmeden payını aldığını söylemek gerekir mi bilmiyorum İçine doğulan dil her şeyden fazla olarak insanın düşünme faaliyetinin nasıl ve ne şekilde işleyeceğini etkilediği gibi aynı zamanda kelimelerle çizdiği veya çizeceği resimlerin de neye benzeyeceğinin en azından hududuna işaret ediyor Hayale hudut çizdiğimiz sanılmasın Hani insan hayalinin sınırlarının enginliği ve hayal edebildiği müddetçe kendidir dense yeridir Topluluk içinde hayatını devam ettirebilen bir varlık olarak dıştan gelebilecek her neviden etkiye açık olmamız hayatın tabii seyrine uygun bir durum İçinde bulunduğumuz muhitin de üzerimizde en fazla etki eden unsur olması kadar tabii bir şey yok Edebiyat meraklısı bir muhitte bulunan kişi ile ticaretle meşgul ve ticaret meraklısı bir muhitte hayatını devam ettiren kişinin hayallerinin yöneleceği şeylerin haliyle farklı olacağını düşünüyorum Türkçe içine doğduk Meramımızı Türkçe izah ediyoruz Edebiyat eserlerimizi Türkçe ile kaleme alıyoruz Şiirimizi Türkçe kaleme alıyoruz ve Türkçe okuyup yazan bir kesimi muhatap alarak neşrediyoruz Yazdığımız şiirlerle Türkçeyi kuruyoruz Türkçeyi zenginleştiriyor veya fakirleştiriyoruz Mesele Türkçe olduğu için tahayyülün tezyin eden ve zenginleştiren bir tahayyül olup olmadığı tıkız ve kısırlaştırıcı üstelik fakirleştirici bir tahayyül olup olmadığı da yine lisan anlamında dil olarak içinde bulunduğumuz muhitin diliyle bağlantılı olduğunu söylemek mümkün herhalde Mesele Türkçe olunca dedik çünkü Türkçe ne yazık ki 70 80 yıldır aramızda bir tefrika unsuru olarak iş görüyor Özellikle de 27 Mayıs darbesinin ardından meydana gelen edebiyat muhitindeki ayrışmadan bu tarafa tam bir tefrika ve kavga unsuru hâlinde iş gördü 27 Mayıs darbesinden sonra o güne kadar aynı dergilerde eserlerini yayımlayabilen şairler hikâyeciler artık neredeyse aynı dergilerde bir araya gelemez oldular Ayrışma dediğim bu Kitaptan

Büyüyen Ay Yayınları
İnsan bulunduğu çevre içine doğduğu dil tarafından zihniyeti etkilenerek dünya hayatını devam ettiren bir varlık Etkilenen bir varlık olarak bu iki unsur tarafından tahayyül gücü hatta tahayyül istidadı payını alıyor Tahayyülümüzün neye veya nerelere yöneleceğinin de bu etkilenmeden payını aldığını söylemek gerekir mi bilmiyorum İçine doğulan dil her şeyden fazla olarak insanın düşünme faaliyetinin nasıl ve ne şekilde işleyeceğini etkilediği gibi aynı zamanda kelimelerle çizdiği veya çizeceği resimlerin de neye benzeyeceğinin en azından hududuna işaret ediyor Hayale hudut çizdiğimiz sanılmasın Hani insan hayalinin sınırlarının enginliği ve hayal edebildiği müddetçe kendidir dense yeridir Topluluk içinde hayatını devam ettirebilen bir varlık olarak dıştan gelebilecek her neviden etkiye açık olmamız hayatın tabii seyrine uygun bir durum İçinde bulunduğumuz muhitin de üzerimizde en fazla etki eden unsur olması kadar tabii bir şey yok Edebiyat meraklısı bir muhitte bulunan kişi ile ticaretle meşgul ve ticaret meraklısı bir muhitte hayatını devam ettiren kişinin hayallerinin yöneleceği şeylerin haliyle farklı olacağını düşünüyorum Türkçe içine doğduk Meramımızı Türkçe izah ediyoruz Edebiyat eserlerimizi Türkçe ile kaleme alıyoruz Şiirimizi Türkçe kaleme alıyoruz ve Türkçe okuyup yazan bir kesimi muhatap alarak