Çömlekçi Kız — Ahmet Akarsu

Çömlekçi Kız
Ahmet AkarsuŞule Yayınları
Çömlekçi Kız
Ahmet AkarsuOltalar vardı elimizde yan yanaydık bizim evin balkonunda Oltaları her sabah bahçeye sakince salardık Akşama kadar elli santimlik cetveli yan yatırsanız ne kadar olursa işte o kadar gözüken Marmara Denizi ne bakardık Oradan korkulu bir maket gibi de bize bakardı Haydarpaşa o bir dilimlik denizin göbeğinden Balkona çıkardık büyürdü ev baktığımız yer bizim olurdu Ahmet Akarsu oltasını öykü denizine atmaya devam ediyor Şiir kadar derin ritmik ve sarmalayan lezzetli bir anlatımla çekiyor bizi dünyasına Kahramanları bir şairin kaleminden yeni çıkmış belki de çıkmamış gibi dağa sincaba çileğe dönüşüyor Kahverengi yavruağzı turuncu buz mavisi yeşil gri krem mor mor ve koyu mor öyküler Sonra güneşle birlikte aydınlatan ıslatan serinleten tekrar kararan bir döngü Sırılsıklam bir siyah kadar kara Renklerle bir alıp veremediği var şairin Evet şairin dedik farkındayız bunun Akarsu şiirden nesre akıp gidiyor çünkü

Şule Yayınları
Oltalar vardı elimizde yan yanaydık bizim evin balkonunda Oltaları her sabah bahçeye sakince salardık Akşama kadar elli santimlik cetveli yan yatırsanız ne kadar olursa işte o kadar gözüken Marmara Denizi ne bakardık Oradan korkulu bir maket gibi de bize bakardı Haydarpaşa o bir dilimlik denizin göbeğinden Balkona çıkardık büyürdü ev baktığımız yer bizim olurdu Ahmet Akarsu oltasını öykü denizine atmaya devam ediyor Şiir kadar derin ritmik ve sarmalayan lezzetli bir anlatımla çekiyor bizi dünyasına Kahramanları bir şairin kaleminden yeni çıkmış belki de çıkmamış gibi dağa sincaba çileğe dönüşüyor Kahverengi yavruağzı turuncu buz mavisi yeşil gri krem mor mor ve koyu mor öyküler Sonra güneşle birlikte aydınlatan ıslatan serinleten tekrar kararan bir döngü Sırılsıklam bir siyah kadar kara Renklerle bir alıp veremediği var şairin Evet şairin dedik farkındayız bunun Akarsu şiirden nesre akıp gidiyor çünkü

Şule Yayınları
Oltalar vardı elimizde yan yanaydık bizim evin balkonunda Oltaları her sabah bahçeye sakince salardık Akşama kadar elli santimlik cetveli yan yatırsanız ne kadar olursa işte o kadar gözüken Marmara Denizi ne bakardık Oradan korkulu bir maket gibi de bize bakardı Haydarpaşa o bir dilimlik denizin göbeğinden Balkona çıkardık büyürdü ev baktığımız yer bizim olurdu Ahmet Akarsu oltasını öykü denizine atmaya devam ediyor Şiir kadar derin ritmik ve sarmalayan lezzetli bir anlatımla çekiyor bizi dünyasına Kahramanları bir şairin kaleminden yeni çıkmış belki de çıkmamış gibi dağa sincaba çileğe dönüşüyor Kahverengi yavruağzı turuncu buz mavisi yeşil gri krem mor mor ve koyu mor öyküler Sonra güneşle birlikte aydınlatan ıslatan serinleten tekrar kararan bir döngü Sırılsıklam bir siyah kadar kara Renklerle bir alıp veremediği var şairin Evet şairin dedik farkındayız bunun Akarsu şiirden nesre akıp gidiyor çünkü Tanıtım Bülteninden