neşrediyoruz Yazdığımız şiirlerle Türkçeyi kuruyoruz Türkçeyi zenginleştiriyor veya fakirleştiriyoruz Mesele Türkçe olduğu için tahayyülün tezyin eden ve zenginleştiren bir tahayyül olup olmadığı tıkız ve kısırlaştırıcı üstelik fakirleştirici bir tahayyül olup olmadığı da yine lisan anlamında dil olarak içinde bulunduğumuz muhitin diliyle bağlantılı olduğunu söylemek mümkün herhalde Mesele Türkçe olunca dedik çünkü Türkçe ne yazık ki 70 80 yıldır aramızda bir tefrika unsuru olarak iş görüyor Özellikle de 27 Mayıs darbesinin ardından meydana gelen edebiyat muhitindeki ayrışmadan bu tarafa tam bir tefrika ve kavga unsuru hâlinde iş gördü 27 Mayıs darbesinden sonra o güne kadar aynı dergilerde eserlerini yayımlayabilen şairler hikâyeciler artık neredeyse aynı dergilerde bir araya gelemez oldular Ayrışma dediğim bu Kitaptan

Büyüyen Ay Yayınları
İnsan bulunduğu çevre içine doğduğu dil tarafından zihniyeti etkilenerek dünya hayatını devam ettiren bir varlık Etkilenen bir varlık olarak bu iki unsur tarafından tahayyül gücü hatta tahayyül istidadı payını alıyor Tahayyülümüzün neye veya nerelere yöneleceğinin de bu etkilenmeden payını aldığını söylemek gerekir mi bilmiyorum İçine doğulan dil her şeyden fazla olarak insanın düşünme faaliyetinin nasıl ve ne şekilde işleyeceğini etkilediği gibi aynı zamanda kelimelerle çizdiği veya çizeceği resimlerin de neye benzeyeceğinin en azından hududuna işaret ediyor Hayale hudut çizdiğimiz sanılmasın Hani insan hayalinin sınırlarının enginliği ve hayal edebildiği müddetçe kendidir dense yeridir Topluluk içinde hayatını devam ettirebilen bir varlık olarak dıştan gelebilecek her neviden etkiye açık olmamız hayatın tabii seyrine uygun bir durum İçinde bulunduğumuz muhitin de üzerimizde en fazla etki eden unsur olması kadar tabii bir şey yok Edebiyat meraklısı bir muhitte bulunan kişi ile ticaretle meşgul ve ticaret meraklısı bir muhitte hayatını devam ettiren kişinin hayallerinin yöneleceği şeylerin haliyle farklı olacağını düşünüyorum Türkçe içine doğduk Meramımızı Türkçe izah ediyoruz Edebiyat eserlerimizi Türkçe ile kaleme alıyoruz Şiirimizi Türkçe kaleme alıyoruz ve Türkçe okuyup yazan bir kesimi muhatap alarak neşrediyoruz Yazdığımız şiirlerle Türkçeyi kuruyoruz Türkçeyi zenginleştiriyor veya fakirleştiriyoruz Mesele Türkçe olduğu için tahayyülün tezyin eden ve zenginleştiren bir tahayyül olup olmadığı tıkız ve kısırlaştırıcı üstelik fakirleştirici bir tahayyül olup olmadığı da yine lisan anlamında dil olarak içinde bulunduğumuz muhitin diliyle bağlantılı olduğunu söylemek mümkün herhalde Mesele Türkçe olunca dedik çünkü Türkçe ne yazık ki 70 80 yıldır aramızda bir tefrika unsuru olarak iş görüyor Özellikle de 27 Mayıs darbesinin ardından meydana gelen edebiyat muhitindeki ayrışmadan bu tarafa tam bir tefrika ve kavga unsuru hâlinde iş gördü 27 Mayıs darbesinden sonra o güne kadar aynı dergilerde eserlerini yayımlayabilen şairler hikâyeciler artık neredeyse aynı dergilerde bir araya gelemez oldular Ayrışma dediğim bu Kitaptan

Büyüyen Ay Yayınları