ŞULE YAYINLARI
Oltalar vardı elimizde yan yanaydık bizim evin balkonunda Oltaları her sabah bahçeye sakince salardık Akşama kadar elli santimlik cetveli yan yatırsanız ne kadar olursa işte o kadar gözüken Marmara Denizi ne bakardık Oradan korkulu bir maket gibi de bize bakardı Haydarpaşa o bir dilimlik denizin göbeğinden Balkona çıkardık büyürdü ev baktığımız yer bizim olurdu Ahmet Akarsu oltasını öykü denizine atmaya devam ediyor Şiir kadar derin ritmik ve sarmalayan lezzetli bir anlatımla çekiyor bizi dünyasına Kahramanları bir şairin kaleminden yeni çıkmış belki de çıkmamış gibi dağa sincaba çileğe dönüşüyor Kahverengi yavruağzı turuncu buz mavisi yeşil gri krem mor mor ve koyu mor öyküler Sonra güneşle birlikte aydınlatan ıslatan serinleten tekrar kararan bir döngü Sırılsıklam bir siyah kadar kara Renklerle bir alıp veremediği var şairin Evet şairin dedik farkındayız bunun Akarsu şiirden nesre akıp gidiyor çünkü

Şule Yayınları
Sabah kalkıp yüzümü yıkamak için banyoya girdiğimde leğendeki çamaşırlar bana baktılar Ben de onlara baktım Görmezden geldik birbirimizi Çıktım yanlarından Balkona geçtim Gömlek kurumuştu Ütüledim bir güzel üstüme geçirdikten sonra baktım aynaya olmuş Oturdum küçük bir kahvaltı Hazırlanıp çıktım Sokaklar elaydı Ağaçlar dün yağan yağmurla şehre yapraklarının rengini dökmüş yağmur suyu biraz açmış rengini yeşilin Sırılsıklam bir ziya içinde yüzüyoruz sabahın insanları işe gidenler bir şeylere yetişme işçileri Şiirle yola çıkıp minyatür öyküler kurgulayarak yoluna devam eden Akarsu bu kitabında nesir ve şiir atını bir sürüyor Öyküye ansızın yalın ve taze imgeler bırakıp okuru çocuk hayretine dönmeye çağırıyor Öykücünün işi olana olmayanın tılsımlı gömleğini giydirmekse o sakin bir flanör ruhuyla bunu rahatlıkla yapıyor

Şule Yayınları
Oltalar vardı elimizde yan yanaydık bizim evin balkonunda Oltaları her sabah bahçeye sakince salardık Akşama kadar elli santimlik cetveli yan yatırsanız ne kadar olursa işte o kadar gözüken Marmara Denizi ne bakardık Oradan korkulu bir maket gibi de bize bakardı Haydarpaşa o bir dilimlik denizin göbeğinden Balkona çıkardık büyürdü ev baktığımız yer bizim olurdu Ahmet Akarsu oltasını öykü denizine atmaya devam ediyor Şiir kadar derin ritmik ve sarmalayan lezzetli bir anlatımla çekiyor bizi dünyasına Kahramanları bir şairin kaleminden yeni çıkmış belki de çıkmamış gibi dağa sincaba çileğe dönüşüyor Kahverengi yavruağzı turuncu buz mavisi yeşil gri krem mor mor ve koyu mor öyküler Sonra güneşle birlikte aydınlatan ıslatan serinleten tekrar kararan bir döngü Sırılsıklam bir siyah kadar kara Renklerle bir alıp veremediği var şairin Evet şairin dedik farkındayız bunun Akarsu şiirden nesre akıp gidiyor çünkü

Şule Yayınları
Sabah kalkıp yüzümü yıkamak için banyoya girdiğimde leğendeki çamaşırlar bana baktılar Ben de onlara baktım Görmezden geldik birbirimizi Çıktım yanlarından Balkona geçtim Gömlek kurumuştu Ütüledim bir güzel üstüme geçirdikten sonra baktım aynaya olmuş Oturdum küçük bir kahvaltı Hazırlanıp çıktım Sokaklar elaydı Ağaçlar dün yağan yağmurla şehre yapraklarının rengini dökmüş yağmur suyu biraz açmış rengini yeşilin Sırılsıklam bir ziya içinde yüzüyoruz sabahın insanları işe gidenler bir şeylere yetişme işçileri Şiirle yola çıkıp minyatür öyküler kurgulayarak yoluna devam eden Akarsu bu kitabında nesir ve şiir atını bir sürüyor Öyküye ansızın yalın ve taze imgeler bırakıp okuru çocuk hayretine dönmeye çağırıyor Öykücünün işi olana olmayanın tılsımlı gömleğini giydirmekse o sakin bir flanör ruhuyla bunu rahatlıkla yapıyor

Şule Yayınları
Sabah kalkıp yüzümü yıkamak için banyoya girdiğimde leğendeki çamaşırlar bana baktılar Ben de onlara baktım Görmezden geldik birbirimizi Çıktım yanlarından Balkona geçtim Gömlek kurumuştu Ütüledim bir güzel üstüme geçirdikten sonra baktım aynaya olmuş Oturdum küçük bir kahvaltı Hazırlanıp çıktım Sokaklar elaydı Ağaçlar dün yağan yağmurla şehre yapraklarının rengini dökmüş yağmur suyu biraz açmış rengini yeşilin Sırılsıklam bir ziya içinde yüzüyoruz sabahın insanları işe gidenler bir şeylere yetişme işçileri Şiirle yola çıkıp minyatür öyküler kurgulayarak yoluna devam eden Akarsu bu kitabında nesir ve şiir atını bir sürüyor Öyküye ansızın yalın ve taze imgeler bırakıp okuru çocuk hayretine dönmeye çağırıyor Öykücünün işi olana olmayanın tılsımlı gömleğini giydirmekse o sakin bir flanör ruhuyla bunu rahatlıkla yapıyor Tanıtım Bülteninden

Şule Yayınları
Oltalar vardı elimizde yan yanaydık bizim evin balkonunda Oltaları her sabah bahçeye sakince salardık Akşama kadar elli santimlik cetveli yan yatırsanız ne kadar olursa işte o kadar gözüken Marmara Denizi ne bakardık Oradan korkulu bir maket gibi de bize bakardı Haydarpaşa o bir dilimlik denizin göbeğinden Balkona çıkardık büyürdü ev baktığımız yer bizim olurdu Ahmet Akarsu oltasını öykü denizine atmaya devam ediyor Şiir kadar derin ritmik ve sarmalayan lezzetli bir anlatımla çekiyor bizi dünyasına Kahramanları bir şairin kaleminden yeni çıkmış belki de çıkmamış gibi dağa sincaba çileğe dönüşüyor Kahverengi yavruağzı turuncu buz mavisi yeşil gri krem mor mor ve koyu mor öyküler Sonra güneşle birlikte aydınlatan ıslatan serinleten tekrar kararan bir döngü Sırılsıklam bir siyah kadar kara Renklerle bir alıp veremediği var şairin Evet şairin dedik farkındayız bunun Akarsu şiirden nesre akıp gidiyor çünkü

Şule
Oltalar vardı elimizde yan yanaydık bizim evin balkonunda Oltaları her sabah bahçeye sakince salardık Akşama kadar elli santimlik cetveli yan yatırsanız ne kadar olursa işte o kadar gözüken Marmara Denizi ne bakardık Oradan korkulu bir maket gibi de bize bakardı Haydarpaşa o bir dilimlik denizin göbeğinden Balkona çıkardık büyürdü ev baktığımız yer bizim olurdu Ahmet Akarsu oltasını öykü denizine atmaya devam ediyor Şiir kadar derin ritmik ve sarmalayan lezzetli bir anlatımla çekiyor bizi dünyasına Kahramanları bir şairin kaleminden yeni çıkmış belki de çıkmamış gibi dağa sincaba çileğe dönüşüyor Kahverengi yavruağzı turuncu buz mavisi yeşil gri krem mor mor ve koyu mor öyküler Sonra güneşle birlikte aydınlatan ıslatan serinleten tekrar kararan bir döngü Sırılsıklam bir siyah kadar kara Renklerle bir alıp veremediği var şairin Evet şairin dedik farkındayız bunun Akarsu şiirden nesre akıp gidiyor çünkü