İnsan bulunduğu çevre içine doğduğu dil tarafından zihniyeti etkilenerek dünya hayatını devam ettiren bir varlık Etkilenen bir varlık olarak bu iki unsur tarafından tahayyül gücü hatta tahayyül istidadı payını alıyor Tahayyülümüzün neye veya nerelere yöneleceğinin de bu etkilenmeden payını aldığını söylemek gerekir mi bilmiyorum İçine doğulan dil her şeyden fazla olarak insanın düşünme faaliyetinin nasıl ve ne şekilde işleyeceğini etkilediği gibi aynı zamanda kelimelerle çizdiği veya çizeceği resimlerin de neye benzeyeceğinin en azından hududuna işaret ediyor Hayale hudut çizdiğimiz sanılmasın Hani insan hayalinin sınırlarının enginliği ve hayal edebildiği müddetçe kendidir dense yeridir Topluluk içinde hayatını devam ettirebilen bir varlık olarak dıştan gelebilecek her neviden etkiye açık olmamız hayatın tabii seyrine uygun bir durum İçinde bulunduğumuz muhitin de üzerimizde en fazla etki eden unsur olması kadar tabii bir şey yok Edebiyat meraklısı bir muhitte bulunan kişi ile ticaretle meşgul ve ticaret meraklısı bir muhitte hayatını devam ettiren kişinin hayallerinin yöneleceği şeylerin haliyle farklı olacağını düşünüyorum Türkçe içine doğduk Meramımızı Türkçe izah ediyoruz Edebiyat eserlerimizi Türkçe ile kaleme alıyoruz Şiirimizi Türkçe kaleme alıyoruz ve Türkçe okuyup yazan bir kesimi muhatap alarak neşrediyoruz Yazdığımız şiirlerle Türkçeyi kuruyoruz Türkçeyi zenginleştiriyor veya fakirleştiriyoruz Mesele Türkçe olduğu için tahayyülün tezyin eden ve zenginleştiren bir tahayyül olup olmadığı tıkız ve kısırlaştırıcı üstelik fakirleştirici bir tahayyül olup olmadığı da yine lisan anlamında dil olarak içinde bulunduğumuz muhitin diliyle bağlantılı olduğunu söylemek mümkün herhalde Mesele Türkçe olunca dedik çünkü Türkçe ne yazık ki 70 80 yıldır aramızda bir tefrika unsuru olarak iş görüyor Özellikle de 27 Mayıs darbesinin ardından meydana gelen edebiyat muhitindeki ayrışmadan bu tarafa tam bir tefrika ve kavga unsuru hâlinde iş gördü 27 Mayıs darbesinden sonra o güne kadar aynı dergilerde eserlerini yayımlayabilen şairler hikâyeciler artık neredeyse aynı dergilerde bir araya gelemez oldular Ayrışma dediğim bu Kitaptan

Büyüyen Ay Yayınları
Ali Sali tarafından kaleme alınan Çok Ayakta Duruyoruz Büyüyen Ay Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Çok Ayakta Duruyoruz Ali Sali Kitap Özeti İnsan bulunduğu çevre içine doğduğu dil tarafından zihniyeti etkilenerek dünya hayatını devam ettiren bir varlık Etkilenen bir varlık olarak bu iki unsur tarafından tahayyül gücü hatta tahayyül istidadı payını alıyor Tahayyülümüzün neye veya nerelere yöneleceğinin de bu etkilenmeden payını aldığını söylemek gerekir mi bilmiyorum İçine doğulan dil her şeyden fazla olarak insanın düşünme faaliyetinin nasıl ve ne şekilde işleyeceğini etkilediği gibi aynı zamanda kelimelerle çizdiği veya çizeceği resimlerin de neye benzeyeceğinin en azından hududuna işaret ediyor Hayale hudut çizdiğimiz sanılmasın Hani insan hayalinin sınırlarının enginliği ve hayal edebildiği müddetçe kendidir dense yeridir Topluluk içinde hayatını devam ettirebilen bir varlık olarak dıştan gelebilecek her neviden etkiye açık olmamız hayatın tabii seyrine uygun bir durum İçinde bulunduğumuz muhitin de üzerimizde en fazla etki eden unsur olması kadar tabii bir şey yok Edebiyat meraklısı bir muhitte bulunan kişi ile ticaretle meşgul ve ticaret meraklısı bir muhitte hayatını devam ettiren kişinin hayallerinin yöneleceği