Şule Yayınları
Sabah kalkıp yüzümü yıkamak için banyoya girdiğimde leğendeki çamaşırlar bana baktılar Ben de onlara baktım Görmezden geldik birbirimizi Çıktım yanlarından Balkona geçtim Gömlek kurumuştu Ütüledim bir güzel üstüme geçirdikten sonra baktım aynaya olmuş Oturdum küçük bir kahvaltı Hazırlanıp çıktım Sokaklar elaydı Ağaçlar dün yağan yağmurla şehre yapraklarının rengini dökmüş yağmur suyu biraz açmış rengini yeşilin Sırılsıklam bir ziya içinde yüzüyoruz sabahın insanları işe gidenler bir şeylere yetişme işçileri Şiirle yola çıkıp minyatür öyküler kurgulayarak yoluna devam eden Akarsu bu kitabında nesir ve şiir atını bir sürüyor Öyküye ansızın yalın ve taze imgeler bırakıp okuru çocuk hayretine dönmeye çağırıyor Öykücünün işi olana olmayanın tılsımlı gömleğini giydirmekse o sakin bir flanör ruhuyla bunu rahatlıkla yapıyor

Şule Yayınları
Sabah kalkıp yüzümü yıkamak için banyoya girdiğimde leğendeki çamaşırlar bana baktılar Ben de onlara baktım Görmezden geldik birbirimizi Çıktım yanlarından Balkona geçtim Gömlek kurumuştu Ütüledim bir güzel üstüme geçirdikten sonra baktım aynaya olmuş Oturdum küçük bir kahvaltı Hazırlanıp çıktım Sokaklar elaydı Ağaçlar dün yağan yağmurla şehre yapraklarının rengini dökmüş yağmur suyu biraz açmış rengini yeşilin Sırılsıklam bir ziya içinde yüzüyoruz sabahın insanları işe gidenler bir şeylere yetişme işçileri Şiirle yola çıkıp minyatür öyküler kurgulayarak yoluna devam eden Akarsu bu kitabında nesir ve şiir atını bir sürüyor Öyküye ansızın yalın ve taze imgeler bırakıp okuru çocuk hayretine dönmeye çağırıyor Öykücünün işi olana olmayanın tılsımlı gömleğini giydirmekse o sakin bir flanör ruhuyla bunu rahatlıkla yapıyor

Şule
Sabah kalkıp yüzümü yıkamak için banyoya girdiğimde leğendeki çamaşırlar bana baktılar Ben de onlara baktım Görmezden geldik birbirimizi Çıktım yanlarından Balkona geçtim Gömlek kurumuştu Ütüledim bir güzel üstüme geçirdikten sonra baktım aynaya olmuş Oturdum küçük bir kahvaltı Hazırlanıp çıktım Sokaklar elaydı Ağaçlar dün yağan yağmurla şehre yapraklarının rengini dökmüş yağmur suyu biraz açmış rengini yeşilin Sırılsıklam bir ziya içinde yüzüyoruz sabahın insanları işe gidenler bir şeylere yetişme işçileri Şiirle yola çıkıp minyatür öyküler kurgulayarak yoluna devam eden Akarsu bu kitabında nesir ve şiir atını bir sürüyor Öyküye ansızın yalın ve taze imgeler bırakıp okuru çocuk hayretine dönmeye çağırıyor Öykücünün işi olana olmayanın tılsımlı gömleğini giydirmekse o sakin bir flanör ruhuyla bunu rahatlıkla yapıyor

Şule Yayınları
Oltalar vardı elimizde yan yanaydık bizim evin balkonunda Oltaları her sabah bahçeye sakince salardık Akşama kadar elli santimlik cetveli yan yatırsanız ne kadar olursa işte o kadar gözüken Marmara Denizi ne bakardık Oradan korkulu bir maket gibi de bize bakardı Haydarpaşa o bir dilimlik denizin göbeğinden Balkona çıkardık büyürdü ev baktığımız yer bizim olurdu Ahmet Akarsu oltasını öykü denizine atmaya devam ediyor Şiir kadar derin ritmik ve sarmalayan lezzetli bir anlatımla çekiyor bizi dünyasına Kahramanları bir şairin kaleminden yeni çıkmış belki de çıkmamış gibi dağa sincaba çileğe dönüşüyor Kahverengi yavruağzı turuncu buz mavisi yeşil gri krem mor mor ve koyu mor öyküler Sonra güneşle birlikte aydınlatan ıslatan serinleten tekrar kararan bir döngü Sırılsıklam bir siyah kadar kara Renklerle bir alıp veremediği var şairin Evet şairin dedik farkındayız bunun Akarsu şiirden nesre akıp gidiyor çünkü