şeylerin haliyle farklı olacağını düşünüyorum Türkçe içine doğduk Meramımızı Türkçe izah ediyoruz Edebiyat eserlerimizi Türkçe ile kaleme alıyoruz Şiirimizi Türkçe kaleme alıyoruz ve Türkçe okuyup yazan bir kesimi muhatap alarak neşrediyoruz Yazdığımız şiirlerle Türkçeyi kuruyoruz Türkçeyi zenginleştiriyor veya fakirleştiriyoruz Mesele Türkçe olduğu için tahayyülün tezyin eden ve zenginleştiren bir tahayyül olup olmadığı tıkız ve kısırlaştırıcı üstelik fakirleştirici bir tahayyül olup olmadığı da yine lisan anlamında dil olarak içinde bulunduğumuz muhitin diliyle bağlantılı olduğunu söylemek mümkün herhalde Mesele Türkçe olunca dedik çünkü Türkçe ne yazık ki 70 80 yıldır aramızda bir tefrika unsuru olarak iş görüyor Özellikle de 27 Mayıs darbesinin ardından meydana gelen edebiyat muhitindeki ayrışmadan bu tarafa tam bir tefrika ve kavga unsuru hâlinde iş gördü 27 Mayıs darbesinden sonra o güne kadar aynı dergilerde eserlerini yayımlayabilen şairler hikâyeciler artık neredeyse aynı dergilerde bir araya gelemez oldular Ayrışma dediğim bu Kitaptan Yayınevi Büyüyen Ay Yayınları Yazar Ali Sali Sayfa 216 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2023 Barkod 9786256394421 Kategori Araştırma İnceleme Referans

Büyüyen Ay Yayınları
İnsan bulunduğu çevre içine doğduğu dil tarafından zihniyeti etkilenerek dünya hayatını devam ettiren bir varlık Etkilenen bir varlık olarak bu iki unsur tarafından tahayyül gücü hatta tahayyül istidadı payını alıyor Tahayyülümüzün neye veya nerelere yöneleceğinin de bu etkilenmeden payını aldığını söylemek gerekir mi bilmiyorum İçine doğulan dil her şeyden fazla olarak insanın düşünme faaliyetinin nasıl ve ne şekilde işleyeceğini etkilediği gibi aynı zamanda kelimelerle çizdiği veya çizeceği resimlerin de neye benzeyeceğinin en azından hududuna işaret ediyor Hayale hudut çizdiğimiz sanılmasın Hani insan hayalinin sınırlarının enginliği ve hayal edebildiği müddetçe kendidir dense yeridir Topluluk içinde hayatını devam ettirebilen bir varlık olarak dıştan gelebilecek her neviden etkiye açık olmamız hayatın tabii seyrine uygun bir durum İçinde bulunduğumuz muhitin de üzerimizde en fazla etki eden unsur olması kadar tabii bir şey yok Edebiyat meraklısı bir muhitte bulunan kişi ile ticaretle meşgul ve ticaret meraklısı bir muhitte hayatını devam ettiren kişinin hayallerinin yöneleceği şeylerin haliyle farklı olacağını düşünüyorum Türkçe içine doğduk Meramımızı Türkçe izah ediyoruz Edebiyat eserlerimizi Türkçe ile kaleme alıyoruz Şiirimizi Türkçe kaleme alıyoruz ve Türkçe okuyup yazan bir kesimi muhatap alarak neşrediyoruz Yazdığımız şiirlerle Türkçeyi kuruyoruz Türkçeyi zenginleştiriyor veya fakirleştiriyoruz Mesele Türkçe olduğu için tahayyülün tezyin eden ve zenginleştiren bir tahayyül olup olmadığı tıkız ve kısırlaştırıcı üstelik fakirleştirici bir tahayyül olup olmadığı da yine lisan anlamında dil olarak içinde bulunduğumuz muhitin diliyle bağlantılı olduğunu söylemek mümkün herhalde Mesele Türkçe olunca dedik çünkü Türkçe ne yazık ki 70 80 yıldır aramızda bir tefrika unsuru olarak iş görüyor Özellikle de 27 Mayıs darbesinin ardından meydana gelen edebiyat muhitindeki ayrışmadan bu tarafa tam bir tefrika ve kavga unsuru hâlinde iş gördü 27 Ma